-BeRcEsTe-
Feb 8 2009, 03:58 PM
Allah’ım akidemi sorunlarımın elinden kurtar ve koru.
Rabbim bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.
Ya rabbi,beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki; bir kimseyi yada bir düşünceyi –olumlu-olumsuz- olgun ve dosdoğru tanımadan bir yargıya varmayayım.
Allah’ım egoizm çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış cehalet ve başıboşluğumu düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma.
Rabbim; benliğimin olmak istediği şöhreti, olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana verme.
İlahi! beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma!
Ya rabbi! egoistliği benden uzaklaştır, egoizmi kaldır ki; başkalarının egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim.
Allah’ım! bana mutlak itaati bağışla ki; dünyada mutlak isyan içinde olayım.
Rabbim! bana kavgacı ve inatçı bir takvayı öğret ki; sorumluluğumun çokluğu arasında kaybolmayayım.
Beni perhizkar,münzevi takvadan koru ki; tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyeyim.
Allah’ım beni insanlığın dört büyük zindanı olan tabiat, tarih, toplum ve benlikten kurtar.
Rabbim! kutsal şüphe ateşini bende öyle alevlendir ki, bana kabul ettirdikleri inançlarının tüm etkilerini yakabilsin; işte o zaman bu külleşmiş halkın arasında her türlü tozdan arınmış inancın, sabahımsı dudaklarında sevgi gülücükleri belirebilir.
Ya rabbi! halkıma sabır, tahammül ve kanaâti geri ver ve beni ucuzculardan kılma.
İlahi! toplumumu kitap, adalet ve demirden-silah ve teknikten- oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam, gönlümü hakikat, güzellik ve hayırdan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et.
İlahi! toplumuma sana doğru gelen yolun salt yeryüzünden geçtiğini öğretirken; bana da bu toprak parçasında sana ulaştıran en iyi yolu göster.
İlahi! insanlara Âdem'in topraktan yaratıldığını hatırlat ve deki; her maddi belirti ancak Allah ile anlam kazanır ve her gaybi belirtide ahiret ile. Ve eğer din ölümden önce kullanılmazsa bir işe yaramayacaktır.ölümden sonra ise hiçbir işe yaramayacak ve kullanılmayacaktır.
Ya rabbi! bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.
sükût-u vaveyla
Feb 8 2009, 04:20 PM
amin amin amin Allah razı olsun harika bir dua imiş ...
shayrs
Feb 8 2009, 04:31 PM
Amin... Amin... paylasim icin Allah razi olsun Selam ve Dua ile...
-BeRcEsTe-
Feb 8 2009, 05:54 PM
cümlemizden razı olsun inşallah..
Teşekkürler
Feb 8 2009, 07:47 PM
<#thank#>
TEVHİD
Feb 8 2009, 08:40 PM
amiiin.
Selam ve dua ile
bilal habeş
Feb 8 2009, 09:33 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Feb 8 2009, 03:58 PM)

Allah’ım akidemi sorunlarımın elinden kurtar ve koru.
Rabbim bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.
Ya rabbi,beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki; bir kimseyi yada bir düşünceyi –olumlu-olumsuz- olgun ve dosdoğru tanımadan bir yargıya varmayayım.
Allah’ım egoizm çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış cehalet ve başıboşluğumu düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma.
Rabbim; benliğimin olmak istediği şöhreti, olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana verme.
İlahi! beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma!
Ya rabbi! egoistliği benden uzaklaştır, egoizmi kaldır ki; başkalarının egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim.
Allah’ım! bana mutlak itaati bağışla ki; dünyada mutlak isyan içinde olayım.
Rabbim! bana kavgacı ve inatçı bir takvayı öğret ki; sorumluluğumun çokluğu arasında kaybolmayayım.
Beni perhizkar,münzevi takvadan koru ki; tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyeyim.
Allah’ım beni insanlığın dört büyük zindanı olan tabiat, tarih, toplum ve benlikten kurtar.
Rabbim! kutsal şüphe ateşini bende öyle alevlendir ki, bana kabul ettirdikleri inançlarının tüm etkilerini yakabilsin; işte o zaman bu külleşmiş halkın arasında her türlü tozdan arınmış inancın, sabahımsı dudaklarında sevgi gülücükleri belirebilir.
Ya rabbi! halkıma sabır, tahammül ve kanaâti geri ver ve beni ucuzculardan kılma.
İlahi! toplumumu kitap, adalet ve demirden-silah ve teknikten- oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam, gönlümü hakikat, güzellik ve hayırdan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et.
İlahi! toplumuma sana doğru gelen yolun salt yeryüzünden geçtiğini öğretirken; bana da bu toprak parçasında sana ulaştıran en iyi yolu göster.
İlahi! insanlara Âdem'in topraktan yaratıldığını hatırlat ve deki; her maddi belirti ancak Allah ile anlam kazanır ve her gaybi belirtide ahiret ile. Ve eğer din ölümden önce kullanılmazsa bir işe yaramayacaktır.ölümden sonra ise hiçbir işe yaramayacak ve kullanılmayacaktır.
Ya rabbi! bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver.
Amin Amin Amin
ALLAH c.c razı olsun -BeRcEsTe- kardeş
nasreddinhoca
Feb 8 2009, 09:44 PM
ALINTI
İlahi! toplumumu kitap, adalet ve demirden-silah ve teknikten- oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam, gönlümü hakikat, güzellik ve hayırdan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et.
Amin...
Ali Şeriati...
Allah rahmet etsin...
Kitap...
Adalet...
Teknoloji...
-BeRcEsTe-
Feb 8 2009, 10:57 PM
ALINTI
Ya rabbi,beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki; bir kimseyi yada bir düşünceyi –olumlu-olumsuz- olgun ve dosdoğru tanımadan bir yargıya varmayayım.
amin amin amin...
aLaTurCa
Feb 8 2009, 11:12 PM
amin
bilal habeş
Feb 19 2009, 02:23 AM
Ali şeriati'nin dualarından:
iLAHİ!
MUHAMMED sallallahu aleyhi ve sellem ve aline rahmetini gönder
bana sitem edene karşı dilimi;
benimle savaşan düşmana karşı elimi;
ve küfürde inatlaşanlara da imanımı muzaffer kıl
bana tuzak Kur'ana karşı tuzağımı;
zulmetmek isteyene karşı gücümü;
beni ayıplayarak bana sövene karşı onu yalanlayıp, ona karşı durma gücünü
ve beni tehdit edene karşı selametimi bana bağışla...
sanalislam
Feb 19 2009, 02:27 AM
Allah razı olsun amin
-BeRcEsTe-
Feb 19 2009, 07:09 PM
ALINTI(bilal habeş @ Feb 19 2009, 02:23 AM)

Ali şeriati'nin dualarından:
iLAHİ!
MUHAMMED sallallahu aleyhi ve sellem ve aline rahmetini gönder
bana sitem edene karşı dilimi;
benimle savaşan düşmana karşı elimi;
ve küfürde inatlaşanlara da imanımı muzaffer kıl
bana tuzak Kur'ana karşı tuzağımı;
zulmetmek isteyene karşı gücümü;
beni ayıplayarak bana sövene karşı onu yalanlayıp, ona karşı durma gücünü
ve beni tehdit edene karşı selametimi bana bağışla...
Allah razı olsun ..
Allah rahmet eylesin........Ali Şeriatiye .......... çok güzel bir dua...
aklıma bir söz geliverdi...
İNSAN DUASI KADAR KUVVETLİDİR...
bilal habeş
Feb 22 2009, 02:25 AM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Feb 19 2009, 07:09 PM)

Allah razı olsun ..
Allah rahmet eylesin........Ali Şeriatiye .......... çok güzel bir dua...
aklıma bir söz geliverdi...
İNSAN DUASI KADAR KUVVETLİDİR...
aynen öyle insan DUAsı kadar güçlü ve kuvvetlidir.Amin Amin ecmain. ALLAH c.c sizden de razı olsun. RABBim duaLarımızı makbul eylesin. ali şeriatiden dualar ekleyeyim ara ara iNŞAALLAH.
Selam ve duayla
-BeRcEsTe-
Feb 22 2009, 02:26 PM
ALINTI(bilal habeş @ Feb 22 2009, 02:25 AM)

aynen öyle insan DUAsı kadar güçlü ve kuvvetlidir.
Amin Amin ecmain. ALLAH c.c sizden de razı olsun. RABBim duaLarımızı makbul eylesin. ali şeriatiden dualar ekleyeyim ara ara iNŞAALLAH.
Selam ve duayla
çok güzel olur ..bilal habeş...
yüreğine sağlık ..
-BeRcEsTe-
Feb 22 2009, 03:38 PM
]
İlahî! Beni ideallerinin mutluluğuna çekme! Büyük ızdırapları, sonsuz gamları, ilginç tuhaflıkları benim ruhuma da tattır! Lezzetlerini hakir kullarına verirken benim canıma da aziz dertlerini bağışla!
Rabbim! Düşünce ve duygularımı düşük bir ortamda tutma ki, alçak açıkgözlüğe, bela getirici adiliklere ve insanlara azıcık benzeyen pisliklere yönelmeyeyim. «Aldanmış» büyükleri daha çok seven, «aldatılmış» küçüklere daha çok ilgi duyanlardan kıl!
Allahım! Beni insanlığın dört büyük zindanı olan «tabiat», «tarih», «toplum» ve «benlik»ten kurtar! Sen, ey yaratıcı! Beni yaratmışsın. -Benliğini, benliğimin yaratıcısı bilirim. Başka da değil- Öyleyse benliği çevreye, çevreyi de benliğe uyarlayabileyim, uygulayabileyim!
Ya Rabbî! «Rousseau»ya ilham ettiğin şu sözü asla aklımdan çıkarma: «Ben senin -halk- ve inancının düşmanı olsam da, senin ve' inancının özgürlüğü uğruna canımı fedaya hazırım.»
Rabbim! Dostoyevski'nin ağzından döktürdüğün şu delili, aydın . ve düşünürlerin gönlüne de ulaştır: «Eğer Allah yoksa her şey muhal dir. Dünya anlamsız, yaşam hedeften yoksun ve insan bomboş demek tir. Anlamdan yoksun insan, sorumluluktan da yoksundur.»
Allah'ım! Sevdiğin herkese öğret ki; aşk, yaşamaktan iyidir. Daha çok sevdiklerine de; sevmenin aşktan üstün olduğunu bildir!
İlahî! Beni bırakma!
Çünkü; İslam'a olan imanım, Peygamber'e ve al'ine olan sevgim, beni, din kisvesi altında tutucu bir saldırgan ve gerici eylemlerle uyumlu bir kişi yapabilir.
Çünkü özgürlüğüm, halkın köleliğine neden olabilir.
Çünkü «dinim», bir «dinî görüntü» ardında gizlenebilir, gömülebilir.
Çünkü halk beni, taklid olunan biri, ya da taklitçi yapabilir.
Çünkü «hak bildiğim» şeyleri «kötü biliyorlar» diye gizleyebilirim.
Allahım! Senin Peygamberinin İslam'ı ile Ali'nin tavrı, «hayır» sözcüğüyle başlamıştır, bunu biliyorum.
Ey Muhammed'i gönderen! Beni, «her şeye evet»çi bir tavır takınanlardan eyleme!
ALİ ŞERİATİ
İbrahim Tevhidi
Feb 22 2009, 06:29 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Feb 22 2009, 03:38 PM)

]
İlahî! Beni ideallerinin mutluluğuna çekme! Büyük ızdırapları, sonsuz gamları, ilginç tuhaflıkları benim ruhuma da tattır! Lezzetlerini hakir kullarına verirken benim canıma da aziz dertlerini bağışla!
Rabbim! Düşünce ve duygularımı düşük bir ortamda tutma ki, alçak açıkgözlüğe, bela getirici adiliklere ve insanlara azıcık benzeyen pisliklere yönelmeyeyim. «Aldanmış» büyükleri daha çok seven, «aldatılmış» küçüklere daha çok ilgi duyanlardan kıl!
Allahım! Beni insanlığın dört büyük zindanı olan «tabiat», «tarih», «toplum» ve «benlik»ten kurtar! Sen, ey yaratıcı! Beni yaratmışsın. -Benliğini, benliğimin yaratıcısı bilirim. Başka da değil- Öyleyse benliği çevreye, çevreyi de benliğe uyarlayabileyim, uygulayabileyim!
Ya Rabbî! «Rousseau»ya ilham ettiğin şu sözü asla aklımdan çıkarma: «Ben senin -halk- ve inancının düşmanı olsam da, senin ve' inancının özgürlüğü uğruna canımı fedaya hazırım.»
Rabbim! Dostoyevski'nin ağzından döktürdüğün şu delili, aydın . ve düşünürlerin gönlüne de ulaştır: «Eğer Allah yoksa her şey muhal dir. Dünya anlamsız, yaşam hedeften yoksun ve insan bomboş demek tir. Anlamdan yoksun insan, sorumluluktan da yoksundur.»
Allah'ım! Sevdiğin herkese öğret ki; aşk, yaşamaktan iyidir. Daha çok sevdiklerine de; sevmenin aşktan üstün olduğunu bildir!
İlahî! Beni bırakma!
Çünkü; İslam'a olan imanım, Peygamber'e ve al'ine olan sevgim, beni, din kisvesi altında tutucu bir saldırgan ve gerici eylemlerle uyumlu bir kişi yapabilir.
Çünkü özgürlüğüm, halkın köleliğine neden olabilir.
Çünkü «dinim», bir «dinî görüntü» ardında gizlenebilir, gömülebilir.
Çünkü halk beni, taklid olunan biri, ya da taklitçi yapabilir.
Çünkü «hak bildiğim» şeyleri «kötü biliyorlar» diye gizleyebilirim.
Allahım! Senin Peygamberinin İslam'ı ile Ali'nin tavrı, «hayır» sözcüğüyle başlamıştır, bunu biliyorum.
Ey Muhammed'i gönderen! Beni, «her şeye evet»çi bir tavır takınanlardan eyleme!
ALİ ŞERİATİ
http://ibrahimtevhidi.com/tewhid/ve-bu-din-afyondur
bilal habeş
Feb 22 2009, 10:39 PM
Ey yaratıcı RABBim!
Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın
Sen kendi özel emanetini insanoğlunun omuzlarına yüklemişsin
Sen bütün peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için göndermişsin.
Sen kendine, peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın
Sana ve peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz
Senden özgürlük, bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz.
bize bunları bağışla! çünkü çok muhtacız ve herzamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve cehaletin kurbanı olmuşuz.
Ey zayıf bırakılmışların RABBi!
Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksul bırakılanları- ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tar,hteki kurbanlarının devamıdırlar ve herzamankindden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır- insanların önderliğine eriştirileceğini ve onları dünyada varis kılacağını irade etmişsin. işte şimdi zamanı gelmiştir.. yeryüzünün lanetlileri SEN'in vaadini gözlemekte ve beklemektedir!...
Ey güçlü RABBim!
SEN'in ayetlerine küfredenler, SEN'in peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hala yeryüzünde egemendirler.
Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!...
_LeyaL_
Feb 22 2009, 11:38 PM
Bilal Habeş e rakip çıkmış..
Ali Şeriatinin duaları ne kadar da hayatın içinden günümüzden...daha farklı bir boyutu var...
üstelik ne kadar da acil...
teşekkürler arkadaşlar...
amin demek istiyorum fiilen...
-BeRcEsTe-
Feb 23 2009, 12:27 AM
ALINTI
Ey zayıf bırakılmışların RABBi!
Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksul bırakılanları- ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tar,hteki kurbanlarının devamıdırlar ve herzamankindden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır- insanların önderliğine eriştirileceğini ve onları dünyada varis kılacağını irade etmişsin. işte şimdi zamanı gelmiştir.. yeryüzünün lanetlileri SEN'in vaadini gözlemekte ve beklemektedir!...
sabırsızlanıyorlar ..
bilal habeş
Feb 23 2009, 01:24 AM
ALINTI(_LeyaL_ @ Feb 22 2009, 11:38 PM)

Bilal Habeş e rakip çıkmış..

ESTAĞFİRULLAH
bilal habeş
Feb 23 2009, 01:27 AM
ALINTI(_LeyaL_ @ Feb 22 2009, 11:38 PM)

Ali Şeriatinin duaları ne kadar da hayatın içinden günümüzden...daha farklı bir boyutu var...
üstelik ne kadar da acil...
teşekkürler arkadaşlar...
amin demek istiyorum fiilen...
evet aynen öyle hayatın içinden ve gündeme göre edilen duaları mevcut. RABBim kendisinden ve tüm alimlerimizden razı olsun.
şühedaşehit
Feb 23 2009, 02:51 AM
AMİN berceste amin gerçkten çok güzel ve içten bir dua ALLAH razı olsun
selam ve dua ile
-BeRcEsTe-
Feb 26 2009, 07:21 PM
Ey Yaratıcı Rabbim!
Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın. Sen kendi özel emanetini insanoğlunun omuzlarına yüklemişsin. Sen bütün peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için göndermişsin. Sen kendine, peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın. Sana ve peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz. Senden özgürlük, bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz. Bize bunları bağışla! Çünkü çok muhtacız ve her zamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve cehaletin kurbanı olmuşuz.
Ey zayıf bırakılmışların Rabbi!
Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları – ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarının devamıdırlar ve her zamankinden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır –insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin. İşte şimdi zamanı gelmiştir. Yeryüzünün lanetlileri senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir.
Ey gaybın bilicisi Allah’ım!
Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar, yalnızca yeryüzünün mustaz’aflarıdır.
Ey Yüce Rabbim!
Sen tüm meleklerini Adem’e secde ettirensin. Şimdi insanoğlunun, idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz sürdüğünü görmüyor musun? Onları bu çağın putlarına –ki hepsini kendimiz yapmışız – tapıcılıktan, onlara kulluktan kendi özgür kulluk ortamına çek ve kendilerine özgürlük bağışla!
Ey güçlü Rabbim!
Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hâlâ yeryüzünde egemendirler. Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!!
Ey Kadir olan Allah’ım!
Ailemize sorumluluk, halkımıza bilim, inananlarımıza aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, ihtiyarlarımıza bilgi, gençlerimize soyluluk, öğretmen ve üstadlarımıza, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğlerimize gerçek, dindarlarımıza din, yazarlarımıza güvenirlik, sanatkarlarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırıcılarımıza hedef, ümidsizlerimize ümit, zayıflarımıza güç, muhafazakarlarımıza hareket, ölümcül uykularda olanlarımıza hayat ve dirilik, körlerimize görme, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza Kuran,Sünnet ve Ehl-i Beyt bilinci, tüm mezheplerimize birlik, kıskançlarımıza şifa, egoistlerimize sabır, halkımıza kendini bilme, tüm uluslardan kurulu milletimize samimiyet, basiret, feraset, cesaret, fedakarlık yeteneği, kurtuluşa layık oluş ve izzet bağışla!!
-BeRcEsTe-
Feb 26 2009, 07:22 PM
devam.....
Ey Kabe’nin Rabbi!
Şu ömürleri boyunca, her sabah ve her akşam bütün dünyada senin evine yönelen, senin evine dönerek yaşayıp ölen, İbrahim’in evinin etrafını tavaf eden insanlar; cehalet ve şirkin kurbanı olmuş; Nemrud’un eziyet ve zulmünün bağlılıları durumuna düşmüştür, ve onu övmekte devam ediyorlar.
Ey güç, özgürlük, ve uyanıklığın peygamberi!
Senin evinde yangın çıkmış, kapını tutmuş; senin toprağını batıdan doğma bir sel basmış, senin ailen ise çoktandır illetin siyah örtüleri altında uyuya kalmış. Onların başında dur ve bağır:
– Kalk ve Uyar! Onları uyandır.
Ey Ali!
Allah’ın ve halkın insanı... Aşk ve kılıcın adamı!
Biz seni, iyice tanımayı unutmuşuz.. Seni iyi tanımayı aklımızdan çıkarmışlar. Ama senin sevgini, çağın zulmüne karşıt, vicdanlarımızın derinliklerinde, gönül perdelerimizin ardında yakıp durmak zorundayız. Sen, seni sevenlerin eğri yolda olmalarına nasıl razı olabilirsin? Sen, haksızlığın bir yahudi kadına yönelmesini bile kabul etmedin. Gel de şimdi müslümanların, boyunduruğunda yaşadığı kapkara zulmü gör! Gör, bak! Müslümanların başından geçenleri gör!
Ey güçlü kolların sahibi!
Bir darbe daha!...
Ve siz ikiniz; ey bacı, ey kardeş! Ey siz! “insan olma”ya anlam verdiniz. Özgürlüğe can; iman ve ümide iman ve ümid; ulu ve yüce ölümünüze “yaşam ve dirlik” kazandırdınız; bağışladınız.
Evet, iki beden ve ten, evet!
O dertli günden – ki hayal onu tasarlamaktan korkar, gönül onun derdiyle paramparça – bu yana, İslam ümmetinin gözyaşı kurumamıştır. Halkımız, asırlardır sizin gamınızı çekmekte, sizin için ağlamakta!.. Oysa aşk, salt gözyaşıyla söyleşme değil midir? Bir tarih boyunca İslam ulusu, sizin keder ve gamınızla inlemektedir. Bu aşktan dolayı, İslam ulusundan bazıları kırbaçlanmış, katliamlar görmüş, işkencelere uğramış; fakat hatırınızı aklından; yanan ateş gibi aşkınızı gönlünden çıkarmış değil! Her caninin kırbacı, sizin mührünüzün sırta kazılışıdır.
Ey Zeyneb!
Ey damaklarda, amaçlar için, Ali’nin dili!
Kendi halkına söyle!
Ey kadın!
Ey mertlere, cesurlara bu sıfatları öğreten!
Senin aşk ve derdini can ve gönüllerinde duyanlar sana muhtaçtırlar. Hem de her zamankinden çok... Bu eski ve yeni sömürünün, bozulmuş gelenek ve kurumların, modernist ilericilerin oyuncağı olanları; Bir şehrin başındaki güçlü feryadın gibi bir feryatla, Kasvet ve vahşet şehrini, -ki şehri onunla ezmiştin- bir sarayın temellerini, -saltanat ve cinayetin sarayını sallamış, titretmişsin!- karıştır, sinirlendir, canlandır! Tâ ki kendi kendilerine canlanıp sinirlenerek, etraflarını saran örümcek ağı perdelerini yırtıp parçalayabilsinler. Tâ ki bu kötü ve yıkıcı tufanın çağdaş biçimine karşın, durmayı öğrensinler!
Bu korkunç ve tehlikeli makinayı, -ki bu onlardan, insanlardan- yeni oyuncaklar yapmak için, sonra yeni sömürü düzeni kurmak, modern uyutmalar için, başıboş günleri artırmak için, sermayedarların piyasaya sunduklarını ihtirasla yutabilmek için, burjuvazinin zevk verici yoğun hevesleri için, ruhsuz yeni soyluluğun daha ilginç görünümü olan yalnızlık, tecrid ve unutulmuşluğu için müreffeh toplumu hedefleyen bomboş bir yaşamla uğraşmak için yapılmıştır- kırıp parçalasınlar!!
Ve kendilerini eskinin saygın köleliğinden, yeninin saygın piyasasından – senin mesajının parıltılarıyla- kurtarsınlar!
Ey amaçta Ali’nin dili!
Ey Hüseyin’in mesajı gönül ve beyninde olan.
Ey Kerbela’dan gelerek şehitlerin mesajını, tüm cellat ve canilerin baskılarına rağmen tarihin kulağına ulaştıran!
Ey Zeyneb!
Bize söyle !
Başınızdan geçeni söyleme!
O kan kırmızısı çölde ne gördüğünü söyleme! Orada, cinayetlerin ulaştığı doruk noktasını da söyleme! O günün acısından sonra, Fırat’ın kenarında, Allah’ın insanı melekleri niçin secde ettirdiğini de söyleme! Ve Fırat sahilindeki gösteriyi ve durumu da söyleme!
Evet, Zeyneb!
Düşmanlarının ne yaptığını da , dostlarının tavrını da söyleme!
Evet, ey Hüseynî devrimin mesajı!
Biz biliyoruz, Biz, hepimiz, işitmişiz. Senin Kerbela ve şehidler mesajını dürüstçe ulaştırdığını biliyoruz. Sen kendi varlığında söz üreten bir şehidsin! Tıpkı damla damla kanıyla söz söyleyen şehid kardeşin gibisin sen.
Fakat söyle ey bacı!
De ki “ne yapalım?” Bir an bak ki biz ne çekiyoruz? Kulağını bir anlık bize ver ki, kendi isteklerimizi sana ulaştıralım.
Ey sevgili ve güçlü bacımız!
Ey kardeşinin emin ulağı! Kerbela’dan gelerek tarih süresince tüm nesillere şehidlerin mesajını ulaştıransın! Sen şehidliğin kıpkırmızı bahçelerinde yeni açılmış güllerin kokusunu can ve elbisesinde taşıyansın.
Ey Ali’nin kızı!
Ey esirler kervanının komutanı! Bizi de bu kafilenin izinde kendine ulaştır!
Ey Hüseyin!
Seninle ne söyleşelim? O korkunç, fırtınalı, girdaplı ve karanlık gecede yol lambasının ışığı! Ey kurtuluş gemisi! Ey her zamana yayılan, her nesle ulaşan, kıyama hazır her zeminde kanı hatırlanan, her elverişli tohumu toprağın altında açan ve yeşeren, her susuz çiçeği kanıyla, yaprak, hayat ve canlılığa kavuşturan!
Ey şehadetin büyük üstadı!
Bizim de bu karanlık ve ümidsiz gecemize bir şimşek çak! Bizim kurumuş, yarı ölü halimize bir damla kanını yay! Bizim bu soğuk ve donmuş kışımıza, o çöl kıyamındaki ateşinden bir kor bağışla! Ey aşıklarını “siyah ölümden” kurtarmak için “kırmızı ölümü” seçen! Sen, her damla kanınla halka hayat ve dirilik verirsin. Tarihi hareketlendirirsin. Çağın donuk, ölü bedenini ısıtırsın ve bu coşkuyla dirilik, aşk ve ünid saçarsın. İmanımızın, halkımızın, tarihimizin ve de zamanımızın bedeni; “sana ve senin kanına muhtaçtır.”
bilal habeş
Feb 26 2009, 07:24 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Feb 26 2009, 07:21 PM)

Ey Kadir olan Allah’ım!
Ailemize sorumluluk, halkımıza bilim, inananlarımıza aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, ihtiyarlarımıza bilgi, gençlerimize soyluluk, öğretmen ve üstadlarımıza, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğlerimize gerçek, dindarlarımıza din, yazarlarımıza güvenirlik, sanatkarlarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırıcılarımıza hedef, ümidsizlerimize ümit, zayıflarımıza güç, muhafazakarlarımıza hareket, ölümcül uykularda olanlarımıza hayat ve dirilik, körlerimize görme, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza Kuran,Sünnet ve Ehl-i Beyt bilinci, tüm mezheplerimize birlik, kıskançlarımıza şifa, egoistlerimize sabır, halkımıza kendini bilme, tüm uluslardan kurulu milletimize samimiyet, basiret, feraset, cesaret, fedakarlık yeteneği, kurtuluşa layık oluş ve izzet bağışla!!
Amin Amin ALLAH razı olsun. RABBim dualarımızı makbul eylesin.tevaffuk bende bugün bu duayı ekleyecektim siz benden önce davranmışsınız :)
-BeRcEsTe-
Feb 26 2009, 07:48 PM
ALINTI(bilal habeş @ Feb 26 2009, 07:24 PM)

Amin Amin ALLAH razı olsun. RABBim dualarımızı makbul eylesin.tevaffuk bende bugün bu duayı ekleyecektim siz benden önce davranmışsınız :)

evet tevafuk gerçekten ...
Allah razı olsun...
_Alevi_
Feb 26 2009, 07:56 PM
amin , biraz zor bi dua olmuş gibi geldi. egoizm gibi modern kelimelerle beraber eski kelimelerde kullanılınca biraz karıştırdım doğrusu.
İbrahim Tevhidi
Feb 26 2009, 10:22 PM
Dua bile olsa Ali Şeriati farkı bu gardaş...

Fark var !
_Alevi_
Feb 26 2009, 10:30 PM
İbrahim Tevhidi
Feb 26 2009, 10:44 PM
Ali Şeriati okudunuz mu ?
_Alevi_
Feb 26 2009, 10:50 PM
ALINTI(MoqavemaT @ Feb 26 2009, 11:44 PM)

Ali Şeriati okudunuz mu ?
adı yabancı gelmiyor, ama okumadım, bu site sayesinde bilgilenmeye çalışıyorum, bakalım kimmiş bu kişi.
İbrahim Tevhidi
Feb 26 2009, 11:08 PM
aliseriati.org diye site var bakmak isterseniz.
Kitaplarının ekserisi küçük hacimli, lokmalık ve bir o kadarda ağır kitaplardır.
Şiddetle tavsiye edilir...
İmzamdaki adamın koltuk altında bi resim var ya! O işte...
-BeRcEsTe-
Feb 27 2009, 01:41 PM
ALINTI(_Alevi_ @ Feb 26 2009, 10:30 PM)

evet ilginç geldi zati, forumda gündemden kalan vakitlerimi burada geçiriyorum 
bilgi veren arkadaşlara teşekkürler. sizi burda görmek güzel..
evet dili ağır bende iki kitabı var ...
başlıyorum ..ama sonunu getiremiyorum....
İbrahim Tevhidi
Feb 27 2009, 01:43 PM
* Dine Karşı Din
* Aydınlara Umut Çağrısı
* İnsanın Dört Zindanı
* Hacc
* Bir Kez Daha Ebu Zer
* Medeniyet ve Modernizm
* Muhammed Kimdir
* Sanat
* Toplumbilim Üzerine
* Yalnızlık Sözleri / I-II
* İslam'ı Anlamak
* Kapitalizm Uyanıyor Mu
* Kur'an'a Bakış
* Medeniyet Tarihi / I-II
* İdeallerin Yenilgisi
* İktisar Sosyolojisi I / Kapitalizm
* İktisat Sosyolojisi II / İslam ekonomisi
* İktisar Sosyolojisi III / Marksizm
* İslambilim / I-II
* Dine Karşı Din
* Aşk ve Tevhid
* Dua
* Ebu Zer
* Fatıma Fatımadır
* Kendini Devrimci Yetiştirmek
* İslam ve Sınıfsal Yapısı
* İnsan
-BeRcEsTe-
Feb 27 2009, 01:48 PM
ALINTI
* Kendini Devrimci Yetiştirmek
ALINTI
* Yalnızlık Sözleri / I-II
sanırım bir kitabı okundumu diğerleri daha kolay olur ....
sn.moqavemat siz hangi kitaplarını okudunuz?
İbrahim Tevhidi
Feb 27 2009, 03:08 PM
* Hacc
* Bir Kez Daha Ebu Zer
* Kur'an'a Bakış
* Dine Karşı Din
* Dua
* Ebu Zer
* Fatıma Fatımadır
* Anne Baba Biz Suçluyuz
* Ümmet ve İmamet
* Ali Şiası, Safevi Şiası
Şimdilik bunları temin edebildim ve okudum. Geriye kalan bütün kitaplarını tek seferde sipariş edeceğim bi liste hazırlıyorum inşAllah, başka kitaplarda var.
Yukarıdaki liste eksikmiş zaten 
Bir müslüman genç, İslamı anlama, Kuranı kendisine rehber etme yolunda, ek olrak Seyyid Kutub, Ali Şeriati kitaplarını okumalı, Üstad benna, Said Havvayıda eklemek lazım !
-BeRcEsTe-
Feb 27 2009, 06:28 PM
maşallah...
seyyid kutup okuyorum said havva nın islam adlı kitabını yeni temin ettim....
Ali şerati'yide yavaş yavaş okuyayım inşallah..
bilal habeş
Mar 2 2009, 09:04 PM
iLAHi
MUHAMMED sallallahu aleyhi ve sellem ve aline rahmetini gönder
iMANımı, iMAN'ın en olgun ve yüce derecelerine ulaştır.
iNANÇ ve akidemi de, akidelerin en faziletli noktasına eriştir
Niyetimi, niyetlerin en iyisine, amelimi amellerin en güzel noktasına yücelt.
iLAHİ!
Kendi lütfunla benim niyetimi olgun, saff ve berrak kıl.
iNANCımı sağlam ve sabit kılarken , kudretinle de benden doğmuş kötülükleri ıslah buyur.
-BeRcEsTe-
Mar 2 2009, 09:24 PM
ALINTI
Kendi lütfunla benim niyetimi olgun, saff ve berrak kıl.
iNANCımı sağlam ve sabit kılarken , kudretinle de benden doğmuş kötülükleri ıslah buyur.
amin inşallah ....Allah razı olsun bilal kardeşim..
gerek şeriatinin gerekse islamoğlunu dualarını okuduktan sonra
dua bilgimin çok az olduğunu farkettim ..
herşeyi seni yaratandan istemek..
açık açık ''bana dua edin bende icabet edeyim '' diyor lakin
neden kısıtlıyoruz kendimizi anlamıyorum.
bilal habeş
Mar 2 2009, 09:44 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 2 2009, 09:24 PM)

açık açık ''bana dua edin bende icabet edeyim '' diyor lakin
neden kısıtlıyoruz kendimizi anlamıyorum.
Hani bir büyük sıkıntı anında kırılır ya, yüreğinizdeki bütün aynalar:Kırılırda hani, kırık aynalarda oynaşır ya hayalleriniz. Ümitleriniz tökezler de hani, tereddütlere düşersiniz ya kimi zaman:Çırpınırsınız...
Hani çırpınırken uzanacak bir dost eli ararsınız, fakat bulamazsınız bir türlü; ve kala kalırsınız ya hani dertlerinizle baş başa, kimsesiz, dostsuz...Ozaman bilin ki ALLAH kimsesizlerin kimsesidir... Bilin ki ALLAH dosttur: "Dost istersiniz ALLAH yeter!"
Hani en soluksuz deminizde hayallerinizin kıyısına çömelip başınız ellerinizin arasında sevginize ağıt yakarsınız ya...
Hani çözümsüzlüğe çaresizliğe tıkanır da uçan kuştan teselli arar hale gelirsiniz ya bazen...
Hani yıllarınızı verdiğiniz yerde soluksuz kalıp yıllara kurban olursunuz da bir türlü anlaşılamamanın hicranına düşersiniz ya...
Hani kuşlar şen çığlıklarla uçup geçerken üstünüzden bir Zümrüd-ü Anka olup onlarla birlikte uçmak istersiniz ya: Uçmak değil, kendinizden kaçmak...
Hani kendi garipliğinizden, yalnızlığınızdan kaçmak istedikçe yalnızlığınıza, garipliğinize saplanırsınız ya boylu boyunca...
YALNIZ DEĞİLSİNİZ: Herkesin ve her şeyin bittiği anlarda da ALLAH var!
Öyle bir an gelir ki, koca kainatın içinde ufalıp zerreleştiğinizi idrak edersiniz. Bir yanınızda acziniz, bir yanınızda za'fınız, bir yanınızda fakrınız ve dolu dolu çaresizliğinizle baş başa kalırsınız...
İşte o an insanca iradenin çözüldüğü ve insanoğlunun kendinde vehmettiği gücün ayaklarına dolaştığı andır: O an gerçekten kulluk anıdır.
İradeniz çözülüp kendinizde vehmettiğiniz güçler ayağınıza dolandıkça derin aczinizle birlikte kulluğunuzu idrak edip Külli İrade Sahibine yönelin.
ŞİMDİ VAKİT DUA VAKTİDİR: "Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu" buyuran Yaratıcı'ya iltica vakti...
Bütün kapıların kapandığını sandığınız anda DUA kapısı ardına kadar açılır önünüzde, çarelerin bittiği yerde DUA tek çare olarak karşınıza çıkar...
Çözümsüzlüğe tıkanıp uyuyamadığınız uzun gecelerden bir gece kalkın. Şebnemlerin sabah meltemiyle kucaklaştığı bu hasret vaktinde rahmetin ve şefkatin tecellisini yatakta bekleyin tembelliğinizi sürüyerek dirilin...
Uykusuz geçirdiğiniz koca bir elem gecesinde hangi problemi çözdüğünüzü düşünün. Kendinizi hırpalamanın dışında neye yaramış ki kuruntularınız, dertlenmenizle neyi halletmişsiniz?
Vah zavallı ben! Kendimde bir güç ve kudret vehmettikçe kudretim aczime çarpıp tuz-buz oluyor. Eğer idrak edebilseydim varlık sebebimi, gerçekten anlayabilseydim Rabbim gemisinde bir yolcu olduğumu, sırtımda dünya yüküyle kendime işkence eder miydim?
İstesek de, istemesek de dünya dönüyor, güneş doğuyor, yağmur yağıyor, rüzgar esiyor, çiçek açıyor... İstesek de, istemesek de yaşlanıyoruz.
Bir saniye öncesi kaybımız, bir saniye sonrası ise meçhulümüz: Elimizde sadece yaşadığımız "an" var. Ne kadar çaresisiz!
Öyleyse bırakalım her şeye hükmeden versin hakkımızda en hayırlı hükmü.
Atın sırtınızdan dünya elemini, durun ALLAH'ın huzuruna; sonra diz çökün önüne, boyun bükün. Hükme tabi olup elemlerden kurtulmak varken, kendimizi hüküm mevkiinde sayıp rezil olmak niye? Üstelik takatımız yükümüzü taşımaya etmiyor.
Bin hamal gibi vehimlerimi ömür boyu taşımaktan bıktım; Artık Yaradan'a tümden teslim olup "kullukta varlık" aramak istiyorum.
"Ya RAB! Çaresi bulunan şeyde acze, bulunmayan şeyde ye'se düşürme bizi..." diye de DUA ediyorum.
Zaten hayat da uzun bir DUA'dır..
-------------------------------------------------------
ALLAH'ım SEN'inle DUA yoluyla konuşuyorum. Kimseye anlatamadığım sırlarımı SAN'a anlatıyorum.
ALLAH'ım, bana DUAların en güzelini öğret ve tüm DUAlarımı makbul eyle.
Tüm insanlığı doğru yolda birleştir, YA-RABBim..
Selam ve duayla
bilal habeş
Mar 2 2009, 09:57 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 2 2009, 09:24 PM)

herşeyi seni yaratandan istemek..
açık açık ''bana dua edin bende icabet edeyim '' diyor lakin
neden kısıtlıyoruz kendimizi anlamıyorum.
''DUA, KULUN ALLAH'a DERDİNİ BİLDİRMESİ DEĞİL, O DERDİN DERMANININ ANCAK ALLAH OLDUĞUNU BİLMESİDİR.''
Tevbe ve istiğfar içindir DUA; aff, afiyet ve iffet için, takva bilincine ermek için, gönül zenginliği, gönül huzuru içindir.
Hidayet için , sıratı müstakim, doğru yolda sebat için KALPlerin kaymaması için, selamet yollarına ulaşmak için DUA..
Küfürden, şirkten, isyandan nankörlükten, hayatın ve ölümün fitnelerinden ALLAH'a sığınmak için DUA..
Günahlardan; gizli açık, büyük-küçük , önceki sonraki bütün günahlardan kurtulmak, bağışlanmak ve temizlenmek için DUA..
Mağfiret dilemek için , merhamet dilemek için, bereket, iyilik güzellik dilemek içindir..
DUA, herşeyin yaratıcısı ve sahibi ALLAH'a O'nu sevdiğini, O'nun nimetlerine şükrettiğini ve istekleri, emir ve yasakları doğrultusunda hareket etmeye her an hazır olduğunu söylemek içindir...
DUA, faydalı ilim için, salih ve makbul amel için, temiz rızık , helal rızık hayırlı bir ömür, hayırlı bir ölüm ve hayırlı bir nesil içindir..
DUA, anne ve baba içindir, aile eş, dost yakınlar içindir. Dünya ve ahiret saadeti içindir, bütün MÜMİNler içindir..
Korkarak, umarak ve gizlice yalvararak yapılır DUA..
DARLIKTA da BOLLUKTA da, SIKINTIDA da SELAMETTE de, HASTALIKTADA da AFİYETTE de, FAKİRLİKTE de ZENGİNLİKTE de, OLDUĞUNDA da OLMADIĞINDA da,HERZAMAN ve HERYERDE DUA...
Ayakta iken, otururken, yan yatarken zikir ve tefekküre eşlik eder DUA..
Bıkmadan, usanmadan, ısrarla, sürekli, İNANARAK ve bir ömür boyu..
Nihayet, MÜMİN ve MÜSLİM olarak ölmek için yapılır DUA.. ve DUAların kabulü için..
''DUAMIZ OLMASA RABBimiz BİZE NE DİYE EHEMMİYET VERSİN.''
Selam ve duayla
Cebel-i Nur
Mar 2 2009, 10:35 PM
Amin Amin...
Selametle..
_LeyaL_
Mar 2 2009, 11:17 PM
ALINTI
Hani yıllarınızı verdiğiniz yerde soluksuz kalıp yıllara kurban olursunuz da bir türlü anlaşılamamanın hicranına düşersiniz ya...
ALINTI
Hani kuşlar şen çığlıklarla uçup geçerken üstünüzden bir Zümrüd-ü Anka olup onlarla birlikte uçmak istersiniz ya: Uçmak değil, kendinizden kaçmak...
Hani kendi garipliğinizden, yalnızlığınızdan kaçmak istedikçe yalnızlığınıza, garipliğinize saplanırsınız ya boylu boyunca...
YALNIZ DEĞİLSİNİZ: Herkesin ve her şeyin bittiği anlarda da ALLAH var!
Öyle bir an gelir ki, koca kainatın içinde ufalıp zerreleştiğinizi idrak edersiniz. Bir yanınızda acziniz, bir yanınızda za'fınız, bir yanınızda fakrınız ve dolu dolu çaresizliğinizle baş başa kalırsınız...
İşte o an insanca iradenin çözüldüğü ve insanoğlunun kendinde vehmettiği gücün ayaklarına dolaştığı andır: O an gerçekten kulluk anıdır.
İradeniz çözülüp kendinizde vehmettiğiniz güçler ayağınıza dolandıkça derin aczinizle birlikte kulluğunuzu idrak edip Külli İrade Sahibine yönelin.
ŞİMDİ VAKİT DUA VAKTİDİR: "Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu" buyuran Yaratıcı'ya iltica vakti...
Bütün kapıların kapandığını sandığınız anda DUA kapısı ardına kadar açılır önünüzde, çarelerin bittiği yerde DUA tek çare olarak karşınıza çıkar...
düşündüğün zaman çaresizlikte bi lutuf...arada bir silkelenip kendine gelmesini sağlıyo insanın....yada Rabbine dönmesini...
ALINTI
"Ya RAB! Çaresi bulunan şeyde acze, bulunmayan şeyde ye'se düşürme bizi..." diye de DUA ediyorum.
amin..
çok güzel bir yazı...teşekkürler Bilal Habeş...
bilal habeş
Mar 2 2009, 11:49 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 2 2009, 09:24 PM)

gerek şeriatinin gerekse islamoğlunu dualarını okuduktan sonra
Sevgili Hüseyin Öztürk, o kendine özgü delişmen tavrıyla soruyor ("sorguluyor" mu demeliydim?); "Niye dualarımız kabul olmuyor, bir söyleyin ALLAH aşkına ne var yahu?" diye.
Tutmaz dostum, niye tutsun ki? Usulüne uygun yazılmayan bir dilekçe dahi, yazıldığı makam ne kadar kıytırık olursa olsun kabul edilmezken, şartlarına riayet edilmeyen dua nasıl tutsun?
Dua, Allah'a çıkarılmış davettir.
Dua, insanın acziyet itirafıdır.
Dua, insanın kendi kendine yetmediğini bilmesidir.
Dua, insanın iki ayaklı bir yürek olup tepeden tırnağa 'istemek' kesilmesidir.
Dua vargücünü, olanca çabasını harcayıp bitiren insanın Allah'a saldığı "imdat" sayhasıdır.
Yürekten "Bittim Ya Rab!" diyene "Dayan, yettim kulum!" diyecektir Allah.
Var mı biten, gerçekten var gücünü harcayan, tüm çabasını ortaya koyan ve tükendiği yerde "Bittim ya Rab!" diyen?
Kim o?
Hiç kuşkunuz olmasın ki, onun imdadına yetişilecek "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyen ve yardımı hak edene "Allah'ın yardımı elbet pek yakındır" diyen bulunacaktır.
Kuldan istemenin bile bir âdâbı-erkanı bir usulü varken, Allah'tan istemenin bir âdâbı bir usülü olmasın mı?
Ettiğimiz dualar, Allah'a gönderdiğimiz mektupsuz zarflara benziyorlar. Zarf var fakat mazruf yok. Bu şu demektir: Ceset var fakat ruh yok, kabuk var fakat öz yok, maske var fakat yüz yok.
Yaşarmayan bir göz, kızarmayan bir yüz, hissetmeyen bir öz, eyleme dönüşmeyen binbir söz ile Allah'a yazılan davetiyeler nasıl varsın yerine?
Yanmayan, özlemeyen, sızlamayan, inlemeyen, duymayan bir yüreğin feryadı mı olur?
Taş kesilmiş aşk fukarası yürekler "dua" gibi muhteşem bir mesajı hangi enerjiyle iletirler adresine? Sesini sahibine dahi duyuramayan, sahibinin sesini duymaktan aciz olan bir yürek, öteleri sarsacak bir sayhayı nasıl koyverir gök kubbeye?
Oysa ki dua, güftesi aşk bestesi mahrumiyet ve ıstırap olan bir özge şarkıdır.
Bu şarkıyı söyleyecek olanın mazlum olması yetmez; kendi mazlumiyeti zalimlerin zulmüne yakıt olmamış biri olmalıdır. Kendi omuzlarını zalimlerin yükselmesi için basamak kılmamış olmalıdır.
Bu şarkıyı terennüm edecek birinin, olanla olması gereken arasındaki farkı iyi bilmesi şarttır.
Eğer bunu bilirse, duayı bir çocuğun annesinden ısrarla isteyişi gibi isteyecek, ilahi kapının eşiğine başını koyarak ısrar edecek, tekrar edecektir; tıpkı her gün onlarca kez okuduğu Fatiha'da olduğu gibi...
Dua, Allah'a çıkarılmış bir davetiyedir demiştik. Davet edenin bir adresi, bir aidiyyeti bulunmalıdır ki, icabet edecek olan onu orada bulsun. Bu adres insanın Allah karşısındaki esas duruşudur. Allah karşısında esas duruşunu bozan, ya da esas duruşu olmayan, davet edip de adresinde bulunmayan sorumsuz gibidir. Kim inanır onun duasında samimi olduğuna?
Diyelim ki adresinde bulundu. Bu kez de, davetine tecelli ve inayetiyle icabet edecek Allah'a sunacak bir yüreği olmalı. Mekansız'a yürekten özge mekan olur mu? Deniz dibine dönmüş, çöplükten beter hale gelmiş, eline geçen dünyalığı içine attığı bir mahzene dönmüş bir yüreğe konuk edilir mi O? Tıpkı şairin dediği gibi:
Sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ede Hak
Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan
Kulun gücünün bittiği yerde Allah'ın yardımı başlar. Gücünüzün bittiği noktada olup olmadığınızı kontrol ettiniz mi? Eğer hala gücünüz varsa, o bitinceye kadar koşmanızı, soluğunuzun tükendiği noktada hiç ummadığınız bir yerden önünüze kapı açılacağını düşündünüz mü?
Taif dönüşü Muhammed (a.) son tedbiri de tüketmiş bir halde kan revan içinde doğduğu toprakların varoşlarına gelip dayanmış fakat girememişti. İşte o an gücünün bittiği andı. Gidecek bir kapısı, başvuracak bir dayanak, sığınak, tutamak ve barınağı kalmamıştı.
Aklın tedbirinin bittiği yerde aşkın kollarına bırakmıştı kendisini ve bir dua yapmıştı. Bu dua öyle bir aşkla yapılmıştı ki, doğrudan hedefini bulmuş ve nübüvvet sürecinin gün dönümü olmuştu.
Ufuk İnsan'ın Mekke'ye bakan yamaçlardan birinde yaşlı gözlerle yaptığı, tarihin akışını değiştiren ufuk duayı sizin için tercüme edeyim:
Allah'ım!
Kuvvetimin tükendiğini sana arz ediyorum.
Gücümün azaldığını,
insanların gözünde küçük düştüğümü sana şikayet ediyorum!
Ya Erhamerrahimin!
Sensin ezilmişlerin Rabbi!
Sensin benim Rabbim!
Beni kimlerin eline bıraktın?
Bana gaddarlık yapan yabancıların eline mi?
Yoksa davamı ipotek edecek bir düşmana mı?
Eğer sen bana gücenmedinse,
kesinlikle bunlara aldırmıyorum.
Lakin iyiliğin beni rahatlatacaktır.
Senin nuruna sığınırım,
karanlıkları aydınlatan nuruna...
Gelecek azabın, bana ulaşacak öfkenden
kaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum.
Sana sığındım, yeter ki razı ol.
Güç ve kuvvet sendendir,
yalnız senden."
(İbn Hişam, Sire II/29-30)
MUSTAFA İSLAMOĞLU
VESSELAM
-BeRcEsTe-
Mar 3 2009, 12:04 AM
ALINTI
Dua, Allah'a çıkarılmış davettir.
Dua, insanın acziyet itirafıdır.
Dua, insanın kendi kendine yetmediğini bilmesidir.
Dua, insanın iki ayaklı bir yürek olup tepeden tırnağa 'istemek' kesilmesidir.
Dua vargücünü, olanca çabasını harcayıp bitiren insanın Allah'a saldığı "imdat" sayhasıdır.
Allah razı olsun açıklamalar çok yerinde oldu bilal kardeşim..
sanırım her an Allah la olmak duayı gerektiriyor...
bilal habeş
Mar 3 2009, 01:09 AM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 3 2009, 12:04 AM)

Allah razı olsun açıklamalar çok yerinde oldu bilal kardeşim..
sanırım her an Allah la olmak duayı gerektiriyor...
Amin amin ecmain. ALLAH c.c sizdende razı olsun. RABBim dua ehli olan kullarından eylesin.
Selam ve duayla
bilal habeş
Mar 3 2009, 03:18 PM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 2 2009, 09:24 PM)

gerek şeriatinin gerekse islamoğlunu dualarını okuduktan sonra
Ali Şeriati'ye göre, ''DUA''da bulunması gereken özelllikler:
Duanın nasıllığını; nasıl hangi psikoloji içinde ve hangi içerikle yapılması gerektiğini, başka bir ifade ile duada bulunması gerek özellikler açısından Ali Şeriati, mevcut, islami dua metinlerini inceleyerek, bir duanın hangi öğelerden oluştuğunu sekiz maddede toplar.
Özetleyelim:
1) Fesahat: sözün kelime, mana ahenk ve sıralama yönünden kusursuz olması.
2) musiki: ''DUA''nın içeriğiyle ilgili uyumlu ve etkileyici (secili, ölçülü cinaslı ...) bir dil.
3) AKIL: düşünce gücünü dua etme tavrına layık ve uyumlu bir biçimde kullanmak; ALLAH'ın yaratıcı kudretini, sayısız güzellik ve sanatkarlığını açıklamak.
4) Siyaset: sosyal sorunları açıklamak; HAK-BATIL, BARIŞ- FESAT... çatışmasını dile getirip zulme, zorbalığa karşı ezilmişlerin ÖZGÜRLÜK ve mutluluğunu istemek, HAKK'a / ALLAH'a bağlı olmak.
5) Teslimiyet ve isyan: insanı ALLAH'a kulluğa, teslimiyete ve alçakgönüllüğe yöneltirken; O'ndan başka sığınılıp dayanılacak hiçbir güç, makam ve otorite olmadığı gerçeğine götürür. yani ALLAH'a tam bir teslimiyet, O'ndan başka güç ve hüküm savındakilere isyan!!!
6) TEVFİK: mevcut şartlara, dış etken ve araçlara tüm faktörlere rağmen kemale erme yolunda iradi bir çaba göstererek ALLAH'ın istediği gibi yaşamada başarılı olmayı O'ndan dilemek.
7) TEVFİD: ALLAH'a yönelme ve işleri O'na havale etme.kendi hayır ve maslahatına olan şeyleri belirlemekte olan insanın, her işini O'na havale etmekten başka çaresi yoktur.
8) Felsefi yoksulluk: A.carrelin dediği gibi; ''DUA'' yoksulluk ve aşk'tır''..
Selam ve duayla
-BeRcEsTe-
Mar 3 2009, 05:59 PM
Allah razı olsun ....
Ali Şerati'nin kendi dualarında bu hususlara gerçekten dikkat etmiş
yalnızca kendi için değil ..
hayatın her alanında istenebilecekleri dile getirmiş..
çok güzel açıklamış maşallah ..
bilal habeş
Mar 4 2009, 01:34 AM
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Mar 2 2009, 09:24 PM)

açık açık ''bana dua edin bende icabet edeyim '' diyor lakin
neden kısıtlıyoruz kendimizi anlamıyorum.
"
DUA MÜ'MİNİN SİLAHIDIR," diyor Rasulullah Muhammed Mustafa (s.a.v)...
Ve gene, şöyle başka bir açıklama getiriyor "DUA" konusuna:
"DUA İBADETİN ÖZÜDÜR"
Bu Hadis-i şerif'in hemen arkasından şu âyet-i kerimeyi hatırlayalım: "CİNNİ VE İNSANLARI KULLUK ETMELERİ İÇİN YARATTIM".
En basit anlamıyla kulluk, dua ve zikirdir!..
En geniş anlamıyla kulluk, birinin varoluş gayesinin gereğini yerine getirmesidir...
-Peki, biz dua ettiğimiz zaman, kabul olur mu?...
"Eğer kulum, bana ellerini kaldırır da dua ederse, ben o elleri boş olarak geri çevirmekten hayâ ederim."
Evet bu bir Hadisi Kudsi... Bu konudaki başka bir Hadis-i Kudsi de şöyle:
"Ey adem oğlu, dua senden icabet benden; istiğfar senden, bağışlamak benden; tövbe senden, kabul etmek benden, şükür senden, fazlasıyla vermek benden, sabır senden, yardım benden...Ne istedim ki benden sana vermedim..."
İşte bu Hadisi Kudsiyi destekleyen Ayet-i Kerime:
"Bana dua edin, icabet edeyim"
Bu konuda açıklık getiren diğer bir hadis,i kudsi de şudur:
"Ben kulumun zannı üzereyim... Artık dilediği gibi düşünsün!...
Yani siz dua ederken, o duanızın kesinlikle kabul göreceğini düşünürseniz, biliniz ki mutlaka istediğiniz meydana gelecektir!...
Nitekim, bu açıdan olaya bakıldığı içindir ki, önde gelen evliyâullahdan İmamı Rabbani Ahmet Faruk Serhendi şöyle demiştir:
Bir şeyi istemek, ona nAil olmak demektir. Zirâ Allah u Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez."
Esasen dua etmek söz konusu olduğunda, birşey istemeyeceğimizde hemen şu Ayet-i kerimeyi hatırlamanız gerekmektedir:
"ALLAH istemedikçe siz isteyemezsiniz."
Yani, sizde ortaya çıkan bu istek, gerçekte ALLAH istemiş olduğu için sizde ortaya çıkmaktadır!.. Eğer ALLAH istememiş olsaydı, siz dahi o şeyi isteyemezdiniz.
En kolay, en ucuz, yani bedava ve en tesirli şey DUA'dir...İşte bu yüzdendir ki,DUA için "müminin silahıdır" buyurulmuştur.
Selam ve duayla