“Kürtler, Batı’da küçük şehirlerdeki ve Ege-Akdeniz kıyılarındaki mülklerini, ‘Bir şey olursa elimizde kalır satamayız’ diye iki yıldır yavaşça elden çıkarıyorlar.”
“Bölgede her yıl 200 bin asker görev yapıyor. Bu rakamı 25 yılla çarpın. Demek ki, Türkiye’nin erkek nüfusunun beş-altı milyonu, bölgede askerlik yapmış, Kürtlerle çatışmış.”
“Yarın son gün. Öcalan, 31 mayıstan sonra kenara çekileceğini söylemişti. Bu, şiddetin artabileceği yolunda bir uyarıydı. Şiddet artacak ve dağla sınırlı olmayacak.”
....
Yarın 31 mayıs. Abdullah Öcalan, İmralı’da avukat görüşmesinde, 31 mayısa kadar süre verdi. “31 mayıstan sonra ben karışmıyorum. Olacakların muhatabı ben değilim” dedi. 31 mayıstan sonra ne olacak?
Kürtlerde, “Bizim meselemiz büyük olaylar olmadan gündeme gelmiyor” diye bir duygu ve algı var. Yakın geçmişe bakın. Biz ülke olarak Kürt meselesini hep büyük bir olaydan, bir çatışmadan sonra konuştuk. Mesela 1999-2004 arasında beş yıllık bir fiili ateşkes dönemi yaşandı, Türkiye’de kimse Kürt meselesini konuşmadı. Sorunun silahlı boyutuyla ilgili bir adım atılmadı. Örgütün sonsuza kadar orada duracak hali yok. Üstelik son altı yıldır da ülkede çok aktif bir silahlı çatışma olmadı.
http://www.taraf.com.tr/nese-duzel/makale-...da-evlerini.htm