Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Takvim de Bugün
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ GÜNDEM ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17
seniseven
Tüm herkese hayırlı olması dileği ile başlarken sonsuz selamlarımı iletirim. Bu konu başlığı altında elimde bulunan takvimin arka sayfasında yazan yazıları buraya aktaracağım. Güzel bir konu bu ve ilk defa düşünülen ve sürekliliği olan bir yazı olacak. Takvim de bugün genelde tarihte bugün ile karıştırılıyor. Tarih de bugün ile alakalı yazı yazmak isteyen arkadaşlar yeni bir konu başlığı açarsa katkılarımız olacaktır. Bu bölüme lütfen takvim sayfasında yazan yazıları yazmanızı yada benim yazdıklarımı konu dışına çıkmadan takip edebilirsiniz. Cumartesi ve pazar günlerine ait sayfaları pazartesi günleri gönderebilirim, diğer günler ise günlük olacak. (nasip ve kısmet olursa). Bu konuda yazılanları bir kişinin bile okuması beni menmun edecektir. Her şeyin gönlünüzce olması dileği ile.....
seniseven
Bugün 13 Ağustos 2005 8 Recep 1426 Rumî:1421 Temmuz:31 Hızır:100 Berlin Utanç Duvarı'nın Yapılışı (1971)

user posted image

ZALİM VEYA FASIKLARI YÖNETİME GETİRMEK
Zalim ve fasık olan birini müslümanları yönetmek üzere onların başına geçirmek günahtır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) müslümanların başına idareci olarak görevlendirdiği kişileri özellikle bu büyük günaha düşmemeleri için uyarmıştır.Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle diyor:
" Her kim, Allah-u Teala'nın razı olacağı daha liyakatli birisi varken, adam kayırmak maksadıyla kendi akrabalarından birini iş başına getirirse Allah'a,
Resulüne ve mü'minlere hıyanet etmiştir." Her kim müslümanların işini görmekle onların üzerine gösteriş için birini seçer, resmi görev verirse Allah'ın laneti onun üzerindedir. Allah onu cehenneme sokuncaya kadar ne farz ne nafile hiçbir ibadetini kabul etmez."
Müslüman!
Allah ve Resulünün koyduğu kurallar ortada iken günümüzde hangi ölçülerle davranıldığını bir gözden geçir bakalım. Müslüman; Peygamberimiz (s.a.v.)'in
sözünü dinleyendir

user posted image

BİR HADİS
"Allah'ın düşmanı iblis, Allah u Teala'nın ümmetimi bağışladığını öğrenince, sızlanıp durmaya başladı. Hayıflandı ve başına toprak saçtı." (Tenbih)

user posted image

BİR AYET
"Allah nezdinde hak din islam'dır..." "Kim- İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din asla kabul edilmeyecektir..." (Al-i imran -19-85)


user posted image
seniseven
Bugün 14 Ağustos 2005 9 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:1 Hızır:101 II. Kıbrıs Barış Harekatı (1974)

user posted image

"BUGÜNKÜ TOPLUMDA İSLAM'I YAŞIYAMAYIZ" SÖZÜTelevizyon okulu mezunu, müstehcen neşriyat kültürüyle yetişmiş, batı kafa yapışım kendisine örnek almış kişiler şeklen "müslüman" görünüp "bugünkü toplumda İslam'ı yaşayamayız." yaygarasını koparıyorlar. Niye yaşayamazlarmış? Cevapları şu: Ya toplum bozukmuş. Ya da Kur'an eski çağların kitabıymış. Onu yaşama ortamı kalmamış.
Kur'an-ı küçümsemek, islam'ı yaşanmaz prensiplerle yüklü saymak din dışılığın kendisidir. Böyle
bir iddia ve itikada sahip olanlar tevbe etmez ve yeniden İslam’a rücu etmezlerde böylece ölürlerse dinimize göre böylelerinin manevi akıbetleri hüsrandır. Bunlar ebediyyen cehennemde kalmaya mahkum kimselerdir.
Bugünkü dejenere olmuş toplumu kendine örnek edinerek islam'ı çağ dışı sayanlar, bilmelidirler ki,
Kur'an ahkamına ters düşen her yaşayış insanı felakete götürür. Çünkü Kur'an insanın ruhunun yüceliğine ve yaratılışındaki azizliğe götürecek hükümler getirmiştir. Bunları küçümsemek insanın ancak hidayetini karartır. Allah korusun.



user posted image
seniseven
Bugün 15 Ağustos 2005 10 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:2 Hızır:102 Trablus'un Fethi (1551)

user posted image

KIYAMET SAATİ
İnkar edenler, dediler ki: "Kıyamet-saaati bize gelmez." De ki: "Hayır, gaybı bilen Rab’bime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olan da, daha büyük olan da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı) dır." (Sebe-3)
İnkar edenler ise, kıyamet-saati onlara apansız gelinceye veya kesintiye uğramış (akim, verimsiz) bir
günün azabı onlara yetişinceye kadar ondan (Kur'an'dan) yana şüphe içinde sür-git kalacaklardır. (Hac - 55)
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar umutsuzca yıkılırlar. (Rum -12)
Ey inandım diyen insan her şeyin bir sonu olduğu gibi dünyanın da sonu vardır. Dünyanın ölümü anına
Kıyamet Saati denir. Bu mutlaka gerçekleşecek bir andır. Biz kuluz. Allah'a kulluk görevi için yaratıldık.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-KADÎR (c.c.):

Her istediğini, istediği gibi yapmaya gücü yeten, tam kudret sahibi."Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür. (Mürselât - 23)

EL-ĞANİYY (c.c.): Kendisi her şeyden müstağni, kendi dışındaki her şey O'na muhtaç olan. "Ey insanlar! Allah'a muhtaç olan sizsiniz. Zengin ve övülmeye layık olan ancak O'dur. (Fatır-15)

user posted image
er-ay
Yazıların ve çiçeklerin için teşekkürler.
Ellerine sağlık.

Selam, sevgi ve dualarla...
seniseven
Bugün 16 Ağustos 2005 11 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:3 Hızır:103 Hacı Bektaş Veli'nin Vefatı (1271)

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-MÂNİ' (c.c.)
Bir şeyin meydana gelmesine mani olan, hikmeti gereği dilemediği şeylerin gerçekleşmesine izin vermeyen.
"Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O her şeye kadirdir." (En'am -17)

user posted image

EL-HÂLIK (c.c.)
Her şeyin varlığını ve görüp geçireceği halleri, hadiseleri tayin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan var eden.
(İnsanlar!) Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz, ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Unutulmasın ki, Allah her şeyi bilen ve görendir." (Lokman - 28)

user posted image

EL-VÂLİ (c.c.)
Kainatı ve olup biten işleri tek başına yöneten.
"Onun önünde ve arkasında Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah,
onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah'tan başka yardımcıları da
yoktur." (Rad - 11)

user posted image

EZ-ZÂHİR (c.c.)
Varlığını ve birliğini belgeleyen bir çok delilin bulunması açısından aşikar.



user posted image
seniseven
Bugün 17 Ağustos 2005 12 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:4 Hızır:104 Kireçtepe Zaferi (1916) Marmara Depremi (1999)

user posted image

KARUN: İBRET ALINACAK OLAY
Kur'an: "Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü Allah, şımararak sevince kapılanları sevmez."
"Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü Allah, bozgunculuk yapanları sevmez." Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir." Bilmez mi, ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha''çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz. Böylelikle kendi ihtişamlı-süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını istemekte olanlar: "Ah keşke, Karun'a verilenin bir benzeri
bizim de olsaydı. Gerçekten o, büyük bir pay sahibidir" dediler. Kendilerine ilim verilenler ise: "Yazıklar olsun size, Allah'ın sevabı, iman eden ve salih amellerde bulunan kimse için daha hayırlıdır; buna da sabredenlerden başkası kavuşturulmaz" dediler. Sonunda onu da, konağını da yerin dibine
geçirdik. Böylece Allah'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi." (Kasas, 76-81)

user posted image
seniseven
Bugün 18 Ağustos 2005 13 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:5 Hızır:105 Ağrı Dağı'na İlk Çıkış (1829)


user posted image


HZ. SÜLEYMAN'IN KUŞLARIN ÖTÜŞÜNE VERDİĞİ MANA
Begavî (r.a.), Ka'b-ül-Ahbar (r.a.)'dan şöyle nakletmiştir.
Tavus kuşu, Hz. Süleyman'ın huzurunda ötmüştü. Hz. Süleyman orada bulunanlara:
• Bunun ne dediğini biliyor musunuz? diye sordu. Onlar:
• Hayır, bilmiyoruz diye cevap verdiler.
Hz. Süleyman (a.s.), etrafındaki kimselere şu açıklamayı yaptı:
• Tavus kuşu ötmesi ile; "Cezalandırdığın gibi cezalanırsın"






• Hüdhüd kuşu ötmesi ile; "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz"



•Göçeğen kuşu ötmesi ile; "Allah u Teala'dan mağfiret dileyiniz ey günahkarlar"




Kaya kuşu ötmesi ile, "Her canlı ölecektir. Her yeni, eskiyip çürüyecektir."


• Kırlangıç kuşu ötmesi ile, "Hayırdan ne yaparsanız sonra onu bulursunuz."


• Güvercin ötmesi ile; "Gökleri ve yeri yaratan Rab’bimi noksan sıfatlardan tenzih ederim."



• Kumrunun ötmesi ile, "Sübhane Rabbiy-el-e'la"




• Karganın ötmesi ile; "Her şey helak olacaktır.



• Kustat kuşunun ötmesi ile; "Susan, başına bela ve musibet gelmesinden
kurtulur."




• Papağanın ötmesi ile; "Düşüncesi dünya olan kimseye yazıklar olsun."



• Doğan kuşunun ötmesi ile, "Sübhane Rabbî ve bi hamdihî."



• Kurbağanın bağırması il; "Sübhane Rabbiy-el-Kuddüs" der.

seniseven
Bugün 19 Ağustos 2005 14 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:6 Hızır:106 Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Şehit Olması (1691)

user posted image

Yüce Allah'ın Kullarını Kendisinden Haya Etmeğe Çağırışı:

Ebü Süleymânüddârânî'ye göre: Yüce Allah "Ey kulum! Ben, senin ayıplarını, insanlara unutturdum. Günahlarım, üzerinde işlediğin yerlere unutturdum. Kabahatlarını, Ana Kitab' dan sildim. Kıyamet günü de, hesabının üzerinde durmayacağım! Sen, benden, ne diye Haya etmeyor, utanmayorsun!" buyurur. (268) İslam Tarihi 11.c. Hakkıyle Hayânın Nasıl Yapılacağı?: Abdullah b. Mes'ud der ki "Resülullah Aleyhisselam, bir gün, (Yüce Allah'dan hakkıyle, gerçek Haya ile Haya ediniz!) buyurdu. (Ya Resülallah! Allah'a hamd olsun ki, biz, Allah'dan Haya ediyoruz!) dedik. Resülullah Aleyhisselam (Haya etmek, böyle değildir. Fakat, Allah'dan hakkıyle Haya etmek: başı ve başın taşıdığı uzuvları, karnı ve karnın içine doldurduğu uzuvları haramdan korumak, ölümü ve toprak altında çürümeyi hatırda tutmaktır. Ahireti dileyen kişi de, dünya hayatinin zînetini bırakır. İşte, kim, böyle yaparsa, yüce Allah'dan hakkıyle, gerçek Haya ile Haya etmiş olur!) buyurdu." (269) islam Tarihi 11.c. Hayasızlığın Korkunç Akıbeti: Abdullah b. Ömer'in rivayetine göre: Peygamberimiz, buyurmuştur ki: "Hiç şüphesiz, Azîz ve Celîl olan Allah, bir kulu, helak etmek istediği zaman, ondan, Hayayı çeker alır. Hayayı çekip alınca, o kul, ancak Hayasız ve menfur olur. Menfur olduğu zaman, kendisinden, emniyet kaldırılır. Emniyet kaldırılınca, o, ancak hain olur. Hain olduğu zaman, kendisinden, rahmet kaldırılır. Rahmet kaldırılınca, o, ancak lanete uğrar, mel'un olur. Lanete uğradığı ve mel'un olduğu zaman da, kendisinin İslamiyette olan bağlantısı koparılır!" islam Tarihi 11.c.

user posted image
seniseven
Bugün 20 Ağustos 2005 15 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:7 Hızır:107 İzmir Fuarı'nın Açılışı (1932)

user posted image

TEVEKKÜL
Tevekkül, insanın Allah'a itimad etmesi ve O'na bağlanmasıdır. Tevekkül müslümanlar için ruhi bir güç manevi bir destektir.
İnsanın, önce, her işinde ve yapacaklarında üzerine düşeni yapması ve sonunda da Allah'a güvenmesi gerekmektedir.
Her hususta olduğu gibi bizim en güzel rehberimiz peygamberimiz Hazreti Muhammed'dir (s.a.v.) Peygamberimiz, her işinde kendi üzerine düşeni yaptıktan sonra Allah'a tevekkül etmiştir.
Sahabelerine de aynı şeyi tavsiye etmiştir.
Kendilerine, "devemi bağlayıpta mı, yoksa salıveripde mi tevekkül edeyim", diye sorana:
"Deveni bağla, ondan sonra tevekkül
et!" buyurmaları, tevekkülün nasıl olacağını göstermektedir.
Elden gelen her türlü tedbir alındıktan sonra tevekkül eden kimse, istediği sonucu Allah'a havale eder. İstenilen sonuç alınamaz ise, takdire rıza gösterilir ve netice de hayra yorumlanır.

user posted image

HADÎS
1- Resül-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Her nerede olursan ol. Allah'tan ittika üzere bulun (yani hakkını gözet ve gözetmemekten sakın). Seyyienin ardınca hemen hasaneyi yetiştir ki, o seyyieyi mahvedesin. Halka da güzel huy ile
muamele et."
2- Allah'ı gözet ki, O'nu önünde bulasın. Geniş zamanında Allah'a kendini sevdir ki, O'da seni sıkıntı zammında tanısın (sevsin). Bilmiş ol ki, (takdirilahi'ye göre)
başına gelmeyecek olan şeyin sana isabet edeceği yok. Ve sana isabet edecek olan şeyden de senin kurtulacağın yok. Bilmiş ol ki, nusret (-i ilahiyye) sabır ile, kuşayişikalb de gam ve gussa ile beraberdir. Her
güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

user posted image
seniseven
Bugün 20 Ağustos 2005 15 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:7 Hızır:107 İzmir Fuarı'nın Açılışı (1932)

user posted image

TEVEKKÜL
Tevekkül, insanın Allah'a itimad etmesi ve O'na bağlanmasıdır. Tevekkül müslümanlar için ruhi bir güç manevi bir destektir.
İnsanın, önce, her işinde ve yapacaklarında üzerine düşeni yapması ve sonunda da Allah'a güvenmesi gerekmektedir.
Her hususta olduğu gibi bizim en güzel rehberimiz peygamberimiz Hazreti Muhammed'dir (s.a.v.) Peygamberimiz, her işinde kendi üzerine düşeni yaptıktan sonra Allah'a tevekkül etmiştir.
Sahabelerine de aynı şeyi tavsiye etmiştir.
Kendilerine, "devemi bağlayıpta mı, yoksa salıveripde mi tevekkül edeyim", diye sorana:
"Deveni bağla, ondan sonra tevekkül
et!" buyurmaları, tevekkülün nasıl olacağını göstermektedir.
Elden gelen her türlü tedbir alındıktan sonra tevekkül eden kimse, istediği sonucu Allah'a havale eder. İstenilen sonuç alınamaz ise, takdire rıza gösterilir ve netice de hayra yorumlanır.

user posted image

HADÎS
1- Resül-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Her nerede olursan ol. Allah'tan ittika üzere bulun (yani hakkını gözet ve gözetmemekten sakın). Seyyienin ardınca hemen hasaneyi yetiştir ki, o seyyieyi mahvedesin. Halka da güzel huy ile
muamele et."
2- Allah'ı gözet ki, O'nu önünde bulasın. Geniş zamanında Allah'a kendini sevdir ki, O'da seni sıkıntı zammında tanısın (sevsin). Bilmiş ol ki, (takdirilahi'ye göre)
başına gelmeyecek olan şeyin sana isabet edeceği yok. Ve sana isabet edecek olan şeyden de senin kurtulacağın yok. Bilmiş ol ki, nusret (-i ilahiyye) sabır ile, kuşayişikalb de gam ve gussa ile beraberdir. Her
güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

user posted image
seniseven
Bugün 21 Ağustos 2005 16 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:8 Hızır:108 Mescid-i Aksa'nın Yahudilerce Yakılması (1969)
user posted image

DEPREM
Türkiye'de son 96 yıl içinde meydana gelen dikkate değer 128 deprem sonrasında 65 bin kişi öldü. 125 bin kişi ise yaralandı. Bu depremlerde 510 bin bina-ev yıkıldı veya ağır hasar gördü.
Türkiye'nin deprem bölgeleri haritası incelendiğinde ülke topraklarının yüzde 96'sının tehlikeli deprem bölgelerinde bulunduğu görülür. Aynı zamanda Türkiye nüfusunun yüzde 45'i birinci derece deprem bölgesinde, yüzde 26'sı ikinci derece deprem bölgesinde, yüzde 15'i üçüncü derece deprem bölgesinde, yüzde 13'ü dördüncü derece deprem
bölgesinde yaşıyor. Sismik açıdan tehlikeli olarak kabul edilen ilk 4 derece deprem bölgelerinde nüfusun yüzde 98'i yaşamaktadır.
1999'da gerçekleşen, merkez üssü İzmit olan Richter ölçeğine göre 7.4 şiddetindeki depremde bütün Marmara bölgesi hasar gördü. Gece saat 03.02'de olan deprem 45 saniye sürdü. Bu depremin şiddeti, yakın zamanda oluşan güneş tutulmasına ve deprem
sırasında iki fay hattının birbirini tetiklemesine bağlanırken; ölü sayısının fazla olması inşaatların denetimsizliği ve kurtarma çalışmalarının bilinçsizce yapılmasına bağlandı.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DANEL-ÂHİR (C.c.)
Varlığının sonu olmayan.

EL-EVVEL (c.c.)
Varlığının başlangıcı olmayan.
"Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz." (Vakıa - 60)


user posted image
seniseven
Bugün 22 Ağustos 2005 17 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:9 Hızır:109 Barbaros'un Tunus'u Fethi (1643)

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-MÜMÎT (c.c.)
Ölümü yaratan, eceli geldiğinde canlıları öldüren.
"Ey iman edenler! Sizler, inkar edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: "Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaati onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için
onulmaz) bi hasret (yarası) olarak koydu.
Canı veren de alan da Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür." (Al-i İmran - 156)

user posted image


EL-BEDÎ (c.c.)
Hiç benzeri olmayan şeyleri, acaip ve hayret verici alametleri yaratan.
"O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. O'nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen o'dur." (En'am -101)

user posted image

EL-HÂDÎ (c.c.)
Hidayet lutfeden, istediği kulunu hayırlı ve kârlı yollara muvaffak kılan, muradına erdiren.
"Bir de, kendilerine ilim verilenler, onun (Kur'an'ın) hakikaten Rab’bi'n tarafından gelmiş bir gerçek olduğunu bilsinler de ona inansınlar, bu sayede kalpleri huzur ve tatmine kavuşsun. Şüphesiz ki Allah iman edenleri, kesinlikle dosdoğru bir yola yöneltir. (Hacc - 54)

user posted image

EL-MUKTEDİR (c.c.)
Her şeye gücü yeten, kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan.
"Lakin onlar bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize layık bir şekilde yakaladık." (Kamer - 42)


user posted image
seniseven
Bugün 23 Ağustos 2005 18 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:10 Hızır:110 Hz. Ebubekir'in (r.a.)'ın Vefatı (634)

user posted image

CENNET KOMŞUSU
Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmıştı. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir kölesini almıştı. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemişti. Mevsim kıştı. Soğuk her yeri kasıp kavuruyordu.
Yolu bir mescide düştü.
İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyordu. Gidecek başka yerleri yoktu.
Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokuldu. Fakirlerden şakacı olan soğuktan şikayet ediyordu:
- Yarın cennete gittiğimizde bizim padişahı oraya sokmayacağım! Cennetin duvarına yaklaştığını görürsem, pabucunu çıkarıp kafasına vuracağım.
Öteki merakla sordu:
- Onu niçin cennete sokmayacakmışsın?
- Tabii sokmam. Biz burada soğuktan donarken o sarayında keyif sürsün. Bizim halimizden haberdar olmasın. Sonra da kalkıp cennette bana komşu olsun? Ben öyle komşuyu istemem arkadaş dedi.
Gülüştüler.
Padişah kölesine:
- Bu mescidi ve adamları unutma! dedi.
Saraya dönünce mescide adamlarını
yolladı, iki fakiri alıp saraya getirdiler. Zavallılar başımıza neler gelecek diye korkuyla bekleşirken onları dayalı, döşeli bir odaya yerleştirdiler.
- Burada yiyip, içip yatacak, padişahımıza dua edeceksiniz. Cennette size komşu olmasına karşı çıkmayacaksınız, dediler.
Padişah ne iyi kalpli imiş, değil mi?
Peygamberimiz yoksula yardım edenleri
şöyle övmüştür:
"Bir mü'mini dünya dertlerinden kurtaranı, Allah, ahiret dertlerinden kurtarır."

user posted image
seniseven
Bugün 24 Ağustos 2005 19 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:11 Hızır:111 Mercidabık Zaferi (1516)

user posted image

ALLAH (C.C.) SIFAT VE İSİMLERİ İLEBİLİNİR.Rabbimizin Zati Sıfatları altı tanedir. Bunlar

user posted image


VÜCUD: Allah'ın var olduğunu ifade eder. O vardır ve tek büyük varlık O'dur.

user posted image


KIDEM : Allah'ın varlığını zatının icabı olduğu için kadimdir. Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, Allah'ın var olmadığı bir zaman düşünülemez.


user posted image


BEKÂ : Allah (c.c.) ebedidir. Varlığının sonu yoktur. O daima vardır. Varlığı kendinden olduğu için O hem kadim ve; hem de baki ve ebedidir.

user posted image


MUHALEFETÜN Lİ'L HAVADİS: Allah (c.c.) zatı ve sıfatı ile sonradan yaratılmış olan hiçbir şeye benzemez.

user posted image


KIYAM Bİ-NEFSİHİ: Allah (c.c.) başka bir zata ve mekana muhtaç olmadan kendi kendine vardır. Bu sıfatın zıddı olan "Mutlak İhtiyaç" Allah hakkında
muhal (gerçekleşmesi, olması imkansız) olan bir sıfattır.

user posted image


VAHDANİYET:
Allah (c.c.) birdir.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN:
EL-VEDÛD (c.c.):
İyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren, sevilmeye ve dostluğa layık olan. "O, çok bağışlayan ve çok sevendir. (Buruc -14)

user posted image

EL-MUHSÎ (c.c.):
"Sonsuz sayıda olsa da her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen, her şeyin sayısını bilen.


user posted image
seniseven
Bugün 25 Ağustos 2005 20 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:12 Hızır:112 Halep'in Fethi (1517)

user posted image

ESMA-UL HÜSNA'DAN
EL-KAYYÛM (c.c.)
Her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kainatı yöneten yüce varlık.
"Allah O'ndan başka ilah yoktur; O, haydır, kayyûmdur: Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nun dur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O'
kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz). O'nun bilmediklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür" (Bakara - 255)

user posted image


EL-VÂCİD (c.c.)
Dilediğini dilediği zaman bulabilen, hiçbir şeye muhtaç olmayan müstağni. "Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz." (Hicr - 21)

user posted image


EŞ-ŞEKÛR (c.c.)
Kendi rızası için yapılan küçücük iyiliklere, çok büyük mükafatlar veren.
"Çünkü Allah, onların mükafatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir; Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir." (Fatır - 30)

user posted image


EL-ĞAFFÂR (c.c.)
Mağfireti pek çok olan ve daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan
"Dikkat et! o, azîzdir ve çok bağışlayandır." (Zümer -5)


user posted image

EL-METÎN (c.c.)
Her şeye gücü yeten, çok sağlam ve güçlü. "Yoksa, onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler. Halbuki dost yalnız Allah’tır. O ölüleri diriltir, her şeye kadirdir. (Şuara - 9)

user posted image


seniseven
Bugün 26 Ağustos 2005 21 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:13 Hızır:113 Zafer Haftası (26-30)

user posted image

SİZDEN İYİ OLMASIN
İki kişi oturmuş karşılıklı konuşuyorlar. Bir birlerini karşılıklı med-hü sena ediyorlar. Bir ara, biri üçüncü bir şahsı gündeme getiriyor. Onun meziyetlerini sayacak. Sayacak ama söze bir dua ile başlıyor. Karşısındakine, üçüncü şahıs için diyor ki:
"-Senden iyi olmasın..." Fe sübhanallah. Ne demek bu? Bile bile yanında olmayan kardeşinin gıyabında beddua ediyor. Böyleleri ne Allah (c.c.) firaset ihsan etsin. Başka ne diyelim.
Bir mecliste sohbet ediyorduk.
Söz döndü dolaştı yanımızda bulunmayan bir kardeşimizin gayretli çalışmalarına, onun iyi niyetine,
yardım severliğine geldi. Ondan bahsediyordu. Tam Karşımda oturan zat, bahsedilen zatın herhalde bir meziyetinden bahsedecekti; söz aldı:
"- Hocam, sizden iyi olmasın, onun öyle bir imrenilecek hayat tarzı vardır ki..." dedi. Ben hemen
sözünü kestim. Dedim ki o zata:
- Bak, şu arkadaşlar da duydular ki, sen bu sözünle hem ayıp ettin. Hem de bir kardeşinin gıyabında konuşmakla günaha girdin. Kardeşinin gıyabında "Senden iyi olmasın" demekle ona beddua etmiş oldun, inşallah daha iyi olur demeliydin. Hayır duada bulunmalıydın. (M. ÖZCAN)

user posted image
seniseven
Bugün 27 Ağustos 2005 22 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:14 Hızır:114 Hz. Ali (r.a.)'nın Doğumu (598)

user posted image

HZ. AİŞE'YE GÖRE PEYGAMBERİMİZ:Hz. Aişe der ki "Resulullah Aleyhisselamı, hiç bir zaman, küçük dili görünecek kadar güler görmedim." (179)
"Resulullah Aleyhisselam, sözü, sizin söylediğiniz gibi söylemez, ağır ağır söylerdi. Öyle ki, onları, işiten, ezberleyebilirdi." (180)
Esved b. Yezîd der ki "(Ey Aişe! Resulullah Aleyhisselam, evine girince, ne yapardı?) diye sordum.
(Ailesinin ev hizmetinde bulunur, namaz vakti geldiği zaman da, kalkar, namaz kılardı.) dedi." (181)
Urve b. Zübeyr de "Aişe'den (Peygamber Aleyhisselam, evinde ne iş yapardı?) diye sordum.
(Elbisesinin yırtıklarını yamar, ayakkabısının söküklerini dikerdi. Erkeklerin, evlerinde yaptıklarını, yapardı.) dedi." demiştir. (182)
Amre bint-i Abdurrahman der ki "Aişe 'den (Resulullah Aleyhisselamın evinde tenhalaştığı zaman, hali nasıldı?) diye soruldu.
(İnsanların en naziki, en iyi huylusu ve en güleci idi.) dedi." (183)
Urve b. Zübeyr'in Hz. Aişe'den rivayetine göre: "Resulullah Aleyhisselam, Allah yolunda cihad dışında, ne bir hizmetçiye, ne bir cariyeye, ne de, bir
kimseye el kaldırmamış, vurmamıştır.!" (184)

user posted image
seniseven
Bugün 28 Ağustos 2005 23 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:15 Hızır:115 Kocatepe Camii'nin İbadete Açılışı (1987)

user posted image

BEN MÜSLÜMANIM DEMEK
"Ben müslümanım" demek; Allah'ın emirlerine teslim olmuş kimseyim demektir.
Müslüman olabilmek için bir insanın: Kelime-i Tevhid'i yani (La ilahe illallah Muhammedün Resülullah) sözünü bilerek kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhid'in manası ise Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah'ın elçisidir demektir. Ancak bu sözün manasının iyice anlaşılabilmesi
için Arapça bir kelime olan ilah kelimesinin manasının iyice bilinmesi gerekir.
İLAH kelimesinin sözlük manası incelendiği zaman görülür ki; bu kelimede 4 ana mana aynı zamanda ifade edilmektedir. İlah kelimesinin ifade ettiği dört ana mana şunlardır:
1. Kendisine kulluk yapılacak zat,
2. Kendisinden yardım istenilen zat,
3. Rızası gözetilecek zat,
4. Hak ve adaleti tanzim edici, kanun koyucu. Bu
sebepten dolayı bir insan Kelime-i Tevhid'i söylediği zaman: Ya Rabbi; Ben inanıyorum ki Allah'tan başka kulluk yapılacak, kendinden yardım istenecek, rızası gözetilecek kimse yoktur: Hak ve adaleti Sen tayin edersin, ben senin bildirdiğin Hak ve adalet ölçülerine uyacağıma ve bütün gücümle Hakkın üstün gelmesi için çalışacağıma söz veriyorum demiş olur. İşte Kelime-i Tevhid'i söylemenin ve
müslüman olmanın manası budur.

user posted image
seniseven
Bugün 29 Ağustos 2005 24 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:16 Hızır:116 Seyyid Kutub'un Şehadeti (1956)

user posted image

İSLAM BİR HARİTAYA BENZER
Kitap ve Sünnetle bize bildirilen İslam, bir haritaya benzer. Cenab-ı Hakk'ın insanlara verdiği akıl nimeti ise bir pusulaya benzer; Saadet için hem islam hem de Akıl lazımdır. Ama yalnız akıl ile saadete ulaşılamaz.
Nitekim bir insan gecenin zifiri karanlığında bir orman içinde yalnız başına kalsa ve kurtulmak istese etrafında ormanlık olsa bu ormanların içinde ve arkasında ne var, karanlıktan dolayı bilemiyor. Nereye giderse kurutulabilecek? Bunu nasıl tayin
edebilecektir? İnsanın aklı var onunla göğe bakacak; (Büyük Ayı), (Küçük Ayı) görecek. Bunlar vasıtasıyla diyelim ki kuzey ne taraftadır bunu tespit edebilecek. Ancak yönleri tesbit ettikten sonra hangi yöne giderse kurtulacak, bunu aklıyla bulması mümkün değildir. Acaba kuzeye gitse o ağaçların içinde veya arkasında bataklıklar, timsahlar, uçurumlar var ise kuzeye gitmesi ne işe yarar. Ne taraf emindir, ne tarafta kurtuluş vardır, bunu bilecek olursa ancak o zaman kendisini kurtarabilir. Bunu ise aklıyla bilemez. Bunun bilinebilmesi için; etrafında ne var, bu ormanların içinde ve arkasında kendisi için iyilik mi var, yoksa kötülük mü var. İşte bunu gösteren bir haritaya ihtiyaç vardır. O harita; İslamdır.

user posted image

ESMA-ÛL HÜSNA'DAN
EL-HÂFİD (c.c.)
Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan.

user posted image

BİR AYET
"Doğrusu biz seni Hak (Kur’an) ile müjdeleyici ve uyarıcı gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin." (Bakara-119)

user posted image
seniseven
[GLOW=#4169E1]Bugün 30 Ağustos 2005 25 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:17 Hızır:117 ZAFER BAYRAMI[/GLOW]


[GLOW=#FF0000]HZ. ADEMİN İMTİHANI[/GLOW]
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. (Araf -19)
Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz. Bol bol
yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz" (Bakara - 35)
Bunun üzerine dedik ki: "Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun." Şüphesiz ki, senin açıklaman ve çıplak kalmaman orada (cennette kalmana bağlı) dır. "Ve gerçekten sen buruda susamayacaksın ve güneş altında yanmayacaksın da" Taha- 117-119)
Andolsun, Biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık (Taha- 115)



[GLOW=#32CD32]ESMA-ÛL HÜSNA'DAN:[/GLOW]
[GLOW=#FF7F50]EL-BÂİS (c.c.) :[/GLOW]
Ölüleri diriltip, kabirlerinden çıkaran "Kıyamet vakti de gelecektir, bundan şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerindeki kimseleri diriltip kaldıracaktır." (Hacc - 7)


[GLOW=#F4A460]EL-CELİL (c.c.):[/GLOW]
Azamet ve Celal sahibi
"Büyüklük ve ikram sahibi Rabb'inin
adı yücelerden yücedir. “(Rahman - 78)

seniseven
Bugün 31 Ağustos 2005 26 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:18 Hızır:118 İmam Buhari'nin Doğumu (869) MİRAC KANDİLİ

user posted image


İSRA VE MİRAÇ
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Allah'ın emri île bir gece Mescid-i Haram'dan alınarak Mescid-i Aksa'ya götürülmüş ve oradan da göklere yükseltilmiştir. Böylece İsra ve Miraç mucizesi vuku bulmuştur.
İsra; yaya veya vasıta île yapılan gece yürüyüşü demektir.
Miraç; yükseğe çıkma aracı demektir.
Bu ilahî yolculuk gece vuku bulduğu ve göklerde yapıldığı için bu isim verilmiştir.
İsra ve Miraç mucizesi, Hicret'ten bir buçuk yıl kadar önce Recep ayının 27. Cuma gecesi vuku bulmuştur.
Peygamber Efendimiz, Mirac'da Allah tarafından şu hediyelerle mükafatlandırılmıştır:
1. Beş vakit namaz farz kılınmıştır. Bu sebeple "Namaz mü'minin miracıdır" buyurulmuştur.
2. Peygamberimizin ümmetinden şirk koşmayanlara cennet vadedilmiştir.
3. Bakara Suresi'nin son iki ayeti (Amene'r-Rasulü...) indirilmiştir.
Böyle bir geceyi ibadetle geçirecek mü'minlere ne mutlu. Geceniz mübarek olsun.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-VAHİD (c.c)
Zatında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde ortağı olmayan. Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunması anlamında tek olan.
"Andolsun "Allah, üçün üçüncüsüdür," diyenler de kafir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Eğer dilediklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kafir olanlara acı
bir azap isabet edecektir. ( Maide - 73)


user posted image
seniseven
Bugün 1 Eylül 2005 27 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:19 Hızır:119 II. Dünya Savaşı'nın Başlaması (1939)

user posted image


FAİZ ZULÜMDÜR, HARAMDIR FELAKETTİR
Haram kazanç yollarının en tehlikelisi ve belki en yaygın olanı faizdir.
Faiz: Lügatta, riba kelimesinin karşılığı olarak, "fazlalık" manasına gelir. İslam’da ise: "aynı cins malların birbiri ile karşılıklı satışında şart koşulan bir fazlalık demektir.
Bakara suresinin 275. ayetinde faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar.
Bu hal onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helal, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar."
Faiz ferdi ve toplum hayatını sarsan, helal rızık kazanmayı önleyen, yardımlaşma ve kardeşliği baltalayan, insanları devamlı bir huzursuzluğa sevk eden büyük bir felakettir.
Faizle, emniyet, güven ve meşru ticari faaliyetler kökünden yıkılır.
Faizin azı da çoğu gibi haramdır. Mali işlerini faiz sistemi üzerine kuranlar, mutlak surette zarara uğrayacak, neticede mahvolup gideceklerdir.


user posted image
seniseven
Bugün 2 Eylül 2005 28 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:20 Hızır:120 Bağımsız Hatay Devleti'nin Kurulması (1938)

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-BÂSİT (c.c.)
Lütuf ve keremini esirgemeyen, rızkı bol bol veren, ruhları bedenlere yerleştirip yayan.
"Yahudileri, Allah'ın eli bağlıdır (sıkdır), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lanet olasılar!
Bil'akis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun ki sana Rabb'inden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfürünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa (fitneyi uyandırmışlarsa) Allah onu söndürmüştür: Onlar
yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez." (Maide - 64)

user posted image

EL-LATÎF (c.c.)
Yaratılmışların bütün ihtiyaçlarını en ince noktasına kadar bilip, ince ve sezilmez yollardan kullarının ihtiyaçlarını karşılayan.
Yaratılmışların bütün ihtiyaçlarını en ince noktasına kadar bilip ince ve sezilmez yollardan kullarının ihtiyaçlarını karşılayan.
"Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar.
(Yusuf) dedi ki: "Ey babacığım! işte bu,
daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabb'im zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi.
Şüphesiz ki Rabb'im dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir" (Yusuf -100)

user posted image
seniseven
Bugün 3 Eylül 2005 29 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:21 Hızır:121 Kösem Sultan'ın Öldürülmesi (1651)

user posted image


"MECHULE GİDEN GEMİ KALKAR BU LİMANDAN" SÖZÜ
Yahya Kemal Beyatlı "Sessiz Gemi" şiirinde ölümü ve ölüm neticesinde yapılan cenaze merasimini dile getirir.
"Ezan-ı Muhammedi" şiirinin de sahibi olan Beyatlı "Sessiz Gemi" şiirine şu cümlelerle başlıyor:
"Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan..."
Usta şairin bu şiirindeki cümlelere diğer bir şairimiz şu cevabı veriyor:
"Hayır!
Kim söylemiş mechule gittiğim geminin
Hiç mi, olacak haşa, halifesi zeminin,
Bu hakikattan uzak hatalı bir zandır,
Hakikatı gösteren akıl ile imandır..."
Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Hakim'in de mealen buyuruyor ki:
- "Allah sizi yaşatıyor, sonra sizi öldürüyor. Sonra sizi kıyamet gününde toplayıp getirecektir ki, onda şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu bilmezler."

user posted image

BİR HADİS
Mü'min ayıplayıcı,lanet eden ve edepsizce sözler söyleyen adi bir kimse olamaz. (Tirmizi-Hadis)

user posted image

BİR AYET
"Rab’bimiz bizi zalim topluluklarla beraber bulundurma. (A'raf- 47)

user posted image
seniseven
Bugün 4 Eylül 2005 30 Recep 1426 Rumî:1421 Ağustos:22 Hızır:122 Sivas Kongresi (1914)

user posted image

GÜNAHLARI BAĞIŞLATAN 7 ŞEY
Semarkandi anlatıyor:
- Bir kimse, sayılacak yedi şeye devam ederse, Allah katında üstün olur. Meleklerin yanında şerefli olur. Deniz köpüğü kadar olsa dahi, Allah u Teala onun günahlarını bağışlar.
1. Her neye başlar ise, başında besmele çekmeli, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile diye başlamalıdır.
2. İşi bittikten sonra hamd eder: "Elhamdülillah" (Allah'a hamd olsun) demelidir.
3. Diline kötü bir söz gelir, veya kötü bir amel işlerse, istiğfar etmelidir. "Estağfirullah" demelidir.
4. Bir şeyi yarın yaparım derse, "inşaallah" demelidir.
5. Bir kötülükle karşılaşırsa, "La havle ve la kuvvete illa billahilaliyyi'l-azîm" (Güç ve kuvvet yüce ve azim olan Allah'ındır.) demelidir.
6. Mala veya cana bir musibet gelirse, "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" (Biz, Allah içiniz, Allah'a döneriz) demelidir.
7. Gece olsun, gündüz olsun (LA ilahe İLLALLAH) kelime-i tevhidi dilinden hiç düşürmemelidir.

user posted image

BÎR HADÎS
Allah imansız işi ve işsiz imanı kabul etmez.

user posted image

BÎR AYET:
Biz, onların seni dinlerken, ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarında fısıldaşırken o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz" dediklerini çok biliriz. (İsra - 47)

user posted image
seniseven
Bugün 5 Eylül 2005 1 Şaban 1426 Rumî:1421 Ağustos:23 Hızır:123 Girit'in Osmanlılara İltihakı (1669)

user posted image


ŞABAN AYI
Bu ay mübarek bir ay olup, bu ayda Hz. Peygamber'in bir mucizesi olarak ayın ikiye bölünmesi olayı gerçekleşti. Bu olay hicretten beş sene öncesinde vuku bulmuştur.
Ayrıca bu ayda kıble, Mescid-i Aksa'dan Mescid-i Haram'a tahvil edilmiştir. Bu ayda oruç tutmakla ilgili Üsame b. Zeyd (r.a.) Peygamberimiz (s.a.v.) den
şunu nakleder:
Rasülullah (s.a.v.)'a dedim ki: "Ey Allah'ın Rasülü! Şaban ayında tuttuğun oruç kadar diğer aylarda oruç tutmadığını görüyorum. Sebebi nedir?"
Rasülullah Efendimiz şöyle cevap verdi:
"O (Şaban ayı) öyle bir ay ki Recep ve Ramazan arasında bulunur ve bu ayda insanların çoğu gafil olurlar. Halbuki bu ayda ameller yüce Allah'a arz olunur. Ben de bundan dolayı amellerim Allah'a arz olunurken oruçlu olmayı seviyorum." (Ahmed b. Hambel)
Hz. Aişe (r.anha) validemiz Resülüllah'ın Şaban ayının tamamında oruç tuttuğunu anlatır. Hz. Peygamber'e sorduğunda:
"Ey Allah'ın Rasülü! Aylardan en çok sevdiğin ay Şaban ayı mıdır ki, onu oruçla geçiriyorsun?"
Hz. Peygamber (s.a.v.) bunun üzerine:
"Şüphesiz Allah (c.c.) her nefsin öleceğini bu ayda yazıp takdir eder. istiyorum ki oruçlu iken öleyim." (Tergib ve Terhib)


user posted image
seniseven
Bugün 6 Eylül 2005 2 Şaban 1426 Rumî:1421 Ağustos:24 Hızır:124 Yavuz'un Tebriz'e Girişi (1514)

user posted image

ESMA-ÛL HÜSNA'DAN
EL-CÂMİ (c.c.)
Bütün övgü ve erdemleri zatında toplayan, kainattaki varlıkları dilediği zaman dilediği yerde toplayan. Bütün mahlukatı hesaba çekmek üzere Kıyamet Günü bir araya toplayan.
"Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu 've benzerlerini), içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar: işte büyük kurtuluş budur." (Tegabün - 9)

user posted image

ES-SEMİ (c.c.)
Her şeyi hakkıyla işiten. "Rabb'inin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse .yoktur: O işitendir, bilendir." (En'am -115)

user posted image

EL-HALİM (c.c.)
Acele ve kızgınlıkla muamele etmeyen, ceza vermede acele etmeyen, teennî hilm sahibi.
"Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor.
Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."
(Nahl-61)

user posted image

EL-HAKEM (c.c.)
Hüküm verme yetkisini elinde tutan, hakkı yerine getiren, son hükmü verecek olan.
"Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanır, bir gurup da inanmazsa, Allah aranızda hükmedinceye kadar bekleyin.O hakimlerin en iyisidir." (A'raf - 87)


user posted image
seniseven
Bugün 7 Eylül 2005 3 Şaban 1426 Rumî:1421 Ağustos:25 Hızır:125 Kanuni'nin Vefatı (1566)

user posted image

"İYİLİK ETTİĞİN KİMSENİN KÖTÜLÜĞÜNDEN SAKIN." SÖZÜ
Halk arasında öyle sözler dolaşır ki, bu sözlerin çoğunun inancımızla zıdlığı vardır. Bunlar, kim tarafından niçin söylenmiş, halk arasında nasıl yaygınlaşmış bunu iyi tespit etmek lazım. Halkın
ağzında dolaşan bu sözlerin öbür ucunda şüphesiz ki yahudi kurnazlığı vardır.
Halkın arasına nefret tohumu olarak atılmış, sanki halk bunları benimsemiş gibi sonucunu düşünmeden konuşup duruyor. Bu sözlerden bazılarını biz tespit ettik. Tespit edebildiklerimiz şunlardır:
- "Babana bile güvenme".
- "Düşene bir tekme de sen vur."
- "Kime iyilik edersen ondan kötülük
bulursun."
- "Vur kafasına canlandırma."
-"Göz açtırma."
Bunlar ve bunlara benzer sözlerin inancımızla kesinlikle irtibatı yoktur.
Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Hakim'de mealen buyuruyor ki:
- "Şüphesiz Allah güzel davrananların, iyilik edenlerin, ecrini zayi etmez."
(Tevbe, 120- Hud,115- Yusuf,90)

user posted image


BİR SÖZ
"Bir kimse her kimle şakalaşırsa, onun gözünde küçülür ve heybetsiz olur." (Hz. Ömer (r.a.)



BİR AYET
"İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece "iman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?" (Ankebut - 2)

user posted image
Vuslat Rana
Bugün 7 Eylül 2005 3 Şaban 1426
Kanuni sultan süleyman'ın vefatı(1566)
aydın,Germencik ve Kuşadasının kurtuluşu (1922)
soma Termik santralinin açılışı (1958)
seniseven
Bugün 8 Eylül 2005 4 Şaban 1426 Rumî:1421 Ağustos:26 Hızır:126 İmam-ı Rabbani'nin Vefatı (1034)


ESMA-ÛL HÜSNA'DAN
EL-KÂBİD (c.c.)
Rızıkları belli bir ölçüde tutup veren, sıkan, daraltan.
"Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için Allah'a güzel bir borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok mu? Darlık veren de bolluk veren de Allah'tır. Sadece O'na döndürüleceksiniz." (Bakara - 245)


EL-VEHHAB (c.c.)
Hiçbir karşılık beklemeden kullarına çeşit çeşit ni'metleri daima ihsan edip bağışlayan.
"(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfü en bol olan sensin." (Al-i imran - 8)


EL-HAFÎZ (c.c.)
Yapılan işleri bütün yönleriyle koruyup gözeten ve dengede tutan, afat ve beladan muhafaza eden.
"Eğer yüz çevirirseniz şüphesiz ki benimle size gönderileni size bildirdim. (Rabb'im (dilerse) sizden başka bir kavmi yerinize getirir de O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Çünkü benim Rabb'im her şeyi gözetendir." (Hûd - 57)



EL-HAMÎD
Hamd ve senaya layık olan, bütün varlığın diliyle her bakımdan övülen. "Hamd (övme ve övülme) alemlerin Rab’bi Allah'a mahsustur." (Fatiha - 2)



EŞ-ŞEHÎD
Her zaman ve her yerde hazır olan herşeyi gözleyip bilen.
"De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler (var ya) işte ziyana uğrayacaklar onlardır."
(Ankebut - 52)

Vuslat Rana
Bugün 8 Eylül 2005 4 Şaban 1426 Rumî:14
Sultan Ahmet Caminin temeli atıldı (1609)
manisa, havran,burhaniye,selçuk ve Kemalpaşanın kurtuluşu (1922)
dünya okuma yazma günü


İnsanları düzeltebilmemiz için önce kendimizi düzeltmemiz gerekir.
Hz. Ömer


seniseven
Bugün 9 Eylül 2005 5 Şaban 1426 Rumî:1421 Ağustos:27 Hızır:127 İzmir'in Kurtuluşu (1922)

user posted image

HZ. MUHAMMED'E ATILAN İFTİRALAR
Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed) (s.a.v.). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin." dediler. "Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?" hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz. Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz (Hicr Suresi, 6-9)
Ya da kendi elçilerini tanımadılar mı ki, şimdi onu inkar ediyorlar? Yahut: "Onda bir delilik var"mı diyorlar? Hayır, o, onlara hak ile gelmiş bulunmaktadır ve onların çoğu hakkı çirkin karşılıyorlar. (Müminun Suresi, 69-70)

user posted image

ESMA-ÛL HÜSNA'DAN
EL-VELİYYİyi kullarına yardımcı ve dost olan.
"Allah inananların velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır, inkar edenlere gelince onların dostları da tağuttur. (Bakara - 257)

user posted image

EL-KEBÎR (c.c.)
Ululuğu karşısında her büyüğün küçüldüğü, mutlak büyük. Zatinin ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu olan.
"O, görüleni de görülmeyeni debilir; çok büyüktür, yücedir. (Ra'd - 9)

user posted image
seniseven
Bugün 18 Ekim 2005 14 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:5 Hızır:166 Gedik Ahmet Paşa'nın Vefatı (1482)

user posted image

"GİTMESEYDİ ÖLMEYECEKTİ" SÖZÜ
Ölüm de Allah'ın elindedir, belirlenen vakit geldiğinde insan nerede, nasıl ölecekse ölüm olayı bu kadere uygun olarak gerçekleşir. "Gitmeseydi ölmeyecekti" sözü bu gerçeğe aykırı bir sözdür, hiç bir müslümanın söylemesi doğru değildir.
Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Hakiminde mealen buyuruyor ki:
"...de ki: Evlerinizde dahi olsaydınız, yine üzerinize öldürülmesi yazılmış olanlar, mutlaka vurulup yatacakları yeri boylardı. Allah göğüslerinizdekini denemek, kalblerinizdekini açığa çıkarmak için bunları başınıza getirdi. Allah göğüslerin içinde olanı bilir." (Al-i imran 154)
"Ey iman edenler, siz inkar edenler ve yeryüzünde sefere, ya da savaşa çıkan kardeşleri için: Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve vurulmazdı, diyen münafıklar gibi olmayın Allah (c.c.) bu duyguyu onlara, kalplerinde bir yankı olsun için vermiştir. Bir hasret (yarası) olarak koydu. Yaşatan da öldüren de Allah'tır. Allah yaptıklarınızı görmektedir." (Al-i imran 156)
" (Savaştan geri kalıp) oturarak, kardeşleri için, bizim sözümüzü tutsalardı, öldürülmezlerdi, diyenlere söyle: Eğer doğru iseniz, o halde ölümü kendinizden savın." (Al-i imran 168)
Bu ayetler ışığında hareket edelim ve kendimizi ölüm için hazırlayalım.

user posted image
seniseven
Bugün 19 Ekim 2005 15 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:6 Hızır:167 II.Kosava Zaferi (1448) Ankara Tıp Fakültesi'nin Açılışı (1925)

user posted image

KİMLERE ZEKAT VERİLEBİLİR?
Zekatın kimlere verilebileceği Kur'an-ı Kerim'de (Tevbe, 60) açık olarak belirtilmiştir. şöyle ki:
1. Fakirler: Elinde nisap miktarı mal bulunmadığı için dinen zengin sayılmayan kimseler,
2. Yoksullar: Yiyecek ve giyecek gibi en zarurî ihtiyaçlarını bile karşılayamayan; kısaca; hiç bir şeyi olmayan kimseler.
3. Zekat Toplama Görevlileri: Zekatın devlet eliyle toplanması durumunda bu iş için görevlendirilen kimseler,
4. Kalpleri İslama ısındırılmak istenenler: islam dinine giren, ama henüz imanı tam kuvvet kazanamamış olanlar ile, İslama yakınlık duyan kimselere, kalplerini İslama ısındırmak amacıyla zekat verilebilir.
5. Köleler ve esirler: Hürriyetlerini kazanmaları, maddî imkana bağlı olması halinde bunlara zekat verilebilir.
6. Borçlular: Yani aslî ihtiyaçlarını karşılamada zorlandıkları için israfa kaçmadan borçlanan kimselerdir.
7. Allah yolunda olanlar: Allah rızası için savaşa çıkmış olanlar. Bu kimseler, gerekli ihtiyaçlarının karşılanması için zekat verilebilir.
8. Yolda kalmışlar: Paraları kalmadığı için yolda kalan kimselere, zengin olsalar bile, zekat verilebilir.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN
EL-MÜBDİ
Mahlukatı hiç bir örnek olmadan, ilk baştan yaratan.
"ilkin mahlukunu yaratıp (ölümden) sonra bunu (yaratmayı) tekrarlayan O'dur, ki bu, O'nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde (tecelli eden) en yüce
sıfat O'nun dur. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir. (30 Rum 27)

user posted image
seniseven
Bugün 20 Ekim 2005 16 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:7 Hızır:168 Varna Zaferi (1776) Fransızlar'ın Anadolu dan Çekilişi (1921)

user posted image

HAMAN
Ve (istiyoruz ki) onları yeryüzünde 'iktidar sahipleri olarak yerleşik kılalım', Firavun'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan sakındıkları şeyi gösterelim. (Kasas Suresi, 6)
Nihayet Firavun'un ailesi, onu (ileride bilmeksizin) kendileri için bir düşman ve üzüntü konusu olsun diye sahipsiz görüp aldılar. Gerçekte Firavun, Haman ve askerleri bir yanılgı içindeydi. (Kasas Suresi, 8)
Firavun(a, Haman'a ve Karun'a. Ama onlar: (Bu), Yalan söyleyen bir büyücüdür" dediler. (Mümin Suresi, 24)
Firavun (alayla) dedi ki: "Ey Haman bana yüksek bir kule bina et; belki o yollara ulaşabilirim," "Göklerin yolların.
Böylelikle Musa'nın İlahına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum." işte Firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli-düzeni, -yıkım ve kayıpta- olmaktan başka (birşey) olmadı. (Mümin Suresi, 36-37)
Haman Firavun'un veziriydi. Firavun'la birlikte Kızıldeniz'de boğularak helak oldu.

user posted image

ÖZLÜ SÖZ
Kişinin şöhret ve ibadetine aldanmayınız. Aklına, söz ve işindeki doğruluğuna hakiniz. HZ. ÖMER (R.A.)

user posted image

BİR AYET
Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir) eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekata) saymak sizin için daha yararlıdır. (Bakara 280)

user posted image
seniseven
Bugün 21 Ekim 2005 17 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:8 Hızır:169 İlk Özel Gazete Tercüman-ı Hakikat'in Yayına Başlaması (1860)

user posted image

YASÎN SÛRESİ'NDEN
164 şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde insanlara yarar şeyleri denizde akit (ip taşıy) an o gemilerde, Allah'ın yukarıdan indirip onunla yeryüzünü, ölümünden sonra, dirilttiği suda, deprenen her hayvanı orada üretip yaymasında, gökle yer arasında (Hakk'ın emrine) boyun eğmiş olan rüzgarları ve bulutları evirip çevirmesinde aklı ile düşünen bir kavim için nice
ayetler (Allah'ın varlığına, birliğine ve kudretinin yüceliğine delalet eden bir çok alametler) vardır.
165  insanlar içinde Allah'tan gayrisini 'O'na) emsal edinen adamlar da vardır ki onlara Allah'a olan sevgi gibi muhabbet beslerler, iman edenlerin Allah'a sevgisi ise (her şeyden) sağlamdır. (Allah'a eş tutarak nefislerine) zulmedenler azabı görecekleri zaman
bütün kuvvet (ve kudret) in hakikaten Allah'ın olduğunu ve Allah'ın hakikaten pek çetin azaplı bulunduğunu (gözleriyle görür gibi) bilselerdi...

user posted image

BÎR HADÎS
"Ne mutlu o kimseye ki kendi kusuru, kendisini başkalarının kusurlarını görmekten meşgul kılmıştır." (Deylemi)

user posted image

BİR AYET
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın. (Muhammed - 33)

user posted image
seniseven
Bugün 22 Ekim 2005 18 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:9 Hızır:170 Türkmeninstan'ın Bağımsızlığı (1991)

user posted image

RAMAZAN'DA İ'TİKAF
Ramazan'ın son on gününde i'tikaf niyetiyle cuma ve cemaati olan merkezi bir camiye kapanıp bir süre nefs muhasebesinde bulunmanın; kalbi masivadan çekip Allah ile meşgul etmenin sayılmayacak kadar faydaları vardır.
Vacib ve sünnet olan i'tikafta oruçlu bulunmak şarttır. Müstehab olanında ise, şart değildir.
Sevap ve fazîlet bakımından İ'TİKAF 'ın dereceleri şöyledir:
a) Mescid-i Haram'da yapılan i'tikaf en yüksek derecededir.
Ondan sonra sırayla şu mescidler gelir:
cool.gif Medine'deki Mescid-i Saadet,
c) Kudüs'teki Mescid-i Aksa,
d) Kişinin bulunduğu beldede cemaati en çok olan salatin veya merkezi cami.
Kadınlar için en uygun i'tikaf yeri, evlerinde namaz kıldıkları köşedir.
Peygamberimiz (s.a.v.): "Kim Ramazanın son on gününde i'tikafta bulunursa, (nafile olarak) iki hac, iki de umre yapmış gibi olur." buyurmuştur.

ESMA-ÜL HÜSNA'DANEL-MUHYÎYarattıklarına can bağışlayan ve sağlık veren.
"Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu! işte kafirlere yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir. (En'am 122)

user posted image
seniseven
Bugün 23 Ekim 2005 19 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:10 Hızır:171 Kırım Harbi (1853)

user posted image

SOSYAL BOZULMA
Günümüz insanlarının karşı karşıya olduğu önemli bir sorun toplumun temelini oluşturan sosyal yapılardaki bozulmadır.
Böyle bir sosyolojik gelişmenin nedenleri Kuran'daki geçmiş toplumların kıssalarında açıkça anlatılmaktadır.
Sosyal dejenerasyon ve buna bağlı olarak ortaya çıkan her türlü sorun insanların Allah'ı yaratılış amaçlarını unutmalarının, hak dinden ve manevi değerlerden uzaklaşmalarının kaçınılmaz bir sonucudur.
Toplumsal bozulmanın unsurları, aynı zamanda Peygamberimiz (sav)'in on dört yüzyıl önce haber verdiği, günümüzde de eksiksiz olarak ortaya çıkan gelişmeleridir. Hz. Muhammed (sav)'in "insanların ihtilaf ve içtimai (sosyal) sarsıntılar içinde bulundukları zaman" (Ramuz-EI Ehadis, 7/7) olarak tanımladığı Ahir Zaman'ın ilk devresi ile ilgili hadisler şöyledir:
Hadislerden anlaşılmaktadır ki, toplumda kötü insanların çoğalması, güvenilir kabul edilen bazı insanların gerçekte yalancı, yalancı olarak tanınan bazılarının da gerçekte güvenilir kişiler olması Ahir Zaman'ın bir özelliğidir:
"insanlar üzerine aldatıcı seneler gelecek. O senelerde... haine itimat edilecek, doğru kişi hain sayılacak."
(Ölüm Kıyamet ve Diriliş s. 476)
Dünyada alçak oğlu alçak kimseler insanların en mutlusu oluncaya kadar kıyamet kopmayacaktır. (Tirmizi Fiten, 37)
Sosyal bozulmayı önlemenin yolu, islam dinine sarılmaktır.


user posted image
seniseven
Bugün 24 Ekim 2005 20 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:11 Hızır:172 BM Teşkilatı'nın Kuruluşu (1945)


NASIL UYUMALIYIZİnsana yakışan uyuyacağı zaman, abdestli uyumasıdır. Bunun için Resülullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
"Bir kimse, abdestli uyursa, onun gömleği içinde, bir melek yatar. Gecenin hangi saatinde uyansa, şu duayı yapar: Allah’ım! Bu kulunu bağışla. Zira o, abdestli
yattı."
Bir kimse, daima abdestli kalmaya gücü yeterse, yapsın. Resülullah (s.a.v.)
şöyle buyuruyor:
"Ölüm meleği sana geldiği zaman, abdestli olursan, şehitlikten uzak kalmazsın."
Bize ulaşan bir habere göre, Allah u Teala, Musa (a.s.)'ya şöyle buyurdu:
Ya Musa! Abdestsiz iken, sana bir musibet gelirse yalnız nefsini ayıpla.
Şöyle anlatılmıştır:
Mü'minler uyudukları zaman, ruhları semaya çıkar. Abdestli olanlara, orada secde izni verilir. Abdestsiz olanlara secde izini verilmez.
Müstehap olan yatarken sağ tarafa yatmak ve kıbleye dönük olmaktır. Sonra, öbür yana dönmesi icap ederse, dönebilir.
Yatarken, şu duayı yapmak müstehaptır:
"Allah'ın ismi île yatarım; onun ismi olunca, yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez. O, duyan ve işitendir."
Uyanıp kalktığı zaman; şu duayı yapması müstehaptır:
"Beni öldürdükten sonra dirilten Allah'a hamd olsun. Dönüş o'nadır."
Eve girdiği zaman, sağ ayağım içeri atmalı. Çıkarken de sol ayağım dışarı atmalıdır.

seniseven
Bugün 25 Ekim 2005 21 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:12 Hızır:173 İslam Ordusunun Haçlıları Yenmesi (1197)

user posted image

ALKOLÜN ZARARLARI
İslam Dini, insana faydalı olan şeyleri, helal, zararlı olan şeyleri haram ve mekruh kılmıştır.
Alkol hem bedeni tahrip ettiği, hem de ruhun cilasını giderdiği için Allah ve Peygamberi onu kesinlikle haram kılmış, damlasına bile cevaz vermemişlerdir.
Alkolün bazı zararları:
1- Aile bütçesini sarsar, geçinebilen bir aileyi muhtaç duruma düşürür.
2- Aile yuvasının saygınlığım giderir.
3- Çocuklara kötü bir miras bırakır
4- Kanı zehirler, şuuru örter ve dengeyi bozar.
5- Ömrü kısaltır, hastalıklara vasat hazırlar.
6- insanı ibadetten ve zikirden alıkoyar.
7- Komşuları tedirgin eder.
8- Rahmet meleklerinin eve girmesine engel olur.
9- Mal ve canda feyiz ve bereketi kaldırır.
10- insanı bazen gülünç duruma düşürür.

user posted image

BİR SÖZ
İçkinin yıkımı, savaş, salgın ve hastalıklar ve kıtlık gibi üç belanın etkilerinin toplamından daha büyüktür.
GALDSTONE


user posted image

BÎR AYET
Şüphesiz kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir, bunda hiçbir kuşku yok... (Mümin Suresi - 59)

user posted image
seniseven
Bugün 26 Ekim 2005 22 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:13 Hızır:174 I.Kosava Zaferi (1596)


user posted image

FİTRE (SADAKA-I FITR)
FİTRE: Ramazan Bayramı sabahı nisab miktarı mala sahip olan müslümanların vermekle mükellef oldukları bir sadakadır.
Bir müslamana fitrenin vacib olması için nisab miktarı malı olması gerekir. Fitrenin nisabı Zekatın nisabı gibidir. Yalnız fitre nisabında zekat'da olduğu gibi malın büyüme (çoğalma) şartı aranmaz. Yine fitre'de farklı olarak zekat gibi nisab miktarı malın üzerinden bir sene geçme mecburiyeti de yoktur. Ramazan Bayramı sabahı nisab miktarı mala sahip olan kimsenin fitre vermesi vacibdir.
Fitre Ramazan Bayramı'nın birinci günü sabah vaktinin girmesiyle vacib olur. Bayram Namazına kadar verilmesi gerekir.
Fitrede Nisab: Her zekat veren mükellefe fıtır sadakası vermek vacib olduğu gibi. Zekatta nisaba girmeyen bazı mallara sahip olmak bakımından da fıtır sadakası yine vacip olur. Örneğin; bir kimsenin asıl ihtiyaçları dışında nisap miktarı değerinde fazla eşyası olursa, yine ihtiyaç dışı ev ve arazisi olursa, bunlar üzerinden yıl geçmese bile zengin sayılır. Fıtır sadakasını vermek icabeder. Fıtır sadakasını bayramdan sonra vermek caizdir. Daha faziletli olan onu bayram namazından önce vermektir.

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DANEL-DARR (c.c)
Elem ve zarar verici şeyler yaratan.
"De ki: "Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim." "Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler."
(Yunus - 49)

user posted image
seniseven
Bugün 27 Ekim 2005 23 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:14 Hızır:175 Preveze Deniz Zaferi (1538)

user posted image

HZ. YUSUF'UN KARDEŞİNİ GETİRMESİ
(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı. Onların erzak yüklerini hazırlayınca dedi ki "Bana babanızdan olan kardeşinizi getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçüyü tam tutarım ve ben konuk severlerin en hayırlısıyım." "Eğer onu bana getirmeyecek olursanız, artık benim katımda sizin
için bir ölçek (erzak) yoktur ve bana da yaklaşmayın." Dediler ki: "Onu babasından istemeye çalışacağız ve
herhalde biz bunu yapabileceğiz."
Yardımcılarına dedi ki: "Sermayelerini (erzak bedellerini) yüklerinin içine koyun, ihtimal ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlarda belki geri dönerler. Böylelikle babalarına döndükleri zaman, dediler ki: "Ey babamız, ölçek bizden engellendi. Bu
durumda kardeşimizi bizimle gönder de erzağı alalım. Onu mutlaka koruyacağız." (Yusuf Suresi, 58-63)

user posted image

BİR HADÎS
Benim kalbime nurani bir perde arız olurda bir günde yüz kere Allah'tan mağfiret dilerim. (Sahih-i Müslim)

user posted image

BİR AYET
Bunlar Allah'ın zikri ile kalbleri huzura kavuşarak iman edenlerdir. Evet, bilin ki, ancak Allah'ı anmakla kalbler huzur bulur ve yatışır. (Ra'd - 28)

user posted image
seniseven
Bugün 28 Ekim 2005 24 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:15 Hızır:176 Türkiye'de İlk Nüfus Sayımı (1927)

user posted image


SİYONİZMİN KÖKENLERİ
Siyonizm din dışı bir ideolojidir, zaten onu zararlı, tehlikeli, yıkıcı hale getiren asıl neden de budur. Ancak Siyonizmin bir de Yahudi inançları içinde yer alan bazı kaynakları, öncülleri vardır.
Yahudilik ilahi bir dindir. Allah'ın insanlara yol gösterici olarak indirdiği Tevrat'a dayanır.
Ancak Yahudi tarihinde de sık sık bu ilahi temelden sapmalar olmuştur. Bu sapmalar doğrudan dinden uzaklaşma şeklinde olduğu gibi, dini dejenere etme şeklinde de yaşanmıştır. Bu ikinci sapmanın en belirgin şekli, Yahudilik içinde, son derece kibirli,
katı ve Yahudi olmayan insanlara karşı husumet dolu bir eğilimin gelişmesidir.
Allah bizlere, bu katı kalpliliği, samimi olmayan Yahudilerin durumunu haber veren bir Kur’an ayetinde de bildirmiştir:
Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık Kendilerine
hatırlatılan nasihat ve ihtar edildikleri şeylerden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)
İşte bugün Siyonizm dediğimiz ve gerçekte din dışı olan ideolojinin temeli "katı kalpli", kibirli Yahudi tavrıdır. Müslümanlar bu tavrı tanımalıdırlar ve kendilerini bu akımdan korumanın yollarını bulmalıdırlar.

user posted image
seniseven
Bugün 29 Ekim 2005 25 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:16 Hızır:177 CUMHURİYET BAYRAMI

user posted image

HZ. MUSA'YA TEVRAT'IN VERİLMESİ
Biz ona Levhalar'da herşeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca şarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik). (Araf Suresi, 145)
Hani İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, anneye, babaya, yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekatı verin" diye misak almışlık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hala) yüz çeviriyorsunuz. Hani sizden "Birbirinizin kanım dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın" diye misak almışlık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hala. (buna) şahitlik ediyorsunuz. (Bakara Suresi, 83-84)
Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik. Size, rızık
olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: Benim gazabım, kimin üzerine
inerse, muhakkak o, tepe taklak düşmüştür. Gerçekten ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım. (Taha Suresi, 80-82)

user posted image
seniseven
Bugün 30 Ekim 2005 26 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:17 Hızır:178 KADİR GECESİ

user posted image

KADİR GECESİ
Ramazan-ı Şerifin yirmi yedinci gecesine rastladığı kuvvetle tercih edilen Kadir Gecesi, pek mübarek bir gecedir, Kur'an-ı Kerim, bu geceden itibaren Resulü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz'e inmeye başlamıştır. Bu geceyi ihya etmenin sevabı pek çoktur. Bu gecenin bir anı vardır ki, ona rastlayan bir dua mutlaka kabul buyrulur. Bu şerefli gecede Teravih'ten sonra bir müddet daha ibadette bulunulması, nafile namaz kılınması, bu geceyi ihya demektir.
Ramazan ayı içinde gizlenmiştir. Hangi günün Kadir gecesi olduğu tam olarak belli değildir.

user posted image

Sevgili Peygamberimiz onu tek sayılı günler içinde, mesela ramazan ayının üçü, yedisi, yirmi yedisinde aramamızı söylemişlerdir. Alimlerimizin büyük bir kısmı Ramazan'ın 27. Gecesi Kadir Gecesidir demişlerdir.
Peygamberimiz:
"Kim Kadir Gecesinin faziletine inarak ve mükafatını Cenab-ı Hakk'tan bekleyerek, bu geceyi ihya ederse, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." buyurmuştur.
Bu gece çokça ibadet etmek, Allah'a daha yakın olmak için çalışmak ve sık sık "Allahümme inneke afüvvün, tühibbül affe fağfu anni" - Ya Rabbi Sen
çok affedicisin, affetmeyi seversin beni de affet diye dua etmek gerekir. Bu dua Sevgili Peygamberimizin Kadir gecesi içinde söylememizi istediği mübarek bir
duadır.

user posted image
seniseven
Bugün 31 Ekim 2005 27 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:18 Hızır:179 K.Maraşta Sütçü İmam, sivil direnişi başlattı. (1919)

user posted image

ESMA-ÜL HÜSNA'DAN


EL-MECÎD (c.c)
Şanı yüce, şerefi büyük ve yüksek, lütuf ve keremi bol olan.
"(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ehli beyt (ev halkı) Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir: Şüphesiz ki, O, övülmeye layıktır,
iyiliği boldur." (Hûd - 73)

user posted image

EL-HASÎB (c.c)
Kullarını hayatları boyunca yapıp ettiklerinden hesaba çeken ve onlara kafî gelen, yeten.
"Biz, Kıyamet Günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahî olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz." (Enbiya - 47)

user posted image

EL-VASÎ (c.c.)
İlmi, ihsanı, mağfiret ve merhameti her şeyi kuşatan. Sınırsız.
"Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır.
Onu, sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım." (A'raf -156)

user posted image

BÎR AYET
Ey Mü'minler! Allah'a, Peygambere hainlik etmeyin, bile bile aranızdaki emanetlere de hainlik etmeyin. (Enfal - 27)
seniseven
Bugün 1 Kasım 2005 28 Ramazan 1426 Rumî:1421 T.evvel:19 Hızır:180 Yahya Kemal'in Ölümü (1958)

user posted image

İNSANIN BÎR YARATILIŞ AMACI VARDIR
İnsanı da, her canlı gibi Allah bir amaç üzere yaratmıştır, insanın yaratılış amacını ve kısa süren dünya hayatı boyunca nasıl bir ömür geçirmesi
gerektiğini öğrenebileceği kaynak, Allah'ın kullarına bir rehber olarak indirdiği Kuran'dır. Nitekim Allah "Bizim,
sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilemeyeceğinizi mi sanmıştınız?" (Müminun - 115) ayetinde insanların belli bir amaç üzere yaratıldıklarını bildirmiştir. Bu amacın ne olduğu ise başka ayetlerde tarif edilmiştir. insanın yaratılış amacı, "Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat, 56) ayetiyle haber verildiği gibi Allah'a kulluk etmektir.

user posted image

Yalnız Allah'a ibadet etmek için yaratılan insanın önünde .ortalama altmış-yetmiş yıllık kısa bir ömür vardır. Ve bu ömür, tıpkı bir kum saatinde olduğu gibi hiç durmadan akmakta; insan, ahirete doğru sürekli bir geri sayım içinde yaşamaktadır. Herkes kendisi için belirlenmiş bir süre kadar yeryüzünde kalacaktır ve bu vaktin bilgisi sadece Allah katında saklıdır. İnsanın hayatı kimsenin değiştirmeye güç yetiremeyeceği şekilde, Allah'ın çizdiği bir kader üzere işlemektedir.

user posted image

seniseven
Bugün 7 Kasım 2005 5 Şevval 1426 Rumî:1421 T.evvel:25 Hızır:186 Şair Baki'nin Ölümü (1600) 1982 Anayasası'nın Kabulü

user posted image

FİRAVUN VE ÖNDE GELEN ÇEVRESİ
Sonra bunların (Peygamberlerin) ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik; onlar ona (ayetlerimize) haksızlık ettiler.
İşte bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak. (Araf, 103)
Sonra bunların ardından Firavun'a ve onun önde gelen çevresine Musa'yı ve Harun'u ayetlerimizle gönderdik. Fakat onlar büyüklendiler. Onlar suçlu-günahkar bir kavimdi. (Yunus, 75)
Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka - Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı (Yunus, 83)
Bunun üzerine büyüklük taşladılar zaten mağrur bir topluluktular. Bu yüzden dediler ki; kavimleri bize kulluk edip dururken, bizim gibi şu iki insana mı
inanacağız, işte onlar tekzip ettiler ve bu yüzden helaka uğratanlardan oldular. (Müminün-46)


user posted image


BÎR HADÎS
"Akıllı kimse, kendisin! sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kimse nefsine tabi olan ve Allah'tan olmayacak şeyler bekleyendir."

user posted image


BÎR AYET
"Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir" (İsra - 34)

user posted image
seniseven
Bugün 8 Kasım 2005 6 Şevval 1426 Rumî:1421 T.evvel:26 Kasım:1 Faruk Nafiz Çamlıbel'in Ölümü (1937)

user posted image

KUR'AN-I KERÎMİN İCAZI
Bilginler Kur'an'ın, insanları, kendisinin benzerini meydana getirmek hususunda aciz bırakmasının tek yönlü olmadığında birleşmişlerdir. O, insanları, birbirini destekleyen ve bir araya getiren ruhi, manevi, lafzı bir kaç yönden aciz bırakmış, insanlar da karşı çıkmakta aciz kalmışlardır. Kur'an'ın ayetlerini düşündükçe ilmi araştırmalar kainatın sırlarını ve kanunlarını keşf ettikçe, yıllar döndükçe, canlı ve cansız varlıkların acaibliklerini ortaya koydukça icazın yöntemden
bazıları ortaya çıkmış ve Allah katından olduğuna delil olmuştur. Allah (c.c.) Bakara, Suresi 23. ayetin de şöyle buyurmaktadır. "Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi BİR şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sure getirin eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın." bir başka ayette ise şöyle buyurulur: "De ki Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave gelirsek dahi, Rabbimizin sözleri bitmeden önce deniz tükenecektir." (Kehf-109)
Kur'an bütün çağların tek Kitabıdır. O'nun yolundan yürüyenler kurtulur.

user posted image

BİR HADÎS
"Kardeşini güler yüzle karşılamak gibi en küçük bir iyilik dahi olsa, onu hor görme."

user posted image


BÎR AYET
"Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür." (Zilzal, 7-8)

user posted image
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.