"........Allah, meleklere, "Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım" dedi." ( el-Bakara: 30)
O halde insan denen varlığın asıl görevi yeryüzü halifeliğidir. Bu halifelik elbette ki değişik türden bir aktivite İstemektedir. Bir takım faaliyetler gerekmektedir. Dünyayı imar etmek, yer altı kaynaklarından, hazine ve madenlerinden yararlanmak bu faaliyetlerle mümkündür. Bu kaynakları işletmek, geliştirmek ve ileri bir hayat yolunda kullanmak; halifelik faaliyetlerinin diğer uzantıları
Allah'ın gönderdiği şeriatı hayatın egemen düzeni kılmak bir başka gereği...
Çünkü kainatın kanunları arasında uyumun bağlanması, ilahi hayat sisteminin kainatta egemen kılınmasına bağlıdır.
Bundan açıkça anlaşılıyor ki varlığımızın gayesi veya insanın ana görevi olan ibadet belirli zamanlarda ifa edilen alamet türü ibadetlerden ibaret değildir. Çünkü İbadetin kapsamı çok daha geniştir. Mesela hilafet görevi ibadetin vazgeçilmez bir unsurudur
Binaenaleyh ibadetin hakikati, şu iki vazgeçilmez esasla İfade edilebilir:
1. Allah'a tapınmanın anlamı nedir; bunu iyice sindirmek gerekir. Yani şunu hissedip anlamak:
Kul ve rabb..
Kul bilecek ki kendisi tapınan (kulluk yapan, ibadet eden) bir varlıktır. Rabbi de tapınılan (kulluk yapılan, ibadet edilen). Bundan ötesi yok..
Pozisyon ve ölçü sadece budur. Bu alemde var olan, sadece abid ve mabudtur.
Bir tek Rab.. Ve herkes sadece O'nun kulu.
2. Kalbimizin her atışıyla, organlarımızın her hareketi ve hayatımızın her eylemiyle bir tek Allah'a yönelmek..
Varlığımızı tamamen O'na alt kılmak..
Yani başka türden ne kadar ubudiyet (kulluk, tapınma) anlayışı varsa hepsini bir kenara atarak sadece Allah'a yönelmek..