Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Fadime Telekız Kalkancı Alkolikti
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ GÜNDEM ]·.
DERWİSH
'İrtica' yaygarasıyla inançlı insanları karalayarak 28 Şubat askeri müdahalesine zemin hazırlamak üzere kurulan kirli tezgah yıllar sonra aydınlandı. Ergenekon'da ifadesine başvurulan gizli tanık, bir dönemin çirkin senaryolarını tüm açıklığıyla anlattı.

Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan bir gizli tanık, 28 Şubat döneminde kurulan çirkin tezgahların, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz ve Ali-Emire Kalkancı skandallarının perde arkasını gözler önüne serdi. İşte korkunç senaryonun detayları:

Refah Partisi'nin giderek oylarını artırdığını ve bunun hiçbir şekilde önüne geçilemediğini gören darbeciler, büyük şehirlerde, toplumun nabzını en iyi tutan meslek grubu olan taksicilerle görüşüp tahlil yaptılar. Taksiye binip şoförlere, Refah Partililerin yaptığı iddia edilen yolsuzlukları anlattılar. 'Bunlar Türkiye'yi İran'a çevirecek' dediler. Gördüler ki bu iddiaları, taksiciler ciddiye almıyor. Sonra taksicilere, 'Filanca tarikatın şeyhi, kadınlara kızlara tecavüz etmiş' şeklinde hayali hikayeler anlattılar. Taksiciler buna çok sinirlendi. 'Vay namussuz, şerefsizler' dediler.

Ha demek ki Türk toplumunun en hassas tarafı burası; namus, belden aşağı mevzular. Hemen bu yönde senaryolar hazırlamak için kollar sıvandı.

ORDUEVİNDE YEMEK

Senaryoları darbeciler adına Veli Küçük organize ediyordu. 'İhale', Turgut Yağ Sanayi'nin sahibi Turgut Büyükdağ'a verildi. Veli Küçük'le Turgut Büyükdağ, bir akşam Harbiye Orduevi'nde buluşarak baş başa yemek yediler ve 'senaryonun' ayrıntılarını konuştular.

EKİP KURULUYOR

Senaryonun finansörü Turgut Büyükdağ, organizatörleri, Strateji Dergisi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ümit Oğuztan, Sisi olarak bilinen transseksüel Seyhan Soylu ve Polis Müdürü Ümit Bavbek'ti. Bütün görüşmeler, Büyükdağ'ın sahibi olduğu, Nişantaşı Akkirmanlı Sokak'taki Strateji Dergisi'nin ofisinde yapılıyordu.

Önce işe iki tarikat şeyhi bulunarak başlandı. Birisi, sıra dışı kıyafetleriyle dikkat çeken Aczmendi Tarikatı'nın Lideri Müslüm Gündüz, diğeri de çevresinde 'cinci hoca' olarak tanınan Ali Kalkancı idi.

PAVYONDA ÇALIŞIYORDU

Sıra, tarikat şeyhlerine kadın bulmaya gelmişti. Ümit Oğuztan, Aksaray'da, sonradan Hanedan Restoran olarak değişen pavyonda çalışan Fadime Şahin'i bu iş için ayarladı. Şahin, iddialara göre konsomatrislik yapıyor, Sisi ve Ümit Oğuztan tarafından erkeklere pazarlanıyordu. Ümit Oğuztan ve 'basın danışmanı' Sisi, Fadime Şahin'e büyük paralar vaat ediyorlardı. Fadime Şahin, hemen bir tesettür mağazasına götürüldü ve iki takım tesettür kıyafeti ve renk renk eşarplar alındı.

Alkolik ve işsiz Kalkancı'yı eğitip hacca gönderdiler

Askeri müdahaleye zemin hazırlamak ve kamuoyunu yönlendirmek amacıyla amacıyla birbiri ardına ortaya çıkartılan sözde skandallar, 28 Şubatçılar tarafından tek tek planlanmıştı. O günlerde TV ekranlarını uzun süre meşgul eden 'irtica' haberlerinin başlıca konukları arasında yer alan sahte şeyh Ali Kalkancı ise, bu skandal üretiminin tipik bir örneğiydi. Darbe tezgahının figüranlarından birisi olarak kamuoyuna sunulmak üzere hazırlanan Ali Kalkancı, ünlü bir işadamının kızı olan Emire Ersoy ile tanıştırıldı. Evlenmeleri için ortam hazırlandı.

Ancak ünlü işadamı, işsiz güçsüz ve alkolik biri olarak bilinen Ali Kalkancı'ya kızını vermek istemiyordu. Kalkancı dini konularda eğitime tabi tutuldu, rolü ezberlettirildi. Sonra da hacca gönderildi. Dönüşte, Kalkancı'ya kız istemek için Emire'nin babasının kapısı çalındı. Kızını vermeye yanaşmayan babaya bu kez kendisi hakakında tutulmuş bazı dosyalar gösterildi. Baba, “Sen bize yardımcı olursan biz de sana yardım ederiz, dosyaları yok ederiz. Ayrıca bu bu işin olmasını Peygamber efendimiz de istiyor' denilerek ikna edildi.

Tezgah sonuç verdi Refahyol düşürüldü

İİktidarın büyük ortağı olan Refah Partisi'nin giderek oylarını arttırdığını gören ve gidişattan hoşnutsuz olan darbeciler, askeri müdahaleye zemin hazırlayabilmek amacıyla çalışmalara başladı. Büyük şehirlerde yapılan anketlerle halkı hangi konuların etkileyebileceğini tespit eden darbeciler hazırlana senaryo gereği irtica yaygarasına başladı. TV kanallarına servis edilen dosyalar birer ikişer ortaya çıkarılıyordu. Tezgahın son halkası olarak Sincan'da tanklar yürütüldü ve Refahyol hükümeti çekilmek zorunda kaldı.

PAVYONDAN TARİKAT ŞEYHİNE

Ismarlama skandal için bir pavyondan ayarlanan Fadime Şahin'in, kısa sürede İslami konulara adapte edilmesi gerekiyordu. İslami kesimin önde gelen bazı isimleriyle tanıştırıldı. Bu sırada, tanıştığı isimlerden biri de Aczmendi Tarikatı'nın Lideri Müslüm Gündüz'dü. Sonra Fatih'te 'staja' tabi tutuldu. Zaten Sultanbeyli'de yaşayan muhafazakar bir aileden geliyordu. Kısa sürede belli konularda bilgi sahibi olması sağlandı.

Senaryo gereği skandalların patlatılması için toplumun dini duygularının yoğun yaşandığı Ramazan ayı seçilmişti. 29 Aralık 1996 tarihinde, aylardır gazete sayfaları ve televizyon ekranlarında ilginç kıyafet ve bastonlarıyla haberlere konu olan tarikatın lideri ile başka bir tarikatın çevresinde büyük saygı gören liderinin gayri meşru ilişkileri art arda toplumun gözünün önüne seriliyordu. Müslüm Gündüz, bir gazete yazarı olan arkadaşının evinde Fadime Şahin'le basılıyor, ünlü işadamının güzel kızının, bir tarikat şeyhi tarafından nasıl kandırılarak tuzağa düşürüldüğü manşetlere taşınıyordu.

VE HÜKÜMET DÜŞÜYOR


Senaryoyu yazanlar, istedikleri sonucu almakta gecikmiyorlar. Bir yandan Sincan'da tanklar yürütülüyor, diğer yandan da Türk basınının etkin gazete ve televizyonları, 'irtica' kampanyaları başlatıyor. Aylardır süren 'Bırakın' baskısı, art arda patlayan skandallar sayesinde sonuç veriyor. Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin koalisyonundaki Refah Yol Hükümeti'nin Başbakanı Necmettin Erbakan, 18 Haziran 1997 tarihinde istifa ediyor. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini, DYP Lideri Tansu Çiller'e değil, ANAP Lideri Mesut Yılmaz'a veriyor.

Bol andıçlı antidemokratik 28 Şubat süreci

28 Şubat 1997'de MGK, hükümetin uygulamalarını eleştiren ve irtica ile mücadele çağrısı yapan 18 maddelik bildiri yayınladı.

Refah Partisi (RP) ve Doğruyol Partisi'nin (DYP) oluşturduğu koalisyon hükümetinin başkanı, Başbakan Necmettin Erbakan 18 Haziran'da istifa etti.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, iki parti arasındaki protokolü dikkate almadı ve yeni hükümeti kurma görevini DYP lideri Tansu Çiller yerine ANAP lideri Mesut Yılmaz'a verdi.

12 Temmuz'da ANAP, DSP ve MHP koalisyonu kuruldu.
MGK bildirisi uyarınca zorunlu temel eğitim 8 yıla çıkarıldı. İmam hatip liseleri de dahil, meslek liselerinin orta bölümleri kapatıldı.

21 Mayıs'ta RP aleyhine kapatma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi 18 Ocak 1998'de RP'yi kapadı, Erbakan ve 6 kişiye 5 yıl siyaset yasağı konuldu.

Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı olan Çevik Bir'in, yasadışı "Batı Çalışma Grubu"nun kurucularından olduğu ortaya çıkarıldı. Grup, vatandaşları fişliyordu.

25 Nisan 1998'de Hürriyet ve Sabah gazetelerinde PKK itirafçısı Şemdin Sakık'ın ifadelerine dayanılarak aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup tanınmış kişinin "PKK destekçisi" olduğu iddiası yayınlandı. Sakık'ın ifadesinin sahte olduğu, Genelkurmay'ca psikolojik harekat çerçevesinde sızdırıldığı ortaya çıktı.

"Post-modern darbe" deyimini ilk kullanan Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, Refahyol'u nasıl düşürdüklerini şu sözlerle övünerek anlatıyordu: "Tek bir mermi atılmadı, tek bir burun kanamadı. Tıpkı NATO'nun Varşo Paktı'nı teslim alması gibi."

yenişafak
Linkinpark
28 Şubat'a çanak tutan bu zihniyetin acaba Dennis kafalılar halen avukatlığını yapacaklarmı?
kilic_aygül
Demek ki İslamcı muhafazakar diye bilinen kimseler, kafirlerin çarkına, ortada paylaşamadıkları pastaya yani POLİTİKAYA girip, onlara ortak olmaya kalkmasalar belki de bu kadar uğraşılmıcak Müslümanlarla...
Hileler tuzaklar hazırlanmıcak. Eğer bunlar gerçekten doğruysa. Doğru da olabilir. İnsanlar en ufak dünya menfaati için ne entrikalar çeviriyolar. En tepedeki iktidar için neler yapmazlar.
Zaten Müslümanın küfür düzeninin içinde işi yok. Bıraksak onlar kendi kirli düzenlerinin içinde depelenedursunlar. Biz asıl olması gerekenleri yapsak daha hayırlı olacaktır inşallah.
Ama maalesef iktidar tutkusu müslüman-muhafazakar denilen kesimleri de cezbediyor.
Linkinpark
ALINTI(kilic_aygül @ Aug 7 2008, 07:10 PM) *


Ama maalesef iktidar tutkusu müslüman-muhafazakar denilen kesimleri de cezbediyor.


Dinin dinsizler tarafından yasaklandığı ve ibadetin engellendiği bir ülkede yaşadığını düşün.. O vakit müslümanların neden mücadele verdiğini anlarsın..
_Alevi_
hadi diyelim bu fadime şahin pavyondan geldi , mübarek adam karıyı koynuna alıyorda , yine kadınmı suçlu oluyor .

müslüm gündüz ,o kadar müslümansa tutsaymış uçkurunu .
kilic_aygül
ALINTI(Linkinpark @ Aug 7 2008, 08:45 PM) *

Dinin dinsizler tarafından yasaklandığı ve ibadetin engellendiği bir ülkede yaşadığını düşün.. O vakit müslümanların neden mücadele verdiğini anlarsın..

Müşrikler Resullah sav efendimize anlaşma teklif ettiler. Hem onun Allah ı hem bizim ilahlarımız hüküm sürsün. İktidar istiyosa iktidar, para istiyosa para, kadın istiyosa en güzel kadınları verelim dediler. Resullah ın cevabı ise "sağ elime güneşi sol elime ayı verseler yolumdan dönmem".
Bugün ise müşriklere bu anlaşmayı adeta müslümanlar teklif eder oldu onursuzca..
Müslümanın mücadelesi, onların önderi, örnek alması gereken tek insan olan resullah gibi olması gerekirken, şirkle uzlaşmaya çalışmanın adına mücadele mi diyorsunuz?
Öncelikle nebevi metodu öğrenip anlayıp düşünürseniz belki müslümanın mücadelesinin nedenini nasılını bilakis siz anlarsınız birgün inşallah..
Selametle inşallah..
kilic_aygül
ALINTI(_Alevi_ @ Aug 7 2008, 11:16 PM) *

hadi diyelim bu fadime şahin pavyondan geldi , mübarek adam karıyı koynuna alıyorda , yine kadınmı suçlu oluyor .

müslüm gündüz ,o kadar müslümansa tutsaymış uçkurunu .

Burda anlatılmak istenen hepsinin oyuncu olduğu..
_Alevi_
ALINTI(kilic_aygül @ Aug 8 2008, 03:07 AM) *

Burda anlatılmak istenen hepsinin oyuncu olduğu..



madem hepsi oyuncu , onca adam aczimendi müslümün peşinden neden gidiyorlar , bu lafı bir aczimendiye söyleseydin , senide kafir ilan etmişti bile.
kilic_aygül
Bana niye hesap soruyosun.
Burda anlatılan, iddiayı aktarıyoruz.
Her zaman birileri birilerinin peşinden bi şekilde gidiyor sonuçta.
Her peşinden gidilen doğru yoldadır diye bi kural var mıdır?
TEVHİDci
ALINTI(kilic_aygül @ Aug 8 2008, 03:02 AM) *

Müşrikler Resullah sav efendimize anlaşma teklif ettiler. Hem onun Allah ı hem bizim ilahlarımız hüküm sürsün. İktidar istiyosa iktidar, para istiyosa para, kadın istiyosa en güzel kadınları verelim dediler. Resullah ın cevabı ise "sağ elime güneşi sol elime ayı verseler yolumdan dönmem".
Bugün ise müşriklere bu anlaşmayı adeta müslümanlar teklif eder oldu onursuzca..
Müslümanın mücadelesi, onların önderi, örnek alması gereken tek insan olan resullah gibi olması gerekirken, şirkle uzlaşmaya çalışmanın adına mücadele mi diyorsunuz?
Öncelikle nebevi metodu öğrenip anlayıp düşünürseniz belki müslümanın mücadelesinin nedenini nasılını bilakis siz anlarsınız birgün inşallah..
Selametle inşallah..


good.gif
ALINTI(bilal arslan @ Apr 23 2008, 10:46 PM) *

kula kulluktan ALLAH'a kulluğa getirebilirdi ama yapmadı.
hatta günümüzdede bazı partilerin yapmaya çalıştığı gibi kula kullaktan ALLAH'a kulluğa getirmeye çalışmadı.
yazıdaya yazdığı gibi zor olan yolu seçti.
ama bir yol daha önüne getirildi onuda yapmadı resulullah (s.a.v)
mekkenin ileri gelen müşrikleri şöyle bir teklif sundular: ''bir yıl senin ilahına ibadet edelim bir yıl sen bizim ilahlarımıza ibadet et.''
ama resulullah (s.av.) kabul etmedi ve şöyle buyurdu o kafirlere:
''bir elime ayı verseniz bir elime güneşi verseniz ben davamdan dönmem'' dedi.
burdaki ibadetten kasıt hüküm koymadır. yani teklifin aslı: ''bir yıl senin ilahının kanunları ile yönetilelim bir yıl bizim ilahlarımızın kanunları ile yönetelim.''

ama dediğim gibi resulullah (s.av.) bunu kabul etmedi onun izlemediği bir metodu müslümanlarında izlememesi lazım.



selam hidayete uyanlara olsun.
asiLDuA
O zamanlarda bu olay öyle damga vurmuştu ki,İnsanların gözünde her sakallı müslüm gündüzcü bir sapık rolündeydi.

Ve devletin hizbullah örgütünü kullanarak işlettiği cinayetler sebebi ilede,Her hizbullahçı Zalim canavar görünümündeydi.

Ve..sonuç olarak.İstediklerini yaptılar.Halkın beynine bu kelimeleri güzel bir şekilde yerleştirdiler.

Ey müslüman,Kalk ayağada bak gör,Dininle nasılda dalga geçiliyor.

Hemde ne oyun ve ne tezgahlarla.

VE sen hala tağutu red etme..Batıl ve Hakkı bulamaç yapıp içmeye devam et.

Zafer azınlık grubunun üzerine olucaktır.Zafer Tağutu red edip,Allahın safını tutanların olucaktır.Gönül isterdi ki bu azınlık olmasın az olmasın çook olsun.Ama sünnetullah bu..

Allah resulu buyuruyorki; Sizlere öyle bir zaman gelicek ki,namazlarınızı kılmayı geçiktiren alıkoyan yöneticiler olucaktır.Oradan Abdurrahman bin avf radiyallahu anh sesleniyor;
-Yaresulullah peki o zamana yetişirsem ben ne yapayım

-Banamı soruyorsun ey abd Onlara itaat etme ! buyuruyor nebi.

Bu halk hala , Allahın yasakladığı içkiyi helalleştirip,hatta teşvik eden marketlere satan güvence altına alıp tekel yapan,Allahın yasakladığı zinayı İL İL YAYAN KERANELER AÇAN,Sisteme '' ULUL EMR '' Diye itaat etmeye devam ettiği müddetçe,Bunlar daha çok olur..

Kuran sayfaları ha yırtılıp atılmış,Ha kurandaki emirler hükümsüzlük kaydıyla kaldırılmış.Bu ikiside aynıdır.

Ama bu millet için din ve Kuran hiçbirşey ifade etmiyor.

Aynı yahudiler gibi,

Yahudilerde şöyle diyordu; semina ve asana işittik ama itaat etmeyeceğiz.



Linkinpark
ALINTI(kilic_aygül @ Aug 8 2008, 03:02 AM) *

Müşrikler Resullah sav efendimize anlaşma teklif ettiler. Hem onun Allah ı hem bizim ilahlarımız hüküm sürsün. İktidar istiyosa iktidar, para istiyosa para, kadın istiyosa en güzel kadınları verelim dediler. Resullah ın cevabı ise "sağ elime güneşi sol elime ayı verseler yolumdan dönmem".
Bugün ise müşriklere bu anlaşmayı adeta müslümanlar teklif eder oldu onursuzca..
Müslümanın mücadelesi, onların önderi, örnek alması gereken tek insan olan resullah gibi olması gerekirken, şirkle uzlaşmaya çalışmanın adına mücadele mi diyorsunuz?
Öncelikle nebevi metodu öğrenip anlayıp düşünürseniz belki müslümanın mücadelesinin nedenini nasılını bilakis siz anlarsınız birgün inşallah..
Selametle inşallah..



Sapla samanı birbirine karıştırma..

Senin bahsettiğin dönemdeki yönetim anlayışları ile şu ankiler arasında uçurumlar var.. Sistem çok farklı...

Kaldıki Hz. Muhammed (sas) ile günümüz liderlerini kıyaslama..

Ben sana net cevap verdim. Oturduğunuz yerden tağuta küfrederek mi düzelteceksiniz dünyayı
?
kilic_aygül
anlayışın kıtsa artık ne diyim..

Hz.Muhammed sav in pisliği olamaz günümüzdeki liderler..
Kıyaslama yapmadım örnek alınması gerekeni söyledim. Bunları birbirinden ayırabilecek kapasiteye inşallah birgün sahip olursunuz..

Hiç değilse oturduğumuz yerden tağutu beslemicez..

Artık anlayana sivrisinek saz..
Allah zihin açıklığı versin anlamayan arkadaşlara..
Linkinpark
İyi o zaman oturduğun yerden tağuta küfret .. Bu vesileyle;

Dünyaya İslamı hakim kılarsın.. biggrin.gif biggrin.gif smile.gif

Ayrıca ben orda sistemden bahsettim.. İstersen bir daha okuyuver...

Gerçi sizin tağut anlayışınızda çok acayip ama. neyse..

Cahar Dudayev bi ara güzel bir soru sormuştu;

"Anayasanın 4. maddesini oturduğunuz yerden tağuta küfrederek mi değiştireceksiniz."
DERWİSH
KIŞLADA ÖZEL EĞİTMİŞLER!!!

Ergenekon’un Çöküşü kitabı ile gündeme damgasını vuran Zihni Çakır, 28 Şubat süreci, 1 numara ve Ergenekon Terör Örgütü’nün sonunun neye varacağı ile ilgili gündemi sarsacak iddialarda bulundu.

Ergenekon Terör Örgütü hakkında geniş kapsamlı bilgilerin yer aldığı, “Ergenekon’un Çöküşü 1 ve 2” ile “Kod adı darbe” kitaplarının yazarı gazeteci Zihni Çakır, 28 Şubat sürecinin önemli aktörlerinden olan Aczimendi Tarikatı’nın müritlerinin asker tarafından kışlada ve Yalova'da eğitildiğini ileri sürdü.

Ergenekon Terör Örgütü’nün gerçek anlamda deşifre edilmediğini söyleyen Çakır ayrıca, Ergenekon’un, Veli Küçük, Hurşit Tolon, Şener Eruygur ve Doğu Perinçek sarmalına hapsedilmesinin “1 numarayı” koruma amaçlı bir ‘dezenformasyon’ süreci olduğunu söylüyor.

Tutuklu bulunduğu Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gazeteci Arzu Erdoğral’a 4 sayfalık bir mektup gönderen Zihni Çakır, Ergenekon yapılanmasının üyeleri arasında emekli paşalar, eski bakanlar ve etkili isimlerin de bulunduğu “Encümen’i Daniş” örgütüne dönüşebileceği ihtimaline dikkat çekerek yeni bir tartışma başlattı…

ACZİMENDİLERİ KIŞLADA EĞİTTİLER!
28 Şubat sürecine damgasını vuran Müslüm Gündüz’ün liderliğindeki Aczimendi Tarikatı şeyhlerinin, dönemin ‘bir üst düzey komutanı’ tarafından memleketlerinden uçakla İstanbul’a getirtilip, bir kışlada görevlerinin tevdi edildiğini ileri süren Çakır, üst düzey komutanın emriyle, tarikat mensuplarına bir medya patronunun ödeme yaptığını söyledi.

Aczimendi Tarikatı’nın şeyh ve müritlerinin feribotla Yalova’ya getirilip burada, bir uyuşturucu kaçakçısının villasında ‘görev eğitimine’ tâbi tutulduğunu, bu şahıslara ‘dini bilgisi yüksek’ bir gazeteci tarafından din eğitimi de verildiğini ifade eden Çakır, 28 Şubat sürecinde cereyan eden olayların perde arkasının aralanması için ise bir takım sorular yöneltti.

Çakır’ın çok tartışılacak soruları şöyle:

EMİR KOMUTANDAN ÖDENEK MEDYA PATRONUNDAN

- 28 Şubat dönemin sözde tarikat şeyhleri hangi ‘kudretli komutan’ın emriyle, memleketlerinden uçakla getirilip hangi kışlaya ait devriye aracıyla, kışlada senaryodaki rolü tevdi edilmiştir?

- Bu senaryonun kahramanlarının ödeneği hangi medya patronu ve sermaye sahipleri tarafından, o kudretli komutanın emri ile temin edilmiştir?

- Bu şahıslar hangi feribotla Yalova’ya getirilmiş, Yalova’da hangi uyuşturucu kaçakçısının villasında ‘görev eğitimine’ tabi tutulmuştur?

- Bu işlemler sırasında ve aktör şeyhlerin(!) yanına hangi ünlü mafya babasının kardeşi cezaevinden alınıp, bazı askerler tarafından getirilmiştir?

MÜRİTLERE İLK DERS DİNDAR GAZETECİDEN!

- Villadaki ilk buluşmada dini bilgisi fazla diye bilinen hangi ünlü gazeteci de bulunmuştur?

- Villanın sahibi uyuşturucu kaçakçısı İran asıllı şahıslara hangi İçişleri Bakanı döneminde T.C. kimliği verilmiştir?

- Bu operasyonu yürütmekle görevlendirilen üst düzey jandarma subayı hangi mafya liderinin en yakın adamı ‘özel kalemi’ olmuştur?

28 ŞUBATÇI GAZETECİLERE ÇAĞRI

Mektubunda bu sorular ortaya çıkmadan ne 28 Şubat ne de 28 Şubat’a ‘bir kol’ olarak bağlantılandırılan Ergenekon Örgütü’nün doğru tanımlanamayacağını söyleyen Çakır, 28 Şubat döneminde bazı nedenlerle post modern sürece katkıda bulunan gazetecilere çağrıda bulunarak, sis perdesinin aralaması için el birliği yapılmasını istiyor.

Ergenekon Örgütü’nün tamamen Veli Küçük’e mal edilmesinin, “1 numara” adı verilen şahsın deşifre edilmemesi için uygulanan bir strateji olduğunu ifade gazeteci Zihni Çakır, medyada, Ergenekon Örgütü’ne yönelik değil de tamamen kişiler üzerinden sorgulama yapılmasının kafa karıştırıcı olduğuna dikkat çekti. Mektubunda, medyanın Susurluk ve Şemdinli olaylarında da aynı davranış biçimini sergilediğini, Ergenekon’da bu tutumun devam etmesi ile örgütün gerçek yüzünün ve 1 numaranın ortaya çıkarılmasının engellendiğini belirten Çakır, Ergenekon’u Doğu Perinçek, Veli Küçük, Hurşit Tolon sarmalına hapsedilerek örgütün kurumlardaki varlığının devamının sağlandığını belirtti.

DEVEYİ PİREYE YÜKLEDİLER!

İddianame ile ilgili olarak 1 numaranın tespit edilememiş olmasının Ergenekon örgütünün kökten tasfiyesi yerine sivri uçlarının törpülenmesi kuşkularını artırdığını ifade Çakır, ortaya atılan isimlerle pireye deve yüklendiğini belirtiyor. Ergenekon’un sadece Veli Küçük ile ilgili bazı iddialar bağlamında tartışmanın, hem Küçük’e yapılan bir insafsızlık, hem de örgütün gerçek hamileri ve liderini korumaya yönelik dezenformasyon olduğunu belirten Çakır mektubunda şu ilginç yorumu yapıyor; “Ergenekon’un lideri diye Hurşit Tolon ya da Şener Eruygur ismini öne sürmek deveyi pirenin sırtında taşıtma iddiası kadar tutarsızdır.”

YÜZDE 47 DE LAİKLİK KARŞITI!

AK Parti’ye açılan kapatma davasında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla, Ak Parti’nin ‘durumdan vazife çıkarmak sabıkalı üniformalı oligarşiye hedef gösterildiğini’ söyleyen Zihni Çakır, 11 üyenin 10’ununun AK Parti’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olarak kabul etmesinin, Ak Parti’ye oy veren yüzde 47’nin de laiklik ilkesi karşıtı olduğu anlamına geldiğini aktarıyor.

ERGENEKON ENCÜMEN-İ DANİŞ’E Mİ DÖNÜŞECEK?

Gazeteci Yazar Zihni Çakır, Ergenekon iddianamesinden yansıyan ve bir gizli tanığın ifadeleri ile ortaya çıkan kendi deyimi ile “28 ŞUBAT KOMEDYASI” ile ilgili olarak çarpıcı tespitlerde bulundu. 28 Şubat döneminin ana argümanı yapılan sözde tarikat ve müritlerinin, post-modern darbe organizatörlerince görevlendirildiğini, kıtalar olarak ceplerine para konularak sokaklarda arız endam ettirildiklerini daha önce de işret ettiğini söyledi. Ak Parti’ye kararı bu yönde okumasını tavsiye eden Çakır, bugün Ergenekon diye adlandırılan örgütün yarın, üyeleri arasında emekli paşalar, eski bakanlar ve etkili isimlerin de bulunduğu “Encümen’i Daniş” örgütü olarak çıkabileceği ileri sürüyor.

habervakti
kemalarca


BU YAZIYI İLK DEFA BU GÜN OKUYORUM. İNANIN ÇOK GÜLDÜM.

ÇOK İYİ OLMUŞ, MÜSLÜMANLIĞIN SİMGESİ FADİME ŞAHİNİ,ALİ KALKANCIYI,MÜSLÜM GÜNDÜZÜ VE

ACZMENDİLERİ TEMİZE ÇIKARMIŞLAR.

ŞİMDİ Bİ TEK İSLAM CAMAATİNDE İSLAMIN KILICI OLARAK BİLİNEN

MEŞHUR HÜSEYİN ÜZMEZ KALDI Bİ DE ONU TEMİZLEYEBİLSELER HİÇ Bİ DERDİMİZ KALMIYACAKTI. !!!!!!!!
fani olanı istemem
Bunların hepsi piyon hepsinin arkasında iliminati var

Önyargıyı parçalamak Atomu parçalamakdan daha zor
Alberth AYNŞTAYN
Günümüz dünyası insanları,kitle iletişim araçlarının beyinlerinde
yaptığı tahribatla ,adeta uyuşturulmuş,boş malayani işler peşinde
koşmaktan burunlarının ucunda gelişmekte olan ,önemli olayları
fark etmemekte, kayıtsız kalmaktadır.İnsanlar robotlaşmış vaziyette,
suni yiyeceklerle beslenen tüketiciler olmakta ,düşünmekten yoksun,
ona yutturulan kültür adı altında, falanın filanın selilütleri,falanın
filanın attığı goller, dünya gündemlerinin birinci sırasını oluştur
maktadır.
Nebiler tarihini inceleyecek olursak ,onlara inananların başta küçük topluluklar olduğunu tespit edebiliriz.Hz İsa ya 12 havari
tabii olmuş biriside satmışdır.Günümüz dünyası zaaf ve ego diye
tanımladığı insanın zayıf tarafını eskiler nefs demişler.Şeytan
bu zayıf noktaları taciz etmiş çoğunlukla başarılı olmuş.
Hz.Muhammed S.A.S tebliğinin ilk on yılında O’ na tabii
olan sayısı sadece oniki kişidir.O ‘da diğer nebiler gibi aynı
suçlamalara maruz kalmış, o zamanın medyasını oluşturan
şairler hakim güçlerin etkisiyle halkın nazarında küçük düşürülmek
istenmiş anti probaganda ile alay edilmiş,aşağılanmış,cinli denilmiş
delirmiş denilerek iftiralarla, yaftalar yapıştırılmak istenmişdir.
Hakim güçleri oluşturanların Dini kendi otoriteleri altında tutmak
İsteyen o zamanın Din büyükleri vede Servet sahiplerinin olması
düşündürücüdür. Geniş halk kitleleri bu tiplerin dediğini dinlemişler.
Tarih tekerrürden ibarettir.Günümüz çok farklı değildir.Beklenen
RESUL aynı muamelelere maruz kalmışdır.

Merhum Mehmet Akif ERSOY
‘ O’ Nuru gönder İlahi asırlar oldu yeter
Bunaldı milletin afaki bir sabah ister

‘O ‘kutlu şahıstan özlem dolu satırları yazarken gelmesinin yakın
olduğunu ilmiyle ve kalbiyle anlamışdır.Darısı anlamak için kafa
yoranların kalbini açmak isteyenlerin başına

Konuları üç başlık altında toplarsak

1- DECCALİZM VE DECCAL
2- HİCRİ 1400(1978) DEN BUGÜNE YAŞANAN OLAYLAR
3- MEHDİ RESUL VE TARAFTARLARI

1- DECALİZM VE DECCAL

DECCALİZM :Darwinist felsefelerden etkilenen dünyayı kana bulayanlar Hitler,Musolini,Lenin,Stalin, v.b fiziki savaşları
bırakıp şekil değiştirmeleridir.Deccal taraftarları her dine, her millete sızmayı başardılar. Kendilerine aydınlanma dediler.İliminati teşkilatını kurdular. Alt kadrolarını kurdular.Kurukafa kemik tarikatı,masonlar,lionslar,rotaryler leri kurdular .Bu şer güçlerin ilk ve ortaokulu gibidir. Alt kadrolarını kurarken taraftarlarını zulmani tesirlerle etkilemeyi başardılar.İnsanlara iç huzuru,mutlu yaşam,yaşama sevinci diye yutturulan ilk basamak meditasyondur.Bu oltaya takılan Türkiyede
ve Dünyada çok insan vardır.
Üniversiteleri, Televizyon kanalları mevcuttur.Sinema Endüstrisi
filmlerinde işleyerek toplum özendirilir.Sanskritçe büyü lisanında
kullanılan kelimeler genelde MU veya OHM dur. Ohm ayrıca
Uzakdoğu çok tanrılı paganist inançlarda en meşhur üç tanrının
baş harfleridir.Bu kelimeleri zikreden kişiler önce geçici bir rahatlamaya
kavuşur.Beyin o kelimeye konsantre olduğu için günlük streslerden
bir an için uzaklaşır.Meditasyonu bıraktığı an kalbi karanlıklar işgal
eder Meditasyon yapanlara sorduğumuzda gözünüzü kapadığınızda ne görüyorsunuz dediğimizde karanlık cevabını aldık.Peki daha sonrası
daha çok karanlık ve sonunda zifiri karanlık.Bu geçici rahatlama
durumu meditasyonu bıraktığı an kaybolur.Zulmani tesirlere maruz kalır,sıkıntıları artar
Nitekim Iowa üniversitesinde bu eğitimi alan birçok kişi mahkemeye vermişlerdir.Stres ve sıkıntıları artmışdır.Manevi
boşluğa düşen her insan bunlar için potansiyel müşteridir.Türkiye
medyasını okuduğumuz zaman occült kültüre kendini kaptırmış Holding
sahipleri,Jeo‘lar,sanatçılar,politikacıları görüyoruz.Bu probaganda
haberlerini TV deki dizilerde işlemeyi ihmal etmiyorlar.Psikolojik
harp tekniklerinden sadece birisidir.Sonraki aşama bir uzakdoğu
felsefesi olarak yaldızlı ambalajla sunulan bu öğretiye kalbini
açanları başka yönlere çekmek, istedikleri gibi şekillendirmek
Bir felsefe ile yola çıkan bu insanlar adeta zamanla onu din haline
getirirler. Meditasyona inanan bir insan reankarnasyona balıklama
atlar.Aradığı dini bulmuşdur.Ona empoze edilen doğrular onun
hayatını şekillendirir.O artık aydınlanmışdır.Dinler Peygamberler
ona basit gelmeye başlar o üstün bir öğretiyle donanımlandığını
zanneder.Dinlere karşı kibirlenir

1-1 DECCAL’İN ÖĞRETİSİ MEDİTASYON

Meditasyon: Ritüelleri,uygulama biçimleri,tasavvuf düşmanlarınca bu felsefelerden etkilenmiş İslam olarak tanınsada çok önemli bir fark
Var. Birisi kelimseni tekrar ediyor.Bu sırlı ve şifreli kelimenin insan vucudunda ve zihninde olumlu sonuçları bilimsel olarak kanıtlandı.Enferujlu ve termal özellikli kameralarda çekilen görüntüler çok enteresandır.Bu buluşları bulanlarda müslüman olsalar taraf tutuyor diyecekler. Halbuki ataist insanlar sovyet rusyada tespit edilen görüntüler var.meditasyonda ise negatif güçler hakim büyü kelimeleri zikredilerek Adeta zikrin kalpazanlığı yapılıyor.
Bu ve bunun gibi inançları en rahat yaymanın en rahat yolu meditasyon ve Yoga dır. İnsanlara Yoga ve meditasyon öğretme bahanesi ile kendi kitapları olan Bhakavat Gita nın kitabı öğretiliyor.

İstanbul'da Sadece Sai Baba değil bunu gibi bir çok pagan topluluk faaliyet gösteriyor. oraya giden insanların % 99 gençler ve ailelerinden habersiz bu toplantılara katılıyorlar. Farkına varmadan Budist yada Hindu oluyorlar. İnsanlarımız aynı cahiliye devrindeki aşağıdaki putlara tapıyor.

1-2 PUTPERESTLİK (PAGANİZM)

Peygamber Efendimizin zamanında bir avuç putperest vardı. Bu azgın ufak toplum için (C.C.)elçisini yolladı ona Kuranı indirdi. Elçisi o topluma ahlakı ve düzeni getirdi. Ama putperestlik tamamen yok edilemedi.

Aradan 1400 sene geçti. Dünyanın nüfusu 7 milyar ve bu nüfusun 3 / 1 i yani ortalama 2 milyarı putperest yani Pagan yani Puta tapıyorlar.
Çağ ilerledi, teknoloji had safhada ama yinede insanlar puta tapmaktan vazgeçemiyorlar.Ve bu oran gün geçtikçe artmakta

Yaptığım araştırmada Hindistan da irtibatta olduğum kişinin bana demesine göre, hedeflerinin İslam ülkelerine sızması ve burada da faaliyetlerini göstermeye başlamasıdır
Peygamber Efendimizin S.A.S iki yüze yakın hadisinde ümmetini uyardığı ve kıyamete çok yakın bir zaman da ortaya çıkacak olan otuz yalancıdan korunmasını söyler ve bunların sonuncusu olan Deccal’in şerrinden de ’a sığınmamızı ister.

Deccal'in kelime anlamına bakacak olursak, bazı insanların bize anlattığı gibi ucube bir yaratık olmayacaktır. Peygamber Efendimizinde dediği gibi “Deccal İçinizden çıkacak

Deccal: Yalancı, fesat, dedikoducu . Anlamına gelmektedir. Bir isim değil sıfattır. Birde isim anlamında kullanılır ama bu kişi ismi anlamında değil tanımlama amaçlıdır ve Arapça kökenlidir. “Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.”

Mehdi RESUL un çıkışını inkar eden, muhakkak Muhammed (S.A.V.)'e indirilene küfretmiştir. Meryem'in oğlu İsa'nın inişini inkar eden de muhakkak kafir olmuştur. Deccal'in çıkacağını kabul etmeyen de muhakkak kafirdir. (Hadis-i Şerif Cabir İbn-i Abdullah)


Deccal'in yardımcıları olacaktır. yaşadığımız son yüzyıla da bakarsak, Yeryüzünde evrensel olarak büyük bozgunculuk, fitne, savaş, kötülük, açlık hüküm sürmüş ve sürmeye devam etmektedir. Bu isimlerin en bilinenleri, Adolf Hitler, Baba Bush ve Junior Bush, Mussolini gibi tanınmış isimleri sayabiliriz.

Bir Başka Hadis-i Şerif

Ey ın kulları dikkat edin ki onun bir fitnesi de beraberinde Cennet ve Cehennem olmasıdır. Onun ateşi’de cennet, Cenneti de ateştir. Kim onun ateşine atılırsa iki gözünü kapatsın ’a yalvarsın o ateş o kimse için serinlik ve selamet olur. Tıpkı ateşin Hz. İbrahim'e serinlik ve selamet olması gibi

Bu hadiste bahsi geçen konuyu şöyle özetleyebiliriz. Deccal ortaya çıktığında ben Deccal’im diye ortaya çıkmayacaktır. Amacının kötülük olduğunu bilen insanlar ona inanmak yerine doğal olarak ondan uzaklaşacaktır. Peki Deccal kendine nasıl cemaat toplayacaktır ? Tabi ki önce kendini ilahlaştıracak mucizeler gösterecek insanlara yardım edecek, onların yanında olacak sonra kendini ilah olarak tanıtacak yaptıkları iyilik ve mucizelerinin karşısında insanlarda ona inanacak ve müridi olacaklar,
asır
Ergenekoncular harıl aharıl kalkancıyı arıyormuş yeni oyunlar için, deşifre oldular.
[JT]_ShadoW
İşte bu kadar basit oyunları bizim milletimize yutturdular o dönemde adamlar yazmış çizmiş oynamış ben inanıyorum bunların kesinlikle bi tiyatroda filan oyunculuk eğitimi aldıklarına bunlar türkiyenin acı ama eskide kalan gerçekleri biiznillah bu saatten sonra cacık olmaz bunlardan... oleyo2.gif
[JT]_BlacK
ALINTI
İşte bu kadar basit oyunları bizim milletimize yutturdular o dönemde adamlar yazmış çizmiş oynamış ben inanıyorum bunların kesinlikle bi tiyatroda filan oyunculuk eğitimi aldıklarına bunlar türkiyenin acı ama eskide kalan gerçekleri biiznillah bu saatten sonra cacık olmaz bunlardan...


Ama guzel kiz'di..

O kizla kim bas basa kalsa bence genelde ayni harekette bulunurdu.
kilic_aygül
Ben zaten o zamanlar örtülü bi kızın neden bi erkek hocayla başbaşa bi odaya kapandığını anlamadım. Bu kız hiç mi fıkıh öğrenmemiş diye düşündümdü..
koşar
Ergenekon Muskacısı

--------------------------------------------------------------------------------

Ergenekoncuların yetiştirip kritik günlerde "sahte şeyh" olarak kullandıkları Ali Kalkancı'nın, birçok örgüt yöneticine muska ve büyü hazırladığı ayrıca irticacı cinci hocaların hazırladığı büyüleri de karşı büyüyle bozduğu anlaşıldı.

Kalkancı'nın başta Doğu Perinçek, Sisi, Veli Küçük, Güler Kömürcü olmak üzere birçok Ergenekoncuya "manevi kıyak" geçtiği ve bunların karşılığında maddi kazanç sağladığı öğrenildi.

Halen değişik bir yüz ve kimlikle işadamı olarak faaliyet yürüten Kalkancı'ya "Ergenekon muskacısı" sıfatını kazandıran ve dava açılana kadar sürdürdüğü "muska-büyü-üfürük" faaliyetlerinden en önemlileri şunlar;

*Travesti Sisi'nin çocuk doğurabilmesi için göbeğine okuyup tükürmesi;

*Perinçek'e, Apo için sıcaklık-muhabbet muskası yapması ve Bekaa'ya gittiğinde Perinçek'in bu muskayı çaktırmadan yatağının altına tutturması, böylece dostluklarının şimdiye kadar gayet güzel yürümesi,

·Veli Paşa'ya, 1 Numara'nın ayağını kaydırıp yerine geçebilmesi için "sidik bağlama büyüsü" yapması,

·Güler Kömürcü'ye sevdiğiyle evlenebilmesi için "aşk büyüsü" yapması… Nitekim büyü tutmuş olacak ki cezaevinde evlendiler.

*Ergenekon'un avukatı Deniz Baykal'a genel seçimlerde AK Parti'nin iktidar olamaması için sandık büyüsü hazırlaması… Ancak Kalkancı büyüde baykuş yerine yanlışlıkla güvercin sidiği kullandığı için olay tersine döndü ve AK Parti yüzde 47 gibi rekor bir oyla tek başına iktidar oldu.

*Baykal'ın yönlendirmesiyle İzmir'in suyunun yerel seçimlerden önce arsenikten kurtulması için CHP'li Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na "antiarsenik muskası" hazırlaması…

·1 Numara'ya, deşifre olmaması ve makamını kem gözlerin şerrinden koruması için iktidar büyüsü yapması,

·Veli Paşa'nın lumbago ve siyatikleri için ağrılı bölgelere şifalı elini koyması ve tükürerek şifa duasını okuması,

·Kemal Kerinçsiz tarafından Sevgi Erenerol'un Ortodoksluktan Müslümanlığa dönmesi için papaz büyüsü hazırlatılması ve Türk-Ortodoks Kilisesindeki ilk Ergenekon toplantısında sıvı halindeki büyünün kilisenin içine ve Erenerol'un elbisesine çaktırmadan serpiştirilmesi,

· Sinan Aygün'e, paralarının daha da artması ve hiç çalınmaması için "emniyet muskası" yapması,

· İlhan Selçuk'a, Cumhuriyetin net satışının 100 bini aşması için "tiraj muskası" hazırlaması,

·Şener Eruygur'a, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Kurulu öncesinde okuyup üflemesi ve rakiplerini tasfiyesi için "güçsüzlük muskası" hazırlaması,

· Avukat Kemal Kerinçsiz'e, tüm davalarını zorlanmadan kazanması için hakimler için "şirinlik muskası" hazırlaması,

· Yazar Ergun Poyraz'a, JİTEM'den ve Çukurova Grubundan kendisine tahsis edilen maaşların kesilmemesi için "gelir koruma" duası yapılması ve JİTEM'den kazanıp hatıra olarak çerçeveletip sakladığı ilk paranın üstüne okunması,

· Emekli Albay Atilla Uğur'a, sakladığı cephanelerin ele geçmemesi için "görünmezlik muskası" hazırlaması,

· Darbe günlüklerini yazan Özden Örnek'e komutanken "darbe büyüsü" yapması,

* Tuncay Özkan'a, "Bizkaçkişiyiz" hareketinin sayısının on milyonları bulması için "sayısal ve siyasal çoğunluk muskası" hazırlaması,

habervaktim -mizah

_LeyaL_
ayy ne güldüm....
ergenekon muskacısı
içlerinden bi tanesimi tutmuş....
b de kendine yapsaydı....yakalanmama muskası....
[JT]_ShadoW
ALINTI(_LeyaL_ @ Aug 29 2008, 12:31 PM) *

ayy ne güldüm....
ergenekon muskacısı
içlerinden bi tanesimi tutmuş....
b de kendine yapsaydı....yakalanmama muskası....


Yakalanmama muskası yahoo.gif
[JT]_BlacK
ALINTI
_ShadoW' date='Aug 29 2008, 02:02 PM' post='303751']
Yakalanmama muskası yahoo.gif



Muska gece'de islevini goruyormu whistling.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.