La_Edri
Mar 2 2006, 12:32 PM
Üniversite gençliği arasında yaygınlaşan yanlış bilgiler ve sahte hoca(!) lar sayesinde mağdur olanlar yine bayanlar oluyor maalesef!!1 değil 5 değill bugün yine karşılaştım.Hepsinin de ailesinin haberi yok
"günaha girmeden birlikte olmak istiyorum erkek arkadaşımla/kız arkadaşımla"deniyor
müsbet gençlerin vicdanlarını rahatlattıkları ve en kötüsü doğruluğuna inandıkları, imam nikahı.
Oysa ki ailenin haberi olmadan yapılan nikah geçerli değildir.
evet..
İmam nikahı nedir?
Ailenin rızası olmadan imam nikahı olur mu?
Bu konuda görüşleriniz..karşılaştığınız mağduriyetler varsa , anlatırsanız bu düşüncede olanlar için ibret olur inşaAllah.
hale
Mar 2 2006, 04:55 PM
Üniversite'de imam nikahlı olan bir arkadaşımız vardı. Arkadaşımızın, erkek arkadaşının ailesi biraz inançsızdı ve damat adayımız sonradan dönüş yapmıştı. Arkadaşımın başörtülü olması nedeniyle evlenmek istediklerini bir türlü söyleyemediler. İkna olmayacaklarını düşünüyorlardı ve okulu bitirmeleri gerekiyordu. O yüzden okul boyunca bizlerin şahitlik ettiği bir evlilik yaşadılar. Okul bitince de( bütün baskı ve zorluklara rağmen) evliliklerini Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre resmileştirdiler.
Samimi ve iyi niyeli olduklarından ve birbirlerine Allah huzurunda verdikleri sözün farkında olduklarından, kötü bir sonuç yaşamadılar. Ama nikahları resmileşene kadar, gerçek anlamda birlikte olmamaya(hayatta her şey olabilir düşüncesiyle) dikkat ettiklerini biliyorum. İmam nikahını birbirlerini günaha girmeden görebilmek için tercih etmişlerdi...
Olayı bu şekilde anlatmam, aileden izinsiz imam nikahını onayladığım anlamına gelmesin. Ama aklı başında olan insanlar için bazen çözüm olabiliyor. Allah kalplerde olanı bilir. Doğru niyetle yapan doğru, kötü niyetle yapan kötü sonuç alır...
Bana göre habersiz imam nikahından en çok, evli erkeklerle birlikte olan bayanlar zarar görüyor...
Birde şunu eklemek istiyorum; bu sahte hoca işini anlayamadım.
Bizler, islam devletinde yaşamıyoruz ve İslami bir devletin görevlendirdiği dini bir evlilik görevlisi yok. Şu anda nikah kıyan cami imamlarının ise hiç bir resmi yetkisi yok.
Bu durumda, müslüman olduğunu bildiğimiz her hangi güvendiğimiz yetişkin biri, dört müslümanın şahitliğinde dini nikah kıyabilir.
Yani bir bakıma, dini nikah için çağırdığımız imamlar da sahte hoca (!) oluyor...
Kumral Abdal
Mar 2 2006, 07:11 PM
Üniversite gençliği ve İmam Nikahı;
Arkadaşım öyle bir labirente girdinki sorma.Niye dersen, konuda üniversite gençliği var.Ekmek,özgürlük,demokrasi,insan hakları ;ben özgürüm,sen özgürsün biz özgürüz
Ben şahsım olarak o badireleri 1996'da kazasız ve belasız Allaha şükür atlatdım.Geleceğin fertleri olarak üniversite yaşamı , insanda oluşturduğu ben artık özgürüm kavramı sonucu tam bir girdap; ve girdaba kapılıp giden çok.Bu nikah mevzusunu adam gibi yapıp, adap ve edebine riyaet eden arkadaşlarımızda yok değil.Bunlar genelde tıp bölümlerinde çoktu.Çünkü eğitim dönemleri uzun ve çetin geçiyor.Tıptan öğrencilerin aile rıza ve izinlerini alıp, aile meclisininde katıldığı hem dini ,hemde resmi nikahlarını yaparak eğitimlerine beraber karı ve koca olarak devam eden çok gördüm.
Bunlara zıt olarakta, bu mevzunun cılkını çıkartan haddinden fazla örnek vardır. Bunlara karışamazsın,öğüt veremezsin; bunu yaparsan cevap açık ve nettir '' Namus kavramı bizim Beynimizdedir, Orda Değildir '' veya '' Özel Hayata Müdaale '' veya daha açık bir cevap '' Aşk Gayrimeşru Yaşamayı gerektir, Evlilik Aşkı öldürür '' . The End ; Bitti; Cevabı aldık, Otur oturduğun yerde Sen !!
Benim dört senelik üniversite hayatım ve otuzuma merdiven dayamış ak saçlı başımın bana verdiği cevap ise '' Bu zamanda gerçek dini nikah, resmi nikahtır '' .
.Peki imam nikahı ?. O Elbette yapılacak ve kadın hakkı mihri verilecektir.
Nikahtan benim anladığım '' İLAN EDİLMEK ,DUYURMAK '' . Bunu yapmadan nikah nasıl imam nikahı ve nasıl bir akid, söz verme , anlaşmadır ; anlamıyorum
Ben üniversite yaşantısı olarak konuyu ele aldım
Selametle
hamrA
Mar 2 2006, 08:32 PM
http://www.menzil.net/iaile/DD.htm
Zaman zaman olacak buluşmalarda haram bir davranışta bulunmuş olmamak için nişanla beraber dinî nikâh da yaptırmak istiyoruz. Bunun hükmü nedir? Ya da tavsiye olunur mu?
Bilindiği gibi Islâm'da nikâh; "evlendim", "kabul ettim", gibi icab ve kabul ile kolayca oluşan bir akiddir. Akid oluştuktan sonra da her türlü hukukî sonucu sabit olur. Düğün öncesi nikâha bu açıdan baktığımızda şunları söyleyebiliriz: Öncelikle bu, İslamın ne tavsiye ettiği ne de saf dönemlerinde uyguladığı bir tatbikattır.
Bu tür bir uygulamanın peşinden getirecegi sonuçlara gelince: Kadın şer'an erkeğin tam anlamıyla karısıdır ve daha önce de söylediğimiz gibi karşılıklı olarak, nikâh akdinden doğacak her türlü hakka sahip ve vazife ile mükelleftirler. Erkeğin, yatağına davet etmesi halinde kadının bunu, ebeveyninin izin vermemesi bahânesiyle terketmesi mümkün değildir. Aksi halde kocalık hukukuna saygısızlık (nüsûz) etmiş olacaktır. Çünkü ebeveyninin bunu artık reddetme yetkisi yoktur. Bu akitle birlikte kadının nafakası (yeme-içme, giyme ve mesken) erkeğin omuzlarındadır ve kadının bunu istemek hakkıdır. Vermese erkek, hukuku çiğnemiş, verse bir yarara (istimta'a) sahip olmadan vermiş olur. Buluşmaları ve çok uzak olmayan ihtimalle zevciyyet ilişkisinde bulunmaları halinde sonuç, çok daha kötü olabilir. Kadın şer'an erkeğin nikâhlısıdır. Bu durumda azımsanmayacak oranlarda vuku bulan ayrılma ihtimalinde, ayrılma isteği ya da sebebi erkekten ise, bugünkü kanunlara göre kadın hiçbir hak iddia edemeyecek ve bu durum onun, hayatı boyunca sürecek bir maduriyetine sebep olacaktır. Islâmî müeyyidelerin bulunmamasından yararlanan (!) erkek ise, bir yönden hukuku çiğnemiş ve büyük bir günah işlemiş olacak, diğer yönden, yaptığı yanına kâr kalacaktır. Ayrıca "duhulle" kanunî bir hak halini alan mihrini de, zorlayıcı bir kanun bulunmadığından, kadına vermemekle, onu ikinci bir maduriyete uğratacaktır. Aslında imanı tam bir erkek, bu şartlar altında da bunları yapamaz, ancak dinî gayreti bu konulardâ kendisine engel olabilecek erkek henüz çok azdır. Ayrılma isteği ya da sebebi kadından gelmişse ve erkek de bunu istemiyorsa, bu defa da yürürlükteki kanunlardan yararlanma yoluna kadın gidecek ve henüz resmen nikâhsız olduklarından, erkekle hayatlarını birleştirmeyi kabul etmeyebilecek ve bir yönüyle bu defa da erkek gadre ugrayacak; diğer yönüyle de kadın cezalandırma yoluna gidecek, onu boşamayacak ve kadın buna rağmen başkası ile evlenmesi halinde, şer'an ömür boyu zina hayatı yaşamış olacaktır. Konunun bir başka yönü: Bu uygulama ile; belirli gayelere hizmet eden yayın organları ve çevreler tarafından ısrarla propagandası yapılıp teşvik edilen, evlilik öncesi flörte, şer'î bir kılıf uydurulmuş olacaktır.
Peki ne yapmak gerekir? Önce bu uygulamanın sebeplerine inilmeli ve bunların Islâmî olmadığı görülmelidir. Rasûlullah Efendimiz tarafından "En hayırlı evlilik" diye nitelendirilen, külfeti en az evlilik gündeme getirilmeli ve özellikle doğuda ve hasseten de Erzurum ve çevresinde uygulanan ve damadın artık ömür boyu belini doğrultamamasına sebep olan ağırlıklı düğünlerin gayr-i Islâmî ve ilkel olduğu vurgulanarak anlatılmalıdır. Bu, meselenin ekonomik sebebinin çaresidir. Bu şekilde, külfetli düğün yapan aileler kınanmak ve kızları için de, damatları için de, veliler için de hayırlı bir iş yapmadıkları takbîh ile kendilerine duyurulmalıdır. Bu da sosyolojik sebebin çarelerindendir. Müslümanca yaşamak isteyen aileler kızlarını Islâmi kültürle yetiştirmeli ve tam bir şahsiyet kazandırarak onları çeyizi ve mobilyası çok olan hemcinslerine karşı aşağılık duyacak seviyeden kurtarmalı, tığla atılan milyonlarca ilmek ve buna dökülen göz nuru yerine, bu yolda harcanan yüzbinlerce parayla yapabilecekleri ve bu ilmeklere verilen zamanın onda biri ile iki dünyalarına yetecek kadar kültür elde edebilecekleri, yani kitap okuyabilecekleri, kalan zamanlarını da daha hayırlı işlerde kullanabilecekleri kendilerine anlatılmalıdır. Oğlan velileri böyle kızlâr aramalı, kız velileri de bu şuur düzeyinde oğlanlar bulmalıdırlar. Bu ise, meselenin psikolojik sebebinin çaresidir. Ancak çevre faktörünün bunda tesirli olduğu ve köylerde ya da muhafazakâr çevrelerde bu uygulamanın sonuçlarının, böyle olmayan yerlerde ve şehirlerdeki kadar menfi olmayacağı da kabul edilmelidir. Her şeye rağmen böyle bir uygulamaya gidiliyorsa, şer'î nîkahla beraber resmî nîkâhın yaptırılması da tavsiye edilebilir. Böylece şer'î müeyyidelerin bulunmadığı bir ortamda, şer'î olmayan yollarla da olsa kuvvet dengesi sağlanmış olacaktır. Bu marazı belirti için kısmı tesir gösterecek bir çareden daha söz edilebilir. Eskiden olduğu gibi evlenemeyecek çiftlere maddi yardım sağlayan vakıflar kurmalı ve evlilik için çeyiz gibi bir problemin kafalarda artık problem olmaktan çıkmasını sağlamâ yoluna gidilmelidir, gidilebilir.
DiLhayat
Mar 2 2006, 10:59 PM
Aslında bu konuya yazmayacaktım.Zira Hale arkadas gerekeni yazmıştı.
İşin garip tarafı...
Kampüslerde o kadara affedersiniz islami açıdan gayri meşru ilişkilerde kırıştıran, açıktan-gizliden sevgili olan varki,o zina ilişkiler sebil gibi türürken,tutup meşru yolu seçip, imam nıkahlı tek helalini seçenler eleştiriliyor, buna anlam veremiyorum.Madem damara dokunuyor,niye zinacılardan başlanılmıyor sorgulamalar,yargılar,ayıplamalar,durun demeler?Öyle ya, nihaksız iken sevişmeyi bırakın,helalin olmayan ile el tutuşmak bile zinadan olmasına rağmen, onlara niye susulurken garibim nikahlılara laf atılıyor,öyle değil mi?
Sormadan edemiyorum, nikahlıları sorgularken,işin içinde cidden bir değer kaybını durdurma talebimi var?
Bu sorgulamaların gerçek amacı cidden buysa eğer ,o halde 95% zınacılardan başlanılsın derim...!!!Aksi taktirde bu denli sorgulamaları kemalist zeminli müslümanları karalamadan öte gitmeyen uğraş olarak değerlendirmemiz gerekiyor.
La_Edri
Mar 3 2006, 11:07 AM
İmam nikahının geçerli olabilmesi için ilan edilmesi gerekiyor.Aksi halde,zinadan başka bişey değildir.
"garibim nikahlılar "demişsiniz haklısınız .Kandırılan bir dolu garip!!Kendilerini kandıran,ailelerini kandiran bir dolu garip.
Olası mağduriyetleri engellemek için lütfen kulaktan duyma bilgilerle hareket edilmesin ve işin ehli ile görüşülsün.
Dün 3 ilahiyat hocası ile görüştüm ayrı ayrı sordum;
"camiamızın yarası haline geldi bu mesele"dediler.ve sosyal yaşamla dini hayatın birbirinden ayrılmayacağını,Allah ın rızasının,ailenin rızasında olduğunu söylediler.Ve İlan edilmeden imam nikahının olmayacağını defalarca belirttiler.
Hocalarla görüşmelerimiz uzun sürdü dini açıdan ve sosyolojik açıdan değerlendirdiler ve hallerinden belli ki gençelerin bu konuda yanlış bilgileri onları çok üzmüştü.
İmam nikahı ile ilişki, meşru kılınmaya çalışılıyor. İlan olmazsa nikah olmaz !!
La_Edri
Mar 3 2006, 12:14 PM
konu ile ilgili bir yazı ,eklemek istedim arkadaşlar..
Nikah Nasıl Namus Fitnesine Dönüşüyor?
Sitemiz ilk kurulduğundan bu yana bize nikah ile ilgili gelen sorular, en çok sorulan sorular arasında ilk sıralarda yer alıyor. Ve bu sorular arasında da gizli nikah ile alakalı sorular… Kimisi gizli nikahın caiz olup olmadığını sorarken, kimisi de gizli nikah ile alakalı mağduriyetini anlatıyordu. Neredeyse tüm sorularda da mağdur olan kız tarafıydı.
Günümüzde özellikle üniversite kesiminde sanıldığından çok daha fazla, dindar fakat cahil gencimiz ailelerinin haberi olmadan veya aileleri karşı çıksa bile onlardan gizli olarak ilerisi için yaptıkları planları kendilerine gerekçe olarak göstererek aralarında gizli nikah kıymaktalar. Gizli nikahın neden olduğu sosyal problemleri yazımızın sonunda anlatmadan önce işin kitap ve sünnet perspektifinde fıkhi boyutuna kısaca bakmaya çalışacağız.
Dinin ve imanın Allah nazarında makbul olmasını dileyen her Müslüman nikah meselesinde de Allah’ın koyduğu ölçünü ne olduğunu bilmek ve ona uymak zorundadır(1). Allah’ın ve Peygamberin (s.a.v) koyduğu ölçüler içerisinde ki bir nikah İslami Nikahtır. Alimlerimiz İslami Nikahın esaslarını genel hatlarıyla şöyle sıralamışlardır:
1. Kişi, büluğ çağına erince geciktirilmeden evlendirilmelidir(Nisa,6)
2. Mümin bir erkek mümin bir kadınla veya ehl-i kitap bir kadınla evlenebilir. Fakat mümin bir kadın sadece mümin olan bir erkekle evlenebilir. Fakat tavsiye edilen Mümin bir kişi mümin bir eşle evlendirilmesidir. (bakara, 221)
3. Kadınlardan hoşa gidenle evlenilmedilir.(Nisa,25)
4. Kadın namuslu, fuhuştan uzak ve gizli dost edinmeyenlerden olmalıdır.(Nisa,25)
5. Kadına mehri verilmelidir(Nisa,25)
6. Nikah aleni olmalıdır. Hz.Peygamber(s.a.v) nikahın aleni olmasını, bu maksadla ziyafet verilmesini ve hatta defle ilanat yapılmasını ısrarla, tekrarla emretmiştir. (Buhari-Nikah, Tirmizi-Nikah, İbnu Mace-Nikah)
7. İslami nikahın müddeti müebbettir. Yani kadın ve erkek hayat boyu beraber olmak için evlenirler. Kişi, içinden belli bir müddeti niyet etmiş olsa bile bu müebbet kabul edilir.
8. Nikah, kadın ve erkek arasında veraset hakkı tesis eder.(Nisa,12)
Yukarıda saydığımız prensipler kelimesi kelimesin ayet meali değilse de, hadislerin de yardımıyla, alimler bu hükümleri netleştirmiştir.(2)
Gizli nikah kıyanların en büyük dayanağı Hanefi mezhebinde nikahın sahih olması için velinin izni şart değil hükmüdür. Halbuki konu mezhep mukayesesi değil dinimizde nikah meselesinin nasıl ele alındığıdır. Dinimiz, meseleleri tüm buudlarıyla ele almıştır. Mezhepler ise bu buudlardan birini nazari planda öne almıştır. Örneğin Hanefiler iki şahid yönünü, şafiler ailenin izni yönünü, Malikiler nikahın ilanı yönünü ön plana almışlardır. Fakat bu öne alış sadece nazariyattadır. Tatbikatta ise üçü birleştirilir. Memleketimizde evlenme, önce ailelerin, görücülerin mutabakatı ile başlar, iki şahid huzurunda nikah kıyılır ve düğün ve ziyafetle ilan edilir. Maalesef Kur’an ve sünnetin ruhuna uygun olan bu evlenme şekli yıkılarak yerine yeni telakkiler dini bir kılıfla yerleştirilmeye çalışılmaktadır.
Konunun Efendimiz(s.a.v) ve sonrası sahabe dönemi uygulamalarına bakacak olursak, bir Hadiste Efendimiz(s.a.v) “Velisinin izni olmadan evlenen kadının nikahı batıldır…” (3) buyurmuştur. Aynı hadis Muhallada “Kadın velisinin izni olmadan evlenemez. Şayet velisiz evlenirse nikahı batıldır, nikahı batıldır, nikahı batıldır” (4) şeklinde geçmiştir. Hz.Ömer’ (r.a.)in kadınların velilerinin veya ailelerinin rey sahibi birisinin veyahut Sultanın izniyle evlenmesi gereğinde ısrar etmiş(5), velisinin izni olmadan evlenen kadınların nikahını reddettiğine dair bir çok rivayette kaydedilmiştir.(6) Evlenmelerde, velinin gıyabına nikah yapma meselesine en şiddetli karşı çıkanın Hz.Ali (r.a.) olduğu, İbnu Abbas’ın (r.a.) velisi olmadan nikah yapan kadınları fahişe olarak tavsif ettiği rivayetlerde gelmiştir.(7) İbnu Abbas’a göre en az dört unsurla nikah gerçekleşir: “Talib, veli, iki şahid”(8)
Velinin iznini tamamlayan diğer unsur nikahın ilanıdır. Bu sebeple def çalmak, güfte söylemek meşru kılınmıştır.(9) Bazı rivayetlerde ilanatsız, gürültüsüz, sadece iki şahidle yapılan nikahın “gizli nikah” olarak tavsif edilip reddedildiğini görmekteyiz.(10) İmam Malik bu durumda şahidlerin de nikah yaptıranlarında cezalandırılmasına hükmeder.(11) İmam Malik nikahın ilanı meselesine o kadar ehemmiyet vermiştir ki, ilan olunca şahid bulunmasa da nikahın sahih olacağını söylemiştir.(12) Efendimiz (s.a.v) bir hadislerinde “Gizli nikah caiz değildir, nikahta ya def işitilmeli ya da ziyafetin dumanı görülmelidir” buyurmuştur. Bu hadisi kaydeden İmam Malik, peşine, Ömer İbnu Abdülaziz’in Eyub İbnu Şurahbil’e şu tamimi gönderdiğini ilave eder: “Yanındakilere emret; Nikah sırasında def çalsınlar. Zira def, nikahla zinanın arasını ayırd eder” (13). Ebu Hureyre’de (r.a.) zina yapan kadının; “Kendi kendine nikah yapan kadın” (14) diye tarif edildiğini belirtir.
Evlenme sonuçta içtimai bir hadisedir. Her anne-baba büyütüp, yetiştirdikleri, üzerlerine titredikleri yavrularının mürüvvetini görmek ister ve bu onların en büyük haklarıdır. Hatta değil anne-baba, kardeşler ve diğer akrabalar için kardeşlerinin, yeğenlerinin, torunlarının evlilikleri çok büyük bir mutluluktur. Onun için gençler evlenmeden önce kendi ailelerini düşünmüyorlarsa da kendi kız kardeşlerinin veyahut ileride olacak çocuklarının kendilerinden habersiz bir şekilde evlenmeleri durumunda neler hissedeceklerini bir düşünmelidirler.
Buraya kadar saydıklarımız nikahın kıyılması ile alakalı hususlar. Bir de nikah kıyıldıktan sonra gençleri bekleyen sorunlar var ki işin bir diğer önemli tarafı da burası. Bu kısım sadece gizli nikah kıyanları değil resmi nikah olmadan nişanlılık döneminde nikah kıyan çiftleri de ilgilendiriyor. Resmi nikah kıyılmadan evlenen kız tarafının başına gelen en büyük sorun çiftlerin bir anlaşmazlık içerisine girmesi sonucu kız tarafının ayrılmak istemesine karşın erkek tarafının nikahı vermemesi. Bilindiği üzere nikah kıyılırken kadın boşama hakkı almaz ise boşama hakkı sadece erkekte olmaktadır. Eğer kadının boşama hakkı yok ise, başına böyle bir olay gelen kardeşimizin dediği gibi “erkek tarafının nazı” beklenir.
Erkek tarafının kadını boşadığı durumlarda ise karşılaşılan en önemli sorun çiftlerin aralarında ki nikah bağına güvenerek cinsel ilişkiye girmeleri veyahut cinsel ilişkiye girmeden de olsa cinsel tatmine ulaştırıcı hareketlerde bulunmaları. Bunun sonucu olarak da daha önce hayatında karşı cinsle ilişkisi olmamış kişilerin -özellikle bayanların- kendilerini kirlenmiş veya suçlu hissetmeleri ve mağduriyetleri. Düşününce, böyle bir ilişkisi olan kişinin bunu ailesine veya ileride evleneceği başka bir kişiye anlatmasının ne kadar zor ve delikanlılık istediğini de anlamak zor değil. Anlatmadığı durumlarda ise ailesinin veya daha sonra evlendiği kişinin öğrenmesi durumunda vereceği tepki de belki aileleri yıkılma noktasına getirecek başka bir mesele. Gerçi genelde böyle durumlarda erkek tarafı nikah kıyılsa dahi aralarında cinsel bir ilişki olmayacağını söyler. Bu söz, Merhum Esad Coşan Hocaefendinin eve televizyon alınıp alınmayacağı hakkında ki bir sohbetinde anlattığı bir hatırayı aklıma getirdi:
Birisi Hocamız'a gelmiş. Bizim ihvandan biraz akıllıca bir kardeş...
"--Efendim, televizyonun düğmesi elimizde değil mi? Kapatırız kötü bir şey geldiği zaman!.." demiş.
Hocamız kızmış, şöyle arslan gibi bir doğrulmuş:
"--Onu yapmak için evliyâ olmak lâzım!" diye azarlamış.
Şimdi televizyonu kapatmak için evliya olmak gerekiyorsa, kişinin nikahlı eşiyle yalnız kaldığı zaman kendine hakim olması için ne olması gerektiğini biraz düşünmek lazım.
Velhasıl üniversitelerimiz dindar gençlerle doldu diye sevinir, şükrederken bozulmamış birkaç değerimizden olan aile yapımızı yıkılma noktasına doğru götürüyoruz. Ve bunu dindarlık kılıfı altında ve flörte karşı çıkarak(!) yapıyoruz. Biz sadece bize gelen sorulardan öğrendiklerimizin küçük bir özetini sizlere sunduk. Daha pek çok problem gizli veya resmi olmadan kıyılan nikahlarla beraber gelmekte. Şunu unutmamalıyız ki, evlilik, yeni bir aile kurma, sadece İslam milletinde değil tüm dünyada bir mutluluk sebebi, saadet kaynağıdır. Bunu bir dipsiz kuyuya, bir mutsuzluğa ve bir namus fitnesine dönüştürmemeliyiz. Gençler zamanın şartlarına göre kendini ayarlamalı, sabrederek hem dünyada hem de ahirette beraber olacakları mesut aileler kurmalıdırlar.
Kaynakça:
1-2-Namus Fitnesi Mut’a-Prof.Dr.İbrahim Canan
3-Abdürrezzak, Musannaf 6, 195
4-(İbnu Hazm, Muhalla 11, 24; İbnu Mace, Nikah 15)
5-Darehutni 3,229
6- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 198-199
7- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 197. İbnu Mace’nin rivayetinde bu tavsif merfudur.(Hz.Peygamberin (s.a.v.)sözü) Sünen Nikah, 15
8- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 197.Dul kadın nikah işlerinde bakire gibi değildir. Velinin izni fıkhen bakireler hakkındadır.
9-Buhari, Nikah 50
10-İmam Malik, el-Müdevvene 2, 194
11-A.g.e., aynı sayfa
12-Feteva’yı Kadıhan, 1, 331
13- İmam Malik, el-Müdevvene 2, 194
14-Darekutni, Sünen, 3, 228
DiLhayat
Mar 3 2006, 01:40 PM
ALINTI(La_Edri @ Mar 3 2006, 12:07 PM)

İmam nikahının geçerli olabilmesi için ilan edilmesi gerekiyor.Aksi halde,zinadan başka bişey değildir.
Bak kardeşim hatalı hareket eşittir zina değildir.İlan edilmeyen imam nikahı
dedikodulara yol açar ama zina'ya girer demen büyük bir yanlış.Hurafe bilgiler dağıtmaya
bire bir bu forumlar zaten.İmam nıkahını ilan etmeyince bunun zina oluşuna dahil fetvayı kimden
aldın sen?!
İlan edilmeyen imam nikahını, kimseler bilmese bile Allah c.c biliyor.Onun nazarında kıyıldığına
görede, O en büyük şahit.Bu durumda zinadan bahsetmek çok çok garip.
Mağdur kalan bayanlara gelince...
Evet, islam hukukunu ihlal etmiş olan batıl kemalist düzende hiç bir hak iddia edemez sırf
imam nikahlı kadın-erkek,nikahlarını ister ilan etmiş olsunlar ister ilan etmemiş olsunlar.
Bu durumun en mağdurlarıda bayanlar oluyor,elbette ki.
Erkeğin karaktersiz çıkması durumda elbette ilan edilmiş olsun,ilan edilmemiş olsun,
hakkını savunamayacağı bir düzende herzaman mağdur kalacaktır.
Sonuçta ne diyebiliz?Evet, bu batıl kemalist,Allah'ın şeriatını kanun yerine koymayan bir düzende
sırf imam nikahlı (ilan edilmiş/edilmemiş) evli olmak rizkli bir girşimdir.Hatalı bir girişim de diyebiliriz,
ama asla zina sınırları içine girer diyemeyiz!!!!Bu farkı kavraya bildiniz mi şimdi?!
İkinci gönderdiğin metinde 'Gizli nikah' ibaresi geçiyor...
Gizli nikahtan kasıt nedir orada?Açıklanmamış bir kere.
-Nikah esnasında en az iki şahidin olmayışımı?
-İki şahidin ve nikah kıyanın olması ,ama ailelerin kıyılan nikahdan haberdar olmamasımı?
-İki şahit ve nikah kıyanın olması, ama sadece tek tük kişinin bilmesi, geniş çevrenin bilmemesimi?
Metin islami evliliğin nasıl bir çerçeve içinde yapılması gerektiğini açıklıyor, kavga,
fitne, dedikodu, ihlal çıkmaması için.Tamam doğru sözler.Ama dikkatli okuyun, o metnin
içinde ''gizli evliliğin'' zina oluşunu vurgulayan bir kelime bile yok.
Ayrıca bir insanın imam nikahlı olduğunu bilmek/duymak,o nikahın pekde gizli oluşuna/tutuluşuna
işaret değildir.Velhasılı, ilan edilmemiş,en azından kısmen ilan edilmemiş imam nikahı yapanların sebeplerini, onları bu davranışa iten sebepleri bilmedikce/göz önünde tutmadıkca genellemeli haddi aşan yargı enkizisyonuna dönüşmekten öte gitmez sarf edilen sözler.
hale
Mar 3 2006, 01:56 PM
ALINTI
Ayrıca bir insanın imam nikahlı olduğunu bilmek/duymak,o nikahın pekde gizli oluşuna/tutuluşuna
işaret değildir.Velhasılı, ilan edilmemiş,en azından kısmen ilan edilmemiş imam nikahı yapanların sebeplerini, onları bu davranışa iten sebepleri bilmedikce/göz önünde tutmadıkca genellemeli haddi aşan yargı enkizisyonuna dönüşmekten öte gitmez sarf edilen sözler.
kesinlikle katılıyorum...
Türkiye şartlarında, özellikle üniversite düzeyine gelmiş insanların artık bazı konularda, hata bile olsa, ailelerinin izni olmadan bir şeylere karar verme hakları olmalı...
Evlilik çağına gelmiş insanlar için hala "velisinin izni" kelimesini kullanıyorsak, vay halimize...
Yetişkin evlatlarının, yatak odalarına kadar karışan ebeveynler olduğu sürece, biz daha çok ilan edilmemiş nikah görürüz...
Leader
Mar 3 2006, 03:16 PM
İmam Nikahı Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmıyor bildiğim kadarıyla. Devletçe tanınmayan bir oluşumun insanlar arasında tanınması imkansızdır. Ortada bir otorite vardır. Olması gereken nikahın türü bellidir.
nesil
Mar 3 2006, 05:32 PM
Olması gereken nikah nedir Leader?
Zemahşeri
Mar 3 2006, 06:00 PM
ALINTI(Leader @ Mar 3 2006, 03:16 PM)

İmam Nikahı Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmıyor bildiğim kadarıyla. Devletçe tanınmayan bir oluşumun insanlar arasında tanınması imkansızdır. Ortada bir otorite vardır. Olması gereken nikahın türü bellidir.
Leader senin bu otorite saplantın nedir kuzum.Okuduğum kadarı ile ilim sahibi birisin.Niye otorite savunulucuğu yapıyorsun.Bu ülke laik bir ülke ama biz müslümanız bunun ayrımına varalım artık.Kendinizi biraz azınlık olarak görmeyi deneyin. (nicelik anlamında değil nitelik anlamında azınlık)
tugra
Mar 3 2006, 06:15 PM
Otorite imam nikahını tanımıyor.Leader de otoriteye boyun eğmemiz gerektiğini söylüyordu.O zaman biz bu imam nikahını kabül etmiyelim.Otorite çarpar sonra...
ubeyd_el_turki
Mar 3 2006, 11:35 PM
ALINTI(DiLhayat @ Mar 3 2006, 01:40 PM)

Ayrıca bir insanın imam nikahlı olduğunu bilmek/duymak,o nikahın pekde gizli oluşuna/tutuluşuna
işaret değildir.
Doğrudur.Ki İmam-ı Azam ve İmam Şafii böyle bildirmiştir.Şahitlere baskı yapılıp gizlenmeleri istense dahi nikah sahihtir.
ALINTI(DiLhayat @ Mar 3 2006, 01:40 PM)

Velhasılı, ilan edilmemiş,en azından kısmen ilan edilmemiş imam nikahı yapanların sebeplerini, onları bu davranışa iten sebepleri bilmedikce/göz önünde tutmadıkca genellemeli haddi aşan yargı enkizisyonuna dönüşmekten öte gitmez sarf edilen sözler.[/i]
Bu ise FIKIH açısından hatalıdır.Fıkhın Kuralları kişilerin şartlarına göre değişmez.Kişiler KANUN'a uymak mükellefiyyetindedirler.
Leader
Mar 4 2006, 12:56 AM
Bakınız otoriteye takmamın nedeni şu anki yönetim biçimine ayılıp bayılmam değildir! Ama Dinimiz kendi başımıza yaşamaktansa batıl bile olsa bir otorite altında yaşamamızı istiyor! Bunun nedeni düzendir. Otoriteye uygun nikah mantığındada düzen yatmaktadır. Nikahın temelinde evliliğin toplum ve devlet tarafından tanınmasıdır. Evliliğin ilanı sadece topluma karşı değil devlete de karşıdır! Çünkü her hangi bir uygulamaya tabi tutulduğunda bu uygulama devlet tarafından uygulanmaktadır! bu yüzden devlet evililiği bilmelidir ve haberdar olmalıdır. KAyıt devlet kayıtlarına geçmelidir... Bu işin soy takibi kısmı var bunun devlet arşivlerinde olması kısmı var. Gelecek için tarih yazımı kısmı var.. Bizim başımıza buyruk ufak düşüncelerle devleti din düşmanı olarak niteleyerek kafamıza uygun olarak yaşamamız iyi niyetle bile olsa kaos ortamı doğuracaktır. Ayrıca şu vardır ki otoriteye her halukarda uyacağız. Mesela devletin verdiği nemaları alırken uyacağız zammı alırken uyacağız türlü durumlarda uyacağız!!!
DiLhayat
Mar 4 2006, 01:47 AM
-------------
DiLhayat
Mar 4 2006, 01:59 AM
ALINTI(ubeyd_el_turki @ Mar 4 2006, 12:35 AM)

ALINTI(DiLhayat @ Mar 3 2006, 01:40 PM)

Ayrıca bir insanın imam nikahlı olduğunu bilmek/duymak,o nikahın pekde gizli oluşuna/tutuluşuna
işaret değildir.
Doğrudur.Ki İmam-ı Azam ve İmam Şafii böyle bildirmiştir.Şahitlere baskı yapılıp gizlenmeleri istense dahi nikah sahihtir.
ALINTI(DiLhayat @ Mar 3 2006, 01:40 PM)

Velhasılı, ilan edilmemiş,en azından kısmen ilan edilmemiş imam nikahı yapanların sebeplerini, onları bu davranışa iten sebepleri bilmedikce/göz önünde tutmadıkca genellemeli haddi aşan yargı enkizisyonuna dönüşmekten öte gitmez sarf edilen sözler.[/i]
Bu ise FIKIH açısından hatalıdır.Fıkhın Kuralları kişilerin şartlarına göre değişmez.Kişiler KANUN'a uymak mükellefiyyetindedirler.
Ortada iki gerçek var:
1.Yaklaşık 80-90 yıldır,batıl ve şeriat dışı yönetilen kemalistligi ile putperest bir ülkede islami kurallarca günlük hayatı bezeme uğraşları;(islamca yaşantıyı çeşitli yollardan silmeye kalkişan,öcüleştiren karalayan kemalistperest din düşmanı düzen içinde bu ne kadara mümkünse artık.)
Böyle bir ülkede, böyle bir devirde adam insanlar imam nikahı yapıyor;sonra neymiş ilan etmemiş nikahını,birleri avazını açarak her ithamda bulunuyor o kişilere karşı,ta ki zina diye zırvalayanlar bile çıkıyor.
Namaz kılmayan bir insan nasil kafir olmuyorsa,sadece günahkar oluyorsa,nikahını ilan etmemekle dedikoduya yol açtığı için hata yapmış olabilir bir evlenende, ki bu evlilik meselesindeki durum görüs acısına baglı.ben gidip sen nikahını ilan etmedin diye adamın yakasına yapışmam.Duydugumda kendisine
en içten dileklerimi iletirim olup biter.Niye hep suizan, neden bu deşelemeler?Ama fesatlık yapmak isteyen her konuda birinin acıgını bulur,
ve kir atar ,olmadımı aynısıda örneğin Hz.Ayşe'ye.Bize ne elin adamın imam nikahından????
Lakin yine diyorum öyle bir devirdeyizki,öyle rezalet bir ülkedeyizki,adamın karısı tesettürlü diye atandığı işinden olabiliyor,kadın özel hayatındakapandığı için işinden olabiliyor.Şimdi gelde sen bu aşağılık düzenden adam olduğun gibi görün ve yaşa,yaşayabiliyorsan.Fıkıh ayrıntılarını uygula ugulayabiliyorsan,nerdeee...
Ahkam kesmek hep buralarda.Hadi görüm sizi bu şerrefsiz düzeni yıkın fıkıh ayrıntılarınızın dilinizde olduğu kadara içinizede gerçek manada oturduğunu kabul edeyim!Hadın başkalarına dediğiniz gibi o fıkıhı birde kendinize uygulayın,Fıkhın kuralları kişilerin şartlarına göre değişmez deyin...
Allah'ın farzı Cihadınızı yapın bakalım tıpış tıpış....!!!!
Gelelim Zinacılara...
2.Sözde 99% müslüman bu ülkenin, peki yaklaşık aynı oranda olan zinanın ve zınacıların
niye haddinden gelmiyorsunuz? Tabiki o fıkıh ayrıntısı yaptığınız çenenize bir kondururlar neye uğradıgınızı sasirirsınız.Ya canınızdan yada işinizden veya baska dünyalık malınızdan olursunuz.
Sizin ithamlarınız ancak gariplere,fıkıh parcalamalarınız ancak elinden kolundan tutulmayanlara
olur!!!
Ashabımı o kadara bozuyorsunuzki bu iki yüzlülüğünüzle, ey ithamcilar,ahkam kesenler,fıkıh parçalayanlar...
Bu gavur ülkeye niye dur demiyorsunuzda,zavallım iki üç garibin dalına biniyorsunuz?!!!
Kafir düzenin satılık malımısınız yoksa? Müslümanca yaşamayı çabalayanın bir ufak noksanlıgında
kabarırken, asıl toplumu çürütenlere göz yummakla fıkıhın neresinde oldugunu sanıyorsunuz hareketlerinizin!!!!
Fıkıh ne diyor bu konuda??? heeee!!!!!!!
İpi hep kolay gelen yönden iğneye sokmaya çalışana kadara,bu kafir düzene dayatın islam ve fıkıh
anlayışını,dayatın bakalım dinimizin diregi olan 'imam nikahı'nı kamu alanında meşrulaştırılmasını isteyin.
Sonra gelin fıkıh parcalayın,başım üstünde yeriniz olur.Ama nerdeee bunu yapmak paça ister,
can ister, cüret ister,emek ister,ömür ister,bilmem neler isterde ister...!!!!!
İyisimi hep susunda hiç fark edilmesin zavallılığınız!!!!!!!Kusmayalım bizlerde, tezatlarınızı gördükce!!!!!!
Leader
Mar 4 2006, 03:07 AM
İşte İSlam Aleminin içinde bulunduğu Problemi DiLhayat çok güzel örneklemiş. Bizler ortaya atılan durumu tartışırken insanlara sataşmadan kırmadan durumu halletmeye çalışırken DiLhayat çıkmış problemi bir kenara bırakıp direkt olarak insanlara saldırmış! işte bizim problemimiz budur! olayları bırakıp problemleri kişi bazına indirmektir! Halbuki burada herkes iyi niyetiyle bir şeyler üretmeye olaylara kendi açılarından bakarak olay üzerinde beyin fırtınası yapıyor!
Şimdi imam nikahı meselesine dönersek gençler arasında yapılan bu nikah geçmiş zamanda Mut'a nikahı olarak yapılmaktaydı. Hatta oldukça fazlaydı! Tabi bunların çoğu iyi niyetli evlilikler değildi. Hani zina yapacazda resmi olsun iş gibilerinden. Sonra bir çoğunun evliliği hemen bozuluyordu. Bunun yanında imamnikahının tercih ediliş sebebi bozuluşunun kolay oluşu! tabi bunda islami bir çerçeve vardır lakin islami çerçeve içerisinde yaşamayan insanların iş uçkura gelince dine sarılmaları sonucu bunun istismar edilmeside ortaya çıkıyor. Buda sağlam olmayan evlilikleri ortaya çıkarıyor. çünkü resmi nikah olsa boşanmak bir sürü iş!
Bilinç İslami bilinç olmayınca nikahın islami olması fırsatçılıktan başka bir şey olmuyor. Devlet tarafından tanınmamasıda ayrı dert.!!
Devlet tarafından tanınmamasına karşı gelen insanlar YÖK denkliği verilmeyen üniversiteye giderler mi merak ediyorum=? Hani Öğrenim önemli diyeceksinizde evlilik sanki daha önemliymiş gibime geliyor?
Sağlıcakla kardeşlerim...
DiLhayat
Mar 4 2006, 11:15 PM
ALINTI(Leader @ Mar 4 2006, 04:07 AM)

İşte İSlam Aleminin içinde bulunduğu Problemi DiLhayat çok güzel örneklemiş. Bizler ortaya atılan durumu tartışırken insanlara sataşmadan kırmadan durumu halletmeye çalışırken DiLhayat çıkmış problemi bir kenara bırakıp direkt olarak insanlara saldırmış! işte bizim problemimiz budur! olayları bırakıp problemleri kişi bazına indirmektir! Halbuki burada herkes iyi niyetiyle bir şeyler üretmeye olaylara kendi açılarından bakarak olay üzerinde beyin fırtınası yapıyor!
Şimdi imam nikahı meselesine dönersek gençler arasında yapılan bu nikah geçmiş zamanda Mut'a nikahı olarak yapılmaktaydı. Hatta oldukça fazlaydı! Tabi bunların çoğu iyi niyetli evlilikler değildi. Hani zina yapacazda resmi olsun iş gibilerinden. Sonra bir çoğunun evliliği hemen bozuluyordu. Bunun yanında imamnikahının tercih ediliş sebebi bozuluşunun kolay oluşu! tabi bunda islami bir çerçeve vardır lakin islami çerçeve içerisinde yaşamayan insanların iş uçkura gelince dine sarılmaları sonucu bunun istismar edilmeside ortaya çıkıyor. Buda sağlam olmayan evlilikleri ortaya çıkarıyor. çünkü resmi nikah olsa boşanmak bir sürü iş!
Bilinç İslami bilinç olmayınca nikahın islami olması fırsatçılıktan başka bir şey olmuyor. Devlet tarafından tanınmamasıda ayrı dert.!!
Devlet tarafından tanınmamasına karşı gelen insanlar YÖK denkliği verilmeyen üniversiteye giderler mi merak ediyorum=? Hani Öğrenim önemli diyeceksinizde evlilik sanki daha önemliymiş gibime geliyor?
Sağlıcakla kardeşlerim...
Leader senin ne mal oldugun verdigin yorumlarla ortada,bana abidelik sallama.islamini yasamaya calisan müslümanlara yapmadigini birakmayan kemalist perest yobaz düzenin sözcüsü olan bir adamin bana
bir sey demeye hakki yok tamam mi.Sen yaladigin camuru temizle önce,baskalarina o camurdan atmadan.
hele hele benim bireysel hareketimi/tavrimi tüm müslümanlara mal etmeye hic bir hakkin yok tamam mi!!!
Samimi degilsin sen ne islamin ilkelerine nede müslümanlara ve burda konusulan konuya.Kemalist kokuyorsun!!!!! Bu foruma yazdigin tüm yamuk yorumlarindan anlasilacagi gibi!!!
Birlerinin agzi ile konusup, düzen yalakaligi yapan yorumlarina ihtiyac yok!
Sunuda kafana koy,saldirana saldiririm, saldirana saldirmaliyiz ,yetti artik yetti cünki!
Bana bak.Konuyu mut'a nikahina getirmissin,basligi okuduysan eger orada kocamana "imam nikahi" yaziyor!Senden baska kimse mut'a nikahini konuya katmadi,hele konuyu baslatan hic yapmadi!
Konu mut'a nikahini konusmak olmus olsaydi,MUT'a olarak acilmaliydi!
Öyle acilmakla bambaska yorumlanirdi!ZiRA!
Mut'a nikahi dinimizce caiz degildir!!!!Yapanlar var ise eger,ki ben su yasima geldim
daha mut'a nikahi yapmis birine rastlamadim,duymadim,görmedim, iste mut'a nikahi yapanlar
yok denilecek kadara bir azinlik varsa eger,kendileri sorumlu bundan!
Aynen zina yapmanin haram oldugunu bilip yapanlarin var oldugu gibi!!!!
"Imam nikahi" altinda acarak konuyu,Allah'in sart kilmis oldugu bir degeri karalayip,
indirgemeye calismalarada göz yummayacagiz!!!!!
Bu toplumun ve bilakis gencligin ahlak erezyonuna ugramasindan kusku duyanlar,
hayiflananlar hey....
her köse basinda nikahsiz el ele,kol kol,dudak dudaga dolasanlara göz siperlerini
cevirsinler.Dekoltelerinin,bacaklarinin sinirlarini zorlayan giysilerle cevreyi göz zinasina
itenleri bilakis siper alsinlar tebligleri icin.Tehlike cünki heyelan olarak oradan/onlardan geliyor,
imam nikahi yapanlardan degil!!!!!Sorgulamalarini onlardan baslatsinlar,o genclerin o hale
gelmelerini tesvik eden adi kemalist düzen sorgulansin,forum konusu olsun!!!!
Bu adi laik kemalist düzen kapananlari uni kampüslerinden süpürdü ,simdi dini nikah
yapanlara mi geldi sira ????!
Bu konuyu acip, bir kesime bilincli suizan yapanlara hüsnüzan asla besliyemem,beslemem daha,
kimseler kusura bakmasin!!!!Baksada umrumda degil!!!!
Milletin yatak odasini kurcalayandan daha adisi yok gözümde cünki!!!!!
Leader
Mar 5 2006, 12:34 AM
Hakaretlerinize cevap vermeyeceğim bunları herkesin insafına bırakıyorum...
Yazılarımızda islam kardeşliğine riayet ederek kendi çapımızda görüşlerimizi göstemeye gayret ettik. Asla ütopik yazılar yazmadım çünkü gerçekçi olmalıydım. Bana düzen yalakası demişsiniz yorumunuza saygı duysamda bunu Allah'a havale edeceğimden şüpheniz olmasın. Elimden geldiğince tarih kitapları okumakta ve sosyoloji ile ilgilenmekteyim. Ve tarih pek çok zaman şunu göstermiştir ki insanlar hakettiği yaşamı yaşamış, düzensel değişimler insanların değişmeleriyle oluşmuştur. Düzeni tanımamaya dayalı düşünceler oluşumlar herzaman kaosa sebebiyet vermiştir. Ve düzenin olmadığı toplumlar düşmanları tarafından yıkılmıştır! Biz bu düzeni istiyoruz demekle düzen değişmez. Bizler değişmeli ve istediğimiz düzeni yaşamalıyız. etrafa hakaretler yağdırıp iftira atmaktan zerre kadar çekinmedikten sonra toplumun düzenini eleştirmek nekadar abes kaçarsa genel manada islama uygun yaşamayan bir milletinde istediği şekilde yönetilmesi çok uzak bir durumdur. işte bu sebeptendir ki mevcut düzene karşı tepkiyi haklı bulmakla beraber bunu tanımamayı içeren düşünceleri tehlikeli bulur yapıcılıktan uzak bulurum.
Mut'a nikahı meselesine gelince imam nikahı olaylarından daha önce insanlar (5 6 sene öncesiydi sanırım) Mut'a nikahına karşı ilgi duymuşlardı. Hatta diyanet işleri başkanlığı Bunun caiz olmadığı konusunda açıklama yapmıştı. Problemin temel başlangıç noktasının Mut'a nikahı olduğunu belirttim. Konuyu saptırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktu.
Rabbinizin Rabbim Peygamberinizin peygamberim olması suretiyle Saygılarımı sunuyorum!!!
DiLhayat
Mar 5 2006, 02:45 AM
ALINTI(Leader @ Mar 4 2006, 01:56 AM)

Bakınız otoriteye takmamın nedeni şu anki yönetim biçimine ayılıp bayılmam değildir! Ama Dinimiz kendi başımıza yaşamaktansa batıl bile olsa bir otorite altında yaşamamızı istiyor! Bunun nedeni düzendir. Otoriteye uygun nikah mantığındada düzen yatmaktadır. Nikahın temelinde evliliğin toplum ve devlet tarafından tanınmasıdır. Evliliğin ilanı sadece topluma karşı değil devlete de karşıdır! Çünkü her hangi bir uygulamaya tabi tutulduğunda bu uygulama devlet tarafından uygulanmaktadır! bu yüzden devlet evililiği bilmelidir ve haberdar olmalıdır. KAyıt devlet kayıtlarına geçmelidir... Bu işin soy takibi kısmı var bunun devlet arşivlerinde olması kısmı var. Gelecek için tarih yazımı kısmı var.. Bizim başımıza buyruk ufak düşüncelerle devleti din düşmanı olarak niteleyerek kafamıza uygun olarak yaşamamız iyi niyetle bile olsa kaos ortamı doğuracaktır. Ayrıca şu vardır ki otoriteye her halukarda uyacağız. Mesela devletin verdiği nemaları alırken uyacağız zammı alırken uyacağız türlü durumlarda uyacağız!!!
bunlari yazanda sendin,öyle degil mi?
simdi bu yazdigin ile son yazdigini oku,ve bu yazinla son yazdiklarinin ne kadara bagdasmaz icerikli
olduklarini anla,vede ne kadara zalim düzenden kurtulma isteklisi olup olmadigini, degisim tarafli olup olmadigini anlamaya calis.Agacin altina yatip,meyve düs agzima misali ugras ve tepki göstermeden zulumkarlarin ve zulumlerin,ihlallerin gitmeyeceginide anla.Karar ver adill olmaktan uzak olan mevcut düzenin dostumusun düsmanimisin.Düsmaniysan düzenin dostu gibi konusma.
Ben sana ancak bol basarilar dilerim yolunda,umarimki batil otoriteye tahammül hastaligindan
kurtulur Allah'in c.c otoritesi altina siginma istedigi vuku bulur sendede.
Eyvallah.
DiLhayat
Mar 5 2006, 03:18 AM
ALINTI(Leader @ Mar 5 2006, 01:34 AM)

Ve düzenin olmadığı toplumlar düşmanları tarafından yıkılmıştır!
"Gercekci olmak"!!!! Bak bakalim gercek ne anlatiyor...
-Ha gecmisime, bu günüme, ve gelecegime müslümanca yasamak istedigim icin
el koymus bir düzen tarafindan yikilmisim,ha kafirler tarafindan yikilmisim
bir fark var mi?Oda batil buda batil.Oda düsman buda düsman!!!Onunda yargisi
altinda cekiyoruz,bununda.Oda öldürüyor,buda öldürüyor....
-Elinden gelse yatak odamiza kadara mahremligi delip özellerimize karisan,saldiracagi
yok edilmesi gereken delikler arayan,dini okullarin kapatilmasi icin var gücüyle kanunlarini
güclendiren, bir insanin namaz kilip kilmadigini pantolonunun dizkapaklarinin asinmasindan kavramaya calisan,namaz kilanlardan oldugunda o kisiye asilmaz engeller koyan,hayatini zehir eden,günlük yasam parasindan eden,esinin kapali olmasindan dolayi isindenve kariyerinden olan,kapali diye,ilimden geri tutulan, besleme mertebesine indirgemeye calisan,özel hayatina kadara kontrol edip özel hayatinda bile kapanmasina tahammül etmeyen,edemeyen, bu cürük düzenin nesini savunayim,korumaya calisayim!!!!
Zaten bitmis durumda!!!!
-Düsmanlarimizla tokusan, dostlarimizi siddetle dislayan bu düzen yikilmis,yikilacakmis
arkasindan birde agit mi dökecegim?Ha düsmanin elinden asimile olmusuz,
ha bu düsmanin kuklasi düzen durumu halletmis, ne degisir!!!!
-Düzenimiz olacak, ama o düzen bu düzen olmayacak Allah'in izni ile!!!!
Utopi degildir bu!!!!! En icten bir dilektir!!!!
Ha türkiyede gerceklesir,ha baska ülkede.Ha er ha gec,ama gelecek ama gelecek...
Allah c.c istedikce bunu hicbir güc engelleyemecek!!!
Allah'in şeriati toz toprak, irk ve renk sınırı tanımaz!!!!
Şerıatın sancagı nerden kalkacaksa artık, orası benim yurdum, orası benim düzenim diyebilecegim
yer olacak!Allahu Ekber!Göremesemde o günleri tohumunu evlatlarima asilayacagim Allah'in izni ile!!!!
Bu bir utopi degildir!!!! En icten bedeni ve ruhi bir ugras olacaktir!!!!
MAKRUBE_24
Mar 5 2006, 12:49 PM
Dilhayat kardeşim bence biraz sakin ol...Unutma ki karşına aldığın kişide bir Müslüman ve onunda kendince haklı bir görüşü var...seninde kendince haklı görüşlerin var...Bu beşeri sistem için birbirinizi üzmeyin lütfen...Çünkü üzülen yine onlar değil biz oluruz...onlarda bakar bakar bi taraflarıyla gülerler...Bu işler böyle..Örnek; Irak,daha başka örneğe gerek yok sanırım...şimdi leader gerçekten çok mantıklı düşünüyor...Şu durumda ya kendinize bir otorite kurup şahitler önünde bu nikahı yapacaksınız yada devlete tabi olacaksınız...Bak bu durumdan en çok bayanlar madur olduğu için ben erkek olmama rağmen gerçekten bayan kardeşlerime acırım...yazık valla... hele diyorsun ya bir sürü sahtekarın olduğu Ahir zamandayız ki gözüne kestirdiği saf ve temiz bacımı kandırarak bakın onun için kandırmak pahasına sakal dahi bırakıp göstermelik namaz kılan insanlar olabilir...ki zaten böyleleri çok var...yani saf bacım kandırılmasında vallahi nikah umrumda değil...yani İmam nikahı yapalım..resmisine de gerek yok ama malesef olaylar böyle gelişmiyor...Şimdi şunu anlamış değilim...Neden Aileye haber verilmiyor?...tamam devlet nikahından önce zinadan sakınmak amacıyla imam nikahı kıydın, neden aileler haberdar edilmiyor?..Bu gerçekten çok garip bir durum...Birde mehir var biliyorsunuz Efendiler Efendi(S.A.V.) Hz. Ali(r.a.)'den mehir almıştır...Peki kızın babasına bu mehri vermeden nasıl nikah sahih olur?...Bu konudada şüpheliyim..Birde ilan konusu ayrı bir vakka..Biz Biliriz ki Efendiler efendisi topluluğa ilan etmiş ve damatıda bunu tastiklemiştir...
Hem şu var sen o şahısla nasıl tanışıyorsun?..Bir kafede mi? bir parkta mı? nasıl anlaşıyorsun?...kendi başına flört mü ediyorsun? gibi sorular sorulduğunda yanlışın içinden doğru çıkarmaya çalışmamın ne kadar anlamsız olduğunu anlayacağız...Dolayısıyla gelin kalp kırmayalım..Hekerte iki sermaye var ki onlar olmadan hiç bir şey, onlar olduğunda çok şeydir...O da Akıl ve kalp...Dolayısıyla herkese bunları kullanmasını tavsiye ediyorum..Saygılarımı sunuyorum...Allah'a emnet olun...
DiLhayat
Mar 5 2006, 02:38 PM
ALINTI(MAKRUBE_24 @ Mar 5 2006, 01:49 PM)

Dilhayat kardeşim bence biraz sakin ol...Unutma ki karşına aldığın kişide bir Müslüman ve onunda kendince haklı bir görüşü var...seninde kendince haklı görüşlerin var...Bu beşeri sistem için birbirinizi üzmeyin lütfen...Çünkü üzülen yine onlar değil biz oluruz...onlarda bakar bakar bi taraflarıyla gülerler...Bu işler böyle.....
Kusura bakma Makrube_24 kardes Rabbin seriat ilkelerine ters düsen bir düzenin kolcusuna
anlayis göstermeye mecbur degilim.Onlar bize anlayis gösteriyor mu???!!!!
Bu is tek tarafli yürümez!!!! Hep tek tarafli anlayis talebi,hep müslümanlar anlayis göstermeli nedense!!!!
Anlayis göstere göstere bu hallere düsmedik mi??!!!!Anlayisli olmamiz ve sonsuz gösterdigimiz tahammülümüz biz müslümanlari bu adi düzenler altinda ezilmeye itmedi mi!!!!.
Anlayis gösterdik diye basimiz göge mi cikti?!!!!Bilakis tersi oldu,yoldukca yoldular ve yoluyorlar bizleri!!!
Ne bir bombalanmadik toprak kaldi,ne elimizden alinmayan ilim yolu kaldi,nede özellerimiz kaldi!!! Hürriyetimiz,dinimiz,topragimiz,namusumuz aliniyor elimizden,gözler baka baka aliniyor!!!!
Kimselerin kili kipirdamiyor,elhamdulillah müslümanim diyenlerde dahil buna hemde!!!
Ben bu yobazlara nasil anlayis gösteririm bundan sonra daha!!!!
Herseyimize el koyan adi batil düzene/düzenlere anlayis gösterenlere bundan sonra anlayis yok benim tarafimdan!!!!
Benimde tavrimi hazmetsin,madem anlayis bekliyor karsi taraf.Hazmedebilmek nasil birseymis, neymis anlasin!!!
Kafirlerin yaptiklarini büyük haksizliklari elestirecegi,sorgulayacagi yerde sanki daha önemli derdimiz yok gibi hep ve sirf kendi din kardeslerinin öften püften,özel hayat meselelerine giren konulardan elestirene ne diye sabilri olayim,saygi duyayim.Saygi gösterene saygi gösterilir!!!! O kadara!!!
Batil kafalilara/yönetime saygi gösterisinde durup,kendi dininden olanlarin bir hatasina sahit olunca hirpalamayi eksik etmeyene yakinlik hissedemem,kalbimin yumsak frekanslarini ona karsi dalgalandiramam!!!Gücüm disi ve tek tarafli olan bir talep bu!!!!
Sakin olamam!Sakin olamam cünki her gecen saniye bir yerde ya bir müslüman fikrini yazdigi icin hapishanelik oluyor, ülkesini ve namusunu savundugu icin terörist ilan ediliyor,coplaniyor,yada beyninden kursun yiyor,kursunlanmiyorsa guantanamolarda ,abugrahiplerde normal insanin aklina gelmeyecek iskenceler cekerek insan haklari ihlal ediliyor,bir bebek bir cocuk isgalcilerin mayintarlalarinda paramparca oluyor,acliktan,sefillikten,soguktan,hastaliktan sürünerek ölmekte insanlar!!!!!!!!!!!!!!!
Bütün bunlardan sorumlu olan hacli seferlerinin kuklaligini yapan düzeni savunan bir varliga/varliklara sabir gösteremem!!!
Ben sakin olamam askeriyesi,düzeni ve siyaseti ile isgalcilere zemin veren, destekleyen bir sisteme anlayis ve tahammül sergilememizi talep eden birinin zirvalarina sahit olursam!!!!!Bunu benden kimse bekleyemez!!!!
Kendisinin müslüman dostu olup olmadigini bilmedigim,yorumlarindanda asil ne oldugunu da acikca belirtmeyen kisilere karsi sakin kalamam daha!!!!!Satilik beyin,satilik düsüncelere talip olmakla yalakalik eden,münafilikligini ise ayni zamanda gizlemeye calisanlara daha sabrim kalmamistir.Ezilen benim dinimden olanlar,ezilen biz iken,ezilmeyenlere anlayis gösteremem!!!!Sizlanmanin ne oldugunu bilmek istemeyene,duymazliktan/görmemezlikten gelene yumsak olamam!!!!
Senin icin Leader'in dedikleri mantikli
gelebilir Makrube kardesim!!!!Benim icin gelmiyor!!!!O kadara!Buda benim fikrim!Dahasi var mi?
Yazdigin yorumun diger kismina gereken cevabi diger yorumlarimda yazdim.Burda tekrar etmeyecegim.Okumadiysan okumani tavsiye ederim,okuduysan ve buna ragemn yazdiklarini yazabiliyorsan
bir seyleri anlamamissin demektir.Imam nikah'li evli olan birine sormalisin, merak ediyorsan nasil tanisip tanismadiklarini.Varsayimlarla yola cikilirsa insanin aklina nice cirkinlikler gelir,gelmesiyle o insanlara
yapmadiklari bir seyleri yakistirmis olurlar.Insanlara kapali kalmasi gereken durumlari deseleyenlerin
asil merami nedir ortada sanirim.Bir insan imam nikahi yapacak kadara duyarli ise,herhalde öncesinde
zinaya yakin olan hareketlerdende uzak durur.Durmamis olsa bile,en azindan imam nikahi yapmakla
sonlandirmis olur günahli hareketlerini.Ve günahin neresinden geri dönülürse kardir diyorum!!!
Tabiki iclerinde hüsnüzan degil,suizan barindiranlar bunu düsünmeyi akil bile edemezler!
Akil edemedikleri gibi,anlayamazlar!
Vesselam.
MAKRUBE_24
Mar 5 2006, 04:16 PM
ALINTI(DiLhayat @ Mar 5 2006, 02:38 PM)

ALINTI(MAKRUBE_24 @ Mar 5 2006, 01:49 PM)

Dilhayat kardeşim bence biraz sakin ol...Unutma ki karşına aldığın kişide bir Müslüman ve onunda kendince haklı bir görüşü var...seninde kendince haklı görüşlerin var...Bu beşeri sistem için birbirinizi üzmeyin lütfen...Çünkü üzülen yine onlar değil biz oluruz...onlarda bakar bakar bi taraflarıyla gülerler...Bu işler böyle.....
Kusura bakma Makrube_24 kardes Rabbin seriat ilkelerine ters düsen bir düzenin kolcusuna
anlayis göstermeye mecbur degilim.Onlar bize anlayis gösteriyor mu???!!!!
Bu is tek tarafli yürümez!!!! Hep tek tarafli anlayis talebi,hep müslümanlar anlayis göstermeli nedense!!!!
Anlayis göstere göstere bu hallere düsmedik mi??!!!!Anlayisli olmamiz ve sonsuz gösterdigimiz tahammülümüz biz müslümanlari bu adi düzenler altinda ezilmeye itmedi mi!!!!.
Anlayis gösterdik diye basimiz göge mi cikti?!!!!Bilakis tersi oldu,yoldukca yoldular ve yoluyorlar bizleri!!!
Ne bir bombalanmadik toprak kaldi,ne elimizden alinmayan ilim yolu kaldi,nede özellerimiz kaldi!!! Hürriyetimiz,dinimiz,topragimiz,namusumuz aliniyor elimizden,gözler baka baka aliniyor!!!!
Kimselerin kili kipirdamiyor,elhamdulillah müslümanim diyenlerde dahil buna hemde!!!
Ben bu yobazlara nasil anlayis gösteririm bundan sonra daha!!!!
Herseyimize el koyan adi batil düzene/düzenlere anlayis gösterenlere bundan sonra anlayis yok benim tarafimdan!!!!
Benimde tavrimi hazmetsin,madem anlayis bekliyor karsi taraf.Hazmedebilmek nasil birseymis, neymis anlasin!!!
Kafirlerin yaptiklarini büyük haksizliklari elestirecegi,sorgulayacagi yerde sanki daha önemli derdimiz yok gibi hep ve sirf kendi din kardeslerinin öften püften,özel hayat meselelerine giren konulardan elestirene ne diye sabilri olayim,saygi duyayim.Saygi gösterene saygi gösterilir!!!! O kadara!!!
Batil kafalilara/yönetime saygi gösterisinde durup,kendi dininden olanlarin bir hatasina sahit olunca hirpalamayi eksik etmeyene yakinlik hissedemem,kalbimin yumsak frekanslarini ona karsi dalgalandiramam!!!Gücüm disi ve tek tarafli olan bir talep bu!!!!
Sakin olamam!Sakin olamam cünki her gecen saniye bir yerde ya bir müslüman fikrini yazdigi icin hapishanelik oluyor, ülkesini ve namusunu savundugu icin terörist ilan ediliyor,coplaniyor,yada beyninden kursun yiyor,kursunlanmiyorsa guantanamolarda ,abugrahiplerde normal insanin aklina gelmeyecek iskenceler cekerek insan haklari ihlal ediliyor,bir bebek bir cocuk isgalcilerin mayintarlalarinda paramparca oluyor,acliktan,sefillikten,soguktan,hastaliktan sürünerek ölmekte insanlar!!!!!!!!!!!!!!!
Bütün bunlardan sorumlu olan hacli seferlerinin kuklaligini yapan düzeni savunan bir varliga/varliklara sabir gösteremem!!!
Ben sakin olamam askeriyesi,düzeni ve siyaseti ile isgalcilere zemin veren, destekleyen bir sisteme anlayis ve tahammül sergilememizi talep eden birinin zirvalarina sahit olursam!!!!!Bunu benden kimse bekleyemez!!!!
Kendisinin müslüman dostu olup olmadigini bilmedigim,yorumlarindanda asil ne oldugunu da acikca belirtmeyen kisilere karsi sakin kalamam daha!!!!!Satilik beyin,satilik düsüncelere talip olmakla yalakalik eden,münafilikligini ise ayni zamanda gizlemeye calisanlara daha sabrim kalmamistir.Ezilen benim dinimden olanlar,ezilen biz iken,ezilmeyenlere anlayis gösteremem!!!!Sizlanmanin ne oldugunu bilmek istemeyene,duymazliktan/görmemezlikten gelene yumsak olamam!!!!
Senin icin Leader'in dedikleri mantikli
gelebilir Makrube kardesim!!!!Benim icin gelmiyor!!!!O kadara!Buda benim fikrim!Dahasi var mi?
Yazdigin yorumun diger kismina gereken cevabi diger yorumlarimda yazdim.Burda tekrar etmeyecegim.Okumadiysan okumani tavsiye ederim,okuduysan ve buna ragemn yazdiklarini yazabiliyorsan
bir seyleri anlamamissin demektir.Imam nikah'li evli olan birine sormalisin, merak ediyorsan nasil tanisip tanismadiklarini.Varsayimlarla yola cikilirsa insanin aklina nice cirkinlikler gelir,gelmesiyle o insanlara
yapmadiklari bir seyleri yakistirmis olurlar.Insanlara kapali kalmasi gereken durumlari deseleyenlerin
asil merami nedir ortada sanirim.Bir insan imam nikahi yapacak kadara duyarli ise,herhalde öncesinde
zinaya yakin olan hareketlerdende uzak durur.Durmamis olsa bile,en azindan imam nikahi yapmakla
sonlandirmis olur günahli hareketlerini.Ve günahin neresinden geri dönülürse kardir diyorum!!!
Tabiki iclerinde hüsnüzan degil,suizan barindiranlar bunu düsünmeyi akil bile edemezler!
Akil edemedikleri gibi,anlayamazlar!
Vesselam.
Bak çok sinirlisin gerçekten sana şu an faydalı olabileceğimi sanmıyorum...sadece diyorum ki düzene karşı olabilirsin..Bu gayet normal..yapılanlara bende lanet ediyorum..yaptıranlarada lanet ediyorum...umarım beni anlamışdırsın...selametle...
EbuMahir
Mar 5 2006, 04:58 PM
Allah'in indinde gecerli olan tek bir nikah vardir oda dini nikahtir. Dini nikaha imam nikahi denmesini bile uygun bulmuyorum. Bunu belirttikten sonra dini nikahin, ki aslinda tek gecerli nikah oldugunu belirtmistik, bazi devletlerin uygulamis olduklari kanunlardan dolayi suistimal edilir hale gelmis olmasi cok uzucudur. Allah'in insanlari zinadan uzak tutmanin tek sebebi olarak sart kosmus oldugu nikahin bazi sahislar tarafindan zina sebebi olarak kullanmaya kalkmasi icler acisidir. Universitede okuyan henuz daha cok genc olan kizlarimizin bu sekilde kandiriliyor olmalari muslumanlar icin buyuk bir ayiptir. Nikahi kiyilan istisna durumlar haricinde muhakkak bunu ilan etmelidir.
Ayrica bir kizin velisinin izni olmadan kiyilan nikahin hanefi mezhebi haricinde diger 3 mezhepte fasik yani gecersiz sayiliyor olmasi bunun ne kadar onemli oldugunu bize bildirmektedir...
La_Edri
Mar 5 2006, 05:06 PM
Hanefi mezhebinde geçerli oluyormu yani?
Bu konuda ağız birliği yapılmış gibi hep aynı sözler sarfediliyor"önder kabul ettiğimiz imamımız Ebu Hanife buna izin veriyor".
Bu işin bir yolu yok mudur?Mesele gerçekten ciddi anlamda basite alınmakta ve günden güne sıklaşmakta.
Ayrıca,18-20 yaşında bir genç kız ne kadar doğru karar verebilir ki?Hemde bu denli önemli bir konuda.Bayanların duygusallıklarını da düşünürsek ,insanın vicdanı sızlıyor.
hirahos
Mar 5 2006, 05:10 PM
ALINTI(EbuMahir @ Mar 5 2006, 09:58 AM)

Ayrica bir kizin velisinin izni olmadan kiyilan nikahin hanefi mezhebi haricinde diger 3 mezhepte fasik yani gecersiz sayiliyor olmasi bunun ne kadar onemli oldugunu bize bildirmektedir...
Abi aynen iştirak ediyorum... Bari yapacaksanız "dini nikahımız var bundan kime ne" diyerek dinimizi alet etmeyin de mertçe "biz bu günahı işliyoruz, günahı bize" deyin.. Affedilme ihtimali daha yüksek tabi.. Malum günah işlemekle iman yok olmaz.. Kişi imanlıdır, din dairesindedir.. Ama günahkar olur.. Cezasına katlanır ya da affedilir.. Bunlar bizlerin bileceği işler de olamazlar.. Allah bilir kimi affedeceğini kimi cezalandıracağını...
Tabi ilansız dini nikah kıyarak evlenen bütün herkesi kastetmiyorum.. Sözümüz her ne olursa olsun sözünden dönmeyip evliliğini sürdüren ve tamamlayan yiğitlere değildir.. Sözümüz, İşin içinden sıyrılan, sıyrılmaya niyeti olan, beraber vakit geçirdikden sonra sen yoluna ben yoluma diye niyetlenen, ya da böyle yapan bütün bay ve bayanlara... "Evcilik oyunu" ile "helal dairede" evlenmeyi birbirine karıştıranlara sözümüz.. Malesef ben de çok örneğini gördüm.. Ve kalbim çok az konuda böylesine kanamıştır... Allah'ı kandırabileceğini zanneden ve bu yönde davranan herkes:
Bilin ki O kanmaz..
Sadece kendinizi kandırmış olursunuz...
La_Edri
Mar 5 2006, 05:16 PM
QUOTE(hirahos @ Mar 5 2006, 05:10 PM)

Tabi ilansız dini nikah kıyarak evlenen bütün herkesi kastetmiyorum.. Sözümüz her ne olursa olsun sözünden dönmeyip evliliğini sürdüren ve tamamlayan yiğitlere değildir..
bunu bilemeyiz ki!Şu anda ciddi düşünür ama sonrasında anlaşamayıp ayrılabilirler.
EbuMahir
Mar 5 2006, 05:23 PM
La Edri yukarda bahsedilen istisna durumlar bizim universite ogrencilerini zaten icine almiyor, biz daha degisik istisna durumlarini kastettik. Universite ogrencilerinin yapmis olduklarini kesinlikle tasvip etmiyoruz. O kadar genc yasta bir kizin gizli nikah yapmasinin hic bir gecerli sebebi oloabilecegine inanmiyorum. Bunu sadece yapmis olduklarina bir kilif uydurma olarak goruyorum ki bunun genelde sonuclarida hep husrana sebep olmaktadir...
hirahos
Mar 5 2006, 05:36 PM
ALINTI(La_Edri @ Mar 5 2006, 10:16 AM)

bunu bilemeyiz ki!Şu anda ciddi düşünür ama sonrasında anlaşamayıp ayrılabilirler.
La Edri kardeşim üniversite öğrencisi olsun olmasın sonunda resmi olarak ilan ederek birleşen örnekler de gördüm..
Haa ne kadar doğru, ne kadar insaflı ve ne kadar isabetli.. O konu hakiketen tartışılır.. Ben şunu vurgulamaya çalıştım.. En azından yiğitlik gösterip sonuna kadar giden kardeşlerimiz de var.. Bunların yaptığı "sen yoluna ben yoluma" diyenlerden şerefli ve üstündür elbet.. Yiğidi öldür de hakkını yeme...
MAKRUBE_24
Mar 5 2006, 06:18 PM
ALINTI(hirahos @ Mar 5 2006, 05:36 PM)

ALINTI(La_Edri @ Mar 5 2006, 10:16 AM)

bunu bilemeyiz ki!Şu anda ciddi düşünür ama sonrasında anlaşamayıp ayrılabilirler.
La Edri kardeşim üniversite öğrencisi olsun olmasın sonunda resmi olarak ilan ederek birleşen örnekler de gördüm..
Haa ne kadar doğru, ne kadar insaflı ve ne kadar isabetli.. O konu hakiketen tartışılır.. Ben şunu vurgulamaya çalıştım.. En azından yiğitlik gösterip sonuna kadar giden kardeşlerimiz de var.. Bunların yaptığı "sen yoluna ben yoluma" diyenlerden şerefli ve üstündür elbet.. Yiğidi öldür de hakkını yeme...

Yok abi bu konuda sana katılmıyorum malesef..insan çok iyi niyetli olabilir çokda yiğit olabilir ama bu olayı meşrulaştırmaz diye düşünüyorum...üç şey denildi yukarıda...; Talib, veli, iki şahid
meşru yollar araştırılmadan başka bir yola Kesinlikle başvurulmamalı...birde meşru(dini kurallar) yollarda kesinlikle büyük bir istekle ısrar edilmeli olmuyor diye kesip atılmamalıdır...Elbette ki Allah yapılanları bilir...selametle...
hirahos
Mar 5 2006, 06:38 PM
ALINTI(MAKRUBE_24 @ Mar 5 2006, 11:18 AM)

Yok abi bu konuda sana katılmıyorum malesef..insan çok iyi niyetli olabilir çokda yiğit olabilir ama bu olayı meşrulaştırmaz diye düşünüyorum...üç şey denildi yukarıda...; Talib, veli, iki şahid
meşru yollar araştırılmadan başka bir yola Kesinlikle başvurulmamalı...birde meşru(dini kurallar) yollarda kesinlikle büyük bir istekle ısrar edilmeli olmuyor diye kesip atılmamalıdır...Elbette ki Allah yapılanları bilir...selametle...

Başım gözüm üstüne makrube'm.. Katılmasan da hayır dualar eylerem sana
Hanefi mezhebinde ananın babanın rızası nikahın şartlarından değildir.. O yüzden kaçırma olaylarında da şahitler huzurunda nikah kıyıldığı müddetçe "kaçırma" da meşru evlilikten sayılır bu mezhebce... Kaçıran ya da ailesinin rızasını almayan çiftlerin nikahı yok diyemezsiniz Hanefi mezhebini dikkate alırsan..
Genç kız ve erkeklerimizin kendi başlarına evlenmesini ben de hoş görmüyorum.. Vicdanıma dokunan yönleri var.. Ama iki kimse yapmışlar bir cahillik, beraberliklerini ilerletmişler.. Birbirlerini ortada bırakıp gitmelerindense ailelerden habersiz nikah kıyıp sonuna kadar sabır ve sebat gösterip evliliği olması gereken şekle dönüştürmeleri evladır.. İnsan bu.. Beşer şaşar demişler.. Allah kimseyi nefsine uydurmasın.. Zor iş nefisten kurtulmak.. Hele bu zamanda..
Asıl güzeli her işi usulünce sabırla yapmak elbette.. Hiç şüphem yok.. Tabi küçük yaşta evlenmek doğru değil.. Bunu evlenenler çok iyi bilirler.. Her açıdan mahsurları vardır.. İki tarafın tecrübesiziliği ve gençlik zaafları evliliğin kötü gitmesine ve Allah göstermesin kötü sonuçlanmasına neden olabilir.. Ve hiç bir haksızlığa da benzemez bu türden haksızlık ve terketmeler..
Evet bekleyeceksin.. Okulun bitecek... Asıl mesleğini bulamasan bile az çok rızkını temin edecek bir gelirin ya da işin olacak.. Allah'ın emriyle Peygamberin kavliyle isteyeceksin, Allah'ın emriyle Peygamberin kavliyle varacaksın.. Nikahı ilan edeceksin... Madde ya da zenginlik uğruna evlenmemezlik etmeyeceksin, nasibini nefsani istekler uğruna reddetmeyeceksin.. Yok parası yok, yok eşyası yok, yok çorabı sarı, yok burnu büyük, yok saçları kısa, yok fiziği dört dörtlük değil, yok anası babası beş para etmez.. Bunları söylemekten düşünmekten kaçacaksın.. vs.. vs.. Sayıp uzatmaya gerek yok sanırım... Herkesin bildiği şeyler..
alaimi_sema
Mar 5 2006, 06:57 PM
Bu imam işine takmayalım bu kadar; gereken imam nikahı değil, gereken şahitlerin huzurunda alenen yapılan ''kanuni'' bir birleşme. İmam nikahının kanuni etkisi olması için şeri hukuk düzeninin yürürlükte olması gerekir. Demokratik bir düzende imam nikahı geçerliliğni yitirir. Bu ülkede resmi nikah kıymadan birisi ile yatıp kalkan , 40 yıl geçse bile ''o beni helalim' demesin. Çünkü islamiyette nikahta aranan temel özellik ''devlet güvencesi''dir ve bu ülke imam nikahına yasal bir güvence vermiyor. İmam nikahı yapmayan birisi resmi nikah ile evlendiğinde problem olmaz ama bunun tersi geçerli değil.
cihad_
Mar 5 2006, 07:51 PM
şimdi arkadaşlar şu gerçekleri nasıl göz ardı ederiz diyede düşünüyorum.
bir erkek bir bayanla imam nikahı yaptırdılar (gizlice) evlendiler.burda anne baba onayımı gerekiyor peki?tabiki hayır.nede olsa sonradan ister istemez ilan olacaktır.ben bunu üniv olarak ele almıyorum.bunuda baştan söyliyeyim.
örneğin deniyorki imam nikahının hiç bir hükümlülüğü yok.çünkü işine gelmediği zaman (birinin)ayrılınabiliyor..bende soruyorum resmi nikah olduktan sonra ayrılma olmayacağının garantisini verirmisin?
birde önceden imam nikahlarında devlet güvencesimi vardı alaimi_sema diyip sormadanda geçemeyeceğim?
konu bu kadar arkadaşlar aileden gizli imam nikahı olmaktadır.islamda dinen bunun hiç bir sakıncasıda yoktur.kim karşı çıkarsada buyursun gelsin msn 'de konuşup,konuşturup tatmin edelim.Allah yar ve yardımcınız olsun.selam ve dua ile
La_Edri
Mar 5 2006, 07:56 PM
Bu konuda kaynak gösterilsin lütfen.
Ben sayfa 1 de uzun bir yazı yazmıştım kaynaklar da altındadır.
Buna rağmen olur diyorsanız sizde kaynak gösterin.
cihad_
Mar 5 2006, 08:12 PM
ben bu insanları bazen anlayamıyorum yahu.kaynak isteniyor?
kaynak:KURAN-I KERİM
eğer sizin gibi düşünseydim inan bana istemediğin kadar kaynak öne sürebilirdim.burası Türkiye hatırlatayım.özelliklede sahi olmayan hadisler öne sürülüyor bazı sitelerde.bundan çok rahatsız olduğumuda söylemek istiyorum.şahitler huzurunda imam nikahı olabileceğinin (gizlilik derecesi ne olursa olsun)dinen bir sakıncası bulunmamaktadır.açın kuran-ı okuyun kesinlikle etkileneceksinizdir. sonrada buraya yazın lütfen sitelerde yazanlara fazla aldanmayın.eminim gerçekleri göreceksinizdir.
La_Edri
Mar 5 2006, 08:23 PM
yazan hadislerin doğru olmadığından emin misiniz?
Bir de bu şekilde yapılan nikah,"gizli nikah"olmuyor mu?
Yani sadece anne baba bilmiyor onun dışında gizli tutulmuyorsa.
Peki neden sorduğum ilahiyat hocaları bu konuda olumsuz yanıt verdiler.
Onlar okumuyorlar mı Kuran-ı Kerimi.Amacım,bilgi toplayıp aydınlanmak ve ona göre sorulan sorulara yanıt vermektir.
cihad_
Mar 5 2006, 08:34 PM
tamam bende cevap vereyim.google.com 'a imam nikahı yazın bakın ne çıkacak.aynı sizin savunduğunuz şeyler çıkacak yani benim ailemin haberi olmayacak felan filan.acaba biz google ye bunumu sorduk?önce bir imam nikahı nedir adam onu söyle.yok söylemeden senin ne aradığını biliyorlar ya..bunlar kesinlikle planlanmış şeylerdir.tabiki benim savunduklarımı gözönünde hiçbir site savunmaz.devletle karşı karşıya gelmek istemez.
tamam siz kendinize yakın olan ilahiyatçılarlamı yoksa rasgele bir ilahiyatçıyamı böyle bir soru yönelttiniz?benimde şuanda ilgi alanım bu emin olabilirsiniz ve benim araştırmalarım artık son buldu.çünkü doğru apaçık ortada.tek gerçek şuki burası TÜRKİYE..herşey göz önünde paylaşılmaz...dengeler önemlidir malesef...
kendinize yakın olan ilahiyatçılara ve özelliklede başbaşa iken sorun eminim gerçek cevabı alacaksınız.yada araştırın kuran-ı kerim'den.dini nikahı bir imam değil herhangibi dini bilgisi olan kişide kıyabilir.şahit olduğu sürece problem olmaz.
Zemahşeri
Mar 5 2006, 09:19 PM
Açıkcası uluorta zina yapanları zinakarları bu kadar eleştirmediğimizi farkettim.Kimse kimsenin kalbini ve niyetini bilemez.Bu sebeple kimse kimseyede "sen bu kimseyle niye imam nikahı yaptın" diyemez.Bu konuda eğer bir günah varsa bu onların boynunadır.Bize onları gıybet etmek değil onları tebrik etmek ve susmak düşer.Bence bu insanları değilde bu durumlara nasıl geldik neler sebep olmuş onları konuşalım.Biz genç müslümanların evlenebilmeleri niye bu kadar zorlaştırılmış onu bir düşünelim.Önce okul sonra askerlik sonra iş olmadan kaç kişi evlenebiliyor veya kaç kişiye kız veriliyor.Bir damat adayı aranırken hangi kriterler ön plana çıkıyor.Veya bir kız arayan kişi ne gibi eylemleri gerçekleştirmesi gerekiyor.Asıl sorunlar bunlar biraz bunları konuşalım.Bu ülkede askerliğini yapmayanı, parası olmayanı adamdan saymayan babalar, kızlar var.
La_Edri
Mar 5 2006, 09:29 PM
Bu kadar tartışmalı bir konuda, hala bu nikahı bu şekilde kıyanlara tek sözüm;"vicdanınız karşısında pes diyorum. bu, olsa olsa bayanın boynunu bükmektir "
mağduriyetleri göze alarak bu şekilde nikah kıyanlar da ,kendi çocukları olsa aynı şekilde nikah kıyarlar mı acaba çok merak ediyorum!!
Eden ,ettiğinin cezasını bulur inşAllah.Aynısıyla karşılık görür inşaallah!!
Benim içim yandı ,gözümün önünde arkadaşım mağdur olacak diye korkudan iki büklümüm.
Bu üzüntüm de bir hak iddia edemem ama insanların dini duygularını sömüren bu hocalardan razı değilim!!
cihad_
Mar 5 2006, 09:39 PM
öncelikle zemahşeri senin söz ettiğin konuyla şuandaki konuştuğumuz konu arasında hiç bir alaka kuramadım.maddiyat bizim işimiz değil.
la_edri arkadaşın dini nikahın kurbanımı?resmi nikah olduktan sonrada şimdiki yaşadıklarını yaşayacak olamazmıydı?Allah herşeyi bilen ve görendir.Allah yardımcısı olsun.
lütfen ya oyuna gelmeyin sitede bir ilhan hoca var bildiğiniz üzere.sizce bu kadar tartışılan bir konuya neden yorum getirmiyor?halbuki genel sohbet bölümünde tarık suresi adlı konuya yorum getirilmiş.bazı şeyler heryerde söylenmez.adam kendini dinini biliyorsa sorun yok kardeşim.
la_edri bilmediğin konuda hocalara laf söyleme sonra cezasını görürsün.görmeni istemem.iyi araştır sonra konuş lütfen.kulaktan dolma sözlerle burda başkalarının yaptığı gibi milletin kafasını karıştırmayın.açın kuran-ı okuyun dedik işte.okumadan hala yorum yapıyorsunuz.daha ne diyeyim sana..selametle..
MAKRUBE_24
Mar 5 2006, 11:28 PM
ALINTI(cihadd @ Mar 5 2006, 09:39 PM)

öncelikle zemahşeri senin söz ettiğin konuyla şuandaki konuştuğumuz konu arasında hiç bir alaka kuramadım.maddiyat bizim işimiz değil.
la_edri arkadaşın dini nikahın kurbanımı?resmi nikah olduktan sonrada şimdiki yaşadıklarını yaşayacak olamazmıydı?Allah herşeyi bilen ve görendir.Allah yardımcısı olsun.
lütfen ya oyuna gelmeyin sitede bir ilhan hoca var bildiğiniz üzere.sizce bu kadar tartışılan bir konuya neden yorum getirmiyor?halbuki genel sohbet bölümünde tarık suresi adlı konuya yorum getirilmiş.bazı şeyler heryerde söylenmez.adam kendini dinini biliyorsa sorun yok kardeşim.
la_edri bilmediğin konuda hocalara laf söyleme sonra cezasını görürsün.görmeni istemem.iyi araştır sonra konuş lütfen.kulaktan dolma sözlerle burda başkalarının yaptığı gibi milletin kafasını karıştırmayın.açın kuran-ı okuyun dedik işte.okumadan hala yorum yapıyorsunuz.daha ne diyeyim sana..selametle..
Bana ayet belirtirmisin kardeşim...nikahla ilgili bilgi hangi ayette geçiyor..söyle itibar edelim sana bi zahmet...
DiLhayat
Mar 6 2006, 02:06 AM
Özetlemis,bilinmesi gerekenleri!
Mustafa Islamoglu
Nikah sözleşmesi ve veli izni
05/12/2005
Kaynak:http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Makale_id=934&Kat_id=7
Avustralya-Sydney'den tefsir dersimizin internet yoluyla müdavimi bir kardeşimizin sorusuna ayıracağım bugünkü köşemi:
"Selamun aleykum değerli hocam. Size 3 tane birbirine bağlı önemli sorum var, bunları cevaplarsanız, sorunlarımıza aydınlık getirmiş olursunuz.
1. İslâm'da ergenlik çağına ulaşmış (26 yaşında) bir kadına, velinin izni olmadan nikah caiz olur mu? Bu kadının evlenmiş ve boşanmış olması bir şey değiştirir mi?
2. İslâm'da yukarıdaki mesele üzerine ulemanın cumhuru ayni hükmedip, tek ulema (Ebu Hanife) farklı hükmetmişse, bu halde tek olanın görüşü uygulanabilir mi? Yoksa bunda bir engel mi vardır?
3. Kadın Şafii mezhebine bağlı olduğu halde, bu konuda Ebu Hanife'nin görüşünü uygulayabilir mi? Allah sizden razı olsun ve hizmetlerinizin önünü hep açsın."
Aleyküm selam aziz ilim talibi,
1. Rüşdünü isbat eden kişi (=yaşca olgunlaştığını söz ve fiilleriyle ortaya koyan/baliğ olan kişi), bağımsız bir şahsiyet kazanır. Artık o kimse "vela teziru vaziratun vizra uhra: Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenmez" ayetinin kapsamına dahil olur. O kişi artık sözleşme yapar, yaptığı sözleşmelerin sonuçlarına katlanır. Nikah sözleşmesi de bunlardan biridir. Âkıl ve baliğ bir hanımın kendi geleceği hakkında hür iradesi ile karar vermesi caizdir. Esasen Kur'an 2:230. ayette "Başka bir kocayla nikahlanıncaya kadar" diyerek nikah akdini kadına nisbet etmiştir. Ve yine eşleri ölen hanımlara iddetleri bitince "Artık kendileri için uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur" (2:234) denilerek, yine kadının nikah sözleşmesinin kendi elinde olduğu vurgulanmaktadır. Bekar veya dul fark etmez. Bu konuda Hz. Aişe'den nakledilen "Nikah yoktur, ancak bir veli ile vardır" (kekeme olacağını bile bile, harfi tercüme yöntemini tercih ettim) hadisini esas alan müctehidlerden bir kısmı, veli iznini nikahın şartlarından saymışlardır.
2. İslâm müctehidleri, hakkında delaleti ve sübutu kat'i nas olmayan meselelerde, Kur'an ve sahih sünnetten yola çıkarak yoğun düşünme ve ilmi çaba ile bir hükme varırlar. Hükümlerinde isabet de edebilirler, hata da. Usulleri farklı olduğu için vardıkları sonuçlar da bazen farklı olabilir. Bu farklılık a) Ya delillerin farklılığından,
b ) Ya yöntemlerin farklılığından,
c ) Ya şartların, zaman ve mekanların farklılığından,
d) Ya da ilim, fehim ve anlayışların farklılığından doğabilir.
Bir konuda sahih bir içtihad varsa, o herhangi bir Müslüman için amel edilebilir bir unsurdur. Hiçbir Müslüman, bir müctehidin içtihadıyla amel ettiği için kınanamaz. Bir hükmün çoğunluğun görüşü olması onu hep doğru kılmayacağı gibi, bir ictihadi hükmün azınlığın görüşü olması da onu hep yanlış kılmaz. Kaldı ki, tıpkı İmam Zeyd, İmam Malik ve İmam Şafii'den nakledildiği gibi aynı imama birbirine zıt iki görüş nisbet edildiği vakidir. Yine İmam Şafii'de birçok örneği görüldüğü gibi, Bağdat'ta iken vardığı görüşü Mısır'a gidince değiştirebilir. Yine Hanefilerde görüldüğü gibi, kimi zaman mezhep imamı bir görüşte, o imamın dizinin dibinde yetişmiş olan talebesi başka bir görüşte olabilir. Kaldı ki, İslâm fıkıh tarihinde mezhebi mülahazalarla "cumhurun kavli" ifadesinin keyfi kullanıldığının örnekleri hiç de az değildir.
Bir alim kendisine ihtilaflı bir meselede "Şöyle yapabilir miyim?" denildiğinde o konuda "evet" diyen alim varsa, onu nakletmesi, dinin "kolaylık" ilkesine uygundur. Allah ömrünü müzdat buyursun, Halil Günenç hocamıza biri gelip de "Şöyle de yapabilir miyim?" diye sorduğunda, eğer o konuda İslâm ilim tarihinde şaz da olsa verilmiş bir fetva varsa "Fetva vardır kadası" der.
Gelelim bu meselede Ebu Hanife'nin "tek kalması"na. Bu abd-i aciz öyle düşünmemektedir. Nikahta "velinin izni" bahsinde en katı tutumun İmam Şafii'ye ait olduğu var sayılır, değil mi? Hatta çoğunluğunu Şafii vatandaşlarımızın oluşturduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yüzyıllardır Şafii fıkhı bahane edilerek insanlar kızlarını istemedikleri erkeklere zorla verirler. Bazen 13 yaşındaki kızın 60 yaşındaki bir ağaya verildiği olur. Tabir caizse bu bir 'satışa' döner. Dramlar yaşanır. Ocaklar söner. Kanlar, kan davaları böyle başlar ve yıllarca sürer. İmam Şafii'nin bu tür çirkinliklere alet edilmesine kimse ses çıkarmaz. Kimse, "Gerçekte Şafii bu işe ne diyor?" diye sormaz. Soranların sesi kısılır. Peki, Şafii ne diyor? Diyor ki: "Kadın izin vermedikçe velisi onu evlendiremez." (Risale, s. 139) "Kadının rızasının şartlığı sünnetle sabittir." (age, s. 149). Fakat, tarih boyunca Şafii'yi gerekçe göstererek kızlarına bir meta gibi davranan babalar oldu. Evet, "velinin izni" ayrı bir konu, "kadının rızası" ayrı bir konu denilecekse, elbet öyle. Ama uygulamada hiç de öyle ayrı gayrı durmuyor ve biri diğerine gerekçe yapılıyor.
3. Bu sualin cevabı, 2. suale verilen cevabın içinde geçmiştir. V'Allahu a'lem!
Allah hakkı hak bilip ona sarılan, batılı batıl bilip ondan kaçınan kullarından kılsın. Amin, ya mu'în.
DiLhayat
Mar 6 2006, 02:27 AM
Allah'ın c.c Resulu buyuruyor:
''Birbirlerini sevenler için evlenmek gibisi görmedik''
Kaynak:Ibn Mace K. Nikah B.1 (Hn.1847)
Genç bir kız Hz. Ayşe'nin yanına gelir ve derdini açar kendisine,
istemediği kişiyle evlendirilmesi hakkında.Peygambere iletilir durum.
Efendimiz, evleneceği erkeğin seçim kararını verme hakkı kıza verdiğini
açıklar.
Kaynak: S.Nesai 6/86
Bireyin seçim hakkı, hürriyetini ve nikahın birbirini sevenler için değerini, önemini vurgulayan
hadislerden bir kısım....
Bilmeyenler için:Buhari,Tirmizi,Ibn Mace,Nesai vs...bunlar hadis biginleri olmakla,hadis kaynak kitaplarıdır
hirahos
Mar 6 2006, 04:06 AM
Dil Hayat kardeşim Allah razı olsun senden, çok akıcı, çok lezzet verici, çok ufuk açıcı bir yazı yazmış emek vermişsiniz.. Çok teşekkürler ederim efendim.. Yazdıklarınıza katılıyorum.. Bununla birlikte insanların sırf minareyi çalıp kılıfına uydurmak için bahsi geçen fetva ve ruhsatları kullanmalarıyla ilgili görüşlerinizi de bize lutfeder misiniz? Özellikle günümüzde bu kolaylıkları kullanıp kadın olsun erkek olsun birbirini ortada bırakanlar için nasıl bir hal çaresi düşünülebilir? Ne yapmak daha doğru olabilir? Sizden rica ediyorum efendim..
MAKRUBE_24
Mar 6 2006, 09:42 PM
ALINTI(La_Edri @ Mar 3 2006, 12:14 PM)

konu ile ilgili bir yazı ,eklemek istedim arkadaşlar..
Dinin ve imanın Allah nazarında makbul olmasını dileyen her Müslüman nikah meselesinde de Allah’ın koyduğu ölçünü ne olduğunu bilmek ve ona uymak zorundadır(1). Allah’ın ve Peygamberin (s.a.v) koyduğu ölçüler içerisinde ki bir nikah İslami Nikahtır. Alimlerimiz İslami Nikahın esaslarını genel hatlarıyla şöyle sıralamışlardır:
6. [b]Nikah aleni olmalıdır. Hz.Peygamber(s.a.v) nikahın aleni olmasını, bu maksadla ziyafet verilmesini ve hatta defle ilanat yapılmasını ısrarla, tekrarla emretmiştir. (Buhari-Nikah, Tirmizi-Nikah, İbnu Mace-Nikah)
Konunun Efendimiz(s.a.v) ve sonrası sahabe dönemi uygulamalarına bakacak olursak, bir Hadiste Efendimiz(s.a.v) “Velisinin izni olmadan evlenen kadının nikahı batıldır…” (3) buyurmuştur. Aynı hadis Muhallada “Kadın velisinin izni olmadan evlenemez. Şayet velisiz evlenirse nikahı batıldır, nikahı batıldır, nikahı batıldır” (4) şeklinde geçmiştir. Hz.Ömer’ (r.a.)in kadınların velilerinin veya ailelerinin rey sahibi birisinin veyahut Sultanın izniyle evlenmesi gereğinde ısrar etmiş(5), velisinin izni olmadan evlenen kadınların nikahını reddettiğine dair bir çok rivayette kaydedilmiştir.(6) Evlenmelerde, velinin gıyabına nikah yapma meselesine en şiddetli karşı çıkanın Hz.Ali (r.a.) olduğu, İbnu Abbas’ın (r.a.) velisi olmadan nikah yapan kadınları fahişe olarak tavsif ettiği rivayetlerde gelmiştir.(7) İbnu Abbas’a göre en az dört unsurla nikah gerçekleşir: “Talib, veli, iki şahid”(8)
Velinin iznini tamamlayan diğer unsur nikahın ilanıdır. Bu sebeple def çalmak, güfte söylemek meşru kılınmıştır.(9) Bazı rivayetlerde ilanatsız, gürültüsüz, sadece iki şahidle yapılan nikahın “gizli nikah” olarak tavsif edilip reddedildiğini görmekteyiz.(10) İmam Malik bu durumda şahidlerin de nikah yaptıranlarında cezalandırılmasına hükmeder.(11) İmam Malik nikahın ilanı meselesine o kadar ehemmiyet vermiştir ki, ilan olunca şahid bulunmasa da nikahın sahih olacağını söylemiştir.(12) Efendimiz (s.a.v) bir hadislerinde “Gizli nikah caiz değildir, nikahta ya def işitilmeli ya da ziyafetin dumanı görülmelidir” buyurmuştur. Bu hadisi kaydeden İmam Malik, peşine, Ömer İbnu Abdülaziz’in Eyub İbnu Şurahbil’e şu tamimi gönderdiğini ilave eder: “Yanındakilere emret; Nikah sırasında def çalsınlar. Zira def, nikahla zinanın arasını ayırd eder” (13). Ebu Hureyre’de (r.a.) zina yapan kadının; “Kendi kendine nikah yapan kadın” (14) diye tarif edildiğini belirtir.
Birisi Hocamız'a gelmiş. Bizim ihvandan biraz akıllıca bir kardeş...
Kaynakça:
1-2-Namus Fitnesi Mut’a-Prof.Dr.İbrahim Canan
3-Abdürrezzak, Musannaf 6, 195
4-(İbnu Hazm, Muhalla 11, 24; İbnu Mace, Nikah 15)
5-Darehutni 3,229
6- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 198-199
7- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 197. İbnu Mace’nin rivayetinde bu tavsif merfudur.(Hz.Peygamberin (s.a.v.)sözü) Sünen Nikah, 15
8- Abdürrezzak, a.g.e. 6, 197.Dul kadın nikah işlerinde bakire gibi değildir. Velinin izni fıkhen bakireler hakkındadır.
9-Buhari, Nikah 50
10-İmam Malik, el-Müdevvene 2, 194
11-A.g.e., aynı sayfa
12-Feteva’yı Kadıhan, 1, 331
13- İmam Malik, el-Müdevvene 2, 194
14-Darekutni, Sünen, 3, 228[/b]
Cennet anaların ayakları altındadır...Sizi dokuz ay karnında taşıyan emziren altınızdan alan besleyen anaya,iki lokma ekmek için dişini tırnağına takan babaya asla zulmetmeyin...Onları böyle bir şey yaparak üzmeyin...Annenin gönül koymasından,babanında ah etmesinden kaçın...yoksa Allah hesap günü işinizi kolaylaştırsın demekten başka diyecek bir şeyim olmaz...
Peygamberimiz buyurdu ki, "Bir kimse, kızını fasıka verirse, Allahü teâlâ'nın emanetine hiyanet etmiş olur. emanete hiyanet edenlerin gideceği yer, Cehennem'dir." Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Kızını fasıka veren kimse, mel'undur.ALINTI
Bir gun Hz. Fatima (R.anha), Hz. Peygamber(s.a.v)'e icecek su getirmisti. o zaman 15 yasini bulmus olan Fatima-i Zehra (r.anha) babasinin elinden su bardagini alip donerken, kizlarinin gelinlik cagina gelmis oldugunu goren Peygamber Efendimiz (s.a.v), kizina hayirli bir kislet vermesini ve hele amca ogullarindan Ali b. ebi Talip'in Hz. Fatima'ya pek uygun bir es olabilecegini dusundugunden onunla evlenmesini Cenabi Hakk'tan dilemislerdi.O gece cuma gecesi idi ki, Allah Teala, Cebrail, Mikail, Azrail ve Israfil (a.s) ve diger buyuk melekleri huzuruna davet ederek Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)'nin kizlari Hz. Fatima'yi kullarindan ve en cok sevdiklerinden Ali b. ebi Talib'e nikahladigini ve Cebrail (as)ve bir boluk melekle de bu hususu Hz. Peygamber'e emir ve Teblig ederek Islam seriatinin hukum ve icaplarina gore nikahlarinin kiyilmasi istegini bildirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e teblig olunur olunmaz O (s.a.v), Hz. Ali (r.a)'ye Hz. Fatima'yi usulunce istemesi icin haber gonderdi.
Halbuki Hz. Fatima'yi daha once Hz. abu Bekir'le Hz. Omer b.el-Hattab(ra) da birbiri ardinda kendilerine istemislerdi. Hz. Peygamber (s.a.v) onlara: " Ben fatima hakkinda Allah'in emrini bekliyorum." cevabini vermislerdi.
Bir gun Hz. Ebu Bekir'le Hz.Omer b. el-Hattab(ra) Hz. Ali'yi ziyaret ederek Hz. Peygamber (s.a.v)'den Fatima-i zehra'yi istemesini tavsiy etmislerdi. Hz. Ali(ra) : "Bu gune kadar hic dusunmedigim bir seyi bana hatirlattiniz. Pekala isterim. Fakat sizi reddeyledigi gibi beni de reddeylerse artik Peygamberimiz (s.a.v)'in yuzune nasil bakarim?" dedi. Lakin yukarida belirttigimiz gibi Hz. Peygamber (s.a.v)'in emir ve istekleriyle Hz. Fatima (r. anha)'ya talip olmuslardir.
Sonra Ensardan birkac kisi ile birlikte Rasullah (s.a.v)'in huzuruna geldi Hz. Ali(ra). Yanindakiler disatrida kaldi. Kendisi utana sikila iceri girdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Ya Ali! Git, Kendine bir ev kirala da gel." buyurdu. Zira ali evleninceye kadar hep Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile beraber oturuyorlardi. Hz .peygamber (s.a.v) 'in emri uzerine Hz. Ali gitti kendine bir ev kiraladi. Muameleyi tamamladiktan sonra geri dondu. Peygamber efendimiz (s.a.v): " Ya Ali: Cenab-i Hakk Bana, kizim Fatima'yi sana nikahlamami emir buyurdu. Ben de sana 400 dirhem gumus mehirle nikahladim." buyurdular.
Ali:" Ben de kabul ettim ya Rasulallah. diyerek ve sukur secdesine kapilarak memnuniytinden agladi. Ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)' e saygida bulundu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v): " Ya Ali! O 400 dirhem gumusu nasil ve nerden tedarik edeceksin?" buyurdu. Hz. Ali: " Ya Rasulallah! Bende para bulunmaz. Ben, gundelikle calisirim; ve boylece helal ve temiz rizik kazanmakta oldugumu biliyorsunuz. Yanliz benim kendime ait bir atim ve bir de zirhim vardir." dedi. Hz. Peygamber (s.a.v): "Ya Ali! at sana cok lazim olur,fakat zirhi gotur, sat ve parasini bana getir." buyurdu.
Hz. Ali de gidip zirhini Osman b. Affan(ra)'a 480 dirheme satti. Zurkani der ki: "Hz. Osman, zirhi satin alip parasini Hz. Ali'ye verdikten sonra zirhi da hediye olarak geri vermistir." bu alisveristen haberdar olan Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hz. Osman'a pek cok dua ettikten sonra, "Osman, cennette benim oz arkadasimdir"buyurdu.
bunun uzerine Hz. Ali (ra) zirhin parasini getirdi. Yuce Peygamberimiz v bu paradan bir miktarini ayirip avicuna aldi ve : " Bilal-i Habesi nerededir?" diye sordu. Bilal geldi ve Hz. Peygamber (s.a.v) 'in yanina durdu. Peygamber Efendimiz (s.a.v): "Ya Bilal! Al bu parayi, carsiya cik, biraz gul yagi, gul suyu al. geri kalan para ile de bal al ve mescidin bir kenarina temiz bir kap icinde su ile eziniz. Bal serbeti yapiniz ki, nikah kiyildiktan sonra icelim. Ensar ve Muhacirlerden mevcut bulunan ashabimi mescide davet et ve Fatima-i Zehra ile Ali'nin nikahlarinin kiyilacagini halka ilan et." diye emir buyurdu.
daha sonra duyurulan kisilerle mescidin ici ve disi doldu. Ardindan Peygamber Efendimiz (s.a.v) ayaga kalkarak bir hutbe okudu. ondan sonra da Hz. Ali (r.a) kisa bir hutbe okudu. ve nikahlari kiyildi.
sonra Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in emriyle bir tabak taze hurma getirildi. herkes karisip yediler. Hz. Bilal serbet dagitti onu da ictiler. Bunu uzerine butun sahabeler: "Allah bu nikahi ugurlu ve bereketli kilsin, ilahi bereketlerine bunlari ve nesillerini dahil kilsin" diyerek tebrik ettiler.
DiLhayat
Mar 7 2006, 12:47 AM
ALINTI(hirahos @ Mar 6 2006, 05:06 AM)

Dil Hayat kardeşim Allah razı olsun senden, çok akıcı, çok lezzet verici, çok ufuk açıcı bir yazı yazmış emek vermişsiniz.. Çok teşekkürler ederim efendim.. Yazdıklarınıza katılıyorum.. Bununla birlikte insanların sırf minareyi çalıp kılıfına uydurmak için bahsi geçen fetva ve ruhsatları kullanmalarıyla ilgili görüşlerinizi de bize lutfeder misiniz? Özellikle günümüzde bu kolaylıkları kullanıp kadın olsun erkek olsun birbirini ortada bırakanlar için nasıl bir hal çaresi düşünülebilir? Ne yapmak daha doğru olabilir? Sizden rica ediyorum efendim..
Yazilarimdan hangisini kast ettiniz tam cikaramadim hirahos kardesim,ama sanirim (metnin yukarisinda kaynak ve yazarin ismini belirtmis oldugum gözünüzden kacmis olmali) Mustafa Islamoglu'nun yazisini kast ediyorsunuz?Yani o metni ben sirf buraya ekledim,yazari ben degilim.Okudugun icinde senden razi olsun Rabbim.Bende Islamoglu hocanin yorumlariyla hemfikirim.
Ihtilafli,Kuran yoluyla hakkinda acik bir ayet/vahiy inmemis konularda, sadece bir dogru fikrin/fetvanin olmayacagi malum.Ve Mustafa Islamoglu'da cok güzel özetlemis zaten nedenini;"Islam müctehidlerin... usulleri farklı olduğu için vardıkları sonuçlar da bazen farklı olabilir..." diyerek devaminda sebepleri siralayarak aciklik getirmis bu cümlesine.
Dolayisi ile ihtilafli konularda bir degil,bir cok müctehidin fetvasini/fikrini/yorumunu/aciklamasini
okumali/ögrenmeli.Daha sonra anlasiliyor ki,konu hakkinda bir degil bir kac care üretilmis,yol gösterilmis,hepside dogru kabul edilmekte.Bu durumda bir yolu birey kendisi icin secip takip etmeli.
"Bununla birlikte insanların sırf minareyi çalıp kılıfına uydurmak için bahsi geçen fetva ve ruhsatları kullanmalarıyla ilgili görüşlerinizi de bize lutfeder misiniz? " diye sormussunuz.
Bu durum yeni degilki kardesim,oldum olasi vardi.Bununda en az üc sebebi vardir:
1. iman etmesine ragmen,ya dini bilginin/egitimin noksanligi/yetersizligi/genis olmayisi/zayifligi
2.karakter bozuklugu,,beyinsel saglik zorlugu,nefis zayifligi
3. yada hurafeler/kafirler tarafindan bilinclice yapilan ugraslardir,islam alemini fitneye sokmak icin
Yani her Habilin onu katletmeye calisan bir Kabili vardir.
Islami yasam,islam ile ahlaklanma en büyük verimini verebilmesi icin sartlarda ona göre olmali.
Örnegin, dini kurallarin ihlalinde dinimize uygun olan bir gücün/yetkinin olmasi (Seriatin uygulanmasi ),
Bireylerde (egitim, dini ve dünyevi ilimler,bilinclenme dönemi tamamlanmis olmali),
toplum olarak (ekonomik,saglik,kültür ve diger kurumlarin yüksek standarti) vs.
"Özellikle günümüzde bu kolaylıkları kullanıp kadın olsun erkek olsun birbirini ortada bırakanlar için nasıl bir hal çaresi düşünülebilir? Ne yapmak daha doğru olabilir? Sizden rica ediyorum efendim.."
Simdi siz "kolayliklari kullanmaktan" bahsedince ne demek istediniz ,acarsaniz daha iyi anlamis olacagiz
bu sorunuzu.Eger Imam nikahi'ni kast ettiyseniz...
Simdi ikilem surdan basliyor:
Imam nikahi, mevcut batil düzende resmiyet tasimiyor,tasimadigi icinde hic bir hak iddia edilemiyor,hak ihlali durumunda veya baska zorbaliklara magdur kalma durumunda. Bu ama dinimizin sorunu degil,
imam nikahin sorunu degil,kafir sistemin müslümanlara/islama uyguladigi baskinin/gayriresmilestirme politikasinin neticesidir.Zira bakin,örnegin avrupanin medeniyetinin göbegi almanyada,kilisede ruhban tarafindan kiyilan bir evlilik aynen evlilik dairesinde yapilmis bir evlilik kadara resmiyet tasiyor.Avrupalilar dilde din ve devlet ayrimi yapiyor,ama bakin gercekte hicde öyle degil.Bizim basimizdaki kemalist yobazlar ise,sirf islam kelimesini duydumu beyinleri kafalarindan firliyor.
Ilk büyük hatamiz,kendi topragimizda sirf müslümanca yasama talebimizden dolayi yabancilara bile gösterilmeyen cirkin muamelelere tahammül etmemiz.Bu muameleyi gösterenlere göstermedikce haddini,bu böyle devam edecektir.
O zamana kadarada ancak kombinasyonlu uygulamali evlilik,yani imam nikahi ve resmi nikah ile devam bakalim.Akilli bir bayan böyle yapar.Ayaklari üzerinde durabilen,ekonomik yönden bagimli olmayan bayan
sirf imam nikahi yapmanin riskini tasiyabilecegini düsünüyorsa,yapsin,dini acidan bir engel yok.
Tabiki baska sorun cikiyor/cikabilir...soyisim sorunu,cocuk oldugunda.Resmiyete gecemedigi icin imam nikahi, kamuda gayri mesru beraberlikten dogan cocuk olarak algilaniyor.Buda ayri bir dert...
"Ne yapmak dogru olur?" ikinci cevap,genel bir cevap:
Bilinclenmek kardesim,Kuran ve sünnet ile bilgilenmek ve bilinclenmek.
Bunun icinde ilk önce islama iman, uygun amel (bilakis emredilen farzlarin fiilen yerine getirilmesi)
ve dinimizi her konuda aciklayan kitaplardan yararlanmak, okumak ve düsünmek,okumak,okumak ve yine düsünmek,düsünmek,egitilmek ve egitmek...
hirahos
Mar 7 2006, 01:15 AM
Sevgili ve değerli DilHayat kardeşim yazınızdan çok istifade ettim.. Zihnimi ve ufkumu açtınız.. Allah razı olsun sizden. Teşekkürler ediyorum efendim..
Yazdıklarınızı okurken, yine yazdıklarınızdan mülhem aklıma ve gönlüme şunlar geldi: Madem gençlerimiz bu yola tevessül edip ailerinden izinsiz evliliğe adım atıyorlar... Yani madem Hanefi mezhebinin bu konudaki fetva ve kolaylıklarını tercih ediyorlar ve veli rızası gözetmiyorlar; yine de "istişare sünnettir, istişare eden sünnet işlemiştir, sünnet işleyen de yanılmaz" sözü gereğince bu gençlerimiz; din ve hayat konusunda güvendikleri, bu konularda tecrübeli ve dini bilgisi olan kimselere, büyüklerine danışarak onlardan fikir alarak, en azından onları da nikahlarına/evliliklerine şahit kılmış olarak bu işlere girişemezler mi?
Cümle uzun oldu.. Özetleyelim:
Hanefi mezhebince veli rızası gözetmeyen gençlerimiz, istişare sünnetini de mutlaka işlemeliler.. Belki böylece olabilecek zararlı neticelerden korunmaları ihtimali güçlenir. Tabi acaba güçlenir mi?
Başka türlü şöyle bir çağrıda bulunabilirim:
Ey dini nikahla evlenip nikahını ebeveyninden anasından babasından, çoluğundan çocuğundan, akrabasından
gizleyen bay bayan kardeşlerim.. Bilhassa da bayan kardeşlerim..
Bu işlere girişmeden önce güvendiğiniz tecrübeli ve sizden büyük başka insanlardan yardım ve destek isteyiniz.. Onların görüşlerini sorup mümkün olduğunca dediklerini yerine getiriniz.. Halis niyeti olanın amelide ahiri de mutlaka halis olacaktır.. Bununla birlikte bu işleri gizlice yapmanın sebeb olacağı vicdan azaplarından da kurtulmuş olacaksınız...
Hepinizi hürmet ile selamlarım..
DiLhayat
Mar 7 2006, 12:57 PM
Sizdende Allah c.c razi olsun hirahos kardesim.Evet,sirf nikah konusunda degil,istisare karar gerektiren her konuda önem tasir ve mümkün mertebe yapilmalidir.
Velilerin izinlerinin alinmasi,nikahin bildirilmesi,duyurulmasi bunlar normal sartlar altinda zaten yapilan inceliklerdir.Kimse sebepsiz yere velisinden gizli tutmaz ki hayati icin bu kadara önemli bir adimi.
Birazda veliler (ve cevrede) kendilerine sormali, her seyi kendileride dogru mu yaptilar veli-evlat iliskisinde, tolumsal gelismelerde;Kopukluk nerden ve neden basladi... diye.
Acilari,olumsuzluklari,zararlari,hayalkirikliklarini tertipli ve ölcülü hareket/adim ile ancak minimuma indirebiliriz,evet.Lakin hayatimizda imanin sartlarindan biri olan kaza ve kader'in de yer aldigini bilen,var olduguna iman etmis insanlar olarak, akilda tutmaliyizki, bazi seyleri yasamamiz/yasamamamiz heran icin bizim elimizde degil.Ne kadara acinsakda,dövünsek, tepinsekde, basimiza yazilan/gelen geliyor iste.
Insanlarda ilk önceleri, "alisilmisin disinda" sergilenen hareket herzaman tepki yaratir,yadirgama hissi dogurur.Lakin biz müslümanlar alisilmisin disinda sergilenen bir hareketin illaki islam disi bir hareket olmasi ile orantili olmadigini bilmeliyiz.Yargidan evvel,yadirgadigimiz durum islami acidan yargiyi hak ediyor mu,bunu düsünmeliyiz.Yargi,infaz nefse cok yakin unsurlar,oysa müslümanin ölcüsü nefsinin sesi degil,Allah'in emirleri olmalidir.Dolayisi ile ne hata tek tarafli aranmali,nede yargilar dinin ölcülerini bilmeden yapilmali.