Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Bİr BebeĞİn Duasi
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ DUALAR ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11
NOHÇO
Ey gökleri ve Yeri ve içindekileri yoktan yaratan Rabbim!

Ben bir hiçtim,beni Sen Kudretinle yarattın.
Bana Sen vucüt verdin,hayat verdin,ruh verdin.
Bunları Sen bağışlamasaydın eğer,hiç kimse beni hiçlikten ve yokluktan çıkarıp bu dünyaya göndermezdi.

Ben bir anne ve babadan doğdum.ama ben dünyaya gözümü açmadan önce,onlar da nasıl bir bebek beklediklerini bilmiyorlardı.
Bana Sen kendi dilediğin gibi bir süret verdin.
Bana dünyada hiç kimseye vermediğin bir sima verdin.
Alemlerin Rabbi benim yüzümde,sadece bana ait bir eserini nasıl işlemiş,göreyim ve göstereyim diye.

Bana göz verdin,Senin eserlerini göreyim diye.
Bana kulak verdin,Senin yarattıklarının Seni nasıl zikrediyor işiteyim diye.
Bana akıl verdin,Seni bulayım diye.
Bana dil verdin,Seni zikredeyim diye.
Bana kalp verdin,Seni seveyim diye.
Dünya ve ahiretin bütün nimetlerini önüme serdin ve bana bir arzu verdin”Senden isteyeyim diye”

Vermek istedin.çünki vermek Senin şanındandır.
Onun için bana istemeyi öğrettin.
Aldığım her nefes Senin Rahmetindendir Ya Rabbi.
Eriştiğim her nimet Senin ihsanındandır Ya Rabbi.
Neşem,sevinçim,mutluluk ve huzurum hep Sendendir Ya Rabbi.
Senin gizli açık nimetlerinin sayısını bilemem,hayal bile edemem.bilsem de saymakla bitiremem Ya Rabbi.
Yalnız üzerimdeki en büyük nimetini bilirim:
”Bana şükretmeyi öğreten de Sensin Ya Rabbi”
NOHÇO
Cennet kapıları açılıp, “Gir ya Muhammet” denildiğinde “giremem ben, ta ki
ümmetim gelmezse, ümmetim yanımda olmazsa” dediğin ümmetiniz ... Bütün
insanların birbirinden kaçıştığı o günde, “kızım Fatıma ,Oğlum İbrahim Sana
feda olsun. İlla ümmeti, illa ümmeti dediğin o biçare ümmetiniz...
Seviyoruz Seni Sevgili! Hicret eder gibi seviyoruz biz Seni. Sümeyyeler
gibi sevemesek de, Bilaller gibi göğsümüzde taşlar yeşertemesek de seviyoruz
Seni Sevgili. Uhud'da Sana ok isabet etmesin diye önünde duvar olan sahaben
gibi olamasak da, Seni onlar gibi
sevemesek de aynı sevdayla Seni sevdik; aynı sevdayla güllere Senin kokunu
verdiği için hayran olduk; aynı sevdayla güllere bakınca kendimizden
geçtik.. Hep aynı sevdayla yaşadık Sevgili, Seni göremesek de Gül Efendim,
Seni görme umuduyla yaşadık... Hep içimizdeydin Sen Sevgili. Hiç çıkmadın ki...
Bu sevda hiç yüreklerimizden çıkmadı. Onun içindir ki, güle Senin kokun verildiği için aşık olduk
.







Cennet kapıları açılıp, “Gir ya Muhammet” denildiğinde “giremem ben, ta ki
ümmetim gelmezse, ümmetim yanımda olmazsa” dediğin ümmetiniz ... Bütün
insanların birbirinden kaçıştığı o günde, “kızım Fatıma ,Oğlum İbrahim Sana
feda olsun. İlla ümmeti, illa ümmeti dediğin o biçare ümmetiniz...
Seviyoruz Seni Sevgili! Hicret eder gibi seviyoruz biz Seni. Sümeyyeler
gibi sevemesek de, Bilaller gibi göğsümüzde taşlar yeşertemesek de seviyoruz
Seni Sevgili. Uhud'da Sana ok isabet etmesin diye önünde duvar olan sahaben
gibi olamasak da, Seni onlar gibi
sevemesek de aynı sevdayla Seni sevdik; aynı sevdayla güllere Senin kokunu
verdiği için hayran olduk; aynı sevdayla güllere bakınca kendimizden
geçtik.. Hep aynı sevdayla yaşadık Sevgili, Seni göremesek de Gül Efendim,
Seni görme umuduyla yaşadık... Hep içimizdeydin Sen Sevgili. Hiç çıkmadın ki...
Bu sevda hiç yüreklerimizden çıkmadı. Onun içindir ki, güle Senin kokun verildiği için aşık olduk.
NOHÇO
ALINTI(NOHÇO @ Feb 14 2006, 05:26 PM) *

Ey gökleri ve Yeri ve içindekileri yoktan yaratan Rabbim!

Ben bir hiçtim,beni Sen Kudretinle yarattın.
Bana Sen vucüt verdin,hayat verdin,ruh verdin.
Bunları Sen bağışlamasaydın eğer,hiç kimse beni hiçlikten ve yokluktan çıkarıp bu dünyaya göndermezdi.

Ben bir anne ve babadan doğdum.ama ben dünyaya gözümü açmadan önce,onlar da nasıl bir bebek beklediklerini bilmiyorlardı.
Bana Sen kendi dilediğin gibi bir süret verdin.
Bana dünyada hiç kimseye vermediğin bir sima verdin.
Alemlerin Rabbi benim yüzümde,sadece bana ait bir eserini nasıl işlemiş,göreyim ve göstereyim diye.

Bana göz verdin,Senin eserlerini göreyim diye.
Bana kulak verdin,Senin yarattıklarının Seni nasıl zikrediyor işiteyim diye.
Bana akıl verdin,Seni bulayım diye.
Bana dil verdin,Seni zikredeyim diye.
Bana kalp verdin,Seni seveyim diye.
Dünya ve ahiretin bütün nimetlerini önüme serdin ve bana bir arzu verdin”Senden isteyeyim diye”

Vermek istedin.çünki vermek Senin şanındandır.
Onun için bana istemeyi öğrettin.
Aldığım her nefes Senin Rahmetindendir Ya Rabbi.
Eriştiğim her nimet Senin ihsanındandır Ya Rabbi.
Neşem,sevinçim,mutluluk ve huzurum hep Sendendir Ya Rabbi.
Senin gizli açık nimetlerinin sayısını bilemem,hayal bile edemem.bilsem de saymakla bitiremem Ya Rabbi.
Yalnız üzerimdeki en büyük nimetini bilirim:
”Bana şükretmeyi öğreten de Sensin Ya Rabbi”


haco
Allah razı olsun nohço bende dua isterim banane banane smile.gif
Erciyes_prensi
dualar gerçekten çok güzel good.gif

cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif cray.gif
NOHÇO
Esselatü Vesselamü Aleyke ya Resûlullah!

Esselatü Vesselam Aleyke ya Habiballah!



Sevgili Peygamberim! Sana bu mektubu bir Nisan ayının son gününde, ömrümün yarı yılı geçmiş, belki de tükenmiş bir bahar akşamında yazıyorum. Yine sana özlem doluyum, yine hasret doluyum, sana duygularımı nasıl anlatayım bilemiyorum.

Belki de şöyle başlamalıyım.

Ey güzeller güzeli, Rabbimin sevgilisi! Bu Nisan ayının güzelliği kadar güzel şu parlayan ayın ışığından daha parlak, şu mis gibi kokan hanımellerinden de güzel kokulu. Şu kırmızı güllerin güzelliğinden de güzel ve zarafetinden de zarif, ey tüm insanların sevgilisi! Ey Ebubekir'in dostu, Ömer'in yoldaşı, Ali'nin kılıcı, Osman'ın hayası, selam olsun sana!

Sevgili Peygamberim, gönül yoldaşım, sırdaşım, arkadaşım, sevgilerin en güzeli ile sevdim seni. Seni sevmek ne kadar güzelmiş, yaşımın olgun bir zamanında ancak anlayabildim. Seni tanıdıkça sevdim, sevdim, sevdim.

Sana olan özlemimi anlatmak için Asr-ı Saadette yaşayabilseydim, bu sevdayı seninle paylaşabilseydim, yüreğimizi daraltan sıkıntıları sana anlatabilseydim. Senin tozun toprağın olabilseydim Efendim. Sorma bizleri ne olursun, bizler ne haldeyiz, senin bıraktığın yerlerde ne yazık ki değiliz. Senin ümmetin makam, mevki, mal, itibar peşinde. Hiç kimse sormuyor artık zenginin malı helalden mi haramdan mı? Mevki ve makam sahipleri o yerleri gerçekten hak ediyor mu? İnsanları ağlatanlar, ağlatmaktan zevk duyar oldu. Fakir fukara ne halde, hiç kimse sormaz oldu. Mevki ve makam sahipleri bulundukları yerleri kaybetmemek için, haksızlığa göz yumuyor.


Senin zamanında böyle değildi Efendim.

Ey güzeller güzeli bizleri seyretmektesin. Ümmetinin halini hepsini bilmektesin. Senden dua bekliyoruz Efendim. Medine'nin sıcak meltemleriyle nur ve ışık saracak rahmet bulutlarını gönderiver. Allah'tan gelen her şeye teslimiz, sabır ediyor ve şükrediyoruz, ama artık bu sıkıntılarımız bitsin istiyoruz.

Diyeceksin belki de, sizler bunları hak ediyorsunuz. Benim sünnetime Rabbimin emrine karşı geliyorsunuz. Beni gerçek anlamda sevmiyorsunuz.



Hayır Efendim. Gerçekten seni çok seviyoruz, baktığımız her yerde seni görmeye çalışmaktayız, ama belki de bizler nefislerimizin kurbanıyız. Bir çiçeğe senin gibi bakmayı bilmediğimiz için, toprağın yeşermesini, ağacın yeşillenmesini, bir ananın çocuğunu sevmesinden ibret almayı bilmediğimiz için böyleyiz. İşte onun için belki de Asr-ı Saadette yaşamak istiyoruz. Senin teslimiyetini görmek şükrü eda edişini seyretmek, seninle aynı mekanı paylaşmak ve aynı havayı solumak için istiyoruz.
Belki de sana şöyle seslenmek istiyoruz.

Ey Sevgililer Sevgilisi nerdesin?
Gel artık yüzyıllar geçti aradan
Bir dua iklimiyle gel ne olur
Bir rahmet deniziyle gel ne olur
Sil bütün kanayan yaraları
Aydınlat yeniden bütün dünyamızı
Işık saçarak nur saçarak gel
Gel de ey güzeller güzeli
Nasıl gelirsen gel


Efendim, altı sene önce Hacda çok güzel duygular yaşadım. Medine'nin mis kokuyordu havası, meleklerin miski amberdi kokusu. Adım adım yaşadım, ama dayanamadım. Senin soluduğun havayı solumak, senin gezdiğin toprakta gezmek, Uhud Dağını seyretmek, Hamza'nın şehit oluşunu hayal etmek öyle güzeldi ki, Rabbim tekrarını nasip etsin inşaallah.


Ya Nebi! Sana olan özlem hiç bitmiyor, dinmiyor. Rabbimin yarattığı her şeyde, Onun azametini görmeye, senin 'Ümmetim, ümmetim' diye seslenişini duymaya çalışıyoruz. Senin yolundan belki de tam olarak gidemiyoruz, ama senden şefaat bekliyoruz. Bir gün gelip bu dünyadaki görevimiz bittiğinde bizi gerçek alemde kucaklamanı bekliyoruz. Sana selam olsun ey Sevgililer Sevgilisi. Kalbimiz yanarak özlemimiz bir kat daha artarak yalvarıyoruz Rabbimize. Bizi sana layık ümmet etsin. Layık etsin ki ebedi alemde ebediyen seninle olalım.

Şimdilik hoşçakal Efendim.



Selma Kar








ALINTI(hatce @ Feb 15 2006, 07:46 AM) *

Allah razı olsun nohço bende dua isterim banane banane smile.gif




ALLAH RAZI OLSUN
helin
çok güzel...
NOHÇO
SEN
Sen Ahmed ü Mahmud ü Muhammedsin efendim
Hak'dan bize Sultan-ı müeyyedsin efendim.
(Şeyh Galip)

Vahiy meleği Cebrail aleyhisselam, anlatıyor:

-Hazret-i Allah, beni yarattı. Onsekizbin yıl arz altında kaldım...

-Ey Cebrail seni kim yarattı?

-Sen yarattın yara Rabbi. Her şey senin ve sen her şeyi yaratansın... Bense... ben, güçsüz ve ihtiyaç sahibi bir mahlukum.

Konuşmadan sonra bir onsekizbin yıl daha geçti... Yüce Allah yine sordu:

-Seni kim yarattı?

-Ya Rabbi, beni yaratan; öldürmeye ve diriltmeye kudreti olan sensin. Bense kuvveti hiç bir şeye yetmez biçarayim.

Üçüncü onsekizbin yıl da geçti...

-Ey Cebrail, ben kimim, sen kimsin?...

-Allahım sen her şeyin yaratıcası ve sahibi; bense bir kulcağızım.

Bu cevabımın peşinden bir merakımı dile getirdim:

-Ya Rabbi benden üstün bir varlık halkettin mi?

-Karşına bak, buyurdu...

Yüce emre uyarak gösterilen yere baktığımda mbir nur gördüm. Ama nasıl bir nur? Güzelliğine hayran kaldım. Dört tarafında da dört ayrı nur?

-Allahım, gözlerimi alan bu harika aydınlık da ne?

-Seni, ne kadar melek varsa hepsini ve bütün her şeyi aşkına yarattığım nur!... O, en aziz kulum ve Peygamberimdir. O, canlı cansız her şeyin en üstünü ve en hayırlısı olan Muhammed Mustafa'dır "sallallahü aleyhhi ve sellem"

Sordum:

-Ya çevresindeki nurlar?

-Sağındaki Ebu Bekir Sıddik, solundaki Ömer ibni Hattab, önündeki Osman bin Affan, ardındaki Ali İbni Ebi Talib'dir. "Radıyallahü teala aleyhim".

-Ya Rabbi; bu beş kişinin diğer insanlardan üstün bir tarafı olmalı!

-Bu beşi kendime dost seçtim. Onları seven beni sevmiş, düşmanlık eden bana düşman olmmuş olur. Bunları sevenleri cennete, sevmeyenleri cehenneme koyacağım.

Hak yarattı alemi, aşkına Muhammed'in
Ay ü günü yarattı, şevkine Muhammed'in

İlk insan Adem Peygamber, arş üzerinde "La ilahe illallah Muhammedün Resulullah" yazısını görünce ismin sahibinin erişilmezliğini anladı. Ancak O'nun ismi sadece göklerin en yükseğini mahyalandırmamıştı. Kelime-i tevhid cennette her sarayda, her yaprakta, her çiçekte, her bucakta okunuyordu.

Adem aleyhisselam, bu hali oğlu Şit Peygambere anlatıyor:

-Cennette O'nun ismi ile güzelleşmemiş bir tek köşe bile görmedim. Her yan ve her yön o şerefli ismin pırıltılarını aksettiriyor.

-Peki, babacığım hanginiz daha kıymetlisiniz?

Şit aleyhisselamın sualine Adem Peygamber cevap vermek istememiş olacak ki sükutu tercih etti. Ne var ki aynı sual üçüncü kere tekrarlanınca ezeli hakikat daha o günden açıklandı.

Alemlerin Rabbi buyurdu:

-Ya Adem! Her şeyi senin için yarattım, seni ise o seçilmiş için!!! Cenneti o'nunla ve o'nun ümmetiyle dolduracağım. Kendisine arap dili ile Kur'an-ı kerim indireceğim. Bu kitabın emir ve hükümleri, hiç değişmeyerek dünyanın sonnuna kadar devam edecektir. Bu peygamber, benim en sevgili kulumdur. İyiliği her insana ulaşacaktır. O'na uyanlar seçkin kullarımdan olur. Büyük şefaat sahibidir. İsmi yer yüzünde "Muhammed" göklerde "Ahmed"dir. O'nu dünyanın sonuna yakın göndereceğim. Hiç bir Peygamber O'ndan üstün olmadığı gibi, hiç bir ümmet de O'nun ümmetinin sayısına varamayacaktır. Ümmeti abdestli gezer. Öyle ki bunların yerdeki nurları yıldızların gökteki aydınlığı gibidir.

Ol dedi oldu alem, yazıldı levh ü kalem,
Okundu hatm-i kelam, şannına Muhammed'in

Adem babamız, cennetten çıkarılınca, üç yüz sene göz yaşı döktü. Çok üzgün ve çok pişmandı. Gaibden gelen bir sesin de hatırlatması ile el açıp-cennette iken Cebrail aleyhisselamdan öğrendiği bazı isimleri araya koyarak-dua etti:

-Ya Adem, kıyamete kadar gelecek evladının günahlarının bağışlanmasını isteseydin bu isimlerin sahiplerinin sevgisi için yine kabul ederdin...

Hep erenler geldiler, dergaha yüz sürdüler
Zikr-ü tevhid ettiler, nuruna Muhammed'in

O, müthiş tufandan önce Nuh aleyhisselama bir gemi yapması buyurulunca yüzyirmi dörtbin dört tane tahta hazırladı. Ve Cebrail'in tenbihi ile her tahtaya bir Peygamberin mübarek adını yazdı. Ancak ertesi gün tahtalardan isimler silinmişti. Olaya çok üzüldü. İsimleri tekrar yazdı. Devrisi sabah yazılar yine silindi. Bir daha yazdı ama bir sonraki gün tahtalar bomboştu... çok müteessir oldu... bir tuhaflık vardı bu işte. Sır, gelen vahiyle çözüldü.

-Tahtaların ilkine benim, sonuncusuna da habibim Muhammed Mustafa aleyhisselamın adını yaz ki şeytan öbür isimleri silmesin.

Nuh Peygamber, emredildiği gibi yaparak çalışıp gemisini tamamladı. Fakat dört tahta artmıştı. Bunu Cebrail aleyhisselamla konuştu:

-Ya Cebrail, fazla gelen dört tahtayı ne yapayım?

Vahiy meleği suali Hak teala'ya sundu.

İnsanlığın ikinci babası Nuh Peygambere haber geldi.

-Ey büyü peygamber! O dört tahtaya son peygamberimin dört halifesinin isimlerini yaz; gemi o zaman tamam olacaktır. Zira o dört insan, İsla dininin dört sütunu gibidir. İslamiyet onlarla ayakta kalır ve onlar sayesinde dünyanın her tarafına yayılır. Vahye uyularak denilenin yapılması ile gemi tamamlandı ve ondan sonra yüzebildi.

Nuh Peygaber, Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali'nin isimlerini artan tahtalara yazarak bunları gemisine çakmadıkça görünüşteki kusursuzluğa rağmen geminin yüzmesi ve felaketten kurtulması mümkün olmamıştı.

Ya mü'minler... mü'minlerin de o dört büyük zatın ismini kalplerine yazmadıkça dıştan ne kadar olgun ve noksansız görünürlerse görünsünler büyük imtihanda kurtulmaları mümkün olabilir mi? Sadece iki cihan güneşi eşsiz ve emsalsiz Peygamberimizi değil, O'nun dostlarını da sevmek gerekiyor... Bu şart yerine gelmeden, O'nun sevdiklerinin aşkı kalbe yerleşmeden cezadan kurtulmak ne mümkün?...

Veysel Karani kazandı, ahir yine özendi
Sekiz uçmak bezendi, aşkına Muhammed'in

İbrahim aleyhisselam, bir gün rüyasında Cenneti gördü. Uzunluğu yer ile gök arasındaki mesafeden fazlaydı. Meleklere:

-Buralar kime mehsustur? diye sordu.

-Evlatlarından Muhammed Mustafa ve o'nun ümmeti içindir, diye cevap verdiler.

İbrahim Peygamber, dikkatle bakınca ağaçlarda"La ilahe illallah" budaklarında "Muhammedün Resulullah", meyvelerinde "Sübhanellah", "Velhamdülillah" cümlelerinin yazılı olduğunu gördü...

Uyandığında rüyasını milletine nakletti.

-Ümmeti Muhammed kimdir, diye sordular. İbrahim aleplisselam, düşünceye daldı. O anda Cebrail aleyhisselam peyda oldu ve:

-Ne düşünüyorsun ey Allah'ın dostu, dedi.

-Bir rüya gördüm... girdüklerimi ümmetime anlattım, Muhammed ümmetini öğremek istediler. Benimse bu hususta bilgim yok. Onun için düşünüyorum.

Cebrail aleyhisselam:

-Ben de fazla bir şey bilmiyorum, diyerek Cenab-ı Hakka arz etti:

Yüce Allah şöyle buyurdu:

-Muhammed, benim ahir zaman Peygamberimdir. Makbul kullarıma Peygamber olarak gönderecğim. O peygamberi bütün yaratılmışların arasından seçtim. Kendisini ve ümmetini yerden ve gökten yüzyirmi dört bin yıl evvel yarattım. Kıyamet günü O'nun yolundakilerin yüzü bütün insanların yüzünden daha ak, aydınlık ve abdest suyu değen vücut parçaları pırıl pırıl olacaktır.

Feriştehler geldiler, saf saf olup durdular
Beş vakit namaz kıldılar, aşkına Muhammed'in

Tevrat, Musa aleyhisselama inince büyük Peygamber çok sevindi ve şükrünü dile getirdi. Cenab-ı Hak:

-İnsanların kalbine baktım. En mütevazi olarak seni gördüm. Bu sebeple seni Peygamber yaptım ve benimle konuşma devletine erdirdim, dedi ve ilave etti:

-Ölünceye kadar tevhid üzere ol. Sevgili Muhammed Mustafa'nın Resulüm olduğunu tasdik et ve kalbine O'nun muhabbetini yerleştir!

-Ya Rabbi, Muhammed kimdir; O'nu tanımıyorum?

-O öyle bir kimsedir ki yerleri ve gökleri yaratmadan binlerce sene evvel güzel ismini arşın üzerine yazdım. Ya Musa, sana çok yakın olmamı ister misin? Öyle bir yakınlık ki bedenine ruhdan ve gözünün siyahına beyazından daha yıkn olayım!..

-Allahım bundan gayrı ne arzum olabilir?...

-Öyleyse Habibime çok selavat oku.

Hak teala devam etti:

-Ölen bir kimse Muhammed aleyhisselamı inkar etmişse, o bedbahtı sürüterek cehenneme attırırım. Beni görmesini nasip etmem ve hiç bir melek ve peygamberin şefaat etmesine de için vermem!...

Bunu yolundakilere bildir.

-Ya Rabbi O'nun hakkında biraz daha bilgi sahibi olmak isterim.

-Eğer Muhammed aleyhisselam olmasaydı; yeri-göğü, cenneti-cehennemi ayı, güneşi, geceyi-gündüzü, melekleri, Peygamberleri ve hiç bir şeyi yaratmazdım. O'nun Peygamberliğini kabul etmezsen İbrahim halilulllah bile olsan sana eziyet ederim!...

-Onun Peygamberliğini ve yüksekliğini kabul ettim Ya Rabbi!...

Havada uçan kuşlar, yeşerüp dağ ü taşlar,
Yemiş verir ağaçlar, aşkına Muhammed'in

Davut aleyhisselam, bir gün Zebur okurken kitaptan bir nur yükseldiğini; bu nurun odayı doldurduğunu ve kalbinin rahatladığını gördü... Ve bu hal, her Zebur okuyuşunda tekrar etti. Nurun mahiyetinni Allahü tealaya sordu:

-Ya Rabbi bu nur neyin nesidir?

-O, habibim Muhammed Mustafa'nın nurudur. Cümle alemi onun hatırına yarattım.

Bu tüyler ürperten ilahi cevap üzerine Davut Peygamber, yüksek sesle "Lailahe illallah Muhammedün Resulullah" dedi. Bütün yırtıcı hayvanlar, kuşlar, böcekler ve yılanlar, çevresine toplandılar ve:

-Öyledir ya Davut! diyerek onu doğruladılar.

Bu olaydan sonra Davut Peygamber, Zubur okumaya başlarken kelime-i tevhid söyle oldu.

İmansızlar geldiler, andan iman aldılar
Beş vakt namaz kıldılar, aşkına Muhammed'in

O'nu övmeye kalkan erir ve tükenir.

O'nu hiç bir lisan medhetmeye kafi gelmez. O' kelimeler üstü ve kelimeler ötesi ve gönüller dolusu sevgiye layıktır.

Yunus kim ede medhi, över Kur'an ayeti
Ah! vergil salevatı, aşkına Muhammed'in

Biz de... kendim, eşim, dostum, tanışım, arkadaşım, binler, onbinler, milyonlar, milyarlar, O'nu o en sevgili ve en üstün'ün Peygambeliğini kabul ettik ya Rabbi...

Bundan üstün devlet bilmiyoruz ya Rabbi!..

ALINTI
NOHÇO





CUMANIZ MÜBAREK OLSUN DOSTLAR
NOHÇO
Kainatın yaratıcısı ve yaşatıcısı Yüce Allah’a sonsuz hamd ü sena ve şükür; bütün resullerin seyyidi, enbiyanın imamı, asfiyanın serveri, mahlukatın ekmeli ve mürşidlerin sultanı Hazreti Muhammed Mustafa’ya, âline ve ashabına da nihayetsiz salât ü selam ediyor, şu kutlu zaman diliminde yeryüzünün en bereketli ve en mukaddes beldelerini ziyaret için fevc fevc akın eden yüzbinlerce misafirinin dualarına icabette bulunduğu gibi Rabbimizin biz nâçâr kullarının niyazlarını da kabul buyuracağı ümidiyle ellerimizi bir kere daha kaldırıyoruz:

Ey her zaman kullarına rahmet ve merhametiyle muamele eden Yüce Allahımız! Sen’den bu düşkün kullarına da merhamet edip bizi de iman-ı kâmil ve marifet-i tâmme ile donatmanı dileniyoruz. Sinelerimizde, Sen’in azamet ve ululuğunun hakkı olan hürmete kaynak teşkil edebilecek mehâbet, mehâfet ve vuslata karşı şevk ü iştiyak hislerini uyaracak yegane Zat Sen’sin! Ne olur, bu lütuflarından bizi mahrum bırakma!

Bizleri razı ve hoşnut olacağın amellere muvaffak kıl.. taklide takılmayarak kendi iman binasını kendi cehd ü gayretiyle ikame eden, bu imanın tabiî bir neticesi olarak da yaptıklarını hep arızasız ve kusursuz olarak yerine getiren ve haklarında yerde-gökte ‘vüdd’/sevgi vaz’ettiğin kullarından eyle.. sadakatı, ihlası, Hak huzurunda hep hürmet içinde iki büklüm olup mütevazi davranmayı yani hudû ve huşûu da fıtratlarımızın bir yanı haline getir!

Ya Rab! Sen hak kelâmında ifade buyuruyorsun ki: “(Kullarım!) Bana dua edin, ben de o dualarınıza cevap vereyim!” İşte kapıkulların olarak huzurundayız ve Sana teveccüh ediyor, hakkımızda vereceğin hükmünü bekliyoruz. Ne olur, bahtına düştük, dualarımızı kabul etmemek suretiyle bizi haybete dûçar kalan zavallılardan eyleme; eyleme ve Yüce Kitab’ında vaadde bulunduğun gibi dualarımıza icabet eyle!..

Bizim de Efendimiz, bütün ebrar ve ahyârın da Efendisi olan Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa’ya, peygamber hanesinin seçkin fertlerine ve ashâb-ı güzîne salât ü selam ederek bunları Sen’den dileniyoruz.

Dualarımızı kabul buyur Rabbimiz!...

Herkul.Org
NOHÇO
"İbadet eden yaşlılara!

Kadınlara, analara!

Ümmetin önderlerine, Allah'a yönelen herkese!

Bu çağrı hepinize:

Savaş gitgide kızışıyor, yürekler paralanıyor. Durum çok ağır ve düşmanın vahşice saldırıları dinmek bilmiyor. Dünya ölçeğinde tüm kafirler işbirliği içinde, bize karşı dümenler çeviriyorlar. Uçaklar, en korkunç bombalar yağdırıyor üzerimize. Toplar ateş kusuyor. Dağlar, dağlarımız kar ve buzlarla kaplı; soğuk donduruyor.

...

Ey İslam ümmeti! Aranızda Allah'la sözleşmesine sadık kalanlar yokmu? Samimiyetle ve engin bir tevazu içinde ellerini semaya kaldırdığı zaman duası reddedilmeyecek kimseler yok mu? Yoksa bizi dualarınızda bile unuttunuz mu? Nerede gece yarıları, gök kapılarının açıldığı müstesna zamanda Allah'a yolladığınız ısrarlı talepler? Namazınızı topyekün bir duaya dönüştürecek olan kunutlar şimdi değilse ne zaman?

Allah'ın Rasulü şehit edilen arkadaşları için günlerce kıldığı ve kıldırdığı her zamanda kunut duaları etmişti. Bugün binlerce müslüman kardeşiniz öldürülürken,sizin desteğiniz nerede?
Ey İslam ümmeti! Dualarınızdan bizleri unutmayın, zafer için bizi destekleyin!

Çeçenistan Komutanları 2002




Dünyanın dört bir yanında zulme maruz kalmış bütün müslüman kardeşlerimizin halleri sana arz ediyoruz Allahım! Zulmedenleri islah eyle ya Rabbi! İslah olmalari mümkün değilse onları Kahhar isminle kahreyle ya Rabbi!

Özellikle şuan dünyanın dört bir tarafinda, biz burada rahat bir mekanda karnımız tok başımızda çatı dua etmek bile nefsimize ağır gelirken ya onlar, ya onlar Allahım! Gecenin bir saatinde, soğukta, karnı aç ve bir köşede ölmeyi bekleyen müslüman kardeşim “ben burada bu haldeyken benden bir duasını bile esirgeyen müslüman kardeşimden hesabımı soracağım günü bekliyorum” diyorsa bunun hesabını nasıl veririz Allahım! Bizlere bu şuuru nasip eyle Allahım!
NOHÇO
Bugün Cuma! Mübarek Cuma! Tüm insanlar birbirlerine daha çok yakınlaşsın, dargınlıklar ortadan kalksın, kardeşlik ve dostluk duyguları daha da kuvvetlensin. Tüm insanlar neşe ve mutluluk denizinde yüzsün. Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Mübarek Cumayı doya doya yaşayalım. Hayırlı Cumalar! Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ayırmasın! Hayırlı ve bereketli gün geçirmeniz dileğiyle dileğiyle....

CUMANIZ MÜBAREK OLSUN.....
Kumral Abdal
Amin ve Ecmain,

Benim Tazmanya Canavarlarınada Dua İsterim flowers.gif

NOHÇO






BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA RESUL ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA HABİB ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA NEBİY ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA HALİL ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA SAFİY ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA VELİY ALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA HAYRAHALKİLLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA NURAARŞİLLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA EMİNEVAHYALLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENZEYYENEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENŞERREFEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENKERREMEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENAZZAMEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENALLEMEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENSELLEMEHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA MENIHTAREHULLAH
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA SEYYİDELEVVELİNEVELAHİRİN
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA ŞEFİAELMÜZNİBİN
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA HATEMENNEBİYYİN
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YARAHMETENLİLALEMİN
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA İMAMELMÜTTAKİN
ESSALATU VESSALAMU ALEYKE YA RESULERABBİLALEMİN
VE SELEVATULLAHİ VE MELA İKETİHİ VE ENBİYAİHİ VE RUSİLİHİ
VE HAMELETE ARŞİHİ VE CEMİİ HALKIHİ ALA SEYYİDENA MUHAMMEDİN VE ALA ALİHİ VE SAHBİHİ ECMEIYN.
CUMA GECELERİ OKUYUN

ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMÜRSELİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMÜCAHİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD EŞŞAHİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELHAİFİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELHAŞİIYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ETTAİİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ETTAİBİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELABİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELHAMİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ESSALİHİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ERRAKİIYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ESSACİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELKAİMİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELKAİDİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMÜTTEKIYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMUSTAĞFİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ENNADİMİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD EŞŞAKİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELHAFIZİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD EZZAKİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMUHSİNİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELEKREMİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMÜNZİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELMÜBEŞŞİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ETTAYYİBİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ENNEBİYYİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD ELALEMİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
ENNEBİY EZZEKİY ENNAKİY
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
ELKUREŞİY ELHAŞİMİY
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
ELMEDENİY ELARABİY ELMÜKERREM YÖVMELKIYAME
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SEYYİD EHLİLCENNE
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SAHİB ELMAKAM ELMAHMUD
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
SAHİB ESSIRAT ELMÜSTAKİM
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
AFDAL ELEVVELİYN VE ELAHİRİYN
ALLAHÜM SALLİ VE SELLİM ALA SEYYİDİNA MUHAMMED
VE ALA CEMİİ ELENBİYAİ VE ELMÜRSELİYN
VE ALA CEMİİ ELMELAİKETİ ELMUKARREBİYN
VE ALA İBADALLAH ESSALİHİYN
MİN EHLİSSEMAVATİ VE ELARDI VE ALEYNA MİNHÜM
ECMAIYN Bİ RAHMETİKE YA ERHAMERRAHİMİYN
ELFATİHATİ MAA ESSALAVAT AMİN AMİN AMİN
VELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİN.
EL FATİHA MEA ESSALAVAT











Ey Rabbimiz !
Rasulünü anışımızdan haberdar et !
O na binler salât,binler selâm olsun.
Habibine Makam-ı Mahmudu ver,
O na vesileyi lûtfet...
O nu Refik-i Alaya yükselt,
Bizi de affet....
Onun hatrına affet,
Zatının hatırına affet,
Ne olur affet bizi,
Bizi affet.... ne olur bizi affet...affet fizi
amin..amin...amin




ALINTI(kumralabdal @ Feb 24 2006, 06:28 PM) *

Amin ve Ecmain,

Benim Tazmanya Canavarlarınada Dua İsterim flowers.gif






MEVLAM HAYIRLI ÖMÜRLER NASİP ETSİN İNŞAALLAH
NOHÇO
AMİN...AMİN...AMİN...
Seherde açılan güller hürmetine
Zikrinle dönen diller hürmetine
Rükuya bükülen beller hürmetine
Hacalet nârına yakma ya Rabbî!

Yolunda kaim kullara bağışla
Rızana giden yollara bağışla
Arşına açılan ellere bağışla
Cahîm'in içine sokma ya Rabbi!

Secdeye kapanan başlar hürmetine
Aşkınla sızlayan döşler hürmetine
Gecelerde dökülen yaşlar hürmetine
Gazabınla bize bakma ya Rabbi!

Uhud'da yarılan yüze bağışla
Mi'rac'da gören göze bağışla
O anda geçen söze bağışla
Sırattan aşağı dökme ya Rabbi!

Cemi peygamberlerin canı hürmetine
Cihar-ı Yar-ı Güzin'in dini hürmetine
Uhud şehitlerinin kanı hürmetine
Suçlarımızı başa kakma ya Rabbi!

Muhammed Mustafa (a.s)'nın özüne bağışla
Fatıma-tüz-Zehra adlı kızına bağışla
Yetim yetemanın yüzüne bağışla
Huzurunda boynumuzu bükme ya Rabbi!

Kur'an-ı Kerim'de geçen kelam hürmetine
Mekke, Medine'deki âlem hürmetine
Arş, Kürs, Levh-ü Kalem hürmetine
Sualde fazla sıkma ya Rabbi!

İsmi, isminle bir yazılana bağışla
Din uğrunda kan döken gazilere bağışla
Kerbela'da can veren kuzulara bağışla
Dinsizlerle Nar'a sokma ya Rabbi!
NOHÇO
Ya Rab! Kusurumuzu affet, bizi kendine kul kabul et, emanetini kabz etme zamanına kadar bizi emanette emin kıl.

Ya Rab! Senden rahmetini celbedecek şeyleri, gerçekleşmesi muhakkak olan mağfiretini, her türlü günahtan korunmayı, her türlü iyiliği kazanmayı, cennetle serfiraz olmayı ve cehennemden kurtuluşu diliyoruz.

Ya Rab! Nefsimizin kötülüklerinden Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Bizi salih amellere ve güzel ahlâka ilet. Zira bunların salih olanına ancak Sen ulaştırır, kötülüklerden de ancak Sen alıkoyarsın.

Ya Rab! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymayan nefisten, icabet edilmeyen duadan Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Nimetin zevalinden, afiyetin değişmesinden, azabın ansızın gelip çatmasından ve gazabına sebep olacak şeylerden Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Sıkıntıdan, üzüntüden, tasadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borcun altında iki büklüm olup ezilmekten ve insanların galebe ve tasallutundan Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Hatalarımızı kar ve dolu suyu ile yıka, kalbimizi günahlardan, beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi temizle. Ve bizimle günahlarımızın arasını, doğu ile batının arasını ayırdığın gibi ayır.

Ya Rab! Bizlere kendimizi bulmayı ilham et.

Ya Rab! Bizleri sev, gören gözümüz, işiten kulağımız, tutan elimiz, yürüyen ayağımız ve konuşan dilimiz eyle.

Ya Rab! Huyların, amellerin, arzuların ve hastalıkların kötülüklerinden Sana sığınıyoruz.

Ya Rab! Bizlere iki cihan saadeti ver. Her iki cihanda bizi gaye–i hayalimize ulaştır.

Ya Rab! Bizlere hayırlı ölüm nasip et. Kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınıyoruz.

Allahım! Senden, her an yalvaran diller, korkudan ürperen gönüller istiyoruz. Tevbelerimizi kabul et. Bizi günahlardan arındır, dua ve isteklerimize cevaplar lutfeyle! Delil ve burhanlarımızı hedefine yönlendir, kalplerimizin ufkunu aç, dilimizi doğruluğa bağla ve gönül kirlerimizi temizle!

Allahım! Senden her işimizde sebat, Kur’an yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme! İtaatte bulunanlara bol bol karşılık ver, Sana baş kaldıranlara da doğru yolu göster.

Allahım! Muzdariplerin dualarını icabetle taçlandır, sıkıntıda bulunanları lütfunla şâd eyle, hasta ruhlara hususi muamelede bulun, küfür ve ilhad içinde bocalayanlara da nurunu göster; göster de kalmasın hiçbir yanda karanlık bir nokta!..

Allahım! Sevgini, Seni sevenin sevgisini ve Sana yaklaştıran sevgiyi bize nasip et. (Amin)
NOHÇO
Her zaman içlere inşirah salan âdât-ı sübhaniyesinden engin lütuflarıyla, kış mevsimlerinin ardından baharları, gecelerin arkasından gündüzleri, buhranlı zaman dilimlerinin peşinden de aydınlardan daha aydınlık bayram günlerini yaratan kainatın rabbi Yüce Allah’a, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve çöllerdeki kum taneleri adedince hamd ve şükür; hürmetine evrenin yaratıldığı, sünnetine ins ü melek bütün varlığın hayran kaldığı, Habîb-i Hüdâ, Şefkat Peygamberi, efendimiz Hazreti Ahmed ü Mahmud u Muhammed Mustafa’ya, insanlık âleminin yüz akları olan âline ve ashabına da nihayetsiz salât ü selamlar ediyor, günlerin nevbahara döneceği, alacakaranlıkların yerini cennet yamaçları gibi yemyeşil bir iklimin alacağı demlerin heyecanıyla bir yandan ümitle bekliyor, bir yandan da Ulu Mevlâmız’a yalvarıyoruz:

Rabbimiz! Dünyaya, ukbâya ve bu iki diyar arasında bir geçit sayılan kabir âlemine ait endişelerimizi emn ü emana çevir.. dualarımıza icabet et.. beslediğimiz ümitlerimizi haybet ve hüsranla neticelendirme.. herhangi bir talep ve istek izhar etmediğimiz bir zamanda, Sen, rahmet ve merhametinin, lütuf ve inayetinin neticesi –değerlendirilip nemalandırılmaya açık– bir ilk mevhibe olarak bizleri varlık sahasına çıkardın; hayat nimetiyle şereflendirdin ve bunların da ötesinde imanla, İslam’la pâyelendirdin.

Yâ Rab! İşte bir kez daha kapına geldik. Rızan istikametindeki arzu ve recalarımızı kabulle karşılaman istikametinde içimizi Sana açıyoruz. Ne olur, salih kullarının niyazlarını kabul buyurduğun gibi bizim dualarımızı da kabul buyur!.

Ey bütün hamd ü senâların yegâne sahibi ve biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lutfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için biz de Sana hamd ve şükranlarımızı arzediyoruz. Bahtına düştük, halimize merhamet eyle ve lütfen bu kadar ikram ü i’zaz ve ihsanda bulunduktan sonra bunları geri almak suretiyle bizi ikab etme.. hoşnutluğundan mahrum bırakmak suretiyle cezalandırma!.. Sana doğru yürüdüğümüz rıza yolunda hususî inayetinle bizi teyi’d buyur ki, huzuruna yüzümüz ak olarak gelebilelim.

Rabbimiz! Niyazımıza hitam-ı misk olacağı mülahazasıyla bir kez daha yakîn-i etemmin biricik kahramanı ve beşeriyetin en şereflisi efendimiz Hazreti Muhammed’e, aile halkına ve arkadaşlarına salât ü selam ediyor ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz. Lütfundan ve kereminden dileniyoruz, lütfen bizi duaları kabul olmayan tali’sizlerden eyleme! Amin!...
NOHÇO





A'RAF 156

Bize, bu dünyada da iyilik yaz ahirette de. Şüphesiz biz sana döndük." Allah buyurdu ki: Kimi dilersem onu azabıma uğratırım; rahmetim ise her şeyi kuşatır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.

İBRAHİM 7

Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir! diye bildirmişti.

HİCR 50

Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir.

KAMER 18

Âd kavmi (Peygamberleri Hûd'u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler).

KAMER 37

Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

A'RAF 118

Böylece gerçek ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları yok olup gitti.

YUNUS 51

Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? (Çok geç). Halbuki onu (azabın gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?

KEHF 53

Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını iyice anladılar; ondan kurtuluş yolu da bulamadılar.

NEML 82

O söz başlarına geldiği (kıyamet yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.

ŞURA 22

Yaptıkları şeyler başlarına gelirken zalimlerin, korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip iyi işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlara diledikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur.
NOHÇO


CUMANIZ MÜBAREK OLSUN

SELAM VE DUA İLE
SAREM
[code][font=Arial]
ALINTI(NOHÇO @ Feb 27 2006, 11:30 PM) *

AMİN...AMİN...AMİN...
Seherde açılan güller hürmetine
Zikrinle dönen diller hürmetine
Rükuya bükülen beller hürmetine
Hacalet nârına yakma ya Rabbî!

Yolunda kaim kullara bağışla
Rızana giden yollara bağışla
Arşına açılan ellere bağışla
Cahîm'in içine sokma ya Rabbi!

Secdeye kapanan başlar hürmetine
Aşkınla sızlayan döşler hürmetine
Gecelerde dökülen yaşlar hürmetine
Gazabınla bize bakma ya Rabbi!

Uhud'da yarılan yüze bağışla
Mi'rac'da gören göze bağışla
O anda geçen söze bağışla
Sırattan aşağı dökme ya Rabbi!

Cemi peygamberlerin canı hürmetine
Cihar-ı Yar-ı Güzin'in dini hürmetine
Uhud şehitlerinin kanı hürmetine
Suçlarımızı başa kakma ya Rabbi!

Muhammed Mustafa (a.s)'nın özüne bağışla
Fatıma-tüz-Zehra adlı kızına bağışla
Yetim yetemanın yüzüne bağışla
Huzurunda boynumuzu bükme ya Rabbi!

Kur'an-ı Kerim'de geçen kelam hürmetine
Mekke, Medine'deki âlem hürmetine
Arş, Kürs, Levh-ü Kalem hürmetine
Sualde fazla sıkma ya Rabbi!

İsmi, isminle bir yazılana bağışla
Din uğrunda kan döken gazilere bağışla
Kerbela'da can veren kuzulara bağışla
Dinsizlerle Nar'a sokma ya Rabbi!

çok güzel ya allah dualarını kabul eder işallah ellerinize sağlık
....
Bütün dualara AMİN!
NOHÇO







Efendimizin Dilinden Dualar




Allahım! Gönlümü sana bağlayacak, darmadağın hâlimi bir araya toplayacak, dağınık ve parçalanmış işlerimi birbirine yaklaştıracak kötü itiyat ve fitnelerden beni koruyacak, dilimi ıslah edecek, bâtınımı koruyacak, zâhirimi yükseltecek, amelimi temizleyip arttıracak, yüzümü ak edecek, rızana ulaştıracak ve her kötülükten beni koruyacak olan rahmetini senin fazlından isterim.


Allahım! Kazâlarda sabır ve kurtuluşu, şehitler mertebesini, iyiler yaşayışını, düşmanlara galib gelmeği ve Peygamberlere arkadaş olmağı senin fazlından isterim.



NOHÇO
Kumral Abdal
Bütün Güzelliklere Amin
NOHÇO
ALLAH RAZI OLSUN BÜTÜN AMİN DİYEN DİLLERDEN İNŞAALLAH

EY RABBİM
YOKTUK VAR ETTİN ,BİZLERE HAYAT VERDİN
EŞSİZ NİMETLERİNİ ÖNÜMÜZE SERDİN
NİMETLERİN ADEDİNCE HAMDÜ SENALAR OLSUN SANA
BİZLERİ TEK BİR NEFESTE DAHİ OLSA İSTİKAMETTEN AYIRMA
RIZANA ERİŞTİR BİZİ...
NOHÇO
Allahım!
Bizlere bütün islam alemine yardım eyle!
Bizim, Islam'ın ve Müslümanların hüsranını arzu edenleri
Sen hüsrana uğrat!
NOHÇO

Ey güçlü Rabbim! senin ayetlerine küfredenler senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler, ve adalet eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hala yeryüzünde egemendirler.

Müjdelediğin azabı onlara ulaştır
NOHÇO


Yâ Nebî, şu hâlime bak!
Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın;
Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın!
Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum;
Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum.
“Tahammül et!" dediler... Hangi bir zamana kadar?
Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var!
Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak;
Önümde durmadı artık, ne hânümân, ne ocak...
Yıkıldı hepsi... Ben aştım diyâr-ı Sûdân'ı,
Üç ay "Tihâme!" deyip çiğnedim beyabanı.
Kemiklerim bile yanmıştı belki sahrada;
Yetişmeseydin eğer, yâ Muhammed, imdada:
Eserdi kumda yüzerken serin serin nefesin;
Akar sular gibi çağlardı her tarafta sesin!
İrâdem olduğu gündür senin irâdene ram,
Bir ân için bana yollarda durmak oldu haram.
Bütün heyâkil-i hilkatle hasbıhâl ettim;
Leyâle derdimi döktüm, cibâli söylettim!
Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü...
Nücûma sor ki bu kirpikler uyku görmüş mü?
Azâb-ı hecrine katlandım elli üç senedir...
Sonunda alnıma çarpan bu zâlim örtü nedir?
Beş altı sineyi hicran içinde inleterek,
Çıkan yüreklere hüsran mı, merhamet mi gerek?
Demir nikaabını kaldır mezâr-ı pâkinden;
Bu hasta ruhumu artık ayırma hâkinden!
Nedir o meş'ale? Nurun mu? Yâ Resûlallâh!...


Mehmet Akif ERSOY


NOHÇO
Allahım Peygamber Efendimize rahmet eyle.Öyle rahmet ki,onun hürmetine bizi ve bütün korku ve belalardan kurtar.Bütün ihtiyaçlarımızı o rahmetin hürmetine yerini getir.Bütün günahlarımızı o rahmetin hürmetine temizle,o rahmetin hürmetine bütün hata ve günahlarımızı bağışla.
Ey Allahım,ey dualara cevap veren !Hayatım boyunca ve ben öldükten sonra, her an be salavatın kat katını ver.Bir milyon salat ve salam,bir okadar da çarpımından çıkan netice ve bunun da katı katı,Efendimiz Muhammed'e(a.s.m) O'nun AL,ashab,yardımcı ve tabilerine olsun.
Bu salavatların herbirini benim ömür müddetimdeki günahkar nefeslerim sayısınca çoğalt.Bu salavatların herbirisi hürmetine beni affeyle bana merhamet et.Bunu rahmetinle yap,Ya Erhamer-Rahimin

AMİN
NOHÇO
RABBİM
BURDA DUA EDEN VE EDENLERE AMİN DİYEN BÜTÜN KARDEŞLERİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN...
.ALLAH HEPİMİZİN DUASINI KABUL ETSİN.
HASTALARA ACİL ŞİFA DERTLERE DERMAN DİLEMEK HERGÜN BİR FATİHA HEDİYE ETMEK HEPİMİZİN ALIŞKANLIĞI OLSUN....
BÜTÜN DİN KARDEŞLERİMİN AKLINI ÇELMEYE UĞRAŞANLARA FIRSAT VERME RABBİM..
..BİZLERE SENİN YOLUNDAN AYRILMAYI NASİP ETME...
AMİN....AMİN...
NOHÇO
Ey Yüceler Yücesi Allahımız! Ne şekilde olursa olsun içine yuvarlandığımız bir takım yakışıksız amellerden dolayı Sen'in kapından başka sığınacak yerleri olmayan biz muhtaç kullarını muâhaze etme.. dönüp dolaşıp San'a gönül bağlamış kullarına musallat olmak isteyen vatan, millet, insanlık ve din düşmanlarına fırsat verme.. bizi hem Sen'in himayene dâhil eyle ve yürüdüğümüz yolumuzu her biri birer takva âbidesi haline gelmiş müttakî önderlerin yollarıyla birleştir.
NOHÇO
Sonsuz bir nura yolculuk
Sadece Allah için yollara düşmek
Bir secdemiz dünyaya yağan nur yağmuru sanki
Bulutlar ise gökyüzünde kapıları açan melekler


Dualarımız senin için
Sen olunca gece gündüz yok bizim için
Her an sevmek
Her dakika gönlümüze söylemek güzelliğini

Kerimsin her an kalbimizde
Bir ikramın evrene sığmaz
Seni sevmek cenneti sığdırmak dünyamıza
Sultanını sevmek sana ulaşmanın ilk adımı

Üzüntümüz bir an dalgınlığımızdır
Ve bunu için yaptığımız günahlardır boynumuzu saran
Biliriz ne kadar bağışlayıcı olduğunu
Affet

Affet Ya Rab
Et ki
Dinsin bu aciziyetimiz

Yaklaşsa da ölümümüz
Korkumuz olmasın
Çünkü senin için dualarımız var yıllardır
Sana kavuşmak hasretimizi dindirir Ya Rab


NOHÇO
Allahım, Ümmetimize birlik, ülkemize dirlik, insanımıza imani dirilik, bize de daim iyilik ver. Hakkımızda da hayırlısını ver Ya Rabbi. Bir araya gelişlerimizi, dünyanın dört bir yanına dağılışlarımızı, oturuşlarımızı, kalkışlarımızı insanımız ve ümmetimiz için hayırlara vesile kıl. Canlanışa, şahlanışa vesile kıl. Tefrike değil, tevhide vesile kıl. Sen bize gücümüzün yetmeyeceğini yüklemezsin, imtihanlarımızın kolay kıl.
AMİN.
NOHÇO
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Aklansın.. Ölümün kara düşleri,
Korkuları, umutlara döndürsün.
Rahmetinle, her damlası
Cehennemler söndürsün...
Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Cennetler berâtı inci damlalar,
Secdelerde seller gibi çağlasın.
Etrafımda haşre kadar melekler,
Sevinçlerle ağlasın...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Eritsin.. Buzlarını gafletin,
Gönül ufukları, nûra bürünsün.
Açılsın da cehlin kara perdesi,
Gerçek görünsün...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Müjdeler dökülsün, Arş-ı Âlâ'dan,
Hidâyet selleri, sineme dolsun.
Her damlası Mahşer Günü
Şâhidim olsun...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Esmâ'ndaki 'Doksandokuz' aşkına,
Semâlardan gufranını indirsin.
Hesap günü, titreşirken Mîzan'da,
Hicâbımı dindirsin...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî;
Firdevs Göklerinden, nûr sağnakları,
Dehşet günü, Sırât üzre saçılsın.
Sekiz yerden, sekiz cennet kapısı
Bir lâhzada açılsın...

Öyle bir gözyaşı ver ki Yâ Rabbî
Arıtsın.. Şu nankör nefsi hevâdan,
Bütün zerrelerim, Kur'ân'la dolsun.
Ve Mahşer günü, şu tövbekâr bedenim,
Şehitlerle haşrolsun...

ÂMİN!


CENGİZ NUMANOĞLU
Kumral Abdal
ALINTI(NOHÇO @ Mar 31 2006, 07:22 PM) *

Allahım, Ümmetimize birlik, ülkemize dirlik, insanımıza imani dirilik, bize de daim iyilik ver. Hakkımızda da hayırlısını ver Ya Rabbi. Bir araya gelişlerimizi, dünyanın dört bir yanına dağılışlarımızı, oturuşlarımızı, kalkışlarımızı insanımız ve ümmetimiz için hayırlara vesile kıl. Canlanışa, şahlanışa vesile kıl. Tefrike değil, tevhide vesile kıl. Sen bize gücümüzün yetmeyeceğini yüklemezsin, imtihanlarımızın kolay kıl.
AMİN.



Tüm Zerrem İle AMİN
NOHÇO
HZ ALLAH RAZI OLSUN
NOHÇO


Ey Allah’ım,
Belki günahkarım,belki sana layık değilim ama senden başka sığınağı olmayan bir garip kulunum.
Sana gelmeye yüzüm yok ama senin kapından başka gideceğim bir kapıda yok.
Şüphesiz Sen'sin Rahman,Sen'sin Kerim,Sen'sin Rahim,Sen'sin Gafur…
Bağışlayanda Sen'sin,affedende,esirgeyende.
Sen'i bildim,sana inandım,sana sığındım…
Şüphesiz Sen merhameti ve şefkati bol olansın Rabbim.
Ne olur Allah’ım hiçbir kulunu Sen'siz,kimsesiz,çaresiz bırakma ben garip kulunu da.
Her dem Sen'i anmayı,Sen'i anlayıp anlatmayı,Sen'i sevip sevdirmeyi nasip et bizlere…
Emrettiğin yolun yolcuları olup,emrettiğin yola hizmet edip,o yolda hizmet ederken emanetlerimizi sana teslim etmeyi nasip et bizlere…
Peygamber Efendimiz sellellahu aleyhi vessellem'in şefaatinden,kendi şefkat ve merhametinden bizleri mahrum bırakma.
Şüphesiz Sen olmazları olduransın,ol de olalım Rabbim

Senden başkasına secde etmedim senin dışındakileri ilah olarak inkar ettim sen öyle bir ALLAH sın ki her bahar da

dörtyüzbin çeşit nebatat ve hayvanatı hiçten hakimane halk edensin AFFET YARABBİ AFFET




HÜSEYİN_İ CİSRİ


NOHÇO
Ya Vedud! Ya Vedud! Ya Ze’l-arşi’l-mecîd! Ya Mübdi, Ya Mu’id! Ya Fe’aalün lima yürid! Eselüke bi-nuri vechike’l-lezi mele’e erkane arşike ve es’elüke bi-kudretike’l-leti kadderte biha halkake ve bi rahmetike-lleti vesiat külle şeyin. La ilahe illa ente. Ya Muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni! Ya muğis, eğisni!
NOHÇO
NOHÇO
Haram Yemeyen Ordu
Osmanlı ordusunun, İslam'ı tek bir bayrak altında toplamak gayesiyle Mısır seferine giderken Gebze yakınlarındaki bağlık-bahçelik bir arazide mola verdiğinde Yavuz Sultan - Selim'in bütün askerlerin heybelerini arattığını ve hiçbirinde meyve cinsinden birşey çıkmaması üzerine ellerini Ulu Dergah kaldırıp :
"Allahım, sonsuz şükürler olsun. Bana haram yemeyen bir ordu lutfettin. Eğer askerimin içinde tek bir kişi sahibinden izinsiz bir meyve yeseydi ve ben bunu haber alsaydım Mısır seferinden vazgeçerdim'.' diyerek Rabbine sonsuz hamd ü senalarda bulunduğunu. ...

BİLİYORMUYDUNUZ
NOHÇO
Muhterem kardeşlerimiz. Mevlid Kandilinizi tebrik ediyoruz. İnşallah tüm insanlık için hayırlara ve bereketlere vesile olur. Bu gün vesilesiyle, hepimizin hem dünyada, hem de âhirette "Ümmet-i Muhammediye" sıfatını taşıma bahtiyarlığına ulaşmamızı Cenab-ı Mevlâdan niyaz eyleriz.
NOHÇO
YA RABBIM SENIN GOREN OLDUGUNU GORMEK EN GUZEL TECELLIDIR.

YA RABBIM ANCAK SANA YONELMEK KULUNA HAKTIR.KIBLENDEN SAPTIRMA BENI

YA RABBIM ANCAK SANA EDILEN DUALAR KULUNA HAKTIR .MAHRUM BIRAKMA BENI.

YA RABBIM.ANCAK SENDEN DILEMEK KULUNA HAKTIR .SAHIPSIZ BIRAKMA BENI.ANCAK SANA DAYANMAK KULUNA HAKTIR CARESIZ BIRAKMA BENI.ANCAK SANA VARAN YOLLAR KULUNA HAKTIR YOLDAN CIKARTMA BENI.HERSEYDEN COK SENI SEVMEK KULUNA HAKTIR YETIM BIRAKMA BENI.YARABBI HAK ETTIGIMLE DEGIL,LUTFUNLA AGIRLA BENI.

AMIN.
NOHÇO


""ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA RASULALLAH""



""TUT ELİMİZDEN NE OLUR ""






""seni görmeden sevdik efendim""



Essalatu vesselamu aleyke ya HabîbAllah
Essalatu vesselamu aleyke ya RasulAllah
Essalatu vesselamu aleyke ya NebiyAllah
Essalatu vessalamu aleyke ya Seyyidi evveline velahirîn
Essalatu vesselamu aleyke ya hatemennebiyyi velmurselîn




""MUBAREK MEVLİD KANDİLİNİZİ TEBRİK EDERİZ.""
bilgecan
ALINTI(NOHÇO @ Mar 26 2006, 02:48 AM) *

RABBİM
BURDA DUA EDEN VE EDENLERE AMİN DİYEN BÜTÜN KARDEŞLERİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN...
.ALLAH HEPİMİZİN DUASINI KABUL ETSİN.
HASTALARA ACİL ŞİFA DERTLERE DERMAN DİLEMEK HERGÜN BİR FATİHA HEDİYE ETMEK HEPİMİZİN ALIŞKANLIĞI OLSUN....
BÜTÜN DİN KARDEŞLERİMİN AKLINI ÇELMEYE UĞRAŞANLARA FIRSAT VERME RABBİM..
..BİZLERE SENİN YOLUNDAN AYRILMAYI NASİP ETME...
AMİN....AMİN...







aminnnnnnn
zeki71
ALINTI(kumralabdal @ Apr 3 2006, 10:24 PM) *

ALINTI(NOHÇO @ Mar 31 2006, 07:22 PM) *

Allahım, Ümmetimize birlik, ülkemize dirlik, insanımıza imani dirilik, bize de daim iyilik ver. Hakkımızda da hayırlısını ver Ya Rabbi. Bir araya gelişlerimizi, dünyanın dört bir yanına dağılışlarımızı, oturuşlarımızı, kalkışlarımızı insanımız ve ümmetimiz için hayırlara vesile kıl. Canlanışa, şahlanışa vesile kıl. Tefrike değil, tevhide vesile kıl. Sen bize gücümüzün yetmeyeceğini yüklemezsin, imtihanlarımızın kolay kıl.
AMİN.



Tüm Zerrem İle AMİN





Âmîn...Âmîn...Âmîn...
NOHÇO
HZ.ALLAH RAZI OLSUN DUA DOSTLARIM








Ben seni görmeden sevdim
Yorgun gecelerde titreyen bir yetim bir öksüz yüregimde sevdim seni
Ey gönül bahcemde büyüttügüm nazli cicek,
Ey sevdamin adi, askin gercek anlami
Bu hasret, bu gurbet söyle, söyle ne zaman bitecek

Ben seni görmeden sevdim

Yolunu gözledim bir Medine sabahi
Ellerimde güller, güllerki kokunu aldigim, kokunu alip yandigim
yanip yanip agladigim...
Ben seni görmeden sevdim
Gözlerini gözlerime degdir efendim, ellerini ellerime
Sevmeyi senden ögrendim ilkin, sevilmesi gereken herseyi senden
Sefkat seninle mana buldu, buz cöllerini seninle asdim
Ben seni görmeden sevdim
Bahar yüzlü insanlar bildim etrafinda pervane
onlardan biri olmak istedim hep, her emrine amade
Seninle yasamak seninle ölmek,
ama en cok seni seni görmek istedim...
Ben seni görmeden sevdim, konunu aldim güllerde,
Ben seni görmeden sevdim, adini andim yürekte
Sevgili Sevgili en Sevgili!!!!!

Umut Mürare






NOHÇO


İlahi Salavat

Hamdini sözüme sertac ettim
Zikrini kalbime mi'rac ettim
Kitabını kendime minhac ettim
Ben yoktum var ettin
Varlığından haberdar ettin
Aşkınla gönlümü bi-karar ettin
İnayetine sığındım, kapına geldim.
Hidayetine sığındım, lütfuna geldim
Kulluk edemedim, affına geldim
Şaşırtma beni, doğruyu söylet
Neş'eni duyur, hakikatı öğret
Sen duyurmazsan ben duyamam
Sen söyletmezsen ben söyleyemem
Sen sevdirmezsen ben sevemem
Sevdir bize hep sevdiklerini
Yerdir bize hep yerdiklerini
Yar et bize erdirdiklerini
Sevdin habibini, kainata sevdirdin
Sevdin de hıl-at'i risaleti giydirdin
Makam-ı İbrahim'den
Makam-ı Mahmud'a erdirdin
Server-i asfiye kıldın
Muhammed Mustafa kıldın
Salat-ü selam, tahiyyat ü ikram
Her türlü ihtiram O'na,
Onun ailesine, aline, ahbabına
Ashabına ve etbaına Ya Rab!

Elmalılı M. Hamdi Yazır

NOHÇO
ESSELAMÜN ALEYKÜM RAHMETULLAHİ VE BEREKATÜHÜ




Gel ey, güllerin efendisi!..


Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan,yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!.. Gel ey, âteş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

Gel ey!..

Önce kendine çektin, sonra mugaylan dolu beyabanlarda dermansız koyup bizi bir başımıza gittin dönmemek üzere. Ve dudağının dokunduğu çeşmeler de gitti. Gittin ve vecd ile kendinden geçen zamanlar, sensizlik bunalımlarının gelgitleriyle kör kuyulara gömüldü. Gittin ve tenha elvedalarda düğümlendi sevinçlerimiz; durmuş çarklara sıkışıp kaldı çığlıklarımız. Sen gidince yanlış hesaplarında önce pazarlar kurduk köhne dünyanın, sonra köhne hesaplarıyla mezada çıkarıp aşklarımızı dünyalıklara sattık. Gittin de savrulan umutlarımızı ektik yollarına; sabrımızın gözlerine çekilen milleri çelik masıyetlerle mıhladık. Gerilmiş yaylarımız kepade düştü hoyrat ellerde, uykulu oyunlarda şahlarımız mat oldu; ve bileyli kılıçlarımız pas tuttu karanlık kınlarında.


Ak kor olduk... Nemrudî alevlere soktular başlarımızı, hakikat, ak kor olduk... Vurdular durmadan dinlenmeden... Örslere konuldu başlarımız, hakikat vurdular dinlenmeden durmadan. Ağlattılar ağladıkça biz... Çeliğe su verelim diye ağladıkça ağlattılar bizi... Heyhât! Tutturamadık kıvamını suyun, isabet ettiremedik gözyaşlarımızın damlalarını çeliğe ve ilk çalışta kırıldı kılıçlarımız kara keçelere. Yenildik, yorulduk, yığılıp kaldık çıkmaz sokaklarda. Bütün sorularımızın cevapları cevapsız kaldı; bütün hayallerimizin hayali hayal oldu. Tel tel arzulara mahkûm edildi nefislerimiz ve ruhlarımız tül tül alevlerde yandı. Gizemli bilinmezliklerimizin iksirlerini gizli dünyalara gizlediler bizden.

Gel ey!..

Hani dostların vardı, kimi aşk okuyan Kitaplar Kitabı'ndan; kimi ilham dokuyan hitaplar hitabından. Kimine köşkler düşmüştü cennetten, kimi cennette köşklere düştüydü hani. Kiminin ateşlerine rengi düşerdi gülün de; kimi güllere rengini düşürürdü ateşin. Kimine yıldızlar düşerdi göklerden, kiminin yıldızına düşerdi gökler ya...

Hani sen "Yıldızlarım," demiştin, "hangisine uyarsanız doğru yola ulaşacağınız yıldızlarım!.." Sen gittin efendim ve hasretin yıldızlarını da çekti senden yana. Şimdi kim varsa yıldızlaşmaya yüz tutan, gökleri üzerine kapatıyor ehremenler. Bizler yanıyoruz, yanmamakta direniyor gökte yıldızlarımız... Güllerimiz küle durmakta yokluğunda, sultanlarımız kula dönmekte...

Gel ey!..

Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize efendim, bize gülümse. "Allah onları sever; onlar da Allah'ı sever" sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

Sen ey!..

Gelsen hayallerimize bir kez... Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz. Gelsen düşüncelerimize bir an... Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır... Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakit... Ve zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere. Girsen ansızın düşlerimize, şefkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık... Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

Gel efendim...

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar, güneşler... Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tûtyâlar, sürmeler... İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatler ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse...

Gel efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.

Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!

Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..

Gel ey, kendisine layık olamadığımız!..

*

Gel benim efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun...

Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim. Uyandır bahtını üftadelerinin...

Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım

Uyarır halkı efgânım kara bahtın uyanmaz mı
Prof. Dr. İskender Pala


NOHÇO
Efendim
12/3/2001


MEDİNE
Yokluğunda seni özledik.
Sana değen rüzgarı, seni örten bu­lutu özledik. Özlemeyi, özlenilmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, sevindirmeyi, sevindirilmeyi özledik Efendim.
Aşkı, gözyaşını, müsamahayı, ah­lakı, adabı, ihsanı, irfanı, iz'anı, fe­raseti, basireti, şecaati, celadeti, adaleti, meveddeti, muhabbeti özle­dik. .
İzzeti, hikmeti, fıtratı, şefkati, hür­meti, devleti özledik.
Senden sonra tefrika meşrebimiz, taklit mezhebimiz, cehalet mektebimiz, atalet fıtratımız, hamakat şöhretimiz, ihanet sıfatımız, küffar velinimetimiz oldu.
Efendim,
Sen kendini 'abduhu ve rasuluhu: O'nun kulu ve elçisi' olarak takdim etmiştin. Sana iman eden bazıları sana hürmet adı altında seni kulluktan 'kurtarıp' melekleştirerek hayattan dışladılar. Bu ifrata karşı başka bazı­ları da tefrite sapıp seni 'güzel örnek' olmaktan çıkarıp bir 'postacı', bir 'ara kablosu' seviyesinde görerek hayattan dışladılar.
Bunların hepsi sana iman ediyor­du. Ama seni hayatımızdan çıkarma­nın ızdırabını çektirdiler bize. Bu işi, göğe çekerek ya da yere sokarak yapmaları sonuçta hiçbir şeyi değiş­tirmedi.
Allah seni 'güzel örnek' olarak gös­terdi. Sen, Kur'an'ın konuşanı, yürü­yeni, hareket edeniydin. Tıpkı bir an­nede spermin insana, bir ağaçta su­yun meyvaya, bir arıda tozun bala, bir tavukta darının yumurtaya, bir ko­yunda samanın süte dönüşmesi gibi, ayetler sende hayata dönüşüyordu.
Allah ısrarla seni örnek gösterirken, birileri ısrarla 'kitab'ı, kitapları örnek göstermekte direndiler. Öylesi işlerine geliyordu, cansız bir nesneyi ör­nek edinmekle, canlı bir insanı örnek edinmek aynı olur muydu?
Efendim ,
Kitapsızlıktan değil, 'peygambersizlikten' kırıldık. Yokluğumuz pey­gamber yokluğu. Seni hatırlatan, se­ni andıran insanların hasretim çeki­yoruz. Çocuklarımız peygamberi so­runca 'evladım onun ahlakı tıpkı fa­lancanın ahlakı gibiydi' diyeceğimiz insanlar yok denecek kadar az.
İnsanlık destanıyla yaşıt olan vahiy sürecinde birçok kitapsız peygamber gelmişti de, bir tek 'peygambersiz ki­tap' gelmemişti. Sayemizde yaşlı dünya ona da şahid oldu efendim. Peygambersiz Kitab'a, Muhammed aleyhisselamsız Kur'an'a da şahid ol­du. Şimdi Kur'an mahzun efendim , Kur'an öksüz. Seninle Kur'an'ın arasını ayırdık, etle tırnağın, toprakla to­humun, anayla evladın arasını ayırır gibi.
Gel de bir bak Efendim, bu maz­lum ümmetin hali pür melaline. Bı­raktığın din tanınmaz hale geldi. Bı­raktığın sitenin harabelerinde bay­kuşlar tünedi.
Gün geçmez ki ümmetin coğrafyasından feryat yükselmesin, oluk oluk kan akmasın.
Bir olarak bıraktığın ümmetin kaç parçaya ayrıldığının sayısını onu parçalayanlar dahi unuttu.
Bıraktığın kutlu mirası hovarda mi­rasyediler gibi parçalayarak paylaş­tık Efendim . Nebevi mirasın irfani ve ahlaki boyutuna bir hizip, ilmi ve fik­rî Boyutuna bir başka hizip, siyasî ve hareketi boyutuna ise daha başka bir hizip sahip çıktı. Yüzyıllardır tüm bu hizipler ellerindeki parçanın 'bütü­nün kendisi' olduğunu iddia etmekle ömür tükettiler. 'Her hizip ellerindeki parçayla övünüp durdu.' Hepimiz hakikatin merkezine kendimizi oturtup 'hak benim' dedik.
Oysa ki Efendim, bazen parçala­nan hakikat hakikat olmaktan çıkar. Ait olduğu bütün içerisinde anlamlı olan bir parça o bütünden ayrılınca anlamsızlaşabilir. Bunu farkedemedik Efendim .
Efendim ,
İsrailoğulları, peygamberlerini kat­lediyorlardı. Biz de senin güzel hatı­ratını, emanetini, adını ve sünnetini katlettik. Seni katlettik Efendim .
Kimilerimiz için sen hiç ölmedin, o ender bahtiyarlar seni hep içlerinde, işlerinde, hayatlarında, düşüncelerinde, duygularında, eylemlerinde, evlerinde yaşattılar.
Kimilerimiz içinde sen hiç doğma­dın. Onlar hep senden mahrum yaşa­dılar. Şol mahiler ki derya içreydiler, deryayı bilmediler.
Varlığının kaç bahara bedel oldu­ğunu bilmeyenler yokluğunun ıstırabını nasıl duysunlar Efendim ?
Seni çok seviyoruz, seni çok öz­lüyoruz.
Bize kırgın mısın Efendim ?
( 12 Mart 2001 )
NOHÇO

Bin damla umut serpilsin yüreğimize,
Bin tatlı mutluluk dolsun günlerimize,
Bin bir hayalimiz gerçekle buluşsun,
Mutluluklar hep bizimle olsun,
Umutlarımız gerçek,gerçeklerimiz mutluluk,olsun,
Mutluluklarımız ise sonsuz olsun,
ALLAH yar ve yardımcımız olsun.
ALLAH a emanet olun.

Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.