kardeşler ramazan ayında olduğumuzdan dolayı bu yazıyı taşıdım ama tüm diğer ibadetlerdede durum aynıdır.
Siz zannediyorsunuz ki, sabahın tâ erken saatinden akşama kadar yememek ve içmemek denen bu iş, oruç tutmaktır. İşte ibadet de bu kadardır. Böyle düşündüğünüz oruca da son derece dikkatli bulunmaktasınız. Sizin kalbinizdeki Allah korkusu da şu kadardır ki, orucu bozan şeylerden zerre kadar endişe ettiğiniz şeylerden de çekiniyorsunuz. Hattâ hastalanmak ve canınızı sağlığınızı kayb etmek bahasına da olsa orucunuzu bozmazsınız. Fakat siz meselenin esasını düşünmüyorsunuz ki. Aç, susuz kalmak ibadetin aslı değildir, ibadetin şeklidir. Bu şekli şunun için kararlaştırmışlar ki, sizin içinizde Allahu Teâla'dan korkma ve Allahu Teâla'ya karşı bir sevgi hissi doğsun. Sizin içinizde öyle bir düşünce ortaya çıksın ki, dünya için her ne kadar faydalı olursa olsun, Allah'ın rızası olmayan hususlardan kaçınasınız, nefsinizle mücadele edesiniz. Her ne kadar tehlikeli ve zor iş olursa olsun Allah rızası bahis mevzuu oldu mu o işe sarılasınız. Nefsinizi bu iş için hazırlayasınız. Meselenin esası şudur ki siz bir ay boyunca, oruç tuttuğunuz müddetçe kendi nefsani isteklerinizden fedakârlık edip, Hakk'ın rızasını aramak yolunda idmanlı olasınız. İşte şimdi böyle olunca, Ramazan biter bitmez, bu idmanı bırakıp, orucun diğer ibadetlerinde papucunu dama atıp, Ramazanda da alışmış bulunduğunuz ibadetleri unutup yine bildiğinizi okuyasınız mı? Bu neye benzer biliyor musunuz, hani yemek yedikten sonra parmağını boğazına sokup, yediği yemekleri kusan adamın hâline. Hattâ böyle de değil, olabilir ki, sizin içinizde öyleleri vardır ki, gündüz orucu tutup, akşam iftar ettikten sonra yine yapmadığım bırakmaz. Hani gündüz külahlı gece silâhlı makulesinden. Şunu da size diyeyim, Ramazan yahut da oruç, tılsım değildir. Orucu tuttun muydu sen her şeyin halledildiğini mi zannedersin. Hakikatte orucun ortaya çıkarması gereken ahvâlin ortaya çıktığını mı sanırsın? Nasıl, ekmek midede hazm edilmedikçe kana karışmadıkça vücuda kuvvet gelmez ise, insan orucu tutunca da onun ruhî ve manevî gayelerini göz önünde bulundurmadıkça oruçtan beklenen faideler elde edilemez. Oruç için, kendi kalbinizde fikrinizde niyetinizde amellerinizde ve her hususta orucun maksad ve gayesini göz önüne alacaksınız. Yoksa bu orucun faydası yoktur
mevdudi