TEVHİDci
Aug 18 2008, 11:26 AM
Müslümanlara Karşı Kafirlere Yardım Etmek Ve Onları Desteklemek Tevhidi Bozar
Bismillahirrahmanirrahim.
Müslümanlara karşı kafirlere yardım etmek ve onları desteklemek tevhidi bozar, onu temelden yıkar ve kulun amelini boşa çıkarır.
Kafirlere müslümanlara karşı, gerek vücudla, gerek silahla, gerek dille, gerek kalple, gerek kalemle, gerek malla, gerek fikirle ve gerekse herhangi bir yolla herhangi bir yardımda bulunmak küfürdür, İslam’dan irtidat etmektir.
Allah-u Teâlâ bizleri bu kötü amellerden korusun...
Müslümanlara karşı kafirlere yardım etmenin ve onları desteklemenin küfür olduğuna dair çokca deliller vardır.
Bunlardan bazıları şöyledir:
1 - Mezhep Alimlerinin Bu Konudaki Görüşleri:
A - Hanefi Alimlerinin Görüşleri
Ahmet b. Ali Er-Razi Ebu Bekir el-Cessas (Hicri 370 yılında vefat etmiştir.) şöyle dedi:
"Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir." (Tevbe: 23)
Allah-u Teâlâ, bu ayetle kafirleri dost edinmelerini, onlardan yardım istemelerini, kontrolü onların eline vermelerini mü’minlere yasaklamış, hatta babaları veya kardeşleri olsalar bile onlardan beri olmalarını, onları yüceltmemelerini, onlara saygı göstermemelerini kendilerine farz kılmıştır.
Allah-u Teâlâ'nın müminlere böyle emirler vermesi, onları münafıklardan ayırmak içindir. Çünkü münafıklar kafirleri dost edinir, onları yüceltir, onlarla karşılaşmalarında kendilerine saygı gösterir, velayeti onlara verir ve onların görüşlerine itibar ederler.
İşte bu sebeble Allah-u Teâlâ mü’minlere emrettiği amellerle, onları münafıklardan ayıracak bir fark kıldı ve her kim kafirlere destek olur, onları dost edinir, onlardan beri olmaz, onları yüceltmeyi terketmezse o kimsenin kendi nefsine zulmettiğini ve Allah-u Teâlâ'nın cezasını hakettiğini bildirdi." (Ahkamu’l Kur’an c: 3 s: 130)
B - Maliki Alimlerinin Görüşleri
Ebu Abdullah el-Kurtubi şöyle dedi:
"Allah-u Teâlâ'nın:
"Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır." (Maide: 51) ayetinin manası şudur:
Kim müslümanlara karşı kafirleri desteklerse hükmü onların hükmü gibidir, yani mürdet olmuştur. Bir müslüman mürted olduğunda, diğer müslümana mirasçı olamaz. Kafirleri destekleyen ise İbni Ubey b. Selül idi. Bu ayetin hüküm kıyamete kadar bakidir ve kafirlere dostluğu kesen kesin bir hükümdür." (Kurtubi Tefsiri c: 6 s: 217)
C - Şafi Alimleri
Abdullah b. Ömer el-Beydavi (Hicri 685 yılında vefat etmiştir.) şöyle demiştir:
"Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır." (Maide: 51) ayetinin manası şöyledir:
"Sizden kim onlarla dost olursa o kişi onların toplumundan olmuş olur."
Bu ayet kafirlerden uzak durmayı şiddetle emrediyor. Tıpkı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in:
"Müslümanlar ile kafirlerin ateşi birleşmez" dediği gibi....
Kafirlere, ancak münafık olanlar dostluk gösterirler. Allah-u Teâlâ bu konu hakkında şöyle buyuruyor:
"Muhakkak ki Allah, zalim kavme hidayet etmez." (Maide: 51)
Burada kafirleri dost edinmeleri veya müslümanların düşmanlarına dostluk gösterebileceklerine inanmaları sebebiyle nefislerine zulmedenler kastedilmektedir." (Beydavi Tefsiri c: 2 s: 334)
Hafız İbni Kesir (Hicri 774 yılında vefat etmiştir.) şöyle dedi:
"Allah-u Teâlâ, müslümanları bırakıp kafirlere sevgi göstermeleri suretiyle onları dost edinmelerini mü’min kullarına yasaklamış, daha sonra böyle yapan kimseleri şöyle tehdit etmiştir:
"Kim böyle yaparsa Allah’la arasında bir bağlantısı kalmamıştır..." (Ali İmran: 28)
Yani Allah-u Teâlâ yasakladığı halde yine de mü’minleri bırakıp kafirleri dost edinenler Allah-u Teâlâ'dan beri olmuş olurlar." (İbni Kesir Tefsiri c: 1 s: 358)
D - Hanbeli Alimleri
İbni Teymiyye şöyle dedi:
"Asker emirlerinden veya bunlardan başka her kim tatarların safına geçerse işte o kimse tıpkı onların hükmünü alır. Onlar İslam şeriatinden her ne kadar uzaklaşıp irtidat etmişlerse o kimse de aynen onlar gibi irtidat etmiştir. Sahabeler zamanında namaz kılan, oruç tutan ve müslüman cemaate şavaş açmayan bir topluluğa sırf zekat vermemeleri sebebiyle sahabeler mürted hükmü vermişlerdir. Buna göre Allah-u Teâlâ ve rasulünün düşmanlarıyla beraber müslümanlara karşı çarpışan ve müslümanları öldüren kimselere nasıl davranırlardı acaba?" (Fetvalar c:28 s: 530)
İbni Teymiye bir başka yerde şöyle diyor:
"Allah-u Teâlâ kitap ehlini kötüleyerek şöyle buyuruyor:
"İsrail oğullarından inkar edenlere Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. İşte bu, isyan etmeleri ve haddi aşmalarındandır. Yaptıkları kötülüklerden birbirlerini sakındırmazlardı. Yaptıkları ne kötü idi. Onlardan çoğunun küfredenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kötüdür! Allah onlara gazab etmiştir. Onlar azabta temellidirler. Eğer Allah’a, nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasıklardır." (Maide: 78-81)
Allah-u Teâlâ bu ayetlerde Allah-u Teâlâ'ya, nebisine ve ona inen şeylere imanın, kafirlere dost olmamayı gerektirdiğini bildirmektedir. Eğer onlar dost edinilirlerse işte o zaman iman yok olur. (İktidau’s Sırat el-Mustakim c: 1 s:221)
İbni Teymiyye bir başka yerde şöyle diyor:
"Allah-u Teâlâ , onun gibi başka ayetlerde de şöyle buyuruyor:
"Onlardan çoğunun küfredenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kötüdür! Allah onlara gazab etmiştir. Onlar azabta temellidirler. Eğer Allah’a, nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, onları dostlar edinmezlerdi. Fakat onlardan çoğu fasıklardır." (Maide: 80-81)
Allah-u Teâlâ bu ayette şart cümlesi kullanmıştır. Koşulan şart gerçekleşecek olursa meşrut (kendisi için şart koşulan) da gerçekleşir. Eğer şart gerçekleşmeyecek olursa meşrut da gerçekleşmez. Zira Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Eğer Allah’a, nebiye ve ona indirilene iman etmiş olsalardı, onları dostlar edinmezlerdi." (Maide: 81)
Bu ayet, ayette zikredilen imanın, kafirleri dost edinmeye zıt olduğunu apaçık bir şekilde göstermektedir. Çünkü bir kalpte gerçek iman ile kafirleri dost edinme bir arada bulunamaz. Ayet yahudi ve hristiyanları dost edinen kişinin Allah-u Teâlâ'ya, nebisine ve ona inen şeylere gereği şekliyle iman etmediğini ortaya koyuyor. Allah-u Teâlâ'nın aşağıdaki şu sözü de buna benzemektedir:
"Ey iman edenler! Yahudi ve hristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalim bir kavme hidayet etmez." (Maide: 51)
Allah-u Teâlâ önceki ayetlerde hristiyan ve yahudileri dost edinenlerin mü’min olmadıklarını haber vermişti. Bu ayette ise onları dost edinenlerin, onlardan olacağını bildiriyor. Kur’an ayetleri birbirini doğrular." (Fetvalar c: 7 s: 17)
Muhammed b. AbdulVehhab (Hicri 1206 yılında vefat etmiştir.) İslam’ı bozan meseleler hakkında şöyle dedi:
"İslam’ı bozan sekizinci mesele: Müslümanlara karşı kafirleri desteklemek ve onlara yardım etmektir. Bunun delili ise Allah-u Teâlâ'nın şu ayetidir:
"Ey iman edenler! Yahudi ve hristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalim bir kavme hidayet etmez." (Maide: 51) (Ed-Dureru’s-Seniye c: 10 s: 92)
Bir başka yerde şöyle diyor:
"İnsan Allah-u Teâlâ'yı birleyip bütün şirkleri terketse bile müşriklere düşman olmadığı ve onlara düşman olduğunu ve de buğz ettiğini apaçık bir şekilde söylemediği müddetçe dini ve İslam’ı asla sahih olmaz. Allah-u Teâlâ bununla ilgili olarak şöyle buyuruyor:
"Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kavmi, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsalar bile Allah’a ve rasulüne düşman olanlara sevgi gösteriyor bulamazsın. İşte bunların kalblerinde (Allah) imanı yazdı ve O’ndan bir ruh ile onları destekledi. Onları, altlarından ırmaklar akan cennete sokacaktır; (öyle ki onlar) sonsuza dek oradadırlar. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bunlar Allah’ın hizbidirler. İyi bilin ki! Muhakkak ki kurtuluşa erecek olanlar Allah’ın hizbidir." (Mücadele 22) (Ed-Dureru’s-Seniye c: 8 s: 113)
Bir başka yerde şöyle diyor:
"İster şirk koşsun, isterse şirk koşmasın muvahhidlere karşı müşriklerle beraber olan salih müslümanı tekfir eden Kuran’dan, sünnetten ve alimlerin sözlerinden çokça deliller vardır." (Ed-Düreru’s-Seniye c: 10 s: 8)
Bir başka yerde şöyle diyor:
"Küfre rıza küfürdür. Bütün alimler bunu açıklamıştır. Kafirlere dostluk göstermek de aynı şekilde küfürdür." (Ed-Düreru’s-Seniye c: 10 S: 38)
İlle Cihad
Aug 18 2008, 11:35 AM
müminlere zulmeden Kafirlerinin ürününü satın almak, küfre yardımdır......
buda benden olsun.....
TEVHİDci
Aug 18 2008, 11:40 AM
Seyyid Kutub şöyle dedi:
Bismillahirrahmanirrahim.
"Müminler, müminleri bırakarak kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa artık Allah ile arasında hiçbir ilişki kalmaz. Yalnız kâfirlerin size yönelik tehlikelerinden korunabilirsiniz." (Al-i İmran: 28)
''İşte böyle... Ne ilişkilerde ne de bağlılıkta, ne dinde ne de inançta, ne görevde ne de dostlukta onun Allah ile hiçbir ilgisi kalmamıştır. O, Allah'tan uzaktır artık. Her alanda Allah ile ilişkisini tamamen kesmiş olur.
Kişinin korku içinde bulunduğu yer ve zamanlarda Takiyye ile buna izin verilmiştir. Yalnız bu, dil ile gerçekleşen bir takiyyedir. Kalp ile beslenen bir dostluk, ya da fiilî olarak gerçekleşen bir dostluk değildir. İbn-i Abbas (Allah ondan razı olsun) diyor ki: "Takiyye, eylem ile olmaz. Takiyye, ancak dil ile olur." Mümin ile kâfir arasında bir sevginin meydana gelmesi izin verilen takiyye kapsamına girmediği gibi, mü'minin takiyye adı altında pratik olarak herhangi bir şekilde kafire yardım etmesi de izin verilen takiyye kapsamına girmez. Allah'a karşı bu tür düzenbazlıklara başvurmak doğru değildir! Sözü edilen kâfir, Kur'an ifadesinin burada kapalı olarak geçtiği fakat başka bir surede açık olarak gösterdiği gibi, hayatın her alanında Allah'ın kitabının egemen olmasına taraftar olmayan kişidir.
Bu durumda iş, vicdanlara, kalplerin takvasına ve bütün gizli şeylerden haberi olan Allah'a havale edildiğinden, gerçekten dehşet verici bir biçimde müminleri Allah'ın cezasından ve öfkesinden sakındırmayı da içeren bir tehdidle ifade edilmiştir:
"Allah sizi kendinden korkmaya çağırıyor. Dönüş de Allah'adır."
Ayetlerin akış seyri sakındırmaya, kalplere dokunmaya ve Allah'ın kendilerini gözettiği ve Allah'ın ilminin kendilerini izlediği bilincini vermeye devam ediyor.'' (Fizilal´il Kur´an)
hattab84
Aug 27 2008, 02:16 PM
[quote name='TEVHİDci' date='Aug 18 2008, 12:40 PM' post='300588']
[b]Seyyid Kutub şöyle dedi:
İbn-i Abbas (Allah ondan razı olsun) diyor ki: [color=#993399]"Takiyye, eylem ile olmaz. Takiyye, ancak dil ile olur."
Efet günümüzde Diyalog adı altında Küfrün batıl dinlerine normal din stasüsü verenler yada İslam Dİninin yanında o Batıl dinleri de Dinmiş gibi zikretmeyi kendilerine evrensel prensip edinenler .....
Allahın Ayetleri Karşısında ve Huzuru İlahide acaba ne diyeceksiniz merak ediyorum...
Bizim Akidemizde Din SAdece İSLAMDIR... DİĞERLERİ BATIL DİNLERDİR...MUHARREF DİNLERDE ARTIK BATIL OLMUŞTUR.Çünkü tahrif edilmiş halinden bile artık çoook uzaklaşmıştır.
Farakhlit
Aug 27 2008, 02:56 PM
Kafirleri dost edinmekle ilgili bir kavram kargaşası var.
Kuranı Kerimde kastedilen ne tür bir dostluktur?
Bir samimiyetmidir? yoksa iş-ticaret alanında bir ortaklıkmıdır? bir kanser hastasının hristiyan ve işinde başarılı bir doktor tarafından tedavi edilmesi bu hastanın dıktoruna güvenip dediklerini yapması, icabında sırlarını paylaşması, takdir etmesi dostlukmudur?
Hristiyan bir kadınla evlenen bir müslümanın eşine dostluk göstermesi bu bağlamdamıdır?
Birde zaman 1000yıl öncesi gibi değil küreselleşen dünyada insanlar netten nikah kıyıp dünyanın değişik bölgelerindeki insanlarla sürekli haberleşebiliyor iletişim had safhada Kuranı kerim madem kıyamete kadar geçerli ve her topluma her zaman hitab ediyor bizim sorularımıza da çözüm getirmeli:
Aşağıda bu konuyla ilgili bir alıntı var farklı pencereden bakıyor olaya:
"Sual:Yahudi ve Nasara ile muhabbetten Kur'ân'da nehiy vardır. ("Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin." Mâide Sûresi, 5:51.) Bununla beraber nasıl dost olunuz dersiniz?
C - Evvelâ: Delil kat'iyyü'l-metîn olduğu gibi, kat'iyyü'd-delâlet olmak gerektir. Halbuki tevil ve ihtimalin mecâli vardır. Zira, nehy-i Kur'ânî âmm değildir, mutlaktır. Mutlak ise, takyid olunabilir. Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz. Hem de hüküm müştak üzerine olsa, me'haz-ı iştikakı, illet-i hüküm gösterir. Demek bu nehiy, Yahudi ve Nasara ile Yahudiyet ve Nasraniyet olan aynaları hasebiyledir.
Hem de bir adam zâtı için sevilmez. Belki muhabbet, sıfat veya san'atı içindir. Öyleyse herbir Müslümanın herbir sıfatı Müslüman olması lâzım olmadığı gibi, herbir kâfirin dahi bütün sıfat ve san'atları kâfir olmak lâzım gelmez. Binaenaleyh, Müslüman olan bir sıfatı veya bir san'atı, istihsan etmekle iktibas etmek neden câiz olmasın? Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin!
Saniyen: Zaman-ı Saadette bir inkılâb-ı azîm-i dinî vücuda geldi. Bütün ezhânı nokta-i dine çevirdiğinden, bütün muhabbet ve adaveti o noktada toplayıp muhabbet ve adavet ederlerdi. Onun için, gayr-ı müslimlere olan muhabbetten nifak kokusu geliyordu. Lâkin, şimdi âlemdeki bir inkılâb-ı acîb-i medenî ve dünyevîdir. Bütün ezhânı zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır. Zaten onların ekserisi, dinlerine o kadar mukayyed değildirler. Binaenaleyh, onlarla dost olmamız, medeniyet ve terakkilerini istihsan ile iktibas etmektir. Ve her saadet-i dünyeviyenin esası olan âsâyişi muhafazadır. İşte bu dostluk, kat'iyen nehy-i Kur'ânîde dahil değildir."(Risalei Nur :Münazarat)
börte
Aug 27 2008, 10:04 PM
mesajlardaki bilgilerden bunu gundeme getıren arkadaşdan ve digerlerınden rabbim razı olsun inşallah...
bunları okuyan arkadaşlardan umarım fıkırlerinde degişiklik olanlar(boykota olumsuz bakanlar için bu cümleyi kurdum.diger arkaaşlar alınmasnlar haklarını helal etsinler.) olur.çünkü coca cola ve yan urunleri,nıke,ve daha diger yahudilere yardm göturen islam aleyhınde olan urunlerinde boykotunda karar kılarlar.üç beş kişinin boykotu ile ne olur demeyelim.nolursunuz.hz.ibrahım ateşe atıldgnda gagası ile ona su taşıyan kuşda ateşi söndüremeyecekdi ama safı belliydi.
onun için YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİGİMİZ.
ALIŞ VERİŞLERİNİZDE 869 İBARESİ İLE BAŞLAYAN ÜRÜNLERİ TERCİH EDİN LÜTFEN.BUNLAR YERLİ MALI OLAN ÜRÜNLERDİR.
esselamun aleykum...
NuRŞeN
Aug 27 2008, 10:40 PM
Önce kafir diye kime denir bunu düşünmek gerekir.
Allah'ın varlığına inana kafir olur mu?
İmanın kimde olduğunu kimse bilemez.İnsanları kafir diye yargılamak doğru olmaz.Dışı müslüman içi kafir olanlar da var unutmayalım.
[JT]_BlacK
Aug 27 2008, 11:12 PM
ALINTI
Önce kafir diye kime denir bunu düşünmek gerekir.
Allah'ın varlığına inana kafir olur mu?
İmanın kimde olduğunu kimse bilemez.İnsanları kafir diye yargılamak doğru olmaz.Dışı müslüman içi kafir olanlar da var unutmayalım.
Sn.Nursen ; Muslumanlara eziyet eden insanlar kafir olmasalar bile Musluman deildirler.
Ornek : israil.
israilin mallarina boykot etsek bize yeterlidir.Oncelikle coca cola aliskanligimizdan kurtulsak buyuk olcude buyuk yol kat etmis oluruz.
[JT]_ShadoW
Aug 28 2008, 12:11 AM
COCA COLA NIN SAHIBI, CNN DE YAPTIGI AÇIKLAMA ILE TEMMUZ AYININ TÜM GELIRINI VE BUNDAN SONRAKI AYLARIN KAR PAYLARINI ISRAIL DONANMASINA DEVRETTIGNI AÇIKLADI!
13/07/2002
Coca cola yine devreye çıktı!!.
Her Ramazan'da İslam'ın mübarek aynı fırsat bilen Coca-Cola yine yeni reklam filmiyle ortaya çıktı.
Bu reklam filminde türkiye'nin değişik illerindeki iftar hazırlıklarını gösteren Coca-Cola ezanın okunmasıyla bardaklara doldurularak keyifle(!) içilmektedir!. "iftarda kola ic!" dayatilmaktadir!!
Kapitalizmin ve Amerikan emperyalizminin simgesi olan Coca-Cola, sanki Amerikanın en çok vergi veren, Amerika'yı giriştiği tüm terör olaylarında destekleyen, Irak'ta, Afganistan'da, Filistin'de ve dünyanın heryerinde müslümanlara yönelik saldırıların mali destekçisi değilmiş gibi,
Sanki içimizden biriymiş gibi halkı yönlendirmesi çok gariptir.
Lütfen bu oyuna gelmeyelim!...
Her yudum Kola bardağında dünyanın herhangi bir yerinde öldürülen muslumanları düşünüp boykot'a devam edelim!.
“Her gece sıcak evimizde çoluk çocuğumuzla T.V karşısında sadece boş bir ah çekip ne yapabiliriz ki diyoruz............
“İSRAİL ÜRÜNLERİNİ BOYKOT EDELİM!
KAFİRİN MALLARINA TEVECCÜH GÖSTERMEYELİM!
SERÇE MİSALİ (Filistin’e karsı) DOSTLUĞUMUZU BELLİ EDELİM!..”
.............diyoruz ,hep diyoruz ama ilginçtir bunca Müslüman’a karşın ortaya ciddi bir protesto koyamıyoruz.
LUTFEN KARDESLER DESTEK VERINIZ!
UYARINIZ!
ANLATINIZ!
Asla Unutma! Boykot Et!!!
Katil israil'i ve Yerli isbirlikçilerini
ASLA UNUTMA!!!
Boykot Et!
ADİDAS
AMWAY
BP
Burger King
CALVİN KLEİN
Cappy
Chevrolet
Citibank
Coca cola
Dell Bilg.
Fanta
FORD
Gilette
JEANS
KİTKAT
Kodak
LEVİ’S
MAGGİ
MARLBORO
MAZDA
McDonald’s
Microsoft
NESTLE
NİKE
OPEL
Pepsi cola
PFİZER
Pontiac
Saab
SCHWEPPES
SHELL
Sprite
TOMMY
VOLVO
WALT DİSNEY
Ariel
Bu markalarıda unutmıyalım lütfen....
[JT]_BlacK
Aug 28 2008, 12:14 AM
ALINTI
Bu markalarıda unutmıyalım lütfen....
Unutturmayanlardan Allah (cc) Razi olsun insallah.
nasreddinhoca
Aug 28 2008, 10:09 AM
ALINTI
Önce kafir diye kime denir bunu düşünmek gerekir.
Allah'ın varlığına inana kafir olur mu?
İmanın kimde olduğunu kimse bilemez.İnsanları kafir diye yargılamak doğru olmaz.Dışı müslüman içi kafir olanlar da var unutmayalım.
Deki Ey Kafirler hitabının muhatapları, Allah'a iman eden müşriklerdi...
Yani, Allah'ın varlığına iman etmek yetmiyor, Allah'a şirk koşmamak da lazım...
İlle Cihad
Aug 28 2008, 10:17 AM
Kuranda Hz. Muhammede iman etmeyenlerin tümü, hıristiyanda, musevide kafir olarak ilan edilmiştir.
şimdi bizlere ne oluyorda, kuranın kafir dediğine kafir demekten çekiniyoruz!!!
ayparcam
Aug 28 2008, 10:31 AM
Ben Hollanda'da kaliyorum ve burada alisveris yaparken cok zor secim yapiyoruz gittikce herseylere, ekmeklere bile hertur maddeler konuluyor ne yiyecegiz ne alacagiz sasiriyoruz bazen, ama yilmayacagiz insALLAH RAHMA'a dayanarak ac kalsak bile israil'in malini almamaya gayretle sabirla direnecegiz .RABBIM sabredenlerle beraberdir
selam ve dua ile
[JT]_BlacK
Aug 28 2008, 02:18 PM
ALINTI(ayparcam @ Aug 28 2008, 11:31 AM)

Ben Hollanda'da kaliyorum ve burada alisveris yaparken cok zor secim yapiyoruz gittikce herseylere, ekmeklere bile hertur maddeler konuluyor ne yiyecegiz ne alacagiz sasiriyoruz bazen, ama yilmayacagiz insALLAH RAHMA'a dayanarak ac kalsak bile israil'in malini almamaya gayretle sabirla direnecegiz .RABBIM sabredenlerle beraberdir
selam ve dua ile
Tebrike sayansiniz efm.
asiLDuA
Aug 28 2008, 02:53 PM
Selamun Aleykum.
Sayın FARAKLİT,
Dikkat ediyorum.Kesin naslar yani Kuran ve Hadis delilli hükümlere hemen ardından risale ile sanki tam tersini der gibi yanıtlar veriyorsunuz.
Kendinize gelin.Risaleler kuran ve sünnetin önüne geçemez.Bu taassupçuluktan vazgeçin.Faydalanmak ayrıdır.Onu kesin bir nass olarak kabul etmek ayrıdır.
Tevbe 31 hediyem olsun.
Farakhlit
Aug 29 2008, 01:53 PM
ALINTI
asiLDuA Gönderildi Dün, 03:53 PM
Sayın FARAKLİT,
Dikkat ediyorum.Kesin naslar yani Kuran ve Hadis delilli hükümlere hemen ardından risale ile sanki tam tersini der gibi yanıtlar veriyorsunuz.
Kendinize gelin.Risaleler kuran ve sünnetin önüne geçemez.Bu taassupçuluktan vazgeçin.Faydalanmak ayrıdır.Onu kesin bir nass olarak kabul etmek ayrıdır.
Tevbe 31 hediyem olsun.
Çok zamanım yok kısa keseyimALINTI
Kesin naslar yani Kuran ve Hadis delilli hükümlere hemen ardından risale ile sanki tam tersini der gibi yanıtlar veriyorsunuz.
size öyle gelmiş "dervişin fikri neyse zikri odur" önyargılarınızdan kurtulmalısınız.Risale i nur Kuranın tem bir tefsiridir.Bu nedenle içeirği kuranı kerimle çelişmez sathi nazar ve bu konuda cahillik size bu satırları yazdırmış.
ALINTI
Kendinize gelin.Risaleler kuran ve sünnetin önüne geçemez.Bu taassupçuluktan vazgeçin.Faydalanmak ayrıdır.Onu kesin bir nass olarak kabul etmek ayrıdır.
Gayet kendimdeyim.Ama siz bilmediğiniz okumadığınız 14 kitap 7000sflık bir koca külliyat hakkında ileri geri yorum yapma cüretini nereden buluyorsunuz? Bu konuda taasupçuluk sizin gibi zevatın halidir maalesef.Madem risalei nur kuranı kerimin bir tefsiridir o zaman hüküm ihtiva edebilir.Nass olarak kabul edilebilir.
Son söz "Nurculuk" la alakalı yaşadığınız kötü cemaat-tarikat tecrübelerini Risalei Nura veya müellifine mal etmeyin.Yazılanlar belli 25 farklı dile tercüme edilmiş japonyadan amerikaya kadar heryerde okunuyor tetkik ediliyor.Hristiyanların dinsizlerin İslama katılmalarına vesile oluyor külliyatta yazılanlara ilmi tenkidiniz varsa buyrun yoksa susun
Nur suresi 12. ayette benim size hediyem olsun ama mealen ne diyor bilmiyorum kaderinize.
---
vesselam
TEVHİDci
Aug 29 2008, 09:38 PM
gidin nurculuk tartışmanızı, risale-i nur kavganızı başka yerde yapın benim konuma böyle şeyleri bulaştırmayın.
[JT]_BlacK
Aug 29 2008, 11:13 PM
ALINTI(TEVHİDci @ Aug 29 2008, 10:38 PM)

gidin nurculuk tartışmanızı, risale-i nur kavganızı başka yerde yapın benim konuma böyle şeyleri bulaştırmayın.
pürmelal
Aug 29 2008, 11:29 PM
tevhidci;
allah razı olsun.. önemli bir konu..
islambuli
Aug 31 2008, 03:59 AM
Şeyh Abdurrahman b. Eşşeyh şöyle demiştir “Bir kelimeyle olsa bile bir müslümanın öldürülmesine yardım eden kimsenin ahiret gününde büyük azab göreceğini bildiren hadisler vardır. Hal böyleyken aca-ba müslümanlara ve İslam’a karşı savaşma konusunda yardım edenin akibeti nasıl olur?
(Ed’durerus Seniye s: 126 cihad bölümü)
İmam İbni Teymiye’ye zalimlere veya Allah (c.c)’ ın düşmanlarına yardım eden kimseler hakkında soruldu. Buna şöyle cevab verdi:
“Zalimlere yardım eden, zalim hükmünü alır. Allah (c.c)’ın düşmanlarına yardım eden, bu kimselerin hük-münü alır. Ebu Hanife, Malik, Ahmed ve Şafii’ye göre; herhangi bir konuda bir kimseye yardım eden, o ameli işleyen hükmündedir.” (Mecmu’ul Fetava c: 3 s. 11)
Abdullah b. Abdullatif, İngilizlere bağlanan devlet-ler hakkında şöyle demiştir:
“Kim ingilizlere boyun eğer ve onlara dostluk gös-terirse işte o, Allah (c.c)’a ve rasulüne savaş açmış, İslam milletinden dönmüş ve irtidat etmiştir.” (Ed-Durerus’seniye s: 11 cihad bölümü) Bir başka yerde şöyle demiştir:
“Küfür milletinden nefret etme, onlara karşı mücadele yapma isteği insanların çoğunluğundan kayboldu. Hatta onların hükmü altına girdiler, emirlerine boyun eğdiler ve onlara güvendiler. Böylece dünyalarını kur-tarmak pahasına dinlerini kaybettiler. Kur’an’ın emir ve yasaklarını terkettiler. Oysa Kur’an’ı, gece gündüz öğrenmekteler. Şüphesiz yapmış oldukları bu amel, İslam’ dan dönmenin (irtidatın) en büyüğüdür ve İslam mille-tinden çıkıp başka bir millete gitmektir.(Ed-Durerus’seniye s: 7 cihad bölümü)
Şeyh Muhammed b. Abdullatif: “Kim müşrikler topluluğuna girer ve aynı yerde onlarla beraber oturursa, o da onlar gibidir.” (Ebu Davud, Tirmizi, Hakim) hadisini açıklayarak şöyle de-miştir:
“Şüphesizki her kim müşriklerle beraber bir sebebe binaen oturur, onların topluluklarına girerse bu küfür değildir. Hadiste kastedilen bu değildir. Hadiste şu kas-tedilmektedir: “Kim müşriklerden ayrılmaya gücü yet-mediği için müşriklerin baskısıyla ordularına zorla katı-lırsa, işte bu kimse, öldürülme ve malının alınması yö-nünden müşriklerin hükmünü alır. Fakat onlar gibi kafir olmaz. Şayet müslümanlarla çarpışmayı isteyerek çıkar ve kafirlere vücuduyla ve malıyla yardım ederse işte o zaman şüphesiz o da onlar gibi kafir olur.” (Mecmuatur Resail ve’l Mesail c
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.