Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Kader
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ SORU-CEVAP ]·.
mehmetberat
hayatımızdaki olayların gidişatı muhakkak ki yüce yaratıcımızın izni ve bilgisiyle ceryan etmektedir

pekiiii

allah ,yapacağımız içinmi biliyor yoksa bildiği ve istediği içinmi yapıyoruz?
Farakhlit
Cenabı Hak Alimi Küllü-şey olduğu için ne yapacağımızı ve yapmayacağımızı biliyor.Bizim yapıp yapmamamız bizim için bir zaman meselesi.Ama Cenabı Hak indinde bir zaman kavramı yok.Hem geçmişi (bize göre) hem geleceği aynı anda ihata ediyor yani görüyor.
Biz ise herkes biliyor istediğimizi yapmakta özgürüz cüzi irademiz var.Namaza da gidebiliriz içmeyede .Sonuçta yaptıklarımızdan mesul oluruz.
nilgun
Bazı durumlarda kadarde ne varsa o olur şeklinde bir kabullenme ile boşverdiğimiz şeyler oluyor ama böyle bir durumda dahi dua etmek kaderi değiştirecek tek şeydir derler bununla ilgili ne düşünüyorsunuz.
nasreddinhoca
ALINTI
allah ,yapacağımız içinmi biliyor yoksa bildiği ve istediği içinmi yapıyoruz?


Allah'ın en güzel isimlerinden biri alim'dir...
Allah her şeyi bilir...
Yaptığımızı da, yapacağımızı da, yapmak isteyip de yapmadıklarımızı da...
Yaprağın yere düşüşünü, gözümüzle bakıp kalbimizden geçirdiğimizi dahi...
Yapacağımızı biliyor. İstediği için yapmıyoruz, istediğimiz için yapıyoruz...
RAzdAR
ALINTI(nilgun @ Jul 25 2008, 01:49 PM) *

Bazı durumlarda kadarde ne varsa o olur şeklinde bir kabullenme ile boşverdiğimiz şeyler oluyor ama böyle bir durumda dahi dua etmek kaderi değiştirecek tek şeydir derler bununla ilgili ne düşünüyorsunuz.



yanlış algılanmaya sıkça maruz kalmış olan kavramlar arasında sabır kavramı ön sıralarda bulunmaktadır. Kuran’da, bela, musibet ve sıkıntılar karşısında Allaha dayanarak direnç gösterme karşılığı kullanılan sabır kavramı, zamanla teslimiyetçilik, pısırıklık, tembellik ve her şeyi Allaha havale edip zorluklarla mücadeleden kaçış olarak algılanmaya başlamıştır.
oysa kader, ne sabır acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini beklemedir, ne de tevekkül her şeyi Allaha bırakma, Allahtan beklemedir.

Kuran, sabrı insanın karşılaştığı sorunlar karşısında pasifleşmesi ve bir köşeye çekilip olup bitenin sonucunu beklemesi olarak değil, hayatın zorluklarıyla mücadele ederken direnç göstermesi, dayanıklılık göstermesi şeklinde tanımlar. yani sabır insanın mücadele alanını terk etmesi değil, mücadelede sebat etmesidir.

_Alevi_
kader e iman için öncelikle kanaat getirmek gerekir bence .
aLaTurCa
fethullan gulen in ''kitap ve sunnet perspectivinde kader '' isimli kitabinda bu konu detayi ile ele alinmis, tavsiye ederim
_Alevi_
ALINTI(aLaTurCa @ Jul 26 2008, 07:17 PM) *

fethullan gulen in ''kitap ve sunnet perspectivinde kader '' isimli kitabinda bu konu detayi ile ele alinmis, tavsiye ederim



fethullah gülen o kitaptada evirip çevirip işi dinler arası diyaloğa getirmiştir biggrin.gif


kur an ayetlerini çarpıtan adamın , kader hakkında kimbilir neler uydurmuştur , dinden çikarız mazallah .
zennure
[b][i]YANLIŞ BİLGİ VERMEK GİBİ OLMASIN;
RABBİM BİZ İNSANLARIN KADERİNİ İKİ YOLDA BELİRLEMİŞTİR HEM HAYIRLI HEMDE ŞER OLARAK,FAKAT BİZ İNSANLARADA BU YOLLARDAN BİRİNİ KENDİ İRADEMİZ İLE SEÇMEK İÇİNDE BEYİN VERMİŞTİR YANİ KADER BİRAZDA BİZ İNSANLARIN ELİNDE HER GELEN RABBİMDEN OLDUĞU KADARIYLA BİZİMDE ELİMİZDE...
Kaveller
ALINTI(Farakhlit @ Jul 25 2008, 12:24 PM) *

Cenabı Hak Alimi Küllü-şey olduğu için ne yapacağımızı ve yapmayacağımızı biliyor.Bizim yapıp yapmamamız bizim için bir zaman meselesi.Ama Cenabı Hak indinde bir zaman kavramı yok.Hem geçmişi (bize göre) hem geleceği aynı anda ihata ediyor yani görüyor.
Biz ise herkes biliyor istediğimizi yapmakta özgürüz cüzi irademiz var.Namaza da gidebiliriz içmeyede .Sonuçta yaptıklarımızdan mesul oluruz.



Evet bende böyle düşünüyorum , zaman ve mekan madde için belirleyicidir .
Gerçi bilimsel olarak da halen zamanın durumu fiziki açıdan net değil , zamanın eğilip bükelebildiği söyleniyor dolasıyla geçmişle gelecekte birleşebilir , ama bu olay için karadeliğin gerekmekte olduğu söyleniyor .
Velhasıl dünyadan uzaya bile zaman mefhumun anlamı değişiyor iken kader mevzusunu anlamak pek mümkün değil en azından henüz değil..


sabah_rüzgarı
rabbimn ilmi ezeliyse yaptığımz yapacağımz herşeyi bilmesi, fiillerimize bizm yerimize karr verdiği anlamına gelmez fiillerimize cüzi irademizle bi karar verirz
ne zamn nerde doğduğumz gibi mevzular bizm elimezde değildir bunn dışında fiillerimz bizm kontrolümüzde
bilal habeş
ALINTI(mehmetberat @ Jul 25 2008, 10:54 AM) *

hayatımızdaki olayların gidişatı muhakkak ki yüce yaratıcımızın izni ve bilgisiyle ceryan etmektedir

pekiiii

allah ,yapacağımız içinmi biliyor yoksa bildiği ve istediği içinmi yapıyoruz?



kardeş bu konu çok uzun ve geniş bir konu bizde kısaltma yaparak ekleme yapalım iNŞAALLAH.

1) Kaderin esas anlamı ALLAH’ın, olmuş olacak her şeyi bilmesi demektir. Dikkat edersek insan iradesini yok saymıyor. Bilmek ayrı yapmak ayrıdır. Bilen ALLAH’tır, yapan kuldur. Bu konuya bir misal verelim;

Peygamberimiz İstanbulun fethini ve komutanını yüz yıllar önce müjdelemiş ve haber vermiştir. Zamanı gelince de dediği gibi çıkmış. Şimdi, İstanbul Peygamberimiz dediği için mi fethedildi, yoksa fethedileceğini bildiği için mi söyledi. O zaman Fatih Sultan yatsaydı, çalışmasaydı, ordular hazırlatıp savaşmasaydı yine olacak mıydı. Demek ki ALLAH Fatihin çalışıp İstanbul’u fethedeceğini biliyordu ve bunu elçisi Hz. Peygambere bildirdi.

Buradaki ince nokta: ALLAH bildiği için yapmıyoruz. Biz yapacağımız için ALLAH biliyor. Zaten ALLAH’ın geleceği bilmemesi düşünülemez. Bilmese veya bilemese yaratıcı olamaz.

Demek ki ALLAH yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek ALLAH yazıyor. İşte buna kader diyoruz.

2- Dünyaya gelen her insan bir kader programına tabidir. İnsanın ne yapacağını, başına ne geleceğini Yüce ALLAH ezeli ilminde biliyor. Ancak ALLAH’ın bilmiş olması, insanın o işi yapmasını zorlamaz. Çünkü ALLAH, insanın önüne sonsuz seçenekler koymuştur.

İnsan kendi iradesini kullanarak, hangi yolu tercih ederse, ALLAH onu yaratır. Dolayısıyla sorumlu olan insanın kendisidir.


umarım yeterli gelmiştir kardeş eğer istersen başka eklemede yapabilirim ALLAH'a emanet ol kardeşim.
RABBim hayırlı bir yaşam, hayırlı bir ölüm nasip eylesin ayrıca kalplerimizi dininde sabit kılıp, müslüman olarak can vermeyi bizlere nasip eylesin.RABBim sırat-ı müstakimden ayırmasın bizleri iNŞAALLAH.


selam ve duayla
mehmetberat
yorumlarınızı okudum arkadaşlar.hemen hemen hepsi kendi görüşümü destekleyici nitelikteki açıklamalardı.hepinizden allah razı olsun kader konusunda çoğunluğun benim gibi düşünmesi beni çok memnun etti.en azından kafamdaki tereddütler ortadan kalktı yada duyulan tereddütler aynı yönde.

saygılar
hitman1993
allah razi olsun hepinizden

ama kafama birsey takiliyor:

ALLAH(c.c.) herseyi önceden biliyor,
nezaman ne yapacagimizi biliyor,
cennetemi, cehennememi süpesizki girmeden giricegimizide biliyor,
peki neden imtan dünyasi var?
neden hemen cennete yada cehenneme giriyoruz?

bu souruyu cavaplarsaniz cok ama cok icim rahatliyacak cünkü 1 aydan belli kafama takiliyor.hocama da sordum ama daha tam rahatlamadi icim.
allah sizlerden razi olsun.
TEVHİDci
ALINTI(hitman1993 @ Sep 5 2008, 11:10 PM) *

ama kafama birsey takiliyor:

ALLAH(c.c.) herseyi önceden biliyor,
nezaman ne yapacagimizi biliyor,
cennetemi, cehennememi süpesizki girmeden giricegimizide biliyor,
peki neden imtan dünyasi var?
neden hemen cennete yada cehenneme giriyoruz?


imtihan edilmeden direk olarak gideceğimiz yerlere (cennet cehennem) gidecek olsaydık ademoğlu o zamanda neden imtiham edilmedik demezmiydi ?
ilkemir
Kader Allah bilgisi dahilindedir tartışmak olmaz .

Yaşanılır ve görülür .

-------------------------------------------------------

Bilmekte, istemekte, rıza göstermek değildir. Bilmesi mülkünü bilmesidir . İstemesi ise yaratan olmasındandır zira bizim istememiz yaratamayacağı için O'nun istemesi gerekir ve bizim istememiz O'nun yaratmasını gerektirmez . Rızası ise yarattıklarından hoşnut kaldıkları kısmı ile ilgilidir . Zamandan ve mekandan ayrı olamayacağımız için imtihan süreci özgür irademizle seçimlerimizin ne olduğunu kendimizin görmesini sağlamaktadır . Seçimlerimizle Allah rızasını kazanabiliyorsak ne mutlu bize.
hitman1993
allah razi olsun sizlerden,
bu soruyu cok derine cekmemek lazim,
biz Allaha inanacagiz ve onun göserdiyi dogru yolda yürümeyi gayret edecegiz.
nurun nisa
ALINTI(nasreddinhoca @ Jul 25 2008, 02:40 PM) *

Allah'ın en güzel isimlerinden biri alim'dir...
Allah her şeyi bilir...
Yaptığımızı da, yapacağımızı da, yapmak isteyip de yapmadıklarımızı da...
Yaprağın yere düşüşünü, gözümüzle bakıp kalbimizden geçirdiğimizi dahi...
Yapacağımızı biliyor. İstediği için yapmıyoruz, istediğimiz için yapıyoruz...


Çok güzel anlatılmış good.gif good.gif clap2.gif clap2.gif
NuRŞeN
ALINTI(hitman1993 @ Sep 5 2008, 11:10 PM) *
allah razi olsun hepinizden

ama kafama birsey takiliyor:

ALLAH(c.c.) herseyi önceden biliyor,
nezaman ne yapacagimizi biliyor,
cennetemi, cehennememi süpesizki girmeden giricegimizide biliyor,
peki neden imtan dünyasi var?
neden hemen cennete yada cehenneme giriyoruz?

bu souruyu cavaplarsaniz cok ama cok icim rahatliyacak cünkü 1 aydan belli kafama takiliyor.hocama da sordum ama daha tam rahatlamadi icim.
allah sizlerden razi olsun.




Bu konuda fazla bilgim yok fakat okuduklarımdan ,öğrendiklerimden anladığım kadarıyla anlatmaya çalışayım.İnsanın değişmeyen kaderi var doğum ve ölüm gibi.

Allah insanın kaderini belirlemiş fakat çeşitli sınamalar koymuş,bu sınamaları sabır şükür ile atlatıp iman gücünü kaybetmeme veya isyan etmenin seçimini insana bırakmış.Bu sınamaları atlatıp veya atlatamamak insanın elinde.Kimi insan varlıkla sınanr,kimi insan yoklukla sınanır veya başka şeylerle sınanır.

Doğduğumuzda cennetklik ve cehennemlik olmamızı Allah belirlememiş.İki yoldaki tercihi bizlere bırakmış.

Allah hepimizden razı olsun.Bizlere sabır versin şükretmeden alıkoymasın.





ayparcam
ALINTI(NuRŞeN @ Sep 6 2008, 10:09 AM) *

Bu konuda fazla bilgim yok fakat okuduklarımdan ,öğrendiklerimden anladığım kadarıyla anlatmaya çalışayım.İnsanın değişmeyen kaderi var doğum ve ölüm gibi.

Allah insanın kaderini belirlemiş fakat çeşitli sınamalar koymuş,bu sınamaları sabır şükür ile atlatıp iman gücünü kaybetmeme veya isyan etmenin seçimini insana bırakmış.Bu sınamaları atlatıp veya atlatamamak insanın elinde.Kimi insan varlıkla sınanr,kimi insan yoklukla sınanır veya başka şeylerle sınanır.

Doğduğumuzda cennetklik ve cehennemlik olmamızı Allah belirlememiş.İki yoldaki tercihi bizlere bırakmış.

Allah hepimizden razı olsun.Bizlere sabır versin şükretmeden alıkoymasın.


Amin insALLAH

Hepinizin elleri ve yureklerine saglik RABBIM sizlerden razi olsun insALLAH
i_k_r_a
ALINTI(_Alevi_ @ Jul 27 2008, 07:35 PM) *

fethullah gülen o kitaptada evirip çevirip işi dinler arası diyaloğa getirmiştir biggrin.gif
kur an ayetlerini çarpıtan adamın , kader hakkında kimbilir neler uydurmuştur , dinden çikarız mazallah .

lütfen bu muhterem zata karşı biraha dikkatli olur musun?...
pürmelal
"Yüce Allahın, bizim ne yapacağımızı önceden bilmesi ilmine kader denir..?"

bu tanımlama doğru mudur arkadaşlar..??
DoluNaYs
Arkadslar bu konu bence cok onemli benimde onceden cok kafama takılıyordu ama Allah'a sukurler olsun ki anladım(veya ben oyle sanıyorum).Bizim varacagımız yer hep aynıdır fakat gidecegimiz yolları biz seceriz. Bu yollarda sevaplar ve gunahlar elde ederiz ve Yaratan bunları bilir.Bu soylediklerimin hepsinin toplamı kaderdir.(Herseyin iyisini Allah bilir bir yanlışımız olduysa affolur inşaALLAH)


Hidayete uyanlara selam olsun...
ayparcam
Es selamun aleykum

Kader hakkinda Kur'an-i kerimden hadisler okumustum bunu sizinlede paylasmayi istedim cok acik ve cok guzel anlatilmis biraz uzun ama okumaya deger bence..



KUR'ÂN-I KERİM VE HADİSLERDE "KADER" ANLATIMI


1- ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ!.. (İnsan-30)

2- HALBUKİ SİZİ DE YAPAGELDİĞİNİZ ŞEYLERİ DE ALLAH YARATMIŞTIR!.. (Saffat-96)

3- "YERYÜZÜNDE VEYA NEFİSLERİNİZDE SİZE İSABET EDEN BİR MÜSÎBET, BİZİM ONU YARATMAMIZDAN EVVEL, MUTLAKA BİR KİTAPTA YAZILMIŞTIR.

BUNU, ÖNCEDEN MUKADDER VE YAZILI OLDUĞUNU BİLİP; ELİNİZDEN ÇIKAN ŞEYLERDEN DOLAYI ÜZÜLMEMENİZ VE ELİNİZE GİREN İLE DE SEVİNİP ŞIMARMAMANIZ İÇİN (açıklıyoruz)!.. ALLAH, DÜNYALIKLA BÖBÜRLENENİ SEVMEZ" (Hadîd-22/23)

4- YÜRÜR HİÇ BİR MAHLÛK HÂRİÇ OLMAMAK ÜZERE HEPSİNİ ALNINDA ÇEKİP YÜRÜTEN O'DUR!.. (Hûd-56)

5- DE Kİ: HEPSİ DE KENDİ PROGRAMLARI DOĞRULTUSUNDA (Şakûllerinde) FİİLLER ORTAYA KOYARLAR. (İsra-84)

6- "ALLAH DE, ÖTESİNİ BIRAK..." (En’âm-91)

7- DİLEDİĞİNİ YAPAR. (Bürûc-16)

8- YAPTIKLARINDAN SUAL SORULMAZ!.. (Enbiya-23)

9- BİZ HER ŞEYİ KADERİYLE HALKETTİK!.. (Kamer-49)

Kur'ân-ı Kerîm'de bu konuda bu meâllerde daha pek çok âyeti kerîmeler olmasına rağmen aklı olana bu kadarı yeter; ahmaklığın ise devâsı yoktur, diyerek; şimdi de SAHİH-İ MÜSLİM isimli hadîs kitabının "KADER" bahsinde bize nakletmiş olduğu Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’in açıklamalarına idrâklarımızı yöneltelim;

Ebu’l-Esved ed-Dieliyy şöyle dedi:

İmran ibn Husayn radıya’llâhu anh bir gün bana şöyle sordu:

-İnsanların yapmakta oldukları ve emek çekip didindikleri şeye ne dersin?.. Kendilerine hüküm olunan ve sebkât etmiş bulunan kaderden, kendilerine gelip geçen bir şey midir?.. Yahut Nebî ve Rasûllerinin getirdiği şeylerden olup da kendilerini karşılayacak ve aleyhlerine delil sâbit oluveren şeylerden midir?..

-Hayır!.. (karşılaşacakları tesadüfî işler değil). Lâkin, geçmişte kendilerine yazılan ve kendilerine gelip çatan bir şeydir!.. dedim.

Bunun üzerine İmran bin Husayn sordu:

-Öyle ise bu insanlara ZULÜM olmuyor mu?..

Bu sözden şiddetle korktum ve şöyle dedim:

-Her şey, Allah'ın mahlûkudur ve elinin mülküdür!..

-O YAPTIKLARINDAN MES'ÛL OLMAZ; FAKAT ONLAR MES'ÛL OLURLAR!.." (Enbiya-23)

-Allah sana merhamet buyursun!.. Ben sana sorduğum şeylerle ancak senin aklını imtihan etmek istedim. Müzeyn kabîlesinden iki kişi Rasûlullah’ın yanına geldiler ve şöyle sordular:

-Yâ Rasûlullah!.. İnsanların bugün yapmakta oldukları ve emek çekip didine geldikleri şeye ne buyurursun?.. Bu üzerlerine hüküm edilen ve önceden yazılan bir kaderden olarak, kendilerine isâbet eden bir şey midir?.. Yahut, Nebî ve Rasûllerinin getirdiği ve üzerlerine hüccet sâbit olan şeylerden olarak, kendilerinin karşılayacakları şeyler içinde midir?..

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Hayır!.. Bu ikinci şekil değil!.. ÜZERLERİNE HÜKÜM OLUNAN VE KENDİLERİNE GELEN BİR ŞEYDİR (kaderdir). Azîz ve Celîl olan Allah’ın kitabında bunun tasdiki şu âyettir:

-HER BİR NEFSE VE ONU DÜZENLEYENE, SONRA DA ONA HEM KÖTÜLÜĞÜ, HEM KORUNMASINI İLHAM EDENE. (Şems-7/8)

-Câbir radıyallâhu anh şöyle dedi:

Surûkatubnu Mâlik ibn Cu'şûm geldi ve şöyle sordu:

-Yâ Rasûlullah!.. Bize DİNİMİZİN ASLINI BEYAN ET!.. Bugünkü amel neyin içindedir?.. Bunun bilgisine nisbetle, biz sanki şimdi yaratılmış gibiyiz. Bugünün ameli, kalemlerin yazıp da kuruduğu, takdirlerin cereyan ettiği işler içinde midir?.. Yoksa karşılaşacağımız işler içinde midir?

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:

-Hayır!.. Bugün ki iş, yeniden oluşacak işler içinde değildir!.. Fakat kalemlerin yazıp kuruduğu, takdirlerin cereyan etmiş olduğu işler içindedir!.. Buyurdu.

Surâka bu defa sordu:

-Öyle ise amel ne için?..

Züheyr dedi ki: Bundan sonra Ebu Zübeyr anlamadığım bir şey konuştu; ben ne dedi, diye sordum:

-Amel ediniz, çünkü herkese kolaylaştırılmıştır!." buyurdu.



-Abdullah ibn Mes’ud radıya’llâhu anh şöyle dedi:

Bize dâima doğru söyleyen ve kendisine de doğru bildirilen Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu.

Sizin birinizin ana-baba maddeleri 40 gün anasının karnında toplanır. Sonra o maddeler o kadar zaman içinde katı bir kan pıhtısı hâlini alır. Sonra yine o kadar zaman içerisinde bir çiğnem ete tahavvül eder. (120. günde) ona bir melek gönderilir de bu melek ona ruhu nefheder. Ve melek dört kelime ile yani rızkını, ecelini, âmelini, said ve şakî olduğunu yazmakla emrolunur.

Kendisinden başka Hak ilâh olmayan Allah’a yemin ederim ki: sizden biriniz cennet ehlinin ameliyle amel etmekte devam eder. Nihâyet kendisi ile Cennet arasında bir zirâ’dan başka mesafe kalmaz!.. Bu sırada yazı o kişinin önüne geçer!.. Bu defa o kişi cehennem ehlinin ameliyle amel etmeye devam eder.

Ve yine sizden biriniz Cehennem ehlinin ameliyle amel eder, nihâyet kendisiyle cehennem arasında ancak bir zirâ mesafe kalır. Bu sırada yazı önüne geçer!.. Bu defa da o kimse cennet ehlinin ameliyle amel eder ve cennete girer!.



Enes İbn Mâlik radıya’llâhu anh şu hadîs- Rasûlullah'a bağladı:

Rasûlullah şöyle buyurmuştur:

-Şüphesiz Azîz ve Celîl olan Allah rahime bir melek tevkil etmiştir.

Melek, "Ey rabbım bir nutfedir; ey rabbım bir kan pıhtısıdır; ey rabbım bir çiğnem ettir" der. Allah bir mahlûk hükmedip yaratmak istediğinde Melek,

"Ey Rabbım erkek midir yahut dişi midir; şâkî midir yahut saîd midir; rızkı nedir; ecelî nedir?" sorularını sorar. BUNLAR ANASININ KARNINDA İKEN BÖYLECE YAZILIR!.."



-Hazreti Âli Radıyallâhu anh şöyle anlattı:

Biz bir defasında Bâki-ül Garkad mezarlığında bir cenâzede bulunduk. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza gelip oturdu. Biz de etrafına oturduk. Rasûlullah’ın beraberinde bir âsâ vardı. Rasûlullah başını eğdi ve düşünceli bir halde elindeki âsâ ile yere vurup dürtüştürmeye, çizgiler ve izler meydana getirmeye başladı. Sonra:

-Sizden hiçbir kişi ve yaratılmış hiçbir nefis müstesna olmamak üzere, muhakkak cennetteki ve cehennemdeki yerine Allah yazmıştır!.. Ve herkesin şakî veya saîd olduğu muhakkak yazılmıştır!..

Buyurdu. Bunun üzerine sahabîlerden bir kimse şöyle sordu:

-Ya Rasûlullah, öyle ise bizler âmeli terkedip, bu yazımız üzerine kalalım mı?..

Rasûlullah şöyle buyurdu:

-Saîd olan kimse, saadet ehlinin ameline ulaşacaktır. Şakî olan kimse de, şekâvet ehlinin ameline ulaşacaktır. Sizler amel edip çalışın!.. Çünkü herkese kolaylaştırılmıştır!.. Said olan Saadet ehlinin ameline KOLAYLAŞTIRILIR, şakî olan da şekâvet ehlinin AMELİNE KOLAYLAŞTIRILIR.

Sonra Rasûlullah şu âyetleri okudu:

-BUNDAN SONRA KİM VERİR VE SAKINIRSA, O en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız. Ama kim cimrilik eder, kendisini müstağni görür en güzeli olan sayarsa, biz de onu en güç olan için hazırlayacağız" (Leyl- 5/10)



İmran İbn Husayn radıya’llâhu anh şöyle dedi:

Bir kimse tarafından şöyle soruldu:

-Ya Rasûlullah, cennet ehli ateş ehlinden (ayırdedilip) bilindi mi?..

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem:

-Evet!..

Yine o zât tarafından:

-Öyle ise âmel edenler niye böyle çalışıp duruyorlar?.. denildi.

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem:

-Herkes niçin yaratıldı ise, onun yolları kendisine kolaylaştırılmıştır!..

Ebû Hüreyre radıya’llâhu anh, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, dedi:

-Hakikaten öyle adam vardır ki; uzun zaman cennet ehlinin âmelini işler; sonra onun bu yaptıkları, ateş ehlinin ameli ile son bulup, mühürlenir. Kezâ kişi uzun zaman ateş ehlinin amelini işler; sonra da onun bu ameli cennet ehlinin ameliyle son bulup, mühürlenir!..

Sehl İbn Sâ’d es Saidiyy radıya’llâhu anh der ki; Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- Hakikaten öyle adam vardır ki, insanlara zâhir olan hâlleri ile muhakkak cennet ehli ameli yapar!.. Halbuki kendisi ateş ehlindendir!.. Ve yine öyle adam vardır ki insanlara görünüşte mutlak ateş ehlinin amelini işler, halbuki kendisi cennet ehlindendir!..

Tâvûs şöyle dedi:

Ben Rasûlullahın sahabîlerinden birçok insanlara eriştim. Onlar "HER ŞEY KADER İLEDİR" diyorlardı. Ben Abdullah ibn Ömer radıyallâhu anh’dan şöyle işittim:

"Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

-HER ŞEY KADER İLEDİR!.. HATTA ÂCİZLİK İLE ZEKÂ VE BECERİKLİLİK BİLE!.. Yahut BECERİKLİLİK ve ZEKÂ İLE ÂCİZLİK BİLE.

İbn Abbas radıyallâhu anh şöyle anlatıyor:

Ebû Hureyre'nin, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, diyerek, rivayet ettiği şu hadîstekinden daha küçük, günâha benzer hiçbir şey görmedim!..

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

-Allah âdemoğluna zinâdan nasibini takdir etmiştir!.. Hiç şüphesiz âdemoğlu takdir edilmiş olan bu âkibete erişecektir!..

İmdî göz zinâsı bakmak, dil zinâsı konuşmaktır. Nefis temennî eder ve iştahlanır.

Tenâsül uzvu ise bu organların hepsinin arzularını ya gerçekleştirir, yahut yalanlar. (Buharî-Tecrid-2132)

Ubeyy ibn Kâ’b radıya’llâhu anh şöyle dedi:

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu:

-Hızır’ın öldürmüş olduğu çocuk, KÂFİR OLARAK tabiâtlandırılmıştır! Eğer yaşasaydı, muhakkak ana ve babasını azgınlık, tecavüz ve kâfirlikle sarıp bürüyecekti!..

Mü’minlerin anası Hz. Aişe radıyallâhu anh’a şöyle dedi:

"Bir küçük çocuk vefat etti. Ben,

-Ne mutlu ona, o cennet serçelerinden bir serçe, deyiverdim. Bunun üzerine Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Sen bilmez misin ki, Allah Cenneti yaratmış, cehennemi de yaratmıştır!.. Sonra şunun için bir ehil yaratmış, bunun için de bir ehil yaratmıştır!.."

Mü’minlerin anası Hz. Aişe şöyle anlattı:

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ensârdan küçük bir çocuk cenâzesine çağrıldı. Ben,

-Saadet ona!.. O cennet serçelerinden bir serçe kuşudur!.. Kötülük işlemedi!.. Kötülük yapacak bir çağa erişemedi!.. dedim.

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle dedi:

-Şundan başkası mı olacak Yâ Aişe!.. Allah cennet için bir halk yarattı ki; onlar daha babalarının sulblerinde bulunurlarken, Allâh onları Cennet için yaratmıştır!.. Ve kezâ Allah, ateş için öyle bir ahâlî yaratmıştır ki, onlar henüz babalarının sulblerinde bulunurlarken, Allah onları ateş için yaratmıştır!..

Yezîd ibn Hürmüz ile Abdurrahman el A’râc dediler ki:

-Biz Ebû Hureyre'den işittik şöyle dedi, Rasûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Adem ile Musa Aleyhisselâm RABLARI KATINDA birbirlerine karşı delil getirecek tartıştılar. Neticede Adem, Musa'ya HÜCCETLE galebe etti.

Musa:

-Sen Allah'ın kendi eliyle yarattığı; kendi Rûh'undan ruh üflediği; meleklerini secde ettirdiği; cennetinde iskân edip oturttuğu; sonra da yapmış olduğun hatadan dolayı insanları arza indirten Adem misin, diye sordu.

Adem:

-Sen Allah’ın Rasûllükle ve kelâmıyla mümtaz kılıp seçtiği; içinde her şeyin beyânı bulunan levhaları verdiği; ve yavaşça konuşucu olarak seni kendisine yaklaştırdığı Musa'sın!.. Benim yaratılmamdan kaç sene önce Allah'ın Tevrat’ı yazdığını biliyorsun!.. dedi.

Musa:

-40 yıl önce!..

dedi. Adem:

-Peki, Tevratın içinde, "VE ADEM RABBİNE ÂSİ OLDU da ŞAŞIP KALDI". (Ta-ha:121) âyetini buldun mu?.. diye sordu. Musâ dedi:

- Evet buldum.

Adem:

-Öyle ise, Allah’ın beni yaratmasından 40 sene önce, benim yapmamı üzerime takdir ettiği işi yapmamdan dolayı beni azarlayıp, kınıyorsun!.. dedi.

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem:

- "Böylece Adem, Musâ'yı hüccet ile mağlub etmiştir."

Abdullah ibn Amr ibn As radıya’llâhu anh şöyle dedi:

Ben Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den duydum, şöyle buyurdu:

-Allah mahlûkâtın KADERLERİNİ semâları ve arzı yaratmasından 50 BİN sene EVVEL YAZMIŞTIR!..



Ebû Hureyre radıya’llâhu anh, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu, dedi:

- Her birinde hayır olmakla beraber, Allah’a göre kuvvetli mü’min zâif mü’minden daha hayırlı ve sevimlidir. Sana yararlı şeyler üzerinde hırs ile çalış, Allah’dan yardım iste acze düşme.

EĞER SANA BİR ŞEY, BİR MÜSÎBET GELİP İSABET EDERSE, "KEŞKE ben böyle yapmasaydım, böyle olurdu" deme!.. Fakat,

-Allah BÖYLE TAKDİR ETMİŞ, O DİLEDİĞİNİ YAPAR!.." de. Zîrâ bu "KEŞKE"(...seydim) kelimesi şeytanın amelini açar!..



Bu bölümde de SÜNEN-İ TİRMÎZİ isimli Hadîs kitabından gene "Kader" konusundaki bir kısım Hadîs-i şerîfleri naklediyoruz:

Abdullah bin Ömer radıya’llâhu anh’den rivayet edilmiştir:

Ömer radıya’llâhu anh:

-Yâ Rasûlullah. Yapmakta olduğumuz işin, yeni oluşan bir iş, veya bir başlangıç mı olduğu; yoksa önceden tamamlanan bir işte mi çalıştığımız kanaatindesin?..

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Ey Hattaboğlu, önceden tamamlanan bir işte!.. Herkes kolaylıkla başaracaktır!.. Ne var ki saadet ehlinden olan saadet için çalışacak; şekâvet ehlinden olan da şekâvet için çalışacaktır!



Selman radıyallâhu anhdan rivayet olunmuştur:

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

- Kazayı ancak dua önler; ve ömrü yalnız iyilik artırır!..

Ebû Hizâme radıya’llâhu anh rivayet edilmiştir:

Bir adam Rasûlullah’a gelerek sordu:

-Yaptırdığımız afsun (okunma)ların, tedavide kullandığımız ilaçların ve tuttuğumuz perhizlerin, Allah’ın kaderinden herhangi bir şeyi önleyeceği görüşünde misin?..

- ONLAR DA ALLAH’IN KADERİNDENDİR!.

-Ademoğlu, yanıbaşında 99 ölüm olduğu halde sûretlenmiştir!.. Şayet bu ölüm tehlikelerini atlatır ise, ihtiyarlığa düşer ve neticede ölür!..



Hazreti Ali radıya’llâhu anh’dan rivayet olmuştur:

-Kul 4 esas iman etmedikçe mü’min olamaz!.. Allah’dan başka ilâh olmadığına, Benim Rasûlü olup Hak ile gönderdiğine, ölüme ve öldükten sonra yaşamaya ve kadere iman edecek.



Câbir bin Abdullah radıya’llâhu anh’den rivayet edilmiştir:

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

-Bir kul, hayrı ve şerri ile kadere iman etmedikçe; kendisine isâbet edenin ondan şaşmasına; kendisine isâbet etmeyenin de ona isâbet etmesine kesinlik ile imkân olmadığını bilmedikçe; mü’min olmaz!..



Abdullah bin Amr radıya’llâhu anh’den rivayet edilmiştir:

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem elinde iki kitap (tutuyormuşcasına) üzerimize çıka geldi. ve:

- Bu kitabın ne olduğunu biliyor musunuz?.. Buyurdu.

- Hayır yâ Rasûlullah, ancak bize bildirirsen... dedik.

Bunun üzerine sağ elindeki kitap için.

-Bu, Âlemlerin Rabbı’ndan bir kitaptır!.. Cennete gireceklerin adları, baba ve kabîlelerinin isimleri, bu kitapta mevcuttur!.. Orada son kişilerine kadar icmâlen yazılmıştır ki, artık onlar kesinlikle artırılmayacak ve eksiltilmeyecektir!..

Sonra sol elindeki kitap için de.

- Bu da Âlemlerin Rabbı’ndan bir kitaptır. Cehenneme gireceklerin adları, baba ve kabîlelerinin isimleri bu kitapta mevcuttur. Orada son kişilerine kadar icmalen yazılmıştır. Artık onlar asla arttırılmayacak ve eksiltilmeyecektir!..

- Yâ Rasûlullah, durum önceden tamamlanmış ise; o halde âmel neye yarar?..

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Doğru olun ve mûtedil davranın. Çünkü cennete girecek kişi, her ne amel işlemiş olursa olsun, onun ameli cennet ehlinin ameli ile son bulacaktır!.. Cehenneme girecek kişi de, ne amel işlemiş olursa olsun cehennem ehlinin ameli ile ameline son verecektir!.. Rabbimiz KULLARIN KADERİNİ TÂYİN ETMİŞTİR!.. Bir bölük cehennemdedir!..



İbn-i Mes’ûd radıyallâhu anhden:

-Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem bize hutbe irâd ederek:

-Hiç bir şey, hiç bir şeye hastalığını bulaştıramaz!..

Bunun üzerine bir a’rabî sordu:

- Ya Rasûlullah, haşefesi uyuzlu erkek deveyi ağıla alıyoruz ve sonra bütün develeri uyuz yapıyor!?..

Rasûlullah şöyle buyurdu:

O halde birinci deveyi uyuz yapan kimdir?.. Advâ ve sefer yoktur!.. ALLAH HER NEFSİ YARATMIŞ ONUN HAYATINI, RIZKINI, KARŞILAŞACAKLARINI TAKDİR ETMİŞTİR!



Buharî’den. Ebû Hureyre radıya’llâhu anh’dan.

Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

-Hiçbir kişiyi onun güzel işi ve ibâdeti cennete koyamaz!..

Bunun üzerine ashabı sordu:

-Seni de mi koymaz Yâ Rasûlullah?..

Resû-i Ekrem şöyle cevap verdi:

-Evet, beni de!.. Allah’ın fazlı ve rahmeti beni kuşattığı için cennete girerim. Bu sebeple ashabım iş ve ibâdetinizde ifrat ve tefritten sakının. Doğru yoldan gidip Allah’a yaklaşınız. Sakın hiç biriniz ölümü temenni etmesin!.. Çünkü o, hayır sahibi ise, hayrını arttırması umulur; günâhkâr ise tevbe ederek ölmesi beklenebilir. (Tecrit-1918)



Abdullah bir Amr radıya’llâhu anh’den rivayet olunmuştur:

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

-Muhakkak yüce Allah yarattıklarını bir karanlık içinde yarattı. Sonra onlara nurundan saçtı!.. Bu nurdan nasibini alan kimse hidayete erdi!.. Nasibini alamayan da delâlete saptı!.. Bunun için ALLAH'IN İLMİNE GÖRE KALEM KURUDU!.. (Tırmizi-2780)



Zeyd bin Sâbit radıya’llâhu anh şöyle dedi:

Ben Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’den duydum şöyle buyurdu:

- Eğer Allah sahibi olduğu göklerin halkını ve yerin halkını azâblandırsa idi, onlara zulmetmeden azâb vermiş olurdu!..

Eğer, onlara merhamet etse idi, Allah’ın rahmeti onlar için, kendileri için işledikleri amellerinin karşılığından daha hayırlı olurdu.

Ve eğer senin, Uhud Dağı kadar altının olup, hepsini Allah yolunda harcamış olsaydın; Sen, kaderin hepsine inanmadıkça ve SENİN BAŞINA GELMİŞ OLAN ŞEYLERİN GELMEMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINI; ve başına gelmemiş olan şeylerin de gelmesine imkân olmadığını bilmedikçe (kabul olmazdı). Kezâ anlatılan bu inançtan başka bir akîde üzerine ölürsen şüphesiz cehenneme gireceğini kesin olarak bilmedikçe, senden kabul edilmezdi. (İbn-i Mâceh-Mukaddime)

Süraka bin Cü’şum radıya’llâhu anh’den rivayet edildiğine göre, kendisi şöyle demiştir:

Ben Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem’e dedim ki:

-Yâ Rasûlullah!.. AMEL, kaderleri çizen kalemin yazdığı mukadderâtın cümlesinde mi ki, artık kalem onun işini tamamlamış ve kurumuştur?.. Yoksa AMEL, (için geçmişte bir kader sözkonusu olmayıp) istikbalde takınacağı tavra göre mi?..

Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu:

-FİİLİN, kader ile tesbit edilmiş olan mukadderâttan olup, kalemin yazıp kuruduğu hususlar içindedir!.. Herkes ne için yaratıldı ise ona müyesser kılınır!.. (İbn-i Mâce Mukaddime)
[/color]
Mr_seppy
Yukaridaki yazidan anladigim: Insan ne yaparsa yapsin, hepsi önceden belirlenmis. Insanin imtihani nerde?

Rad.33: Herkesin kazandığını gözetleyip muhafaza eden, (hiç böyle yapamayan gibi olur mu?). OnlarAallah'a ortaklar koştular. De ki: "onlara ad verin (onlar necidir?). Yoksa siz Allah'a yeryüzünde bilemeyecegi bir seyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boş laf mı ediyorsunuz?" dogrusu inkâr edenlere hileleri süslü gösterildi ve onlar doğru yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.)

Nahl.93: Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat o, diledığini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.

Peki
Insan Suresi
29. İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

ne demektir?

Al-I Imran 108. Allah, âlemlere hiç zulüm etmek istemez.

Enam 43. Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya... Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.

Nahl 63. Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

Insanlarin kendi istemiyle Allah(S.A.V) yolunda ilerleyebilme, özgür irade hakkina sahip olmasi degil midir?

Bu ayetler hep kafami karistirmistir. Lütfen cevap...
ilkemir
Mr_Seppy sizin kafanızı karıştıran asıl şey zaman . Kader değil veya imtihan değil.

Bakın önce kavramını kullanıyorsunuz .

ALINTI
Insan ne yaparsa yapsin, hepsi önceden belirlenmis. Insanin imtihani nerde?


Önce kavramını kullanmanız zamana bağlılığınızdan .

Oysa imtihan eden zamandan bağımsız . Üstelik mekandan da bağımsız .
Mr_seppy
ALINTI(ilkemir @ Sep 7 2008, 11:42 PM) *

Mr_Seppy sizin kafanızı karıştıran asıl şey zaman . Kader değil veya imtihan değil.

Bakın önce kavramını kullanıyorsunuz .
Önce kavramını kullanmanız zamana bağlılığınızdan .

Oysa imtihan eden zamandan bağımsız . Üstelik mekandan da bağımsız .


Sanirim ben sorumu tam aciklayamadim.

Zamanin ötesinde olmasi bir yana, ben zamanin icindeyim ve bu imtahanin - kendim icin - basröl oyuncusuyum, yani imtahan edilen benim ve Allah bu imtahanin sonucunu biliyor! Buraya kadar dogru mu?

Ama Allah benim yapacaklarimi belirliyor. Allah diledigini saptirir, diledigini dogru yola sokar!!!

Soru zamanin ötesinde degil midir?

Soru: Asil olan nedir?
ilkemir
Mr_Seppy sizin kafanızı karıştıran asıl şey zaman . Kader değil veya imtihan değil.

Bakın önce kavramını kullanıyorsunuz .

ALINTI
Insan ne yaparsa yapsin, hepsi önceden belirlenmis. Insanin imtihani nerde?


Önce kavramını kullanmanız zamana bağlılığınızdan .

Oysa imtihan eden zamandan bağımsız . Üstelik mekandan da bağımsız .
ilkemir
"Ama Allah benim yapacaklarimi belirliyor. Allah diledigini saptirir, diledigini dogru yola sokar"

Yapacaklarımızı değil seçeneklerimizi önümüze getiriyor . Saptırıp doğru yola sokması da senin seçimlerine bağlı bir şey gene .
Mr_seppy
(Araf.178: Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.)

Fakat burda da hic bir secenegim olmadigi yaziyor...?
[JT]_BlacK
ALINTI(mehmetberat @ Jul 25 2008, 10:54 AM) *

hayatımızdaki olayların gidişatı muhakkak ki yüce yaratıcımızın izni ve bilgisiyle ceryan etmektedir

pekiiii

allah ,yapacağımız içinmi biliyor yoksa bildiği ve istediği içinmi yapıyoruz?



Efendimiz (a.s) bi gün sahabenin Kader mevzusunu tartıştığını duymuş ve şöyle buyurmuş.

Sizden öncekiler bu meseleleri konuştukları için helak odular.

Arz Ederim.
Mr_seppy
Yani fazla sorgulamamak gerekiyor, öyle mi?
ilkemir
ALINTI
Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.)


Cehennemde yarattım demiyor , cehennem için yarattım diyor .

Seçeneğimiz yok diyerek gene zamana saplandın smile.gif

Bu konudaki sorular kaçınılmaz şekilde zaman kavramına takılacaktır .

Zamandan aşkın değiliz , onun içinde tartışmak veya sorgulamak olmaz ...

Seçme hakkın olmasa bi sürrü ayette şunu yapın daha iyi bunu yapın kurtulursunuz demez değil mi ?
[JT]_BlacK
ALINTI(Mr_seppy @ Sep 8 2008, 01:32 AM) *

Yani fazla sorgulamamak gerekiyor, öyle mi?



Beyfendi eğer niyetiniz kuyunun dibindekini görmek ise bu mümkün değil.Aklınız buna göre yaratılmamış.

Yok başka bişey ise ben sizi tutmayayım.

TAVSİYE : Eğer kader mevzusunu gerçekten öğrenmek isterseniz.Hatırladığım kadarı ile Fetulla Gülen hoca efendinin bir çalışması var.

İyi seyirler..
ilkemir
Yani zamandan aşkın olmadığımız için kader hakkında konuşmak boş olur.

Yargı ise hiç olmaz ya boş olacaktır ya da yanlış olcaktır "doğru olması imkansız çünkü zamandan aşkın değilsin" .

Yanlış olması da günaha sebebiyet verebilir , günah da helaka sebebiyet verilebilir .

Onun için kadere inan gerisini boş ver:)

Hepimiz yaşayıp göreceğiz.

ALINTI


Fasil : CİDAL VE MİRA BÖLÜMÜ
Konu : Cidal Ve Mira
Ravi : Ebu Hüreyre
Hadis : Biz kader hususunda münakaşa ederken Resulullah (sav) çıkageldi. Öylesine kızdı ki, öfkenin hasıl ettiği kızıllıktan, yüzünde sanki nar taneleri ortaya çıkmıştı. Bize şöyle çıkıştı: "Bununla mı emredildiniz, yoksa ben size bunun için mi gönderildim. Bilin ki, sizden öncekileri, dini meselelerdeki mündkaşalarının çokluğu ve peygamberleri hakkında düştükleri ihtilafları helak etmiştir." Bir rivayette şu ziyade mevcuttur: "kader hususunda münakaşa etmemeniz için yemin verdim."
HadisNo : 1160

Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.