Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Kitap Tanıtımı
Islami Forum - Popüler Forum > EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE > .·[ KİTAP TAVSİYESİ ]·.
TAHA YASİR
user posted image

Adayış Risalesi
DENGE YAYINLARI
Mustafa İslamoğlu Serisi: 3




İşte bu noktada "hayat kitabı" olan Kur'an'ın teklif ettiği yöntemlerden biri olan adayış sürecini başlatmak, sorunlarımızdan birinin daha çözümünde bize kolaylık sağlayabilir.

Doğumevinin kapısında heyecanla bekleyen baba adaylarından kaçta kaçı çocuklarının seslerini daha ilk duyduklarında İmran'ın kadınının gösterdiği "erkekliğin" binde birini göstererek, "Ya Rabbi, bunu sana adadım, benden kabul buyur!" diyebilmektedir?

Allah'ın kendisine üç, beş, yedi evlat verdiği Müslüman babalar hepsini kendi yolunda harcadığı bunca evlattan birini dahi O'nun yoluna kalben, ihlasla bağışlamıyor, "Eti de kemiği de senin, senin dîninin ya Rabbi" diyemiyorsa; dahası en mütedeyyin anne babalar dahi İslâmî hassasiyetinden kuşku duymadıkları evlatlarının bir akşam eve geç gelişi karşısında gözleri parlıyor, yerlerinde duramıyorlarsa, şehadetten sözeden evlatlarına, "Aman, o nasıl söz? Allah korusun!" diyorlarsa, Allah'ı sevdiklerine kimi inandırabilirler ve nasıl yücelir dinin yerlerde sürünen sancağı?


TAHA YASİR
user posted image

Üç Muhammed
DENGE YAYINLARI
Mustafa İslamoğlu Serisi: 23





O kimileri için, arkasından gözyaşı dökülen tatlı bir anı olmuştur.

Onlar onun hatırasıyla yaşamayı, kendisiyle yaşamaya tercih ederler. Onlar onun arkasından ağlamayı, onu önlerinde görmeye tercih ederler. Onlar onun sakalını ve hırkasını, misyonundan daha fazla severler. Ondan bir efsane gibi söz etmeyi, birlikte yaşanılan bir "dost" olmaya yeğ tutarlar.

Daha başka kimileri için ise, o tarihin konusudur. O, "bir iletişim aleti" gibi ilahi mesajı iletmiş ve misyonunu tamamlamıştır. O, bugüne taşınamaz. Biz onunla, tarihi bir değer olarak ilişki kurabiliriz.

Kur'an içinse o, hayatın aktif, kurucu ve inşa edici bir öznesidir. Misyonu ölümsüz olandır. Kur'an, onu çağa taşımak için çırpınır. Onun tarihe hapsolmasını önlemek için onunla ilgili tarihsel olayları müminin yüreğine, imanına, ibadetine taşır. Kur'an müminin hayatında onu güncel kılmak için ne gerekiyorsa yapar.

Kur'an'ın bak dediği yerden bakanlar ise onu "üretmek" için çaba harcarlar.

Kur'an'da onu, onda Kur'an'ı görürler. Onu Kur'an'la, Kur'an'ı onunla tanırlar. Kur'an'a onun aynası, ona Kur'an'ın aynası gibi bakarlar. Çünkü onlar, onun risalet mirasına ihanet etmekten korkarlar.

TAHA YASİR
user posted image

Yazarın ifadesiyle "Hadis uydurma anaforunda Mehdi hadisleri, sahne dekorunun önemli bir parçasıdır. Yahudi ve Hristiyan Mesih figürü, Mehdi ve isa'nın nüzulü gibi renklere boyanarak Müslüman inancında kendine yer bulabilmiştir. Deccal gibi Mehdi/Mesih fonksiyonunun karşı kutbunu temsil eden isimler için de aynı hüküm geçerlidir.

Eser, Durmuş'un "Mehdi Hadis­lerinin Tedkiki" başlıklı yüksek lisans tezinin genişletilmiş halini oluşturmaktadır. Kitaba "Mehdi" teriminin anlamlarını irdeleyerek ve Mehdiden başka geleceği müjdelenen kurtarıcı karakterlerini bildiren rivayetleri inceleyerek başlayan yazar, daha sonra rivayetlerde çerçevesi çizilen "Mehdi"nin biyografisini ortaya koyarak okuyucuya rivayetler arasındaki çelişkileri göstermekte, rivayetle­rin üretildiği tarihsel koşulları da yansıtmaktadır

Ayrıca "metin tenkidi açısından ilk başta göze batan husus, hadislerin içerdikleri mantıksal, tarihsel çelişkiler ve abartılardır. Ardından, bu hadislerin, Kur'an mentalitesiyle çatışan içerikleri gelmektedir." (s. 262)


Alanında önemli bir boşluğu dolduran çalışmadan önce "Mehdilik" konusunda Avni il­han'ın "Mehdilik" (Beyan Yay.) isimli çalışması bulunmaktaydı. Ancak bahsi geçen çalışma "Ha­berlerin Ağında Mehdi" kitabı kadar kapsamlı bir çalışma değildi. Durmuş'un bu çalışmasıyla günümüzde Kur'an merkezli ıslah söyleminin bazı cemaat ve iktidarlarca özellikle popülerleştirilen "Mehdi'nin ve Mesih'in dönüşü" kurgusuna karşı Kur'ani perspektifle ve Hadis ilminin cerh ve tadil ölçütleriyle net bir cevap verileceğini göstermiş oldu.
....
üsdat bediüzzaman mehdi ve deccal kavramını şualarda cok guzel ve anlaşılır bir vaziyette acıklamıştır
bu konu hakkında bence daha fazla eser yazılmasına veyahut okunmasına gerek yok
tabiki bu benım görüşüm isteyen okuya bilir
hayrunnisa
selamunaleyküm
Üç Muhammed 'i ben de okudum.Adayış risalesini de okumuştum.İkisi de çok güzel.Ama üç Muhammed özellikle okunması gereken bi kitap.ondan hemen sonra Yahudileşme Temayülü nü şiddetle tavsiye ederim.Çok güzel tespitleri var o kitapta.
Ben hayatın yeniden inşası için'i o kadar beğenmedim.Ama M.İslamoğlu bu konuya çok önem veriyor.O kitaptan sonra ne kadar konferans verdiyse hepsi bununla ilgiliydi.Ben artık sıkıldım bu mevzudan.
TAHA YASİR
user posted image






İmamlar ve Sultanlar
DENGE YAYINLARI
Mustafa İslamoğlu Serisi: 1



"Bu kitap, İslam’ın ilk 150 yılını farklı bir perspektiften ele alıyor. Nebevi siyasetin, nasıl saltanata dönüştüğünü, bu dönüşümün İslam Ümmetine ne denli pahalıya mal olduğunu gözler önüne seriyor. İmamlar ve Sultanlar… İşte İslam tarihinin aktığı ikiyatak ve bugüne kadar süren ezeli kavga…"

İnsanlar “kuru et yiyen bir kadının oğlu” olan bir Peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir “Peygamber” tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi’den geriye kalan hatırayı, bu tasavvura uygun aksesuarla süslüyorlardı. Yani insanlar “bir kul gibi yeyip, bir kul gibi yaşayan” bir Peygamber’e inanmak yerine, tasavvurlarında Kayser ve Kisra’ya benzettikleri bir peygambere inanmayı yeğliyorlardı. Özetle, insanlar “bir kul gibi yaşamak” tan daha çok,“kayser ve kisra gibi yaşamaya” taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber’e uydurmak istemeyenler, Peygamber’i ve O’nun tebliğettiği Din’i, kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı.


Bu uydurma işlemi, “Hilafet, İslam Devleti” gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan Müslümanlar, kendilerine, Peygamber’in “kul” siyasetini değil; insanlara “kullarım” demeye alışmış sulta sahiplerinin “piramitçi” siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki “devlet” düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı.


Bu, hiç de içaçıcı olmayan durum, sözkonusu alanda kesif bir entellektüel boşluk yaşandığı sonucuna götürdü beni. Buboşluk “İslam siyaset teorileri” alanında değil, daha çok, bütün teorilere temel teşkil eden “tarihi ilk örnekler” alanında yaşanıyordu. Bu eser, sözkonusu boşluğu yalnız başına doldurma iddiasının değil, nebevi ve sultani siyaset arasındaki temel farklılıkları, hicri ilk yüzelli yıllık örneklerinden yola çıkarak ortaya koymak çabasının bir ürünüdür.


Bugün “saltanat”, siyasi yaşantımızdan çok, düşünce ve duygularımıza hakim. Allah Rasulü’nün cahiliye ile birlikte mahkum ettiği ve “bizden değildir” buyurduğu “asabiyet”, saltanatçı duygu ve düşüncelerimizi besleyen en büyük kaynak…
MAVİ
QUOTE(TAHA YASİR @ Oct 20 2005, 09:55 PM)
İşte bu noktada "hayat kitabı" olan Kur'an'ın teklif ettiği yöntemlerden biri olan adayış sürecini başlatmak, sorunlarımızdan birinin daha çözümünde bize kolaylık sağlayabilir.

*



Rabbim adanmışlardan eyle bizi..Rabbim Zekeriyya peygamber gibi bahçıvan, Hanne gibi adayan, meryem gibi adanan kıl bizi...
Çok değerli bir kitap tavsiye edilmesi ve okunması gerekli...

QUOTE(TAHA YASİR @ Oct 20 2005, 09:57 PM)
Kur'an'da onu, onda Kur'an'ı görürler. Onu Kur'an'la, Kur'an'ı onunla tanırlar. Kur'an'a onun aynası, ona Kur'an'ın aynası gibi bakarlar. Çünkü onlar, onun risalet mirasına ihanet etmekten korkarlar.

*


Üç peygamber tasavvurunu işleyen kitapda gerçekten çok şey bulacaksınız...

Yüceltilmiş, indirgenmiş ve Kurani bakışla peygamber tasavvuru...

Tavsiye edilmiş Allah razı olsn..
TAHA YASİR
user posted image

Yazarın ifadesiyle "Hadis uydurma anaforunda Mehdi hadisleri, sahne dekorunun önemli bir parçasıdır. Yahudi ve Hristiyan Mesih figürü, Mehdi ve isa'nın nüzulü gibi renklere boyanarak Müslüman inancında kendine yer bulabilmiştir. Deccal gibi Mehdi/Mesih fonksiyonunun karşı kutbunu temsil eden isimler için de aynı hüküm geçerlidir.



Eser, Durmuş'un "Mehdi Hadis­lerinin Tedkiki" başlıklı yüksek lisans tezinin genişletilmiş halini oluşturmaktadır. Kitaba "Mehdi" teriminin anlamlarını irdeleyerek ve Mehdiden başka geleceği müjdelenen kurtarıcı karakterlerini bildiren rivayetleri inceleyerek başlayan yazar, daha sonra rivayetlerde çerçevesi çizilen "Mehdi"nin biyografisini ortaya koyarak okuyucuya rivayetler arasındaki çelişkileri göstermekte, rivayetle­rin üretildiği tarihsel koşulları da yansıtmaktadır. Şia'nın Mehdi anlayışını da 12 imam kültü dairesinde inceleyen Durmuş, daha sonra Mehdi hadislerinin senet yönünden tahlilini yapmaktadır. Tüm rivayetlerin rical ilmi açısından tedkikini yapan ve sened olarak sıhhatlerinin ne derece olduğunu araştıran yazar, kitabın dördüncü bölümünde de Mehdi rivayetlerinin metinlerinin tahkikine girişmiştir.



Mehdi fikrini doğuran harici etkenleri işledikten sonra da Mehdi fikriyatını İslam kültüründe ilk benimseyen fırka olan Şia'nın Mehdi, ric'at, imam ve cifir inançları üzerinde kapsamlı birer tahlilde bulunmuş, Şia'nın Kur'an'ı te'vilinden örneklerle Şia dogmalarının gelişim sürecini incelemiştir. Tasavvuftaki Mehdi/Mesih inancına da değinen Durmuş, Abdal tasavvurunu tasavvufi kaynaklardan örneklerle ortaya koymuştur.

Vuslat Rana
QUOTE(kuzucuk @ Dec 6 2005, 04:44 PM)
Mustafa İslamoğlu denilen cahilin hatalarını Ebubekir Sifil 11 köşe yazısıyla belirtmiş okumanızı tavsiye ederim.(üç Muhammed adlı kitabı)
*




Cahil kelimesini kullanarak, kişi hakkında yorum getirip takipçilerinin yorumuna bırakmıyorsanız,ithamınızın nedenlerini de belirtmenizi isterim vesselam
TAHA YASİR
selamlar

Kuzucuk:Evet yeterli,paylaşımın için sağolasın ama!

Ebubekir sifil bu yazıları kaleme alırken bak ne demiş:ben üzerime düşeni yapmış olmak bakımından, kendisine aşağıdaki hususları hatırlatmayı bir "ilim borcu" olarak görüyorum. Gerisine kendisi karar verecektir...

[u]Sen ilk yazına nasıl giriş yapmışsın bir bak:
Mustafa İslamoğlu denilen cahilin hatalarını Ebubekir Sifil 11 köşe yazısıyla belirtmiş okumanızı tavsiye ederim

Farkı göremedi isen söyleyelim kardeş,Ebu bekir sifil kendi fikirleri ölçüsünde Muatafa islamoğluna karşı bir hatırlatma ve olabilecek gözden kaçırmış olduğu kendince yanlışlarını yine güzel bir uslubla anlatmış yani paylaşmış,

Ne karşısın dakini cahillikle suçlamış nede nefsi hareket tarzı göstermiş

Ebu bekir sifil,sizin gibi birisinin kendi yazılarından bu anlayış ve uslub tavrını duysaydı kendini suçlardı belki ben ne yapmışım diye ama,hemen hemen her konu daki katılmadınız fikirlere karşı uslubunuzu bilse idi sadece yinemi derdi...ve yine de benim yaptığım gibi küçük bir sevgi tebessümü gösterirdi... smile.gif

Selamların en güzeli en güzeli yüklenenlere olsun
TAHA YASİR
selamlar

Okumaya değer kıymetli kitabların tekeli kimsenin elinde değildir olamaz da kardeş.

Müslümana yakışan uslubun hangi konu olursa olsun şeklini ve olması gerekeni hatırlattık ama,bakıyorum da hala nefsi hareket tavırları devam ediyor.

Kitab tanıtımın da bile birileri,cedelcilik nişanlelerini sonuna kadar açıyor.

Ebu bekir sifil ve ya bir başkası olsun karşısın daki insanı eleştirir yanlışlarını kendi anladığı doğrultuda söyler,ama her söylenen de söyledi diye doğru olmaz bu mantıksızlık olur.

Onun için,herkes fikirlerini paylaşır ve ortaya kor,kendince birşeyler alır veya verir,ne güzel olması gereken işte budur,

islam sevgi hoşgörü ve tavazu ister-gerisi hikaye

BİLGİYİ ALLAH İÇİN YÜKLENELERE SELAM OLSUN
TAHA YASİR
Selamlar

El insaf be kuzucuk kardeş,şimdide kim ışık, kim mum, kim güneş kim ay.bunumu tartışacağız,
Dediğim gibi cedelcilik önce bir fıtrattır,zor zapdedilir hatta kurtulma iradesi gösterebilenlerde malesef azdır,

İrade gösterenler den olabilmek dilekleriyle

BİLGİYİ ALLAH İÇİN YÜKLENELERE SELAM OLSUN
sufffe
QUOTE(kuzucuk @ Dec 8 2005, 09:26 AM)
bence bu kadar hata (kasıtda olabilir) o kişinin cahil olması için yeterlidir.
*



Çok önyargılısınız.Ebubekir Sifil gibi ilim sahibi biri bile böyle değerlendirmezken, siz hangi ilminizle bu değerlendirmeyi yapıyorsunuz anlamakta zorlanıyorum.
O zaman siz İslamoğlu'ndan daha bilgili olmalısınız(!)
Bir mü'minin böyle peşin fikirlerle nitelemelerde bulunması,(hele o kişi yine bir mü'minse) pek ahlaki olmasa gerek. thumbdown.gif
TAHA YASİR
Selamlar

Bilmem kitab ta şu kadar yanlışın işi ne demişsiniz kuzucuk,o sizin yanlış olarak algıladıklarınız ve katıldığınız fikirler, size göre yanlış olan herkese göre yanlış olduğunumu zannediyorsunuz.

Farkındayasanız birşeyin paylaşımın da ortaya konumun da öenemlidir uslub. karşı tarafla diyolog adabı ama siz hala cedelci, paylaşımdan uzak her düşündüğünüz fikrin kesin doğru, başkasının ki yanlış, ve sizin gibi düşünmeli, mantığıyla hareket ettiğinizden agresif ve saldırgan ve hakeret vari tutum içerisinde oluyorsunuz ve hala da artarak sürüyor.

Müslüman tevazu hoşgörü ve alçak gönüllü olmalı,aynı şeyleri düşünmeseler bile,karşısın daki fikrin kendince kesin yanlış olduğunu bile düşünse,ahlak-i uslubunu elden bırakmamalı sevgiyle hemhal olmalı.

Doğruları bulup doğru amel edbilmek dilekleriyle
Allaha emanet olunuz..
MehmetErzincan
QUOTE
"bana ahlak dersi vereceğinize bir kitapda bu kadar yanlışın nasıl bulunabileceğinin izahını yapın. Niye bazı isimlerin her forum sitesinde ısrarla öne çıkarılmasının nedenini söyleyin. Niye şu vatana ve dine ömrü boyunca hizmet etmiş kişilerin isimleri anılmazken ne idüğü belirsiz kişilerin niye ısrarla öne çıkarıldığını söyleyin.

Benim kendi yorumum beni ilgilendirir. "


YA SEN NE EDEPSİZ NE AHLAKSIZ ADAMSIN YA UTANMIYOR MUSUN BİR MÜSLÜMAN OLARAK BÖYLE EDEPSİZCE KONUŞMAYA YAZIK YA KİM BİLİR YAŞIN KAÇ BAŞIN KAÇ UZANAMADIĞIN CİĞERE PİS DİYORSUN ASLINDA BURDAKİ DİĞER KARDEŞLER NEDEN SENİ MUHATAP ALIR ANLAMAM BIRAKIN KERVAN YÜRÜSÜN YAHU.. VALLA ÇİLEDEN ÇIKARDIN SENİN GİBİ MÜSLÜMAN SENİN GİBİ NURCU SENİN GİBİ ŞUCU BUCU OLACAĞINA ADAM GİDER VATİKANDA PAPAZ OLUR DAHA İYİ EN AZINDAN EDEP NEDİR TERBİYE NEDİR BİZDEN İYİ BİLİYORLAR...

NE İDÜĞÜ BELİRSİZ DEDİĞİN ADAMIN SOYU BELLİ NESEBİ BELLİ SENİN SOYUNU BİLMİYORUZ ETMİYORUZ KALKIP BİZE MEŞREP MUHABBETİ YAPMA COCA COLA KAFALI İSRAİL TAKKELİ HERİF NOLCAK

KUSURA BAKMAYIN ÇOK SİNİRLİYİM BU EDEPSİZ HEP SALDIRMIŞ BENDE ANLADIĞI DİLDEN CEVAP VEREYİM İSTEDİM...
seheryeli
HZ. MUHAMMED'İN HAYATI Martin Lings

çok ayrıntılı bir sekilde akıcı bir üslupla yazılmış okumanızı ve kütüphanenizde bulundurmanızı tavsiye ederim
oguzhanturk
[SIZE=7]Temel eser olarak kabul edilen Risale-i Nurlara Reddiye isimli bir kitap.
Abdullah Tekhafızoğlu tarafından 590 sayfa olarak yazılmış.
Risale-i Nurlardaki Batın-i sapmalar.Yahudi Cifir hesaplamalarıyla Kuranın saptırılması.Yüzlerce hatayla dolu Temel bir Kaynak!

İndir:
http://www.hemenpaylas.com/download/95453/...EDDIYE.zip.html
La_Edri
QUOTE(oguzhanturk @ Jan 18 2006, 01:10 AM)
[SIZE=7]Temel eser olarak kabul edilen Risale-i Nurlara Reddiye isimli bir kitap.
Abdullah Tekhafızoğlu tarafından 590 sayfa olarak yazılmış.
Risale-i Nurlardaki Batın-i sapmalar.Yahudi Cifir hesaplamalarıyla Kuranın saptırılması.Yüzlerce hatayla dolu Temel bir Kaynak!

İndir:
http://www.hemenpaylas.com/download/95453/...EDDIYE.zip.html
*


Ne diyosun sen kardeşim !Bişey anladıysam arap oliiim blink.gif
oguzhanturk
QUOTE(la_edri @ Jan 18 2006, 01:15 AM)
Ne diyosun sen kardeşim !Bişey anladıysam arap oliiim  blink.gif
*




"İGRÂ BİSM-İ RABBİKELLEZİY HÂLAG."
Please read just read!
CultureClub
Kitap:İslam çağımıza yanıt verebilir mi?
Yazar:Server Tanilli.


Kitap:Nasıl müslüman olduk?
Yazar:Erdoğan Aydın

Bu kitapları okumanızı tavsiye ederim.
Ke[R]eM
ALINTI(CultureClub @ Apr 12 2006, 01:41 PM) *

Kitap:İslam çağımıza yanıt verebilir mi?
Yazar:Server Tanilli.


Kitap:Nasıl müslüman olduk?
Yazar:Erdoğan Aydın

Bu kitapları okumanızı tavsiye ederim.

Okuruz kardeş, bu kitapları da okuruz. Dert etmeyin siz. Karşıt görüştekilerin, güzel dinimize iftira atanların kitaplarını da okuruz. Okuruz ki onların iftiraları neymiş onları öğrenir, ona göre kendimizi savunuruz. Okuruz ki, bu iftiracıların ne vahim bir halde olduğunu görüp, onlar için Rabbimizden af dileyip, onları islah etmesini dileyip, onlar yani sizler için üzülürüz. İşte, dil uzattığınız İslam'ın mensupları, İslam'a hakaretler eden sizler için bile bu kadar hoşgörülü davranabiliyor, sizlerin islahı için Rabbine yalvarıyor.
EnEs BiN NaD


KIYAMET ALÂMETLERİ

Râmûz el-Ehàdîs'ten Dersler

Hazırlayanlar:
O. Çataklı, L. Doğan, Cevat Akşit

Kıyamet Alametleri ;
Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

Kitap Linki ;

http://www.dervisan.com/kiyamet/index.html
azzam

""""""""Tesettür Risalesi ve Şerhi""""""""


TAKDİM

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

........................................................................

Kainatın bütün zerratı, müctemian ve münferiden lisan-ı acz ve fakr ile vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ettikleri Sani-i Hakim’e hamd u senalar olsun.

Kainatın tılsımını açıp, ayatını keşf ve beyan eden Resul-i Ekrem (a.s.m) ile O’nun al ve ashabına ve sair enbiya ve mürselin ihvanına ve ibad-ı salihine selat u selamlar olsun.
Yaklaşık iki yüz elli seneden beri bütün dünyada dinsizliğe revac veren ve temelde 300 kişiden oluşan gizli bir ecnebi komite vardır ki, dünyaya hükmeden bu gizli komite, alemde İslam’ın nurunu söndürmek için her türlü fitne kaynaklarını işletmektedir. İşte bu gizli komite, Kitab ve Sünneti tebdil, tağyir ve tahrif etmeye çalıştıkları gibi; Kur’an’ın etrafında çelikten bir sûr olan Risale-i Nur’u da tahrîb etmek ve dolayısıyla Din-i İslam’ı bozmak ve Müslümanları hakimiyeti altına almak için, Üstad Bediüzzaman (r.a)’ın bazı mücmel ifadelerini, maksud mananın haricinde batıl te’villerle te’vil ederek, bu te’villeri Alem-i İslam’ın içine atmışlardır. Ehl-i iman da bazen bilmeyerek bu gibi yanlış te’villere kapılıp iman noktasında za’fa düşmektedirler. Ehl-i imanı bu tehlikelerden korumak, hamiyetperver her mü’mine farzdır. Ancak bir mü’minin yetmiş renkli, yetmiş yüzlü ve yetmiş perde altında gizlenmiş olan bu sinsi düşmanların tuzaklarından kurtulabilmesi için, öncelikle onları tanıması; hilelerini, mü’minlere karşı kullandıkları oyunları bilmesi lazımdır.

İşte bu risaleyi yazmamızın nedeni budur. Yoksa bu vatan evlatları arasında endişe, korku ve panik meydana getirmek, onları suç işlemeye tahrik etmek, kin ve düşmanlığa sevk etmek kastımız bulunmamaktadır. Hem halkın bir kesiminin kendi anlayışına göre benimsediği libaslarını hor görmek ve küçümsemek asıl gayemiz değildir. Belki bu eseri kaleme almamızın asıl gayesi hakkın izharıdır. O hakkı izhar ederken de şahsi hiç bir görüşümüzü beyan etmedik. Belki başta sahabe-i kiram olmak üzere müfessirin ve müctehidin-i izamın Kitab ve Sünnetten ahzettikleri delil ve reylerini serdettik.

Yukarıda belirttiğimiz nedenle İslam alemine görülmemiş zararlar veren sinsi ve gizli komiteleri ve onların enva-ı çeşit oyunlarını ifşa etmek zorunda kaldık.
İşte O gizli ecnebi komite tarafından tevilat-ı faside ile te’vil edilen konulardan biri de tesettürle alakalı Kur’an ayetleri ve bu konudaki ehadis-i Nebeviyedir. Üstad Bediüzzaman (r.a) Hazretleri ise, o gizli komitenin tesettürle alakalı te’villerinin fasid olduğunu ortaya koymak ve ehl-i imanın tesettür-ü şer’i hakkındaki itikadını düzeltmek için “Tesettür Risalesi” ni kaleme almış ve tesettürün lüzumunu ilmen isbat etmiştir. Nitekim Bediüzzaman (r.a) Hazretleri o gizli komiteden şöyle bahsetmektedir:
“Nasıl, İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesine ve dolayısıyla Din-i İslâm’a zarar vermek için gençleri yoldan çıkarmak ve gençlik hevesatıyla sefahete sevketmek için bir iki komite çalışıyormuş. Aynen öyle de; bîçare nisa taifesinin gafil kısmını dahi yanlış yollara sevk etmek için bir iki komitenin tesirli bir surette perde altında çalıştığını hissettim. Ve bildim ki: Bu millet-i İslâma bir dehşetli darbe, o cihetten geliyor.”
(Lem’alar / 190)

Hem Bediüzzaman Hazretleri o ifsad komitesine şöyle beddua etmiştir:

“Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar!.. Allah bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin, âmîn.” (Lem’alar / 191)

O gizli ecnebi komite, Bediüzzaman Hazretlerinin vefatından sonra bu defa, Kur’anın tesettürle alakalı fasid te’villerini reddeden Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin “Tesettür Risalesi” ndeki bazı cümlelerini dahi te’vilat-ı faside ile şöyle te’vil etmektedir:

O gizli komite diyor ki: “Tesettür-ü şer’i hususunda İslam alimlerinin iki görüşü mevcuddur:
Bir kısmı: “Çarşaf giymek ve yüzü kapatmak azimet ve takvadır.” Diyorlar.

Bir kısmı da: Manto ve başörtüsü giymenin ruhsat olduğunu ve bununla da tesettürün olabileceğini söylüyorlar.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bu konuda azimet ve takva tarafını tutmuş, ruhsatla amel etmemiştir. Demek manto ve başörtüsü de tesettür-ü şer’i sayılır.”

Haşa böyle fasid ve batıl bir fikir, İslam alimlerinden sudur etmemiştir ve böyle mesnedsiz bir isnad, İslam alimlerine bahusus Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine bir iftiradır. Zira Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Tesettür Risalesi” adlı eserinde, bin üç yüz elli sene zarfında her asırda üç yüz elli milyon insanın içtimai hayatında kudsi bir düstur olarak yer alan ve üç yüz elli bin tefsirin tasdik ve ittifaklarına ve geçmiş ecdadımızın itikad ve uygulamalarına istinad eden tesettür-ü şer’inin ancak çarşaf olduğunu izah ve kadınların baştan ayağa kadar yüz ve eller dahil olmak üzere cilbab (çarşaf)’la örtünmelerinin Kur’an’ın kesin bir emri olduğunu, manto ve başörtüsünün ise tesettür-ü şer’i olmadığını ve bu hususta böyle bir ruhsatın bulunmadığını ispat etmiştir.

İşte bizler bu çalışmamızda Kur’an-ı Azimü’ş-Şan’ın tesettür ile alakalı ayetlerini, müfessirü’l-Kur’an olan Resul-i Ekrem (a.s.m)’in bu husustaki hadislerini, Kitab ve Sünnette geçen tesettür ile alakalı hükümleri izah eden bir kısım müfessirlerin reylerini, müceddit ve müçtehidlerin icmalarını ve bu görüşlerden bir kısmını destekleyen akli delilleri birlikte takdim ediyoruz. Ta ki Tesettür Risalesini yazan Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin bu husustaki görüşleri şahsi bir görüş olmayıp üç yüz elli bin tefsire muvafık, 1400 seneden beri geçen ecdadın itikatlarına ve tatbikatına uygun ve Kur’an’a müstenid olduğu anlaşılsın...

Hem tesettür-ü şer’i olan çarşaf yerine manto ve başörtüsünü ikame etmek suretiyle mü’minlerin bu inancını bozmak isteyen o gizli ecnebi komitenin bu fasid te’villerinin üç yüz elli bin müfessirinin, bütün fukahay-ı İslam’ın ve umum müctehidin-i izamın görüşlerine ve bin dört yüz seneden beri devam edegelen bir inanç ve tatbikata tamamen zıd ve muhalif olduğu ve çarşafın dışında bir ruhsat olmadığı tahakkuk etsin. Bu çalışmamızda tesettürle alakalı müfessirin-i kiramın, müctehidin-i izamın ve ulema-i İslamı’ın görüşlerini serdettik. Şahsi hiçbir görüşümüz mevcud değildir.

Bu eserin bir çok mü’mine hanımların çarşaf hususunda Kur’an’ın emrine tabi olmalarına vesile olmasını, tabi olamayanların ise çarşafın farz olup aksinin haram olduğuna inanıp -kebairle alude olsalar da - iman dairesinde kalmalarına ve nedametle afvlarını Allah’dan istemelerine ve tesettürü, dînî ve fıtrî görmeyenlerin intibahlarına sebep olmasını ve bu hizmetimizi rızasına muvafık kabul buyurmasını Rabb-ı Rahimimizden niyaz ederiz.
EbRaR_
Mehmet Dikmen: ÜMİTLİ OLUNUZ (Peygamberimizin Dilinden Günahtan Korunma ve Kurtulma Yolları)



&





Prof.Dr.Osman ÖZTÜRK
: Biricik Önderim Peygamberim Efendim



tavsiye ederim buyrun okuyun..
F.YILMAZ
ALINTI(MedineninGülü @ May 13 2006, 11:28 AM) *

Mehmet Dikmen: ÜMİTLİ OLUNUZ (Peygamberimizin Dilinden Günahtan Korunma ve Kurtulma Yolları)



&





Prof.Dr.Osman ÖZTÜRK
: Biricik Önderim Peygamberim Efendim



tavsiye ederim buyrun okuyun..




SELAMÜN ALEYKÜM

Ben de çocuk eğitimi ile ilgili, okuyup çok faydalandığım kitapları tavsiye ediyorum:

1.Çocuklarımıza verdiğimiz gizli mesajlar. ELIZABETH PANTLEY- HYB YAYINCILIK

2.Çocuğunuzla işbirliği yapabilme. ELIZABETH PANTLEY-HYB YAY.

3.Okul evde başlar. FATİH KALKINÇ-GÖKKUŞAĞI PAZARLAMA

4.Bu çocuk beni anlamıyor. HAKAN METAN-ZAMBAK YAY.

5.Çocuğa hayır demek çözüm değil. MARK L. BRENNER-HAYAT YAY.

6.Çocuklarımıza ALLAH´ı nasıl anlatalım?. M.EMİN AY-TİMAŞ YAY.

7.Tuvalet eğitimi. VİCKİ LANSKY-KURALDIŞI YAY.

8.Çocuk eğitimi el kitabı. FİTZHUGH DODSON-RAVZA YAY.

9.Çocuk eğitimi el kitabı. HALUK YAVUZEREMZİ KİTABEVİ.

10.Çocuklar için beş sevgi dili.GARY CHAPMEN-Dr.R. CAMPBELL - SİSTEM YAYINCILIK.
sükût-u vaveyla
gençler ve yetişkinler ...

evliliğinizin yönünü değiştirmek ve mutlu bir hayat yaşamak isityorsanız...


beş sevgi dili: gary chapman:sistem yayıncılık...[color=#CC0000]
checen
[SIZE=7]çok sevenlerin buluşamıyacağına örnek olan insanların dininin değişmesinde imkan olduğunu gösteren bir kitap

kitap adı=aşk düşünce yollara
yazar=münib engin noyan
1.bölümü hikayei bilal 2. si basımda .[/
SIZE]
-BeRcEsTe-
ALINTI(checen @ Jun 28 2008, 11:24 AM) *

[SIZE=7]çok sevenlerin buluşamıyacağına örnek olan insanların dininin değişmesinde imkan olduğunu gösteren bir kitap

kitap adı=aşk düşünce yollara
yazar=münib engin noyan
1.bölümü hikayei bilal 2. si basımda .[/
SIZE]

aşk düşünce yollara 1 okudum 2.cisini bekliyoduk epey bir zamandır,.... bu konuda aydınlattığın için sağol flowers.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.