Gece, gündüzün meşguliyetini, işini, gücünü giderir. Sen aklın uyku halinde dönmüşlüğüne bak ki, bu uyku bedene rahatlık, zihne açıklık verir.
Sonra yine gündüzün nuru ile gece yok olur, gider. Hayat yeniden başlar. Gecenin öldürdükleri cansız bıraktıkları yenidne canlanır, hayat bulur.
Gerçi gecenin getirdiği uykuya dalmak, gözler kapandığı için karanlıkta kalmak, dünyayı görmemektir. Fakat, ab-ı hayat da karanlıklar içinde değil midir?
Akıllar, uyku karanlığında güçlenip, tazelenmiyor mu? Şarkı söyleyenin duraklaması, sesine ses katmıyor mu?
Zıtlar zıtlarla beliriyor. Allah süveyda (kalbin nüvesinde olan siyah nokta)'da aşkın ebedi nurunu parlatmadı mı?
Bahçivan fidan boy atsın diye kötü ve zararlı dalları budar ve keser.
İşi iyi bilen bahçivan, bahçe ve meyve gelişsin, güzelleşsin diye bahçedeki otları yolar.
