Mehdi A.s tebliğ makamı değil tebliğ edilme makamıdır ;

Evet beklenen ve hakkında aslında çok az şey bildiğimiz Kaim (Mehdi) A.s. konusu gaybi perdelerle korunulmuş, ahir zaman alamatlerinin (Kıyamet alametlerenin) çıkmasıyla bu konuda gayb olmaktan zahir olmaya yavaş yavaş başlamıştır. Bu hususun farkları vardır , en önemli farkı Kaim A.S.'ın kendini tanıtmayacağı aşikar bir çağrı yapmayacağı hususudur. Bu bağlamda kendisi kendini tanıtmakla mükellef değildir fakat ona tabi olmayı isteyenler sadece ve sadece ünsiyetleri ile onun o olduğunun farkına varıp,onu tanıyıp ona katılmakla mükellefdir.Tebliği edebilmek için öncelikle muhattabiyet gerekir,bunun için en az kalp gözü gerekir ki Kaim'in kaim olduğunun bilincine varılsın ve tebliğ yapılabilsin. Peygamber efendimizin S.A.V ahir zamanda Kehf suresini sıkça okuyunuz ( Başı veya sonu çeşitli rivayetler mevcut) mealinde bir hadisi vardır. Kehf suresi incelenecek olursa orada Ashabı Kehf'in mağaraya sığınması ve ledünden rahmet istemeleri anlatılmaktadır ve sayılarının kaç olduğu açıkça ifade edilmemektedir. Sayılarının kaç olduğunun açıkça ifade edilmemesi ahir zamanda ashabı kehf'e ayn olanların da aynı statüye girmeleri ile açıklanabilir. "Kehf", dağdaki büyük ve geniş oyuk (mağara) demektir, burada hemen ahir zamanla ilgili bazı hadisi şerifleri eklersek ;

Hadis-i şerifde buyuruldu ki, “Kıyamet kopmadan evvel, her yeri fitneler kaplıyacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığı karanlık gece gibi yapacak. O zaman, evinden mümin olarak çıkan kimse, akşam kafir olarak evine dönecek. Akşam mümin olarak evine gelen, sabah kafir olarak kalkacak. O zaman oturmak, ayakta kalmaktan hayrlıdır. Yürüyen, koşandan daha iyidir. O zaman oklarınızı kırınız! Yaylarınızı kesiniz. Kılınclarınızı taşa çalınız! O zaman, evinize birisi gelince, adem nebinin iki oğlundan iyisi gibi olsun!” Eshab-ı Kiram (RA), bunu işitince, “O zamanda bulunacak müslümanlara ne yapmayı emr edersiniz?” dediler. Cevabında, “Evinizin eşyası olunuz!” Bir rivayetde, “Öyle fitne zamanında, evinizden dışarı çıkmayınız!” buyurdu.

ve

Ey Allah’ın Resulü, mutlaka bizler (islamdan önce) cahiliyyede şerler içinde idik. Derken Allah bize hayrı getirdi. Acaba bu hayırdan (menfeatten, güzellikten) sonra kötülükler var mı? Bunun üzerine Allah Resulü “evet” buyurdu. O: “Peki bu şerden sonra hayırdan bir şey var mı? “Resulullah (yine) “evet” buyurdu...
“(Hadis-i şerifte Resulullah (asm.) yine şerlerden söz etti.) sonunda Huzeyfe (ra.) yine sordu: “Bu şerlerden sonra da hayır var mı?” Resulullah (asm.) “Evet” buyurdu. “(Bir kısım) çağırıcılar cehennem kapılarına çağıracaklar, kendilerine icabet eden oraya yönelecektir. Onu oraya atacaklar
Bunun üzerine ben: “Onları bize tarif eder misin?” dedim. Resulullah: “Onlar sizin aşiretinizden, içinizdendir. Sizin dilinizle konuşurlar” dedi. (Yine) ben: “Bu zamana ulaşırsam bana ne yapmamı emredersin?”dedim. Resulullah şöyle buyurdu. “Müslümanların cemaatine ve onların imamına (önderine) uy ve bunlardan ayrılma” Bunun üzerine: “Onların cemaati ve önderi yoksa?” dedim. “O zaman cemaati ve imamı olmayan fırkaların hepsinden ayrıl, şayet bir ağacın köküne (kovuğuna) sığınabilirsen, ölüm sana yetişinceye kadar bu hal üzere ol.”

konuyu daha iyi pekiştirmeye başlayabiliriz. Ashabı Kehf'in ahir zamanda uyanacağı ve Kaim A.S. a katılacağı söylenmiştir. Burada Ashabı Kehf kavramına Deccal fitnesini gören ve ondan korunmaya çalışan herkes bu kavramın içine dahil olurlar. Buradaki uyanış ise Kaim A.S farkına varılıp ona katılma olarak yorumlanabilir, Burada Ashabı Kehfin özelliklerini öğrenmeli ve hayatımıza tatbik etmeliyiz .

Ashabı Kehf'in özellikleri :
1- Aracısız yani Ledünden Rahmet istemişlerdir
2- Haksızlığa karşı susmazlar
3- Toplumlarının getirdikleri fitnelerden gönül ve kalpleriyle ledünden aldıkları ilim ile kurtulmuşlar Hakk'ı her daim kendi canlarından dahi üstün tutmuşlar ve bu yolda sabit kadem kalmışlardır.
4- İçlerinde dünya heva ve hevesi yoktur ki bu sayede fitnelerden daha da korunmuşlardır.

Daha bir sürü özellikleri mevcutur bunları konuyu araştıranlara bırakıyorum . Burada Deccal fitnesinden korunmanın yolları da tefekkürle anlaşılabilir .Aslında tam bir korunma ancak Kaim A.S'ı tanıyıp ona katılarak olur fakat bu döneme kadar olan uyku hali demek en azından günaha girmemek ve gönül evini heran ledünden gelecek olan habere açık bırakabilmektir.Bu da ancak kalbini kirletmemekle olur. Çünkü uykusunda insan sorumluluk sahibi değildir fakat rüyalarla haberlere de açıktır tabi bu haberler kişinin manevi haline bağlıdır kirli ve düşük nefs mertebesinde olan biriyle temiz ve yüksek bir nefs derecesine sahip biri bir olmaz. Konuyu şimdilik bu kadar yazıyorum ve gerisini tefekkür edenlere bırakıyorum.