Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: ülkemizde Iki Farklı Islam Mı Var ?
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ SORU-CEVAP ]·.
Sayfa: 1, 2
kemalarca


ARKADAŞLAR,

Bu gün ülkemizde islami İNANIŞ UYGULAMALARI açısından,müslüman halkımızın ikiye bölünmüş olduğunu
müşahade etmekteyim.Bu durumdan rahatsız olmam nedeniyle gündeme getirmeyi düşündüm.

Müşahade ettiğim bu ikiye bölünmenin birinci tarafı:

islami uygulamaların ,sert,katı ve tavizsiz olarak kabulü,ve 1000 yıl önce yaşamış islam alimlerinin,yaşadıkları zamanın yaşam şartlarına göre yaptıkları yorumları,ve fetvaları tartışmasız kesin kurallar olarak kabul eden ve uygulayan kesim.Bu uygulamalara bir iki örnek vermek gerekirse, tokalaşma,el zinası,göz zinası,başı örtme kesin kuralı,denizde kadın erkek ayırımı,tesettür mayosu,içki yapımı ve satımının haram kabul edimesi, ve bunu gibi verilebilecek sayısız örnekler..

bölünmenin ikinci tarafında ise:

islami uygulamaların,bu günün yaşam şartlarına göre yeniden yapılması gerektiğine,ve bunu yapabilen günümüz din adamlarının görüşlerine katılan,bu yeni yorumların gerekli ve şart olduğuna inanan,
islamın en HOŞGÖRÜLÜ din olduğunu bilen,islami uygulamalarla getirilen günah ve haramları daha
makul ve günümüz şartlarına uygun düşünen, katı ve koyu müslümanların ileri sürdükleri günlük yaşamla ilgili haram va günh görüşlerine katılmayan bir müslüman kesim.

Acaba bu iki farklı kesim arasındaki farklılıklar giderilebilir mi ? Ortak noktalar bulunarak bu iki kesim,
birbirine yaklaşabilir mi ?

Ancak bu arada şunu da gözden kaçırmamak gerek :
Osmanlıda saray ve çevresi daha fazla müslüman görünebilmek çabasıyla, Türkçe-arapça karışımı
osmanlıca bir dil üretip konuşurken, Anadolu halkı bu dile aldırış etmemiş ve kendi öz dilini kullanmaya
tereddütsüz devam etmiştir. Neticede Anadolu dilini korurken osmanlıca ölmüştür.
Bu olay aklıma şu soruyu getirdi; acaba kentlerdeki bu dini inanış ayırımını Anadolu yine reddedecek
ve kendi inanışından sapmayacak,olay kentlerdeki çatışmalardan ibaret mi kalacak ??
HEPİNİZE SELAM
zümrüt
islami uygulamaların ,sert,katı ve tavizsiz olarak kabulü,ve 1000 yıl önce yaşamış islam alimlerinin,yaşadıkları zamanın yaşam şartlarına göre yaptıkları yorumları,ve fetvaları tartışmasız kesin kurallar olarak kabul eden ve uygulayan kesim.Bu uygulamalara bir iki örnek vermek gerekirse, tokalaşma,el zinası,göz zinası,başı örtme kesin kuralı,denizde kadın erkek ayırımı,tesettür mayosu,içki yapımı ve satımının haram kabul edimesi, ve bunu gibi verilebilecek sayısız örnekler..

Ben yukardaki gurba aitim elhamdüllillah deyerek hemde,
din zamanla reforma ugramaz, herkez yenilik yenilik diye dinimizi yontamaz!
Dimimiz hosgörü dini dir en mükenmel dindir kuskusuz.
Ama herkezin tercihine birakilmali bu yüzden milleti nasil
inaniyorsa öyle iman edmeli..hosgörü iste burda yatar.
Yukardaki özlelikler bazi arkadaslarda yoksa daha az
müslüman sayilmaz. Ben saygi duyarim bana saygi duylursa tabiki.
Hem bu takva bicimi, biri kati inanir, kimi ise light inanir cok ciddiye almaz
ve kendince fetvalar yürütür.Yada kendini bu fetvalara inandirir.
Herkez özgür ikiye bölmeye hic lüzüm yok ama var bu bölünme ne yapalim yasaklayalim mi?
Ben zamanla gitmeyelim demiyorum, her yararli seyi simdide yasiyan müslüman
hayatina alacak ama haram helal cercevesinde. Bunlarda acik acik Kuranda herkez ayni Kuran a ayni Peygambere tabi ise bu ayri gayri olmamali, olmus ise de bu hosgörü ile hal olur.
Iki tarafinda önyargisiyla hic bir yere varilmaz. Ama insan kendi secmeli
nasil bir yolu izledigi, kimse gurublanmaya zorlanmamali bence.
Allah akil vermis fehim vermis herkez kendinden sorumludur
hic kimse kimsenin günahini cekmiyecek herkez kendine.

Selametle
islam ve kulluk
iki türlü islam yok aksine :

-takvalı müslüman
-takvasız müslüman var

kişi takva derecesi göre kendisini günahlardan sakındırır Allah'ın haram kıldıklarından ve onların yakınından geçenlerden kendisini sakındırır.

grup olarak bahsettiğiniz ilk kısım takvalı bir mü2minin vasıflarını içermektedir. ikinci kısım ise daha zayıf bri takvayı simgelemektedir.

islam değişmez hükümler 1000 yıl öncesine ait demeye kalkarsak hadislerde ayetlerde 1400 yıl öncesine aittir. Günümüz kurallarını islami kesim mi yürütüyor?

1000 yıl öncesinin hükümlerini koyan alimlerin üstüne henüz alim geldiğini sanmıyorum çünkü öyle bir ilim deryalarıydı ki bizim bildiklerimiz zerresini oluşturmamaktadır.

ve buna rağmen imam-ı Azam "benim bildiklerimle ancak öğrenmeye hazırlık yapılabilir" buyurmaktadır.

Allah-u alem

Osmanlı lisanı ile ilgili olarak size başka konuda bir likn vermiştim tekrar bakmanız üzere buraya da veriyim anadolunun osmanlı lisanını red ettiği falan mevcut değildir. Çinde çince konuşan sayısı %12yi geçmiyor dine çinliler lisanını red mi etmiş oluyorlar ?...

http://www.islamiforum.com/index.php?s=&am...st&p=158489
kemalarca


KARDEŞ ZÜMRÜT,

ÖNCE SEVİYELİ VE DÜZGÜN CEVABINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

''Ben yukardaki gurba aitim elhamdüllillah diyerek hemde,'' DİYORSUNUZ,

Diğer guruptakilerde,EKHAMDÜLİLLAH ikinci gruptayız,diyorlar.


''din zamanla reforma ugramaz, herkez yenilik yenilik diye dinimizi yontamaz!'' DİYORSUNUZ,

Din de reformu herkes reddeder. ikinci gruptakiler, dinden değil,UYGULAMALAR ından bahsediyorlar.
1000 yıl önceki yaşam şartlarına göre yapılmış uygulamaların,günümüze uygun olarak yeni YORUMLARINA,
İHTİYAÇ VE GEREK VAR DİYORLAR.

''Dimimiz hosgörü dini dir en mükenmel dindir kuskusuz.Ama herkezin tercihine birakilmali bu yüzden milleti nasil inaniyorsa öyle iman edmeli..hosgörü iste burda yatar.'' DİYORSUNUZ,

ÇOK ÇOK DOĞRU BİR TESBİT, ancak birinci guruptaki KİŞİLER bu hoşgörüyü göstermiyorlar.

Yukarıda yazılanlar görüşlerinize bir itiraz değil sadece mevcut bir durumun tesbitidir.

MUTLU KALIN, SELAM
_LeyaL_
İKİ AYRI İSLAM DİYEMEYİZ.
islam bir tane
ama herkesin islam hakkındaki bilgisi aynı düzeyde değil...
dolayısıyla uygulamalarda da farklılıklar oluyor....


kemalarca



SEVGİLİ KARDEŞİM İSLAM VE KULLUK,

Ülkemizde iki türlü islam yok diyorsunuz sonra, takvalı ve takvasız ,iki türlü müslüman var diyorsunuz.
Netice kendisinin takvalı, ÖTEKİLER in takvasız olduğuna inananlar olarak ikiye ayrılmış müslüman halk.

ilk lısmı TAKVALI bulutor,ikinci kısmı ise zayıf takvalı kabul ediyorsunuz,gayet tabii bu sizin inancınız,
ancak karşınızdakilerin de canı yerekten inanan ve kendilerini EN AZ sizinkadar takvalı kabul ederek,buna inandıklarını unutmayalım. Kendini takvalı başkalarını az takvalı kabulu sadece size aittir. Aslında bırakalım
Yüce Yaradan karar versin,zaten öyle olacak.


ALINTI
Günümüz kurallarını islami kesim mi yürütüyor?


Burada çok haklısınız günümüz kurallarını islami kesim yürütmüyor, müslüman halkın seçtiği ,müslüman,
meclis ve hükumet yürütüyor.


ALINTI
1000 yıl öncesinin hükümlerini koyan alimlerin üstüne henüz alim geldiğini sanmıyorum çünkü öyle bir ilim deryalarıydı ki bizim bildiklerimiz zerresini oluşturmamaktadır.


Ancak o alimler bu günkü MÜSBET İLİM VE TEKNOLOJİNİN VE BU GÜNKÜ YAŞAM ŞARTLARININ
ZERRESİNİ DE BİLMİYORLARDI.

ALINTI
anadolunun osmanlı lisanını red ettiği falan mevcut değildir.


Sevgili kardeşim,yapmayın bu kadar açık ve net bilinen bir gerçeğin aksini söylemeyin.

ANADALU KALKI OSMANLI ZAMANINDA OSMANLICAYI REDDETTİ ,KULLANMADI,ANADOLU HALK OZANLARINA BAKABİLİRSİNİZ. ANADOLU HALKI OSMANLICAYI REDDETMESEYDİ BUGÜN KÖYLERİNDE
OSMANLICA KONUŞUYOR OLURDU VE OSMANLICA ÖLMEZDİ.

selam ve sevgi kardeşim.



kemalarca
ALINTI(_LeyaL_ @ Aug 30 2008, 04:13 PM) *

İKİ AYRI İSLAM DİYEMEYİZ.
islam bir tane
ama herkesin islam hakkındaki bilgisi aynı düzeyde değil...
dolayısıyla uygulamalarda da farklılıklar oluyor....


sevgili kardeşim,

Gayet haklısınız iki ayrı islam diyemeyiz. Öyla bir şey olmaz,olamaz.

Ancak sevgili kardeşim konudan iki ayrı islami anlayıştan bahsettiğimizi anlayıveriniz ,ne olur ?
islam ve kulluk
ALINTI
ilk lısmı TAKVALI bulutor,ikinci kısmı ise zayıf takvalı kabul ediyorsunuz,gayet tabii bu sizin inancınız,
ancak karşınızdakilerin de canı yerekten inanan ve kendilerini EN AZ sizinkadar takvalı kabul ederek,buna inandıklarını unutmayalım. Kendini takvalı başkalarını az takvalı kabulu sadece size aittir.


Bu bilhakis Kur'an'ın kelamıdır sadece bana ait bir inanç değildir zira :

"insanlar birbirlerini eşittir üstünlük ancak takvadadır"

takva rabbini en bilir düzeyinde itaat etme ve ondan korkmadır (!) korkmadır hoşgörüsüne sığınıp günahları işlemeye cevaz bulma değildir.

Ve günümüz sözde fetvaları dinin bir çok esasları ile ters düşmektedir bir plajda göz zinasından nasıl sakınabilirsiniz bir tokalaşmada el zinasından nasıl sakınabilirsiniz günümüz insanı bunlarla bişey olmaz diye diye fuhuşun üst düzeyde rahatlıkla yapılır hale gelmesine mal olmuştur lakin farkında değillerdir.

Her şeyin başlandıcı var tıpkı çaya şeker atıp hiç bir etken göstermeden beklerseniz karışım homojenleşinceye kadar yavaş yavaş devam edeceği gibi önce göz zinasından sonra tokalaşmadan sonra beraber gezmeden derken alttaki hadis zühur edicektir :

"zina o kadar meşrulaşıcak ki sokakta yapılır hale gelicek"

--------------------------------------------------------

ALINTI
Burada çok haklısınız günümüz kurallarını islami kesim yürütmüyor, müslüman halkın seçtiği ,müslüman,
meclis ve hükumet yürütüyor.


Çok basit bir örnek türban yasası ile ilgili değişim değiştirilebildimi? malesef hayır demek ki halkın seçtiği müslüman meclisi önüne geçen yüzler kişi mevcut ayrıca bugünün kurallarının hepsi mevcut hükümete de ait değildir TC yasası 80 yıllır geçmişten gelen kurallarla oluşmaktadır hepsini tek hükümete yıkmak vebal olur.

ALINTI
Ancak o alimler bu günkü MÜSBET İLİM VE TEKNOLOJİNİN VE BU GÜNKÜ YAŞAM ŞARTLARININ
ZERRESİNİ DE BİLMİYORLARDI.


Şuan ki teknoloji halkın yaşayış biçimi rahatlatmaktan öte değildir ve hiç bir fetvada ne arabayı ne buzdolabını ne çamaşırmakinasını kullanmayın dememektedir.

Müsbet ilimleri hiç bir alimin red etmediğini başka bir konuda dile getirmiştik zaten

Osmanlı lisan mevzusunda yazmak istemiyorum iki sefer konuştuk fikirlerimiz değişmedi tekrarına lüzum yok.

Allah-u alem
-BeRcEsTe-
ALINTI
ancak karşınızdakilerin de canı yerekten inanan ve kendilerini EN AZ sizinkadar takvalı kabul ederek,buna inandıklarını unutmayalım. Kendini takvalı başkalarını az takvalı kabulu sadece size aittir. Aslında bırakalım
Yüce Yaradan karar versin,zaten öyle olacak.

syn kemalarca...
cahiliyyye devrindeki müşriklerde kendi inançlarını doğru görüyordu
...müslümanlar ikiye ayrılmıyor....cemaat ve cemaatsizlik farkları size bunu öyle düşündürdü...zannımca.. ...insanlar islamiyeti anladıkları gibi yaşiyorlar ..doğal olarak herkes kendini haklı görecek tabiki......mesela mezhepleri düşünün ...herkes kendi savunduğunun doğru olduğunu iddia ediyor...forumdada karşılaşmışınızdır ...bir ayeti ...herkes farklı farklı yarumlayabiliyor.....bu ayrılık dediğiniz yorum farkıdır....benim kanaatimce tabi...
garip_yolcu
"Şüphesiz Allah katında din İslam’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir." (ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 19)


"Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır". (ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 85 )

Yukarıdaki Ayetlerden de vazıh bir biçimde anlaşıldığı üzere Allah katında din İslam’dır ve birdir. Özetle İslam teslim olmak; teslimiyet göstermek demektir.
Yani bir insanın hayatını Allah’ın belirlemiş olduğu kanun ve kurallara teslim etmesi hadisesidir. Din kulların isteklerine göre değil; Allahın istediği yönünde ama insanların bütün ihtiyaçlarına cevap verecek bir şeydir. Bunun yerine hayat felsefesi falanda demek yanlıştır. Hiçbir şey din ve İslam dini kelimeleri kadar anlamlı ve güzel de olamaz, yerini de tutamaz. Çünkü Allahın seçimi her zaman en güzel seçimdir. Bunu beğenmeyen ya da kısmen beğenenler olabileceği gibi onu kendine uyarlama gayretin olanlar olmuş ve olacaklar da.
Hülasa iki, üç dürt ya da daha fazla İslamiyet olamaz. Bize düşen hak dini kurandan ve sünnetten öğrenmek ve ona uymaktır. Zaten efendimizde en sonunda bunu dememiş midir?
“Size iki şey bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız müddetçe şaşmaz ve hak yoldan sapmazsınız. Allahın kitabı kuran ve benim sünnetim.” Demiştir.

Kaldı ki Yüce Allah “Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” YÛSUF SÛRESİ 2
“ Şüphesiz o zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” HİCR SÛRESİ 9.
Buyurmaktadır. Kimi âlimler bu son ayetten şu anlamın da çıktığını söylemekteler. Allah kendi dini olan İslam’a sonradan arız olabilecek hurafelerden de kuruyacağına ve koruduğuna bununla birlikte kıyamete kadar hiçbir ideolojinin İslam kadar insan ihtiyacına cevap veremeyeceğine işaret etmekte demekteler ki bence çok isabetli bir yorumdur. Ve üstünden bu kadar asırlık zaman geçmesine binaen dünya tarihinde sahabeler kadar mutlu ve istikamet üzerine hayat süren bir insan topluluğu yoktur. Bu şu demektir kim ne kadar daha çok Allaha teslimiyet gösterirse daha çok saadet erbabı olacaktır. Dileyen kendince yol tutsun.
Burada ilgili arkadaşımıza şunu sormak lazım:
Yukarıda taraflara ayırmış olduğunuz kesimleri ki ben ayırmadım onlar böle diyorsunuz. O zaman bunların ikisini kuran ve sünnete göre değerlendiriniz. Hangisi daha uygundur. Eğer uygunluk yine kâmiline değilse İslam’a uygun olmadığına kanaat getirdiğiniz kesim ve uygulamaların şu kısmı kuranın şu ayeti ya da sünnetin şu kısmı ile uyuşmamakta dersiniz. Hem siz ona uymaz hem de bizi aydınlatmış olursunuz.

Dil konusuna gelince…
Geçmişe taş atmak ya da karanlığa kurşun sıkmak ne işe yarayabilir ki.
Osmanlıyı bundan dolayı kınayanların kendilerine şunu sormaları lazım. Biz Osmanlıdan farklı ve daha muteber bu alanda ne yapabildik?
Bir dili yaratmak mı bir dil öldürmeye çalışmak mı daha iyi?
Şimdi için de bulunduğumuz durum ayan beyandır. Belki o gün Osmanlı olmasaydı bu gün elde kalanda kalmayacaktı. Kaldı ki Yüce Allah nasıl âlemde her bir yaratığına onu anacak ve başka yaratıklarla iletişim kurabilecek bir lisan bağışlamış ona bakmak ve görmek gerek. Sadece hayvanlar âlemine baktığımızda ne kadar zengin bir çeşitlikle karşı karşıya kaldığımızı görecez. Bana kalırsa her kim ki bir dili yok etmek isterse O Allahın yaratmasına savaş açmaktadır. Bazen düşünüyorum ve dünya üzerinde insanların değişik lisanla Ama aynı Allaha dua etmesini…
Bu bana çok şey söylüyor…

Not: Bir insan biri ile konuşurken ya da bir yazıyı okurken onu anlamaya çalışmanın yerine insana cevap yetiştirmek ve yazıya cevap hazırlama uğraşı içine girerse o insan…( bu hepimiz için geçerli)
kemalarca



SEVGİLİ KARDEŞİM,

Bakın siz takva konusunsa, anlattığımız birinci bölündeki müslümanların ve kendinizin inandığınız şeyleri kural olarak koyuyor. ve kaşı taraftakileri kendi kurallarınızla yargılayıp az takvalılar diyorsunuz.
Beni burada analtmaya çalıştığım karşı tarafın da kendi kuralları var. Onlar sizin kurallarınıza göre değil
kendi kurallarıyla amel ederler. İşin enteresan yanı onlar sizi yargılamıyor ama siz onları yagılıyorsunuz,bu haksızlık yapıyorsunuz demektir.

örnek yazınızda da belirtiyorsunuz, tesettüre girmek,türban takmak,tokalaşmak, bakmak yani göz zinası vb.
bunları takvanın şartı sayıyorsunuz. Halbuki karşı taraf bunları haram veya günah saymıyor, bunları takvanın
şartı olarak kabul etmiyor, bunların 1000 yıl eski zaman yaşam tarzının yorumları kabul ediyor.islami inanışta bu günün yaşam tarzına uyma mecburiyeti olması ve bu günün bir kısım islam bilginlerinin
bu yöndeki açıklamalarını da gözeterek bu inanışa geliyorlar VE BU İNANIŞA SAHİPLER.

Onalar Yüce Allahın istediği gibi '' O '' na ve gönderdiği kitaba inanıyorlar mı ? İNANIYORLAR.

Demek ki hiç kuşkusuz müslümandırlar. Müslüman olmanın verdiği mükellefiyetler, namaz,oruç,zekat,hac,
bu borçlarını ellerinden geldiği kadar ödemeye çalışıyorlar mı ? evet.

Eğer böyle ise onları takva yönünden hiç kimsenin sorgulama hakkı yoktur, Allahtan başka.Kuşkusuz çünkü
birinci ve ikinci kısım müslümanlardan kimlerin Yüce Allah katında makbul olacağına sadece '' O '' karar verecektir.

Sevgili Kardeşim,

BEN 1000 YIL ÖNCE YAŞAMIŞ DİN ALİMLERİ,MÜSBET İLİMLER,TOKNOLOJİ VE BUGÜNKÜ YAŞAM KOŞULLARINI BİLMİYORLARDI, diye doğru bir tesbit yaptığın zaman,benim onları küçümsediğim
zehabına kapılıp onları müdafaa etmeye çalışmayınız.Ben onları hiç bir zaman küçümsemem, tarihi
büyüklüklerine ve islama yaptıkları hizmetleri takdirle anar saygı duyarım.Ancak gayet tabiidirki tüm
bildikleri zamanlarının bilimleri ve yaşam şartlarıdır.

Evet osmanlı lisanı konusunu kapatalım,ölü bir dil hakkında konuşmanın hiçbir anlamı yok.

SELAM VE SEVGİLER.










kemalarca
ALINTI(-BeRcEsTe- @ Aug 30 2008, 06:13 PM) *

syn kemalarca...
cahiliyyye devrindeki müşriklerde kendi inançlarını doğru görüyordu
...müslümanlar ikiye ayrılmıyor....cemaat ve cemaatsizlik farkları size bunu öyle düşündürdü...zannımca.. ...insanlar islamiyeti anladıkları gibi yaşiyorlar ..doğal olarak herkes kendini haklı görecek tabiki......mesela mezhepleri düşünün ...herkes kendi savunduğunun doğru olduğunu iddia ediyor...forumdada karşılaşmışınızdır ...bir ayeti ...herkes farklı farklı yarumlayabiliyor.....bu ayrılık dediğiniz yorum farkıdır....benim kanaatimce tabi...



SEVGİLİ KARDEŞİM BERCESTE,

Sizin kanaatinize bir şey diyemem tabii, ancak benim gözlemlerim, somut olaylar ve kişilere dayanıyor.

Sokakta,pazarda,çarşıda heryerde Tesettürlüler ,tesettürsüzler, tokalaşmayanlar ,sarılıp yanak yanağa öpüşenler, daha fazla öenek vermeye gerek yok sanırım.

Ancak şunu belirtmeliyim ki çok çok üzücü bir durum.

SELAM KARDEŞİM
kemalarca



SEVGİLİ KARDEŞİM GARİP YOLCU,

Bakın sevgili kardeşim burada tartıştığımız konu HALKIMIZ. Halkımızın dini uygulamalar açısından ikiye,
ayrılmış olmasıdır. Biz dinimizi, islamiyeti konuşmuyoruz ki siz dinimiz hakkında uzun dinimizi metheden bilgiler veriyorsunuz.


B
ALINTI
urada ilgili arkadaşımıza şunu sormak lazım:
Yukarıda taraflara ayırmış olduğunuz kesimleri ki ben ayırmadım onlar böle diyorsunuz. O zaman bunların ikisini kuran ve sünnete göre değerlendiriniz. Hangisi daha uygundur. Eğer uygunluk yine kâmiline değilse İslam’a uygun olmadığına kanaat getirdiğiniz kesim ve uygulamaların şu kısmı kuranın şu ayeti ya da sünnetin şu kısmı ile uyuşmamakta dersiniz. Hem siz ona uymaz hem de bizi aydınlatmış olursunuz.


Sevgili kardeşim, halkımızı dini uygulamalar açısından ikiye ayrıldığını bunun somut örnekleri yazılarda var,
bunun bir gerçeğimiz olduğunu gören ve bilen arkadaşlar da yazıyorlar.

Sevgili kardeşim önce bu ikiye ayrılmış gurubun tamamı hiçbir şüphe yokki samimi ve inançlı olan
müslüman halkımızdır.

Bu iki gurubu Kur'an ve sünnete göre değerlendiriniz ,hangisi daha uygundur diyorsunuz sevgili kardeşim,

HAŞA, BU BENİM HADDİM DEĞİL. Sevgili kardeşim ona ancak Yüce Yaradan karar verir.

Selam ve sevgiler kardeşim.
nasreddinhoca
ALINTI
Evet osmanlı lisanı konusunu kapatalım,ölü bir dil hakkında konuşmanın hiçbir anlamı yok.


Hukuk Fakültelerinden halen tavsiye edilen kitaplardan biri Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe lügatıdır. Halen, Türkiye'deki mevcut hukuk sistemi Osmanlıca'nın yaşayan bir dil olduğuna şahitlik etmektedir. Said Nursi'nin risaleleri halen Osmanlıca'nın ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Osmanlıca bir medeniyet dilidir...

Ölen ölmüş o başka!!!
-BeRcEsTe-
ALINTI
Sizin kanaatinize bir şey diyemem tabii, ancak benim gözlemlerim, somut olaylar ve kişilere dayanıyor.

Sokakta,pazarda,çarşıda heryerde Tesettürlüler ,tesettürsüzler, tokalaşmayanlar ,sarılıp yanak yanağa öpüşenler, daha fazla öenek vermeye gerek yok sanırım.

inancını yaşayanlar veya yaşamayanlar....veya inanmayanlar....
bir insan tokalaşmıyorsa inancı gereğidir...tokalaşıyora ..ya bilipte önemsemiyordur yada bilmiyordur....bu kadar ....

ilk yazınızda bu ayrılığı giderilebilir mi diye sormuştunuz sizin fikriniz ne.??
kemalarca
ALINTI(nasreddinhoca @ Aug 30 2008, 07:44 PM) *

Hukuk Fakültelerinden halen tavsiye edilen kitaplardan biri Ferit Devellioğlu'nun Osmanlıca-Türkçe lügatıdır. Halen, Türkiye'deki mevcut hukuk sistemi Osmanlıca'nın yaşayan bir dil olduğuna şahitlik etmektedir. Said Nursi'nin risaleleri halen Osmanlıca'nın ne kadar ehemmiyetli olduğunu göstermektedir. Osmanlıca bir medeniyet dilidir...

Ölen ölmüş o başka!!!



Kardeş,

Bu konuyu kapatmıştık, çok kısa olarak bu gün kullanıldığı yer yok, ne çarşı pazar,ne gazete televizyon
ülkenin hiç bir yerinde kullanılmıyor. Eğer bazı kişiler öldü sözümüz rahatsız ettiyse ,tamam kardeşim,
ÖLMEDİ , ancak ülkemizde hiçbir mahfilde kullanılmıyor.
ilkemir
Bin yıl öncesinin alimi kend ihayat tarzına göre fetva verebilir..

Bakınız Sunnilikde mezhebin birisinde kim deniz mahsulleri yasak iken diğerinde değildir.

Alimler zaman ve mekan ötesi canlılar değildirler ve yukarıdaki çokbasit örnekdende görüleceği üzere kendi hayatları ile bağlantılı fetva vermeleri son derece doğaldır.

Bu Alimlerin hayatları dışında İslam'ın bir dekesin kuralları vardır.

Allah'ın tek ilahlığına peygamberlerin temsilciliğine meleklerin varlığına inanmak gibi ,

İlaveten ilim bir noktadır cahiller onu deniz etmişdir doğrudur.

Adamın birisi kalkıp taharetlenme sayısını sormuş alim kişi de tersleyemeyeceğiiçin bi rcevap verme gereği duymuştur.

Yani tırnaklarımı sağdan sola mı keseyim yoksa soldan sağa mı keseyim , buna fetva veren alime bir lafım olmaz ama o soruyu sorana garip bir gözle bakarım .

İçtihat kapısının kapandığını iddia edenler geöçmiş alimler yeterlidir her şeyi söylemiştir iddiasındadırlar.

Yalnız İmam Rabbani kimse kendini kandırmasın vahdeti şuhud ile çok güzelce müçtehitlik yapmıştır.

Daha sonraları ortay açıkan Vehabbilik mezhebi de , yalnız biz doğruyuz bizden gayrısı yanlıştır diyenlere ibret olsun diye Allah tarafından emin beldeye hakim kılınmıştır.

Buaradaki mesele alimlere gösterilen saygı ile İslam kurallarından ayrılma korkusunun birleşmesinden doğan ifrat ve tefirte kaçışlardır . Bir de bunu tekfirle süsleyenler var ki (mesela niyete bakmaksızın aha şunu dedin gitti dinin bunu dedin gitti imanın diyenler) onlar benden uzak Allah'a yakın olsunlar .

Ayrıca bir de tepkisellik vardır. Başlangıçta yazdığımız üzere kişialim bil eolsa kendi hayatıdışında bir canlı değildir Kurana dayanara kendi hayatını şekillendirir ayrıca hadislere( kullanım şeklinin bozulduğuna inanırım). Ve doğal olarak bir mezheb imamının yasakladığını diğeri yasaklamayabilir . Hal böyle olunca son 30 senedir her türlü kafirane baskyı yaşayan Afgan halkının Taliban gibi sert mizaçlı bir yoruma yönelişini garipsemem. Çünkü 25-30 sene boyunca "durmaksızın" çarpışan bir insan ile arada sırad açarpışan bir insanın ya da hiç çarpışmayanbir insanın yaşama bakı şekli farklı olur . Doğal olarak bu insanlardan çıkan yorumlarda çok farklı olur .

Yorumların katılaştırılmasının bir başka sebebi ise iktidar sahiplerine muhalefeti susturma derdidir. Genelde szin katı olarak adlandırdığınız yönetimlerde iktidar sahipleri Allah tarafından gönderildiklerine inanırlar ve onlara itaat etmeyenlerindinden çıktığını iddia eden fetvalara dayanarak iktidarlarını devam ettirmeçabasında olurlar . Gerçi Kur'an da Allah tarafından gönderilen en son hükümdar olarak Yahudi peygamberlerden bahsedilir ama Hazreti Muhammed bile bu iddiada değilken pekçok müslüman yöneticimiz beni Allah seçti ben sadece Allah'a hesap veririm havasındadır . Doğal olarak kendisini Allah'ın seçtiğini zanneden birisinden tahammül veya tolerans beklemek sadece kendini Allah tarafından seçilmiş zannedenin kişiliğine bağlı kalan bir şey olur.

Bütün bunları birleştirince de önünüzde gül gibi bir taliban rejiminiz olur. Bin yıl öncesinin yaşam şeklini bu güne uygulamaya çalışan sanayi toplumu ile çiftçi toplumunun ayırdına varamamışların yönettiği yaw siz ne yapıyorsunuz dediğiniz zaman boş ver her şey Allahtandır deyip her türlü beceriksizliklerini Allah'a isnat eden diretirseniz sen dinden çıktın eski alimlerden iyi mi bileceksin deyiveren Talibanvari gelenekçi ya da Suud tipi iktidardakini koruyucu yönetimleri bulursunuz.

Birilerinin onlara gururlanma padişahım senden büyük Allah var demesi ya da Osmanlının zamanında "uyandığı gibi" şeyhülislamlık makamının yapılandırılıp Halifeyi yani ulul emri yöneticiyi kontrol altına alması gerekmektedir .

Bunun en güzel örenği nedir bilirmisiniz ?

Mısırdaki sfenkse ne halifeler dokunmamıştırda Taliban en delikanlı müslüman benim deyip yine bir dünya islam hükümdarının dokunmadığı heykelleri bombalamıştır. Acaba mısırdaki sfenkse dokunmayan haliferde bir eksik mi vardı ?

islambuli
isterseniz yukarıda yazdığınız tırnağımı şöyle kessem saçımı ne kadar uzatsam ayakkabımın arkasına basarakmı yürüsem tarzı yazılarımızı ve takıntılarımızı bir kenara bırakıp Allah azze ve cellenin şu ayetlerini okuyup kabullenip haytımıza tatbik edelim sonra dediğiniz konulara bir fırsat boşluk kalırsa bakalım.

“Kim tağutu inkâr eder ve Allah’a iman ederse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir” (Bakara Suresi /256)

“Andolsun ki biz, ‘Allaha’a ibadet edin ve tağuttan sakının’ diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik.” (Nahl Suresi 36)

Gerek sana ve gerekse senden öncekilere indirilen kitaplara inandıklarını ileri sürenleri görmüyor musun? Bunlar karşı çıkmakla, tanımamakla emredildikleri Tağutun hakemliğine başvurmak istiyorlar. Şeytan onları koyu bir sapıklığa düşürmek istiyor.(nisa sures 60)


Size de, Allah’tan başka taptıklarınıza yuh olsun! Hala akıl­lanmayacak mısınız?” ( Enbiya 67)

Hüküm ancak Allah’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” ( Yusuf 40)

yukarıda bir forumdaş yazmış onlarda Allaha inanıyorlar kitabına inanıyorlar şöyle veya böyle namaz kılıp oruç tutuyorlar diye.aşağıdaki ayetlere bir bakalım inşAllah.



“(Resûlüm!) De ki: -Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâ­lik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? "Allah" diyecekler. De ki: Öyle ise (O'na âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz.” ( Yunus 31)

Andolsun ki onlara: -Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?- diye sorsan, mutlaka, -Allah- derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar? Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Andolsun ki onlara: -Gökten su indirip onunla ölümünün ardından yeryüzünü canlandıran kimdir?- diye sorsan, mutlaka, -Al­lah- derler. De ki: (Öyleyse) hamd da Allah'a mahsustur. Fakat onların çoğu (söyledikleri üzerinde) dü­şünmezler.” ( Ankebut 61-63)

islam ve kulluk
-Kur'an-a inanıyorlar mı ? evet
-ibadetlerini yapıyorlar mı? evet

gibi sorular müslümanlığın başlangıcı için gerekli olanlardır. Milyon müslüman Kur'an'a inanır bir tek ayetini uygulamaz ama Allah vardır der buda müslümandır bir diğeri kendisi günahlardan öyle sakındırır ki pak bir hal almıştır artık ve buda müslümandır...

Ama konumuz müslümanlığın dışında takvadır. Biz takvayı sorgulamıyoruz burda ne sizin nede her hangi bir şahsı örnek aaa bu davranışından ötürü takvasız bir müslümansın da demedik.

sorduğunuz soruya açıklama getirdik ama kapalı olmuş sanırım biraz.

Her hangi bir alim yorumuna değil doğrudan Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellemin hadisleri ve Kur'an ayetleri ile yazmaktayım :

Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- "kendisine helal olmayan birisine dokunanın eline kıyamette kızgın alev konulur" derken biz tokalaşmak caizmi diyelim?

Kur'an "gözlerinizi haramdan sakınınız umulurku felaha erersiniz" derken biz plajlarda her tarafımız açık karma bulunmaya caiz mi diyelim?

Allah-u teala Nur suresinde kesin bir şekilde "başlarınızı omuzlarınıza kadar örtün" ve ahzab suresinde "dışarı çıkarken -cilbablarını- giyin" buyururken biz baş açmak için caiz mi diyelim?

vs... vs...

İmanın ve islamın şartlarını yaparak müslümanlığa girilir ama bunlar sizi takvalı kılar daha önce naklettiğim ayetteki gibi :,

"onları üstün kılan takvadır"

Kişi elbet ki Allah'a inanır Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-e inanır tüm nebilere meleklere kitablara inanır tüm ibadetleri yerine getirir ama Allah sadece ibadetlerimi yerine getirin demiyor onlarca ayetin sonunda :

"o inananlar emirlerime uyar yasaklarımdan kaçar , onlar Allah'tan korkarlar"

Sizin sorunuz ibadetle iligili kısmı değil haramdan sakınma kısmıdır ve ayrıca onlar bizi sorgulamasın sorgulayamaz gibi bir kelamımız da mevcut değildir.

Allah-u alem
sükût-u vaveyla
ALINTI
Müşahade ettiğim bu ikiye bölünmenin birinci tarafı:

islami uygulamaların ,sert,katı ve tavizsiz olarak kabulü,ve 1000 yıl önce yaşamış islam alimlerinin,yaşadıkları zamanın yaşam şartlarına göre yaptıkları yorumları,ve fetvaları tartışmasız kesin kurallar olarak kabul eden ve uygulayan kesim.Bu uygulamalara bir iki örnek vermek gerekirse, tokalaşma,el zinası,göz zinası,başı örtme kesin kuralı,denizde kadın erkek ayırımı,tesettür mayosu,içki yapımı ve satımının haram kabul edimesi, ve bunu gibi verilebilecek sayısız örnekler..


öncelikle bu şekilde ayırımın çok sağlıklı olmadığını belirtmek isterim ... ve bu ayırımın sizin önyargılarınızdan oluştuğu aşikar...

Allah ın emirlerini uygulamaya çalışmak ne zamandan beri sertlik ya da katılık oldu...

sizin anlatmak istedikleriniz farklı bence ... siz şuna karşısınız:-- Geçenlerde bir teyzem anlattı hoca diye tabir ettikleri şahıs denize parmağınızı bile sokmıcaksınız günah demiş...

işte buna aklı selim kimse inanmaz... kabul edemez ..Allah yasaklamış mı denize girmeyi ..hayır...islamı yanlış anlayan yanlış anlatan yine biz insanlarız ...

işte biz buna karşıyız ...

lakin siz tutup ... tesettür mayosu ...kadın erkek ayırımı vs ... demişsiniz ...

tatil dışında harama helale dikkat eden kimseler tatilde bu inançlarına aramı vermeli...

--

eğer ki siz baş örtüsüne vs inanmıyorsanız ... Kuranı anlayamamış olmanız biz anlayan müslümanları katı yapmaz

---

saygılar
sabah_rüzgarı
ALINTI(kemalarca @ Aug 30 2008, 02:28 PM) *

ARKADAŞLAR,

Bu gün ülkemizde islami İNANIŞ UYGULAMALARI açısından,müslüman halkımızın ikiye bölünmüş olduğunu
müşahade etmekteyim.Bu durumdan rahatsız olmam nedeniyle gündeme getirmeyi düşündüm.

Müşahade ettiğim bu ikiye bölünmenin birinci tarafı:

islami uygulamaların ,sert,katı ve tavizsiz olarak kabulü,ve 1000 yıl önce yaşamış islam alimlerinin,yaşadıkları zamanın yaşam şartlarına göre yaptıkları yorumları,ve fetvaları tartışmasız kesin kurallar olarak kabul eden ve uygulayan kesim.Bu uygulamalara bir iki örnek vermek gerekirse, tokalaşma,el zinası,göz zinası,başı örtme kesin kuralı,denizde kadın erkek ayırımı,tesettür mayosu,içki yapımı ve satımının haram kabul edimesi, ve bunu gibi verilebilecek sayısız örnekler..

bölünmenin ikinci tarafında ise:

islami uygulamaların,bu günün yaşam şartlarına göre yeniden yapılması gerektiğine,ve bunu yapabilen günümüz din adamlarının görüşlerine katılan,bu yeni yorumların gerekli ve şart olduğuna inanan,
islamın en HOŞGÖRÜLÜ din olduğunu bilen,islami uygulamalarla getirilen günah ve haramları daha
makul ve günümüz şartlarına uygun düşünen, katı ve koyu müslümanların ileri sürdükleri günlük yaşamla ilgili haram va günh görüşlerine katılmayan bir müslüman kesim.

Acaba bu iki farklı kesim arasındaki farklılıklar giderilebilir mi ? Ortak noktalar bulunarak bu iki kesim,
birbirine yaklaşabilir mi ?

Ancak bu arada şunu da gözden kaçırmamak gerek :
Osmanlıda saray ve çevresi daha fazla müslüman görünebilmek çabasıyla, Türkçe-arapça karışımı
osmanlıca bir dil üretip konuşurken, Anadolu halkı bu dile aldırış etmemiş ve kendi öz dilini kullanmaya
tereddütsüz devam etmiştir. Neticede Anadolu dilini korurken osmanlıca ölmüştür.
Bu olay aklıma şu soruyu getirdi; acaba kentlerdeki bu dini inanış ayırımını Anadolu yine reddedecek
ve kendi inanışından sapmayacak,olay kentlerdeki çatışmalardan ibaret mi kalacak ??
HEPİNİZE SELAM


sizn bu ikiye ayırdığnz grupların özellikleri kuranın içndeki bütn emirleri öğüt olarak algılayışınıza dayanmakta
halbuki bizler szin gibi bi algılamaya sahip değilz genelimz


kemalarca
ALINTI(HüZüN yıLı @ Aug 30 2008, 09:29 PM) *

öncelikle bu şekilde ayırımın çok sağlıklı olmadığını belirtmek isterim ... ve bu ayırımın sizin önyargılarınızdan oluştuğu aşikar...

Allah ın emirlerini uygulamaya çalışmak ne zamandan beri sertlik ya da katılık oldu...

sizin anlatmak istedikleriniz farklı bence ... siz şuna karşısınız:-- Geçenlerde bir teyzem anlattı hoca diye tabir ettikleri şahıs denize parmağınızı bile sokmıcaksınız günah demiş...

işte buna aklı selim kimse inanmaz... kabul edemez ..Allah yasaklamış mı denize girmeyi ..hayır...islamı yanlış anlayan yanlış anlatan yine biz insanlarız ...

işte biz buna karşıyız ...

lakin siz tutup ... tesettür mayosu ...kadın erkek ayırımı vs ... demişsiniz ...

tatil dışında harama helale dikkat eden kimseler tatilde bu inançlarına aramı vermeli...

--

eğer ki siz baş örtüsüne vs inanmıyorsanız ... Kuranı anlayamamış olmanız biz anlayan müslümanları katı yapmaz

---

saygılar




SEVGİLİ KARDEŞİM,

TAMAMEN HAKLISINIZ. '' Yazımdaki el zinası,göz zinası,başı örtme,tesettür mayosu gibi uygulamaları

islamın dert ve tavizsiz yorumuyla haram ve günah kabul etmek.''

Cümlesinde bu yorumları SERT VE KATI olarak vasıflandırmam yerinde olmamış, bu nedenle:

ÖZÜR DİLEYEREK BU SIFATLARI CÜMLEMDEN ÇIKARIYORUM.


''öncelikle bu şekilde ayırımın çok sağlıklı olmadığını belirtmek isterim ... ve bu ayırımın sizin önyargılarınızdan oluştuğu aşikar...''

Bu fikrinize saygı duyarım ancak kardeşim, ancak ben bu ayırımı somut olarak çarşıda pazarda görüyorum,
FATİH-ETİLER gibi buna benzer onlarca mahaallelerde siz de görebilirsiniz, bu da benim düşüncem.


ALINTI
eğer ki siz baş örtüsüne vs inanmıyorsanız ... Kuranı anlayamamış olmanız biz anlayan müslümanları katı yapmaz


katı sözcüğünü geri almıştım .

ancak benim başörtüsünü emir olarak anlamamam, sizi kur'anı anlayanlar, Bizi Kur'anı anlayamanlar
ypmaz. Ben de sizin söylediğinizin rahatlıkla aksini iddiedebilirim. Nasıl ki sizin iddialarınıza siz inanıyorsanız,
bizim iddialarımıza da biz inanıyoruz.

SELAMLAR


kemalarca
ALINTI(sabah_rüzgarı @ Aug 31 2008, 12:03 AM) *

sizn bu ikiye ayırdığnz grupların özellikleri kuranın içndeki bütn emirleri öğüt olarak algılayışınıza dayanmakta
halbuki bizler szin gibi bi algılamaya sahip değilz genelimz



EVET SEVGİLİ KARDEŞİM BİZ DE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ. AYNI FİKİRDEYİZ.

Bizim Kur'anı ve uygulamalarını yorumlamamız sizinkilerden farklı, işte bu nedenden ülke insanımız ikiye ayrıldı diyerek bu yazıyı yazdık.

SELAMLAR



kemalarca
ALINTI


Her hangi bir alim yorumuna değil doğrudan Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellemin hadisleri ve Kur'an ayetleri ile yazmaktayım :

Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- "kendisine helal olmayan birisine dokunanın eline kıyamette kızgın alev konulur" derken biz tokalaşmak caizmi diyelim?

Kur'an "gözlerinizi haramdan sakınınız umulurku felaha erersiniz" derken biz plajlarda her tarafımız açık karma bulunmaya caiz mi diyelim?

Allah-u teala Nur suresinde kesin bir şekilde "başlarınızı omuzlarınıza kadar örtün" ve ahzab suresinde "dışarı çıkarken -cilbablarını- giyin" buyururken biz baş açmak için caiz mi diyelim?

vs... vs...

İmanın ve islamın şartlarını yaparak müslümanlığa girilir ama bunlar sizi takvalı kılar daha önce naklettiğim ayetteki gibi :,

"onları üstün kılan takvadır"

Kişi elbet ki Allah'a inanır Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-e inanır tüm nebilere meleklere kitablara inanır tüm ibadetleri yerine getirir ama Allah sadece ibadetlerimi yerine getirin demiyor onlarca ayetin sonunda :

"o inananlar emirlerime uyar yasaklarımdan kaçar , onlar Allah'tan korkarlar"

Sizin sorunuz ibadetle iligili kısmı değil haramdan sakınma kısmıdır ve ayrıca onlar bizi sorgulamasın sorgulayamaz gibi bir kelamımız da mevcut değildir.

Allah-u alem



SEVGİLİ KARDEŞİM,

Sizin islami anlayışınızın yukarıdaki yazınızda ifde edildiği gibi,olduğuna ve bu konudaki inancınızda samimi ve yürekten olduğuna bende yürekten inanıyorum.

Ancak benim de size söylemek istediğim açılış yazımda bahsettiğim gibi haramlar ve günahlar konusunda
( örnek: başı açık olmak vb.) bizim yorum ve inançlarımızın da samimi ve yürekten olduğuna da sizin de
inanmanız. Biz sizin inaçlarınıza inanıtoruz bu yakınlaşmadır. Siz bizim inançlarımıza inanmıyorsunuz
bizlerden uzaklaşıyorsunuz. Benim dediğim doğrudur ,senin dediğin yanlıştır hükmü doğru değildir.

SELAMLAR

kemalarca




SEVGİLİ KARDEŞİM İSLAMBULİ,

YAZINIZDA LUTFETTİĞİNİZ TÜM AYETLERE BÜTÜN KALBİMLE VE YÜREĞİMLE İNANIYORUM.

Ancak küçük bir noktada ayrılıyoruz.

Aziz Kur'andaki TAĞUT kelimesini siz farklı anlıyor ve yorumluyorsunuz ,biz farklı.

SELAMLAR
kemalarca



SEVGİLİ KARDEŞ İLK EMİR,

YAZINIZI OKUDUM, Bahsettiğiniz konu ve olayların itiraz edilebilecek bir tarafı yok.

Yalnız anlattıklarınızla, tartıştığımız konuya ilintisi konusunda daha bir açıklayıcı olursanız sevinirim.

SELAMLAR

islam ve kulluk
Pekala ben diğer konularda olduğu gibi mevzuyla alakalı ilgili açıklamamı yapmış olduğum kanaatindeyim alıp almamak kişilerin tercihidir .

devamındaki tartışmaların tartışma sınırını geçmemesi ve konunun dağılmaması temennisi ile...
Petite
ALINTI(ilkemir @ Aug 30 2008, 08:03 PM) *

Bin yıl öncesinin alimi kend ihayat tarzına göre fetva verebilir..

Bakınız Sunnilikde mezhebin birisinde kim deniz mahsulleri yasak iken diğerinde değildir.

Alimler zaman ve mekan ötesi canlılar değildirler ve yukarıdaki çokbasit örnekdende görüleceği üzere kendi hayatları ile bağlantılı fetva vermeleri son derece doğaldır.

Bu Alimlerin hayatları dışında İslam'ın bir dekesin kuralları vardır.

Allah'ın tek ilahlığına peygamberlerin temsilciliğine meleklerin varlığına inanmak gibi ,

İlaveten ilim bir noktadır cahiller onu deniz etmişdir doğrudur.

Adamın birisi kalkıp taharetlenme sayısını sormuş alim kişi de tersleyemeyeceğiiçin bi rcevap verme gereği duymuştur.

Yani tırnaklarımı sağdan sola mı keseyim yoksa soldan sağa mı keseyim , buna fetva veren alime bir lafım olmaz ama o soruyu sorana garip bir gözle bakarım .

İçtihat kapısının kapandığını iddia edenler geöçmiş alimler yeterlidir her şeyi söylemiştir iddiasındadırlar.

Yalnız İmam Rabbani kimse kendini kandırmasın vahdeti şuhud ile çok güzelce müçtehitlik yapmıştır.

Daha sonraları ortay açıkan Vehabbilik mezhebi de , yalnız biz doğruyuz bizden gayrısı yanlıştır diyenlere ibret olsun diye Allah tarafından emin beldeye hakim kılınmıştır.

Buaradaki mesele alimlere gösterilen saygı ile İslam kurallarından ayrılma korkusunun birleşmesinden doğan ifrat ve tefirte kaçışlardır . Bir de bunu tekfirle süsleyenler var ki (mesela niyete bakmaksızın aha şunu dedin gitti dinin bunu dedin gitti imanın diyenler) onlar benden uzak Allah'a yakın olsunlar .

Ayrıca bir de tepkisellik vardır. Başlangıçta yazdığımız üzere kişialim bil eolsa kendi hayatıdışında bir canlı değildir Kurana dayanara kendi hayatını şekillendirir ayrıca hadislere( kullanım şeklinin bozulduğuna inanırım). Ve doğal olarak bir mezheb imamının yasakladığını diğeri yasaklamayabilir . Hal böyle olunca son 30 senedir her türlü kafirane baskyı yaşayan Afgan halkının Taliban gibi sert mizaçlı bir yoruma yönelişini garipsemem. Çünkü 25-30 sene boyunca "durmaksızın" çarpışan bir insan ile arada sırad açarpışan bir insanın ya da hiç çarpışmayanbir insanın yaşama bakı şekli farklı olur . Doğal olarak bu insanlardan çıkan yorumlarda çok farklı olur .

Yorumların katılaştırılmasının bir başka sebebi ise iktidar sahiplerine muhalefeti susturma derdidir. Genelde szin katı olarak adlandırdığınız yönetimlerde iktidar sahipleri Allah tarafından gönderildiklerine inanırlar ve onlara itaat etmeyenlerindinden çıktığını iddia eden fetvalara dayanarak iktidarlarını devam ettirmeçabasında olurlar . Gerçi Kur'an da Allah tarafından gönderilen en son hükümdar olarak Yahudi peygamberlerden bahsedilir ama Hazreti Muhammed bile bu iddiada değilken pekçok müslüman yöneticimiz beni Allah seçti ben sadece Allah'a hesap veririm havasındadır . Doğal olarak kendisini Allah'ın seçtiğini zanneden birisinden tahammül veya tolerans beklemek sadece kendini Allah tarafından seçilmiş zannedenin kişiliğine bağlı kalan bir şey olur.

Bütün bunları birleştirince de önünüzde gül gibi bir taliban rejiminiz olur. Bin yıl öncesinin yaşam şeklini bu güne uygulamaya çalışan sanayi toplumu ile çiftçi toplumunun ayırdına varamamışların yönettiği yaw siz ne yapıyorsunuz dediğiniz zaman boş ver her şey Allahtandır deyip her türlü beceriksizliklerini Allah'a isnat eden diretirseniz sen dinden çıktın eski alimlerden iyi mi bileceksin deyiveren Talibanvari gelenekçi ya da Suud tipi iktidardakini koruyucu yönetimleri bulursunuz.

Birilerinin onlara gururlanma padişahım senden büyük Allah var demesi ya da Osmanlının zamanında "uyandığı gibi" şeyhülislamlık makamının yapılandırılıp Halifeyi yani ulul emri yöneticiyi kontrol altına alması gerekmektedir .

Bunun en güzel örenği nedir bilirmisiniz ?

Mısırdaki sfenkse ne halifeler dokunmamıştırda Taliban en delikanlı müslüman benim deyip yine bir dünya islam hükümdarının dokunmadığı heykelleri bombalamıştır. Acaba mısırdaki sfenkse dokunmayan haliferde bir eksik mi vardı ?




Fevkalade bir yazı olmuş yes.gif clap2.gif

Mısırdaki sfenskler hiç aklıma gelmemişti ama taliba'nın budha heykellerini bombalaması ilginçti tabi .
Ama farkılığın takva açısından olduğunu söylemek iyimser bir yaklaşım jp.gif
Müslümanlar birbirini öldürüyor ırakta afganistanda filistinde pakistanda .



islambuli
heykelerle pek bi ilgiliyseniz türkiyeye bakmanız yeter uzaklara gitmeye gerek yok.yok öyle müslümanlık etiket gibi insana yapşıtırlımaz bir insan türk diye veya arap diye müslüman olamayacağı gibi bir amerikalı yada başka bir ülkelide gayrimüslüm olacak diye bir şey söz konusu değil önemli olan teslimiyet lailaheillallahı dille söyleyip kalple tasdik etmek sonra amele dökmektir öyle resmi belgelerde müslüman yazınca müslüman olunmuyor o belgeler geçmez ahirette.dediğiniz yerlerde müslümanlar birbiriyle çarpışmıyor tağuta kafire hizmet eden kişiler müslümanlarla savaşıyor.


Bedeviler, dedi ki: "İman ettik." De ki: "Siz iman etmediniz; ancak "İslam (Müslüman veya teslim) olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resûlü’ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."(hucurat 14)
kemalarca


SEVGİLİ KARDEŞİM,

Yukarıdaki bir yazıda, bir arkadaşımız, Afganistanda talibanın ÇOK AŞIRI YOBAZ bir inanışla, binlerce yıllık
tarihi değeri çok yüksek buda heykellerini yıktığından söz etmişti.

SİZ:

ALINTI
heykelerle pek bi ilgiliyseniz türkiyeye bakmanız yeter uzaklara gitmeye gerek yok.


Diyorsunuz. Bu sözünüzü biraz açar mısınız ? Türkiyedeki heykellerle bir sorunumuz var mı?

ESAS KONUMUZA DÖNEREK İLK YAZI DA BELİRTTİĞİM ÜLKEMİZDEKİ İKİYE AYRILMIŞ MÜSLÜMANLIK İNANIŞI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZ ????

SELAMLAR
kemalarca
ALINTI(Petite @ Aug 31 2008, 09:45 AM) *



Fevkalade bir yazı olmuş yes.gif clap2.gif

Mısırdaki sfenskler hiç aklıma gelmemişti ama taliba'nın budha heykellerini bombalaması ilginçti tabi .
Ama farkılığın takva açısından olduğunu söylemek iyimser bir yaklaşım jp.gif
Müslümanlar birbirini öldürüyor ırakta afganistanda filistinde pakistanda .







SEVGİLİ KARDEŞİM,

SİZİN YAZINIZ DA SÜPER OLMUŞ.

Talibanın binlerce yıllık muhtem tarihi eserler olan Buda heykellerini bombolayarak yok etmesini ben
takva farklılığı olarak yorumlayamam, CAHİLİYE devrinin de gerisinde, çok aşırı bir YOBAZLIK cinayeti
olarak yorumluyorum.

Takva farklarından mı yoksa ,başka farklılardan mı bilmiyorum ama bu gün Irakta Sünniler ile şiilerin,
birbirlerinin camilerine,pazar yerlerine bombalar atarak kadın,çocuk ,yaşlı genç demeden, hiç bir suçu
olmayan insanları katledebilmeleri, içimi acıtıyor, müslümanların hangi tür inanışlarla bunları yapabilmeleri,
benim ,KENDİSİNİ ÇOK ÇOK İYİ müslümanlar olarak tanıtmaya çalışşanlardan korkmama neden oluyor.

SELAMLAR
islambuli
ALINTI
Diyorsunuz. Bu sözünüzü biraz açar mısınız ? Türkiyedeki heykellerle bir sorunumuz var mı?


tabikii açabiliriz ne demek her yerde kafa heykeli sana şöyle diyeyeim esasen şu sorunun
ALINTI
ESAS KONUMUZA DÖNEREK İLK YAZI DA BELİRTTİĞİM ÜLKEMİZDEKİ İKİYE AYRILMIŞ MÜSLÜMANLIK İNANIŞI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİNİZ ????

şimdi anlatacağım şey aslında soruna cevap

düşün bir afet oluyor türkiye veya büyük bir bölümü yerle bir oluyor ve aradan yıllar geçiyor arkeologlar kazı yaparken heryerden heykel aynı heykel çıkıyor binlerce milyonlarca sence ne düşünür bu arkeologlar sanat eseri olduğunu değil herhalde bunlar putperstti buda onların putuydu ilahıydı demeleri ihtimal çok yüksek değilmi bak sorunun cevabı burada
kemalarca
ALINTI(islambuli @ Aug 31 2008, 01:47 PM) *

tabikii açabiliriz ne demek her yerde kafa heykeli sana şöyle diyeyeim esasen şu sorunun

şimdi anlatacağım şey aslında soruna cevap

düşün bir afet oluyor türkiye veya büyük bir bölümü yerle bir oluyor ve aradan yıllar geçiyor arkeologlar kazı yaparken heryerden heykel aynı heykel çıkıyor binlerce milyonlarca sence ne düşünür bu arkeologlar sanat eseri olduğunu değil herhalde bunlar putperstti buda onların putuydu ilahıydı demeleri ihtimal çok yüksek değilmi bak sorunun cevabı burada



TAMAM KARDEŞİM DEDİKLERİZİ GAYET NET ANLADIM:

10.000 YIL SONRA İNSANLAR ÜLKEMİZE GELECEKLER, KAZI YAPACAKLAR,BU KAZILARDA ATATÜRK HEYKELLERİNİN BAŞINI BULACAKLAR VE SONRA:

AAAAA ,BU ANADOLUDA 10.000 YIL ÖNCE YAŞAMIŞ OLAN TÜRKLER HEYKELLERE ,PUTLARA TAPIYORLARMIŞ
DİYECEKLER. NE KADAR BÜYÜK BİR PROBLEM ???

KARDEŞ YAZINIZ VE VERDİĞİNİZ FİKİRLER İÇİN TEŞEKKÜRLER.
sükût-u vaveyla
ALINTI(kemalarca @ Aug 31 2008, 12:13 AM) *

SEVGİLİ KARDEŞİM,

TAMAMEN HAKLISINIZ. '' Yazımdaki el zinası,göz zinası,başı örtme,tesettür mayosu gibi uygulamaları

islamın dert ve tavizsiz yorumuyla haram ve günah kabul etmek.''

Cümlesinde bu yorumları SERT VE KATI olarak vasıflandırmam yerinde olmamış, bu nedenle:

ÖZÜR DİLEYEREK BU SIFATLARI CÜMLEMDEN ÇIKARIYORUM
.

''öncelikle bu şekilde ayırımın çok sağlıklı olmadığını belirtmek isterim ... ve bu ayırımın sizin önyargılarınızdan oluştuğu aşikar...''

Bu fikrinize saygı duyarım ancak kardeşim, ancak ben bu ayırımı somut olarak çarşıda pazarda görüyorum,
FATİH-ETİLER gibi buna benzer onlarca mahaallelerde siz de görebilirsiniz, bu da benim düşüncem.




sevgili kemalarca hatanızı anlayıp özür dilediğiniz için teşekkür ederim ...

dönelim konumuza; şimdi sizin konuşmak istediğiniz konu etilerdeki islam anlayışı mı ... yoksa iç anadoluda ki islam anlayışımı ... yoksa doğuda ki islam anlayışı mı... yoksa KUR AN A göre islam anlayışı mı ..

eğer bunu belirlersek konu çok dağılmamış olur ... en azından seyri belirlenir ...


saygılar...
RAzdAR
din konusunda (işler; dini ve dini olmayan diye ayırıma tabi tutmaksızın) kur'an 'ın yeterli olduğuna dair ayetler;

''gerçekten onlara, ilim üzere açıkladığımız, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik'' (7:52).

''bu (kur'an) insanlara bir tebliğdir; bununla uyarılsınlar ve bilsinler ki o yegane ilahtır. ve akıl sahipleri öğüt alsın. '' (14:52).

elif lam ra, bu kitap hakim ve haberdar olan allah tarafından, allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayetleri kesin kılınmış sonra da yerli yerince açıklanmış bir kitaptır. (11:1-2)

''elif lam ra (bu) bir kitaptır ki rabbimin izniyle insanlan karanlıklardan aydınlığa, o güçlü ve övgüye layık (allah) ın yoluna çıkarman için onu sana indirdik'' (14:1)

''biz o (kur'anı) senin dilinle (indirerek) kolaylaştırdık ki onunla muttakileri müjdeleyip, inatçı bir kavmi uyarasın.'' (19:97)


rabbimiz, kitabı gerekli ve yeterli görmeyenlere, onun dışında ayet (mucize, belge, vs.) arayanlara da şöyle sesleniyor;

''dediler ki; o'na rabbinden ayetler indirilmeli değilmiydi?, deki; ayetler allah’ın yanındadır. ben ancak apaçık bir uyarıcıyım. kendİlerine okunan kİtabi sana İndİrmemİz onlara yetmedi mi? şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve zikir vardır. (29:50-51)

konunun bu kadar açık ve net olmasına rağmen kişilerin hem “müslümanım deyip hem de dinin kaynağını önemsemeyerek hayat ve inançlarında ona yer vermeyişleri gerçekten ilginçtir. yine ilginçtir ki aynı çelişkiyi tahrif olmuş dinlere inandığını söyleyen toplumlarda da görüyoruz.

bir müslümanın hayatında kur'an'a ancak bir hıristiyanın incil'e verdiği önem kadar yer verilmesi bugün kü parçalanmışlığın ve dünyadaki acınacak halimizin en çarpıcı örneğidir. bu durumda da müslümanların ellerinde kendilerine yol gösterip, onları karanlıklardan aydınlığa çıkaracak şifa ve rahmet ve aralarındaki ihtilaflarda hakem olacak bir kitapları varken onu arkalarına atıp yer yüzünde şaşkın şaşkın dolaşan ve yapmadıklarını söyleyen kişiler konumuna düşmeleri elbet kaçınılmaz olacaktır. yüzyıllardlr yeryüzündeki yaşanan acı manzara da bu değil midir?


allah kendilerine kitap verilenlerden ''onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız gizlemeyeceksiniz diye söz almıştı. fakat onlar, verdikleri sözü arkalarına attılar. ve ona karşılık birkaç para aldılar. ne kötü şey satın alıyorlar'' (3:187).

evet kitabın bir kez önüne geçildikten sonra tekrar kitabın kılavuzluğunu isteyebilmek çok zordur. ve öyle ki insan kendi kendine kurduğu çelişki dolu dünyasında yanlışlarına saplantı derecesinde bağlanarak kendi dışındakilere saldırıp durmaktadır.

''andolsun ki biz kur'anda insanlara her bir misali açıkladık. İnsanın en çok yaptığı iş tartışmadır. '' (18:54)
bir yol göstereni ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan insanların tartışması gerçekten çok acıdır.

''görmediniz mi allah göklerde ve yerlerde bulunan her şeyi kullanımımıza verdi. ve size görünen ve görünmeyen nimetlerini bol bol verdi , yine de insanlardan kimi var ki; ne bilgisi ne yol göstereni ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadan allah hakkında tartışır.

onlara allah'ın indirdiğine uyun denilince'' babalanmızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız derler. ya şeytan babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa... ?'' (31:21-22)


tüm bunlardan sonra müslüman olduğunu iddia edenlerin insanlara neyin tebliğini yaptığını sorgulayabiliriz. atalarından devraldığı dini olduğu gibi yaşatmak isteyen ve diğer insanlara da bu dini tebliğ eden birine, aydınlatıcı ve yol gösterici bir kitabın var mı diye sorsanız size belki yüzbinlerce cilt tutan yüzyılların birikimi kültürü gösterebilirler.

aynı soruyu efendisine tabi olup herşeye onun gözlüğü ile bakan birisine sorduğumuzda ise, beyyine ve yol gösterici diye efendisinin hiç bir temele dayanmayan söz ve davranışlarını gösterebilir.

oysa bu ve diğer farklı ekol ve düşünceleri inceleyenler, hatta bu görüşlerin savunucuları bile söylenen ve yazılan şeylerde bir sürü sakat ve çelişkili yanları bulunduğunu rahatlıkla tartışabiliyorlar. bu çelişkileri içeren yüzlerce cilt kitap yaza- biliyorlar . hal böyleyken nasıl oluyor da bu sakat düşüncelerle insanları kurtuluşa çağırabiliyorlar.

daha da önemlisi insanların cehennem ateşinden korunabileceği ve ebediyyen mutlu olarak yaşayabileceği bir cennet vaadedebiliyorlar. ve yine hal böyleyken milyonlarca insan birbiriyle çelişen ve birden fazla yol göstericisi olan bu düşüncelere koşuyorlar. böylece kendilerinin de ebedi olarak yaşayabileceği bir cennete inanabiliyorlar.


''hiç düşünmüyor musunuz?'' ''yoksa sizin açık bir deliliniz var mı?'' “eğer doğru iseniz kitabınızı gösterin” (35:155-157)
kemalarca
ALINTI(HüZüN yıLı @ Aug 31 2008, 02:50 PM) *

sevgili kemalarca hatanızı anlayıp özür dilediğiniz için teşekkür ederim ...

dönelim konumuza; şimdi sizin konuşmak istediğiniz konu etilerdeki islam anlayışı mı ... yoksa iç anadoluda ki islam anlayışımı ... yoksa doğuda ki islam anlayışı mı... yoksa KUR AN A göre islam anlayışı mı ..

eğer bunu belirlersek konu çok dağılmamış olur ... en azından seyri belirlenir ...


saygılar...



SEGİLİ KARDEŞİM,

Anadolu insanımızın dinimizle hiçbir sorunu yok.Anadolu insanı Kelime-i Şahadet getirir, namazını kılar,orucunu tutar, bu kadarı kendisine yeter. Gerisine aldırmaz,aldıracak hali yoktur,en iyisini yapar.
Kadını tarlada çalışırken derdi başkadır,saçı görünmüş görünmemiş,tesettürmüş,aldırmaz ,tarlasında
çalışırken gerekli ne ise onu yapar.

Sorun genellikle kentlerde, yazımda bahsettiğim gibi,tesettürü,başörtüsünü (Lutfen başörtüsü konusuna girmeyelim misal olarak verilmiştir) tokalaşmayı,kur'an EMRİDİR diyerek haram ve günah sayan,cumhuriyeti
tağut ilan eden inanışla, bunları islami inanışında reddeden inanış arasındadır.


SELAMLAR KERDEŞİM.

kemalarca



SEVGİLİ KARDEŞİM RAZDAR,

YAZINIZI TEK KELİME İLE MÜKEMMEL BULDUĞUMU BELİRTMELİYİM.

Yazınzdaki tüm ayetlere tüm yüreğimle inanıyorum.

Yorumlarınıza katılıyorum.

SELAM
RAzdAR
ALINTI(kemalarca @ Aug 31 2008, 03:48 PM) *


tokalaşmayı,kur'an EMRİDİR diyerek haram ve günah sayan,cumhuriyeti
tağut ilan eden inanışla, bunları islami inanışında reddeden inanış arasındadır.


sizin şahsi fikirlerinizi alalım öyle ise..
tokalaşmada bir mahsur görmemenizi neye dayandırıyorsunuz? Kur'anın emri değildir..
peki müminler neden tokalaşma da çekimser kalırlar veya bu hususta taviz vermezler,mübadelede bulununuz.
islambuli
ALINTI
AAAAA ,BU ANADOLUDA 10.000 YIL ÖNCE YAŞAMIŞ OLAN TÜRKLER HEYKELLERE ,PUTLARA TAPIYORLARMIŞ
DİYECEKLER. NE KADAR BÜYÜK BİR PROBLEM ???


o kadar çok büyük bir problemki tabii putlara ve diğer çeşitli şeyleri ilah edinip onlara tapmayı kesin yasaklayan yaratıcınınkurallarına teslim olmuş kişiler için.senin için bir problem olmayabilir.
tağutu biz sana ayetlerle anlattık hepsine tamam inanıyorum diyorsun ama ben başka anlıyorum diyorsun bana içinde tağut kelimesi geçen ayetleri nasıl anladığını anlatırmısın bana anlatmana gerekte yok aslında inşAllah tekrar okur çeşitli tefsirlere bakar hangisine bakarsan bak çünkü ayetler açıktır sonuç aynı çıkacaktır anlarsın inşAllah.

Faiz (riba) yiyenler, ancak kendisini şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: "Alım-satım da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal faizi ise haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim (faize) geri dönerse artık onlar ateşin halkıdır orada sürekli kalacaklardır. (2/275)

fazi ayette yasak şimdi serbset yasal

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz; (2/219)

içki kumar yasak şimdi yasal

Zinaya yaklaşmayın gerçekten o ‘çirkin bir hayasızlık' ve kötü bir yoldur. (17/32)

zina yasak haram şimdi yasal

yani şimdi ne kadar Allahın yasağı varsa hepsi serbset hadi tağutu başka anladın bu ayetleri nasıl anlıyorsun
bunlarda çok büyük problem değildir senin için.bizim için çok büyük sorun çocuklarımız içinde öyle olacak inşAllah.




kemalarca
ALINTI(RAzdAR @ Aug 31 2008, 05:30 PM) *

sizin şahsi fikirlerinizi alalım öyle ise..
tokalaşmada bir mahsur görmemenizi neye dayandırıyorsunuz? Kur'anın emri değildir..
peki müminler neden tokalaşma da çekimser kalırlar veya bu hususta taviz vermezler,mübadelede bulununuz.



SEVGİLİ KARDEŞİM,

YÜCE ALLAH İNSANA EN BÜYÜK HEDİYE OLARAK KENDİ MEZİYETİNDEN ,KÜÇÜK BİR PARÇA OLARAK AKLI VERMİŞ.
TABİİ KULLANSIN DİYE, VERDİĞİ BU HEDİYEYİ KULLANMAYANA DA LANETLEMİŞ.
BU GÜN İLK ÇAĞ VAHŞETİNDEN ADIM ADIM İNSANİ DEĞERLERİN YÜKSELDİĞİ TOPLUMLARA,ERİŞMİŞİZ.

YİNE BU GÜN İNSANİ DEĞERLERİ YÜKSEK TOPLUMLARDA TOKALAŞMANIN MEDENİYETİN VE İNSANİ DEĞERLERİN KAÇINILAMAZ ZORUNLULUKLARINDAN OLMASI ONUN KABULÜNÜ ŞART HALİNE GETİRMEKTEDİR.TABİİ YÜCE ALLAHIN VERDİĞİ AKLIN DA BİR GEREĞİ.

SELAM
RAzdAR
ALINTI(kemalarca @ Aug 31 2008, 05:10 PM) *

SEVGİLİ KARDEŞİM,

YÜCE ALLAH İNSANA EN BÜYÜK HEDİYE OLARAK KENDİ MEZİYETİNDEN ,KÜÇÜK BİR PARÇA OLARAK AKLI VERMİŞ.
TABİİ KULLANSIN DİYE, VERDİĞİ BU HEDİYEYİ KULLANMAYANA DA LANETLEMİŞ.
BU GÜN İLK ÇAĞ VAHŞETİNDEN ADIM ADIM İNSANİ DEĞERLERİN YÜKSELDİĞİ TOPLUMLARA,ERİŞMİŞİZ.

YİNE BU GÜN İNSANİ DEĞERLERİ YÜKSEK TOPLUMLARDA TOKALAŞMANIN MEDENİYETİN VE İNSANİ DEĞERLERİN KAÇINILAMAZ ZORUNLULUKLARINDAN OLMASI ONUN KABULÜNÜ ŞART HALİNE GETİRMEKTEDİR.TABİİ YÜCE ALLAHIN VERDİĞİ AKLIN DA BİR GEREĞİ.

SELAM


yüce mevlam bu aklı rasule vermemişmi ki (haşa) rasulullah tokalaşmamış.
bizler de haram demiyoruz, lakin
kendine son derece hakim, günah işlemekten uzak ve masum olan yüce peygamber bey’at sırasında bile kadınlarla tokalaşmaktan kaçınıyorsa, onun izinden giden ümmetinin daha da dikkatli olması gerekmiyormu?

erkeklerin kadınlarla veya kadınların erkeklerle tokalaşmasını kaçınılmaz bir durum, önemsiz bir mesele ve küçük bir günah olarak görmek yanlış bir fikirdir. tamamen heva ve hevesten kaynaklanan bu fikir, söz konusu günahı basit görerek umursamayan ve onu terk etmek için hiçbir gayret göstermeyen insanların kendilerini temize çıkarma çabalarından başka bir şey değildir.

rasulullah’ın kadınlar ile tokalaşmadığı sabittir ve bu durum ümmeti için bir ta’limdir. bazı zamanlarda kadınlar ile temas etmesi durumu ise, tamamen fitneden emin olma durumundadır. bu nedenle, fitneden emin olunmadığı zaman, “sedd-i zerâi/zararın önlenmesi kabilinden” tokalaşmaktan uzak durulması icap eder.
kemalarca
ALINTI(islambuli @ Aug 31 2008, 06:06 PM) *

o kadar çok büyük bir problemki tabii putlara ve diğer çeşitli şeyleri ilah edinip onlara tapmayı kesin yasaklayan yaratıcınınkurallarına teslim olmuş kişiler için.senin için bir problem olmayabilir.
tağutu biz sana ayetlerle anlattık hepsine tamam inanıyorum diyorsun ama ben başka anlıyorum diyorsun bana içinde tağut kelimesi geçen ayetleri nasıl anladığını anlatırmısın bana anlatmana gerekte yok aslında inşAllah tekrar okur çeşitli tefsirlere bakar hangisine bakarsan bak çünkü ayetler açıktır sonuç aynı çıkacaktır anlarsın inşAllah.



SEVGİLİ KARDEŞİM,

Siz bana Kur'anı nasıl ne kadar anlayabiliyorsanız, o kadarını anlatabiliyorsunuz ve bana ısrarla kendi anlayış
tarzını neden anlamadığımı soruyorsunuz. Ve bana illa benim anladığım gibi anla diyorsunuz.

Sevgili kardeşim BEN KUR'ANI SİZDEN ÇOK DAHA İYİ ANLADIĞIMA inanıyorum.
Acaba neden sizin anladığınız gibi anlamadığımı anlatabildim mi ?

SELAM
islambuli
ALINTI
Siz bana Kur'anı nasıl ne kadar anlayabiliyorsanız, o kadarını anlatabiliyorsunuz ve bana ısrarla kendi anlayış
tarzını neden anlamadığımı soruyorsunuz. Ve bana illa benim anladığım gibi anla diyorsunuz.

Sevgili kardeşim BEN KUR'ANI SİZDEN ÇOK DAHA İYİ ANLADIĞIMA inanıyorum.
Acaba neden sizin anladığınız gibi anlamadığımı anlatabildim mi ?

SELAM


delilsiz şahsi yorumların kendi bağlar ya hak ya batıl seçimi Allah c.c bize bırakmış.Allah hidayet versin yada azabıyla kahretsin
kemalarca
ALINTI(islambuli @ Aug 31 2008, 06:26 PM) *

delilsiz şahsi yorumların kendi bağlar ya hak ya batıl seçimi Allah c.c bize bırakmış.Allah hidayet versin yada azabıyla kahretsin



EVEEET SEVGİLİ KARDEŞİM NİHAYET ANLAŞABİLDİK.

ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM,YÜCE RABBİM BANA BİR KİTAP GÖNDERMİŞ VE '' OKU '' DEMİŞ,
AKIL VERMİŞ, BU KİTABI SANA AKLINI KULLANARAK ANLAYASIN DİYE GÖNDERDİM DEMİŞ.

BEN DE OKUYORUM, YÜCE ALLAHIN BANA VERDİĞİ AKLIN GÜCÜ KADAR ANLIYORUM VE ANLADIĞIM KADARIYLA UYGULAMALARIMI YÜRÜTÜYORUM.BU NUN DA BANA YETECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.



SELAMLAR.
kemalarca
ALINTI(RAzdAR @ Aug 31 2008, 06:19 PM) *

yüce mevlam bu aklı rasule vermemişmi ki (haşa) rasulullah tokalaşmamış.
bizler de haram demiyoruz, lakin
kendine son derece hakim, günah işlemekten uzak ve masum olan yüce peygamber bey’at sırasında bile kadınlarla tokalaşmaktan kaçınıyorsa, onun izinden giden ümmetinin daha da dikkatli olması gerekmiyormu?

erkeklerin kadınlarla veya kadınların erkeklerle tokalaşmasını kaçınılmaz bir durum, önemsiz bir mesele ve küçük bir günah olarak görmek yanlış bir fikirdir. tamamen heva ve hevesten kaynaklanan bu fikir, söz konusu günahı basit görerek umursamayan ve onu terk etmek için hiçbir gayret göstermeyen insanların kendilerini temize çıkarma çabalarından başka bir şey değildir.

rasulullah’ın kadınlar ile tokalaşmadığı sabittir ve bu durum ümmeti için bir ta’limdir. bazı zamanlarda kadınlar ile temas etmesi durumu ise, tamamen fitneden emin olma durumundadır. bu nedenle, fitneden emin olunmadığı zaman, “sedd-i zerâi/zararın önlenmesi kabilinden” tokalaşmaktan uzak durulması icap eder.




SEVGİLİ KARDEŞİM RAZDAR,

DAHA ÖNCE BİR KAÇ YAZINIZI OKUMUŞTUM, ÇOK BEĞENDİĞİMİ,HATTA BİR MAKALE OLABİLECEK
KADAR AKADEMİK TARZI OLAN BİR YAZI DEMİŞTİM.
SEVGİLİ KARDEŞİM YUKARIDAKİ YAZINIZI OKUYUNCA ŞOK,ŞOK OLDUM BİR KAÇ DEFA ŞOK OLDUM.. !!
VE BÖYLE BİR BEYİNDEN BÖYLE BİR YAZI NASIL GELDİ DİYE HARET ETTİM.

Gelelim tokalaşma konusuna: (Aslında bu konuya girmek istemiyordum,sizden geldiği için)

Daha önce bazı kişiler bu konuyu zina ayetindeki ,zinaya yaklaşmayın diyor,tokalaşmak zinaya ilk adımdır,
yaklaşmadır gibi aşırı zorlama,akıl dışı delil getirirlerdi.Şimdi siz peygamberimiz böyle yapardı gibi farklı
bir argümanla geliyorsunuz.


ALINTI
önemsiz bir mesele ve küçük bir günah olarak görmek yanlış bir fikirdir. tamamen heva ve hevesten kaynaklanan bu fikir,


Diyorsunuz yani küçük bir günah değil, BÜYÜK BİR GÜNAH.

SİZE BİR SORUM VAR KARDEŞİM:

BU BÜYÜK GÜNAH KUR'ANI KERİMDE YOK.EKSİK KALMIŞ.

BENİM EVİMDEKİ KUR'ANI KERİMİN HANGİ AYETİNİN ALTINA BU BÜYÜK GÜNAHI EL YAZISIYLA İLAVE ETMEMİ ÖNERİRSİNİZ ????


SELAMLAR KARDEŞİM.








RAzdAR
hiç komik değilsiniz..
peki siz rasulün örnek hayatını hayatınıza baz almazmısınız??
bu yaklaşımınızla kur'an mealciliğinden fireler veriyorsunuz.
not: bir şok daha!
kemalarca
ALINTI(RAzdAR @ Aug 31 2008, 07:06 PM) *

hiç komik değilsiniz..
peki siz rasulün örnek hayatını hayatınıza baz almazmısınız??
bu yaklaşımınızla kur'an mealciliğinden fireler veriyorsunuz.
not: bir şok daha!



EVET SEVGİLİ KARDEŞİM İNANINIZ BU YAZINIZDA BİR ŞOK.

SEVGİLİ KARDEŞİM NE OLUR,SİZDEN RİCA EDİYORUM,LAF YETİŞTİRMECİLİK YAPMAYALIM.


ŞİMDİ SİZE CEVAP VERMEKTE NE KADAR ZORLANACAĞIM DEĞİL Mİ ?
KARŞINIZDAKİNE ZORLANACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BİR SORU SORMAK NE KADAR ÖNEMLİ BİR
OLAT DEĞİL Mİ, AÇIKÇASI, ŞOK OLDUM ÇÜNKÜ SİZİN ZEKANIZA YAKIŞTIRAMADIM.


BENİM YAZINDA SİZE KUR'AN DIŞINDA HARAM ,GÜNAH İCAT ETMENİN NE KADAR YANLIŞ OLDUĞUNA
SERT BİR VURGU YAPMAK İÇİN O SORU SORULMUŞTU. LAF EBELİĞİ DEĞİL

SADECE BİR DEFAYA MAHSUS YUKARIDAKİ YAZINIZA CEVAP VERİYORUM.

ALINTI
peki siz rasulün örnek hayatını hayatınıza baz almazmısınız??


Sevgili Kardeşim aczmendi şeyhi müslim kılış ta, rasulin örnek hayatını ,kendi hayatına baz aldığını iddia ederek, başında eski bir kavuk mu nedir bilmiyorum benzer birşey,sırtında hırpani bir cübbe,ayaklarında çarık,elinde bir sopa mı,değnek mi ne, sokaklarda dolanıyordu, ülkenin EN MÜSLÜMAN kişisi olarak.

Selamlar kardeşim



islam ve kulluk
Allah-u teala emirleri içersine resulune de uymayı emrederken siz diyorsunuz ki Kur'an emirleri dışında emir üretmeyiniz halbuki Kur'an Allah resulunu örnek almamızı emreder hemde defalarca (!)

Siz medeniyetin getirdiği zorunluluklar diyorsunuz halbuki medeniyet islama zorunluluk getiremez inançlı bir kimseyi bu zorunluluk bağlamaz ancak Allah'a vericeği hesab bağlar (!) zina ayetinden yola çıkmıyoruz doğrudan Efendimiz -sallallahu aleyhi vesellem-in hadisi ve davranışından yola çıkıyoruz direk bir hadis olduğunu önceki mesajımda naklettiğim hadisle size söylemiştim

ama siz diyorsanız "benim hadislere itimadım yok" o halde dolaylı olarak resule uyma ayetlerini de reddettiğinizden Kur'an'a istediğiniz gibi uyma profili oluşturuyorsunuz.

İslamda tokalaşmak adına hiç bir cevaz yokken aksine yasaklama var iken biz medeniyete ve şartların zorunluluklarına mı sığınıyoruz kendimize cevaz vermek için?

Bu şartları yaratan Allah kullarını günaha sevk eder mi? Siz Allah'ın emirlerinden farklı hareket etmemizi günahlarına meyletmemizi mecbur kıldığını hayal bile edebilirmisiniz?

Allah-u alem
islambuli
ALINTI
Sevgili Kardeşim aczmendi şeyhi müslim kılış ta, rasulin örnek hayatını ,kendi hayatına baz aldığını iddia ederek, başında eski bir kavuk mu nedir bilmiyorum benzer birşey,sırtında hırpani bir cübbe,ayaklarında çarık,elinde bir sopa mı,değnek mi ne, sokaklarda dolanıyordu, ülkenin EN MÜSLÜMAN kişisi olarak.


eğer gerçekten samimi isen kendine bir örnek arıyorsan Allah rasulünü sahabeleri abdullah azzamı seyyid kutubu halid el islambuliyi abdulkadir udehi metin yükseli örnek alabilirsin tabii niyetinde samimiysen .
kemalarca
ALINTI(islam ve kulluk @ Aug 31 2008, 08:47 PM) *

Allah-u teala emirleri içersine resulune de uymayı emrederken siz diyorsunuz ki Kur'an emirleri dışında emir üretmeyiniz halbuki Kur'an Allah resulunu örnek almamızı emreder hemde defalarca (!)

Siz medeniyetin getirdiği zorunluluklar diyorsunuz halbuki medeniyet islama zorunluluk getiremez inançlı bir kimseyi bu zorunluluk bağlamaz ancak Allah'a vericeği hesab bağlar (!) zina ayetinden yola çıkmıyoruz doğrudan Efendimiz -sallallahu aleyhi vesellem-in hadisi ve davranışından yola çıkıyoruz direk bir hadis olduğunu önceki mesajımda naklettiğim hadisle size söylemiştim

ama siz diyorsanız "benim hadislere itimadım yok" o halde dolaylı olarak resule uyma ayetlerini de reddettiğinizden Kur'an'a istediğiniz gibi uyma profili oluşturuyorsunuz.

İslamda tokalaşmak adına hiç bir cevaz yokken aksine yasaklama var iken biz medeniyete ve şartların zorunluluklarına mı sığınıyoruz kendimize cevaz vermek için?

Bu şartları yaratan Allah kullarını günaha sevk eder mi? Siz Allah'ın emirlerinden farklı hareket etmemizi günahlarına meyletmemizi mecbur kıldığını hayal bile edebilirmisiniz?

Allah-u alem



SEVGİLİ KARDEŞİM İSLAM VE KULLUK,

YAZINIZDAN ANLADIĞM ÖZET OLARAK,


RİVAYET EDİLEN BİR HADİSE GÖRE ,TOKALAŞMAK HARAMDIR.
KUR'AN PEYGAMBERİNİZE UYUN DEDİĞİNE GÖRE ,KUR'ANA GÖRE, HADİSE UYMAK ŞARTTIR, DOLAYISIYLA DA TOKALAŞMAMAK ALLAH EMRİDİR.


YAZINIZDAN ANLADIĞIMI YUKARIYA YAZDIM,DOĞRU ANLAMIŞMIYIM, YANLIŞANLADIĞIM NOKTA VAR İSE UYARINIZ, CEVAP VEREBİLMEK İÇİN DOĞRU ANLADIĞIMDAN EMİN OLMAK İSTİYORUM.

SELAM.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.