Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Soru
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ SORU-CEVAP ]·.
ilkemir
"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"

sözünü.

ALINTI
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101


Ayetiyle ilişkilendirebilir miyiz ?



-BeRcEsTe-
cahiller ilmi nasıl çoğalttılar ki...????acaba kafa karıştırma açısından mı söylen miş ki...... blink.gif
NuRŞeN
"Her şey var oldu bir tek noktadan, noktada gizildir esrarı yezdan."

İnsan yaratıldığı kainat iiçinde yaşarken zaman ve mekan kavramı vardır.Yaşadığı her zaman içinde nokta vardır.Allah katında zaman ve mekan kavramı yoktur.
Ölmeden ölenler İnsan-ı Kamil makamında olanlar için kainatın zamanın önemi kalmamıştır.


Sorunuzun cevabını anladığım kadar anlatmaya çalıştım fakat anlatılması zor ve ağır bir konu anlamak için noktanın varlığını anlamak gerekir.Noktanın anlamını tam olarak anlama kudretine eremediğim için verdiğim cevapta hata varsa affola.
Farakhlit
ALINTI
ilkemir Gönderildi Dün, 10:58 PM
"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"

sözünü.

ALINTI
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101


Ayetiyle ilişkilendirebilir miyiz ?


"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"
Ben şöyle anladım.Hem bilimsel bilgide hem dini alanda çoğu zaman tek bir gerçek vardır mesela yaradılış Cenabı hakkın ol emriyle kainatı yaratmasıyla başladı.Sonra dünyanın yaratılması insanın yaratılması vs.Burada tek ve gerçek hakikat Cenabı Hakkın "ol" demesi idi ve oldu.Halbuki bugün yeterli kabul görmeyip isbatlanamadığı için hipotez seviyesinde kalan 100lerce yaradılış hikayesi var ve bunlar da cahiller tarafından bilginin(bilgisizliğin) çoğaltılıp yayılması gibi geliyor bana.

Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101


Allahu Alem insanların canını sıkacak bilgiler neler olabilir?
Ölüm tarihiniz yakınlarınızı kaybedeceğiniz zamanın bilgisi kıyametin zamanı vs.Cenabı Hak sırrı teklif nedeniyle bazı şeyleri gizlemiştir.Çok hikmetlere binaen mesela ömür içinde ecel, ramazan içinde Kadir gecesi, cuma gününde eşeref saati vb
Bunun nedeni ihlasla ve sürekli ibadetlere devamı istediği için dir diye düşünüorum
farklı izahlara da açığım.
vesselam
TEVHİDci
tefsirlere bakıldığında mesele çok güzel anlaşılıyor;

Tirmizi ve Darekutni'nin Hz. Ali'den (r.a) rivayet ettikleri bir hadiste deniyor ki: "Ona yol bulabilenlerin Kabe'ye hac etmesi Allah'ın insanlar üzerinde hakkıdır" (Al-i İmran Suresi, 97) ayeti indiğinde, sahabiler; "Ey peygamber, her yıl mı hacca gideceğiz?" diye sormuşlar. Peygamberimiz de susmuştu. Tekrar: "Her yıl mı?" diye sormuşlar. Peygamber "Hayır, eğer ben evet deseydim her yıl hacca gitmeniz zorunlu olurdu" buyurmuştu. Bu olay üzerine şu ayet inmişti.

"Ey müminler, açıklandıkları takdirde zorunuza gidecek konuları sormayın."

Aynı hadisi Darekutni, Ebu Iyâd'tan, Ebu Hureyre'den rivayet eder. Buna göre Peygamberimiz: "Ey insanlar, hac size farz kılındı." buyurduğunda, bir adam ayağa kalktı ve "Her sene mi ya Resulullah?" dedi. Resulullah duymazlıktan geldi. Adam tekrar: "Her sene mi ya Resulullah?" diye sordu. Resulullah bu sefer "Bunu soran kim?" dedi, falancadır dediler. Resulullah: "Allah'a yemin ederim ki evet deseydim, zorunlu olacaktı. Eğer zorunlu olsaydı gücünüz yetmezdi. Eğer gücünüz yetmeseydi küfre düşenlerden olurdunuz" buyurdu. Bunun üzerine yüce Allah:

"Ey müminler açıklandıkları takdirde zorunuza gidecek konuları sormayınız'' diye başlayan ayetini gönderdi.
(Fizilal'il Kur'an-Seyyid Kutub)



Yine bu hadisi, Dârakutnî, Ebu İyadMan, o, Ebu Hureyre'den şöylece ri­vayet etmektedir: Rasulullah (sav) buyurdu ki: "Ey insanlar! üzerinize hac (farz) yazılmıştır." Bir adam kalkıp şöyle dedi: "Her yıl mı Ey Allah'ın Rasu­lü". Hz, Peygamber ondan yüz çevirdi. Adam tekrar "her yıl mı Ey Allah'ın Ra­sulü" diye sorunca, Hz. Peygamber: "Bunu kim sordu?" dîye sorunca, filan, ki­şi dediler. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin ede­rim, eğer evet diyecek olsam farz olurdu, Farz olsaydı, siz bunu yerine ge­tiremezdiniz. Getiremeyince de şüphesiz küfre sapardınız." Bunun üzerine yüce Allah: "Ey iman edenler, size açıklanınca üzüleceğiniz birtakım şey­leri sormayınız" âyetini indirdi.(El-Camiu li-Ahkâmi'l Kur'an-İmam Kurtubi)


Bu hususta Hz.Ali (r.a.) diyor ki:

"Oraya gitmeye gücü yeten herkese, Allah için Kabe'yi ziyaret edip hac yapmak farzdır." âyeti nazil olunca bazıları "Ey Allah'ın Resulü, her yıl mı farzdır?" diye sordular. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) cevap vermedi. Tekrar "Her yıl mı farzdır?" diye sordular. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) "Hayır de­ğildir." "Evet." diyecek olsaydım elbette ki her yıl hac yapmak farz olacaktı. (Farz olunca da bunu yapamayacaktınız.) dedi ve bunun üzerine bu âyet nazil oldu.
(Taberi Tefsiri-Ebu Cafer Muhammed İbn Cerir et-Taberi)
sükût-u vaveyla
tevhidci güzel bağlamış ...

benimde aklıma ... hatırladığım kadarı ile israiloğullarına kestirilen inek geldi ...

ineğin özelliğini o kadar çok sordular ki ... ineği bulmakta zorlandılar...

---

ilkemir gerçekten önemli bir konu ... Allah razı olsun ...

ilkemir
Şimdi ikinci bölüm.

"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"

ALINTI

Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101


Bu ikisini aşşağıdaki ile ilişkilendirebilir miyiz ?

ALINTI
Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir.

6-Enam 159


------------------------
TEVHİDci
ALINTI(ilkemir @ Sep 3 2008, 03:06 PM) *

Şimdi ikinci bölüm.

"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"
Bu ikisini aşşağıdaki ile ilişkilendirebilir miyiz ?
------------------------

bu sözün kime ait olduğunu yazarmısınız ?

hidayete uyanlara selam olsun.
ilkemir
Hazreti Ali'ye ait olduğu söylenmektedir.
TEVHİDci
ALINTI(ilkemir @ Sep 3 2008, 11:28 PM) *

Hazreti Ali'ye ait olduğu söylenmektedir.

doğrusunu ALLAH bilir. peki siz acaba birşey izah etmekmi istiyorsunuz yoksa ?
musalli
konu güzel devam ediyor,takip ediyorum inşaallah...
Farakhlit
Perşembenin gelişi çarşambadan belli
ilkemir
"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"


ALINTI
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101



Bu ikisini aşşağıdaki ile ilişkilendirebilir miyiz ?


ALINTI
Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir.
6-Enam 159


"Perşembenin gelişi çarşambadan belli"

Apaçık ise çarşambadan belli olacaktır . Yapabilecek veya itiraz edilebilecek bir yön var mı ?

Devam...

ALINTI
Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.”
İsrâ 85.


Her soruya cevap verme derdine düşenler yukarıdaki ayetle ters düşmezler mi ? Tabi bir de aşşağıdaki soruları soranlar var onlara ne demeli ?

"Ben kaç kez taharetlenecem hangi sayı islamidir"

"Helada sakız çiğnemem dinen mübahmıdır ?

Bu durumda yukarıdakileri ,

ALINTI
Yâ Rabbî! Beni faydasız ilimden koru!)


Hadisi ile ilişkilendirebilir miyiz ?
TEVHİDci
kısacası;"eğer bilmiyorsan bilmediğin konuda konuşmak zorunda değilsin" demekmi istiyorsunuz ki ben öyle anladım.bende size yardım ediyim o zaman eğer bu şekilde düşünüyor iseniz.ama şunu belirtiyim İsrâ suresi 85. ayet bu konuyla alakalı olmadığını düşünüyorum o ayet insanların bilgilerinin sınırlı olduğunu anlatan bir ayet.yoksa bildiğiniz konularda sorulara cevap vermek istemekle bilgilerimizin sınırlı olduğunu anlatan ayet (İsrâ 85.) farklı şeyler anlatıyor.herneyse....

BİLMEDİĞİN KONUDA SUS


391.Hadis:




Abdullah b. Mesud (r.a)'den rivayete göre bir kere İbn-i Mesud tarafından Kinde'de birisinin Kur'an'da zikrolunan «duman» hakkında:

«Kıyamet günü bir duman gelecek. Kafirlerin, münafıkların kulaklarını sağır, gözlerini kör edecek. Mü'minlerin sıhhati üzerinde yalnız nezle hastalığı gibi olacak» dediği haber alınır. Bu haberi duyduğu sırada İbn-i Mesud bir şeye dayanarak istirahat ediyordu. Bu sözü duyunca çok ehemmiyet verip sinirlendi. Hemen toparlanıp şöyle demiştir:

«Kişi bildiğini söylesin, bilmediği mesele hakkında da «Allah bilir» desin. Çünkü insanın bilmediği bir şey hakkında «bilmiyorum» demesi de ilimden sayılır. Nasıl ki Cenab-ı Hak Rasulüne:

«Ya Muhammedi Sen kavmine: «Kur'an'ı tebliğim mukabilinde sizden bir ücret, bir takdir istemiyorum. Bilmediğim bir şeyi size satmaya çalışanlardan da değilim» de!» kavli şerifi ile düşmanlarına karşı açıklamalarında samimi olduğunu hatırlatmasını emretmiştir.

Duhan (duman) meselesine gelince bu, dünyada cereyan etmiştir. Kureyş'e ait bir vakıadır. Kindeli'nin sandığı gibi kıyamete ait değildir. Şöyle ki: Kureyş müşrikleri İslam dinini kabulden çekinmeleri ve muhalefette çok ileri gitmeleri üzerine Rasulullah (s.a.s):

«Allah'ım! Yusuf (a.s)'ın kavmi aleyhine verdiğin yedi yıllık kıtlık gibi Kureyş'e de yedi yıl yokluk azabı vererek bana yardım et» diye dua etti. Bunun üzerine

Kureyş'i bir kıtlık yakalamıştı. Birçokları açlıktan kırıldı. Ölü etleri ve kemikler yediler. Yerle gök arasındaki hava tabakasını herkes, göz zayıflığından, kuraklığın dehşetli sisinden duman gibi görüyordu. Bu çok ciddi ve şiddetli hal ve vaziyet üzerine kureyş reislerinden Ebu Süfyan, Rasulullah'a gelerek:

«Ya Muhammedi Sen bize sıla-i rahmi emrediyorsun. Kavmin ise açlıktan kırılmıştır. Artık onlar için dua etsen» dedi. Rasulullah'ın duası üzerine bu durum kalktı.

İbn-i Mesud bu açıklamaların ardı sıra:

«Gök herkesin görebileceği kalın bir dumanla gelerek herkesi bürüyeceği günü gözet. Şüphesiz bu, çok elem veren bir azabtır. O zaman onlar (müşrikler):

«Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır. Gökyüzünü aç. Biz mü'minleriz» diyecekler. Fakat onlar için düşünmek (ibret almak) nerede? Kendilerine apaçık anlatan bir rasul geldi de sonra ondan yüz çevirdiler ve kah «öğretilmiş» kah «deli» dediler. Biz duman azabını az bir zaman açacağız. Fakat, siz ey Kureyş! Yine şirke döneceksiniz.» (Duhan: 12-15)
ayetlerini okudu. Bu ayetlerde duhan azabının açılacağı ve açıldığı bildiriliyor. Bu duman Kindeli'nin dediği gibi ahiret azabı olsaydı bu ahiret azabı bir kere geldikten sonra Kureyş müşriklerinden kaldırılır mıydı?

Kureyş müşrikleri bu beladan kurtulduktan sonra yine küfürlerine, sirke döndüler. Bu dönekliğin cezasını bildiren Allah-u Teala'nın: «Büyük bir şiddetle sizi sıkacağımız gün gelecektir, muhakkak intikam alacağız» ayetindeki intikam günü Bedir günüdür. Kindeli'nin dediği gibi kıyamet günü değildir. Alınan intikam da Kureyş'in Bedir'de katlolunmalandır. Lizam ile kasıd yine Bedir günüdür ve müşriklerin Bedir’de esaretleridir.» (Buhari-Müslim) (kaynak:Buhari ve Müslim'den İSLAM ve Davetçilerine Öğütler-Seyfuddin eL-Muvahhid)
Farakhlit
ALINTI
"ilim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttı"



ALINTI
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.
maide 101



Bu ikisini aşşağıdaki ile ilişkilendirebilir miyiz ?



ALINTI
Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir.
6-Enam 159


"Perşembenin gelişi çarşambadan belli"

Apaçık ise çarşambadan belli olacaktır . Yapabilecek veya itiraz edilebilecek bir yön var mı ?

Devam...


ALINTI
Ve sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, Rabbimin bileceği bir şeydir. Size pek az ilim verilmiştir.”
İsrâ 85.



ALINTI
Her soruya cevap verme derdine düşenler yukarıdaki ayetle ters düşmezler mi ? Tabi bir de aşşağıdaki soruları soranlar var onlara ne demeli ?

"Ben kaç kez taharetlenecem hangi sayı islamidir"

"Helada sakız çiğnemem dinen mübahmıdır ?

Bu durumda yukarıdakileri ,

ALINTI
Yâ Rabbî! Beni faydasız ilimden koru!)


Hadisi ile ilişkilendirebilir miyiz ?

----

Elmayla armutu toplayınca greyfurt etmiyor
Bende hakikaten konu bir noktaya gidiyor diye ümitlenmiştim
faydasız ilminizde size başarılar.
ilkemir
"eğer bilmiyorsan bilmediğin konuda konuşmak zorunda değilsin"

İçeriğinde kesinlikle bu var , Bize verilen ilim az olandır , derinliğe kavuşan ancak o azın içerisindeki derinliğe kavuşmuştur . "Kişi bildiğini söylesin, bilmediği mesele hakkında da «Allah bilir» desin"

Misal olarak kendimce vereyim , Domuz haramdır , buna safiyane şekilde niye haram edilmiş diye sormak bir hatadır ( günah demeyelim ) Yani bilmem kaç çeşit yiyecek varken banane ben ille de domuz yiyeceğim türünden bir çıkışta bulunan varsa buyursun yesin bleh.gif Sonucu bellidir .

Temel nedir . Domuz yemenin haramlığı

Teferruat, boş olan nedir ? Niye haram olmuş , neden haram olmuş ? Olmuş, sanane, niye soruyorsun kardeşim ? İlle de bir açıklama getirmen mi gerek ?

Temel Nedir . Hac

Teferruat boş olan nedir. Her sene mi yapacam , iki senede bir mi yapacam , 3 senede bir mi yapacam ...

Temel nedir: Dabbetül Arz

Teferruat nedir : Dâbbeye “AİDS mikrobu” diyenler vardır. “Televizyon” şeklinde değerlendirenler vardır. Hatta “robotlar olabilir diyenler vardır....

Halihazırda apaçık bildirilenin acaip acaip sorularla ve bu sorulara verilen açıklamalarla teferruatlandırılması söz konusu . Hele bir de teferruatları birisi gaza gelip kesin hüküm sayarsa tamam buyurun size fitne .

Alim olmak hikmet sahibi olmayı gerektirmez hikmet sahibi olmak da alim olmayı gerektirmez ,tabiki her ikisi birden verilenler de vardır .

Örnek Hazreti Süleyman Hikmet sahibidir , Tahtı getiren ilim sahibidir. Ne tahtı getiren de Süleymandaki hikmet vardır ne de Süleyman'da tahtı getirenin ilmi . Yanlış anlaşılmasın burada Süleyman'da ilim yok dememekteyim .

Kuran da hikmet de vardır ilim de vardır ancak hikmet için "dolu*" denilirken bildirilen "ilim" az denmiştir.

*
ALINTI
( Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan okuyoruz Ali İmran 58


Ayrıca pek çok yerde ilim ve hikmet ayrı ayrı anılmıştır. Hikmet verilirken ilimden dilendiği kadar verildiğinden bahsedilmiştir .

Bir de itaatte sıralama şu değil midir ?

1-Allah (Hakim ve Alim )
2-Peygamber ( Bildirildiği kadar Alim , Yazıldığı Kadar Hükümdar)
3-Ulul Emir ( Alim olması şart değil ama "H"i"km"etle "H"ü"km"etmesi şart )

Şimdi bütün bunları birleştirince

Hikmete tabiyet , İlime tabiyetten önce gelir zira ilime kısıtılı olarak sahipken hikmete bol miktarda sahibizdir .

Diyebilir miyiz ?

Misal Yukarıdaki sıralama ve Hazreti Süleyman Örneği .
TEVHİDci
dediğiniz gibi "Hikmet" Kur'an'da birçok yerde ayrı zikredilmiştir peki sizin "Hikmet"ten anladığınız veya kasdınız nedir ?
ilkemir
Basitleştirilmiş şekli ile Hikmet ; Niyette , Sözde , Amelde , Neticede iyiye isabet etmektir.

Kişi ilmi ile niyet eder , söz söyler , amel eder ama netice bağımsızdır.

Ancak hikmetli kişi netice de de iyiyi tutturur . Kötülerin ayıklanıp iyilerin bırakmasıyla hikmetli davranılmış olunur .

Hikmetli davranmış olmak için niyet, söz , Amel yetmez kesinlikle netice de önemlidir . Netice iyi ise ancak Hikmetli davranılmış olunur. Neticelere bakıldığı için hikmet ilmin teorik bilgisinden ayrıdır .İlmin teorisinde şunu şunu yaparsan bu çıkar denilebilir veya böyle olması "umulur" denilir ama hikmette ihtimal yoktur . İyi neticelenen direk hikmetli olandır .

Bu hali ile hikmet olmuş ve bitmiştir .

Hikmetli bir davranışta sebep te sonuçta bilinir ,Hikmetli davranışa sebebin ve sonucun birleştiği bir hal diyebiliriz belki ?

İlmiyle amel edenin iyiliğe ulaşması umulur , sadece umulur kimse şart diyemez o Allah'ın rızasıdır

Hikmetli bir hareket ise umulmaz öyle olur zira hikmet sonucuda kapsar ve başlangıcı bilir gelişimi düzgünce yargılar yani olaya bütünü ile hakimdir.

Hikmetle hükmedenler denirken bu tür bir hikmetten bahsediliyor olsa gerek .

Hikmetle ilim arasındaki fark

İlimle amel ederken, vaad edilene ulaşmayı amaçlarız .

Hikmetli davranış ise vaad edileni uygulamaktır .


Daha evvel de dediğim gibi Hikmet olan da ilim olmaz ilim olanda hikmet olmaz diye bir şart yok .

Benim anladığım budur .

Doğrusunu Allah (C.C.) bilir.
-BeRcEsTe-
yani şimidi ...ilim bir nokta idi onu cahiller çoğalttı......değilmiydi mevzu.....ilkemir ....hikmet ile bunun ne ilgisi var konuyu biraz daha netleştirirseniz...sevinirim....
ilkemir
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Sep 4 2008, 08:24 PM) *

yani şimidi ...ilim bir nokta idi onu cahiller çoğalttı......değilmiydi mevzu.....ilkemir ....hikmet ile bunun ne ilgisi var konuyu biraz daha netleştirirseniz...sevinirim....


Sorunuz aklıma başka sorular getirdi, ilimin "mecazi olarak noktalığından" azlığından Kuran'da bahsedilirken bu kadar alim ve talebeleri var da , Hikmetin bolluğu yine Kuran'da tasdiklenirken neden hikmetle hükmeden hükümranlar yok confused1.gif
_LeyaL_
ALINTI(ilkemir @ Sep 4 2008, 10:28 PM) *

Sorunuz aklıma başka sorular getirdi, ilimin "mecazi olarak noktalığından" azlığından Kuran'da bahsedilirken bu kadar alim ve talebeleri var da , Hikmetin bolluğu yine Kuran'da tasdiklenirken neden hikmetle hükmeden hükümranlar yok confused1.gif


yani ilim noktalanmışken biz aynı şeyleri kurcalayıp gereksiz konularmı çıkarıyoruz gereksiz ayrıntılar?

ve bunun devamında alim ve talebeler yani tarikatlar...

hikmet bolluğu mevcutken hikmete eren yok ?

yani aslolanı bırakıp sonuçlanmış şeyleri boşa kurcalayıp zaman mı kaybediyoruz?

doğrumu anladım?

cevapları albilirmiyiz?
ilkemir
ALINTI
yani ilim noktalanmışken biz aynı şeyleri kurcalayıp gereksiz konularmı çıkarıyoruz gereksiz ayrıntılar?


İlim noktalanmışdır demiyorum azdır veya söz doğru ise noktadır diyorum ki az olduğu zaten bildirilmekte gerisine ise evet öyle . Domuz eti haram , bunun nedenini araştırmak ta neyin nesi ? Şimdi bunun nedenini araştıran alime niye araştırıyorsun bırak gereksiz desek sen nasıl öyle konuşursun diye bir cevap geleceğini veya yorum geleceğini hepimiz biliyoruz .

ALINTI
ve bunun devamında alim ve talebeler yani tarikatlar


Tarikatlar lüzumludur . Günümüzde bile her ile üniversite açılamazken her köyün okulu yok iken , geçmişin olanaksızlıklarında dini tarikatlar şeyhler alimler öğretmeyecekdi de kim öğretecekti ? Mesele tarikatler değil mesele ilim ve hikmetin karıştırılarak Tarikat liderine veya Alime ne derse desin ne yazarsa yazsın % 100 itaat istenmesi meselesi . Eğer şeyhlik veya alimlik hikmeti gerekli kılsaydı neredeyse Şeyh veya alim başına bir hükümranlığımız olurdu. Açıkcası Tarikatlardan yararlanan Halifeler olduğunu biliyorum ama Tarikat lideri Halife hatırlamıyorum . Hazreti Süleyman örneğinide bu yüzden verdim Alim olmakhikmeti şart kılmıyor , hikmette ilmi şart kılmıyor . Zaten Hazreti Süleyman o ilme sahip olsa neden başkasından o dilekde bulunsun ki ? Şıp diye kendisi getiriverir . Ha Hazreti Süleymanda ilim yoktu falan demiyorum sakın ola bunu dediğimi sanmayın .

ALINTI
hikmet bolluğu mevcutken hikmete eren yok ?


Vallahi Hikmet dolu diyen ben değilim öyle yazıyor .

Hikmete eren var mıdır ? Bilmem, hani nerede ? Alim derseniz burda bile alim vardır ,,,

ALINTI
yani aslolanı bırakıp sonuçlanmış şeyleri boşa kurcalayıp zaman mı kaybediyoruz?


Evet dediğiniz gibi , sanırım o civarlarda bi yerlerde saplanıp kaldık.

Hikmet bol , ilim ise az . Ve hikmetle hükmedene itaat ilimle amel edene itaat edenden önce gelmekte ! Yani hikmetle hükmeden ulül emre itaat ilmiye amel eden alimleri de kapsar .

Değil mi ?
sükût-u vaveyla
bu konu hakikaten üzerinde konuşulmaya değer bir konu... good.gif

---

misal örtü meselesi ...

pantolon mu olmalı ... etek mi olmalı rengi nasıl olmalı... çiçekli mi olmalı.. pardesü şart mı ..iğnemi takalım ..peçe mi ... çarşaf mı derken ... ortaya bir sürü fetva çıktı...

kendinize zülm ediyoruz...

sorgulayacağız derken ... işin ucunu kaçırıyoruz...

-BeRcEsTe-
ALINTI(ilkemir @ Sep 4 2008, 10:28 PM) *

Sorunuz aklıma başka sorular getirdi, ilimin "mecazi olarak noktalığından" azlığından Kuran'da bahsedilirken bu kadar alim ve talebeleri var da , Hikmetin bolluğu yine Kuran'da tasdiklenirken neden hikmetle hükmeden hükümranlar yok confused1.gif

çünkü kuranı yeterince anlayıp hayatımıza empoze etmiyoruz.....dediğiniz gibi ilim öğrenmeye çalışan çok, lakin doğru kaynağa yönelen yok.....
lakin bu sunun cevabında biraz da tarih yatıyor......asr-ı saadetten sonra insanlar mezheplere bölündü ....herkes birbinin mezhebini dışlamaya, tekfir etmeye başladı...aynı mezhepten olupta zıt fikirleri dahi savunan alimlerimiz(!) oldu...bu vesile ile insanlar bir noktadan yola çıkarak ....bir sürü...noktalama işareti ürettiler.....
_LeyaL_
ilk emir sorunuz mantıklı verdiğiniz cevaplarda katıldığım için

o soruları yönettim..

yalnız şu hikmet ehlini birazdaha açarmısınız kimleri kastediyosunuz yani varmı böyle birileri?

kimdirler biraz somutlaştırsak......
musalli
takip ediyorum,,ama tesettüre kaymasın mesele lütfen.. smile.gif
ilim ve hikmet üzerinden gidelim inşaallah...
sükût-u vaveyla
sadece bir örnekti ...

saygılar...
musalli
ALINTI(HüZüN yıLı @ Sep 5 2008, 04:50 PM) *

sadece bir örnekti ...

saygılar...


bu örnekten birileri illaki yola çıkacaktı,maksadım bu tehlikeyi önlemekti..
saygı benden hüzün yılına.. jp.gif
ilkemir
Hikmet :

ALINTI
Fasil : NİYET VE İHLAS BÖLÜMÜ
Konu : Niyet Ve İhlas Hakkında
Ravi : İbnu Abbas
Hadis : Resulullah (sa) buyurdular ki: "Kim kırk sabah Allah`a ihlaslı olursa, kalbinden lisanına Hikmet çeşmeleri akmaya başlar." [Rezin tahric etmiştir. Hadis Hılyetu`l-Evliya`da Ebu Eyyüb el-Ensari`den merfu olarak kaydedilmiştir, (5, 189); keza hadisi Camiu`s-Sagir`de de bulmaktayız (Feyzu`l-Kadir 6, 43)]
HadisNo : 5753


Herhangi bir kişi şartı yok ihlaslı olan herkes hikmet sahibi olabilir. Avamdan da olabilir ilim sahiplerinden de olabilir .

ALINTI

Fasil : HASEDLE İLGİLİ BÖLÜM
Konu : Hased Hakkında
Ravi : İbnu Mes`ud
Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu iki kişi dışında hiç kimseye gıbta etmek caiz değildir: Biri, Allah`ın kendisine verdiği Hikmetle hükmeden ve bunu başkasına da öğreten Hikmet sahibi kimse. Diğeri de Allah`ın kendisine verdiği malı hak yolda sarfeden zengin kimse."
HadisNo : 1662


Demek ki hikmet insanlar arası öğretilebilen bir gerçek .

ALINTI
Yûsuf 22 .
Olgunluk çağına erişince O'na hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız


Hikmet ve ilim gene ayrı anılmakta .

ALINTI
Bakara 251 . Ayetinde
Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti


Hükümdarsa hikmet vardır ama o hikmetle mi hükmeder o başka bir şey . Bahis konusu olan peygamber sultanlarsa tabiki öyledirler. Ayrıca bütün ayetleri getirmeyeceğim ama gayrı müslim bir hükümdarda hikmet aranmaz . Kelime köküne saplanıp kalırsak böyle bir yoruma yönelme olabilir ama ne Kuranda ne de hadisde böyle bir şey var .

ALINTI

Bakara269 .

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

bakara 255

Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar.


Hikmette kısıtlama belirten bir açıklama yok ama ilimde kısıtlama var .

Hikmet fıkıhla alakalı , ama fıkıh da "işi kitabına uydurma" olayı vardır ilmi olarak iş kitapa uyuyorsa gık diyemezsiniz . Hikmetli kişi ise iş kitaba uysa bile aksi yönde hüküm vererek hak olana ulaşabilir .İtaate Hikmete sahip olanın ilime sahip olanın önünde olması da ( doğrusunu Alah bilir) bundan olsa gerek .

Misal kardeş katli . Fıkıha uymaz . Ama gelecek olan fitneyi görebilen hikmetli hükümdar fıkıha uymayan bu hükmü oraya koymuştur. 4 . Halifeden neredeyse halifeliğin her soy değiştirişinde müslümanın müslümanıkatli söz konusudur .

Haliyle hikmet fıkıhla alakalıdır çünkü hükümle alakalıdır ama fıkıh değildir. Fıkıhın ilme dayanan kesin kurallarına uymama durumu var .

Bir başka örnek Hazreti Musa'ya istinaden bir rivayet .

2 Kadında çocuk benim diyor .

Eh dna testi bekleyecek değiliz , Hazreti Musa hükmü veriyor .

Çocuğu ortadan ikiye ayırın ! ( böyle fıkıh mı olur)

Sonuçta , gerçek anne "tamam o benim çocuğum değil" diyor .

İşte size hikmetle hüküm , hüküm gerçekleşmeden bile hakikata kavuşuluyor .

Açıkcası daha evvelde yazdığım gibi hikmet bolluğuna rağmen hikmetli kişiyi bulabilmek alim kişiyi bulabilmekten zor . Ben kimseye bunda hikmet var şunda yok diyemem , ancak yukarıdaki ayet hadis kıssa rivayet vesaire açıklamalara dayanarak belki birilerine yönelebiliriz .
ilkemir
Son verdiğim örnek Musa peygamberden bir başka peygambere ait olabilir ... İçeriiği ise böyle

Şüphesiz Allah en doğrusunu bilir .
musalli
amenna ve saddakna,,
allah razı olsun kardeşim açıklamalarınız için...
_LeyaL_
Ayet ve hadislerle açıklamalarınız için teşekkürler..

evet günümüzde ilim ve hikmet diye bi ayrım genelde yok..
hatta bazen ilim dahi aranmadan tabii olunanlar var malesef....

ama hikmet ehlini tanıyıp anlayabilmekte bi hikmet heralde....



ALINTI
Bakara269 .

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

bakara 255

Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar.


Allahımkavrayıp anlamayı vede yaşamayı nasib etsin...
-BeRcEsTe-
ALINTI
Allahımkavrayıp anlamayı vede yaşamayı nasib etsin...

amin inşallah....
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.