Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Son Peygamberden Sonra Elçiler Gelecek Mi?
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ KUR'AN-I KERIM ]·.
Sayfa: 1, 2
kharon
bu gorusu savunanların kurandan gosterdiği deliller ikna edici! aksi iddiaları bilmek isterim.

öncelikle nebi ve resul kelimelerinin aynı olmadığı kurandan azçok haberi olan herkes tarafından bilinir.

"Hani Allah nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir resul -elçi- geldiğinde, ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.' Demişti ki: 'Bunu kabul ettiniz ve bu sorumluluğu aldınız mı?' Onlar: 'Kabul ettik' dediler. (Bunun üzerine Allah) 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım' dedi." (3:81)

ayette tüm nebilerden misak aldığı anlaşılıyor, zira peygamberimize senden onceki nebilerden, ya da sen hariç tum nebilerden misak aldık demiyor. zaten aşağıdaki ayette misak alınan peygamberlerden birinin de bizim peygamberimiz olduğu anlaşılıyor.

"Hani nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık." (33:7).

şimdi peygamberimizin son peygamber olduğunu soyleyen ayete bakalım.

"Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir; ancak o, Allah'ın resulü (elçisi) ve nebilerin (peygamberlerin) sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir." (33:40).

Ayette Allahın son elçisi ve nebisidir denilmiyor!! sadece nebiliğin son bulduğu belirtiliyor,
nebilik bitmiştir, ancak misak ile ilgili iki ayetten de anlaşılacağı uzere, bir elçinin geleceği açıklıkla anlaşılıyor.

aksi iddialardan kurani kanıtlarla haberdar olmak isterim

saygılar
İlle Cihad
siz bir elçinin geleceğini kuranda net olarak bize ispatladınızmıki, aksini istiyorsunuz!!

mesela bende diyorumki, Rasülden alınan bu söz, tevratı ve incili doğrulaması için alınan bir söz olabilir, kendisinden sonrası için geçerli değildir desem, bunu nasıl çürütürsünüz..
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 12:08 PM) *

siz bir elçinin geleceğini kuranda net olarak bize ispatladınızmıki, aksini istiyorsunuz!!

mesela bende diyorumki, Rasülden alınan bu söz, tevratı ve incili doğrulaması için alınan bir söz olabilir, kendisinden sonrası için geçerli değildir desem, bunu nasıl çürütürsünüz..


sorunuzu tam olarak anlayamadım biraz daha açsanız,,

nebilerden bir söz alınmış, ve bu nebilerin içinde peygamberimizde mevcutmuş
nebilerden(peygamberimizde dahil) sonra BİR ELÇİ GELECEĞİ soylenmiş;
nebilerin(peygamberimizde dahil), getirmiş olduklarını doğrulayacak olan bu elçiye inanmaları ve desteklemeleri istenmiş.

söz, nebilerden alınmış, ve bu soz alınan nebilerden(peygamberimizde bu nebiler içinde) sonra bir resul geleceği soylenmiş, gayet açık ifadeler, sorun nerde?
Abd_us_SAMED
İslam bayrağı yerde kalmaz.İslam bayrağını elinde tutan devlet,cemaat,grup veya kişiler de bir bakıma Allah'ın yeryüzündeki elçisi diyebiliriz.sonuçta Allah'în emirlerini ve yasaklarını Hz.Muhammed(s.a.v) gibi diğer insanlara iletmeleri bakımından elçilik görevini icra ettiklerini düşünmek yanlış olmaz heralde...
İlle Cihad
ALINTI(kharon @ Jul 29 2008, 12:23 PM) *

sorunuzu tam olarak anlayamadım biraz daha açsanız,,

nebilerden bir söz alınmış, ve bu nebilerin içinde peygamberimizde mevcutmuş
nebilerden(peygamberimizde dahil) sonra BİR ELÇİ GELECEĞİ soylenmiş;
nebilerin(peygamberimizde dahil), getirmiş olduklarını doğrulayacak olan bu elçiye inanmaları ve desteklemeleri istenmiş.

söz, nebilerden alınmış, ve bu soz alınan nebilerden(peygamberimizde bu nebiler içinde) sonra bir resul geleceği soylenmiş, gayet açık ifadeler, sorun nerde?



diyorumki, nebilerden alınan o söz, kendinden öncekileri doğrulamaları ve kendinden sonra gelecek elçilere destek vermeleri içinmiş.

fakat, Peygamberimiz haricindeki nebiler için bu söz konusu olabilir, ama Peygamberimiz için sadece kendinden öncekini doğrulaması istenmiş olabilir diyorum...
yani tevratı ve incili doğrulaması için misak alınmış, diğerlerinden ise hem kendinden öncekileri doğrulamaları hemde kendinden sonra gelecek olanlara uymaları emredilmiş olabilir.

zira ayette, sonra gelecek olanlara destek verilmesi istenmiş, peygamberimiz zamanında biri geldimiki destek versin. peygamberimiz zamanında tek elçi kendisi idi, ama İsa ve Musa zamanında başka peygamberlerde vardı, harun gibi, şuayp gibi, yahya gibi zekeriya gibi!!


dediğim gibi sizinki gibi benimkide bir yorumdur elbette bağlayıcılığı yoktur...
nasreddinhoca
ALINTI
aksi iddialardan kurani kanıtlarla haberdar olmak isterim


Senin derdin başka...
Rasulünü söyle sana kim olduğunu söyleyeyim? smile.gif
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 01:02 PM) *

diyorumki, nebilerden alınan o söz, kendinden öncekileri doğrulamaları ve kendinden sonra gelecek elçilere destek vermeleri içinmiş.

fakat, Peygamberimiz haricindeki nebiler için bu söz konusu olabilir, ama Peygamberimiz için sadece kendinden öncekini doğrulaması istenmiş olabilir diyorum...
yani tevratı ve incili doğrulaması için misak alınmış, diğerlerinden ise hem kendinden öncekileri doğrulamaları hemde kendinden sonra gelecek olanlara uymaları emredilmiş olabilir.

zira ayette, sonra gelecek olanlara destek verilmesi istenmiş, peygamberimiz zamanında biri geldimiki destek versin. peygamberimiz zamanında tek elçi kendisi idi, ama İsa ve Musa zamanında başka peygamberlerde vardı, harun gibi, şuayp gibi, yahya gibi zekeriya gibi!!
dediğim gibi sizinki gibi benimkide bir yorumdur elbette bağlayıcılığı yoktur...


hayır yanılıyorsunuz ayetler dikkatli bakınız.
misak alınan nebiler(kitap verilmiş olan)den sonra bir elçi(resul) gelecekmiş. ve peygamberimizde misak alınan nebilerden biridir, ve peygamberimizden(misak alınan nebilerden biri de peygamberimiz) sonra bir elçi gelecektir. bu bir yorum değil, ayetlerin apaçık soylediği!!!

"Hani Allah nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir resul -elçi- geldiğinde, ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.' Demişti ki: 'Bunu kabul ettiniz ve bu sorumluluğu aldınız mı?' Onlar: 'Kabul ettik' dediler. (Bunun üzerine Allah) 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım' dedi." (3:81)

"Hani nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık." (33:7).

ALlah daha nasıl soylesin ki!!!

butun nebilerden bir misak alınıyor, bu nebilerin içinde peygamberimizde vardır,
Allah nebilere demiş ki, sizden sonra bir elçi gelecek, beraberinizdekileri doğrulayacak, sizden sonra gelen bu elçiye inanacak ve destekleyeceksiniz.

kuran mukemmel bir kitap!! kelimeleri nasıl da yerli yerinde kullanılmış, hiç bir itiraza mahal vermeyecek şekilde, bir misak alındığını soylemiş ve diğer bir ayette bu misak alınan nebilerden birininde Hz. Muhammed olduğu soylenmiş. o kadar açıkki, yoruma bile gerek yok!!

ve sonra oyle bir ayet var ki, hiç bir eğrilik olmayan kuran mukemmel olduğunu yine gosteriyor. ayette;

"Muhammed, sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir; ancak o, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir." (33:40).

kelimeler tam yerli yerinde, son resul demiyor!! son resul ve nebidir, bunu da demiyor!! Allahın resulu ve nebilerin sonuncusudur, deniliyor, hiçbir tartışma bırakmıyor, nebilerin sonuncusunun Hz. MUhammed olduğunu apaçık vurguluyor, ama son elçi olduğunu soylemiyor,

lakin misakı anlatan ayetlerde misak alınan nebilerden(peygamberimizde dahil) sonra bir elçi geleceği soyleniyor, tam bir uyum içinde ayetler, sozcukler yerli yerinde, bu kitap muhteşem!!

ve bu konu o kadar açık ki, yoruma bile gerek bırakmıyor!!
kharon
ALINTI(nasreddinhoca @ Jul 29 2008, 03:03 PM) *

Senin derdin başka...
Rasulünü söyle sana kim olduğunu söyleyeyim? smile.gif


yok yok derdim o değil
sunni perdesinin mahiyetini anlamaya çalışıyorum : )
İlle Cihad
ALINTI
butun nebilerden bir misak alınıyor, bu nebilerin içinde peygamberimizde vardır,
Allah nebilere demiş ki, sizden sonra bir elçi gelecek, beraberinizdekileri doğrulayacak, sizden sonra gelen bu elçiye inanacak ve destekleyeceksiniz.



iyide güzel kardeşim, Peygamberimiz hani kimi destekledi, kime inandı?

ayrıca senin yorumuna göre bu elçilerin bir sonu yok, sürekli gelecek, çünkü dediğine göre Allah bütün elçilere seslenmiş ve hepsine demişki sizden sonra gelene inanın. ee hiç sonu yok ozaman bu elçilerin öylemi...

sanırım sizde İskendercilerdensiniz, yada daha yeni bir elçi geldi galiba smile.gif öyle ya elçilerin sonu yok, hepsi bir birine uyacak....
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 04:29 PM) *

iyide güzel kardeşim, Peygamberimiz hani kimi destekledi, kime inandı?

ayrıca senin yorumuna göre bu elçilerin bir sonu yok, sürekli gelecek, çünkü dediğine göre Allah bütün elçilere seslenmiş ve hepsine demişki sizden sonra gelene inanın. ee hiç sonu yok ozaman bu elçilerin öylemi...

sanırım sizde İskendercilerdensiniz, yada daha yeni bir elçi geldi galiba smile.gif öyle ya elçilerin sonu yok, hepsi bir birine uyacak....


bahsedilen nebilerin inanmaları ve desteklemeleri konusu apayrı bir muhteviyattır, farklı bir konu, tartışılır, mahiyeti anlaşılmaya çalışılır,

ancak bu başlık, gelecek olan bir elçiyi ayetlerle gosteriyor..


yok misak alınan nebilerden sonra bir tane elçi gelecek.
ezberler bozulsun, kuran ne diyorsa o olsun!

yahu benim elçim var diye mi konuyu açıyorum, yanlış bilinen bir konuyu, Kurandan 3 ayetle yanlışlığını gosteriyorum ve kurandaki bu 3 ayetin çokçokçokapapaçık bir şekilde misak alınan nebilerden sonra bir elçi geleceğini haykırmasını gosteriyorum,

iskender miskenderi tanımıyorum, bir ara birinin elçim olduğunu dusunmustum öldürdüler ama : )
İlle Cihad
ayrıca şu konuda düşünülmeye değer bence,

hani Allah buyuruyorya, bir elçi geldiğinde ona inanacak ve destekleyeceksiniz...

demekki Peygamberler hayatta iken bazı elçiler geldi ve bu peygamberler gelen bu elçilere inandı ve destek verdi öylemi?

yoksa bu inanma ve destek verme nasıl gerçekleşecekki, hayatta olacaksın ki, senden sonra gelen bir elçiye inanıp destek veresin değilmi?

ozaman bana bir tane peygamberin, kendi zamanında gelen bir elçiye inandığını destek verdiğini gösteriniz. Nuhmu, Musamı İsa mı, yoksa efendimiz s.a.v mi kendinden sonra gelen bir elçiye inanıp uydu?

yada şöyle olabilirmi?
SİZLERE, SİZDEN SONRA GELECEĞİ BİLDİRİLEN ELÇİYİ, RASÜLÜ, PEYGAMBERİ, NEBİYİ İNSANLARA MÜJDELEYİN, ONA UYULMASI GEREKTİĞİNİ EMREDİN VE ONA BU ŞEKİLDE ZEMİN HAZIRLAYIP DESTEK VERİP İNANIN...

bu yoruma ne diyeceksiniz...
İlle Cihad
İşte tam bu noktada şu dediğimizi açıklamak istiyoruz.

nebilerden alınan misak, kendilerinden sonra gelecek olan yeni bir elçiyi müjdeleyip insanlara ona uyulmasını emretmeleri idi.

bizim peyagmberimizden alınan misak ise, kendinden öncekini doğrulamaktır.

AYRICA BAHSEDİLEN GELECEK OLAN ELÇİ KONUSUNUN ASIL ANLAMINI ANLATMIŞ DEĞİLİM, SIRASI GELİNCE ONUDA YAZACAĞIM İNŞALLAH.
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 04:37 PM) *

ayrıca şu konuda düşünülmeye değer bence,

hani Allah buyuruyorya, bir elçi geldiğinde ona inanacak ve destekleyeceksiniz...

demekki Peygamberler hayatta iken bazı elçiler geldi ve bu peygamberler gelen bu elçilere inandı ve destek verdi öylemi?

yoksa bu inanma ve destek verme nasıl gerçekleşecekki, hayatta olacaksın ki, senden sonra gelen bir elçiye inanıp destek veresin değilmi?

ozaman bana bir tane peygamberin, kendi zamanında gelen bir elçiye inandığını destek verdiğini gösteriniz. Nuhmu, Musamı İsa mı, yoksa efendimiz s.a.v mi kendinden sonra gelen bir elçiye inanıp uydu?

yada şöyle olabilirmi?
SİZLERE, SİZDEN SONRA GELECEĞİ BİLDİRİLEN ELÇİYİ, RASÜLÜ, PEYGAMBERİ, NEBİYİ İNSANLARA MÜJDELEYİN, ONA UYULMASI GEREKTİĞİNİ EMREDİN VE ONA BU ŞEKİLDE ZEMİN HAZIRLAYIP DESTEK VERİP İNANIN...

bu yoruma ne diyeceksiniz...




bir önceki iletimde dediğim gibi bu çok farklı bir konu, tartışılır, mahiyeti anlaşılmaya çalışılır, verdiğiniz yorum gibi, farklı bakış açılarıyla, konu incelenir, ancak bu desteklemenin nasıl olacağı konusunda pek bilgim yok ve bu yuzden bir fikir beyan etmek istemem, tabi bu farklı konu hakkında bilen arkadaşlar fikirlerini beyan ederlerse forum ahalisi de yararlanır.
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 04:45 PM) *



bizim peyagmberimizden alınan misak ise, kendinden öncekini doğrulamaktır.




hayır, bu olamaz!!, Peygamberimizde kendisinden sonra gelecek olan elçiye inanacak ve destekleyecek
(bunun nasıl olacağı, peygamberimizden sonra gelecek olan elçi gerçeğini değiştirmez!!!)

ya ben türkçe yazılan bir kelimeyi bilmiyorum, ya siz ayeti anlamak istemiyorsunuz, lakin ifade çok açık !!!

İlle Cihad
bakınız baştan beri yazmadım, fakat atladığınız çok önemli bir konu var...

nedir biliyomusunuz, Allah buyuruyorki, sizden sonra bir elçi GELDİĞİNDE/EĞER GELİRSE ona inanıp destek vereceksiniz diyor..

yani GELECEK demiyor.. dikkat ediniz.

ve böylede olmuştur zaten, kendisinden sonra bir peygamber, elçi gelecekse eğer tüm peygamberler bu gelecek olanı müsdelemiştir.

ama bizim peygamberimiz kendisinden sonra gelecek olmadığı için bunu müjdelememiştir.

işte ince nokta burası, EĞER GELİRSE/GELDİĞİNDE....

NET OLARAK GELECEK DİYE BİR İFADE YOK...
İlle Cihad
Ayrıca şöylede bir gerçek varki göz ardı edilemez...

Peygamberimiz hariç diğer sayılan peygamberler, kendi zamanlarında yaşayan başka peygamberleride görmüşlerdir.

Mesela Hz. İsa Hz. Yahya ile aynı dönemde yaşamış, Hz. Yahya şehit olduktan sonra kendisi peygamber olmuştur.

Yani Hz. İsa Hz. Yahyayı desteklemiş, bizim peygamberimizide müjdelemiştir.

Ama bizim peygamberimizin zamanında hiç bir başka peygamber yokturki kimi desteklesin...

kendisinden sonra elçi gelecek ve onu desteklemesi gerekecekse, ozaman bizim peygamberimiz kendi zamanında gelen elçiyi gizledi bizlerden öylemi?

benden sonra şu gelecek diyede bildirmedi...

ohalde bizim peygamberimiz kimi nasıl destekleyecek söylermisiniz.

dediğim gibi, ayette kesin gelecek diye bir şey yoktur. eğer gelirse ifadesi vardır....
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 04:57 PM) *

bakınız baştan beri yazmadım, fakat atladığınız çok önemli bir konu var...

nedir biliyomusunuz, Allah buyuruyorki, sizden sonra bir elçi GELDİĞİNDE/EĞER GELİRSE ona inanıp destek vereceksiniz diyor..

yani GELECEK demiyor.. dikkat ediniz.

ve böylede olmuştur zaten, kendisinden sonra bir peygamber, elçi gelecekse eğer tüm peygamberler bu gelecek olanı müsdelemiştir.

ama bizim peygamberimiz kendisinden sonra gelecek olmadığı için bunu müjdelememiştir.

işte ince nokta burası, EĞER GELİRSE/GELDİĞİNDE....

NET OLARAK GELECEK DİYE BİR İFADE YOK...


güzel bir noktaya değinmişsiniz, niye baştan yazmadınız bunu : )
ilk defa duyuyorum bu eleştiriyi

tabi zorlama bir yorum gibi göründü

lakin arapçanın dil özelliklerinden, bu gelmek sözcüğünün nasıl kullanıldığını bilmek gerekir diye dusunuyorum,(bu konuda bilgi verecek olan varsa, paylaşırsa memnun olurum)

Peygamberimizden sonra bir elçi gelmeyecekse, neden peygamberimizden misak alınmış, o da ayrı bir muallak, lakin peygamberimiz bu misaka katılmayabilirdi, ki kendisinden sonra bir elçi gelmeyecek olsa idi.

ve yine lakin Kuranda Hz. MUhammedin son elçi olduğu yonunde hiç bir bilgi bulunmadığını da belirtmek isterim. ki boylece hiç kimse Hz. Muhammedin son elçi olduğunu soyleyemez!!



İlle Cihad
bakınız alınan misak, şöyle EĞER GELİRSE/GELDİĞİNDE.....

yani sizlerden sonra eğer bir elçi gelirse onu inanıp destekleyeceksiniz.

işin özü bu işte.

peygamberimizinde bu misakta bulunmasının amacı, Allahın tüm peygamberleri aynı olayda birleştirmesi ve hepsinden aynı anda söz alınması içindir.

her peygambere tek tek senden sonra şu gelecek inanacaksın kabulmü demiyor Allah, hepsine birden diyorki, sizden sonra bir elçi GELDİĞİNDE/GELİRSE....

umarım anlatabildim..
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 05:14 PM) *

bakınız alınan misak, şöyle EĞER GELİRSE/GELDİĞİNDE.....

yani sizlerden sonra eğer bir elçi gelirse onu inanıp destekleyeceksiniz.

işin özü bu işte.

peygamberimizinde bu misakta bulunmasının amacı, Allahın tüm peygamberleri aynı olayda birleştirmesi ve hepsinden aynı anda söz alınması içindir.

her peygambere tek tek senden sonra şu gelecek inanacaksın kabulmü demiyor Allah, hepsine birden diyorki, sizden sonra bir elçi GELDİĞİNDE/GELİRSE....

umarım anlatabildim..


yok ben anladım, ben bu fikri araştıracağım, bu gelmek sozcuğunun arapça da nasıl kullanıldığını kontrol edeceğim. şimdilik tesekkurler.

tabi Kuranda Hz. Muhammedin son elçi olduğunu soyleyen tek bir ayet bile olmadığını da soyleyeyim..
İlle Cihad
bence siz, elçi kelimesinide araştırın, kuranda nerelerde hangi hallerde, hangi anlamlarda kullanıldığında bakınız...


elçi kelimesi sizi çok meşgul etmekte gördüğüm kadarıyla.

ayrıca bu konuda seyyid kutubun tefsirinede baktım şimdi, bakın ne diyor..


Yüce Allah bizzat kendisinin ve peygamberlerinin şahitlik ettiği dehşet verici sağlam bir söz almıştı. Her peygamberden alınmış bir sözdü bu. Buna göre bir peygambere her ne zaman bir kitap, bir hikmet verilirse, kendisinden sonra gelen ve elindekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde ona iman etmeli, desteklemeli ve onun dinine uymalıdır. Allah bu ilkeyi, kendisi ile her peygamber arasında gerçekleşen bir sözleşme kılmıştır.

Kur'an'ın ifadesi birbirini izleyen peygamberler arasındaki zaman dilimlerini katlamakta ve hepsini bir sahnede bir araya getirmektedir. Yüce Allah onlara hep bir arada hitap etmektedir: "Bu direktifini kabul ediyor ve omuzlarınıza yüklediğim önemli görevi üstleniyor musunuz?"



burada seyyid kutubun yorumuna göre, bahsedilen ayette gelecek olanında elçi değil, peygamber olduğu söyleniyor.

aslında, hem diyanet, hem elmalı meallerinde baktım onlardada gelecek olanın peygamber olarak ifade edildiğini gördüm...

yani demek istediğim, siz elçi kelimesinide bir araştırın, hangi hallerde kimler için kullanıldığınada bir bakın, ozaman sorun kalmayacak....
Kaveller
ALINTI(kharon @ Jul 29 2008, 05:21 PM) *

yok ben anladım, ben bu fikri araştıracağım, bu gelmek sozcuğunun arapça da nasıl kullanıldığını kontrol edeceğim. şimdilik tesekkurler.

tabi Kuranda Hz. Muhammedin son elçi olduğunu soyleyen tek bir ayet bile olmadığını da soyleyeyim..






arapçada hzr gelmek anlamanı gelir arapça alfabe ile yazamdım ama anlarsınız şöyle örnek verelim


hâzır = gelmiş demektir.

mesela:
davalı vekili hâzır = davalı vekili gelmiş

Konu ile alakalı şunu düşünmenizi dilerim , Kur'anın mesajı ap açıkken Allah mesajını kelimelerin arasına saklamaz
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 29 2008, 05:26 PM) *

bence siz, elçi kelimesinide araştırın, kuranda nerelerde hangi hallerde, hangi anlamlarda kullanıldığında bakınız...
elçi kelimesi sizi çok meşgul etmekte gördüğüm kadarıyla.

ayrıca bu konuda seyyid kutubun tefsirinede baktım şimdi, bakın ne diyor..
Yüce Allah bizzat kendisinin ve peygamberlerinin şahitlik ettiği dehşet verici sağlam bir söz almıştı. Her peygamberden alınmış bir sözdü bu. Buna göre bir peygambere her ne zaman bir kitap, bir hikmet verilirse, kendisinden sonra gelen ve elindekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde ona iman etmeli, desteklemeli ve onun dinine uymalıdır. Allah bu ilkeyi, kendisi ile her peygamber arasında gerçekleşen bir sözleşme kılmıştır.

Kur'an'ın ifadesi birbirini izleyen peygamberler arasındaki zaman dilimlerini katlamakta ve hepsini bir sahnede bir araya getirmektedir. Yüce Allah onlara hep bir arada hitap etmektedir: "Bu direktifini kabul ediyor ve omuzlarınıza yüklediğim önemli görevi üstleniyor musunuz?"

burada seyyid kutubun yorumuna göre, bahsedilen ayette gelecek olanında elçi değil, peygamber olduğu söyleniyor.

aslında, hem diyanet, hem elmalı meallerinde baktım onlardada gelecek olanın peygamber olarak ifade edildiğini gördüm...

yani demek istediğim, siz elçi kelimesinide bir araştırın, hangi hallerde kimler için kullanıldığınada bir bakın, ozaman sorun kalmayacak....


yok yok o konuda bir problem yok, peygamber olarak çevirenler yanlış çevirmiştir. orada çok açık resul olarak geçer.
nebi ve resul ayrımını kuranın nasıl yaptığı gayet açıktır. araştırabilirsiniz.. ikisi aynı şey değildir, resul kelimesi nebi olarak çevirilemez.

Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi gereğince biliyor.33.40

eğer resul kelimesini nebi olarak çevirirseniz bu ayeti nasıl çevireceksiniz peki, bakın bu ayet sadece bir ornek, resul=nebi değildir!!!! resul kelimesini nebi olarak çevirenler yanlış çevirmişilerdir!!
kharon
ALINTI(Kaveller @ Jul 29 2008, 05:28 PM) *

arapçada hzr gelmek anlamanı gelir arapça alfabe ile yazamdım ama anlarsınız şöyle örnek verelim
hâzır = gelmiş demektir.

mesela:
davalı vekili hâzır = davalı vekili gelmiş

Konu ile alakalı şunu düşünmenizi dilerim , Kur'anın mesajı ap açıkken Allah mesajını kelimelerin arasına saklamaz


anladığım kadarıyla, o kelimede bir kesinlik olduğunu soyluyorsunuz, yani bir elçi gelecektir,(olasılık yok)
umarım doğru anlamışımdır, bir kaç meal de kesinlik ifade edecek şekilde çevirmiişlerdir.



Abdülbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki Allah, peygamberlerden, size kitap ve hikmet verdim, sonra da sizdeki kitabı gerçekleyen bir peygamber göndereceğim, ona mutlaka inanacaksınız, mutlaka yardım edeceksiniz diye söz almıştı ve ikrar ettiniz mi, size yüklediğim bu ağır yükü aldınız, yüklendiniz mi demişti. İkrar ettik demişlerdi de o da öyleyse tanık olun demişti, ben de sizinle beraber tanıklık edenlerdenim.



Diyanet İşleri Meali(Eski)

Allah peygamberlerden ahid almıştı: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olanı tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksınız ve ona mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demişti. "İkrar ettik" demişlerdi de: "Şahid olun, Ben de sizinle beraber şahidlerdenim" demişti.



Ömer Nasuhi Bilmen

Yâdet o zamanı ki, Allah Teâlâ peygamberlere hitaben «Size kitap ve hikmet verdim, sonra sizin nezdinizdekini musaddık olarak bir resûl gelecektir. O'na elbette imân ve yardım edeceksiniz» diye peygamberlerden bir müekked ahd aldıkta buyurdu ki, «İkrar ettiniz mi? Ve bunun üzerine benim o ahdimi alıp kabul eylediniz mi?» Onlar da, «İkrar ettik,» dediler. (Cenâb-ı Hak da) Buyurdu ki: «Öyleyse şahit olunuz, ben de sizinle beraber şahitlerdenim.»



Şaban Piriş Meali

Allah, peygamberlerden:-Size kitap ve hikmet verdim, sonra sizden olanı doğrulayan bir peygamber gelecek, ona kesinlikle iman edecek ve ona yardım edeceksiniz! diye söz aldığı zaman (sormuştu):-Karar verdiniz ve size yüklediğim bu ağır yükü kabul ettiniz mi? demişti. Onlar:-Kabul ettik diye cevap verdiler.-Şahit olun, ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.






Kaveller
ben sadece arapça anlamını yazdım , ama siz bu ayetten son peygamberin hz muhammed olmadığını nerden çıkarıyorsunuz ?


Orda bahsedilen gelecek olan peygaberin Hz Muhammed olmadığına , bu kanıya nasıl vardınız .

Doğrusu hayret ediyorum hem arapçanız yok hem de kelime tahlili yapıyor şüphe duyuyorsunuz .Bilgisi olan bunca müfesssir sizin gibi şüpheye düşmemişler nedense .

dediğim gibi Allah mesajını kelimelerin arasına saklamaz , böyle olsa kul olarak mazeretimiz çok olurdu .

Kuran tahlili yapmak için sadece arapçada yetmez , çoğu kelimenin zamanla anlamı değişir

En son ümmet kelimesinin medine de peygamber efendimiz zamanında
yalnız müslümanlar için değil aynı zamanda hristiyanlar ve yahudiler içinde kullanıldığını öğrendim .
Gördüğün gibi arkadaşım dile hakimiyet o kadar kolay değil .

ilim ehline bırakalım işi veya ilim öğrenelim sonra kelam edelim .
sükût-u vaveyla
başka bir elçi gelir ise ...kelimeyi şahadeti de değiştirmek gerekecek doh.gif şimdi
kharon
ALINTI(Kaveller @ Jul 29 2008, 05:50 PM) *

ben sadece arapça anlamını yazdım , ama siz bu ayetten son peygamberin hz muhammed olmadığını nerden çıkarıyorsunuz ?
Orda bahsedilen gelecek olan peygaberin Hz Muhammed olmadığına , bu kanıya nasıl vardınız .

Doğrusu hayret ediyorum hem arapçanız yok hem de kelime tahlili yapıyor şüphe duyuyorsunuz .Bilgisi olan bunca müfesssir sizin gibi şüpheye düşmemişler nedense .

dediğim gibi Allah mesajını kelimelerin arasına saklamaz , böyle olsa kul olarak mazeretimiz çok olurdu .

Kuran tahlili yapmak için sadece arapçada yetmez , çoğu kelimenin zamanla anlamı değişir

En son ümmet kelimesinin medine de peygamber efendimiz zamanında
yalnız müslümanlar için değil aynı zamanda hristiyanlar ve yahudiler içinde kullanıldığını öğrendim .
Gördüğün gibi arkadaşım dile hakimiyet o kadar kolay değil .

ilim ehline bırakalım işi veya ilim öğrenelim sonra kelam edelim .


hayır neden konuyu okumadınız!

ben Hz. Muhammedin son peygamber olduğunu, ancak son elçi olmadığını soyluyorum.

evet Hz. Muhammed nebi(kitap verilmiş olan)lerin sonuncusudur,

ancak son elçi değildir, lakin ayetlerden, Hz. Muhammedden sonra bir elçi geleceği soyleniyor,

konuyu okurmusunuz..


ben bu budur demiyorum, aksini ispatlarsanız, fikrimi değiştireceğimi zaten soyluyorum,

ilim ehli değilim, ama resul kelimesini nebi olarak çevirenlerin yanlış olduğunu goruyorum, ki bu konuyu araştırmışım ki bunu soyluyorum, bu kelimeyi yanlış çeviren ilim ehli insanlarımızın bir çoğunun hatalı davrandığını goruyorum malesef.

ben bir iddia sunuyorum ortaya, araştırmışım ki, bunu soyluyorum, bu konu hakkında bilgisi olanlar konuşsun ki, inancımızı oğrenelim, Nitekim Rab, demiyormu, bilmediğin şeyin ardına dusme, bil, oku, oku, oku.
İlle Cihad
kharon, size önemli bir yazı hazırlıyorum, inşallah öğleden sonra yazacağım.

şunu söyleyimki, nebi ve rasül sıfatları hakkında büyük yanılgı içerisindesiniz.

inşallah açıklayacağım.
İlle Cihad
Selamun aleyküm..

Kharon, öncelikle ilk mesajınızda ifade ettiğiniz, Rasül ve nebi kelimelerinin anlamları yanlıştır, geç farkettim ama yanlış biliyorsunuz.

Rasül = kendisine kitap, şeriat verilen peygamber.
Nebi= kendsinden önce veya zamanındaki resulün şeriatına tabi olan peygamberdir.

her Resul aynı zamanda nebidir, fakat her nebi resul değildir.

öncelikle resul ve nebi sıfatlarını böyle biliniz.

söz konusu ayete gelince,

yukarıdaki açıklamalar ışığında ayeti şu şekilde ele alabiliriz.

Allah nebilerden ve peygamberlerden (yani kendisine kitap verilmeyip zamanındaki veya önceki Rasülün şeriatına tabi olanlar ve şeriatı olan ve kitap verilen rasüllerden, yani her ikisinden de) söz almıştı. size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra beraberinizdekileri (yani size verilen kitapları ve şeriatı) doğrulayan yeni bir rasül/elçi (yani size verileni doğrulayan ve aynı zamanda kendisinede yeni şeriat verilen peygamber) geldiğinde (eğer gelirse) ona iman edip yardım edeceksiniz...

Söz konusu yaptığınız diğer ayet ise, şöyle ele alınmalıdır.

Muhammed sizin erkeklerinizden hiç birinin babası değildir. O Allahın Rasülü (kendisine kitap/şeriat verilen) ve nebilerin (kendinden önceki veya zamanındaki Rasülü doğrulayan peygamberlerin) sonuncusudur.

yani, Muhammed, Allahın kendisine yeni şeriat verdiği bir rasüldür, ve önceki rasülleride doğrulayan son nebidir.

dolayısıyla, kendinden önceki veya zamanındaki rasülü doğrulayan nebilerin sonuncusu olan Hz. Muhammed, doğal olarak Rasüllerinde sonuncusudur, çünkü kendisini veya başkasını doğrulayacak başka nebi gelmeyeceğine göre artık şeriat verilecek bir rasülde gelmeyecektir.

yeni bir şariat gelirse onu doğrulayıcı bir nebi olmayacağı için, artık yeni bir şeriatta gelmeyecektir.

Zira Allah c.c. "dinimi kemale erdirdim" diyerek yeni bir şeriatın gelmeyeceğini bildiriyor, Hz. Muhammedinde nebilerin yani kendinden öncekileri doğrulayıcıların sonuncusu olduğunu ifade ederek artık Hz. Muhammedi de doğrulayacak bir nebinin gelmeyeceğini açık bir şekilde ifade ediyor.

sonuç olarak, Hz. Muhammed s.a.v. efendimiz, hem Rasüllerin (kendisine verilen kitaba ve şeriata sahip olan peygamberlerin) hemde nebilerin (zamanındaki veya önceki rasülleri doğrulayan peygamberlerin) sonuncusudur.

Artık bir Rasül gelmeyeceği gibi, Hz.Muhammedi doğrulayacak, onun şeriatına tabi olacak bir nebide gelmeyecektir. nebilik ve rasüllük Hz. Muhammedde son bulmuştur.

umarım anlaşılır ve faydalı olmuştur.






kharon
tam tahmin ettiğim gibi, resul ve nebi kavramlarının anlamlarını birbiriyle değiştirmişsiniz,
size cevap vereceğim!
mesdo
bismillah

sevgili yönetim

buraya bu konuya sabah aktardığım bir açıklamam neden silindi?

bilgi verirmisiniz lütfen
mesdo
bismillah

SEVGİLİ İLLE CİHAD KARDEŞİM

NEBİ = kendisine kitap, şeriat verilen peygamber.

RASUL= kendsinden önce veya zamanındaki resulün şeriatına tabi olan peygamberdir.

her NEBİ aynı zamanda RASUL'dür, fakat her RASUL NEBİ değildir.

doğru açıklama bu şekilde olmalıdır muhterem
İlle Cihad
yanlışınız var mesdo ve kharon,

Rasül ve nebi sıfatlarını yanlış biliyorsunuz.

sorunda burda kaynaklanıyor zaten
kharon
nebi(peygamber) ve resul(elçi) arasındaki farkı ayetler açıkça gostermektedir!

her nebi resuldur, fakat her resul nebi değildir, kitap alan nebidir.

"Hani Allah nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir resul -elçi- geldiğinde, ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.' Demişti ki: 'Bunu kabul ettiniz ve bu sorumluluğu aldınız mı?' Onlar: 'Kabul ettik' dediler. (Bunun üzerine Allah) 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım' dedi." (3:81)

bir elçi geleceğini söyleyen bu ayet aynı zamanda bize nebi ve resul arasındaki farkı da oğretmektedir.
ayete gore nebilere kitap ve hikmet veriliyor, resul ise bu nebileri doğruluyor.

Kuranın butunu incelediğinde her nebinin aldığı kitapları, insanlara iletmekle görevlendirildiği gorulecektir.


İnsanlar bir tek topluluktu. ALLAH peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi ve anlaşmazlığa düştükleri konularda halkın arasında hükmetmeleri için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Oysa kitap verilenler kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan ötürü onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. Fakat ALLAH, izniyle inananları onların anlaşmazlığa düştüğü gerçeğe ulaştırdı. ALLAH dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.2.213

resul=kitap almamış
nebi=kitap almış

resulde, nebide kendinden öncekileri doğrular.

sonuç olarak Hz.Muhammed son nebidir(Kuran da son kitaptır), din kemale ermiştir.

fakat Son nebi Hz. Muhammedden sonra bir elçi gelecektir ve kuranı da tasdik edecektir...



kharon
Aynı hata, aynı hata, aynı hata

Kurandaki apaçık ayetler rağmen neden Hz. Muhammedi son elçi olarak ilan ediyorsunuz

Son nebi olan Hz. Muhammedi neden son elçi olarak da ilan ediyorsunuz.

neden Kuranı dinlemiyorsunuz..

Tevratta Hz. İsanın geleceği yazmasına rağmen, yahudiler dillerini eğip bukerek Hz. İsayı redetmediler mi

İncilde, peygamberimizin geldiğini soyleyen bolumleri çarpıtarak, peygamberimizi inakr etmediler mi,

neden hep aynı hataya dusuyorsunuz..

.
İlle Cihad
bakınız, Rasül ve nebiyi karıştırmakta ısrar ediyorsunuz.

kanıt diye verdiğiniz ayet sizi yanlıyor ama siz yinede kendinizi doğruladığını sanıyosunuz.

bakın ayet nediyor, nebilere ve peygamberle, size kitap vereceğim. sonra onu doğrulayan biri gelince ona iman edip yardım edeceksiniz.

iyide güzel kardeşim, hem nebiye kitap veriyor, hemde gelecek olan elçiye yani size göre yeni kitap getirmeyecek olan elçiye uyması iman etmesi isteniyor.

burada sizcede bir şelişki yokmu.

Öyle ya bir nebiye kitap verecek, ardından da diyecekki, sizden sonra kitap getirmeyecek olan, sizin kitabınıza uyacak olan bir elçi gelecek ve siz ona tabi olup iman edeceksiniz.

yaman çelişki doğrusu!!!!

ayetin başındaki ifade de nebilere ve peygamberlere hitaben diyorki, size kitap ve hikmet vereceğim, burada nebilerede kitap verilecek anlamı çıkmamalı. zira nebiler kendinden önceki rasülleri doğrulayıcıdır. kendinden önceki rasül ölmüş ise yeni gelen nebi o ölen rasülün kitabıyla hükmeder. ama yeni bir kitap getirmez.

ayette nebilere hitap edilmesinin sebebi budur.

tekrar söylüyorum,

Rasül = kendisine kitap verilen peygamberdir
Nebi = kendisine müstakil kitap verilmeyen, kendinden önceki Rasüle tabi olan peygamberdir.

ayrıca verdiğiniz diğer ayetlerde nebilerin kitap sahibi olduğuna kanıt değildir. bunuda unutmayın lütfen.

birde peygamber ifadesi, hem rasüller hemde nebiler için kullanılan genel bir sıfattır.

nebide peygamberdir, rasülde.
İlle Cihad
ALINTI(kharon @ Jul 30 2008, 01:37 PM) *

Aynı hata, aynı hata, aynı hata

Kurandaki apaçık ayetler rağmen neden Hz. Muhammedi son elçi olarak ilan ediyorsunuz

Son nebi olan Hz. Muhammedi neden son elçi olarak da ilan ediyorsunuz.

neden Kuranı dinlemiyorsunuz..

Tevratta Hz. İsanın geleceği yazmasına rağmen, yahudiler dillerini eğip bukerek Hz. İsayı redetmediler mi

İncilde, peygamberimizin geldiğini soyleyen bolumleri çarpıtarak, peygamberimizi inakr etmediler mi,

neden hep aynı hataya dusuyorsunuz..

.



Hz. İsa yeni bir kitap getirmiştir, Hz. Muhammed yeni bir kitap getirmiştir. reddedilme sebepleri bunlardır.

Hz. İsa deseydiki ben musanın şeriatı sürdürmek için geldim, ben musaya tabiyim yeni bir din getirmiyorum yahudilik devam ediyor dese idi acaba çarmıha gerilirmiydi. ama dediki artık tevratın hükmü bitti, yeni şeriat hıristiyanlıktır dedi ve yahudiler çıldırdı.

Hz. Muhamedde yeni bir şeriat getirerek diğer şeriatların hükmünün bittiğini söleyince yahudilerde isevilerde çıldırdılar inkar ettiler.

dolaysıyla verdiğiniz örnek fasidtir.


biz başka bir kitap gelmeyeceğini bizzat kurandan öğreniyoruz. Hz. Muhammeden sonrada bir peygamber/ rasül/nebi gelmeyeceğini yine kurandan öğreniyoruz.

anlamak istemeyen sizlersiniz. mealciliği bile hakkıyla beceremiyorsunuz.

siz daha nebi ve rasülün görevlerini bile bilmiyorsunuz, rasülü nebi diye, nebiyide rasül diye biliyorsunuz.

bana bir tek kaynak gösterinki, rasülün yeni şeriat getirmediğini, eski şeriata tabi olduğunu ifade etsin. bir kaynak gösterebilirmisiniz. tabi rasüllük iddiasında olmayan insanların kaynakları kabulümdür.

diyeceksinizki kuranda nebilere kitap verileceği yazıyorya..

bende ozaman derimki, eğer o ifadeyi nebilere kitap verileceği olarak yorumluyorsanız, ondan sonraki ifadeyi nasıl açıklayacaksınız.

hani diyorya, sizden sonra gelecek olan rasüle inanacaksınız, iman edeceksiniz.

kitap verilmeyen, yeni bir şeriat getirmeyen, sizin ifadenizle kendinden önceki nebiye iman edecek olan bir rasüle nebiler nasıl iman edip ona uyacaklar.

karar verin, kitap getiren nebi ise, rasül kitap getirmiyor ise, nebiden, kendisinden sonra gelecek olan rasüle iman etmesimi isteniyor!! ama gelecek olan rasül kitap getirmeyecekki, önceki şerita uyacak, ee nasıl olurda kendi şeriatına uyan bir rasüle nebi iman edip uyar!!

lütfen, Allahın kitabı böyle karışık bir kitap değildir. herşey net ve açıktır.

eğer rasül ve nebi sıfatlarını doğru anlarsanız, ayetin ne kadar açık ve net olduğunu anlayacaksınız.
İlle Cihad
aslında uzun lafın kısası,

sıfatların kelime anlamları bile bizi destekliyor.

bakınız nebi kelimesi nebe kökünden gelir, resul ise risalet, irsal kökünden gelir.


bu durumda olay şudur.

nebe = haber
risale = mektup/yazılı mektup

yani rasül mektubu getiren, nebi ise varolan mektuptan haber veren/verici anlamına gelir.

aslında bukadar basit.
İlle Cihad
üstüste çok yazdım ama mazur görünüz artık..

İşin birde şu boyutu varki bunu inkar etmiyoruz.

elçilik sıfatı rasüllüğe nebiliğe yakın olduğu için bir elçi gelecek ifadesi yanlış olur.

Bahsedilen ayette, bu manada bir elçi geleceği sonucunu çıkarak yanlıştır.

lakin, yeni bir kitap, bir şeriat ve vahiy iddiası olmamak şartıyla, geçmişte olduğu gibi şimdide ve daha sonrada bir müceddit gelmesi söylenebilir.

eğer bahsedilen ayetten anladığınız, kitap getirmesede Allah vahiy alacak bir elçinin geleceği ise bu yanlış bir ifadedir.

eğer kitap getirmeyecek, vahiyde almayacak bir müceddit gelecek derseniz bizde size katılırız, zira Hz. Mehdi de bu durumda söz konusudur.

yani Hz. Mehdi, yeni bir şeriat getirmeyecek, Allahtan vahiyde almayacak, ama Hz. Muhammedin şeriatıyla hüküm verip bir nevi elçilik yapacaktır.

sanırım böyle ifade etmek daha yerinde olacak.....

dediğim gibi, nebilik/resüllük bitmiştir. çünkü nebide resülde Allahtan vahiy alan peygamberdir.

ama bir müceddit beklentisi olabilir.
sükût-u vaveyla
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 29 2008, 05:55 PM) *

başka bir elçi gelir ise ...kelimeyi şahadeti de değiştirmek gerekecek doh.gif şimdi

kharon
siz hem diyorsunuz nebi ve resul farklıdır, hem de diyorsunuz nebi de, resul de peygamberdir..

Kuranda peygamber diye bir kelime geçmez.. peygamber diye çevrilen kelime nebi kelimesidir..

nebi=peygamber=kitap alan

resul=elçi=kitap almayan

hem nebiyi, hem resulu peygamber olarak çeviremezsiniz, bunda hemfikir olmamız gerekir!!

nebiler, resuller hepsi ALlahtandır, birbirlerini desteklerler, inanırlar, bir nebi kendisinden sonraki ve önceki resullere inanır, resullerin ve nebilerin birbirine inanmamaları ve birbirini desteklememeleri sözkonusu değildir..

bu açık ayetlere rağmen, ısrarla nebinin kitap almadığını, resulun kitap aldığını soyluyorsunuz,
kurandan delilerinizi getirirmisiniz!!

el insaf, bu ayete rağmen, nasıl aksini savunuyorsunuz! nebinin kitap aldığını haykırıyor, yorumlamak felan yokkkk!!!!!

İnsanlar bir tek topluluktu. ALLAH peygamber(nebi)leri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi ve anlaşmazlığa düştükleri konularda halkın arasında hükmetmeleri için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Oysa kitap verilenler kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan ötürü onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. Fakat ALLAH, izniyle inananları onların anlaşmazlığa düştüğü gerçeğe ulaştırdı. ALLAH dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.2.213
kharon
şimdi çıkmak zorundayım, siz Kurandan sonra bir kitap geleceğini savunuyorsunuz, ama farkında bile değilsiniz..
İlle Cihad
kharon, size bı konuda son yazımdır bu... yeterince fikrimizi anlattık.

Rasül ve Nebi kelimelerini iyi ayırt adiniz.

arağça lügat anlamlarınıda yazdım size.

Resul = Risalet, irsal kökünden gelir.
Nebi = nebe kökünden gelir.

İrsal, Risalet = mektup/yazılı belge anlamındadır. bu durumda Rasul ise bu belgeyi getiren ulaştıran bildirendir. hani İrsaliyeli Faturalar vardır ya, işte İrsaliyede İrsal kökünden gelen bir kelimdir.

Nebe = Haber/duyuru/bildirme/duyurma anlamlarına gelen bir kelimedir. bu anlamda Nebi ise, mektubu, belgeyi haber veren anlatan anlamına gelir.

Kısacası, Rasül irsaliye getirir, Nebi ise gelen bu irsaliyeyi insanlara okur duyurur.

Tabi RAsül bu görevlerin ikisinide yapar, yani hem belge getirir hem getirdiğini anlatır okur.
Nebi ise, gelmiş olan belgeyi bilgiyi insanlara okur anlatır.


lügat anlamları dahi ortadayken neyin ısrarını yapıyosunuz anlamak çok zor.

dediğim gibi son yazımdır bu. rasül ve nebi kelimelerini iyice bir araştırın sorun kalmayacak.

Not: ayette nebilere kitap verilecek ifadesi sizi şaşırtmasın. ZİRA HER ,RASÜL AYNI ZAMANDA NEBİDİRDE. Dolayısıyla kitap verilen nebilerde elbette vardır. aslında ince nokta şurası, her nebinin kitabı olmayacak diye bir şey yoktur. kitabı olan nebilerde vardır ki bunlar bunlar Rasüldürler. yani Bütün Rasüller aynı zamanda nebidir. ama bütün nebiler Rasül olmayabilir. bu bağlamda ayette bahsedilen nebilere kitap verilmesi hadisesi budur, yani Kitabı olan Rasüller yani tüm Rasüller aynızamanda nebidirlerde!!!
sükût-u vaveyla
ALINTI(mesdo @ Jul 30 2008, 01:17 PM) *

bismillah

SEVGİLİ İLLE CİHAD KARDEŞİM

NEBİ = kendisine kitap, şeriat verilen peygamber.

RASUL= kendsinden önce veya zamanındaki resulün şeriatına tabi olan peygamberdir.

her NEBİ aynı zamanda RASUL'dür, fakat her RASUL NEBİ değildir.

doğru açıklama bu şekilde olmalıdır muhterem


sevgili mesdo ...

sıradan bir lügata baktığımız da bile...rasulun :kitap ,şeriat verilen olduğunu

nebinin ise tam tersi olduğunu görüyoruz...

burada bir kopukluk var...

ille cihadın yzdığı tanımlar doğru tanımlar..
kharon
rsl: gönderilen/gönderi.. bir görevle gönderilen kimse anlamındadır.
nebi: haber anlamındaki nebe’, kökünden gelen bir kavram olarak, haberci, haber getiren demektir..

her nebi resuldur, her resul nebi değildir.. Nebi haber alır, aynı zamanda nebi resuldur, ve haberi duyurur..

aşağıdaki ayetlerde gelirse diye birşey yok, gelecektir..

"Hani Allah nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir resul -elçi- geldiğinde, ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.' Demişti ki: 'Bunu kabul ettiniz ve bu sorumluluğu aldınız mı?' Onlar: 'Kabul ettik' dediler. (Bunun üzerine Allah) 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım' dedi." (3:81)

"Hani nebilerden -peygamberlerden- misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık." (33:7).

şimdi size gore Hz Muhammedden sonra bir resul(kitap verilmiş diyorsunuz ya) gelecektir ve bu yuzden Kurandan sonra bir kitap geleceğini savunuyorsunuz..

ve Kuranın diğer ayetlerini goz onune alırsak, Kuranın çelişkili olduğunu soyluyorsunuz..

Kuran'da resul, kelime anlamıyla kullanılmasına rağmen (12:50); nebi kelimesi sürekli Allah'ın peygamberleri için kullanılmıştır. Bunuda belirtmiş olalım..


Şimdi konudaki başlığa donersek..

sizin savunduğunuz fikirlere gore, kurandan sonra bir kitap gelecektir ve savunduğunuza gore Kuran çelişkilidir..

benim savunduğuma gore ise, Kuran kelimeleri tam yerli yerinde kullanmıştır, hiçbir çelişki yoktur ve Kuran son kitaptır, Hz. Muhammed son nebidir, ancak son elçi değildir..

Benim için de konu kapanmıştır...




İlle Cihad
konuyu kapattınız ama bizide inanılmaz bir iftira ile töhmet altında bıraktınız.

biz kurandan sonra bir kitap gelecek dedikmi Allah c.c. aşkına. bu ne kadar kötü bir iftira.

siz hala araştırmaktan korkuyorsunuz, rasül nedir nebi nedir arayıp öğrenmekten çekiniyorsunuz.

biz diyoruzki, rasüllükde nebilikte bitmiştir, ne bir kitap gelecek, nede kuranı doğrulayıcı bir elçi gelecek. Hz. Muhammed s.a.v. nebilerinde elçilerinde sonuncusudur.

aslında bize attığınız iftirayı siz kendiniz işleyip kurana atıyorsunuz.

Nebinin kelime anlamı ortada iken, ve kitabı olan nebilerde varken (rasüller) ve bu nebilerin sonuncusunun Hz. Muhammed olduğu buyrulmuşken siz hala bir elçi beklentisindesiniz.

halbuki ayet okadar net bir şekilde diyorki, rasüllükde nebilikte bitmiştir.

peygamberimiz nebi değilmidir, rasül değilmidir, kitabıda var, kendinden öncekinide doğruladı. yani hem nebi hem rasül.

demekki kitabı olan nebilerde var, ama kitabı olmayan rasül yoktur.

Ayet diyorki, kitap verdiğim nebiler, yani kitap verdiğim rasülüm olan ve kendinden öncekileri doğrulayan nebilere, burada tüm peygamberler hitaba muuhataptır, yani sadece nebiler veya sadece rasüller değil, tümüne hitap var. çünkü tüm rasüller nebidir, dolayısıyla nebi diyerek tümüne hitap edilmiştir.

sonra gelen ifade ise gayet açık ve son noktayı koymuştur. demiştirki, ey nebiler (yani tüm peygamberler, kitap verilen verilmeyen) sizden sonra bir Rasül gelirse/geldiğinde/gelince ona uyacak ve iman edeceksiniz.

yani tüm peygamberlere diyorki, her birinizden sonra bir peygamber/rasül/nebi gönderince/gönderdiğimde/gönderirsem ona uyacaksınız itimat edeceksiniz.

ve diğer ayette belirtilen Muhammed Allahın rasülü ve nebilerin sonuncusudur ifadeside olaya son noktayı koyuyor.

diyorki, Allahın rasülü (kendisine kitap verilen) ve nebilerin (yani tüm peygamberlerin, kitap verilen verilmeyen tümünün) sonuncusudur. çünkü her Rasül aynı zamanda nebidir. yani nebilerin sonuncusu derken aynı zamanda Rasüllerinde sonuncusudur denilmek isteniyor.

çünkü nebi olmayan Rasül yoktur, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed ve bunlardan önce kitap verilen tüm peygamberler kendisinden önceki Rasülleride doğrulayarak nebi olmuşlardır. dolayısıyla NEBİ OLMAYAN RASÜL YOKTUR/OLAMAZ. Çünkü bir rasül kendinden öncekini doğrulamama gibi şansa sahip değildir.

bu açıklamalar ışığında, ayete geri dönecek olursak, ayet açık ve net bir şekilde nebiliğin ve resüllüğün artık bittini söylüyor.

diğer ayet ise tüm nebilerden ve resüllerden söz alındığını söylüyor.
neden tüm peygamberler diyorum, çünkü nebi olmayan bir Rasül olamaz. dolayısıyla nebilerden söz alınınca doğal olarak Rasüllerde söz vermiş oluyorlar.

yada şöyle diyelim, nebi diye hitap edildiği için, tüm peygamberlere gelen bir hitaptır. nebilerden söz aldık, size kitap vereceğiz (burada kitap verilecek olanlar Rasül olan nebilerdir) sonra sizi doğrulayan yeni bir rasül geldiğinde (yani sizi doğrulayıp yeni bir kitap getirdiğinde) ona iman edeceksiniz.


konu çok uzadı, fakat iftiranızdan Allaha sığındığımı, ama hakkımıda helal ettiğimi bilmenizi isterim. sonuçta din kardeşiyiz.
İlle Cihad
buyrun size birde link vereyim. google ye yazsanız aslında binlerce link bulacaksınız bizi destekleyen.

http://kitap.ihya.org/genel/samil.php?t2=o...p;t3=ras%C3%BBl

bulinki okuyunuz, ve Rasül ile nebinin bizim dediğimiz gibi olduğunu görünüz.

eğer sizin iddia ettiğiniz gibi bir kaynak varsa lütfen ama lütfen sizde bize o linki veya kaynağı söyleyinki bizde okuyalım.
İlle Cihad
http://www.nihathatipoglu.com/bilgiler/dinisozluk/

hatta birde sözlük linki vereyim smile.gif

burdanda bakın...
kharon
Ayetleri ne kadar zorlama bir anlamla anlamaya çalıştığınızı farketmeniz gerekmektedir..

Nebi kitap alır, peki nebi bu kitabı gizleyip açıklamayacak mı, asla, iste tam bu sırada nebinin resulluk gorevi ortaya çıkar, kitabı alan nebidir. nebinin bu kitabı duyurması ise resulluk gorevidir.

kuranda nebi kelimesi, hep Allahtan kitap almış olarak kullanılır, ancak elçi kelimesi, firavunun elçisi, bazı melekler gibi çok farklı alanlarda kullanılır..

EN'AM 83.İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz kanıtlardır. Dilediklerimizi derece derece yükseltiriz. Senin Rabbin Hakim'dir, Alim'dir.
EN'AM 84.Biz ona İshak'ı ve Yakub'u hediye ettik. Hepsini doğruya ve güzele kılavuzladık. Daha önce Nuh'a ve onun soyundan olan Davud'a, Süleyman'a, Eyyüb'e, Yusuf'a, Musa'ya, Harun'a da kılavuzluk etmiştik. Güzel düşünüp güzel davranaları böyle ödüllendiririz biz.
EN'AM 85.Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas... Hepsi iyilik ve barış için çalışanlardandı.
EN'AM 86.İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut... Hepsini alemlere üstün kıldık.
EN'AM 87.Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da... Onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola kılavuzladık.
EN'AM 88.Allah'ın yol göstermesidir bu. Kullarından dilediğini bunula iletir iyiye ve güzele. Eğer onlar şirke bulaşsalardı yapıp ettikleri kendilerine yararsız hale gelirdi.
EN'AM 89.İşte bunlardır kendilerine kitap, hükmetme gücü ve NÜBÜVVET verdiklerimiz. Şimdi şu insanlar bütün bunları inkar ederlerse biz, bunları inkar etmeyecek bir topluluğu onlara vekil ederiz.

bakınız kitap verilmiş olana nebi özelliği veriliyor..,,
tabi zorlayın da zorlayın, nebi ve resulun anlamlarını kaydırın..


Hani Kuran açıktı, kelime oyunları yapmazdı.. yahu bu ayeti tersten anlamak zorlama değil de nedir..

"Hani Allah nebilerden misak (söz) almıştı: 'Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir resul geldiğinde, ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz.' Demişti ki: 'Bunu kabul ettiniz ve bu sorumluluğu aldınız mı?' Onlar: 'Kabul ettik' dediler. (Bunun üzerine Allah) 'Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahid olanlardanım' dedi." (3:81)

uzatmanın anlamı yok, ikimizinde fikri değişmeyecek gibi,

demagojiye gerek yok, misak alınan nebilerden sonra bir elçi geleceği soyleniyor, misak alınan nebilerden biri de Hz. Muhammed olduğuna gore, Hz. Muhammedden sonra bir elçi geleceği apaçık goruluyor...

Hz. Muhammedi son elçi yapmak için elinizden geleni yapmaya çalıştığınızı goruyorum, Kuranı bırakıp lugatlardan bir şeyler çıkarmaya çalışmanızı buna bağlıyorum..

Bu apaçık ayet/ler/i bile anlamamaya çalışmak, şu ayeti hatırlatır..

"Size daha önce Yusuf apaçık delillerle gelmişti. Size getirdiği mesaj konusunda kuşkuya düştünüz. Sonunda o ölünce 'Allah ondan sonra resul -elçi- göndermeyecek' dediniz. İşte Allah, ölçüyü aşan şüphecileri böylece saptırır." (40:34).

Nebi kitabı alır, ve nebi, resulluk gorevini yapmamazlık edemez, kitabı alana nebi denilir. resulluk gorevi ise bu kitabı tebliğ etmektir..bu kuranda apaçık soylenir.. Kuranı zorlama yorumlarla anlamanın hiçbir anlamı yoktur.. uzatmamalı..
kharon
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 31 2008, 11:17 AM) *

http://www.nihathatipoglu.com/bilgiler/dinisozluk/

hatta birde sözlük linki vereyim smile.gif

burdanda bakın...


Ah siz sunniler ah.. çoğunluksunuz diye doğru bildiğinizimi sanıyorsunuz.. ne kadar çok link verirsen, doğru olan o mu oluyor, ah siz sunniler, Kurana aykırı bir suru şeyde fikir birliği ettiniz, bir suru yanlışlıklar çıkmadı mı, : ) neyse konuyu dağıtmanın ve uzatmanın anlamı yok, herkesin inandığı kendisine: )
İlle Cihad
bak kardeşim anlamak istemediğin bişey var, nebilere yani ayrı bir kitap verilmeyip kendinden önceki Rasülleri onaylayanlarada o eski kitaptan hükmetme yetkisi verilmiştir. onlarada vahiy gelmiştir.

fakat, yeni bir kitap yeni bir şeriat rasüllere verilmiştir.

biz demiyoruzki, nebiler herhangi bir kitap almamıştır, herhangi bir kitaba göre hükmetmemişlerdir. onlarda kitaptan insanlara bilgi verip tebliğ etmişlerdir.

yukarıda verdiğin Enam suresinde bahsedilen, kendisine kitap ve hükmetme gücü verdiğimiz nebiler arasında, kendisine yeni bir kitap verilen Hz. İsa da vardır, Hz. İbrahimde vardır, Hz. Nuhda vardır, Hz. Davutta vardır, Hz. Musada vardır ama kendisine ait kitabı olmayan nebilerde vardır.

bunu anlamak çokmu zor, kendisine ayrı bir kitap verilmeyen nebilerde kitaptan hüküm vermişlerdir, hükmetme gücü verilmiştir. ama kendilerine ayrı bir kitap verilmemiştir.

rasül kelimesi, meleklerede hitap edilmiştir. ama bu demek değildirki rasül kelimsinin tek anlamı budur. firavunun elçisi ne yapar, firavundan aldığı emirleri ve talimatları insanlara tebliğ eder. ee sorun nerde, firavunun elçilerinede elçi denmesi Allahın elçisi olmayacağı anlamınamı gelir Allah aşkına.

dikkat edrsen 89. ayette, kitap, hükmetme gücü ve nübüvvet ifadeleri ayrı ayrı yazılmıştır. yani bunların arasında kendilerine kitap verdiklerimizde var, hükmetme gücü ve eski rasüllerin şeriatıyla tebliğ etme yetkisi verdiklerimizde vardır.

kitap kelimesiyle kendisine yeni bir kitap verdiklerimiz, hükmetme gücü bu kitaptan hüküm verme yetkisi, nübüvvet ise yine bu kitaplardan tebliğ etme işidir.

dolayısıyla, nebi, kitaptan hüküm verir, ama rasül ise kitabı getirendir.

aslında ayetler gerçekten çok açık.

nebilerden söz aldık ifadesi, tüm elçileri kapsar. yani bir kelimeleyle hem rasülü hemde nebiyi muhatap almış olur. bundan sonrada derki size kitap göndereceğim, yani aranızdan bazılarına kitaplar vereceğim, rasüllerde nebilerde bu kitaba uyacak, sonra başka bir rasül/kitap gönderdiğimde hepiniz bu yeni kitaba uyacaksınız.

işte hepsi bu, anlmak yada inklar etmek size kalmış artık.

bizi itham ettiğiniz işlerden bizler uzağız. iftiralarınız sadece sizi bağlar.

ayrıca beklediğiniz/bildiğiniz bir rasülmü geldi/gelecekki bukadar rasül beklentisi içerisindesiniz...
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.