Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Dünyanın Sonu Bilgisini Bilebilirmiyiz?
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ KUR'AN-I KERIM ]·.
kharon
Dünyanın sonu elbette gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye Ben nerdeyse onu gizleyeceğim. taha.15

hımm... ilginç.. yani gizlemeyecek??

cin suresi.
25. De ki, "Size söz verilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir bilmiyorum."
26. O geleceği bilendir; ve O sırrını hiç kimseye göstermez.
27. Ancak seçtiği bir elçi hariç; nitekim O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.
28. Böylece, elçilerin Rab'lerinin mesajını ilettikleri ortaya çıksın. O onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve herşeyi sayı olarak hesaplamıştır.


Dünyanın sonu bildirilmeyecek, veya bildirildi, veyahut bildirilecek??
Kaveller
ALINTI(kharon @ Aug 1 2008, 05:44 PM) *

Dünyanın sonu elbette gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye Ben nerdeyse onu gizleyeceğim. taha.15

hımm... ilginç.. yani gizlemeyecek??

cin suresi.
25. De ki, "Size söz verilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir bilmiyorum."
26. O geleceği bilendir; ve O sırrını hiç kimseye göstermez.
27. Ancak seçtiği bir elçi hariç; nitekim O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.
28. Böylece, elçilerin Rab'lerinin mesajını ilettikleri ortaya çıksın. O onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve herşeyi sayı olarak hesaplamıştır.


Dünyanın sonu bildirilmeyecek, veya bildirildi, veyahut bildirilecek??


Dünyanın sonunun ne zaman olacağı hakkında bilimsel araştırmalarda mevcud.
5 milyar sonra güneşin küçüleceği dünyaya şuan marsa yakın olduğu kadar yaklaşcağı ve dünyandaki tüm suların buhar olup uçacağı dünyanın kavruk bir gezegen haline geleceği vs de tam gününü bilemyeceğim şimdi ama daha 5 milyar yıl varmış smile.gif 5 milyar yılda çok bence bilim ilerledikçe bu rakam netleşir

İslam inancında ve Kur'anı Kerimde Kiyamet gününe iman var ama o günün ne zaman olacağı bilinmiyor .
kharon
ALINTI(Kaveller @ Aug 1 2008, 06:57 PM) *



İslam inancında ve Kur'anı Kerimde Kiyamet gününe iman var ama o günün ne zaman olacağı bilinmiyor .


gosterdiğim ayetlerde, dünyanın sonunun gizlenmeyeceği, hatta bir elçiye bildirileceği soyleniyor,
hayda şimdi kim bu elçi.. dünyanın sonunun kendisine bildirileceği, böylece bize de soyleyecek olan elçi, bir diğer başlıkta bahsettiğim elçi olabilir..
Kaveller
ALINTI(kharon @ Aug 1 2008, 07:02 PM) *

gosterdiğim ayetlerde, dünyanın sonunun gizlenmeyeceği, hatta bir elçiye bildirileceği soyleniyor,
hayda şimdi kim bu elçi.. dünyanın sonunun kendisine bildirileceği, böylece bize de soyleyecek olan elçi, bir diğer başlıkta bahsettiğim elçi olabilir..


Artık o başlıktaki cevapları iyi okuyup anlamanız gerekirdi ama hala kafanızda şüphe mevcut demek ki .



Zaten resul ve elçi aynı anlamı ifade eder .
AYETTE demiyor mu ;O Allahın resulu ve tüm peygamberlerin sonuncusudur .

Ama siz artık bu konu sizde fikri sabit haline gelmiş.


Bir resul gelecek olsa onun açık işaretleri olmaz mıydı Hz PEYGAMBER bunu müjdelemz miydi ?.

Niçin öbür peygamberlerde veya resullerde veya elçilerde bir mühür vurulma gereği duyulmamış , bu sondur denilmemiş ?





kharon
ALINTI(Kaveller @ Aug 1 2008, 07:19 PM) *

Artık o başlıktaki cevapları iyi okuyup anlamanız gerekirdi ama hala kafanızda şüphe mevcut demek ki .
Zaten resul ve elçi aynı anlamı ifade eder .
AYETTE demiyor mu ;O Allahın resulu ve tüm peygamberlerin sonuncusudur .

Ama siz artık bu konu sizde fikri sabit haline gelmiş.
Bir resul gelecek olsa onun açık işaretleri olmaz mıydı Hz PEYGAMBER bunu müjdelemz miydi ?.

Niçin öbür peygamberlerde veya resullerde veya elçilerde bir mühür vurulma gereği duyulmamış , bu sondur denilmemiş ?



resul ve nebi aynı şey değildir, Allah farklı iki kelime kullanmıştır, demek ki aralarında bir fark vardır..
diğer başlıkta dediğim gibi, biri kitap alıyor, lakin Kuran hangisinin kitap aldığını, hangisinin ise bir gorevle gorevlendirildiğini kesin bir bilgi olarak belirtmiyor..

O Allahın resulu ve tüm peygamberlerin sonuncusudur ... demekki fark vardır aralarında ki boyle bir ayet kullanılmış, diğer yerlerde resulu peygamber olarak çevirenler, bu ayette kalakalmışlardır, çunku, resulu burada peygamber olarak çeviremezsin, çunku nebi ve resul farklı kavramlardır..

işte tam bu noktada, başlıkta gosterdiğim 3 ayet devreye giriyor. resul mu kitap almış, nebi mi kitap almış, oradaki 3 ayet uzerinden inceleme yapıldığında kitap alanın nebi olduğu Kurana daha uygun dustuğu goruluyor, herhalikarda, diğer başlıkta peygamberimizden sonra bir resul geleceği açıklıkla bildiriliyor, Kuranda hiçbir şekilde elçiliğin bittiğini gosteren tek kanıt olmamasına rağmen, elçiliğin bittiğini iddia etmek, haddi aşmaktır, hemde 3:81 ayetine rağmen...

resul ve nebi diğer başlıkta kaldı.. konu Dünyanın sonunun bilgisi..

verdiğim ayetler Dünyanın sonunun gizlenmeyeceği, bir elçiye bildireceğini soyluyor...
nasreddinhoca
ALINTI
verdiğim ayetler Dünyanın sonunun gizlenmeyeceği, bir elçiye bildireceğini soyluyor...


Kharon, senin çok ciddi anlama sorunların var, vahye yamuk bakıyorsun, bunları nereden çıkarıyorsun bilmiyorum ama akıl hocan kimse, doğru düzgün bir muhakeme yeteneği yok...Verdiğin ayetleri alt alta getirince dahi böyle bir anlam çıkmazken, siyak ve sibağında ayetleri koparıp, cımbızlayıp birbirinden bağımsız bir kaç konu ile birleştirecek dahiliğin kaynağı kimdir cidden merak etmekteyim!!!

ALINTI
Dünyanın sonu elbette gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye Ben nerdeyse onu gizleyeceğim. taha.15

hımm... ilginç.. yani gizlemeyecek??


Esasen meallerin ittifak ettiği mana kıyametin vaktinin bilgisinin Allah tarafında gizli tutulduğudur.

YANİ, BURADAN GİZLEMEYECEK DİYE BİR MANA ÇIKARMAK, APAÇIK BİR TAHRİFATTIR, ALLAH'IN AYETLERİNİ TAHRİF EDENLERİN AKIBETİ NE OLDU MALUM!!!

ALINTI
cin suresi.
25. De ki, "Size söz verilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir bilmiyorum."
26. O geleceği bilendir; ve O sırrını hiç kimseye göstermez.
27. Ancak seçtiği bir elçi hariç; nitekim O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.
28. Böylece, elçilerin Rab'lerinin mesajını ilettikleri ortaya çıksın. O onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve herşeyi sayı olarak hesaplamıştır.


Bu ayetlerde de Peygamber'e (sav) kıyamet vaktini bildirdiğine dair hiç bir işaret yoktur...

Neye hizmet etmeye çalıştığınız konusu üzerinde duruyorum, hiç merak etmeyin!!!



karuban
Biraz Tefsir okumalısınız, kendi aklınız ile ilerleyemezsiniz. Hatta bataklığa saplanır, çırpındıkça batarsınız.


Ta Ha 15: "Muhakkak kıyamet saati gelecektir. Her nefis yaptığının kar­şılığını görsün diye vaktini gizli tutarım."

İmam Kurtubi:

"ifadenin takdiri şöyledir: Kıyamet saati gelecektir ve neredeyse ben onu getireceğim. Buradaki 'gelecektir' ifadesi 'Ben onu getireceğim' ifadesinin takdir edildiğine delildir. Sonra dedi ki: Burada "onu (vaktini) giz­li tutarım" ifadesi de yeni bir başlangıçtır. Bu sahih bir anlamdır. Çünkü yü­ce Allah kıyametin kendisi demek olan Saati de gizlemiştir, insanın öleceği anı da gizlemiştir. İnsanın buna dair bilgileri açık olmadığından dolayı, böylece tevbeyi geciktirmeyerek amelde bulunmasının sağlanması istenmiştir.

Şair der ki: "Savaşa hızlıca atılır, silâhını kuşanmış olarak, Rakibine hemen hemen nefes aldırmaz." Şair burada "hiç nefes aldırmaz" demek istemiştir. Bir başka şair de şöy­le demektedir: "Ve bana isabet edenler dolayısıyla nefsimi kınamayacağım, Ve ele geçirdiklerim ile de nerdeyse başarılı olamayacağım"

Burada "ele geçirdiklerimle başarılı olamayacağım" anlamındadır. Görül­düğü gibi burada; "Neredeyse" ifadeyi te'kid (kuvvetlendirmek) için gelmiştir." (Yani, Allah'ın Kıyametin saatini gizli tutacağı kuvvetli bir manadır. Bu Arapların kullandığı dil usuüllerinden biridir)

"es-Sa'lebînin naklettiğine göre İbn Abbas ve çoğu müfessirler de şöyle de­mişlerdir: Bu, neredeyse Ben onu kendimden dahi gizleyeceğim, Ubeyy'in, Mushaf'ında da bu böyledir. İbn Mes'ud, Mushaf'ında ise: "Ben onu neredey­se kendimden dahi gizleyeceğim, herhangi bir yaratık onu nasıl bilebilir an­lamındadır. "

"Derim ki: Ben neredeyse onu kendimden dahi gizleyecektim, diye açık­lama yapanların bu sözlerinin şu anlama geldiği söylenmiştir; Yani onu giz­lemek, Benim tarafımdandır. Onu gizleyen Benim, Benden başkası değil."


-----------------------------------------------------


Cin Suresi Kurtubi Tefsiri:

25- "De ki: Tehdit olunduğunuz şey yani kıyametin kopması -dünya azabı da de­nilmiştir- yakın mıdır yoksa Rabbim ona uzun bir zaman, bir süre ve bir ecel mi tayin etmiştir bitmiyorum?" Yani ben, bunu bilmiyorum.

Bu da şu demektir:

Azabın ne zaman İneceğini de, kıyametin ne zaman kopacağını da ancak Allah bilir. Bu, kendisine dair Allah'ın bana bildirdiklerinden başkasını asla bilemeyeceğim bir gaybdır.

26 ve 27: Gayb, kullar için gizli olandır. Seçtiği beğendiği Peygamberine gaybından dilediği şeyleri bildirir. Çünkü peygamberler mucizelerle desteklenirler. Bu mucizelerden birisi de gayb olan bazı hususları Peygamberlerin haber vermeleridir. Kur'ân-ı Kerim'de de şöyle buyurulmaktadır; "Evlerinizde yediğiniz ve biriktirdiğiniz şeyleri size haber veririm." (Âl-i İmran, 3/49)

ed-Dahhak dedi ki: Allah gönderdiği herbir peygamber ile birlikte mutlaka onu şeytanların melek suretine benzeyerek kendisine görünmesine karşı koruyacak melekler de göndermiştir. Şeytan, ona melek suretinde gel­diği takdirde: "Bu bir şeytandır, ondan korun" derler. Eğer melek ona gele­cek olursa: "Bu senin Rabbinin elçisidir" derler.

İbn Abbas ve İbn Zeyd dedi ki: "Koruyucular" buyruğu, Peygamber (sav)'ı önünden ve arkasından, cinlerden ve şeytanlardan koruyan koruyu­cular demektir.

Katade ve Said b. el-Müseyyeb dedi ki: Bunlar meleklerden olan dört ko­ruyucu melektir.

(Tevessül, Vesile, İstiğase konularına hışım ile hücum eden bazı Müslümanlara duruyurulur: Bakınız Melekler, Hazreti Peygamber Efendimizi korumuşlardır ve bu husus Kur'an ile sabittir. Hazreti Resulullah Efendimiz, Melek de kim, Onlar Allah yanında bir koruyucu olabilir mi, beni sadece Allah korur, Ondan başkasından yardım ve himaye istenmez, bu durum şirk olur vs.. vs.. ise dememiştir.)

Siz 27'i nasıl vermişsiniz:

"O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar."


Ayet-i Kerimenin meali ise şöyledir:

26. O, gaybı bilendir. O, kendi gaybına hiçbir kimseyi muttali kıl­maz.

27. Meğer ki beğenip, seçtiği bir peygamber ola. Çünkü O (Allah), onun önünden ve ardından koruyucular gönderendir.


----------------------------------------------------

Aynı Ayet-i Kerimelerin tefsirinde Tefsir Alimlerinin sultanı Fahruddin Razi'ye bakalım:


25- "De ki: Tehdid edilegeldiğiniz azabın yakın mı olduğunu, yoksa Rabbimin ona uzun bir müddet mi belirlediğini bilemiyorum" (Cin, 25).

Mukatil şöyle demiştir: "Onlar Hak Teâlâ'nın 'Nihayet onlar, tehdid edilmekte oldukları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısı daha zayıf, sayısı daha azmış bilecekler' (Ayet-i Kerimede) buyurduğunu duyunca, Nadr b. el-Haris, "(Ey Muhammed), bizi tehdid ettiğin bu şey ne zaman olacak?" dedi de Hak Teâla işte bu ayeti indirdi. Bu, "O mutlaka olacak. Ama ne zaman olacağı belli değil" demektir.

Hz. Peygamber (s.a.s), 'Benim risaletimle kıyametin yakınlığı bu ikisinin yakınlığı gibidir' buyurmuş ve iki parmağını göstermiştir. Binâenaleyh bu demektir ki Hz. Peygamber (s.a.s), kıyametin kopmasının yakın olduğunu biliyordu. Onun kopmasının yakın oluşu ile kastedilen, dünyanın ömrünün kalanının, geçen kısmından çok daha az olduğudur. Kıyametin bu manada yakınlığı ise malumdur.

26-27: Ayetteki deki "min", harf-i cerri, "Beğenip seçtiği..." ifadesinin beyaniyesi olup, "Allah, gaybın bilgisine, ancak beğenip seçtiği bir resulü muttali kılar" demektir.

Burada Gaybdan Maksad, Kıyamet Vaktidir.

Biz de bunu kıyametin kopma vaktine hamlediyoruz. Cenâb-ı Hak daha sonra, yani "Kıyametin kopmasının vakti, Allah Teâlâ'nın hiç kimseye bildirmediği gaybî bilgilerdendir" buyurmuştur.

Ama bu kelimenin bütün gaybları ifade ettiğini ileri sürmeye gelince, bu lafızda bu manaya bir delalet yoktur.

Buna göre eğer, "Siz, bunu kıyametin kopmasının zamanı ile ilgili bir manaya hamlettiğinize göre, bu gaybı hiçbir peygamberine bildirmediği halde, Cenâb-ı Hak niçin 'beğenip-seçtiği bir peygamber müstesna...' buyurmuştur?" denilirse, biz deriz ki: Aksine Cenâb-ı Hak, bunu, kıyametin kopması yaklaştığında açıklayacaktır. Nasıl böyle olmasın ki, çünkü Cenâb-ı Hak, "O gün gök, bulutlarla parçalanacak, melekler indirilecek, indirilecek" (Furkan, 25) buyurmuştur. Meleklerin işte o zaman kıyametin koptuğunu anlayacaklarında şüphe yoktur.

Zira Hak Teâlâ bu sözünü, alay ederek ve Allah'ın dinini ve kelamını küçümseyerek, kıyametin ne zaman kopacağını soranın sorusuna bir cevap olmak üzere getirmiştir.

27- Ayetteki "Çünkü O, onun önünden ve ardından gözetleyiciler (bekçiler) dizer" cümlesi, "Allah, risalet için seçip beğendiği kişinin önünden ve ardından, onu bekleyecek, şeytanların ve cinlerin vesveselerinden ve karıştırmalarından onu muhafaza edecek, böylece kendisine vahyedilen şeyleri insanlara tebliğ etmesini sağlayacak; keza onu, kendisine eziyet etmesinler ve zarar vermesinler diye, insan şeytanlarının zahmetlerinden koruyacak bekçi melekler görevlendirir" demektir. Dahhak şöyle demiştir: "Her peygamberin etrafında, melek kılığına girmiş şeytanlardan, onu koruyacak melekler vardır".



Sonuç:

1- Okuduğunuz meallerde bir sorun yoksa, sizde bir sorun var demektir.

2- Kıyametin kopuş tarihini Allah Teala Hz. Muhammed Efendimize bildirse bile, Peygamber Efendimiz bu bilgiyi insanlara açmamıştır. Kıyamet tarihi bize insanlara kapalıdır. Gaybdır.

Nitekim Ashaba bu bilgi verilmiş olsa idi, Ashab Efendilerimiz bu bilgiyi İslam'ın diğer tüm hususları ve haberleri gibi nakledecekler, bilgileri haberleri zamanımıza ulaşmış olacaktı.

3- Elçi ile kastedilenin Hz. Muhammed Efendimiz olduğu açıktır. Çünkü azap ne zaman gelecek sorusu O'na sorulmuş, peşinden bu Ayet-i Kerimeler nüzul etmiştir.

4- Tefsir alimlerinin açıklamalarından Peygamberlerden başka; insanlara, cinlere, müneccimlere (yıldızcılara) hatta meleklere Kıyamet saati gibi gayba ait bilgilerin verilmeyeceği anlaşılmıştır.

5- Alexander asla ve kat'a bir elçi değildir. Kendi başına, hiç kimseden izin ve yetki almadan Mü'minlerin yolundan farklı bir yol tutmuş, malesef bir kısım nasipsizi de kendi yuvarlandığı yere tutarak yuvarlamayı başarmıştır.

6- Alexander, Kur'an-ı Kerimi, Peygamber Efendimize hitap eden, Ona ait olan Ayet-i Kerimeleri kullanmayı bıraksın da, bir çok konuda ve bu kıyamet hususunda Risalet Nurlarının ikinci cildinin nüzuluna (!) çalışsın... Gerçi 12 Cilt de nüzul etse yetmez ya, ilk elden aciliyeti olan konular ele alınabilir...

kharon
ALINTI(nasreddinhoca @ Aug 2 2008, 01:24 AM) *

Kharon, senin çok ciddi anlama sorunların var, vahye yamuk bakıyorsun, bunları nereden çıkarıyorsun bilmiyorum ama akıl hocan kimse, doğru düzgün bir muhakeme yeteneği yok...Verdiğin ayetleri alt alta getirince dahi böyle bir anlam çıkmazken, siyak ve sibağında ayetleri koparıp, cımbızlayıp birbirinden bağımsız bir kaç konu ile birleştirecek dahiliğin kaynağı kimdir cidden merak etmekteyim!!!
Esasen meallerin ittifak ettiği mana kıyametin vaktinin bilgisinin Allah tarafında gizli tutulduğudur.

YANİ, BURADAN GİZLEMEYECEK DİYE BİR MANA ÇIKARMAK, APAÇIK BİR TAHRİFATTIR, ALLAH'IN AYETLERİNİ TAHRİF EDENLERİN AKIBETİ NE OLDU MALUM!!!
Bu ayetlerde de Peygamber'e (sav) kıyamet vaktini bildirdiğine dair hiç bir işaret yoktur...

Neye hizmet etmeye çalıştığınız konusu üzerinde duruyorum, hiç merak etmeyin!!!


yahu bu cümleyi Türkçe bilen herkes anlar, siz nasıl anlamıyorsunuz hayret yani..

ne cımbızlaması, ne yorumu, hiç ilgisi bile yok, ayetin apaçık yazdığını soyluyorum, bunu gormek bu kadar mı zor!

misalen;

oyle şeyler soyluyorsun ki, nerdeyse çıldıracağım..

peki şimdi ben çıldırdığımı mı soyledim.. hayır.. aksine, çıldırmadığımı soyluyorum, ama beni nerdeyse çıldırtacaksın diyorum.. bu kadar basit!!

Peygamberimiz zaten Kıyamet saatini bilmediğini soyluyor, kıyamet saati peygamberimize bildirilmedi diye başka birine bildirilemez mi yani..ki zaten başka bir elçiye bildirildiği soyleniyor.



kharon
ALINTI(karuban @ Aug 2 2008, 08:07 AM) *

Biraz Tefsir okumalısınız, kendi aklınız ile ilerleyemezsiniz. Hatta bataklığa saplanır, çırpındıkça batarsınız.




[/color]



cevap yazdım kaybettim, ama size cevap vereceğim, gel de çıldırma..
karuban
İki önceki mesajınıza bakınca, bizim bir önceki mesajın sadece ilk cümlesini okuduğunuzu zannediyorum.

Yoksa insan daha ne diye biliyorum havalarında klavyesine sarılır ki?!

Bakın açıkça yazıyorum, hakaret için değil, durumunuzu göstermek için:

Arapça bilginiz 0. Yazıyla "sıfır".

Hiç bir Mealin Kur'an olamayacağı gibi temel bir dil ilmi kaidesini bilmekten acizsiniz.

Artı+ Hiç bir mealin, tercüme anlamında noksansız olamayacağından da habersizsiniz.

İlimden ve alimden uzaksınız. Kendi aklınızdan başka bir merkeziniz yok.

Aklınız ve mantığınız ise donmuş. Ayetleri anlamaya boşuna zorlamayın, Allah korusun...

Sizin için değil, takip edenler için izah ediyorum;

O Ayetin manası "neredeyse" kelimesinde değil "Hiç kimseye bildirmez" ifadelerindedir. Asıl mana budur. "Neredeyse" ifadesi ise Arapça olarak çok çeşitli manalara gelmektedir. Arapçada çok çeşitli maksadlar için kullanılmaktadır. Hiç birisi de sizin keşfettiğiniz (!) değildir. Bunu Türkçe anlamaya çalışmak kendini gülünç duruma düşürmektir.

"Neredeyse"nin sağladığı dil anlamlarının hiç biri asıl manayı bozmamaktadır. Hatta tersine kuvvetlendirmektedir.

Son iki paragraflık açıklamayı konu sahibi boşuna okumasın. Nasıl olsa bildiğini okuyacak! Bir de üstüne beni çıldırtmayın diye tavırlara girecek. Kimse seni çıldırtmak için yazmıyor birader. Burda önemli olan senin gireceğin hal değil, Kur'an'la nasıl oynadığınızı bilmeyenlere göstermek.


kharon
sence ben sadece bir meale bakarak birşeyler mi iddia ediyorum,
sen bunları ilk defa mı duyuyorsun : )
biraz kafanı kumdan çıkar, alimlerinin hipnozundan kurtulda kuranın ne dediğine bak : )

bak kardeşim, şunu bil, ben alıp Kuranı elime, türkçe anlamlardan hukumler çıkarmıyorum,
yazdıklarım arapça bilenler tarafından kanıtlanmış bilgilerdir,
burada kimseyi kandırmaya çalışmayın, nerdeyse bilmem kesinlik anlamı katıyormuş bilmem, neymiş
bunları yiyen kaldı mı hala, pes doğrusu..

siz Kıyamet saatini gizlemek için binbir takla atıyorsunuz,
bi bildirmeyeceğim, bi kendimden gizleyeceğim felan filan diye ayetin anlamını çarpıtmaktan uslanmıyorsunuz..

siz ALlaha hakaret ediyorsunuz. siz ayete çare olarak parantezlerle kurtarmaya çalışıyorsunuz durumu..

deminki iletinizde kıyameti Allahtan bile gizleyeceksiniz nerdeyse, kusura bakmayın ama yuh..

siz o çok bilenlerin bir rezaletini gostereyim..

Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.

diyanet vakfı meali..
bu ne kepazelik..
ALlah kelime sıkıntısı çekmez, ne hakla oraya kendimden sözcüğünü sokuşturuyorsunuz..
siz ne dediğinizin farkındamısınız...
Kıyamet saatini Allah kendinden gizleyecekmişmiş..
tefisrlerle de kıvırın, kıvırdığınız kadar..
siz bizle mi, ALLAHlamı dalga geçiyorsunuz..
siz o engin arapça bilgilerinizle, kıyameti Allahtan gizleyeceksiniz nerdeyse, el-insaf...
alimlerinizmiş, pıff..


Ta Ha 15: "Muhakkak kıyamet saati gelecektir. Her nefis yaptığının kar­şılığını görsün diye vaktini gizli tutarım."
taha15i yukardaki gibi çevirenden herşey beklenir...

cini cip yapar, tahayı saha yapar..
kharon


[/quote]


ALINTI(karuban @ Aug 2 2008, 12:16 PM) *


O Ayetin manası "neredeyse" kelimesinde değil "Hiç kimseye bildirmez" ifadelerindedir. Asıl mana budur. "Neredeyse" ifadesi ise Arapça olarak çok çeşitli manalara gelmektedir. Arapçada çok çeşitli maksadlar için kullanılmaktadır. Hiç birisi de sizin keşfettiğiniz (!) değildir. Bunu Türkçe anlamaya çalışmak kendini gülünç duruma düşürmektir.

"Neredeyse"nin sağladığı dil anlamlarının hiç biri asıl manayı bozmamaktadır. Hatta tersine kuvvetlendirmektedir.

[/color][/size]


önce gizleyeceğimi getireceğim yaptınız..
sonra saati Allahın kendisinden gizlemeye kalkıştınız..
şimdi de, "nerdeyse" kesinlik anlamındadır, diye yanlış bir bilgiyle forumu yanıltmaya çalışıyorsunuz..

Alexander kim?? İskenderi kastediyorsanız, onun elçi felan olduğuna inanmıyorum..o birini taklit ediyor diye dusunuyorum : )
islam ve kulluk
ALINTI
İmam Kurtubi:

"ifadenin takdiri şöyledir: Kıyamet saati gelecektir ve neredeyse ben onu getireceğim. Buradaki 'gelecektir' ifadesi 'Ben onu getireceğim' ifadesinin takdir edildiğine delildir. Sonra dedi ki: Burada "onu (vaktini) giz­li tutarım" ifadesi de yeni bir başlangıçtır. Bu sahih bir anlamdır. Çünkü yü­ce Allah kıyametin kendisi demek olan Saati de gizlemiştir, insanın öleceği anı da gizlemiştir. İnsanın buna dair bilgileri açık olmadığından dolayı, böylece tevbeyi geciktirmeyerek amelde bulunmasının sağlanması istenmiştir.


imam-ı kurtubinin kendi açıklamasını naklediyosun ama kurtubi kendi açıklamasında bu ayette vaktin gizli tutulduğunu zaten söylüyor diğer naklettiğin tefsirlerde aynı şekilde

ruhu'l furkan tefsiri naklettiğin bu tefsirler yanında nurda denmek istenenin aslında kıyamet vakti değil kıyametin kendisinin gizleneceğidir insanlar bir gün kıyametin kopacağından bi haber olarak yaşayıp her yaptığının karşılığını görsün diye (!)

Yani mes'ele vakit değil bil hassa kıyametin kendisidir.

Allah-u alem
Allah'a emanet olun
Kaveller
http://www.sevde.de/islam_Ans/R/16.htm

Resul ve Nebi konusu ile alakalı link ,uzun olduğu için link halinde ekledim .

Kiyametin vaktnini bilipte gizleme iddası kimsede yok biz yalnızca bilinemyeceğini söylüyoruz , ama siz diyorsanız bilinir
İdda sahibi sizsiniz hem elçiyi bulun hemde sorun bakalım kiyamet ne vakit kopacakmış .

Bu arada Allah'a hakeret eden yok bilinememzlik durumu insanlar için geçerli .

Kıyamet gününe iman haktır şüphesiz , ölüm de hak yalnız kimse ne zaman öleceğini bilmez
Ama eminim senin elçi bunuda bilir .
kharon
ALINTI(islam ve kulluk @ Aug 2 2008, 03:44 PM) *



Yani mes'ele vakit değil bil hassa kıyametin kendisidir.




Sozkonusu ifade genis ve gelecek zaman icindir. Sizin yakistirdiginiz anlam kastedilseydi, "neredeyse gizleyecektim" biciminde olmasi gerekirdi. Zaten, ALLAH kıyametin geleceğini Kurandan daha onceki kitaplarda da bildirmişti, Daha önceki nesillere bildirdiği bir şeyi gizlemesi pek bir anlam ifade etmez.
islam ve kulluk
Kur'an diğer kitapların üstü olarak gelmiş ve içerisinde herşeyi barındırdığını ifade etmiştir Allah-u teala diğer kitaplarda bahsettiğini Kur'an da bahsedip bahsetmiyeceği konusunda biz kullara danışacağını zannetmiyorum...

Allah-u teala Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-in ümmetine Kur'an ile hitap ediyorsa kıyamet ile ilgili söyleceği kelamıda yine Kur'an da söylecektir yoksa gidin tevrattan kıyamete bakın derdi (!)

Ve zaman kavramı Allah-u teala için değil bizim içindir insanların haberdar olduğu şeyi bihaber ; bihaber olduğu şeyi de haberdar yapabilcek kudrettedir...

Binaenaleyh söylediğiniz şekilde olmadığı kanaatindeyim.

Allah-u alem
Allah'a emanet olun
kharon
ALINTI(Kaveller @ Aug 2 2008, 05:55 PM) *

http://www.sevde.de/islam_Ans/R/16.htm

Resul ve Nebi konusu ile alakalı link ,uzun olduğu için link halinde ekledim .

Kiyametin vaktnini bilipte gizleme iddası kimsede yok biz yalnızca bilinemyeceğini söylüyoruz , ama siz diyorsanız bilinir
İdda sahibi sizsiniz hem elçiyi bulun hemde sorun bakalım kiyamet ne vakit kopacakmış .

Bu arada Allah'a hakeret eden yok bilinememzlik durumu insanlar için geçerli .

Kıyamet gününe iman haktır şüphesiz , ölüm de hak yalnız kimse ne zaman öleceğini bilmez
Ama eminim senin elçi bunuda bilir .


bu, resul ve nebi başlığı değil..

Saatin bilgisi Allahın yanındadır, peki Allah bu bilgiyi kimseye bildirmeyeceğini mi soyluyor?? hayır..
bazılarının dediği gibi Allah Saati kimseye bildirmeyeceğim demiyor ki, Saatin bilgisi benim yanımdadır diyor, bu Saatin bilgisini bildirmeyeceği anlamına gelmez..

Kaveller
ALINTI(kharon @ Aug 2 2008, 06:37 PM) *

bu, resul ve nebi başlığı değil..

Saatin bilgisi Allahın yanındadır, peki Allah bu bilgiyi kimseye bildirmeyeceğini mi soyluyor?? hayır..
bazılarının dediği gibi Allah Saati kimseye bildirmeyeceğim demiyor ki, Saatin bilgisi benim yanımdadır diyor, bu Saatin bilgisini bildirmeyeceği anlamına gelmez..


De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?" O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) (Cin Suresi, 25-26)


Çünkü "saat" muhakkak gelecektir. Onun vaktini gizli tutuyorum ki, herkes yaptığının karşılığını görsün. (20/15)

* Şüphesiz ki, "saat"e dair bilgi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır. (31/34)

* İnsanlar sana saatten soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki "o saat" yakında olur." (33/63)

* İnkâr edenler: "Bize 'o saat' gelmez." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için o size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır." (34/3)
kharon
ALINTI(Kaveller @ Aug 2 2008, 06:43 PM) *

De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?" O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) (Cin Suresi, 25-26)





harikasınız!!!!

cin suresi 25 ve 26 ayetini yazıyorsunuz, birde hemen sonrasındaki 27. ayeti de yazarmısınız!!!



27. Ancak seçtiği bir elçi hariç;
nitekim O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.


diğer ayetler Saatin bilgisinin Allah yanında olduğunu bildiriyor, Ama hiçbir ayette bu saatin insanlara bildirilmeyeceğini yazmıyor!!!

20/15i yanlış çevirmişsiniz. başlığa bakarsanız, 20/15i goreceksiniz...
islam ve kulluk
Allah-u teala gayb ilminde seçmiş olduğu elçilerede bilgi verebileceğini söylüyor kıyamet suresini söyleyeceğim demiyor (!) siz bu ayetlerden kıyamet vaktinide söyleyeceğini çıkarıyorsunuz halbuki Allah-u teala kendi bildiği gayb ilminden istediği kısmını söyleyebileceğin söylüyor ...

ALINTI
o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.


Yani bulunmuş olduğu zamanın öncesine ve sonrası ait bilgiler verebileceğini buyuruyor Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- hem geldiği zamanın öncesinde olanları ashabına anlatmış hem ilerki zamanda olabilecekleride anlatmıştır bunlara en güzel örnek konumuzla ilişkin olan "kıyamet alametleri" diyebiliriz.

Allah-u alem
Allah'a emanet olasın
Kaveller
ALINTI(kharon @ Aug 2 2008, 06:46 PM) *

harikasınız!!!!

cin suresi 25 ve 26 ayetini yazıyorsunuz, birde hemen sonrasındaki 27. ayeti de yazarmısınız!!!

27. Ancak seçtiği bir elçi hariç;
nitekim O, o elçiden önceye ve sonraya ait bir gözlem sunar.
diğer ayetler Saatin bilgisinin Allah yanında olduğu bildiriyor, Ama hiçbir ayette bu saatin insanlara bildirilmeyeceğini yazmıyor!!!

20/15i yanlış çevirmişsiniz. başlığa bakarsanız, 20/15i goreceksiniz...




Ben çevirmedim öyle bir kabileyetim de yok .kuan çevirisi için arapçadan çok bilgi lazım her ingilizce bilen şekspiri çeviremez her arapça bilende kur'anı

ayetleri yazalım ;

24Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."
25.De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?"
26.O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.)
27.Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.
28.Öyle ki onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve herşeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir.









tefsir de elmalının


7. Ancak elçileri içinde seçip dilediği bir elçi hariç. Dilerse ona gaybından bazı şeyleri açar. Henüz varlık âlemine gelmeyen şeyleri açıkça bildirir. Bunlar onun ya elçiliğinin ilkeleri ve delilleri olan mucizeleri veya yükümlülükleri, hükümleri ve yaptırımları gibi elçiliğin temelleri ve gayeleriyle ilgili bilgiler olur. Bu durumda da yine o elçi gaybı bilmiş olmaz. Kendisine haber verilmiş, bildirilmiş olanı bilir. Onun için o kıyametin kesinlikle olacağı bildirilmemiş, "De ki, onun ilmi ancak Allah katındadır."(Ahkaf, 46/23) buyurulmuştur. Fakat o elçi kendisine gayptan gösterilen şeylerin, cin ve şeytan işi kuruntu ve hayaller olmayıp da Allah tarafından bir gerçek olduğunu nasıl bilir? Bunu açıklamak için buyruluyor ki, Çünkü Allah o gaybı gösterirken O elçinin önünden ve arkasından, her tarafından gözetecek bir takım gözetleyici melekler dizer. Onlar, o ilâhî sözler indirilip açıklanırken ona gizli bir şey karıştırılmaması; cin ve şeytan gibi sokulup aldatabilecek diğer yaratıklar tarafından bir müdahale ve karışma olmaması için gözetir, sokulmak isteyenleri yukarda açıklandığı üzere ateşi andırır kıvılcımlarla yakarlar. Onun için Allah kelâmı, gizli bir noktası kalmaksızın elçiye açık bir biçimde, korunmuş olarak gelir. Bu nedenle o sırada cinler, şeytanlar ona bir şey karıştıramaz. Ancak o gözetleyicilerin dizilişinden uzaktan uzağa sezer, kulak hırsızlığı türünden bir şey çalmak ve bununla kahinlik yapmak için sokulmaya çalışırlar. Lakin yanaşıverenler, onları yakacak bir alev, apaçık bir kıvılcım ve delip geçen parlak ışık ile taşlanıp uzaklaştırılırlar ki, bu özellik, Hz. Muhammed (s.a.v)'in peygamberliğine mahsus olan şihâb (parlak alev) mucizesidir.



26. O Rabbim bütün gaybı bilir. Gaybın bağıntılı olanını da bilir, mutlak olanını da bilir.

GAYB, duygu ve ilimde veya varlık âleminde hazır olmayan demektir. Birçok şey hadd-i zatında, varlık âleminde, görünen âlemde hazır olduğu halde birbirlerine göre gaip olur. Mesela bir kimsenin kalbindeki kendisine göre hazır olduğu halde başkasına göre gayp olur ve o kalp onun, başkasına göre gaybıdır. Nitekim "Gayba inanırlar"(Bakara, 2/3) bir mânâca "kalbe inanırlar" diye tefsir edilmiştir. Fakat onun ğaybı, mutlak bir gayb değil, bağıntılı gaybtır. Yani mutlak mânâda gayb değil, başkasına göre gaybtır. Aslında mevcut ve hazır olduğu için doğrudan doğruya veya işaret ve izlerinden bilinmek şanıdır. Allah, henüz varlık âlemine gelmeyen, işaret ve izleri de bulunmayan ve bazılarına göre gayp olan şeyleri bildiği gibi, henüz vücuda gelmemiş olanları da bilir. Ona göre gayp yoktur. Fakat o kendi gaybını, -yani bütün varlıklara göre mutlak gayp olan ve Bâtın (yani gizlilikleri bilen) isminin ortaya çıktığı yer olan kendi ilmini- kimseye açmaz. Açık ve kesin şekilde gösterecek kesin bir keşf ile gaybını kimseye açmaz. Onun için ne insan, ne cin, ne melek ne de bir başka varlık mutlak gaybı yakînen bilmez. Böyle olması izafi gayb (göreli gayb)a dair bazı bilgiler edinilebilmesine aykırı olamayacağı gibi, rüya, ilham, keramet veya gizli bazı sebeplerle mutlak gayba dair bazı şeyler sezilebilmesine de aykırı değildir. Bununla beraber bunların hiçbiri zan ve kuruntudan arınmış tam bir keşf ve ortaya çıkarma mânâsına kesin bir ilim olamaz. Bundan dolayıdır ki olaylar üzerinde cereyan eden bilimsel araştırma ve buluşların, delile dayanarak mantıkî neticeler çıkarmanın bile yarın için hükmü bir kıyastan öte geçemez. Matematiksel bir kesinlik ifade etmez. Dış görünüşe göre düşünüp fikir yürütmek başka; meydanda, açık olmak yine başkadır. Yüce Allah henüz vücuda çıkarmamış olduğu gaybını kimseye açmaz, açığa çıkarmaz


Kur'anı bir bütün olarak değilde cımbızla mealen alırsanız bir yere varılmaz .
bir önceki ayette
de ki ; bilmiyorum bize vad edilen kıyamet gününü .
denmişken ,sizin ısrarla bunun üzerine gitmeniz anlamsız sadece gaybı bilmiyorn denmesi istenirdi niye ısrarla kıyamet gününü bilmiyorum de denmiş .
Ve hitap burda ısrarle hz peygambere iken,l nasıl başka anlam çıkardınız
ayetin sonunda kastedlinen elçiler gelmiş geçmiş tüm resullere ithafendir .
bunun gelecekte bir elçi olduğunuda nerden çıkartıyorsunuz .
Ayrıca işinize geldiği noktada bu başlık nebi resul başlığı değil diyorsunuz ama meseleyi yine elçi konusuna çektiniz e pessss !!!
kharon
konu benim için kapanmıştır..
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.