Hz. Peygamber sevgisi ile yanıp tuştan Hoca Ahmed Yesevî, bunun en bariz göstergesi olarak Hz. Peygamber (s.a.v) 63 yaşında vefat ettiği için, kendisinin de 63 yaşında yer altına mezar kazıp ölünceye kadar orada yaşamasıdır.





Türkistan- Uçsuz bucaksız bir coğrafyaya manevi önderlik eden, "Pir-i Türkistan" Hoca Ahmed Yesevi, XI asrın ikinci yarısında Batı Türkistanın Çimkent şehrine bağlı Yesi şehrine 157 km. uzaklıktaki Sayram (Akşehir) kasabasında doğmuştur. Ve 1194 yılında yesi’de vefat etmiştir.

900 yıllık bir sevgi felsefesinin izinde İslam'ın şereflendirdiği bu toprakları ve Ahmed Yesevi'yi anlamaya, kavramaya çalışıyoruz.

Yüzyıllar boyunca belki hiç bilmeden, farkına varmadan Hoca Ahmed Yesevî’nin öğretileriyle gündelik hayatımıza yön verdik. En azından maşerî vicdanımızı oluşturan temellerin arasında yer aldı Hoca Ahmed Yesevi’nin öğretileri; çoğumuz geçen yüzyıllar içinde adını unutmuş olsak bile.



Ahmed Yesevi hazretlerinin zamanında Türkistan’a ilk Türk-İslam devletlerinden Karahanlılar hakimdi. Bu devlet zamanında İslam dininin Seyhun Nehri boyları ile ahalisi göçebe olan Kazak-Kırgız, memleketlerinde kolayca yayılmasını sağladı. Sade bir Türkçe ile söyleyip yazdığı derin manalı “hikmet” denen sözleriyle tekke edebiyatının ilk temsilcilerinden oldu ve nasihatlerde bulundu.



Çocukluğundan itibaren Resulullah efendimizin sünnetine uymakta hiç gevşeklik göstermeyen Ahmed Yesevi, 63 yaşına geldiği zaman, yer altında bir çilehane yaptırıp girdi ve burada vefatına kadar devamlı ibadet ve Allahü tealayı düşünmekle meşgul oldu. Kendisini vefat etmiş, kabre konmuş şekilde hissederek Allah korkusu ile ibadetlerini yaptı. Burada evliyalık yolundaki makam ve dereceleri kat kat arttı.

“Sünnetleri muhkem tutup ümmet oldum,

Yer altına yalnız girip nura doldum,

Hak severler makamına mahrem oldum,

Batın nızrağı birle nefsi yendim işte"




Divanı Hikmet

Ahmed Yesevi’nin sade bir Türkçe ile söyleyip, derin manalı veciz sözleri ve Hikmet adlı şiirleri Divan-ı Hikmet adlı eserinde toplandı. Sohbet tarzında ve sade Türkçe ile söylenen hikmetleri kısa zamanda doğuda Çin hudutlarından, batıda Akdeniz ve Marmara sahillerine kadar yayıldı. Divan-ı Hikmet aslında İslamiyeti ve İslam ahlakını öğreten bir ahlak ve din kitabıdır.

Ahmed Yesevi ayrıca Anadolu’daki Türk edebiyatının yeşerip, gelişmesine zemin hazırlamış ve Yunus Emre gibi şairlerin yetişmesine sebeb olmuştur.

Buyurdu ki: “Ey dostlar! Sakın ha cahil olanlarla dostluk kurmayınız.”

“Gönlü kırık zavallı ve garip birini görürsen, yarasına merhem koy, yoldaşı ve yardımcısı ol.”