S.A.
Son günlerde dikkatimi çeken önemli bir konu var forumu takip eden dindar olsun dinsiz olsun mealci yada ehli sünnet yada başka anlayışta olsun herkesin başına gelebilecek yada karşılaşabileceği bir rahatsızlıktan bahsetmenin faydalı olacağını düşündüm.
Bu konu kişilik bozuklukları olarak adlandırılan psikyatrik bir rahatsızlık ve toplumda sık görülen %6-9 yani her 10 kişiden 1 inde rastlanılabilen rahatsızlıklar topluluğu.
Bazen bu kişi bir atesitdir bazen çok dindar hatta saf dindar olduğunu iddia edip soru soran biridir lakin bu tipler cevapları okumayan okusa da anlamaya çalışmayan, anlasa da işine gelmediği için umursamayan, cevap vermeyen bir insan grubudur
ve burada gerçekten doğru bildiği konuları bu tip insanlara anlatarak zaman ve emek harcayan ihlaslı ve ölçülü olduklarını gördüğüm gayette bilgili arkadaşları son derece rencide ediyor.
Bende bu durumdan rahatsız olduğum için gerek soru soranlara gerekse cevap vermeye çalışanlara bir ölçü olması için yada nasıl bir insan-zihniyet-kişilik profiliyle karşı karşıya olduklarını görmeleri için bu alıntıyı buraya yapıyorum.
Bu tür rahatsızlıkların belli gruba maledilmesi diye bir kural yok yani dinsizide yaklanabilir dindarı da.Bazı konularda özellikle soru cevaplarda konu uzayınca nasıl bir kişilik yapısıyla karşı karşıay olduğunuzu daha iyi tahlil edebiliyorsunuz.
Bunu alıntıyı yaparken yanlış anlaşilmasın "sen kim oluyorsunda bu konuda ahkam kesiyorsun" denebilir
el cevap:1 yıl psikoloji 1 yıl davranış bilimleri 3 ay psikaytri stajı yapmış biri olarak bunların doğruluğuna inanmanızı tavsiye ediyorum bir kimsenin fikirlerini-sorularını dinlerken bir kimsenin yazdığı cevabı -görüşü değerlendirirken aklınızın bir köşesinde buradaki bilgileri de hatırlamanızı tavsiye ediyorum.
Belki böylelikle daha az yorulur daha az üzülürüz.
Bu başlık belki "sağlık forumu" için daha uygun olabilirdi ancak son zamanlarda soru cevap yada diğer bazı bölümlerde islamın şeairine saldıran bazen dindar kisvesiyle ortalıkta dolaşan kendini en birinci dindar ilan eden bazı zatlar dinini yeni öğrenen yada bilgisi zayıf bazılarımızı yoldan çıkarmak için bilinçli çaba içindeler bizde buna karşı önlem almak boynumuzun borcu ve ilmimizin bir nevi sadakası olması cihetiyle ayrıca sebeb olan yapmış gibidir le onlara bu fırsatı verip ortak olurken karşına bir şey koyamadığımız için bunun burada olması hatta üst konu olması daha muvafıktır diye düşünüyorum.
KİŞİLİK BOZUKLUKLARI
Bu bozukluk kendisi, başkaları ve olayları algılama ; verdiği duygusal tepkilerin uygunluk, değişkenlik ve yoğunluğu ;kişiler arası işlevsellik ; öfke, heyecan, aşırı isteklerin,dürtülerin kontrolü olarak sınıflayabileceğimiz dört alanın en az ikisinde kendini gösterir. Başlangıcı ergenlik ya da genç erişkinlik hatta bazen daha küçük yas gruplarına dek uzanır. Bu durum başka bir ruhsal,fiziksel hastalığın ya da bir maddenin etkilerine bağlı olarak gelişen bir durum değildir.
Derin olarak yerleşmiş olan, sosyal kalıplara uymayan, yaygın, ısrarlı, uyumsuz davranış örüntüsüdür.
Genelde yaşamın çeşitli dönemlerinde uzun süreli zorlukların etkisiyle olur. Kendilerini karşısındakinin yerine koymakta zorlanırlar. Görülme sıklığı %6-9 oranındadır. Kişilik bozuklukları ilk bulgularını 15-20 yaş arası gösterir. Kadın-erkek oranı eşittir. Kişilik bozuklukları bir çok nedene bağlı olarak gelişir.
Tedavisinde psikanaliz, psikoterapi, ilaç tedavisi kullanılır. Başarı oranı düşüktür.
Kişilik Bozuklukları:
Paranoid Kişilik Bozukluğu
Şizotipal Kişilik Bozukluğu
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Sadistik Kişilik Bozukluğu
Kendine Zarar Verici (Yenilgin) Kişilik Bozukluğu
Çekingen (Kaçıngan) Kişilik Bozukluğu
Pasif-Agresif (Edilgen-Saldırgan) Kişilik Bozukluğu
Depresif (Çökkün) Kişilik Bozukluğu
Saplantı-Zorlantılı (Obsesif-Kompulsif) Kişilik Bozukluğu
Histrionik Kişilik Bozukluğu
Bağımlı Kişilik Bozukluğu-
--------------------------
Narsistik Kişilik Bozukluğu:
Kendini beğenme ve öz saygı ile aşırı ilgilenmenin olduğu bozukluktur. Üstünlük duygusu, beğenilme gereksinimi, kendini karşısındakinin yerine koyamama, küstahlık temel belirtileridir.
Aşağıdakilerden en az besinin varlığı ile erişkinliğin erken dönemleri de başlayan , üstünlük hisleri, beğenilme ihtiyacı ve kendini başkasının yerine koyamayıp, insanlara uygun yaklaşımlarda bulunamama ile seyreden bir rahatsızlıktır.
1-Kendisinin başkalarından çok daha önemli olduğu duygusu içindedir. ( gösterdiği başarıları , sahip olduğu becerilerini çok daha olağanüstü olarak görüp, yeterli bir temeli olmamasına karsın çok değerli ve yüksek bir şahsiyet olarak bilinmeyi bekler.)
2- Düşünceleri ,hayalleri büyük bir güç, engin bir deha, kusursuz bir güzellik ve mükemmel , sonsuz sevgi üzerinedir.
3-Özel, benzeri olmayan biri olup, kendisini ancak çok zeki ve ustun nitelikli kişilerin anlayabileceğini düşünür ve sadece bu kişilerle ilişki kurup, dostlarını bu kişilerden seçmeyi düşünür.
4-Çevresindekiler tarafından çok beğenilmeyi bekler.
5-Hak ettiği duygusu içindedir. Sahsına özel, başvuran diğer kişilerden farklı bir tedavi uygulanacağı düşünceleri ve davranışları içindedir.
6-Diğer insanlarla karşılıklı ilişkilerinde bencilce, çıkar düşünerek hareket eder. Başkalarının zaaflarından yararlanıp, hedeflerine ulaşmayı gözetir.
7-Kendini diğer kişilerin yerine koyup, onların hissettikleri , düşündükleri ya da ihtiyaçları konularını anlamaya ve bunlara saygı duymaya isteksizdir.
8-Genellikle başkalarının başarıları, yaptıkları , değerleri ve onların genel olarak varlıklarını kıskanabilirler. Diğerlerinin de kendilerini kıskandığını düşünürler.
9-Kendini beğenmiş, ukala ve küstahça tutumlar içine girerler.
Kendilerinin çok önemli , vazgeçilemez oldukları seklinde bir düşünce içerikleri vardır. Halk arasında"Büyük dağları ben yarattım" denen tavırlar içindedirler, gösterişçi ve kendini metheden konuşma ve davranışlar içindedirler. Bunların karşılığında bekledikleri ilgi, övgü , hayranlık ifadeleri ile karsılaşmadıklarında hayrete düşüp, hayal kırıklığı ve mutsuzluk dönemleri yasayabilirler. Başkalarının da kendi başarılarındaki katkısını gözardı edip, onları hesaba katmazlar. Otorite ya da üst düzey kişilerle ilesin kurmak için çabalayıp, bağlantı kurdukları bu kişilere abartılı nitelikler atfederler. Bu şekilde kendilerini de bu kişilerden varsayarlar. Daima bir kurumun en yetkilisi ( başhekim, profesör, mudur, komutan, işveren vs.) gibi en yetkili ile iletişime geçip, diğerlerinin fikirlerine aldırmazlar.
Devamlı olarak birselde ne kadar iyi oldukları, oradakilerin kendilerini nasıl el üstünde tutup, değer verdiği, sevgi ve saygıyla karşılandığı üzerinde düşünürler. Çevrelerinden sürekli övgü, alkış beklerler. Sıra beklemek, izin istemek, yol vermek onların sözlüğünde olmayan kavramlardır. Çünkü kendilerine göre hersele hakları vardır ve daima bir öncelikleri olduğu düşüncesi içindedirler. Başkalarından bu konularda destek ve yardim göremediklerinde öfkelenirler. Başkalarını kendi isleri ve keyfi için köle gibi kullanabilir, yakın çevrelerini üst düzey ya da kendilerini pohpohlayacak kişilerden seçerler (en güzel ,en tanınmış kişiyle görünmek, arkadaşlık etmek, bu amaçla o tur kişilerin bulunduğu sosyal klüp, derneklere girip,faaliyetlerde bulunmak gibi).
Diğer kişilerin içinde bulundukları durumlar konusunda aşağılayıcı, eleştirici, ilgisiz ve hafife alır bir tavır sergilerken, kendinin karsılaştıklarını derinlemesine aktarmaya çalışarak cifte standart uygulayabilirler.
Herkesin başarısına haset edip, onların hiç birsele layık olmadıkları, kendilerinin de isterlerse kolayca onu yapabileceklerini düşünürler.
Kendilerine yapılan en ufak yapıcı eleştiri ya da düzeltme,ekleme ve öneri bu kişileri ağır bir şekilde yaralayabilir. Bu durumda küçük duşmuş, mahvolmuş ,ortada bırakılmış hissedebilirler. Bu durumda aniden hiddetlenip, kırıcı olabilirler. Bunlardan ötürü sosyal ilişkileri bozuk olup başarıları devamlı olamaz. Başkaları ile yarışma gerektiren islerde yenilme riski nedeniyle ,bu islere karsı isteksizlikleri is ve sosyal hayatta beklenen düzeyin altına düşmelerine yol açabilir. DEVAMI>>
