Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Şehîd Yalnızca Allâh Yolunda Can Verendir
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
Sayfa: 1, 2
MoqavemaT
Şehîd Yalnızca Allâh Yolunda Can Verendir
10 Temmuz 2008 Perşembe


İslamî – Qûr’ânî bir terim olan “şehîd” kavramı kadar tahrif edilmiş, amaç dışı kullanılmış ve öz mânâsından uzaklaştırılmış başka bir kelime var mıdır acaba? Sanmıyorum.

İslam’a ve İslam Şeriâtı’na tamamen aykırı ve hatta karşıt olan “Laiklik”, “Millîyetçilik”, “Kemalizm” ve “Batıcılık” fikrî esasları üzerine kurulmuş olan bir devlet, kendisinin ve dayandığı bu ideolojik temellerin korunması için mücâdele ederken öldürülen askerlerine, polislerine, kumandanlarına ve hatta etnik birlikteliği olmayan köy korucularına “şehîd” diyor, bunların geride bıraktığı gözüyaşlı âîlelerini de “şehîd âîleleri” olarak topluma lanse ediyor.

Yine aynı şekilde İslam’a ve İslam Şeriâtı’na tamamen aykırı ve hatta karşıt olan “Laiklik”, “Millîyetçilik”, “Sosyalizm” ve “Komünizm” gibi fikrî esaslar üzerine kurulmuş olan bir örgüt de, kendisinin ve dayandığı bu ideolojik temellerin korunması için mücâdele ederken öldürülen sempatizanlarına, militanlarına, gerillalarına ve komutanlarına aynı şekilde “şehîd” diyor, bunların geride bıraktığı gözüyaşlı âîlelerini de aynı şekilde “şehîd âîleleri” olarak topluma lanse ediyor.

Her ikisi de İslam’a ve Qûr’ân’a açıkça savaş açmış olan bu iki laik güç, öz be öz İslamî bir kavram olan “şehîd” kavramını böyle sorumsuzca, hiç utanmadan, yüzleri kızarmadan kullanırken dayandıkları mantık nedir acaba? Anlamak cidden güç.

Oysa Qûr’ânî bir kavram olan – dikkat ediniz; “kelime” demiyoruz, “kavram” diyoruz; yani sadece bu inanç sistemine ait ve anlamı sadece bu inanç sisteminde karşılık bulan “ifade” – “şehîd” kavramı yüce kitâbımız Qûr’ân-ı Kerîm’de hangi anlamda kullanılmış:

“Allâh yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz; zira onlar diridirler. Fakat siz farkında değilsiniz.” (Baqara, 154)

“Allâh yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyiniz. Hayır, onlar Rabb’leri katında diridirler ve rızıklanmaktadırlar.” (Al-i İmran, 169)

“Kim Allâh'a ve Resûlü'ne itaat ederse, işte onlar Allâh'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıqlar, şehîdler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar?” (Nisa, 69)

Bu âyet-i kerîmelerden de anlaşılacağı üzere, “şehîd”, yaşamını Allâh ve Resûlü’ne itaatle geçirmiş, Allâh’ın dîni olan İslam’a ve bu dînin yüce kitâbı olan Qûr’ân’a göre bir yaşam sürmüş ve bunun neticesi (meyvesi) olarak da canını yine âlemlerin Rabbi olan Allâh yolunda vermiş, Allâh yolunda öldürülmüş kimseye denir ki, bu kimse üstelik ölümsüzleşmiş, Allâh katında diridir.

Yine yüce kitâbımız Qûr’ân- Kerîm’i incelediğimizde, Allâh-û Teâlâ’nın biz müslümanlardan, ğayr-i İslamî güçler ve onların ideolojileri ve dînleri olan “Laiklik”, “Millîyetçilik” (Türk veya Kürt, hangisinin millîyetçiliği olduğu farketmez), “Kemalizm”, “Sosyalizm”, “Demokrasi”, “Şamanizm” ve “Zerdüştçülük” yolunda değil, aksine, laiklerin bizzat kendisine karşı savaştığı âzîz İslam yolunda, kutlu Qûr’ân yolunda savaşmamızı, mücâdele vermemizi istediğini görürüz:

“Sizinle savaşanlara karşı Allâh yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allâh aşırı gidenleri sevmez.” (Baqara, 190)

“Şüphesiz imân edenler, hicret edenler ve Allâh yolunda cihad edenler; işte onlar, Allâh'ın râhmetini umabilirler. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.” (ags, 218)

“Andolsun, eğer Allâh yolunda öldürülür ya da ölürseniz, Allâh'tan olan bir bağışlanma ve râhmet, onların bütün toplamakta olduklarından daha hayırlıdır.” (Al-i İmran, 157)

“Nitekim Rabbleri onlara (dûâlarını kabul ederek) cevab verdi: ‘Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allâh katından bir karşılıktır. O Allâh ki, karşılığın en güzeli O'nun katındadır.” (ags, 195)

“Öyleyse, dünya hayatına karşılık âhireti satın alanlar Allâh yolunda savaşsınlar; kim Allâh yolunda savaşırken öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz. Size ne oluyor ki, Allâh yolunda ve ‘Rabbimiz, bizi halkı zâlîm olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu) gönder, bize katından bir yardım eden yolla’ diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? İmân edenler Allâh yolunda savaşırlar; inkar edenler ise tâğut yolunda savaşırlar. Öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz, şeytanın hileli düzeni pek zayıftır.” (Nisa, 74 – 76)

“Artık sen Allâh yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp teşvik et. Umulur ki Allâh, küfredenlerin ağır baskılarını geri püskürtür. Allâh, kahredici baskısıyla daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.” (ags, 84)

“Mü'minlerden, özür olmaksızın oturanlar ile Allâh yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler eşit değildir. Allâh, mallarıyla ve canlarıyla cihad edenleri oturanlara göre derece olarak üstün kılmıştır. Tümüne güzelliği (cenneti) vaadetmiştir; ancak Allâh, cihad edenleri oturanlara göre büyük bir ecirle üstün kılmıştır.” (ags, 95)

“Fitne kalmayıncaya ve dîn yalnız Allâh'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allâh, yaptıklarını görendir.” (Enfal, 39)

“Yoksa siz, içinizden cihad edenleri ve Allâh'tan ve Resûlü’nden ve mü'minlerden başka dost edinmeyenleri Allâh bilip (ortaya) çıkarmadan bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allâh yaptıklarınızdan haberdardır.” (Tewbe, 16)

“Hacılara su dağıtmayı ve Mescîd-i Haram'ı onarmayı Allâh'a ve âhiret gününe iman eden ve Allâh yolunda cihad edenin yaptıkları gibi mi saydınız? (Bunlar) Allâh katında bir olmazlar. Allâh zûlmeden bir topluluğa hidayet vermez. İmân edenler, hicret edenler ve Allâh yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin Allâh katında büyük dereceleri vardır. İşte kurtuluşa ve mutluluğa erenler bunlardır.” (ags, 19 – 20)

“De ki: ‘Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allâh'tan, O'nun Resûlü’nden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allâh'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun’. Allâh, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.” (ags, 24)

“Kendilerine kitap verilenlerden, Allâh'a ve âhiret gününe inanmayan, Allâh'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dîni (İslam'ı) dîn edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın.” (ags, 29)

“Ey iman edenler, ne oldu ki size, Allâh yolunda savaşa kuşanın denildiği zaman, yer(iniz)de ağırlaşıp kaldınız? Ahiretten (cayıp) dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama ahirettekine (göre), bu dünya hayatının yararı pek azdır.” (ags, 38)

“Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allâh yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (ags, 41)

“Allâh adına gerektiği gibi mücâdele edin. O, sizleri seçmiş ve dîn konusunda size bir güçlük yüklememiştir. Atanız İbrahim'in dini. O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Qûr'ân'da) da sizi ‘Müslümanlar’ olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şâhid olsun, siz de insanlar üzerine şâhidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekâtı verin ve Allâh'a sarılın. Sizin mevlânız O'dur. İşte, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcı.” (Hacc, 78)

“Öyleyse kâfirlere itaat etme ve onlara karşı büyük bir mücâdele ver.” (Furqan, 52)

“Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allâh, ihsan edenlerle beraberdir.” (Ankebut, 69)

“Öyleyse inkâr edenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. Bundan sonra ya bir lütuf olarak (onları bırakın) veya bir (fidye karşılığı) salıverin. Öyle ki savaş, ağırlıklarını bıraksın (sona ersin). İşte böyle; eğer Allâh dilemiş olsaydı, elbette onlardan intikam alırdı. Ancak (savaş,) sizleri birbirinizle denemesi içindir. Allâh yolunda öldürülenlerin ise; kesin olarak (Allâh,) âmellerini boşa çıkarmaz.” (Mûhâmmed, 4)

“Ey imân edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi? Allâh'a ve O'nun Resûlü’ne imân edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allâh yolunda mücâdele edersiniz. Bu, sizin için daha hayırlıdır; eğer bilirseniz.” (Saff, 10 – 11)

“Ey Peygamber, kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir o.” (Tahrim, 9)

Bu âyet-i kerîmelerden de anlaşılacağı üzere, yeri, göğü ve ikisi arasında olanları yaratan Allâh-û Ekber (cc), biz müslümanlardan, sadece ve sadece Allâh ve Resûlü, İslam ve Qûr’ân yolundan gitmemizi, sadece İslamî yaşam biçimini arzulayıp hayatımızı Qûr’ân’ın emrettiği çizgide tanzim etmemizi, yine sadece ve sadece Allâh ve Resûlü, İslam ve Qûr’ân yolunda, hem de mallarımızla ve canlarımızla savaşmamızı, İslam dışında hiçbir dîn, ideoloji, düşünce ve yaşam modeli (Laiklik, Demokrasi, Faşizm, Sosyalizm, Komünizm, Millîyetçilik, Kemalizm, Liberalizm, Hristiyanlık, Musewîlik, Şamanizm, Zerdüştçülük) uğrunda mücâdele vermememizi, savaşmamamızı, sadece ve sadece Allâh yolunda, İslam ve Qûr’ân yolunda savaşmamızı, mücâdele vermemizi, yalnızca ve yalnızca Allâh’ın dîni olan İslam’ın, İslam Şeriâtı’nın hâkim kılınması, Qûr’ân hükümlerinin hayata hükmetmesi ve “La İlâhe İllallâh – Mûhâmmedun Resûlullâh” bayrağının dalgalanması için cihad etmemizi, cehd içinde bulunmamızı, çaba içerisinde olmamızı istemektedir ki, yalnızca O’nun yolunda can verelim ve gerçekten “şehîd” olalım.

Çünkü âlemlerin Rabbi, Rahmân ve Râhîm, Dîn Günü’nün sahibi olan Allâh Tebareke ve Teâlâ, yalnızca kendi yolunda, kendi dîni olan İslam ve kendi kelâmı olan Qûr’ân yolunda, Qûr’ân’ın hâkim kılınması yolunda canlarını verenleri “şehîd” kabul etmekte, ğayr-i İslamî olan ve istisnasız tümü “beşerî yollar” olan diğer dîn, ideoloji, düşünce veya yaşam modelleri uğrunda can verenler ancak “ölü” olmaktadırlar.

Zira mazlum ve mustaz’af halkların Rabbi olan Allâh, biz insanlardan, hayatımızı, düşünsel strüktürümüzü, zihinsel ve bedensel davranışlarımızı, sosyolojik konumumuzu ve en önemlisi de siyasî ve ideolojik tercihimizi, düşün yapımızı İslam’a göre şekillendirmemizi, kendimize yaşam modeli olarak yalnızca İslam’ı seçmemizi, rehber olarak yalnızca Qûr’ân’ın emir ve yasaklarını almamızı istemekte, İslam’ın dışında her tür dîn, ideoloji, düşünce ve yaşam biçiminden biz men etmekte, kesinkes yasaklamaktadır:

“Kim İslam'dan başka bir dîn (yol) ararsa bu asla ondan kabul olunmayacak ve o, âhirette de kayba uğrayanlardan olacaktır.” (Al-i İmrân, 85)

“Bugün size dîninizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size dîn (yol, yaşam biçimi) olarak İslam'ı seçip beğendim.” (Mâide, 3)

“De ki: ‘Hiç şüphesiz Allâh'ın yolu, asıl yoldur. Ve biz âlemlerin Rabbi’ne (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk.” (En’âm, 71)

“De ki: ‘Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allâh içindir’.” (ags, 162)

“Sizden kim dîninden geri döner ve kâfir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri dünyada da, âhirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, orada süresiz kalacaklardır.” (Baqara, 217)

“De ki: ‘Ben, yalnızca Allâh'a kulluk etmek ve O'na ortak koşmamakla emrolundum. Ben ancak O'na dâvet ederim ve son dönüşüm O'nadır.” (Râ’d, 36)

Görüldüğü üzere bizden istenen, kendimize dîn olarak, ideoloji olarak, düşünce olarak, siyaset olarak ve hayat biçimi / yaşam modeli olarak yalnızca İslam’ı almamız, sadece bu yolda yürümemizdir.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Şehîd olabilmek için canımızı Allâh yolunda vermiş olmamız, canımızı Allâh yolunda verebilmek için Allâh yolunda savaşmış olmamız ve Allâh yolunda savaşabilmek için de Allâh’ın yolunda yürümemiz, Allâh’ın emir ve yasaklarına uygun bir yaşam sürmemiz gerekmektedir.

“Şehîd” ve “şehâdet” kavramlarına açıklık kazandır(maya çalış)dığımız bu yazıyı burada bitirirken, söylemek istediklerimi ve vurguladığım gerçekleri yıllar önce bir TV kanalında sözlü olarak ve üstelik daha yüksek sesle ve daha cesur bir şekilde dile getirdiği için zâlîmlerin ve faşistlerin hışmına uğrayan ve ne yazık ki –korkudan mıdır nedir!– bir zamanlar başkanlık yaptığı müessese ve mensupları tarafından bile sahiplen(e)meyen, destek çıkıl(a)mayan, İslamî hareket ve ülkemiz müslümanları için hakikaten “büyük bir değer” olduğuna inandığım sevgili ağabeyimiz Mehmet Pamak’a bu yazımı ithâf ediyor, bu konuya –ki çok çok önemlidir– gelecek hafta devam edeceğimi, “gerçek şehîdler” ve “gerçek şehîd âîleleri”ni üstelik nominal (isim belirterek) anlat(maya çalış)acağımı söylemek istiyorum.

ibrahim.sediyani@hotmail.de
pürmelal
çok önemli bir konuya değinmişsiniz.. yüklediğimiz manalar yüzünden mahfolmuş bir kavram "şehidlik" sad.gif
güzel ve faydalı bir yazı.. allah razı olsun..
sükût-u vaveyla
Allah razı olsun mogavemet...
işin bir ilginç tarafıda ...askeriyede şehit oldu diyor herhalde halkı ayağa kaldırmamak için ...
RAzdAR
kirli bir savaşın taraftarı olan kişileri evliya seviyesinde algılayıp babalarının kesesinden şehit payesiyle ödüllendirmenin İslami ve insani yanlışlığı ortadadır.

Şehit kavramı gibi kutsal amaçlar uğrunda öldürülenlere verilen payeyi 12 eylül ve sonrası cuntacıların kangren haline getirdiği sorunların taraflarının öldürülmesinde kullanılmasının İslami fetvasını acaba kimden alıyorlar.

Öldürülenleri ölü sanmayın zira onlar diridir. Ayetini kendi kirli savaşları için kullanma, bedir meleklerini bu kirli savaşta göstermenin en hafif ifadesiyle faşizm olduğu da ortadır.

-EBRAR-
ALINTI
Her ikisi de İslam’a ve Qûr’ân’a açıkça savaş açmış olan bu iki laik güç, öz be öz İslamî bir kavram olan “şehîd” kavramını böyle sorumsuzca, hiç utanmadan, yüzleri kızarmadan kullanırken dayandıkları mantık nedir acaba? Anlamak cidden güç.


Gayet anlaşılır aslında. Anti-islam/anti-şeriat zihniyetlerin laiklik ihlali bu. Sözde müslümanların ise ninnileri. Öyle ki, çantalarını alıp canla başla koştururlar bu zillet yoluna.
islambuli
Allah razı olsun yazıyı yazan kardeştende diğer cevap yazan kardeşlerdende hepsini okudum yetti benim bir yorum yapmama ihtiyacım kalmadı maşallah kardeşlerime.(abilerime)
ya.rap.bim
ben bunu hep anlatmaya çalıştım insanlara ama beyinleri o kadar sömürülmüşki anlamaya çalışmadılar bile... yazın çok güzel ellerine sağlık arkadaşım ALLAH RAZI OLSUN...
Abdulhamit
tabi ki sehit Allah yolunda can verendir.

sana göre bir müslüman marksist kominist pkkyla savasıp vurulursa sehit olmuyor. k harfi yerine neden ingilizce q harfini kullanıyorsun. avatarındaki Türk bayragının anlamı nedir.
Farakhlit
Sizin geçtiğiniz yola mayın döşeyen
sizin alışveriş yaptığınız mağazaya
sizin otobüs beklediğiniz durağa bomba koyan
kardeşinizi abinizi amcanızı askerde öldüren PKK ya karşı savaşan ve canını veren
asker-polis-güvenlik görevlisi şehit sayılmayacak
ve siz bu ülkede dini mübini İslamiyeti insanlara anlatıp
yanlış bildiklerini düzeltecek cahil bir toplumu hakiki bir müslüman toplum haline getirecek
devleti islami kurallara göre işler bir kurum haline getireceksiniz
öylemi?
siz ve sizin gibiler önce düzeltmeye tamir etmeye kendinizden ve zihniyetinizden
bozuk ve yanlış yarım yamalak itikadınızdan başlamalısınız
diye düşünüyorum
bilmem anlatabildim mi?
pürmelal
ALINTI(Farakhlit @ Jul 22 2008, 03:04 AM) *

Sizin geçtiğiniz yola mayın döşeyen
sizin alışveriş yaptığınız mağazaya
sizin otobüs beklediğiniz durağa bomba koyan
kardeşinizi abinizi amcanızı askerde öldüren PKK ya karşı savaşan ve canını veren
asker-polis-güvenlik görevlisi şehit sayılmayacak
ve siz bu ülkede dini mübini İslamiyeti insanlara anlatıp
yanlış bildiklerini düzeltecek cahil bir toplumu hakiki bir müslüman toplum haline getirecek
devleti islami kurallara göre işler bir kurum haline getireceksiniz
öylemi?
siz ve sizin gibiler önce düzeltmeye tamir etmeye kendinizden ve zihniyetinizden
bozuk ve yanlış yarım yamalak itikadınızdan başlamalısınız
diye düşünüyorum
bilmem anlatabildim mi?




yazıyı okudunuz mu??
johnjohn
ALINTI(pürmelal @ Jul 22 2008, 08:13 PM) *

yazıyı okudunuz mu??

O zaman ümmetimin şehitleri çok azdır......

İsal, salgın hastalık, yıkıntı altında kalarak ölmek vb. ölümlerde şehitliktir.

Buna neden vatan uğruna ölmek gibi vatanının bölünmez bütünlüğü için şehit olanları saymıyorsunuz?

İşinize mi gelmiyor?
TEVHİDci
ŞANI YÛCE ALLAH ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.


"Müminler Allah yolunda, kafirlerse Tağut (şeytan) uğrunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşınız. Çünkü şeytanın hilesi-düzeni zayıftır." (Nisa: 76)
nasreddinhoca
ALINTI
Buna neden vatan uğruna ölmek gibi vatanının bölünmez bütünlüğü için şehit olanları saymıyorsunuz?


Herkes şahit olduğunun şehididir, müsterih olunuz...
Ne için, hangi ideoloji için, hangi niyet ile şahit olmuşlarsa, onun ile de haşr olacaklardır...
Evet, vatanın bölünmez bütünlüğü için şahit olanlar da şehittir, şahit olduklarının şehidi...
Kimin hakiki şehid olduğunu ancak Allah bilir, şehadetin sırrı da budur...
Şehitlik kavramı umumi bir hal aldığından, dini moral değer görenlerin erlerine şehit muamelesi yapması, yaygın yanlışın ehvenliğindendir, hatta biraz daha gerçekci olmak gerekirse, istismarın ta kendisidir, Kuran'ın baş örtüsü kötü, Kuran'ın şehidi iyi!!!...

İmam Şamil
Faraklit bu sefer seni alkışlıyorum...
clapping.gif

Selametle...
ilkemir
ALINTI
"Müminler Allah yolunda, kafirlerse Tağut (şeytan) uğrunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşınız. Çünkü şeytanın hilesi-düzeni zayıftır." (Nisa: 76)



Kimi kürt kabileleri kesin ve tartışmasız olarak şeytan uğrunda savaşır , sempati besleyenlerde aynen o yöndedir . Onlarla da her şekilde cihad etmek gerekir .

Nasıl ki devletsiz Filistinlilerin Sosyalist BAAS'cı Arafatın peşinden gidip israile karşı şehit düşmeleri söz konusu ise devleti olmayan Türkiye müslümanlarının da PKK ve taraftarı kafirlere karşı savaşı cihaddır .

Ve bir müslüman kimi kürt kabilelerine karşı cihad için askere gittiyse ve onlar tarafından öldürüldü ise şehit olur .

Filistin halkı BAAS'cı FKÖ hareketi altında yıllarca şehit vermiştir .

Türkiye halkı da BAAS'la aynı kökenlere sahip olan yönetim altında aynı şekilde şehit vermektedir .


Buna karşılık Kongra Gel ve taraftarları için Filistin ve Türkiye halkında görüldüğü üzere islamlık söz konusu değildir . Alayıda din düşmanı bir rejime bağlı devlet kurulması için çarpıştıklarının tamamı ile idrakı içindedirler .

Oldu olacak Barzan'ı da müslüman ilan edin de aman operasyon düzenlersek din kardeşlerimiz ne derler deyin .
TEVHİDci
ALINTI(Cihad eL-Muvahhid @ Sep 18 2008, 03:45 PM) *

"...Allah yolunda cihad ederler, hiç kimsenin yergisinden ve kınamasından çekinmezler." (Maide: 54)

Allah'ın sistemini yeryüzüne yerleştirmek, insanlar üzerinde Allah'ın otoritesini duyurmak ve insanlar adına iyilik, doğruluk ve gelişme sağlamak için, O'nun şeriatını hayata egemen kılmak uğruna yapılan Allah yolunda cihad; onlar aracılığıyla yeryüzünde dilediğini gerçekleştirmek için, yüce Allah'ın seçtiği mümin topluluğun sıfatıdır.

Onlar Allah yolunda cihad ederler. Kendileri, ulusları, ülkeleri ve ırkları uğruna değil, Allah yolunda, O'nun sistemini gerçekleştirmek, O'nun otoritesini yerleştirmek, O'nun şeriatını uygulamak ve bu yolla tüm insanlık adına iyiliği gerçekleştirmek için... Bu işte kendileri için birşey yok. Kendilerine bir pay da çıkarmazlar. Herşey tamamen Allah için ve hiçbir şeyi ortak koşmaksızın O'nun yolunda yapılmaktadır.
(Seyyid Kutub-Fizilal'il Kur'an)


TEVHİDci
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

"Kim aracılık yaparak Allah'ın koyduğu bir sınırın uygulanmasına engel olursa Allah'ın emrine karşı gelmiştir" buyurur. (Ebû Dâvûd, Akzıye, 14; Ahmed İbn Hanbel, 2/70)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam gelerek şöyle sordu:

"Bir kişi ganimet için, bir diğeri şöhret için, bir başkası da makam sahibi olmak için çarpışıyor. Bunlardan hangisi Allah-u Teâlâ yolundadır?"

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:


"Kim Allah-u Teâlâ'nın kelimesi yükselsin diye savaşırsa, işte o Allah-u Teâlâ yolunda çarpışmıştır." (Buhari)
ilkemir
Nasıl ki kimileri 1. dünya savaşı zamanında ingilizlerin güdümünde müslümanlara karşı çarpışıp ölülerinin şehit olduklarını iddia etmişlerse , Türkiye'de TC rejimi altında kafirlerle veya Filistinde BAAS rejimi altında Yahudilerle Allah için çarpışanların haydi haydi şehitliğe hakkı vardır .

Asıl şehitliği tartışılacak olanlar bütün dünya müslümanları ingilize karşı cihad ederken ingilizle birlik olanların şehitliğidir . PKK kafirine ya da İsrail'e karşı çarpışanlar değil .

İki şehit :

ALINTI


İki şehit verdiğimiz Avustralya'nın Broken Hill kasabasındaki Türk Kayası Anıt’a dönüştürülmelidir

Tarih, olayları gerçekçi ve dürüst bir şekilde yansıttığı zaman, gelecek nesillere ışık tutabilir.Ve ders alınacak tarih, ancak gerçeklere sadık kalınarak dürüstçe yazılmış tarihten alınır.

Herkesin bildiği Avustralyalılar ile Türkler arasındaki savaş, aslında Çanakkale’de değil,1 Ocak 1915 de Broken Hill kasabasında başladı daha sonra Çanakkale’ (Gelibolu) de devam etti.Ancak Avustralya ile Türkiye arasında dostluğa dönüşen Çanakkale savaşının öncesi bir Brokel Hill olayı vardır ki hayli ilginçtir.Ne yazık ki hiç bir tarihçi veya bir yetkili, aslında bir savaş olan bu olayın nedenini merak ederek araştırmadı bile..

Türklerle Avustralyalılar arasındaki ilk savaş diyeceğimiz ve Avustralya tarihinin en garip olaylarından biri olan Broken Hill olayı-savaşı, yıllar önce bu ülkeye gelen ve Broken Hill adlı kasabada yaşayan Afgan toplumundan (bazıları Afgan Türkleri diyor) seyyar dondurmacı Gül Muhammed ve kasap Molla Abdullah’ın Osmanlılar adına Avustralyalılara karşı başlattıkları bir savaştır.

Avustralya’nın İngilizlerin isteği üzerine Çanakkale’ye asker göndereceği haberini alır Gül Muhammed ve Molla Abdullah.Bu haber iki Afganlıyı üzer daha doğrusu öfkelendirir. "Ortada hiç bir neden yok iken Avustralyalılar nasıl olurda savaşmak için Osmanlı topraklarına asker gönderir?" diye düşünürlerken bu sırada duvarlara "Gönüllü askerler aranıyor" şeklinde ilanlarda asılmaya başlar.

Bu durum karşısında daha fazla dayanamayan iki Müslüman Afganlı tepkilerini göstermek için sonunda Avustralyalılara karşı savaşma kararı alırlar.

Osmanlı padişahlarının tüm dünya Müslümanlarınca Halife sayıldığı o tarihte Gül Muhammed ile Molla Abdullah; "Bizim Halifemizin ülkesine nasıl asker gönderirsiniz? Biz size gösteririz!" düşüncesiyle olacak, silahlarını kuşanıp, yılbaşı (1 Ocak 1915) eğlence pikniğinden trenle kasabaya dönen halka, ellerindeki silahlarla ateş açarak saldırı başlatırlar.

Bu iki savaşçı dondurma arabasını da kendilerine siper yaparak, piknikten dönecek içinde binden fazla insanın bulunduğu treni uygun bir yerde beklemeye başlarlar..Sonuçta piknik dönüşü kasabaya dönmekte olan tren kendilerine yaklaşınca "Allah ! Allah!.." sesleriyle trendeki insanlara ateş ederler.

Beklenmedik bir anda kurşun yağmuruna tutulan kasaba halkı, neye uğradıklarını bilmeden şaşkın bir vaziyette feryada başlarlar.Bu ani saldırı karşısında bazıları vagonları kendilerine siper yaparlarken,bazıları da trenden atlayarak kaçmaya başlarlar. Kendilerini koruyamayanlar ise atılan kurşunlarla yaralanırlar.

Ortalık tam bir savaş alanına, barut dumanı ve kan gölüne dönüşür. Bir ara fırsat bulan makinist treni hızla olay yerinden-savaş alanından uzaklaştırarak kasabaya döner.

Olay kasabada yayılır ve polis,Avcılar kulübü üyeleri ve silahlı halktan oluşan 500 kişilik silahlı topululuk Gül Muhammed ile Molla Abdullah’ın peşine düşer. Trenin gitmesi sonrası dondurma arabasını bırakıp, kasaba dışında saklanacak bir yer bulmak için olay yerinden uzaklaşırlar.

Kasaba dışında yaşlı bir Avustralyalıya ait eski bir kulübe gören iki kafadar burada saklanmak ister ama olaylardan habersiz kulübenin yaşlı sahibi bu iki insanı silahlı görünce gözü pek tutmaz ve içeri almadığı gibi kapıyı da yüzlerine kapatır.Buna sinirlenen savaşçılar kendisine bir el ateş ederek yaşlı kulübe sahibini yaralarlar.

Savaşçılar bu defa kasabanın Batı bölümünde şimdi "Türk kayası" diye anılan eski adı "Beyazkaya" olan büyükçe bir kayayı kendilerine siper yaparak beklemeye başlarlar. Çünkü o bölge düz araziden oluştuğu için kolayca görülüp öldürülebileceklerini düşünürler. Zaten cephaneleri azalmış,yiyecek,içecekleri de bitmek üzeredir.

Çok geçmeden silahlı halk ve polisler iki savaşçının yerini bularak saldırıya geçtiklerinde ilk elde polis şefi yaralanır.Bu sırada çapraz ateşe geçen polis ve halktan atılan kurşunlarından biri,bahçesinde odun kesmekte olan yaşlı bir Avustralyalının da ölümüne sebep olur.

Bu karşılıklı atışlar sonucunda Gül Muhammed olay yerinde, Molla Abdullah ise ağır yaralı olarak hastaneye götürülürken yolda şehit olur.

Olay sonrası galeyana gelen halk öfkelenir ve bir maden kasabası olan Broken Hill’de yabancılara karşı da tepki ve göstermeye başlarlar.

Hatta Alman kulübü ateşe verilir,kasaba dışındaki olaylardan habersiz deve ile nakliyat yapan Afganlıların kamplarına da saldırı düzenlerler..

Kasabada o tarihte yayınlanan mahalli gazetelere,belgelere baktığımızda, 1 Ocak 1915 tarihindeki ilk Türk-Avustralya savaşında, dördü Avustralyalı olmak üzere Gül Muhammed ve Molla Abdullah ile beraber altı kişi hayatını kaybederken yedi kişide yaralanır.

Bu Avustralya ile Türkiye arasındaki ilk savaş daha sonra Çanakkale (Gelibolu) de devam eder..



Ufak bir hatırlatma bu iki şehit Afgandır ama Avustralyalılar müslümanlıklarından ötürü onlara Türk der.
NuRŞeN
"Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
"
İmam Şamil
Allah ilkemir,Nurşen ve Faraklit kardeşlerimizden binlerce kez razı olsun!!!

Selametle...
islambuli
ALINTI
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
"


bu dizeleri yazan kişinin ömrünün geri kalan ksımını mısrda geçrimesi düşündürücü olsa gerek değilmi?

şiirine sahip çıkanlar birde davasına sahip çıksa
İmam Şamil
Acaba Akif'de bu çeyrek ezberci zihniyet gibi 'kendinden başka herkesi tekfir etme' içgüsüyle mi hareket ediyordu?
Onun davası her İslami duruşa bir kulp takmak mıydı?

Selametle...
islambuli
ALINTI
Acaba Akif'de bu çeyrek ezberci zihniyet gibi 'kendinden başka herkesi tekfir etme' içgüsüyle mi hareket ediyordu?
Onun davası her İslami duruşa bir kulp takmak mıydı?


işlerine gelince bu dizeleri kullananları ama dizelerin içindekileriyle uzaktan yakından alakası olmayanların dizeleri duyunca hazırola geçip bitene kadar beklediklerini görse elbette söyleyecek sözleri olurdu değilmi ?
NuRŞeN
ALINTI(islambuli @ Oct 5 2008, 05:22 PM) *

bu dizeleri yazan kişinin ömrünün geri kalan ksımını mısrda geçrimesi düşündürücü olsa gerek değilmi?

şiirine sahip çıkanlar birde davasına sahip çıksa



İstiklâl Savaşı kazanıldıktan sonra İstanbul’a dönen Mehmet Âkif, 1923 ve 1924 yıllarının kış aylarını Kahire’de geçirdikten sonra, Türkiye’deki siyasî gelişmeler yüzünden, 1925 yılı sonundan itibaren temelli olarak Mısır’a gitmiş, 17 Haziran 1936 tarihine kadar, on buçuk sene orada kalmıştır

Âkif Bey, son üç yılında Kahire Üniversitesi’nde Türkçe öğretmenliği yapmıştır. Ancak Mısır’da “siroz” hastalığına tutulmuş ve durumu ağırlaşınca, 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmüştür.

Edebiyat araştırmacısı, İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy adlı kitabın yazarı İsa Kocakaplan:

“ Akif, bizim en realist sanatçımız olarak değerlendirilebilir. En önem verdiği şey 'sözün dosdoğru' olmasıdır. Akif, bir iman ve İslam şairidir. Ülkü adamıdır. Ülküsü bütün Müslümanlar'ın başı dik yaşayabilmesi, ilimde, teknikte Avrupa'yı geçmesidir. Bu sebeple, bütün şiirlerinde Müslümanlar'ı uyarmaya çalışmış, onları silkelemiştir. İdeallerine bağlılığı ve bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayışı Akif'i yalnız bırakmıştır. Ancak dostu ve düşmanı olan herkes onun doğruluğuna, ülkü adamlığına ve dünyaya önem vermeyişine daima takdirle bakmıştır. Mert, sözünün eri, paraya önem vermeyen, imanlı bir kahramandır. Bu yönleriyle gençliğe örnek olacak kişilerin en başında gelir. "
tr.wikipedia.or

Çanakkkale geçilmez diyerek canını vatan uğruna verip toprağa düşenler şehit değil mi?Kurtuluş savaşında canını verenler şehit eğil mi?PKK ile savaşıp canını bizler için vatan için feda edenler şehit değil mi?
Şehitlerimizin kanıyla suladığı bu topraklarda özgürce secde edip namaz kılabiliyorsan bunu kimlere borçlusunuz?
Şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Çanakkale Şehitlerine

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor
Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim seni tarihe desem sığmazsın
Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber

M. Akif Ersoy

TEVHİDci
"Şehid, kelime olarak Allah rızası için, O'nun yolunda canını fedâ eden müslümana verilen isimdir.

Şehid en çok istismar edilen bir sıfattır. Çünkü şehidlik sadece Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın müminlere bahşettiği bir lütuftur. Fakat bilumum kafirler , müşrikler, laikler hatta komunist ve ateistler bile küfür nizamları için öldürülen veya ölen elemanlarına bile “….. şehid oldu” , “şehidlerimiz ölümsüzdür” gibi, ya da “ölüm orucu şehidlerimiz ölümsüzdür” gibi fikriyatlarına aykırı sloganlar atarak ölülerini kutsarlar.

Aynı şekilde laik rejimler de Allah ve rasulu ile harb etmesine rağmen , Allah ve rasulunun nizamını ve sünnetlerini yasaklamasına rağmen işine geldiği için bu terimin içeriğini çarpıtarak kendi nizamının bekası için saf Müslümanları kullanmak için kullanır.

Şehid dediği askerinin peygamberine “çöl bedevisi” diyerek hakaret eder , namaz kılan subay ve astsubayını askeriyeden atar , Tesettürlü hanımları olan askerini ordudan “disiplinsiz davranış” adıyla uzaklaştırır.

Fakat aynı askerden ve ailesinden vergi alır , kapısında posta yapıp nöbet tutturup hizmet ettirir.
Allahın emirlerini yaşamak isteyen Müslümanları kamusal alanlarına sokmayan bu istismarcılar , kendi kamusal alanı için aynı askeri öldüğü zaman şehid diye anar , madalya verir !
Böylece oğlu ölen anne baba ,şehidlik makamıyla teselli ettirilir ki , diğer aileler çocuklarını askere göndermemezlik yapmasınlar, bu kuruma karşı bir soğukluk ve nefret uyanmasın.
NuRŞeN
TEVHİDci ,şehitlik konusunda öfke dolu düşüncelerin olduğunu söylemeliyim.Seni bu öfkeye iten nedenleri bilmediğim için yorum yapamayacağım.
Vatan için şehit olan askerlerimiz yüreklerimizi yakarken bu konuda daha fazla yorum yapmak istemiyorum.
TEVHİDci
ALINTI(NuRŞeN @ Oct 5 2008, 08:34 PM) *

TEVHİDci ,şehitlik konusunda öfke dolu düşüncelerin olduğunu söylemeliyim.Seni bu öfkeye iten nedenleri bilmediğim için yorum yapamayacağım.
Vatan için şehit olan askerlerimiz yüreklerimizi yakarken bu konuda daha fazla yorum yapmak istemiyorum.

Şanı yüce ALLAH şöyle buyuruyor.

Bismillahirrahmanirrahim.

"mü'minler ALLAH yolunda kafirler ise tağut uğrunda savaşırlar..." (Nisa: 76) ayetini iyice bir analiz edin inşaALLAH. Gerçekler bu ayetin içinde gizli bırakın başkalarının dediklerini ALLAH (c.c)'ın dediğine bakın.

hayırla kalın...selam aleyküm...
İmam Şamil
ALINTI(islambuli @ Oct 5 2008, 07:07 PM) *

işlerine gelince bu dizeleri kullananları ama dizelerin içindekileriyle uzaktan yakından alakası olmayanların dizeleri duyunca hazırola geçip bitene kadar beklediklerini görse elbette söyleyecek sözleri olurdu değilmi ?


Konuyu şahısların basiretsizlikleri üzerine yıkmaya çalışmayın!
Konunun ilerleyen yorumlarında verilmek istenen mesajın ahmaklığı; bizi rahatsız eden odur!

İşi gücü tekfir olanlara ne denir!
Ortalıkta tevhidci tevhidci diye dolaşacaklarına tekfirci tekfirci deyip dolaşsalar daha isabetli olur kanısındayım!

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(İmam Şamil @ Oct 5 2008, 08:39 PM) *

İşi gücü tekfir olanlara ne denir!
Ortalıkta tevhidci tevhidci diye dolaşacaklarına tekfirci tekfirci deyip dolaşsalar daha isabetli olur kanısındayım!

Selametle...

eğr birşeyi savunuyor iseniz bunu deliller ile ispatlayınız ama dikkat edin sözleriniz ilimsizlikle şekillenmesin...
İmam Şamil
Ya yazıları, bildiğini sanmakla kendini avutan ve meselenin nuzül-sebep ve hikmet yörüngesinden tamamen kopmuş...
Küfrün dayattığı bölücü ve parçalayıcı zihniyeti İslami sanan fikir kellerine ne demeli!!!

İspat sandığı sadece kendi nefis muhafızlığından başka bir şey olmayanlar!!!

Selametle...
İmam Şamil
Biraz önce bir konuda yazdığım yorumun buraya uygun düşmesiyle:

Şimdi iki kutbun emsalleri aramızda cirit atıyor...
Bir yandan bütün evliya ve asfiya dahil olmak üzere...
Dünyada kendinden başka ne kadar müslüman varsa hepsini küfrün batıni payandası altında tekfir etme telaşındaki nazari ve lafzani müslümanlar...
Diğer tarafta münafıkları bile heyecana getirecek kadar her oluşumun ardından koşan ve o yolun yolcusu hevesindeki karekter fukarası tevhid şovmenleri...

Halbuki her iki güruhta küfrün iki yana açılmış iki kolunun ayrı birer mümessilidir...

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(İmam Şamil @ Oct 5 2008, 08:49 PM) *

Ya yazıları, bildiğini sanmakla kendini avutan ve meselenin nuzül-sebep ve hikmet yörüngesinden tamamen kopmuş...
Küfrün dayattığı bölücü ve parçalayıcı zihniyeti İslami sanan fikir kellerine ne demeli!!!

İspat sandığı sadece kendi nefis muhafızlığından başka bir şey olmayanlar!!!

Selametle...

saldırmak yerine deliller yazsanız daha ilimli olmazmı ? bu şekilde ilimsizlikle şekillenen sözlerinizi kendinize saklayınız ... good.gif
İmam Şamil
İspat deyip bana çarpıttığınız ve nuzül sebebinden çok başka tarafa çektiğiniz ayetleri getirmeyiniz...
Zira daha önce bir çok kez cevabı verildiği halde...
Sanırım bunlar sizin nefis ayetlerinize ters düştüğü için kabulünüz değildir!
İşinize gelince ayet...
Gelmeyince...

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(Cihad eL-Muvahhid @ Sep 17 2008, 12:33 AM) *

"Müminler Allah yolunda, kafirlerse Tağut (şeytan) uğrunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşınız. Çünkü şeytanın hilesi-düzeni zayıftır." (Nisa: 76)

Müminler Allah yolunda, O'nun hayat metodunu gerçekleştirmek, şeriatını yerleştirmek ve Allah adına "insanlar arasında" adaleti uygulamak için savaşırlar, başka bir isim altında değil. Yüce Allah'ın tek başına ilah olduğunu bu yüzden tek başına hükmetmesi gerektiğini kabul ederek...

Kafirlerse Tağut uğrunda Allah'ın metodunun dışında değişik hayat metodlarını gerçekleştirmek, -Allah'ın izin vermediği- değişik şeriatleri yerleştirmek ve yine -Allah'ın izin vermediği- değişik değerleri oturtmak ve Allah'ın mizanı dışında değişik ölçüler dikmek için savaşırlar.

İman edenler, Allah'ın dostluğuna, korumasına ve gözetimine dayanarak dururlar.

Farklı sancakları, hayat metodları, şeriatları, yolları, değer ve ölçütleriyle kafirler, şeytanın dostluğuna dayanıp dururlar. Onlar bütün farklılıklarına rağmen şeytanın dostlarıdırlar.
(Fizilal'il Kur'an-Seyyid Kutub)


Tagut: Kulu, Allah-u Teâlâ'ya ibadetten, dinde ihlaslı olmaktan, Allah-u Teâlâ'ya ve rasulüne itaat etmekten engelleyen ve uzaklaştıran her şeydir. Bu, cinden ve insandan bir şeytan olabileceği gibi, ağaçlar, taşlar ve başka şeyler (nefis, hayvan, para, kadın, mezar) de olabilir. (Ziyaeddin eL-Kudsi-İşte Müslüman)
İmam Şamil
Buna itirazı olan yoktur sanırım...
Oradaki askerlerin durmunu ilkemir kardeşin çok beğendiğim yazısında görmek mümkün...
Nerede o göz sizde!!!

İnternete para yatırmak tağuta yardım olmuyor...
Ama askerlik tağut yolunda çarpışmak oluyor!

Kaldı ki; sizin tağut perspektifinizde bir çok peygamber ve Osmanlı padişahlarını hepsi kafirdir.
Tağuttur!

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(İmam Şamil @ Oct 5 2008, 09:10 PM) *

Buna itirazı olan yoktur sanırım...
Oradaki askerlerin durmunu ilkemir kardeşin çok beğendiğim yazısında görmek mümkün...
Nerede o göz sizde!!!

İnternete para yatırmak tağuta yardım olmuyor...
Ama askerlik tağut yolunda çarpışmak oluyor!

Kaldı ki; sizin tağut perspektifinizde bir çok peygamber ve Osmanlı padişahlarını hepsi kafirdir.
Tağuttur!


Selametle...

"İmam Şamil" işiniz gücünüz iftiralarda bulunmak. İlimli bir şekilde yazacak isen buyur yaz ama ortalıkta iftiralar atarak birşey yapmaya çalışıyorsan kendine zarar verirsin bana değil. Şehid sadece ALLAH yolunda çarpışarak ölene denir....
İmam Şamil
O askerlerin bu niyetten beri olduğunu nereden biliyorsunuz?
Kaldı ki; siz daha beter tağut askerliği yapıyorsunuz...
Örneğini de verdim...
İftira mı?
İnternetiniz kaçak mı?

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(İmam Şamil @ Oct 5 2008, 09:18 PM) *

O askerlerin bu niyetten beri olduğunu nereden biliyorsunuz?
Kaldı ki; siz daha beter tağut askerliği yapıyorsunuz...
Örneğini de verdim...
İftira mı?
İnternetiniz kaçak mı?

Selametle...

Hüküm Zahire göredir kalbinden geçeni bizler bilemeyiz. Bir insana hüküm verirken o kişini sözlerine ve yaptığına bakarız kalbinden geçenler bizi ilgilendirmez.( istersen bu konuda delil verebilirim.)

internetin parasını ben vermiyorum... biggrin.gif tatmin oldunmu ?
İmam Şamil
Ama kullanarak destek oluyorsun...
Hükmün zahire göredir...
Başkası olsa tekfirden payını almıştı çoktan değil mi azizim?

Kaldı ki; 'Ameller niyetlere göredir.'..
O insanlar niyetleri üzere ölmüşlerdir...
Siz ise niyetlerini 'zahiri hüküm' deyip tağut yolunda çarpışmak olarak yaftalıyorsunuz...
Nasıl bir çelişki anladınız mı?
Ayrıca; zahire göre hükmetmek şer'i ahkamı uygulayan hakimin veya kadının düsturudur...
Böyle sizin çarpıttığınız gibi niyetini bilmediğiniz insanlar hakkında niyetini biliyormuş gibi konuşmak ve zahirden tağut uğrunda çarpışmak niyetindeymiş gibi hava vermek için değil!!!

Selametle...
İmam Şamil
Kısacası bu meseleyi de utanmadan ayetleri kendinize alet ederek çarpıtıyorsunuz...
Utanmadan!!!

Umarım açıklamam yeterlidir!

Selametle...
TEVHİDci
ALINTI(İmam Şamil @ Oct 5 2008, 09:29 PM) *

Kısacası bu meseleyi de utanmadan ayetleri kendinize alet ederek çarpıtıyorsunuz...
Utanmadan!!!

Umarım açıklamam yeterlidir!

Selametle...

ilk başta terbiyesizleşmeden yazacaksan devam edelim yoksa buyur kendin çal kendin oyna...
TEVHİDci
Aşağıdaki linki okuyun....

ASKERLİK....
İmam Şamil
Gerçeklere cevap veremeyince:Terbiyesizlik...
O zaman okuyun bu son yazımdır...
İstediğiniz kadar cevap verin ben yazacağımı yazdım ve yazdıklarınız boşunadır!

Sizin misaliniz şuna benzer:

Bir yerde bir putperest var ve put yaparak geçimini sağlıyor...
Siz ise müslüman olduğunuzu iddia ediyor,bu putların niçin yapıldığını biliyorsunuz ama bu put yapıcısına ham madde satıyorsunuz...
Siz sadece işinizi yapıyorsunuz!
Hatta siz bu ham madde firmasında çalışıyorsunuz ve sadece o şirketin verdiği görevi yapıyorsunuz!

Lakin; putların niçin yapıldığını bilmeyen ve ne taşıdığından habersiz aracı adama da bunlar kafirdir...
Zira putu taşıyıp halka ulaştıran bunlardır diyorsunuz!!!

Sizin yaptığınız bu durumda sefilliktir!
Kafirliğin dik alasıdır!!!
İşinize gelirse...

Selametle...
TEVHİDci
gerekli cevaplar verilmiştir alan alır almayan almaz, ve şunuda iyice öğrenin BÜYÜK ŞİRKTE CEHALET MAZERET DEĞİLDİR...


HİDAYETE UYANLARA SELAM OLSUN...
johnjohn
Kendini tevhidci zanneden şahısa sesleniyorum acaba sen askerliğini yaptın mı?
TEVHİDci
ALINTI(johnjohn @ Oct 5 2008, 11:23 PM) *

tevhidci acaba sen askerliğini yaptın mı?

evet yaptım...
johnjohn
Askerliği kafirlik olarak eş tutuyorsun buna kendinde bile bile gidiyorsun.

Gerçekten tebrik ederim.

TEVHİDci
ALINTI(johnjohn @ Oct 6 2008, 12:02 AM) *

Askerliği kafirlik olarak eş tutuyorsun buna kendinde bile bile gidiyorsun.

Gerçekten tebrik ederim.

RABB'im affetsin. (amin) Ama şimdi olsa işler çok farklı olur,,, gitmem hiçbir şekilde.. Umarım anlamışsındır...!
Petite
ALINTI(TEVHİDci @ Oct 6 2008, 12:10 AM) *

RABB'im affetsin. (amin) Ama şimdi olsa işler çok farklı olur,,, gitmem hiçbir şekilde.. Umarım anlamışsındır...! [/font]


Bildiğim kadarıyla askerlik mecburi.
Yapılmama gibi bir alternatifi yok .Hem bulunduğunuz ülkenin her şartı sizin için kabul edilmez ise hicret etmeniz gerekir .
Bu arada baskında hayatını kaybedenlere Allah'tan Rahmet diliyorum Mevlam günahlarını bağışlasın .
Çok üzüldüm sad.gif
Ateş düştüğü yeri yakar , kendinizi o insanların yerine koyun .Biraz saygı acıya saygı ,akibetlerini Mevlam takdir eder bize düşen dua etmek .
ilkemir
Askere gitmeyin demek şudur .

Siz askere gitmeyin PKK'lı kafirlerde istedikleri gibi sizi katledip ayaklanıp ABD ve İsrail güdümünde Kuzey Iraklı kabilelerle birleşsinler .

Siz askere gitmeyin böylece Kıbrıs'ta Rumlar istedikleri gibi fink atsınlar .

Kargaşa doğası oluyor bunların .

Irak kargaşası yetmez , Afganistan kargaşası yetmez , Ortadoğu kargaşası yetmez , Üstüne birde Anadolu ve Trakya'da kargaşa çıkmalıdır ...

Yaşasın kargaşa ve anarşi ortamı

Kılavuz lawrence'dan askere gidin gibi bir laf beklenebilir mi confused1.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.