Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Biz Türkiye'yi Seviyoruz...
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ GÜNDEM ]·.
nasreddinhoca
"İran, Türkiye, Suriye ve Irak'ın iktisattan kültüre, siyasetten güvenliğe kadar her alanda işbirliğine gitmeleri tabiidir. Zira bu ülkeler aynı kültür havzasına aittir."

"Türkiye'nin ilerlemesini kendi ilerlememiz gibi görüyoruz. Biz kardeşiz. Aynı dîne mensubuz. Halkı ve hükümetiyle Türkiye'yi seviyoruz. Çok seviyoruz."

"Türkiye ve İran, imkânlarını birleştirerek birbirini tamamlayabilir. İki ülke arasındaki işbirliği büyük bir güç oluşturabilir. Bu güç, bölge ve dünya barışının tesisinde kullanılabilir. İzzet yolunda beraber yürümeye azmedersek bunu gerçekleştirebiliriz. Ne mutlu bize ki bu irade bugün iki ülkede de mevcuttur."

"Biz Türkiye'yi içten seviyoruz. Türkiye ile daima beraber olacağız."


İran Cumhurbaşkanı, bir Osmanlı camiinde Sünni kardeşleriyle omuz omuza Cuma namazı kılarak, tarihte yeni bir sayfanın açıldığını müjdelemiştir. Onu sevinç gösterileri ve tekbir sesleri ile karşılayıp uğurlayan cemaat de tarihte yeni bir sayfanın açıldığını coşkuyla teyit etmiştir. Mübarek olsun.





nasreddinhoca
Ahmedinejad ile Kahvaltı



Karizması gülüşünden, halktan herhangi birisi gibi görünmeyi tercih etmesinden geliyor diye düşündüm dün İran Cumhurbaşkanı ile Çırağan Sarayı'nda bir grup gazeteciyle birlikte yaptığımız kahvaltılı sohbette.

Salona geldiğinde güler yüzle herkes gözleri ile selamladı. Kimse ile el sıkışmadı. Kıyafeti de söylemi gibi dünyanın hakim değerlerine karşı çıkışını yansıtıyordu. Tüm dünya liderlerinin aynı markaları giydiği bir yüzyılda, takım elbise yerine son derece sade spor mont giymeyi tercih etmişti. Konuşmasını onun İranlı olduğunu unutarak dinlediğinizde anti emperyalist bir sol lideri dinlediğinizi düşünebilirdiniz. Mütevazilik, devlet ve millet vurgusu yerine güçlü bir halk vurgusu, hakim emperyalist güçlerin kaybedeceğine ilişkin bir özgüven tüm konuşmasında hissedildi.

Kahvaltı boyunca (benim sorum hariç) gülümsemeyi, espri yapmayı hiç ihmal etmedi. Hatta Taraf gazetesi yazarı Yasemin Çongar'a taraf mı ve taraf-sız mı diyerek takıldı.

Dünyaya kafa tutan bir lideri yakından görmekten daha çok mütevazılıği etkileyici idi.

Sorulara verdiği cevaplarda vurguyu sıkça Türkiye ile İran'ın doğal ve tarihi birlikteliğine ve aynı uygarlık havzasında oluşuna yaptı.

En heyecanlı açıklamaları ise Amerika ve Siyonizm söz konusu olduğunda geldi. "Amerika'nın her tür halkın ilerlemesine karşı olduğunu İran ile ilişkisini bir haysiyet meselesi yaptığını "söyledi. " Amerika, İran-Irak-Türkiye birlikteliğine karşı çıkıyor ama bizim için önemli olan Amerika'nın ne istediği değil kendi halkımızın istedikleridir. Türkiye ile İran ortak hareket etseler bölgede büyük güce sahip olacaklardır" . "Birliktelikten doğan güç", "farklı kabiliyetlerin birleşmesi" gibi kavramları sık sık kullandı. Türkiye ile İran'ın işbirliği yapabileceği yeni alanlardan, alternatif kurumlardan, ilerlemenin kalıcı etki bırakmasından söz etti. Türkiye- İran arasındaki yakın işbirliğinin onları başka güçlere bağımlı olmaktan kurtaracağını söyledi.

Nükleer tehdit oluşturma ile ilgili suçlamaları kabul etmedi. " Amerika BM Güvenlik Konseyi'ni kendi yanına çekerek bir lobi oluşturuyor. Onlar bombadan korkmuyorlar. İşgalci bir gücün bombasına tepki duymuyorlar, bunu bizimle karşılaşmak için bir bahane olarak öne sürüyorlar. İstedikleri bizim istiklalimizi elimizden alıp irademize engel olmaktır. İran'a nükleer konusunda yasal hak verilmesinden çekiniyorlar çünkü bu hakkın yarın Türkiye Suudi Arabistan gibi ülkeler tarafından da talep edilmesini istemiyorlar".

Amerika'nın güçsüzleştiği yorumlarını da, ekonomik zayıflama, Gürcistan'da ki olayları örnek göstererek anlattı. Amerika'nın İran ile diyaloga geçmeden ve müzakere etmeden bölgedeki sorunların çözülmeyeceğini söyledi. " İran bugün kendi yapımı uydusunu uzaya göndermeye hazırlanıyor oysa 50 sene Amerika İran'ı desteklemişti, o dönemlerde araba bile yapamıyorduk bugün ise nano ve uzay teknolojisine sahibiz. Amerika'ya teşekkür ediyoruz bize ambargo uyguladığı için".

Kendisine yöneltilen bir soruya cevap verirken "İsrail Devleti" yerine "siyonist rejim" demeyi tercih etti. "Sorunun çözümü için öncelikle bölgede siyonist rejimin varoluşunun sorgulanması ve özgür bir halk referandumunun yapılması gerekir" Ahmedinejad'ın Ortadoğu barışı için görüşlerini özetleyen cümle oldu.


Yahudilere karşı olmadığı ülkesinde 5000 yahudinin yaşadığını, temsilcilerinin İran Meclisi'nde olduğunu söyleyerek siyonist rejimi Yahudilerden ayrı tuttuğunu belirtti. "Gözleri sararmış birisine göz ameliyatı yapmak meseleyi çözmüyor, soruna bakmak lazım" örneği üzerinden Ortadoğu meselesine bakışını anlattı.

Bu kadar çok istiklalden ve halklardan söz eden bir cumhurbaşkanı olarak ülkesindeki bireysel özgürlükler konusunda özelikle de kadın kıyafeti konusundaki tutumu üzerine yönelttiğim sorumu "İran'da her türlü fikri özgürlüğün mevcut olduğunu" söyleyerek cevapladı. Parlamento'daki çeşitliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 8 adayın olmasını örnek gösterdi. Kadın ve aile konusundaki kısıtlamaların trafik kuralları gibi toplumu ifrat ve tefritten korumak için gerektiğini söyledi. O da yasalardan söz etti.

Yasalar Türkiye'de olduğu gibi İran'da da kadın kıyafetini sınırlandırmak söz konusu olduğunda en iyi bahaneyi üretiyor anlaşılan.

İran cumhurbaşkanı toplantıdan halkları seven bir lider olarak İstanbul'luları mağdur ettiği için çok üzüldüğünü söyleyerek ayrıldı
nasreddinhoca


Ahmedinejad 'Cuma' sorusuna böyle cevap verdi

İstanbul’da gazetecilerin sorularını cevaplandıran İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı ‘CNN’ sorusu güldürdü. CNN Türk televizyonu muhabirini Amerikan CNN televizyonundan sanan Ahmedinejad gülümsedi, ancak daha sonra muhabir ikinci kez CNN Türk’ten olduğunu söyledi.


Ahmedinejad, muhabirin ‘Şii bir devletin başkanı olarak Sünnilerin camisinde (Sultan Ahmet) Cuma namazı kılacak olmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusuna ise ilginç bir cevap verdi.

Ahmedinejad, kendisinin Sultan Ahmet’te Cuma namazı kılmaktan çok büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, "Benim, bir cumhurbaşkanının orada olması büyük bir siyasi olay değil midir? İslam çok daha büyüktür.. Yani siyasi sınırlardan çok daha öte bir şeydir. Cuma Namazı, ibadet ve siyaset yanyana gelen bir şeydir. Benim orada Türklerle olmamın sebebi, onların yanında ve onlarla birlikte olduğumun göstergesidir. Bu çok büyük siyasi bir hamledir. Türkiye’deki kardeşlerimle Cuma namazı kılmaktan çok mutluyum” şeklinde cevap verdi.

KEŞKE İSTANBULLULARIN ARASINDA OLSAYDIM
Ahmedinejad, bir gazetecinin kendisinin ziyareti nedeniyle İstanbul trafiğinin felç olduğuna dair sorusunu "Ben de çok üzüldüm insanların zor durumda kalmasından. Halkın içinde olmak isterdim. Bunlar Türk yetkililerinin elindedir. Biz de istedik daha kolay olsun. Türk halkına verilen rahatsızlıktan dolayı çok üzüldüm ve bu yüzden özür diliyorum. Böyle olayların olmasını biz de istemezdik." şeklinde cevap verdi.

ALEYKÜMSELAM
Ahmedinejad, BBC Arapça'dan bir muhabirin 'Selamünaleyküm' ile başlayan sorusunu 'Aleykümselam' diye karşılık vererek cevapladı.

Ahmedinejad, İsrail ve Filistin anlaşmazlığı konusunda "İsrail rejiminin masrafları çok artmıştır. Siyonist rejimin artık saldırganlığı ve bu toprakları işgal etmesi sona ermiştir. En iyis odur ki, yalanla oluşan Siyonist devletin işgalden vazgeçmesi gerekir. Bizim önerimiz, köklü, insani ve demokratik bir öneridir." dedi.

NEDEN NÜKLEER GÜÇ OLUNMALI?
Ahmedinejad, İran'a yönelik nükleer tehditlerle ilgili soruya, "Türkiye ve İran gibi ülkelerin gelişmesine karşılar. Onlar, bizim bağlı olmamızı istiyorlar. Biliyorsunuz, beş sene önce herhangi bir konu söz konusu değilken, Amerika tek yönlü olarak bize ambargo koymuştur. Onların ambargosu sayesinde biz nükleer güç oldu. Amerikalıların nükleer teknoloji konusunda bana sorduklara soruların hepsine cevap verdim. Sonra bana 'haklısın' dediler. 'Ama siz nükleer güç olursanız, Türkiye, Suudi Arabistan da olur' dediler. İşte bunlar bizim nükleer olmamızı istemiyorlar." şeklinde cevap verdi.

TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ
Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler konusunda da Ahmedinejad, "Türkiye ve İran'ın ilişkileri tüm bölgenin yararına olacaktır. Bu irade iki ülke arasında bugün bulunuyor. Biz Türk halkını çok içten seviyoruz. Bu dostluk tabiiki tarihi ve köklüdür. Ve her zaman öyle olacağız" dedi.

habervaktim.com
nasreddinhoca
AHMEDİNEJAD-TIKLA:

Tabi ki benim yolculuğum Türk halkına bir dostluk mesajıdır. Benim Türk halkına çok saygım var. Dünya medeniyetini yaratmakta eşsiz bir rolü vardır Türk halkının. Bugün Türk halkı pek çok konularda ilerlemektedir. Ve kültürler açısından var olan potansiyeller çok değerli bir potansiyeldir ve bölge için insanoğlu için büyük bir potansiyel var. Bi el ele vermemiz gerekiyor ve bunun bir tarihi açısından diğerleri bizim halkımız aleyhinde çalışmakta olan kimseler karşı olan ve halkımın izzetini ve büyüklüğünü yüceliğini tekrar ortaya koyalım tekrar sergileyelim. Türk halkının izzeti büyüklüğü Türk halkının izzeti ve İran halkının ilerlemesi ve izzeti hiç kimsenin zararına değildir. Tabiki herkesin menfaatinedir. Barış ve güvenliğin bölgesidir. Ve tabiki dünya için çünkü İran veya Türkiye kültürü dostluk ve adalet ve Allah severlik ve barış ve kardeşlik kültürüdür ve tabiki bu herkesin menfaatidir.


Bizim tavırlarımız yalnız Ahmedinejad'ın tavırları değil. Bu tüm bölge tavırlarıdır. Türk halkına da sorabilirsiniz Türk halkı da aynen benim sözlerimi söyleyecekler Irak halkı da aynen benim sözlerimi söyleyecekler. Irak halkı da Suriye halkı da aynı şekilde. Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Lübnan ve Filistin'de. Çünkü bunlar bir hak sözüdür, biz hak söylüyoruz. Ben açıklamasını yaptım. Siyonist rejimi bir yalan temelinde bu temeli atılmış. Böyle bir rejim bölgemizde yoktu. Bu rejimin halkı da dünyanın diğer noktalarından bu bölgeye getirilmiştir. Ve bu bölgenin gerçek halkı oradan ihraç edilmiş durumda. Ve bu büyük bir zulüm. Yani Avrupa'da eğer Yahudiler aleyhinde bir şey yapıldıysa bunun bir nedeni yoktur. Müslüman Filistin halkı veya Hıristiyanlar bunun karşılığını versinler. Bölge ülkelerine baskı yapmak için yapılan bir istismardı bu. Bu rejim geldiğinden beri insanları öldürüyor katlediyor. Siz bakın günlük olarak ya bombardıman yapılıyor ya yakılma var veya toplu ölümler var veya ablukaya alıyorlar veya savaş var. Bu rejim tüm komşuları, aleyhine yapmış durumda. Ve devamlı tankla topla helikopterle Filistin halkına saldırıyor kendi evlerinde oturuyorlar onlar. Bunlar o bölgeye ait değiller onlar gitmeleri gerekiyor. Ama bizim çözümümüz insani bir çözümdür. Bizim çözümümüz referandumdur. Biz diyoruz ki bırakın bu Filistin halkı nasıl bir seçenek yapıyorlar.

Seyyid Hasan Nasrallah, insanların sevdiği bir şahsiyet. Siz de seviyorsunuz, herkes onu seviyor. Özgürlüğü seven herkes seviyor. Siyonist rejime karşı durdu ve topraklarını savundu halkını savundu, bu tüm halkların hakkıdır. Ve her şahsın görevidir bu. Nasıl bir kimse Türkiye'ye saldırırsa ki özgürlüğü seven her Türk halkı o saldırıya karşı duracaktır. Seyyid Hasan bir kahramandır. İşgalci Siyonist'in efsanesini yıktı. Elbette biz biliyoruz Siyonistler onu sevmiyorlar ve tabiki onu destekleyenleri sevmiyorlar. Onu istemiyorlar. Ama Lübnan ve tabiki biz tüm bölge ülkelerin toprak bütünlüğüne destek veriyoruz. Lübnan'daki tüm gruplarla bizim irtibatımız var. Herkesi işbirliğine teşvik ediyoruz. Biliyorsunuz İran aslında Lübnan gruplarıyla anlaşmalarda çok büyük rolü oldu anlaşmaları için. Zannediyoruz onların bölge içlerinde bir kargaşa meydana gelirse onların zararınadır tabi. Yani tabiki İran büyük bir ülkedir, Türkiye de her zaman büyük bir ülke ve ikisi de büyük bir güç. Ama bizim gücümüz barış ve dostluk gücüdür. Bizimki kültürel güçtür, bizim diğerlerine saldırmak için gücümüz yok, dostluk için gücümüz var. Hiç bir zaman başkalarına saldırmak istemiyoruz veya başkalarının topraklarını işgal etmek istemiyoruz. Veya hiç kimsenin hakkını yemek istemiyoruz. Bizim tüm halklara saygımız var. Halkların ilerlemelerini bizim ilerlememiz gibi sayarız. Güvenlik ve ilerlemeleri sevindiriyor bizi. Bizim mesajımız barış ve dostluk mesajıdır. Adalet mesajıdır ve bu herkesin menfaatidir. İran tarih boyunca büyük bir ülkeydi Türkiye'de aynı şekilde. İran ve Türkiye'nin büyüklüğü ve güçlülüğü herkesin menfaatinedir. Yani bölgenin barış ve huzuru hakkıdır. Siyonistler bunu istemezler tabi önemli değil.


Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.