Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Hadis Vahyi Nesh Etmez Diyenlerin Nesh Ettiği Ayetler.
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ KUR'AN-I KERIM ]·.
islambuli
işin içine hadis girdimi Allah rasulünün yaşantısı girdimi öcü görmüş gibi olan hadis vahyi nesh edermi gibi konularla insanların aklını karıştırmaya çalışan akımın öncülerinin niyetleri belli kendileride bunu itiraf etmişlerdir şu an günümüzdede bu düşünceye uyan içlerinde öncülerinin izinden giden gerçek amacı islamı tahrif etmek olan kötü niyetli kişilerin olduğu kesin.ama birde şeytanın vesveselrine uyarak bilinçsiz bir şekilde bu düşüncenin içinde olan insanlarda var bahsettiğim kesim mealci mutezlie hadis sünnet inkarcıları.soruyorum aşağıdaki ayetler kimin içindir bizim dikkate almamız gerekiyormu ki bunda bizim şüphemiz yok kuranı kerimde zaman kavim yoktur tüm zamanlara tüm insanlığa hitap etmektedir.mealci mutezile hadis ve sünnet inkarcılarına soruyorum sizin düşüncenize göre bu ayetler bizi bağlamıyor o anki muhattaplarını bağlıyor yok bizide bağlar diyorsanız nasıl bağlar.

Kim Resûl'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur……(nisa80)rasule nasıl itaat edeceğiz bize neleri emretmiştir.?


Andolsun ki, Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel bir örnek vardır.(azhap 21) Allahın elçisindeki güzel örnekler nelerdir?

Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz ki rahmete kavuşabilesiniz.(ali imran 132)

.............Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi ya-sakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.(haşr7)peygamber bize ne vermiştir neyi yasaklamıştır neyi serbest
bırakmıştır?

Allah'a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının…….(maide92)

ayrıca kuranı kerimde birçok tarihi olaydanda bahsedilmiştir daha doğrusu eskiden yaşanmış olayları Allah c.c bize bildirmiştir. hadis reddiyle Allah rasulünün yaşantısını redden bu zihniyet tarihi olayları (ashabı kehf,hendek halkı.....)ne mantıkla kabul etmektedir.son zamanlardaki bu tür yazılarımdaki maksat forumda bu sapık düşüncede olan insanların böylesi herkesin kolay ulaşabileceği bir ortamda düşüncelerini aktararak (internetten birşeyler öğrenmeyi kesinlikle tavsiye etmiyorum)birşeyler öğrenmek maksadıyla giren yeni kardeşlerimizi etkileyebilecğinden dolayıdır.
BATRAZ
selam.

Resul bize recmi vermişmidir ?
Resul bize 6 yaşında bir kızla evlenme ehliyeti vermişmidir ?

bunları alalım mı ?
BATRAZ
geçenlerde miraç kandili vardı.
miraç ile ilgili yüzlerce uydurma hadis vardır.çünkü miracın kendisi uydurmadır.

hadis sahih olmak için Kurandan onay almak zorundadır.mütevatır olması sahih olmasını gerektirmez.mütevatır olması gerçek olmasını gerektirirse hristiyanların Allaha 3 demeside mütevatırdır.o halde Allah mütevatır biz söz yüzünden 3 tanemidir ? bu sözmilyon kere mütevatır olsada sahih değildir.miracın sahih olduğunu Kurandan hangi delille ispat edeceksiniz.siz içine düştüğünüz hurafeden nasıl arınacaksınız.bu şaşkınlıktan ne zaman kurtulacaksınız.
BATRAZ
binlerde kabir azabı hadisi var.
peki Kuranda kabir azabı nerede var.


binlerce kaza namazı hadisi var.Kuranda kaza namazı nerede var !
kharon
nesh mi var??
ayet ayeti nesheder, ve hadis ayeti nesheder?
diyorsan
pıf..
demiyorsan, zaten demiyorsun..

Resulun telefon numarası var mı?
cahide
ALINTI(BATRAZ @ Aug 1 2008, 11:46 AM) *

selam.

Resul bize recmi vermişmidir ?
Resul bize 6 yaşında bir kızla evlenme ehliyeti vermişmidir ?

bunları alalım mı ?



ALINTI(BATRAZ @ Aug 1 2008, 06:31 PM) *

geçenlerde miraç kandili vardı.
miraç ile ilgili yüzlerce uydurma hadis vardır.çünkü miracın kendisi uydurmadır.

hadis sahih olmak için Kurandan onay almak zorundadır.mütevatır olması sahih olmasını gerektirmez.mütevatır olması gerçek olmasını gerektirirse hristiyanların Allaha 3 demeside mütevatırdır.o halde Allah mütevatır biz söz yüzünden 3 tanemidir ? bu sözmilyon kere mütevatır olsada sahih değildir.miracın sahih olduğunu Kurandan hangi delille ispat edeceksiniz.siz içine düştüğünüz hurafeden nasıl arınacaksınız.bu şaşkınlıktan ne zaman kurtulacaksınız.



ALINTI(BATRAZ @ Aug 1 2008, 06:31 PM) *

binlerde kabir azabı hadisi var.
peki Kuranda kabir azabı nerede var.
binlerce kaza namazı hadisi var.Kuranda kaza namazı nerede var !



ALINTI(kharon @ Aug 8 2008, 06:33 PM) *

nesh mi var??
ayet ayeti nesheder, ve hadis ayeti nesheder?
diyorsan
pıf..
demiyorsan, zaten demiyorsun..

Resulun telefon numarası var mı?


SELAMÜN ALEYKÜM.

Neden RASUL DİYORSUNUZ DA S.A.S DEMİYORSUNUZ BU DİKKATİMİ ÇEKTİ.?

RASUL S.A.S İN NUMARASINI İSTEMENİZİN ALTINDA HANGİ ZİHNİYET YATIYOR ACABA ?


Şunu dile getirmek isterim ki ayet harf, harf, hece, hece ALLAH CC İZNİYLE RASUÜNE S.A.S e indirildi. Ayetleri bizzati RASUL S.A.S den öğrendik. onlara inanıyoruz eyvallah çekiyoruz da, yetlerle delil olan, RASUL S.A.S İN tavsiyesine uyun denildiğinde, yoo orda kalın delil Kurandır. hadislerin çoğu rivayet veya uydurmadır. Elinizde kac hadis kalır.? seçersek.. Sonra bir bakmışızki hadis diye birşey kalmaz. bazılarıda ohhh bee nihayet bitirdik hadisleri sıfıra indirdik mi diyecekler. OZAMAN DİN DİYE BİRŞEYDE KALMAZ. ÇÜNKÜ, DİNİ İNSANLAR YAŞAR VE DİNİ EN GÜZEL YAŞAYAN VE HERKESE ÖRNEK OLUP, BU HUSUSDA ÖNDER OLADA EFENDİMİZ S.A.S dir.

Ayetler RASUL S.A.S İN Dilinden bize verildiyse hadi onlarda'da bir kusur bulun ozaman. yaa belki Ayetlerde rivayettir hani, RASUL S.A.S Diliyle bildirildiya.. olurmu olur niye olmasın.. Öyle alimler varkiii, RAVZADA GÜNLERCE EFENDİMİZ S.A.S İN TÜRBESİNDE KALMIŞLAR VE BİZZATİ EFENDİMİZ S.A.S DEN DOĞRULUĞUNU TASTİKLEMİŞLER PEKİ SİZ..

Kitabda, fıkıh bilgileri tam anlatılıp teferruat verilmemiştir. bunun sebebi ayetlerin yerini bulmasıyla alakalıdır. mesela Ayetlerde, orucdan bahseder. eshabda orucu gider EFENDİMİZ S.A.S den öğrenir, öğrenir'ki ayetlerde yerini bulsun ne demiş Ayette "" Rasulume (S.A.S ) e uyunuz ki selamet bulasınız " "RASULÜME İTAAT EDİNİZ"" itikadi ve fıkıh bilgileri, ibadet şekillerini kitap bildirir ama, nasıl uygulanacağını VE BİR BEŞER OLARAK KULUN İBADETİ NASIL YAPACAĞI EFENDİMİZ S.A.S BİLDİRİR.

BİR KISIM OLAYLARI ÇOK ÇARPITIYOR, İNCE NOKTALARDAN,KURNAZCA EFENDİMİZİ DİSKALİFİYE DECEK USSLUBDA İNSANLARIN BEYNİNİ KARIŞTIRIYOR. GAYELERİ, KAŞ YAPARKEN YOKTAN HELAK ETMEKMİ ACABA ? TAMAM ARAŞTIRIP BULSUNLAR, OLAKİ ALİMLERİN BAZI HATALARI VARDIR AMAA, HİTABLARI TEK DELİLE DAYANIYORSA Kİ ONLAR, HADİSLERİN TAMAMINI YOK SAYACAK BİR USLUB İÇİNDELER, BU OLMAZ.. EFENDİMİZE ÖNCE SAYGI GÖSTERMELERİNİ TAVSİYE EDER, DÜZGÜN VE ONARICI AYNI ZAMANDA RIZAYA UYGUN YAZILAR YAZMALARINI TAVSİYE ETMEK İSTERİM. KİTABIN TEVSİRİ RASULLULLAH S.A.S DEDİR. İLMİNİZ VARSA GİDİN SORUN. AMA BEN ONU BİLMEM DER DE, EFENDİMİZİ HAŞA SÜMMÜ HAŞA.. (BZİM DİLİMZLE DEĞİL YA RAB CC) O S.A.S BOSTAN KORKULUĞUDUR HİÇ BİR HÜKMÜ YOKTUR DİYORSANIZ DAHA NE DİYEBİLİNİR Kİ RABBİM BÖYLE DURUNLARDA BİZİ HELAK EDİP RIZASINDAN AYRI KOYMASIN.
KESKİN BİR DİL İLE NET CÜMLELERİ DE BU HİSSİ VERİYOR BİZE. OYSAKİ... DAHA FARKLIDA OLABİLİRDİ..



mesdo
ALINTI(islambuli @ Jul 18 2008, 08:47 PM) *


Kim Resûl'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur……(nisa80)rasule nasıl itaat edeceğiz bize neleri emretmiştir.?
Andolsun ki, Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için en güzel bir örnek vardır.(azhap 21) Allahın elçisindeki güzel örnekler nelerdir?

Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz ki rahmete kavuşabilesiniz.(ali imran 132)

.............Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi ya-sakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.(haşr7)peygamber bize ne vermiştir neyi yasaklamıştır neyi serbest
bırakmıştır?

)Allah'a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının…….(maide92



bismillah

öncelikle eğer bu ayetleri siyak ve sibakından koparıp salt tek noktadan ele alırsak sizin söyleminizin iddianızın dışında şunuda iddia edebiliriz!

hz ALLAH c.c hz leri bir kulu kendi makamına eş tutup şirki bizzat kendisi işlemektedir.

size bu iddia ile gelen kim olursa olsun vereceğiniz cevab onu fikrinden vaz geçirmeyecektir!

çünkü sizin iddia ettiğiniz fikir yapısı temelden yanlıştır.

bir ilah hiç bir beşeri kendi makamına eş tutmaz tutamaz tutarsa ilah olmaz olamaz.

oysa aklı selim bir şekilde ayetleri pasajları ile beraber okursak hatta hz kur'an mesajını bir bütün halinde anlamaya çalışırsak verilen bu mesajın çok sade bir anlatım ile ne olduğu gün ışığına çıkarırız.

burada bahis edilen peygambere itaat vahyi kabul etme noktasındadır.

mesela çokça zikredilen bir ayet meali şudur

bismillah

"Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi ya-sakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.(haşr7)"

aklı uyanıklar bırakınız ayetlerin pasajlarından koparılıp anlamlarının yozlaştırılmasını ayetlerin kendi içlerindeki kelimelri alıp diğerlerini almadan yani ayeti parça parça edip anlamını yozlaştırarak kendi sapkın fikirlerini meşrulaştırma yolunada gidebilmektedirler.

haşr suresi 7 ayetin tam çevirisi şudur.

bismillah

Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.

işte kendi menfaatleri ve sapkınjlarında inad eden bireyler ayetin ana temasını dahi bozarak asılsız iddialarını meşrulaştırmak için ayetin içerisinde geçen bir kelimeyi alıp bununla ahkam kesmekte bir beis görmezler.


ayeti okuduğunuzda ayetin içeriğinin ve verdiği mesajın iddia edilen mesaj ile hiç alakası olmadığı açıkça belli olmaktadır.


bir örnek daha verelim

bismillah

Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz ki rahmete kavuşabilesiniz.(ali imran 132)

bakınız yine pasajından koparılıp anlam kaymasına zemin hazırlanan bir ayet

peki bu ayet ne için ikrar edildi

pasajı bir daha okuyalım

bismillah

Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Kâfirler için hazırlanmış bulunan ateşten sakının!

Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.

al-i imsan suresi 130/131/132 ayetler

işte muhteremler

ayetin iki ayet yukarıdan başlayan serüveni budur.

faiz ilahi irade tarafından yasaklanmıştır elçi a.s ise tebliğ etmiştir ve akabinde bu emre itaat etmeyenlerin rahmete kavuşmakta zorlanacağı belirtilmektedir.

bir örnek daha verelim inşaALLAH

İDDİA EDİLEN AYET


"Kim Resûl'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur……(nisa80)"

yine ayetin sadece bir parçası alınıp asıl verilmek istenen mesaj bilerek ve isteyerek saklanmış ve sapkın iddiaya delil oluşturulmak istenmiştir.

ayetin tam manası ve bütünü şu şekildedir

bismillah

Kim Resûl'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, seni onların başına bekçi göndermedik! nisa /80


burada verilen mesaj ayetin ikinci kısmında açıkça belirtilmiştir.

islama girmeyen peygamberin tebliğinden YÜZ çeviren kişileri hedef alan bir analatım söz konusudur.


bir örnek daha verelim inşaALLAH

iddia edilen ayet


"Allah'a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının…….(maide92"

aynı yöntem ve yine tahrif

bakalım bu ayetin tam çevirisi ne yazmakta

bismillah

Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi, Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?

Allah'a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki Resûlümüzün vazifesi apaçık duyurmak ve bildirmektir. maide 91/92 ayetler

ayet ne demek istediğini bizlere ap açık anlatmaktadır.
FATiH SULTAN
ALINTI(mesdo @ Aug 10 2008, 12:49 AM) *

bismillah

öncelikle eğer bu ayetleri siyak ve sibakından koparıp salt tek noktadan ele alırsak sizin söyleminizin iddianızın dışında şunuda iddia edebiliriz!

hz ALLAH c.c hz leri bir kulu kendi makamına eş tutup şirki bizzat kendisi işlemektedir.
.





YİNE SAÇMALAMIŞSIN

SENN ÖNCE BİR KELİME-İ ŞEHADETİN MANASINI TAM ANLAMIYLA BİR ÖĞREN SONRA GEL YAZ BURAYA!!!
mesdo
ALINTI(FATiH SULTAN @ Aug 10 2008, 02:04 AM) *

YİNE SAÇMALAMIŞSIN

SENN ÖNCE BİR KELİME-İ ŞEHADETİN MANASINI TAM ANLAMIYLA BİR ÖĞREN SONRA GEL YAZ BURAYA!!!


bismillah

sevgili fatih

size anlatmak istediğim nokta kelime-i tevhid'de saklı

lakin sizin yönteminiz ile hareket ederek şu fetvayı verebilirim.

islamda namaz yasaklanmıştır!!!!!!!!!!!!

hemde ayetle sabittir.

nasılmı

"ey iman edenler sarhoşken namaza yaklaşmayınız" (nisa suresi 43'cü) ayeti celile

şimdi ben bu ayetin cümlelerinde kesinti yapıp(sizin gibi) sadece

"namaza yaklaşmayınız" bölümünü ele alır zikreder hatta hz kur'an dan delilim var der

ve sadece işte nisa suresi 43'cü ayet deyip ayetin cümle yapısını kesip sadece işime gelen kelimeyi size

delil olarak verir isem sizin bana tepkiniz ne yönde olur?

buyurun sizin yaptığınız gibi hz kur'an ı anlama ve yorumlama yoluna gittiğimde ilk fetvam islam namazı ayetle yasaklamıştır olacak!

sizce ne yapmalıyım?

namazı yasaklayıp kılmayalımmı?

yoksa ayetin tümünü cümle yapısını bozmadan ele alıp namaz hz ALLAH C.C HZ lerinin emridir lakin sarhoşken namaz kılınmazmı diyelim?
FATiH SULTAN
ALINTI(mesdo @ Aug 10 2008, 12:49 AM) *

bismillah

öncelikle eğer bu ayetleri siyak ve sibakından koparıp salt tek noktadan ele alırsak sizin söyleminizin iddianızın dışında şunuda iddia edebiliriz!

hz ALLAH c.c hz leri bir kulu kendi makamına eş tutup şirki bizzat kendisi işlemektedir.

size bu iddia ile gelen kim olursa olsun vereceğiniz cevab onu fikrinden vaz geçirmeyecektir!

çünkü sizin iddia ettiğiniz fikir yapısı temelden yanlıştır.

bir ilah hiç bir beşeri kendi makamına eş tutmaz tutamaz tutarsa ilah olmaz olamaz.

.





BAKIN İSTERSENİZ BU KISMIDA ALAYIM İSTERSENİZ TAMAMINI DA BEN SADECE ORDA KISALTMA AMAÇLI ÖLE YAPTIM NEYSE.. ŞİMDİ BEN SİZE SORAYIM KELİME-İ ŞEHADETE BİR DHA BAKIN VE İİ DÜŞÜNÜN LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RASULULLAH

KİMSENİN ALLAH c.c BİR BEŞERİ DENK TUTMASI SÖZ KONUSU DEĞİL FAKAT DİKKAT EDİN ÖNCE ALLAH c.c SONRA EFENDİMİZ ŞEHADETTE BİLE DURUM BÖLE AMA SİZ İKİ İSMİ YAN YANA GÖRMEKTEN RAHATSIZ OLUYORSUNUZ BAKIN DİKKAT BUYURUN YAN YANA DİYORUZ (EŞİT) DEĞİL !!! KİMSEDE BUNU SAVUNMUYOR !!!


SİZ ÖNCE EFENDİMİZ HAKKINDAKİ YAZILARINIZI DÜZELTİN YOKSA ÇOKKKKK SERTTT OLURUM angry.gif GEREKİRSEDE BANLANAYIM HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL!!!


ANLAYANA !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
kharon
ALINTI(cahide @ Aug 9 2008, 08:01 PM) *

SELAMÜN ALEYKÜM.

Neden RASUL DİYORSUNUZ DA S.A.S DEMİYORSUNUZ BU DİKKATİMİ ÇEKTİ.?

RASUL S.A.S İN NUMARASINI İSTEMENİZİN ALTINDA HANGİ ZİHNİYET YATIYOR ACABA ?
Şunu dile getirmek isterim ki ayet harf, harf, hece, hece ALLAH CC İZNİYLE RASUÜNE S.A.S e indirildi. Ayetleri bizzati RASUL S.A.S den öğrendik. onlara inanıyoruz eyvallah çekiyoruz da, yetlerle delil olan, RASUL S.A.S İN tavsiyesine uyun denildiğinde, yoo orda kalın delil Kurandır. hadislerin çoğu rivayet veya uydurmadır. Elinizde kac hadis kalır.? seçersek.. Sonra bir bakmışızki hadis diye birşey kalmaz. bazılarıda ohhh bee nihayet bitirdik hadisleri sıfıra indirdik mi diyecekler. OZAMAN DİN DİYE BİRŞEYDE KALMAZ. ÇÜNKÜ, DİNİ İNSANLAR YAŞAR VE DİNİ EN GÜZEL YAŞAYAN VE HERKESE ÖRNEK OLUP, BU HUSUSDA ÖNDER OLADA EFENDİMİZ S.A.S dir.

Ayetler RASUL S.A.S İN Dilinden bize verildiyse hadi onlarda'da bir kusur bulun ozaman. yaa belki Ayetlerde rivayettir hani, RASUL S.A.S Diliyle bildirildiya.. olurmu olur niye olmasın.. Öyle alimler varkiii, RAVZADA GÜNLERCE EFENDİMİZ S.A.S İN TÜRBESİNDE KALMIŞLAR VE BİZZATİ EFENDİMİZ S.A.S DEN DOĞRULUĞUNU TASTİKLEMİŞLER PEKİ SİZ..

Kitabda, fıkıh bilgileri tam anlatılıp teferruat verilmemiştir. bunun sebebi ayetlerin yerini bulmasıyla alakalıdır. mesela Ayetlerde, orucdan bahseder. eshabda orucu gider EFENDİMİZ S.A.S den öğrenir, öğrenir'ki ayetlerde yerini bulsun ne demiş Ayette "" Rasulume (S.A.S ) e uyunuz ki selamet bulasınız " "RASULÜME İTAAT EDİNİZ"" itikadi ve fıkıh bilgileri, ibadet şekillerini kitap bildirir ama, nasıl uygulanacağını VE BİR BEŞER OLARAK KULUN İBADETİ NASIL YAPACAĞI EFENDİMİZ S.A.S BİLDİRİR.

BİR KISIM OLAYLARI ÇOK ÇARPITIYOR, İNCE NOKTALARDAN,KURNAZCA EFENDİMİZİ DİSKALİFİYE DECEK USSLUBDA İNSANLARIN BEYNİNİ KARIŞTIRIYOR. GAYELERİ, KAŞ YAPARKEN YOKTAN HELAK ETMEKMİ ACABA ? TAMAM ARAŞTIRIP BULSUNLAR, OLAKİ ALİMLERİN BAZI HATALARI VARDIR AMAA, HİTABLARI TEK DELİLE DAYANIYORSA Kİ ONLAR, HADİSLERİN TAMAMINI YOK SAYACAK BİR USLUB İÇİNDELER, BU OLMAZ.. EFENDİMİZE ÖNCE SAYGI GÖSTERMELERİNİ TAVSİYE EDER, DÜZGÜN VE ONARICI AYNI ZAMANDA RIZAYA UYGUN YAZILAR YAZMALARINI TAVSİYE ETMEK İSTERİM. KİTABIN TEVSİRİ RASULLULLAH S.A.S DEDİR. İLMİNİZ VARSA GİDİN SORUN. AMA BEN ONU BİLMEM DER DE, EFENDİMİZİ HAŞA SÜMMÜ HAŞA.. (BZİM DİLİMZLE DEĞİL YA RAB CC) O S.A.S BOSTAN KORKULUĞUDUR HİÇ BİR HÜKMÜ YOKTUR DİYORSANIZ DAHA NE DİYEBİLİNİR Kİ RABBİM BÖYLE DURUNLARDA BİZİ HELAK EDİP RIZASINDAN AYRI KOYMASIN.
KESKİN BİR DİL İLE NET CÜMLELERİ DE BU HİSSİ VERİYOR BİZE. OYSAKİ... DAHA FARKLIDA OLABİLİRDİ..






Tamam Resule sorayım da nerde bulabilirim?
s.a.s ile resule saygı mı gosteriliyor, s.a.s demedim diye resule saygısızlık mı etmiş oluyorum,
siz elçilik gorevini kolay mı sanıyorsunuz ki, illem resulu Allahın ortağı yapmaya çalışıyorsunuz,
kitap, iman bilmeyen bir topluluğa vahyi iletmek basit mi yani, bu çok zorlu bir gorevdir..
olayları çarpıtan kim, siz ince noktalardan, sinsice resulu ALLAHın ortağı yapmaya çalışıyorsunuz,
itiraz gelince de resulu sevmiyormusun yoksa, diyerek insanları tepkisiz bırakmaya itiyorsunuz,
aşırıya gidenleriniz bile hala var, resulun sakalıdır diye kılları insanlara opturuyorsunuz,
yahu bana ne resulun ayak izinden, sakalından..
benim kitabım burda, benim dinim burda, işte Kuran..
getir Kurana ortak koştuğun kitapları, getir dininin kitaplarını, buharilerini ve şahitlerini getir de bunlar Allahtandır desinler, sınırları bile belli olmayan, zan dininiz size, bize ise Kuran yeter..


salavat getirmek ile ilgili guzel bir yazı..

Salavat geirmek/salavatı şerife


Maalesef din diye inandığımız ve yaşadığımız Ku’an’daki halis/saf Allah’ın dininden başka bir şey durumundadır. Dil-din ilişkisi açısından hareketler yüzlerce kavramın içi boşaltılmış, binlerce sözcüğün anlamı saptırılmak suretiyle kimsenin işine yaramayan (din tüccarları hariç) bir ucube din ortaya konmuştur.
“Salavat getirme”, “salavatı şerife okuma” da yukarıda değindiğimiz maddelerden bir tanesidir. Ki bu konuya ahzab suresinin 56. ayeti yanlış mealler verilmek suretiyle ve de yanlış tebyinlerle (onlar maalesef tefsir diyorlar) tahrifat yapılmıştır. Öyle ki çeşit çeşit salavatı şerife modelleri (salaten tünciye, salat an nariye, salatı terficiye vs. gibi) oluşturulmuş ve bu model model salavatları okumak her ibadetin önüne geçirilmiştir. Dikkat ederseniz görürsünüz ki camilerde imam namaz sonrasında okuduğu duadan (yaptığı dua değil, zira o da şablon) sonra “lillahil fatiha” der. Yani,Allah için bir Fatiha okuyun der. İşte bu sırada fatiha okumaz, Herkes “Allahümme salli ala seyyidina… diye salavat okur. (Buna iyi dikkat ediniz.) Şefaat buna bağlanmış ve salavat getirmekle ilgili onbinlerce hadis uydurulmuştur.İşte ayet. Herhangi birkaç mealden sunalım, sonra da olması gereken meali sunalım ve gerekli talileri yapalım.

Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.
(Ali Bulaç)
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin (Diyanet meali)

Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber`e salat ederler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin. (Y. Nuri Öztürk)

Muhakkak ki, Allah ve melekleri, peygambere hep salat ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydi ona teslimiyetle salat ve selam getirin! (Elmalılı)

Salavat:

Bu meallere ve daha yüzlercesine bakarsanız görürsünüz ki Allah ve melekler peygambere salavât getirirmiş, Müslümanlar da getirmeliymiş. Yani diğer bir ifadeyle, onlara göre Allah kendi yaptığını, meleklere yaptırdığını biz mü’minlere de yaptırtmak istiyor ve bunu kesin ve vurgulu olarak emrediyor.(!)
Nedir bu salatta bulunmak, salavat getirmek?

Kime sorarsanız sorun, hangi ilm-i hale bakarsanız bakın: Salavât getirmek . “Allahümme salli..... yada bunun değişik versiyonlarını söylemek” demektir.


Maalesef böyle öğrettiler, gerçeği bizden sakladılar, Türkçe diye sundukları da Arapça oldu, kimse de sözcüklerin gerçek anlamını öğrenemedi.
Salavat getirme ya da salavatı şerife okumanın ne anlam taşıdığını anlamamız için “salat” sözcüğünün analizini yapıp sözcüğün gerçek anlamını bulmak zorundayız.
Kur’an’a baktığımızda göreceğiz ki Ahzap suresi âyet 43 de ifade edildiğine göre Allah ve melekler sadece peygamber efendimize değil biz mü’minlere de karanlıklardan nura çıkmamız için salavât (!) getiriyorlar. Bunda hiç şüpheniz olmasın.
Ayrıca Bakara suresi âyet 157 de Allah’ın denemek için korku, açlık, mal noksanlığı, can noksanlığı, meyveler-ürünler noksanlığı verdiği zaman sabredip, kendilerine bir musıbet isabet ettiği zaman teslim olup muhakkak biz, Allah içiniz ve şüphesiz ona dönücüleriz” diyenlere “rabblerinden “rahmet” ve “salavât (!)” vardır. deniliyor. Kısaca Allah sabırlılara da salavât (!) getiriyor.
Ayrıca Tevbe suresi âyet 99 ve 103’te Peygamberin salavatından (!) bahsedilir. Mutlaka okuyup anlayınız.

Şimdi bu yanlış “salavat” anlayışına göre oluşan istifhamları bir düşünün. Allah, peygamberi ve kulları için kime salavât getirsin?
Niçin getirsin? Nasıl getirsin? Zira yaratan O, yaşatan O, affedecek O, Maliki yevmiddin O. Öyleyse bunun mantığı ne? Allah Cc. kendisi melekler bir salavât korosu mu kurmuşlar da bizleri de o koroya katılmaya dâvet ediyorlar? Bizim sabah akşam yüzlerce kez getirdiğimiz salavâtın kime ne faydası var. Kime ne faydası olur? Peygamberini affedecekse, ona merhamet edecekse bize yalvarttırarak edeceğine direkt kendisi affediverse olmaz mı?

Kılıf hazırlanmaya çalışılmış: Efendim, salât Allah’a nispet edilirse “kullarına rahmet etme “anlamına, meleklere nispet edilirse “Allah’tan kullar için af dileme” anlamına, kullara nispet edilirse “duâ” anlamına gelir. Bu tarz hileler meselenin daha girift hal almasından başka bir işe yaramaz.. Bu mânâlar, maalesef işin içinden çıkılamadığı için uydurulmuştur. Hakikatle alakası yoktur. Bakara suresi 157. âyete iyi dikkat ediniz. Orada “ İşte böyleleri üzerine Rablerinden salavât/destek/ yardım ve bir rahmet vardır.” buyurularak “rahmet” ve “salâvat”’ın ayrı ayrı şeyler olduğu ifade edilir. Öyleyse bu meselenin hakikati nedir? Bu meselenin hakikati salât sözcüğünün hakiki anlamına dönmek ve ondan sapmamaktır.

Gelelim tahlile:
“Salât” sözcüğü yapı olarak görünüş itibariyle “saly” ve “salv” köklerinden türemiş olabilir. Dilbilgisi kurallarına göre her ikisi de olabilir. Zira her iki sözcük de “nâkıs”tır. Yani son harfleri harfi illettir. Dikkat çeken bir husus da “salv” kökünden olan kalıpların çekimlerinin bir çoğunun “galb” neticesi “ya” ya dönüşmesidir. Ki, üzerinde ciddi bir araştırma yapılmazsa bu bir çok karışıklığa neden olabilmektedir.
Biz Arapça’daki bu mastarlar üzerinden tahlil ve anlamını açıklayalım. Birincisi:
Saly: Ateşe atmak-ateşe girmek anlamına gelir. Bu mânâda el Hakka suresi 31.âyette kullanılmıştır:
“Sonra cahime (cehennem) sallayın onu. (sallûhû)”
Bu kökten türemiş olarak ve bu anlamda Kur’ân’da “islavhâ, yeslâ, veseyeslavne, seüslîhi, layeslâhâ” gibi farklı kalıplar ile bir çok kez yer alır.
Türkçe’deki sallamak ve yaslamak sözcükleri de Arapça’daki “Saly” sözcüğünden gelmiştir.
İkincisi:
Salv: İsim olarak uyluk, fiil olarak “uyluklamak” yani uylukları hareket ettirmek demektir. Ki kişi herhangi birisinin sırtındaki yüke veya herhangi bir hayvana yüklenmiş ağır yüke destek vermek isterse uyluğun (bacağın diz ile kalça arasındaki bölümünü) birini kaldırır, uyluğu yatay haline getirip yükün altına uzatır, destek sağlar.

“Salât” sözcüğünün aslı “salvet”tir. Kelime nakıs (sonu harfi illetli) olduğundan genel dilbilgisi kuralları gereği “salât” şekline dönüşmüştür. Bize göre “salât” sözcüğünün kökü kesinlikle “salv” dır “saly” değldir. Zira kelimenin çoğulunda kelimenin asıl harfi olan “vav” açıkça ortaya çıkmakta; çoğulu “salavât” olarak gelmektedir. Bunun bir çok örneği daha vardır. Meselâ “gazâ/savaştı” sözcüğü aynı konumuz olan “sallâ” (mastarı salât’tır) sözcüğüne benzer. Onun mastarı “gazve”, Gazve’nin çoğulu “gazevât” olarak gelir. Diğer fiil çekimlerinde de “gazâ”nın “vav”ı, ya “ya”ya kalb olur yahut da düşer yok olur.
“Saly” sözcüğünün anlamı ile “Namaz, dua yakarış, çaba, gayret, destek” anlamları arasında herhangi bir anlam ilişkisi kurmaya da imkanı yoktur.
Eğer “salât” sözcüğünün kökünün “saly” olduğunu varsayarsak çok enteresandır ki Kevser suresindeki “salli” emrinden “onu ateşe at” ve Ahzab suresi 56. ayetteki “sallû aleyhi” den de Muhammed’i ateşe sallayın, atın” anlamı çıkarmamız gerekir.
Doğal olarak sözcükler yan anlamlara kayarlar. Ama hep ana eksen etrafında olur bunlar. Kesinlikle ana eksen kaybolmaz. Ki örneklerini “Nahr, Ebter” sözcüklerinin tahlillerinde görebilirsiniz.
Tamam böyledir ama yine de bu çok ciddi meselede her insanın zihninde bir “acaba” mutlaka kalır. İşte o istifhamı Kur’ân zihnimizden çeker alır. Zira “Salv, Sallâ, salât” sözcüğünün açık anlamı 75/Kıyamet suresinin 31, 32. âyetlerinde çok bariz olarak açıklanmıştır. Ki orada bu sözcüklerin karşıt anlamları da verilmiştir. Şöyle ki: “Felâ saddaqa velâ Sallâ velâkin kezzebe ve tevellâ = O, ne tasdik etti ne de çaba harcadı/destekledi. Ama yalanladı ve geri durdu.” Âyette dört eylem yer almış, ikisi diğer ikisinin karşıt anlamı olarak gösterilmiştir. Âyette “saddaka”nın karşıtı “kezzebe” Yani “tasdik etmenin” karşıtı “tekzib etme”; “sallâ” fiilinin karşıt anlamı olarak da “tevellâ = sürekli geri durmak, sürekli yüz dönmek, lakayt kalmak, ilgisizlik, pasiflik, ve yapılmakta olan girişimleri kösteklemek ” fiili gösterilmiştir. “Tevellâ” sözcüğü kalıbı itibariyle süreklilik anlamını taşır. Buradan hareket edersek “sallâ”, “tevellâ”’nın karşıtıdır. Yani anlam olarak “destek olmak, seyirci kalmamak” anlamındadır.

İş burada bitmedi. Salât sözcüğü nasıl yanlış girdiyse İslâmi hayatımıza, “selâm” ve “teslîm” sözcükleri de yanlış girmiş durumdadır. Âyeti celilenin “ve sellimû teslimen” kısmının da tavzih zarureti doğmuş durumdadır. Zira elinize hangi meali alsanız âyeti celiledeki bu, mü’minlere verilen ikinci görev için “....ve tam bir teslimiyetle selam veriniz!” dendiğini göreceksiniz.(Bazı kelime farklılıkları olabilir.) Halbuki sözcüklerin gerçek manaları üzerinde dikkat gösterilse kolay kolay bu hata yapılmaz. Şöyle ki:
Âyette geçen “sellimû” ve “teslîmen” sözcüklerinin kökü, “slm” harflerinden oluşan muhtelif harekelerle de ifade edilebilen “selm, silm” kökleridir. Hangisi kabul edilirse edilsin manasında “selâmetlik” yani eski tabirle “isabeti mekruhtan emin olmak” anlamını taşır.
Konumuzdaki “sellimû” ve “teslimen” ifadeleri ise mezidattan “tef’il” babından emri hazır ve mastardırlar. Bu babda anlam: “emin etmek, korumak, güvenlik sağlamak”’tır.( “Sellemehüllah, Allah onu korudu, onun güvenliğini sağladı.” diye kullanılır. Burada mana: “ve tam bir güvenlik sağlamak suretiyle Peygamberin güvenliğini sağlayınız!” demektir. Yoksa “padişahım çok yaşa”, “yaşasın kral” misilli şeyler bir şey ifade etmez. Padişahı çok yaşatmak için, kralın yaşaması için canla başla çaba harcamak gerekir. Laf ile lak lak değil.

Şimdi bahsimizde yer alan âyetin manası şöyle olur:

Ahzap suresi âyet 56:

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!”

Örnek verdiğimiz ayetlerin de gerçek ifadesi şöyledir:

Ahzap suresi âyet 43.

“O, odur ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kendisi ve melekleri (yüsalli aleyküm) sizin için gerekeni yapıyor/ size destek oluyor. Zaten O, inananlara karşı çok çok acıyıcıdır.”

Bu âyetin mealini bir de şu âyetle karşılaştırın. Allah’ın salât’ının nasıl olduğunu ne demek olduğunu ne ma’naya geldiğini kendiniz a de anlayacaksınız.

Hadid suresi âyet 9:

“O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok çok şefkatli, çok çok acıyıcıdır.”

Görüldüğü gibi Allah’ın salavâtına/yardımından, desteğinden bir tanesi de “Kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indirmesi”’dir.

Ahzap suresi 56. âyetin yer aldığı sure, özel bir suredir. Orada Peygamberimizin özel hayatı, aile hayatı, sırlarını, misyonu, eşlerinin konumu, görevleri ve ayrıcalıkları yer alır.. Konumuz olan âyeti celileyi en iyi dereceden anlayabilmek için mümkünse surenin tamamını okuyup dikkate alınız. Ve bu destek ve güvenlik sağlama görevlerini yapmayarak peygamberi üzenlerin akıbetinin de neler olacağını 57 ve 58. âyetlerden bakınız. Sakın konu ve pasaj bütünlüklerini bozmayınız
Bir düşünelim: Bu âyetler indiği zaman Sahabe-i kiram neler yaptı? Herkes bir köşeye çekilip “Allahümme salli ve sellim..” mi dedi? Yoksa varıyla yoğuyla, canıyla harekete geçip Allah yolunda Peygamberimize destek mi oldular, güvenliğini mi sağladılar?
Salavat getirmekle ilgili rivâyetleri inceleyiniz; râvilere ve rivâyetin yer aldığı kitaplara dikkat ediniz. Çoğu kastlı ihanetten kimisi de özendirme amaçlı cehaletten ortaya atılmış şeyler!

Şimdi manzaraya bir bakalım:

Allah,
- “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!” buyuruyor.
Biz de çıkmışız:
- Allahümme salli ala muhammed ve sellim..” Ey Allahım! Muhammed’e sen yardım et, gerekli desteği sen yap ve onun güvenliğini sen sağla..... diyoruz.

Ne büyük tezat/çelişki ve ne iğrenç küstahlık!

Bu hal, Maide suresi 20-26 daki konu içersinde 24. âyet: “ Dediler ki: Ey Mûsa! Onlar orada oldukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Hadi sen git, Rabbinle birlikte savaşın. Biz şuracıkta oturacağız.”
Beniisrail ile Musa As.’ın vaziyetine benziyor mu benzemiyor mu? Bizimkisi biraz kibarca olsa da!

Allah ve melekler gerekeni sürekli yapıp duruyorlar: (yusallûne, fiilimuzâri sıygasıyla vârid olduğundan bu mânâyı mutazammındır.) Gerekeni yapacak olan, destek olacak olan, peygamberin güvenliğini sağlayacak bu işe çaba harcayacak olan, yerinde oturmayıp kalkıp kımıldayacak olan kısaca bu işle yükümlü olan biziz, biz mü’minleriz.
Peygamber bu gün aramızda olmadığına göre bu görevi destk ve güvenlik sağlamayı toplumda peygamberlik misyonunu (Rasülüllah`ın Medinedeki konumunu; Kur`an`ın tebliği ve tebyinini, İ,müslümanların devlet başkanlığı görevini) sürdüren kişi ve kurumlara yapmalıyız. Ama padişahım çok yaşa! diyerek değil.

Hakkı Yılmaz
cahide
[quote name='kharon' date='Aug 10 2008, 05:53 PM' post='298172']
Tamam Resule sorayım da nerde bulabilirim? işte bunu bilmek gerek değilmi ..

s.a.s ile resule saygı mı gosteriliyor, s.a.s demedim diye resule saygısızlık mı etmiş oluyorum,
siz elçilik gorevini kolay mı sanıyorsunuz ki, illem resulu Allahın ortağı yapmaya çalışıyorsunuz,
kitap, iman bilmeyen bir topluluğa vahyi iletmek basit mi yani, bu çok zorlu bir gorevdir..
olayları çarpıtan kim, siz ince noktalardan, sinsice resulu ALLAHın ortağı yapmaya çalışıyorsunuz,
itiraz gelince de resulu sevmiyormusun yoksa, diyerek insanları tepkisiz bırakmaya itiyorsunuz,
aşırıya gidenleriniz bile hala var, resulun sakalıdır diye kılları insanlara opturuyorsunuz,
yahu bana ne resulun ayak izinden, sakalından..
benim kitabım burda, benim dinim burda, işte Kuran..
getir Kurana ortak koştuğun kitapları, getir dininin kitaplarını, buharilerini ve şahitlerini getir de bunlar Allahtandır desinler, sınırları bile belli olmayan, zan dininiz size, bize ise Kuran yeter..

selamün aleyküm.

SİZİN SÖZÜNÜZ İLE "" illem resulu Allahın ortağı yapmaya çalışıyorsunuz,"" haşaaa sümmü haşaa. o sizin bakışınız hiç üslenmiyorum bile. evet elçilik kolay değil bizde bunun mahiyetini önemini anlattık işte.."" ne derseniz deyin ne ile suçlarsanız suclayın.. hiçbirini üslenmiyorum sadece size aid düşüncelerdir.. biz sadece ALLAH CC İÇİN SEVER VE ALLAH CC İÇİN BUĞZ EDERİZ.. ALLAH SEV DEDĞİNİ İMANIMIZDAN SEVERİZ .. BU ÇOK SEVME İŞİ İLAHLIKSA BU BAŞKA ZİHNİYETLERİN YAKIŞTIRMASIDIR BİZ ÜSLENMİYORUZ BİLE..

BUNU SADECE ANLAMAK İÇİN SORUYORUM

SİZİN GÖNLÜNÜZDE ALLAH CC NUN RASULÜ S.A.S NASIL BİRİDİR VE SİZE NELER KATMIŞTIR.

RASULULLAHI S.A.S İ SEVMEK NASIL OLMALIDIR

ALLAH ELCİSİNE NASIL İTAAT ETMEMİZİ EMREDER

" ONUN HAYATI KURANDIR"" HADİSİNİN TEVSİRİ NEDİR

KURAN "RASULUME İTAAT EDİNİZ " SÖZÜNÜ NASIL HAYATINIZA GEÇİRİYORSUNUZ ( RİVAYET KABUL ETTİĞİNİZ İÇİN, BANANE HADİSLRDEN DİYEN BİRİ OLARAK)

BUNU SADECE SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZLE ÖĞRENMEK İSTERİM İNŞAALLAH ( ALINTI YAPMADAN)

NOT;BU ARDA SADECE SİZE YÖNELİK SORULAR ANLAMAK İÇİNDİR SUCLAMAK İÇİN DEĞİL..

SELAMETLE.
islambuli
kuranı kerimin ayetlerini eğip bükmenin ayet burdandır şurdandır gibi küçük ve manasız tartışmlar yapmanın amacı açık ortadadır.şahıs banlandığı için isim yazmıyorum amaç bellidir amaç insanları tevhide yöneltmek değil kendi insani duygularıyla aklıyla mantığıyla ayetleri yorumlamadır.Allah ümmete rasule itaati emretmiştir onlara düşende .Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri: "Duyduk ve itaat ettik" demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır(nur suresi 51).

aynı şeyleri tekrarlamaya gerek yok kuranı kerimide bize ulaştıranlar bazılarının reddetiği insanlardır.bizimde kuranı kerimi nik yazmıyorum yukarıdaki şahıslardan öğrenecek kadar akılsız değiliz kuranı kerimi birebir yaşayandan öğrenmek varken.

sahabe ayetleri duyduğu an görüyormuş gibi iman eder o şekilde algılardı cehennem ayeti gelse cehennemi görmüş gibi olurlardı cennetle iligli bir ayet gelse cenneti görmüş gibi algılarlardı içki ayeti geldiğinde parmağını ağzına sokup kusup midesinde kalan son damlayıda çıkaracak kadar anlarlardı.hud suresi geldiğinde Allah rasulü bu süre belimi büktü saçımı beyazlattı diyecek kadar yaşar sahabede bu şekilde anlardı.şimdi bizim yukarıda şahısların yazdığı gibimi anlamamız gerekiyor.komik olmayın daha fazla kendinizi kandırmayın ümmetede fitne sokmayın
cah
ALINTI(mesdo @ Aug 10 2008, 02:17 AM) *

bismillah

sevgili fatih

size anlatmak istediğim nokta kelime-i tevhid'de saklı

lakin sizin yönteminiz ile hareket ederek şu fetvayı verebilirim.

islamda namaz yasaklanmıştır!!!!!!!!!!!!

hemde ayetle sabittir.

nasılmı

"ey iman edenler sarhoşken namaza yaklaşmayınız" (nisa suresi 43'cü) ayeti celile

şimdi ben bu ayetin cümlelerinde kesinti yapıp(sizin gibi) sadece

"namaza yaklaşmayınız" bölümünü ele alır zikreder hatta hz kur'an dan delilim var der

ve sadece işte nisa suresi 43'cü ayet deyip ayetin cümle yapısını kesip sadece işime gelen kelimeyi size

delil olarak verir isem sizin bana tepkiniz ne yönde olur?

buyurun sizin yaptığınız gibi hz kur'an ı anlama ve yorumlama yoluna gittiğimde ilk fetvam islam namazı ayetle yasaklamıştır olacak!

sizce ne yapmalıyım?

namazı yasaklayıp kılmayalımmı?

yoksa ayetin tümünü cümle yapısını bozmadan ele alıp namaz hz ALLAH C.C HZ lerinin emridir lakin sarhoşken namaz kılınmazmı diyelim?



Selam,

Gayet net ve yalın bir açıklama olmuş...

Bu vesile ile şunu belirtmekte fayda var...

Peygamberimizin söylediklerine itiraz edecek olan Müslüman yoktur.Sorun, Peygamber şöyle dedi, böyle yaptı, denerek İslama sokulan bidatlerdedir.Acaba öyle demişmidir, öyle yapmışmıdır, zira şüphe götürmeyen tek kitap kurandır.Allah bize Hadisle öğrenmemiz gereken şeyleri neden korunaklı olan Kuran vasıtası ile değilde, ben şundan duydum oda falancadan duymuş v.s ile kasıtlı olmasa bile birsürü yanlışın yalanın gireceği bir yöntemle öğretmek istesin?
Kuranı Kerimi kullanarak yapamayacakları işleri, HADİS adı altında yapmaktadırlar...

Bu işin özü şudur...

PEYGAMBERİMİZ FARZ KOYMADA ALLAHA ORTAK EDİLİYOR, SONRA ALİMLER PEYGAMBERİN VARİSİ DENİLEREK, ALİMLERDE FARZ KOYMA MAKAMINA YERLEŞTİRİLİYOR...BÖYLECE BİRSÜRÜ MEZHEP TARİKAT CEMAAT FIRKA MEYDANA GELİYOR VE HER FIRKA KENDİ ALİMİNİ PEYGAMBER VARİSİ SAYIP ONU ALLAHI SEVER GİBİ SEVİP, ALLAHTAN KORKAR GİBİ KORKUYOR.

Alimleri farz koyabilme makamından aldığınızda hangi mezhebin gerekçesi kalır?
nasreddinhoca
17- İslami Hareketle İlgili Ayetlerde Nasih-Mensuh Olur Mu?

“Rabbani yol ve Sünnetullah” kitabında Mekke döneminde nazil olan bazı ayet-i kerime­ler zikredilerek müslümanların cahiliye men­suplarına karşı şiddet kullanmamaları, onlara merhametle yaklaşarak tebliğde bulunmaları öngörülüyor. Fakat bu konuda delil gösterilen ayetler birçok alimin kabul ettiği gibi daha son­ra neshedilen ayetlerdir. Günümüzdeki bazı alimler de bu gerçeği kabul ederek müslümanla­rın müslümanlara karşı merhametli, kafirlere karşı şedid olmaları gerektiğini söylemektedir­ler. Size göre Kur'an'ı Kerim'de nasih mensuh yok mudur? Var diyorsanız, mensuh bir hükmü delil olarak nasıl ileri sürebiliyorsunuz?

Nasih-mensuh konusu hayli geniş ve tartışmalı bir konu olduğu için şimdilik meselenin sadece sorunuzla ilgili yönüne değineceğiz. Kur'an'ı Kerim'de beyan edilen tevhi­di mücadeleyi ve bu mücadelenin aşamalarını araştıran kardeşlerimiz, cahiliye mensuplarına karşı gösterilen tavır­ların; cahiliye mensuplarının İlahi vahye yaklaşımlarına ve müslümanların konumlanna göre değiştiğini müşahade edeceklerdir.

Hiçbir nefse güç yetiremeyeceğini yüklemeyecek olan Rabbimiz, İlahi vahye davet edilen insanların psikolo­jik durumlarıyla beraber, İlahi vahyi tebliğ eden müslümanların da içinde bulundukları konumu ve yapılarını dikkate alarak, bu müslümanlara güç yetirebilecekleri bir fıkhı yük­lemiştir. Nitekim îlahi vahye muhatap olan müslümanların konumları ve yapıları genişledikçe, müslümanlara İlahi va­hiy tarafından yüklenen fıkıh da genişlik kazanmıştır.

Cahiliye mensuplarına karşı müslümanların tavrını belirleyen bir ayet yaşanırken daha sonra aynı konuda bir başka ayet nazil olmakta ve nazil olan ayet, önceki ayetin belirlediği tavrı değiştirebilmektedir. Dolayısıyla yeni nazil olan ayete, önceki ayetin hükmünü kaldırdığı için nasih ve hükmü kaldırılan önceki ayete de mensuh denilmektedir.

Meseleye vakıf olmak isteyen müslümanların idrak etmeleri gereken ilk husus, nasih ve mensuh olarak göste­rilen ayetlerin birbiriyle çelişkili olmadığıdır.

Bu ayetler birbiriyle çelişen değil, birbirini tamamlayan ayetlerdir. Nitekim müslümanların cahiliye mensuplarına karşı tavırlarını belirleyen ayet-i kerimeler de, birbirinden farklı gözükmesine rağmen birbi­riyle çelişmeyen ve birbirini bütünleyen ayet-i kerimelerdir. Söz konusu farklılıklar, ilahi vahyin özünden kaynaklanan farklılıklar değil bu vahye muhatap olan insanlann konum, durum ve seviyelerinde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan farklılıklardır. Ki birbirinden farklı gözüken ayet-i kerimelerin müslümanların bulunduğu konuma göre gündeme gelmesi ise birçok hikmeti beraberinde getirmek­tedir.

Asr-ı saadet dönemindeki müslümanların Kur'an-ı Kerim'in bu hikmetli nüzul sırasını dikkate almalarına veya araştırmalanna tabi ki gerek yoktu. Çünkü Kur'an-ı Kerim, bütün bu hikmetleri gözeterek nazil oluyordu. Kur'an Ke­rim'in bir bütün olarak elimizde bulunduğu günümüzde ise durum tabi ki farklıdır. Dolayısıyla böyle bir durumda söz konusu nüzul hikmetlerini bizim araştırmamız ve Kur'an-ı Kerime bu nüzul hikmetiyle yaklaşmamız gerekir. Çünkü Kur'an'ı Kerim'in hikmetli bir seyir ile peyderpey indirilme­si, İslami hareketin toplumsal boyutuyla ilgili birçok hükümlere, peyderpey yaklaşmamız gerektiğine işaret etmek­tedir.

Tabi ki nüzul hikmetini dikkate almak demek, Kur'an'ı Kerim'i Mekki ve Medeni olarak ikiye ayırdık­tan sonra, Medeni sureleri gözardı etmek veya gündem­den çıkarmak değildir. Çünkü bu gerçeklerin ve nüzul sıra­sının dikkate alınması, genel olarak ferdi kulluğumuzla ilgili meselelerde değil, özellikle İslami hareketin toplumsal bo­yutunda faydalanmamız gereken bir husustur.

Dolayısıyla yaşadığımız çağdaki müslümanların İçinde bulundukları konumunu dikkate alarak, günümüzdeki bu müslümanlara Kur'an-ı düzlemde nelerin yüklenmesi gerek­tiğini anlayabilmemiz, asr-ı saadet dönemindeki aynı konu­mu yaşayan müslümanlara İlahi vahyin ne yüklediğini bil­memizle mümkündür.

Durum böyle olunca toplumsal hareketle ilgili olması­na rağmen hükmü mensuh olan bir ayet-i kerimeyle amel edilmez iddiasında bulunmak, müslümanlar bu ayet-i keri­menin muhatap aldığı konuma bir daha dönmeyecekler veya bu konuma dönseler de mensuh olan hükümle mü­kellef olmayacaklar iddiasıdır ki, tartışılması gerekmeyen batıl bir iddiadır.

Mehmet Alagaş-Tartışılan Sorular
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.