Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah `ın şöyle buyurduğunu haber vermiştir: `Kuvvetli Mü`min , Allah katında zayıf Müminden daha hayırlı, (daha üstün) ve daha sevimlidir. (Bununla beraber) her ikisinde de hayır vardır.
Sana yararlı olan şeyi elde etmeye çalış . Allah `dan yardım dile ve asla acz gösterme. Başına bir şey gelirse, `Eğer (keşke) şöyle yapsaydım, şöyle olurdu!` diye hayıflanıp durma. `Allah `ın takdiri bu. O, ne dilerse yapar.` de. Çünkü `eğer (keşke)` kelimesi, şeytanı memnun edecek işlerin kapısını açar.` (1)
İbni Abbas (r.a.), Resulullah `ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: `Bana (geçmiş) bütün ümmetler arz olunup gösterildi. Bir Peygamber gördüm ki yanında (kendisine iman etmiş ancak) yedi sekiz kişi vardı. Bir (başka) peygamber gördüm onun da yanında bir iki adam vardı. Öyle bir peygamber de gördüm ki beraberinde tek bir kişi dahi yoktu. Derken uzaktan bana büyük bir karaltı gösterildi. Onları benim ümmetim sandım. Bana: `Bu, Musa Peygamber ile kavmidir. Sen ufka bak.` denildi. Ufka bakınca büyük bir kalabalık gördüm. Bana: `Şimdi de öteki ufka bak.` denildi. Orada da müthiş bir kalabalık vardı. `Bu senin ümmetindir. Onların arasında yetmiş bin kişi var ki hesapsız, azapsız Cennet `e gireceklerdir` denildi.
(Ravi der ki) Resul -ü Ekrem (bu hitabesinden) sonra kalktı evine girdi. Bunun üzerine (orada bulunan) cemaat, hesapsız ve azapsız Cennet `e girecek olan bu kişiler(in vasıfları) hakkında konuşmaya başladılar. Bazıları: `Onlar Resulullah `ın ashabı olsa gerek.` dediler. Kimileri de: `Herhalde onlar İslam devrinde doğmuş , Allah `a şirk koşmamış olanlardır.` dediler ve (daha pek çok) ihtimaller ileri sürdüler. (Bu münazarayı duyan Resulullah ) hemen onların yanına çıktı ve: `Ne hakkında dalmış konuşuyorsunuz?` diye sordu. Onlar da (münazara mevzusunu) söylediler. Bunun üzerine Resulullah : `Onlar büyü yapmayanlar, yaptırmayanlar; bir şeyi uğursuz sayma fiilini yapmayanlar ve yalnızca Allah `a güvenenlerdir.` buyurdu... (Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.) (2)
Yalnız Sana ...
İbn -i Abbas (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah buyurdu ki: `Ya Rab ! Yalnız Senin hükmüne teslim oldum, yalnız Sana iman ettim, yalnız Sana tevekkül ettim, yalnız Sana döndüm, yalnız Senin için mücadeleye girdim. Ya Rab ! Dalalete düşmekten izzetine sığınırım, Senden başka ilah yok. Sen ölümsüz, daima diri olansın. Oysa cinler ve insanlar ölümlüdür.` (Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.) (3)
İmanını artırdı
İbni Abbas (r.a.) şöyle demiştir: İbrahim (a.s.) ateşe atıldığı zaman `Hasbunallahu ve ni`mel vekil (Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.)` dedi. Muhammed (s.av .) de onu söyledi. Şöyle ki: (Kendisine) `İnsanlar size karşı ordular hazırladılar, o halde onlardan korkun.` dedikleri zaman, bu (söz) onların imanını artırdı ve: `Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir.` dediler. (Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)
İbni Abbas (r.a.), gelen bir diğer rivayete göre şöyle demiştir: İbrahim (a.s.) ateşe atıldığı zaman son sözü `Allah bana yeter. O, ne güzel vekildir.` olmuştur. (4)
Yüzümü sana yönelttim
Ebu Hureyre (r.a.) Resulullah `ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Cennet `e bir takım kavimler girer ki, bunların gönülleri (rızklarını aramada Allah `a tevekkül etmiş) kuşların gönülleri gibidir.` (Yani tevekkül sahibidirler.) (Müslim rivayet etmiştir.) (5)
Ebu Umare el-Bera b. Azib (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah buyurdu ki: `Ey filanca, yatağına girdiğinde: `Allah `ım kendimi Sana teslim ettim, yüzümü Sana yönelttim, işimi Sana bıraktım, Senden ümit var olarak, azabından korkarak sırtımı Sana dayadım. Senden sığınacak ve korunacak yer yine Sanadır . İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere iman ettim.` de. Eğer o gece ölürsen iman üzere ölürsün. Eğer sabaha çıkarsan hayra ulaşırsın.` (Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.) (6)
Endişen ne?
Ebu Bekir (r.a.) şöyle demiştir: `Biz (Hicret esnasında) mağarada iken, başımız ucunda (bizi arayan) müşriklerin ayaklarına baktım da Resulullah `a: `Ey Allah `ın Resulü , birisi ayaklarına bakacak olsa muhakkak bizi görür.` dedim.
Bunun üzerine Resulullah :
`Ey Ebu Bekir , üçüncüleri Allah olan iki kimse hakkında zannın (endişen) ne?` buyurdu. (Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.) (7)
Sana sığınırım
Ümmü Seleme (r.a.)` dan rivayet edilmiştir: Resulullah evinden çıkarken söyle derdi: `Bismillah . Allah `a tevekkül ettim. Allah `ım ! Sapmaktan, saptırılmaktan; (Senin yolundan) kaymaktan, kaydırılmaktan; zulüm yapmaktan, zulme uğramaktan; saygısızlık etmekten, bana karşı saygısızlık edilmesinden Sana sığınırım.` (Ebu Davud ve Tirmizi rivayet etmiştir.) (8)
Allah (C.C.) ona yeter
Amr Bin As (r.a.) anlatıyor: Resulullah buyurdu ki: `Şüphesiz her vadide Ademoğlunun kalbinden bir parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar). Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa, Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç aldırmaz. Kim de Allah `a tevekkül ederse, kalbinin her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah (C.C.) ona yeter. (9)
İnsanların en zengini
Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: `Kim insanların en şereflisi olmak isterse Allah `tan korksun. Kim insanların en güçlüsü olmak isterse Allah `a tevekkül etsin. Kim de insanların en zengini olmak isterse, kendi elindekinden çok Allah `ın nezdindekine bel bağlasın.` (10)
Allah `ın (C.C.) taktiri
Diğer bir hadiste şöyle buyurulmuştur: `Bir şey istediğin zaman yalnız Allah `tan iste. Yardım dilediğin zaman Allah `tan dile. Şunu iyi bil ki bütün yaratılmışlar elbirliği ile sana bir menfaat bahşetmek isteseler, Allah `ın sana yazdığından daha fazlasını bağışlayamazlar. Yine yaratılmışların tümü elbirliği ile sana bir zarar vermek isteseler, Allah `ın sana takdir ettiğinden fazlasını yapamazlar.` (11)
Yaratmasını beklemek
Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: `Ey Ebu Hureyre ! Allah `tan başka hiçbir şeye ümit bağlama. Allah `a tevekkül eyle. Bir arzun varsa Allah Teala `dan iste. Allah -ü Teala `nın adet-i ilahiyyesi (işi, kanunu ) şöyledir ki; her şeyi bir sebep altında yaratır. Bir iş için sebebine yapışmak ve sonra Allah Teala `nın yaratmasını beklemek lazımdır. Tevekkül de bundan ibarettir.` (12)
Selam ve duayla
