Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: '650 Numaralı Esir' Kadının çığlıkları
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ GÜNDEM ]·.
nasreddinhoca
'650 numaralı esir' kadının çığlıkları!

Birkaç gündür "esir" tutulan bir Müslüman kadının ve üç küçük çocuğunun trajedisini tekrar tekrar okuyorum. Beş yıl boyunca ABD'nin o meşhur "işkence merkezleri"nde kalan, yıllarca kendisinden haber alınamayan, hâlâ çocuklarının akıbeti tespit edilemeyen, CIA'nın gizli esir ticaretinin kurbanlarından birinin ibretlik durumunu izliyorum.

Bizzat devletler, meşru güçler ve kurumlar tarafından yönetilen, dış politika pazarlıklarına konu olan, dolarla alınıp satılabilen insanların hikayelerine özellikle yer veriyorum ben. Çünkü bu örnekler, bu insan hikayeleri, gezegenimizi kontrol altına almaya çalışan, önümüzdeki yüzyılı şekillendirmeye girişen ırkçı zihniyet hakkında entelektüel ve siyasi tartışmalardan çok daha fazla bilgi veriyor bize. Ve, nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuza dair dersler alıyoruz. Srebrenica soykırımının mimarlarını bile koruyanların, binlerce kurban üzerine gizli anlaşmalar yapabilenlerin yedi yıldır yaşadığımız bölgede imza attıkları kötülüklerin en dehşet verici örneklerini elbette çok sonraları öğrenebileceğiz. Ama biz, bildiklerimizi paylaşmanın çok önemli olduğuna inandık hep ve bunu yapmak için çaba harcadık. Bu yüzden de, yine böyle bir olayı aktarmak istedim.

İnsan hakları örgütlerinin hakkında kampanya başlattığı, dünya basınında az da olsa yer alan, Türkiye'de "timeturk" adlı haber sitesinin ısrarla takip ettiği Kandahar'daki işkence kampından Guantanamo'ya uzanan bir "hikaye" bu. Yeni nesil köle ticaretinin, 21. yüzyıla yönelik insan ticaretinin en ürkütücü örneklerinden biri.

Dr. Afiyet Sıddıki, Pakistan kökenli bir kadın. Yakın çevresi tam beş yıldır onu arıyordu. Kaçırıldığında en küçüğü bir aylık, en büyüğü dört yaşında üç çocuğu da kendisiyle beraber kayboldu. Nerede? Pakistan'ın Karaçi kentinden İslamabad'a gidecek uçağa binmek için havaalanına giderken. Sonradan, Pakistan polisi tarafından gözaltına alındığı ve para karşılığı ABD'ye "satıldığı" ortaya çıktı. O da, Pakistan güvenlik güçlerinin ABD yönetimine sattığı 750 kişiden biri oldu. Ya sonrası?

Tam beş yıl, Afganistan'da bilinmeyen bir yerde, gizli bir işkence evinde kaldı. Nerede olduğu bilinmiyordu gerçekten. Neler yaşadı, çocukları nerede, hâlâ tam olarak bilinmiyor. Dr. Sıddiki hakkında bilgi verenler kirli ticaretin diğer kurbanları oldu. Bagram'daki meşhur esir kampında kalan, Guantanamo'ya götürülenler onu biliyordu.

Sıddıki İngiltere vatandaşıydı. Amerika'da eğitim görmüş, MIT'de (Massachussetts Institute of Technology) tıp okumuş, nöroloji alanında çalışmıştı. Akrabalarını ziyaret etmek için Pakistan'a gittiğinde kaçırıldı ve satıldı. Afganistan işgali sırasında Taliban'a esir düşen, sonra bırakılan Yvonne Ridley, bu kimsesiz kadını aramaya başlar. Hikaye ile ilgili ABD basınında haberlere ulaşır. Pakistan mahkemelerine başvurur. Mahkeme 9 Eylül tarihine gün verir. İşte tam bu sırada Dr. Sıddıki ortaya çıkar. Nerede? Elbette ABD'de. New York'ta apar topar mahkemeye çıkarılır. Göğsünde kurşun yarası vardır ve zor ayakta durmaktadır. ABD kaynaklarına göre Afganistan'da ABD ile savaşırken daha yeni yakalanmıştır! Sıddıki silahla ABD askerlerine saldırmış, o sırada yaralanmış! Ne kadar da inandırıcı değil mi?

Hikayenin aslına dönelim. ABD'ye satılan, Bagram ve Guantanamo'da işkenceler gören sonra serbest bırakılan Muzzam Beg, kendisine işkence yapılırken duyduğu çığlıklardan kendi acısını unuttuğunu, çığlığın sahibinin Dr. Afiyet Sıddiki olduğunu söylüyor. Ekliyor: Gecenin karanlığını yaran ama kimsenin kulak vermediği bu çığlığın nerede geldiğini aradım. ABD üssünde işkenceye, tecavüze, dayağa, hakarete uğrayan tek kadın tutukludan geliyordu. Bu kadına tuvalet ihtiyacı bile herkesin gözü önünde, erkeklerin tuvaletlerini yaptığı yerde yaptırılıyordu." O kadının Dr. Sıddıki olduğu beş yıl sonra ortaya çıktı. İşkenceler sonunda bilincini kaybetmiş. Çocuklarının nerede olduğu hâlâ bilinmiyor. Kimse onu bu cehennemden kurtarmamış. Tamamen sahipsiz kalmış.

Dr. Afiyet Sıddiki 1972 yılında Karaçi'de doğdu. Şimdi düzmece bir senaryo ile New York'ta yargılanıyor. Yaralı, çökmüş. Bir kadın, tam beş yıl o meşhur işkence merkezlerinde kalıyor. Para ile alınıp satılan bir esir oluyor. Hangi siyasi hesap, pazarlık bu günahı gözümüzde meşrulaştırasilir.

İki resmini göreceksiniz. Biri diploma töreninde, diğeri şu an New York'ta mahkemeye çıkarıldığında çekildi.

Dikkatle bakın…




İbrahim Karagül-Yeni Şafak
islam ve kulluk
insanın yüreğini burkuyor insan olduğunu iddia edenlerin hayvandan daha aşağıca yaptıkları...
Cahar Dudayev
Allah belalarını versin! Yaşasın zalimler için cehennem! Bu köpeklerin cehennemdeki böğürüşlerini görmek ve duymak istiyorum.

Bu tip olaylar ya da gavur zulmü, gavur hayranlığı içinde olanlara ders olmalı diye düşünüyorum. İnşallah onları uyandırır. Bunları duyup da hala batı, Amerika vs gavur hayranlığı olanların aklından, samimiyetinden, insanlığından şüphe etmek lazım. Küfrün hiçbir zaman bir faydasının olmayacağını, faydanın ya da huzurun, adaletin, insanlığın ancak İslam ile olacağını, bunları görerek anlasınlar inşallah!

Allah belalarını versin!
Kaveller
ALINTI
Allah belalarını versin! Yaşasın zalimler için cehennem! Bu köpeklerin cehennemdeki böğürüşlerini görmek ve duymak istiyorum.


İnsanın gücünün yalnız lanet etmeye yetmesi de çok esef verici değil mi?

Evet amerikanın Allah belasını versin , ama ya sesini çıkarmayan müslümanlara ne demeli .

Yıllardır filistinde savaş var afganistanda savaş var , diğer yandada yükselen dubai otelleri var .

Şahsen ben artık böyle konulara bakıp '' vah vah tüh tüh'' demekten sıkıldım ayrıcada utanıyorum .
Şimdi vahlayıp tühleyip iki dakika sonra normal hayatıma dönüp hiç birşey olmamış gibi yaşayıp gideceğim .
Korkarım ki bizim gibi umarsız duyarsız müslümanların vebali ve hesabı daha ağır olacak .
Paçayı bu tarz konulara bakıp , biraz üzülüp Allah yardımcıları olsun deyip kurtaramayacağız sanırım.
Allah sonumuzu hayr etsin .
Cahar Dudayev
İslam ülkelerinin gaflette olduğu konusunda haklısın fakat kişisel olarak Müslümanları suçlamak pek doğru değil çünkü gücümüz kuvvetimiz belli. Elimizden geldiği kadarını yapabiliyoruz. İkincisi, Müslümanların (en azından bir kısmının) boş durduğu yok. Gayretli bir şekilde çalışanların sayısı da az değil. Kimse bizim elimizi kolumuzu bağlamıyor. Sadece lanet etmek ile yetinmek istemeyenler her zaman harekete geçebilir.

Ayrıca buğz etmek imandandır ve önemlidir. Ne olursa olsun her zaman buğz etmeye ve lanet etmeye devam edeceğim. Bu durum iman açısından uyanık kalmayı sağlar, motivasyonu artırır. Harekete geçmek için tetikler. Sadece lanet ile bile olsa tepkimizi vermeliyiz diye düşünüyorum.
asiLDuA
Selamun aleykum,

Sutünhaberde konulan resimler ile bu resimler bana çok farklı geldi.

Vallahi kardeşim ben bu haber yüzünden uyuyamadım,psikolojim bozuldu.

Yarın birgün bizlerin başınada gelmeyeceği nemalum diye binbir düşünce sarıyor insanı.

Bu domuzlar,Yolda geçen masum silahsız normal bir insana bile bunları yapıyor tek bu kadına değil.

Allahu teala zalimlerin zulmünden bütün mazlumları korusun.

Allah rızası için HER NAMAZINIZIN ARDINDAN HER GECE ESİRLER İÇİN DUA EDİN.BU DUA BÜTÜN MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE DÜŞEN BİR İBADETTİR.EĞER BİR MÜSLÜMAN BU ESİRLERE HİÇ DUA ETMİYORSA YAZIKLAR OLSUN ONA.


Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.