Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Tasavvuf Tehlikesini Daha Iyi Anlamak Için...
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ TASAVVUF ]·.
Sayfa: 1, 2
a.zade
Selamun aleykum
Sevgili mümin kardeşlerim;
şirkin temel mantığını anlamak için aşağıdaki dersi mutlaka dinleyin, NECM suresinin tefsiri olan bu dersi dinledikten sonra şirk mantığını çok daha iyi kavramış olursunuz. Allah rızası için bir saatinizi ayırın ve bu güzel dersi dinleyin...

http://www.kurandersi.com/izle1.php?id=187
Teşekkürler
<#thank#>
talebe27
Tefsir eden de kimmiş

Abdulaziz Bayındır

İftiracıbaşı SENİ


sükût-u vaveyla
Allah razı olsun ...sevgili a.azade smile.gif güzel bir paylaşım...
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim ayetler karşısında niçin hırçınlaşıyorsunuz?
Hayat sizin hayatınız, ahiret sizin ahiretiniz. Yarın ahiret gününde herkes kurtulsa tek siz kurtulamasanız bütün çalışmanızın boşa gittiğini görseniz kimin kurtulduğu sizi ilgilendirir mi? elbette ilgilendirmez. o halde dini takım tutma gibi düşünmeyelim. din benim dinimdir, Allah benim rabbimdir. ben başkasının inancından veya hareketlerinden değil sedece kendi inancımdan ve hareketlerimden sorumluyum diye düşünürsek rahat oluruz. başkasının yaptığı yanlışlıklar bizi germez. tarihte tasavvuf adına hatalar yapılmışsa bu sizi niye geriyor ki. rahat olun sevgili kardeşim onların yaptıkları onları sizin yaptıklarınız sizi ilgilendirir.

ikincisi;
acaba bu hakareti dersi sonuna kadar dinledikten sonra mı yaptınız yoksa önkabullerle mi söylediniz? Dersi dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim. işi nefis meselesi haline getirmeyelim. ben bu yanlışlıkları 15 yıl kabul ettim ve başkalarına anlattım. daha yeni Allahın kitabıyla tanıştım ELHAMDULİLLAH. işin en ilginç yanını size bildireyim mi? ben bir ilahiyatçıyım ve şu dini anlatan öğretmenim. demekki 15 yıl din diye başkalarının teorileriyle uğraşmışım. Allahın kitabından habersiz yaşamışım. türkiyedeki ilahiyatçı ve hocaların malesef bir kısmı böyledir. bunun sebebi şudur: Allahın kitabının sadece ismi kabul ediliyor ama okunmuyor. din diye de bazı cemaat ve tarikat kitapları başucu kitabı ediliyor. ben şahsen 15 yıl risale okudum, sıkı bir hazretçiydim. yani tam bir nurcu ve tarikatçıydım. Allahın kitabından habersiz insanları Allah yoluna!!! çağırıyordum. ama Allaha hamdolsun bir müslüman olarak 30 yaşımda Allahın kitabıyla tanıştım. ne kadar acı değil mi? sevgili kardeşim bu bir hataysa ve hatamı anlayıp dönmüşsem bundan niçin gocunayım.

biz müminlere düşen daima hakikati aramaktır. onu nerede bulmuşsak almalıyız... (Aslında hakikatın kaynağı Kur'an'dır bu bellidir ama Kur'an'ın kölesi olduğunu söyleyen müslümanlara bunu anlatmak hayli güç oluyor)

Allah tealaya emanet olunuz.
talebe27
ALINTI(a.zade @ Jun 24 2008, 08:28 AM) *

sevgili kardeşim ayetler karşısında niçin hırçınlaşıyorsunuz?


HAŞA Ayet katşısında hırçınlaşan yok

Sizin kafanıza göre yaptıklarınıza hırçınlaşan var

ALINTI(a.zade @ Jun 24 2008, 08:28 AM) *

Hayat sizin hayatınız, ahiret sizin ahiretiniz. Yarın ahiret gününde herkes kurtulsa tek siz kurtulamasanız


Allah Allah

Siz bunun farkında mıydınız?

O Zaman Abdulazizin desisinz de benimdeayrı ayrı kabirlere gireceğimizi hesap vereceğimizi de biliyorsunuz demek

ALINTI(a.zade @ Jun 24 2008, 08:28 AM) *

ikincisi;
acaba bu hakareti dersi sonuna kadar dinledikten sonra mı yaptınız yoksa önkabullerle mi söylediniz?


Bu dersin 2 sebepten dolayı bana faydası yok

1.si Abdulaziz den dolayı

2.si sizden dolayı

Size NECM suresi ile cevap

28. Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.

29. Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.

30. İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir.

nasreddinhoca
Başlık bir defa yanlış, neden mi ? Abdulaziz Bayındır'a soralım.

Ne diyor? Kuran ışığında tarikatçılığa bakış...

Abdulaziz Bayındır: Tasavvuf, Kuran ve sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşamak için bir hocanın etrafında bir araya gelmek ise bunu güzel ve faydalı bulurum...


Abdülaziz Bayındır'ın "Tarikatçılığa Bakış" isimli kitabını okursanız, onunda meşru gördüğü bir tasavvuf anlayışı olduğunu görürsünüz...İşte bizde tarikatçılara bakıp "tasavvufun" hedef gösterilmesini tasvip etmiyoruz, tasavvuf selef-i salih'in döneminden beli yaşanan bir zühd pratiğinin teorik adıdır...Dolayısıyla başlığınızdaki tasavvuf kelimesi yerine tarikatçılık kelimiseini daha isabetli buluyorum, zaten böyle bir hakk da doğmuş bulunmaktadır, çünkü, Abdülaziz Bayındır'ı iyi etüd edememişsiniz...

http://www.suleymaniyevakfi.org/


tarikatçı bağnazlara karşı "İslam Tasavvufu"nu sonuna kadar müdafa edeceğiz...tasavvuf münkirlerine karşı da...
talebe27
ALINTI

tarikatçı bağnazlara karşı "İslam Tasavvufu"nu sonuna kadar müdafa edeceğiz...tasavvuf münkirlerine karşı da...


biggrin.gif biggrin.gif biggrin.gif
talebe27
9.12.2000 tarihine rastlayan Cumartesi gecesi, Kanal 7 Televizyonunda, İskele-Sancak programında, Peygamberler (A.s) ve Veliler ile Tevessül” Konusu tartışıldı. Abdülaziz Bayındır da bu programa katıldı.

Ahmet Hakan COŞKUN tarafından yönetilen programa Prof. Dr. Süleyman ATEŞ, Prof. Dr. Hayrettin KARAMAN, Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ ve Prof. Dr. Hasan Kâmil YILMAZ katılmışlardı.

Programda, Oruç Baba Türbesindeki bazı “yanlışlıkların” ele alınması vesilesi ile; kabirde yatan bir Peygamber veya Veliyi, (Evliya) dua’nın Allah Tarafından kabulüne vesile olması ve Peygamber veya Veli ile Allah’a yönelme ve Dua etme konusu tartışıldı.

Abdulaziz BAYINDIR orada, Ahkaf Suresi’nin 4 ve 5. Ayetlerini okudu.

Ayetlere verdiği “sapık” anlam, hem o tartışmaya katılan, “Süleyman ATEŞ” dışındaki ilim adamlarını, hem de halkın büyük bir kesimini rahatsız etti.

Akit Gazetesi yazarlarından Ali EREN Hoca Efendi de bu Sapıklıktan rahatsız olanlar arasındaydı.

Muhterem Ali EREN Hocaefendi Aşağıdaki yazıyı, bu Tevhit Maskesi takıp Akıl bulandıran ve şaklabanlık yapan, “sapıklar” üzerine kaleme almıştı.

Türbeleri Ziyaret Edenler Putperest mi?

Ali EREN
Akit Gazetesi 8 Ocak 2001 Pazartesi


Siyasi dostlukların dışında, Müslümanların Müslümandan başka dostu olamaz. Her ne kadar Hıristiyan ve Yahudiler bize dost gibi görünseler de kalben dost olmaları mümkün değildir.

Yaşanılan hadiseler de hep bunu göstermektedir.

Kur’an-ı Kerim bunu ta 1400 sene önceden haber vermiş:

“Onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar asla senden razı olmayacaklardır.” (Bakara, 120)

Bizi Avrupa Birliği’ne almamakta direnmelerinin sebebi de bu değil midir? Boşuna, “AB bir Hıristiyan birliğidir” demiyorlar herhalde!!!

Biz de Hıristiyan olsaydık, ortada hiçbir engel kalır mıydı? Mesele bu kadar açık…

Onların bizden razı olmadıkları gibi, (yine siyasi dostluklar hariç) bizim de onları gönülden bağlanma ve sevgi gösterme manasında dost kabul etmemiz mümkün değildir.

Zira bu hususta da yine Kur’an’ın beyanı açıktır:

“Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin. Kimi bunu yaparsa artık onun Allah indinde hiçbir değeri yoktur.” (Âl-i İmran, 28)

Dostun kim olacağı bu kadar açık olduğu halde, bazı kimseler mütedeyyin insanları adeta düşman ilan edip hedef tahtasına oturttular.

Dünyada tek sapık topluluk varmış da, onlar da Müslümanlarmış gibi habire onları suçluyorlar…

İstanbul Şehremini’nde benim de 4 sene kadar ikamet ettiğim sokakta bir türbe var: Oruç Baba Türbesi…

Vatandaşlar, bilhassa kadınlar iftarını burada açmak için Ramazan’ın ilk günlerinde buraya akın eder, türbe ziyareti yaparlar.

O gün Oruç Baba’yı ziyaret için gelenler etraf sokakları bile doldururlar.

İftara yakın ilahiler okunur ve vakit gelince iftar edilir. Herkes birbirine ikramda bulunur…

Peki bu insanlar ne yaparlar?

Allah’a yalvardıkları gibi Oruç Baba’ya mı yalvarırlar?… Hayır!…

Allah’tan isteyeceklerini Oruç Baba’dan mı isterler?… Hayır!…

Allah’a ibadet ettikleri gibi Oruç Baba’ya ibadet mi ederler?… Hayır!…

Hatta ziyaretçilerden birisine, “Burada yatan zata ibadet mi ediyorsun?” deseniz alacağınız cevap serttir ve “Ne münasebet!”ten ibarettir.

Zaten Müslümanlar içinde insana ibadet eden sapık bir topluluk yoktur.

O halde bu insanların niyet ve gayeleri nedir?

İstek ve dileklerini orada yatan zatın hürmetine Allah’tan istemekten ibarettir.

İşte sırf bu niyetlerinden dolayıdır ki, bazı din adamları(!) tarafından putperest ilan edilmektedirler.

Gelin görün ki, daha Ramazan bitmeden ortaya çıkarılan ve Müslümanlarla alakası bulunmayan uyduruk Noel Babalara hiç mi hiç ses çıkarmayan bu sözde din adamları, kafayı Oruç Baba’ya ve onu ziyaret edenlere taktılar.

Onlara buradan soruyorum:

Sizin derdiniz niye Noel Baba’yla değil de ille de Oruç Baba’yla?

Müslümanlardan ne istiyorsunuz? Türbe ziyaretleri sizi niçin rahatsız ediyor?

Sizin gibi dinî tahsili olmayan bir Bülent Ersoy kadar bile olamadınız bu hususta…

Bülent Ersoy, “Ben oralarda huzur buluyorum” diyordu.

Siz ise huzuru, o ziyaretleri yapan insanlara “Müşrik, kafir” demekte buluyorsunuz.

Ve türbeleri ziyaret edenlerin huzurunu bozuyorsunuz.

Elinize almışsınız ziftli bir fırça, önünüze geleni kâfirlikle karalıyorsunuz.

Ey putperestlerle ilgili âyetin manasını saptıran ve sanki âyet türbe ziyareti yapanlarla ilgiliymiş gibi mana veren Allah’tan korkmaz adam!…

Bir Hak dostunun kabrini ziyaret ettiler diye, mübarek Ramazan akşamı Sultanahmet Câmii yakınında onca Müslümanı putperest ilan ederken hiç mi irkilmedin?…


Bilenler biliyorlar
, sen de biliyorsun ki, o akşam hep vehhâbîce konuştun.

Söyle!… Açık ol!… Mert ol!… Sen nesin?… Vehhâbî misin, ehl-i sünnet mi?

Türbeleri ziyaret edenlerin kafir/putperest/müşrik olduklarını, vehhâbîlerden başka kim söylüyor? Bu suçlamayı yapanlar bir sen bir de vehhâbîler değil mi?

Şehitler serdarı Hz. Hamza’nın kabrini dümdüz eden, başta mü’minlerin annesi Hz. Hatice’ninki olmak üzere bir çok türbeyi yıkanlar vehhâbîler değil mi?

Hatta ve hatta Hz. Peygamberin türbesini bile yıkmaya kalkışanlar yine onlar değil miydi?


Sana ne oluyor peki? Hangi Ehl-i Sünnet âlimi senin dediklerini söylüyor?

Vehhâbîysen mertçe niye açıklamıyorsun!… Değilsen nesin?…

İşte verdiğin yanlış manayı düzgün veriyorum ki, millet saptırmanızı anlasın…

Türbe ziyaret edenlere putperest demek için okuduğun âyetlerin manası şöyle:

“Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları, biz şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. Küfredenler (kafirler) uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.

De ki: Söylesenize! Allah’ı bırakıp taptığınız şeyler yeryüzünde ne yaratmışlar, göstersenize bana. Yoksa onların göklerle ortaklıkları mı vardır? Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, bundan evvel (size indirilmiş) bir kitap yahut bir bilgi kalıntısı varsa onu bana getirin.

“Allah’ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapık kim olabilir? (Oysa) onlar, bunların tapmalarından habersizdirler.” (Ahkaf, 4, 5, 6)

Değerli okuyucular!

Türbeleri ziyaret edenlere işte bu âyete dayanarak putperest diyorlar…

Halbuki o türbedeki zatlara tapan yok. Ama bazıları ille de siz tapıyor kabul ediyorlar. Ne var ki, bu inanç bize ait değil, sadece ve sadece vehhâbîlere aittir.

Ey ziyaretçiler! Siz sapık değilsiniz… Esas sapıklar size putperest diyenlerdir.

“Peygamber de ölmüştür, o da bir şey duymaz” diyenler, “Ziyarette sadece ‘Selam senin üzerine olsun ya Resulullah’ denir” derken kendi içlerinde bile tutarsız olduklarının farkında bile değillerdir.

Duymayan, ölü olan bir kimseye hiç böyle hitap edilir mi?

Oruç Baba’nın şahsında bütün evliyayı hedef alanlara dikkat edin sayın okuyucular… Noel Baba hakkında onlardan olumsuz bir söz duyacak mısınız bakalım?…


Niye olsun ki! Onların dertleri ancak Müslümanlarla… Sözleri ise vehhâbîce…

Öyle değil mi beyefendi! Vehhâbîlerle sizin sözleriniz aynı değil mi?

ubeyd_el_turki
Şia-Selefi-Vehhabi sevgilisi sözde din adamlarının sözlerini kim dikkate ala ki ?
talebe27
Valla ben dikkate falan almıyorum

Alan alsın
a.zade
selamun aleykum
talebe27 ve ali erene cevabım;
size selam olsun...

nasreddin hocaya cevabım;
sevgili hocam aşağıya cevabınızı alıntıladım; ben de kısa kısa cevaplar yazacağım inşaAllah.

ALINTI
Tasavvuf, Kuran ve sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşamak için bir hocanın etrafında bir araya gelmek ise bunu güzel ve faydalı bulurum...


Abdülaziz Bayındır'ın "Tarikatçılığa Bakış" isimli kitabını okursanız, onunda meşru gördüğü bir tasavvuf anlayışı olduğunu görürsünüz...İşte bizde tarikatçılara bakıp "tasavvufun" hedef gösterilmesini tasvip etmiyoruz, tasavvuf selef-i salih'in döneminden beli yaşanan bir zühd pratiğinin teorik adıdır...Dolayısıyla başlığınızdaki tasavvuf kelimesi yerine tarikatçılık kelimiseini daha isabetli buluyorum, zaten böyle bir hakk da doğmuş bulunmaktadır, çünkü, Abdülaziz Bayındır'ı iyi etüd edememişsiniz...


hocam evvela belirteyim ki bayındırcı değilim. bunu bana sn. bayındır öğretti. kim olursa olsun herhangi bir yanlışlığını görürsem karşısında edebimle tartışırım. sn. abdulaziz bayındırın derslerinde defalarca duydum: benim yanlışlarımı görürseniz lütfen beni uyarın diyor. ama ayet ve hadislerle uyarın diyor. dolayısıyla abdulaziz bayındırın hatasızlığını savunmak benim en son yapacağım hatadır.

ikincisi Kuran ve sünnet dışında herkes bana eşit uzaklıktadır. sahibi kim olursa olsun teoriler, disiplinler islama mal edilemez, islami denemez ancak sahibine mal edilir. mesela tasavvuf islamın ortaya koyduğu bir sistem değildir dolayısıyla islam tasavvufu diye bir şey olamaz bu sistemi kim icat ettiyse ancak ona mal edilebilir. İslamın kaynağı Kur'andır. sünnet ise bunun pratiğe dönüşmüş şeklidir. benim İslam anlayışım budur. bunun dışında bir alimi dinlerim değerlendiririm Kur'ana uygun değerlendirmeleri varsa alırım yoksa bırakırım.

bu girişten sonra yazınıza kısa kısa cevaplar vereyim;

Tasavvuf, Kuran ve sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşamak için bir hocanın etrafında bir araya gelmek ise bunu güzel ve faydalı bulurum...

Kurana ve sünnete uygun müslümanlığı Allah teala İSLAM olarak nitelendiriyor. abdulaziz bayındır "eğer böyle demişse" onun bu sözünün yeri çöptür. bir hocanın etrafında toplanmak için illa bir sistem icat etmek gerekmiyor, doğal yolla da toplanılabilir...

tasavvuf selef-i salih'in döneminden beli yaşanan bir zühd pratiğinin teorik adıdır...

ister selefi salihin dönemi olsun ister bu gün olsun Allah tealanın rızasına uygun yaşamanın adı İSLAMdır. müslüman adını bize yüce Allah vermiştir ve biz bu addan son derece memnunuz, başka isim ve sistemler hem zararlı hem lüzumsuzdur. yani İslam zühdün, takvanın ve tüm güzelliklerin hem teorisine hem de pratiğine sahiptir.

Dolayısıyla başlığınızdaki tasavvuf kelimesi yerine tarikatçılık kelimiseini daha isabetli buluyorum

tasavvuf teori tarikat pratiktir. dolayısıyla böyle bir ayrım yersizdir.

Abdülaziz Bayındır'ı iyi etüd edememişsiniz...

sevgili kardeşim 500 gb'lık arşivim var ve bu arşivin içinde abdulaziz bayındırın sohbetlerine ait alan sadece 28 gb (600'den fazla ders)kadardır. şu anda onun derslerini takip etmekteyim. belki tam etüd edememiş olabilirim ama uğraşıyorum az kaldı, bitince başka ilim adamlarını etüde geçeceğim inşaAllah...

Allah tealaya emanet olunuz.
talebe27
ALINTI(a.zade @ Jun 24 2008, 03:59 PM) *

Tasavvuf, Kuran ve sünnete uygun olarak müslümanlığı yaşamak için bir hocanın etrafında bir araya gelmek ise bunu güzel ve faydalı bulurum...

Kurana ve sünnete uygun müslümanlığı Allah teala İSLAM olarak nitelendiriyor. abdulaziz bayındır "eğer böyle demişse" onun bu sözünün yeri çöptür. bir hocanın etrafında toplanmak için illa bir sistem icat etmek gerekmiyor, doğal yolla da toplanılabilir...



Allah CC ın rahmeti cemaatledir

Buna göre bu yazdıklarınzın yeri ÇÖPtür

a.zade
cevabım size değildi talebe27 zahmet etmişsiniz, size "selam" demiştim...
talebe27
ALINTI(a.zade @ Jun 24 2008, 04:21 PM) *

cevabım size değildi talebe27 zahmet etmişsiniz, size "selam" demiştim...


Haaaaaaa

Aleyküm selam

Farakhlit
Sn a.zade yazılarınızı takip ediyorum ama ne ilginçtir ki yazı yazmıyor habire video ders linki neşrediyorsunuz.

Eğer kendinize ve bilginize güveniyorsanız gerçekten ilahıyatçi iseniz (islam literatüründe yeri yok ama) sn taklamakan denilen dinsiz (=kafir) şahsın açtığı ateizm propagandası başlıklara Cenabı Hakkın varlığını ve birliğini Peygamber (sav) ın onun peygamberi olduğuna delilerinizi sn mesdo ile de yardımlaşarak bekliyoruz.

Ancak iki şartlaki biri en avam cahil insanın bile anlayabileceği basitlikte 2kere2 dört eder katiyetinde akla mantığa uygun isbat ikincisi daima eleştirdiğiniz vesile vb kisvelerle reddettiğiniz alimlerden alıntı yapmadan istiyoruz.

not:Arka arkaya kuran meali copy/pastı yaparak bir yere varamazsınız çünki adam sizden daha fazla kuran meali hatmetmiş böyle böyle dinden çıkmış..

hodri meydan ...
sükût-u vaveyla
hodri meydan ne demek ...Allah aşkına nedir şimdi bu...

risale yeterli gelmedi mi taklamakana..halbuki her şeyi içinde barındırmıyor muydu?
a.zade
selamun aleykum
sevgili farakhlit kardeşim;
yazı yazmadığımdan, sürekli linkler verdiğimden bahsetmişsiniz. şikayetinizde haklısınız, çok zaman bulamıyorum. işlerim yoğun, bir de şu günlerde taşınma işlerim çıktı meşgale iyice arttı.

bahsettiğiniz arkadaşın yazılarına bir göz atayım ama şimdiden söylemeliyim ki inanın uzun yazılar yazmak için zamanım hiç yoktur. foruma ancak göz atabiliyorum hatta bazen günlerce, bazen haftalarca giremediğim oluyor. o açıdan sağlıklı sohbet/tartışmalara giremiyorum.

bahsettiğiniz kişi hakkında bilgim yok.sizo kişinin Kuran mealini hatmetmiş olduğunu söylüyorsunuz. belliki Kuranı hazmedememiş, temel mantığını kavrayamamış. yoğun işlerimin arasında o kişinin yazılarına kısa katılımlarda bulunabilirim.

Allah tealaya emanet olunuz.
telpako
Teşekkürler gardaşım, güzel bir video fırsat buldukça dinliyorum hocayı .
mesdo
ALINTI(Farakhlit @ Jun 24 2008, 08:48 PM) *

Sn a.zade yazılarınızı takip ediyorum ama ne ilginçtir ki yazı yazmıyor habire video ders linki neşrediyorsunuz.

Eğer kendinize ve bilginize güveniyorsanız gerçekten ilahıyatçi iseniz (islam literatüründe yeri yok ama) sn taklamakan denilen dinsiz (=kafir) şahsın açtığı ateizm propagandası başlıklara Cenabı Hakkın varlığını ve birliğini Peygamber (sav) ın onun peygamberi olduğuna delilerinizi sn mesdo ile de yardımlaşarak bekliyoruz.

Ancak iki şartlaki biri en avam cahil insanın bile anlayabileceği basitlikte 2kere2 dört eder katiyetinde akla mantığa uygun isbat ikincisi daima eleştirdiğiniz vesile vb kisvelerle reddettiğiniz alimlerden alıntı yapmadan istiyoruz.

not:Arka arkaya kuran meali copy/pastı yaparak bir yere varamazsınız çünki adam sizden daha fazla kuran meali hatmetmiş böyle böyle dinden çıkmış..

hodri meydan ...



bismillah

sevgili kardeşim Farakhlit smile.gif

islam dini delil gerektirmeyecek kadar sosyal ve adaletli bir inanç

siz bizden ayetler ışığında hz ALLAH C.C HZ lerinin varlığını delillendirmemizi istirham ediyorsunuz

oysaki akıllı her insan İNSAN sıfatını taşıyan her insan ayetlerin kağıda yazılan mürekkebin şeklinden sınırlı olmadığı bilir

yaratılan kainat her zerresi ile ayettir işarettir akıllı insan hiç kur'an dan elçiden habersizde olsa dünya ve kainat düzenini okuyarak bir yaratıcının varlığını müşahede edebilir

taklamakan görmezmiki dünyayı sadece 1 damla su ile görmekte bir kaç damla kan ile düşünmektedir

akıllı birey bunu düşünür eğer akıllı ise

biz taklamakana bir kaç soru sorduk lakin bizim özellikle dünya ve kainat düzeni ile sorduğumuz soruları es geçti

taklamakn gibi zihniyetlerin temel mantığı öncelikle gözlerinin kulaklarını sıkı sıkıya kapatarak kendilerini kör ve sağır yapmaktır.

siz onlara ne derseniz deyiniz anlamak istemeyeceklerdir

fıtratlarında ebu cehil genleri taşıyan insana siz doğruyu anlatamazsınız çünkü karşınızdaki kapı ön yargı ile kapanmış asla açılmayacaktır.

hz nebi s.a.v hz leri dahi yaşayan delil olduğu halde nice insanlar onun zamanında onunla çarpışmadımı savaşmadımı ebu leheb kafiri en bariz örnek değilmi

hz ALLAH C.C HZ lerinini varlığına delil arayanlar

GECELERİ KAİNATI İZLEYİN SABAHLARI GÜNEŞİN DOĞUŞUINA TANOKLIK EDİN YETER
Farakhlit
ALINTI
hodri meydan ne demek ...Allah aşkına nedir şimdi bu...

risale yeterli gelmedi mi taklamakana..halbuki her şeyi içinde barındırmıyor muydu?


Arkadaşım bi yanlış anlama var herhalde şöyleki
Bu takla denilen kafir şahsiyetin kurana ve dine karşı akıl karıştırıcı tüm sorularına ben Risalei Nurun himmetiyle tam cevab verdim.Hatta verdiğim mukni cevaplar nedeniyle bu şahıs sinirlendi işi pis noktalara kadar götürdü ve konun kapanmasına ve silinmesine neden oldu.
BUrada bi sorun yok zaten Risale i Nur Her soruya cevab verir sual sormaz düsturu bi kere daha teyit edildi.

Benim dikkatimi çeken şu ki :"bu gün eskisi gibi değil yani bundan 100 yıl önce dinsizlik akımı yoktu bir şehir veya kasabada tam dinsiz bulunmaz belki fasıklar vardı bunlara da islamı anlatmak cehennem azabını hatırlatmak sorunları çözüyordu.Halbuki bu gün dinsizlik akımı değil bir şehirde kasaba ve köylere kadar yayılmış kendilerine ait sitelerden gazetelerden tv ve siyasi partiye kadar yaygınlaşmış yaşadığımız çağda akıl ve bilim hakim dine gelen itirazlar akıl ve bilim cenahından oluyor ama Cenabı Hakkın rahmeti ve kurani Azimüşşanınm himmetiyle Risalei Nur her gelen dinsiz suale tam ve ikna edici cevabı veriyor çünki kuranı kerim tüm zamana ve toplumlara gelmiş son ilahi kitaptır.
Bu bağlamda tarikatlere karşı olan insanlar Risalei Nuru ve cemaatini ayrı bir yere koymalı ve aleyhinde işkembei kübradan atıp tutmamalıdır.
Bunun ikis ebebi var biri Risalei nur tarikat kitabı değil
ikincisi Bu zamanda dinsiziğin karşısında onun tüm suallerine Kuranın feyziyle cevab veriyor.
Ona karşı değil ondan yana olunması gerekir bu kitapları okuyup namaza başlayan (benim gibi) imanını takviye edip taklidi imandan tahkiki imana geçen kuran ilmiyle meşgul olan insanları ondan soğutmamak gerekir diye düşünüyorum.
Aksi halde bunu yapan şahıs esbebükel failin :sebep olan yapmış gibidir- sırııyla büyük günahlara maruz kalır ve hesabını hem dünyada hem ahirette verir.

veselam
mmustafa
Birazda şu Vahabilik tehlikesi hakkında yazında onuda okuyalım?

Asıl Tehlike Zahiri Mezheb çığırtkanlığı yapanlardır.. Vahabiliği yaymaya çalışan kralcılar melikçilerdir.. Bunların yardımcıları ve yardakçılarıdır, ufacık beyinlerini üç beş dinara dolara satmış kalemşörlerdir..
Kısaca Dini İslam için asıl Tehklike vahabiliktir..


Sizin tehlike dediğiniz TASAVVUF hakkında bakalım İmam Malik ve Ahmed İbni Hanbel nedmiş!!!

İmam Malik buyurur ki:

'Tasavvuf bilmeyen fakîh, fiska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen ise zendekaya duçar olabilir. Bu ikisini cem' eden ise hakikate vasıl olur'.

(Bu sözü Abdü'l-Baki ez-Zerkanî Fıkh-ı Maliki şerhinin ikinci cildinin 195 inci sayfasında ve 1014 hicrîde vefat eden Aliyyü'l-Kâri, aynı eserin birinci cildinin 33 üncü sayfasında ifade eder.)


İmam Ahmed İbni Hanbel'in sofiyye için

'Sofîlerle sohbeti tavsiye ederim. Onlar ilimleriyle, murakabeden edindikleri feyz ile, Allah korkusunu hakkıyla tanımalarıyla ve halkın mesavi ve abeslerinden uzak kalmakla ve alî himmet olmalarıyla bizi geçmişlerdir'. Bu söz 1332 hicrîde vefat eden Şeyh Emin Kürhî'nin 'Tenvîru'l-Kulûb' isimli eserinde zikir ve beyan edilmiştir.

'Onlardan daha efdal bir zümre bilmiyorum' dediğini nakleder. Bir de aynı eserde: 'Onları vecidleriyle bir müddet bırakınız, ferahlasınlar' buyurmuştur. 'Onlar ilham alırlar ve vecde müstağrak olurlar' dediği de rivayet edilmiştir.

(1188'de vefat eden Allame Muhammed Sifarinî, 'Gızau'l-Elbab li Şerhi Manzûmeti'l-Adab' adlı eserinin, birinci cildinin 120'nci sayfasında İbrahim bin Abdullahi'l-Kalanisî'den naklen)


Araştırmana Bu kaynaklarıda eklemeni, bu sözleride iyice etüt edip değerlendirmen dileğiyle...


Bu cevapta başka bir arkadaşa: Birileride Tasavvufla, Tarikat ayrı ayrı şeylermiş gibi beyanlarda bulunuyor ve bunu savunuyor.. Buna kargalar bile güler.. Gülünç olmayalım.
Tasavvuf Medreseden değil Tekke'den zuhur etmiştir. Bir Tasavvuf büyüğü gösterin ki o Bir Tarikat Piri Olmasın.. Gösteserebilirseniz buyrun..




Selamlar,
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim kendimizden o kadar uzaklaşmışız ki kendimize güvenimiz o kadar azalmış ki konuşan birini görünce "kimlerdensin" "arkanda kim var" "hangi cemaattansın" diyoruz hemen. Tasavvufa karşı olan vahhabi mi olması gerekiyor. Çoğu kavram ve uygulaması şirkle batılla bidatla dolu tasavvufa Kur'anı bilen her müminin karşı çıkması gerekir diye düşünüyorum. Ayrıca bizim dinimiz insan merkezli bir din değildir. İnsanların görüşleri kendilerini bağlar. Biz insanlardan sadece ilim öğreniriz. Onların sözleri bizim için hüccet değildir. En açık ve en güzel hücceet Allahın kitabıdır. Benim rabbim insan değildir. Benim rabbim alemleri yaratan yüce Allahtır. Ben onun huzurunda hesaba çekileceğim. Onun için onun kitabını temel alırım. Onun kitabına uymayan fikir, görüş ve sistemler ne olursa olsun hangi alimin görüşü hangi filozofun savı olursa olsun kabul edemem.

Tekrar ediyorum. Alim bizim dinimizde hüküm kaynağı veya söz sahibi değildir. Söz sahibi Allahtır. Alimin görevi Allah tealanın Kitabını insanlara "ilmince" anlatmaya çalışmaktır.

gelelim sizin verdiğiniz referanslara; tasavvuf malumdur hepiniz biliyorsunuz. sadece meşhur bir tasavvuf büyüğünün (imam şarani) tabakat adlı kitapta kutubu nasıl tarif ettiğine bakalım (Yani kutubun özellikleri) : "kutup evvelin hakimi olmalı (öncelerin hakimi), ahirin hakimi olmalı (sonraların hakimi) evvveli ve ahiri olmayanın hakiğmi olmalı (haşa haşa öncesi ve sonrası olmayanın hakimi olmalı, yani burada bahsettiği kişi haşa kim oluyor sence) ve bu şaraninin bu görüşüne hiç bir mutasavvıf karşı çıkmamıştır. tasavvufçular tarafından reddiye yazılmamıştır. zaten onların görüşü de budur.

işte çok meşhur olan şaraninin kutup tarifi budur. ve tüm mutasavvıflar tarafından kabul gören kutup inancının bundan pek farkı yoktur. bu artık literatüre girmiştir. malumunuz tüm mutasavvıflarca kabul edilen kutup inancı şudur: kutup Allahın izniyle kainatı yönetir ....vs.

bunlar forumda defalarca yazıldı. fazla örnek vermiyorum. başka sapıklığı olmasa bile bu sapıklık o sistemi çökertmeye yeter. (ki yüzlerce sapıklıkları vardır) bu sapıklığı gördükten sonra hangi alim ne derse desin beni ilgilendirmiyor. çünkü Allah teala bize akıl ve kitap vermiştir. ve yalnız olarak hesaba çekileceğiz, yani kendimiz hesaba çekileceğiz. sen yarın Allahın huzurunda bunlar sorulunca "ya rabbi imam Ahmet ibn Ahmet şöyle demişti, imam bilmem kim böyle demişti mi diyeceksin" eğer böyle dersen bu senin cezanı artırmaktan başka bir işe yaramaz. sana demezler mi "sana doğru yolu göstersin diye kitap verdim, o kitabı anlayasın ve doğru yolu bulasın diye akıl verdim." peki o zaman ne diyeceksin sevgili kardeşim. Yarabbi senin o verdiklerinin kullanım hakkını ben falan imama filan alime emanet etmiştim mi diyeceksin. o zaman "git cenneti onlardan iste" demezler mi sana.

işte sevgili arkladaşlar aklımızı başımıza devşirmeliyiz. tasavvufu sadece zühd hayatı deyip kurtaramassınız. o islama alternatif olarak ortaya konmuş apayrı bir sistemdir. elbete içine islami kelimeler yerleştirilmiştir. zaten her sapık din veya sistemde bazı doğrular bulunur. onlar olmazsa insanları kandırmaları mümkün değildir. fakat o sistemi sapık yapan içindeki yanlışlardır. aynen bu sistemin doğruları yanlışlarından fazla olsa bile sistem sapıktır. aynen bir kilo balın içindeki on gram zehir gibi. size tavsiyem tasavvufa karşı olan birini görünce hemen vahhabi damgasını basmak yerine düşünmek ve karar vermektir. çünkü Kuranı ve tasavvufu bilen her mümin ona karşı olmalıdır.

Tasavvufla tarikatın arasında pek fark olmadığı görüşünüze katılıyorum. Tasavvufla tarikatın arasını ayıran arkadaşlar tüm yanlışlıkları tarikata yıkmak ve tasavvufu kurtarmak için yapıyorlar herhalde.

(Abdulaziz Bayındır hocaya gönderme yapmışsınız gibi geldi. savunmak için değil sadece bilgilendirmek için söylüyorum. Türkiyede Abdulaziz Bayındır hoca kadar vahhabilik hakkında sert eleştiri yapanı hiç tanımadım)

Bu eleştirileri duysanız kesin eminim ki ona da karşı çıkardınız. bundan çok eminim. ama buna lüzum görmediğim için yazmaya gerek yok.

Allah tealaya emanet olunuz.
mmustafa
Merhaba,

Ben sizi vahabilikle itham etmedim. Ama siz kendiniz savunmaya geçtiniz, ben vahabi değilim dediniz.
Ben size cemaatçide demedim o savunmada size ait.. ister vahabi olun ister başka bir şey beni ilgilendirmez. O sizin şahsi tercihinizdir.
Sadece benim merak ettiğim, bu kadar İslamı ve Kur'an-ı Kerim-i korumak ve şirke bulaşmış konuları bulmaya kendini adamış insanlar neden bir yazıda vahabilik için yazmıyor.. Neden vahabilik bu ümmet için tehlike olarak görülmüyor!!!

Bu Ümmet için tehlikeleri araştıran bir bireyseniz ve objektifseniz buyrun, vahabiliğin bu ümmet için tehlikeli olduğunu da yazın çizin, ümmete bunu da anlatın!!
Dikkatimi çeken, siz bile yazınız da vahabilik tehlikesi hakkında, satır arasında olsa bile iki cümle etmemişsiniz? Yada edememişsiniz? Oysa evet bu konuda çok önemli, bu konuda da ben çok hassasım da diyebilirdiniz?? Yada hayır vahabilik tehlikeli değildir de diyebilirdiniz?? SİZCE VAHABİLİK BU ÜMMET İÇİN TEHLİKELİMİDİR? DEĞİLMİDİR?


Tasavvufla ilgili Anlattığınız ve bilgi diye bize sunduğunuz şeylerin hepsi kulaktan dolma, yanlış ve eksik bilgilerden ibarettir. Tasavvufu derinliğine idrak edememiş objektif bir gözle bakamayan birilerinin yorumları hiç bir zaman kayda değer bulunmaz... Çünkü siz araştırmanızı yaparken şartlı olarak Tasavvufa yaklaşıyorsunuz vereceğiniz bilgiler ve yapacağınız değerlendirmeler de bir şartlanmanın eleştirisinden öteye gidemez.
Konuyla alakalı: Biliyor musunuz Bizim Osmanlı ve Türk tarihiyle ilgili en sağlam ve doğru kaynaklar hep yabancılara aittir. En sağlam yorumlar yabancılara aittir. Bu çok düşündürücüdür. Neden en doğru ve en iyi yorumlar yabancı Tarih bilimcilere aittir;?? Çünkü, adam bulduğu belgelere dayanarak hiç bir siyasi gücün, cemaatin ve iktidarın adamı, yada yandaşı olmadan ve hiçbir şeyin tesirinde kalmadan objektif yorumda bulunabilecek kapasiteye ulaşabilmiştir.. Bu bizim toplumumuz için olmasını en çok istediğim ama başarılması çok zor bir davranıştır.

Kısaca, Denizi sevmeyen, denizi hayaline bile getirmeyen birisini, ne sahildeki dagalar, nede yakamoz ilgilendirir. Denizi de sevmediği için ne dalgaları nede sahili objektif anlatabilir. Tasavvufa sempatisi olmayan yada objektif davranamayan şartlanmış birisinin de Tasavvufi konularda ki yorumunun da tabi ki negatif olması beklenir.. Siz pozitif bakamıyorsun ki pozitif şeyler göresin..
Fıkıh, kelam ve bir çok ilimde kendini yetiştirmiş ve yazdığı kitapları hala Üniversitelerde okutulan Alim şahsiyetlerin görüşlerini de bir kenara koyabilecek kadar da gözünüz kör olmuş! Kendi zannınıza göre insanları şirkle itham edecek kadar da basiretsiz yorumlar yapabiliyorsunuz. Benim hep savunduğum bir şey var oda ‘’Cahiller her zaman cesur olur’’ Ama ölürken de korkak ölürler.. smile.gif


Hem alimlerin görüşü beni bağlamaz diyorsunuz sonra bir ilahiyat profösörünün video grüntülerini insanlarla paylaşıyorsunuz? Bu bir çelişki değil mi? Hem Kur'an bana yeter diyorsunuz hem de bir ilahiyatçının bir konu kakında ki fikirlerini burada savunuyorsunuz yada paylaşıyorsunuz. Neden peki bu bilgileri kendiniz direk Kur'an dan bulup öğrenmiyorsunuz da başka bir ilahiyatçının fikirlerini öğreniyorsunuz ve savunuyorsunuz? Eğer siz kendiniz bir şeyleri kendi çabanızla bulabiliyorsanız yada öğrenebiliyorsanız, eğer böyle bir içtihadi güce ulaştıysanız, neden bulamadınız da başka bir İlahiyatçının fikirlerini savunuyorsunuz? Sizi bir alimin sözü bağlamıyorsa diğer alimlerinde sözü neden bağlıyor??
Yada Siz kısaca ben işime gelen alimin sözüne itibar ederim diyin. İşin içinden sıyrılın!!

Siz Kur’anı bilen her mümin tasavvufa karşı çıkmalıdır demişsiniz?

İmam Malik ve Ahmed İbni Hanbel mümin değillermiydi neden Tasavvufa karşı çıkmadılar. Ya bu zatlar mümin değildi. Yada Kur’anı ve Sünneti bilmiyorlardı?? Sizin yorumunuzdan bu çıkıyor??

Peki bu insanlar Kur’anı ve Sünneti bilmiyorlarmıy dı? Peki Neden Tasavvufa karşı değillerdi? Onlar mı bilmiyor acaba siz mi bilmiyorsunuz? Onlar mı mümin değil sizler mi ??
İmam malik ve ibni hanbel Kur’an ve sünneti tetkik etmemişler ve bilmiyorlar ama siz biliyorsunuz.. Vayyy beeeaa. Yoruma bak.. Helal olsun..
İlmi tekelenize almaya çalıştığınızın farkındamısınız? İlmi ancak cahiller tekeline almaya çalışır.. Ya bu nasıl bir kibir bu nasıl bir benlik..

‘’Alim bizim dinimizde hüküm kaynağı veya söz sahibi değildir. Söz sahibi Allahtır.’’ Demişsiniz!! Peki söz sahibi Allah ise siz neden çoğu konu hakkında hüküm verebiliyorsunuz?? Peki Allah’ın Peygamberi oda söz sahibimidir? Onuda merak ettim?
Hem Kur’an nın ayetlerini kendinize göre yorumlayacak hüküm vereceksiniz hem de bunu Kur'an ve sünnete dayanark yapmış olanlara da karşı çıkacaksınız?? Bu bir çelişki değilmidir??
Bu dinin dinamizmi İctihatlar değilmidir. Ozaman ictihadlarıda yok saymamız gerekmez mi?? Mezhepleride terk etmemiz anlamı çıkar?? Mezheplerede mi bidaat olacak yoksa??

Alimler bir hüküm yada ictihadda bulnduuklarında Kur'an ve Hadise dayanarak yaparlar..

Peki sizi sorunuzu size sorayım Yarın Cenabı Allah seni hesaba çektiğinde sen kime uydun dediğinde sen üff püfff aman feryad edip Ben bu biizm ilahaiyatçı profösör varya ona uydum mu diyeceksin???

YA KARDEŞİM KISACA BEN VAHABİYİM DİYİN EN AZINDAN CESUR OLUN.. KAÇAK GÜREŞMEYİN!!


a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim yazımı sanırım tam anlamamışsınız. anlatmak istediğimiçok kısa olarak özetleyeyim:
Allah teala dini kemale erdirmiştir. bu dinin adı islamdır. onun hiç bir eksikliği yoktur. ona yeni sistemler ekletize etmek dini tahrif etmek demektir. tasavvuf da islam dinine ekletize edilmiş bir sistemdir. zühd hayatı olarak anlatılır. sanki islamın öngördükleri yetmiyormuş gibi lanse edilir. şeriat tarikat hakikat üçlemesi zırvalanır. ve bu üçünün en kemale ermiş hali hakikat olarak gösterilir. Allah en olgunu şeriattır der. tasavvufçular en olgunu hakikattır der. bunlardan birisi yalancıdır. Allah her zaman doğruyu söyler ve doğru yolu gösterir.

Alimlere gelince beni yanlış anlamışsınız. alimleri hiçe saydığımı sanmışsınız. alimler konusunda diyeceğim şudur; alim Kur'ana uygun davrandığı sürece muteberdir. Kurana rağmen hüküm koyamaz. koyarsa sözü dinlenmez. alimler elbette bizlere çok lazımdır. ama onlardan daha çok lazım olan bir şey vardır: o da aklımızdır. sözü uzatmaya gerek yok. kitabını ve aklını alimlere emanet edenlerin iflah olmaları beklenemez. Alimler sadece ilimlerini bize sunarlar. Kurana uygunsa alınır değilse alınmaz. bunu anlayacak akıl herkeste vardır. alimler dinin bir parçası değillerdir.

benim sadece işime gelen alimlerin sözlerine itibar ettiğimi söylemişsiniz. elbette öyle yapacağım. elbette işime gelen alimlerin ilminden faydalanacağım. yani beni Kurana yönlendiren alimlerden faydalanacağım. bana Kuranı anlamayı öğreten, beni Kuranla buluşturan kişiler bana iyilik yapıyorlar demektir bu benim çok işime gelir. ben Kuranla buluşursam cennete giden yola girmişim demektir. bu kimin işine gelmez ki? ama beni kendi teorilerine, kendi kurdukları sistemlerine davet eden alimler benim işime gelmez. çünkü onlar beni Kurana değil kendi sistemlerine çağıroyorlar.

a.zade
selamun aleykum
kardeş şunu da ekleyeyim ben bayındırcı değilim sakın yanlış anlamayasın. sözlerimi onunla yormayasın. onun sohbet linklerini vermem şu günlerde onu incelediğim içindir. hoşuma gidenleri paylaşıyorum isteyen dinler istemeyen dinlemez. elbette ömür boyu onunla kalmayacağız. başka alimlerden de faydalanacağız inşaAllah. bunu da bana öğreten bayındır hoca olmuştur.
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim benim neci olduğumu merak etmişsiniz herhalde. arzedeyim 14 yıllık nurculuk bir yıllık ibn teymiyecilik geçmişim var. itiraf etmeliyim ki ibn teymiyecilik nurculuk kadar iyi uyutmuyor insanı. nurculukta huzur içinde ne güzel uyuyorduk!!!! Kuran uykumuzu bozdu. Kuran ile uyanmaya başladık elhamdulillah.

ibn teymiyecilik ise klasik bir mezhepçilik. farkları bazı tasavvuf terimlerine olan itirazları. ibn teymiyenin yerinde olsam tasavvufu külliyen reddederdim.
mmustafa
ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:50 AM) *

selamun aleykum
sevgili kardeşim benim neci olduğumu merak etmişsiniz herhalde. arzedeyim 14 yıllık nurculuk bir yıllık ibn teymiyecilik geçmişim var. itiraf etmeliyim ki ibn teymiyecilik nurculuk kadar iyi uyutmuyor insanı. nurculukta huzur içinde ne güzel uyuyorduk!!!! Kuran uykumuzu bozdu. Kuran ile uyanmaya başladık elhamdulillah.

ibn teymiyecilik ise klasik bir mezhepçilik. farkları bazı tasavvuf terimlerine olan itirazları. ibn teymiyenin yerinde olsam tasavvufu külliyen reddederdim.


Sevgili arkadaşım Tasavvuf kelimesi :

te
sa
vav
fa

Harflerinin yan yana gelmesiyle oluşmuş bir kelimedir. Önemli olan Kelimenin anlamı ve nezaman doğduğu değildir. Önemli olan Hz. Peygamberin döneminden başlayarak İslam dininin içinde olmasıdır.

Tasavvuf metafizik öğretisidir. Tasavvuf Hz. Peygamberin Ahlakını örnek alarak aşk, sevgi ve ibadetle Hz. Peygamberin Ahlakına kavuşma ve Hakka yürme, Hakka yakınlık bulma yoludur. Bu amaca, nasıl olurda siz İslam dışı diyebilirsiniz ki? Diyemezsiniz!!

Tasavvufçuların çoğu, dini konularda bizatihi vahyi ve hadisleri delil alarak açıklamalar getirmiştir. Bu konuların hepsi örnek verecek olursak Allah'ın varlığı ve ispatı, Zatı, Sıfatları izahı ve ispatı, Ruh ve aslı ayrıca izahı, meleklerin varlığı yapısı ve aslı ve Kur'anı Kerim ve vahiy, Nebi, veli ve evliya konularında ve aklımıza gelecebilecek bir çok dini kounuda tüm Tasavvufçular açıklamalar ve izahlar yapmıştır. Bu izahlar ve bilgiler müminleri rahatlatmak içindir. Ayrıca Cenabı Allah'ı daha iyi tanıyabilmek için tüm İnsanlığa sunulmuştur. Tasavvufun bu konularla uğraşı bile İslam’ın içinde olduğunun göstergesidir.

Tasavvufun konusu maneviyat (metafizik) şeriatın konusu fıkıh yani hukuktur. Ayrıca da Şeriatsız Tasavvufi bir yaşam yoktur ve düşünülemezde.

En büyük hatanız Tasavvufu İslam dışında göstermeye çalışmaktır . Buna en büyük örnek Tasavvufçuların, Dini islam için yaptığı hizmetler ve Tasavvuf mektebinde yetiştirdiği insanlardır. Bu mekteplerden Türklerin İslamı benimsemelerinde en büyük emeği geçen Horasan Erenleri, Onların izinde yürüyen Taptuk Emreler, Geyikli Babalar, Baba İshaklar, Yunus Emereler, Hacı BEKTAŞLAR, Eyyüp Sultanlar, Abadul Kadiri Geylaniler, Ahmed El Rufailer, Ahmed El Bedeviler, İbrahimi Dusukiler, Hasan El Basriler, Cüneydi Bağdadiler, Marufu Kerhiler, Sırrı Sekatiler, Ebubekiri Şibriler, Muhammed NAKŞİBEDİLER, İmam Gazaliler, Muhuddini Arabiler, Mevlanalar, Şemsler, Hacı Bayramlar, İbrahim Hakkılar ...... saymaya kalksak burada sayfalar dolar bu Mübarek Zatların hepsi Tasavvufçulardı ve Tasavvuf erkanı ve terbiyesi üzre insanlar yetiştirdiler. Tasavvuf bağından yetişen bu tatlı üzümler yada Tasavvuf bahçesinden yetişen bu nadide Gülleri İslam Dışında göstemek çok çok ayıp ve yanlıştır..

Eğer bu mektepler yanlışsa ve bu öğretiler islama uygun değilse nasıl olurda Dini İslam için bu kadar güzide insan yetişmiştir. Oysa ki, biz biliriz ki, kötü bir şeyden iyi bir şey zuhur etmez. Bu mektepler bu kadar kötü olsaydı bu güzel insanlar yetişemezdi.

Bir kaç kendini bilmez, sahte şeyhlerin ve müridlerin iyaptıkları ve şlediği günahı buraya ismini yazdığımız ve yazamadığımız bir çok Allah dostuna ve onların yolundan ve izinden gidenlere mal etmek veya onların üzerine yıkmak çok yanlıştır.

Bizin ve Sizin onun bunun yerinde olmayı ve bir şeyleri yasaklamayı bırakıp kendi nefsimizle uğraşıp heva ve heveslerini yasaklamaya çalışmamız en doğrusudur..
Siz çok bulanık sularla gönül testinizi doldurmuşsun. Testi temiz olsa da bulanık sular lekeler bırakmış olabilir.. Zamanla testi berraklaştıkça, doğruyu bulmada ve idrak etmede zorlanmayacaksın..
Şunu unutmayın ki Hepimiz Kur’an-ı Kerimin ışığında Hayatına yön vermeye ve ilerlemeye çalışan, Kelimeyi Tevhidi dilinden düşürmeyen insanlarız..

Selametle,






a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim öncelikle güzel üslubunuzdan dolayı teşekkür ederim.
benim söylediğim çok açık ve nettir. Bir fikri Kurana arzedelim. uygunsa kabul edelim uygun değilse reddedelim. bu kadar basit. sizin söylediklerinizin aynısıyla hristiyanlar da kendi yollarının doğru olduğunu iddia ediyorlar. yani siz diyorsunuz ki bu kadar yüce insanı yetiştiren bir sistem yanlış olamaz. bu mantık hatalıdır. çünkü insanın yüceliği dünyadaki genel kabul ve şöhretine göre değil Allah katındaki durumuna bağlıdır. O bahsettiğiniz kişilerin Allah katındaki durumları hakkında elimizde hiç bir delil yoktur ve bunu Allahtan başka kimse bilemez. dolayısıyla sizin yöntem ve mantığınız son derece risklidir. ama Kuranda ittifak edersek Kuran yolundan Allah tealanın razı olduğu %100 dür ve bu yolda asla tehlike yoktur. hristiyanlar da kendi azizleriyle övünürler. ve onların azizlerinin sayısı sizin saydığınız ve adına evliya dediğiniz kişilerin sayısından belki on kat daha fazladır. ama biz biliyoruz ki onlar kendi azizlerini ne kadar överlerse övsünler boşunadır çünkü o azizlerin Allah katında makbul olduklarına dair eimizde bir tane bile delil yoktur. hatta aleyhlerinde yüzlerce delil mevcuttur.

sevgili kardeşim çağırdığımız yer çok önemlidir. biz Allahın kitabına çağıralım insanları. nereden çıktığı belli olmayan sistemlere değil.

(yukarılarda yazdığım tasavvuftaki kutup inancına hala bir açıklama getirmediniz. buna benzer islamla taban tabana zıt yüzlerce uygulamayı sayabilirim ama sadece bunu bile anlasanız tasavvuf denen zehirli balın hakikatını anlarsınız. diyeceksiniz ki ya onca kişi ne olacak. benim yıllardan beri kendime düstur edindiğimbirkural var. kişilerle değil sistemlerle uğraşmak. kişiler hakkındaki söyleyeceğim tek şey musa aleyhisselamın firavuna karşı söylediği şu sözdür. "onların durumları alemlerin rabbi olan Allaha kalmıştır" yani beni ilgilendirmez. )

Allahtealaya emanet olunuz.
mmustafa
ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 02:13 AM) *

yukarılarda yazdığım tasavvuftaki kutup inancına hala bir açıklama getirmediniz. buna benzer islamla taban tabana zıt yüzlerce uygulamayı sayabilirim ama sadece bunu bile anlasanız tasavvuf denen zehirli balın hakikatını anlarsınız. diyeceksiniz ki ya onca kişi ne olacak. benim yıllardan beri kendime düstur edindiğimbirkural var. kişilerle değil sistemlerle uğraşmak. kişiler hakkındaki söyleyeceğim tek şey musa aleyhisselamın firavuna karşı söylediği şu sözdür. "onların durumları alemlerin rabbi olan Allaha kalmıştır" yani beni ilgilendirmez.
Allahtealaya emanet olunuz.


Kur'an dan kendi başına, bu işin Ariflerinden yardım almadan bir hüküm çıkarabilmek için bir hayli bir ilmi donanıma ve birikime sahip olman lazım.. Yani bayağı bir değirmende saçlarını ağartman lazım smile.gif Kur'an da okuduğun ayetleri kendi seküler görüşüne ve mezhebine göre yorumlarsan neffsine uyar zulumatta kalırsın..
Zaten şimdi bu moda herkes kendine göre bir yorum yada tefsir yapıyor. Forum sitelerinde onlarcaTefsirci dolanıyor. smile.gif Neye göre tefsir yaptıklarıda belli değil.

İslam üzre olanların yaşamı, hal ve davranışları Allahın şeriatını hayatlarına tatbik etmeleri.. Kısaca amelleri, yaptıkları ve hizmetleri bizim için yeterlidir. Kur'anı Kerim ve Hz. Muhammed Müminlerin nasıl kişler olduğunu anlatmıştır. Hz. Muhammedin bize yaptığı mümin tarifine bu şahsiyetler uyuyuyorsa biz ona güzel insanlar deriz.. Herkes hahkında ki Hüküm sadece Allaha aittir. Ama siz bile hüküm veriyorsunuz..

Burada sizin ima ettiğiniz gibi bu insanlara da kötü diyemeyiz. Ayrıca bu insanların ne şana nede şöhrete ihtiyacı vardır. Allah'ın şanını yüceltmek ve Allahın dinini öğretmek aşkıyla canla başla gece gündüz demeden çalışan insanlardı. Bunu İslam tarihinde bir çok örnekleriyle okuyabilirsiniz!

Gelelim sorunuza iki kelimeyle cevap vermeye;

Kutuplar, Allahın Velileri içerisinden, Şahi Velâyet Hazret-i Ali makamında, Ehl-i Beyte hizmet eden kişiler arasından seçilir.Bunlar arasında dereceler vardır. Türlü manevi görevleri olmakla beraber, kendi bölgelerindeki ve bazı bölgelerdeki insanlara dua etmek görevi de verilmiştir. (Kaynak: İmzamdaki adres)

(Bu arada sizde benim soruma cevap verin; Vahabiliğin İslam dini için büyük bir tehlike olduğunu eski bir teymiyeci olarak söyleyebilirmisiniz? Yada Vahabilik İslam dini için bir tehlikemidir? )

Selametle
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim şu sözü değerlendirmenizi istemiştim: "kutup evvelin hakimi olmalı, ahirin hakimi olmalı, evveli ve ahiri olmayanın hakimi olmalıdır"

imam şaraninin bu görüşüne katılıyor musunuz? katılmıyorsanız niçin? katılıyorsanız deliliniz nedir?

vahhabiliğin islam alemine olan tehlikesi hanefizmin, şafizmin, hanbelizmin malikizmin şiizmin tehlikesi kadardır.
umarım cevabım açık ve net olmuştur.
a.zade
selamun aleykum

sevgili kardeşim

ALINTI
Burada sizin ima ettiğiniz gibi bu insanlara da kötü diyemeyiz. Ayrıca bu insanların ne şana nede şöhrete ihtiyacı vardır.

benim onların kötü kimseler olduğunu düşündüğümü veya ima ettiğimi hangi cümlemden çıkardınız. halbuki gayet anlaşılır bir türkçe ile "onların durumu Allah tealaya kalmıştır, beni ilgilendirmez" demiştim. yani ben onların durumunu bilemem ve böyle lüzumsuz işlerle uğraşmam demek istemiştim.
a.zade
selamun aleykum

ALINTI
Kutuplar, Allahın Velileri içerisinden, Şahi Velâyet Hazret-i Ali makamında, Ehl-i Beyte hizmet eden kişiler arasından seçilir.Bunlar arasında dereceler vardır. Türlü manevi görevleri olmakla beraber, kendi bölgelerindeki ve bazı bölgelerdeki insanlara dua etmek görevi de verilmiştir. (Kaynak: İmzamdaki adres)



sevgili kardeşim verdiğiniz adreste gavslarla ilgili şöyle denmiş:

Gavsiyetin anlamı bir anda onsekiz bin âlemin her zerresinde görünmek, ve tasarruf edebilmek demektir.(Güneşin gökte bir tane olup, ışınlarının 360 derece her yere uzanıp göründüğü ve etkilediği gibi. Tam Allah’a kavuşmuş kudsileşmiş ruh da güneş gibi hem arşda ve hem de her yerde görünür ve tasarruf eder. Allah’ın izniyle! ) Bu dört aziz için perde yoktur. Onlar aynı hayatta gibi Mânevi irşad ve tasarrufa devam ederler. Bütün Tanrı Âriflerinin ve Velilerinin baş vurduğu son duraklardır. İstediklerini bu dünyada irşad eder, Ledunni il me-hikmet ve marifet ilmi- ne bezer, ve onda işlerler. Bu böyledir, hiçbir şey onlara perde ve engel değildir. Bilen bilir, bilmeyene ne söylesen boştur.

bu özellikler tamı tamına bir ilahın özellikleridir. yani bu tanıma göre gavslar birer ilahtır. bu çok açık ve net olarak anlaşılıyor. "Allahın izniyle" cümleciğini araya sıkıştırmakla kimse kurtulamaz. Buna Allahın izninin olduğunu nereden çıkartıyorlar. halbuki Allah teala böyle bir şeye izin vermeyeceğini çok açık ve net olarak ayetlerde bildirmiştir.

eğer inancınız buysa çok karanlık ve tehlikeli bir yolda gidiyorsunuz sevgili kardeşim. size Kuranı kerimi okumanızı ve inancınızı baştan sona değiştirmenizi bir mümin kardeşiniz olarak şiddetle tavsiye ediyorum. (eğer düşünceleriniz yukarıdaki gibiyse) çünkü sizin rabbiniz şeyhler değil Allah tealadır. bu durumda önünüzde iki yol var: biri bir şeyhin yukarıdaki aslı mesnedi olmayan hezeyanları diğeri Allahın ayetleri. Allah ayetlerinde buyuruyor ki; Allah göklerin ve yerin ilahıdır. şeyh de buna alternatif olarak diyorki dört gavs da göklerde ve yerde tasarruf sahibidir.

artık seçim sizin

Allah tealaya emanet olunuz.
talebe27
ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:39 AM) *

Allah en olgunu şeriattır der. tasavvufçular en olgunu hakikattır der. bunlardan birisi yalancıdır. Allah her zaman doğruyu söyler ve doğru yolu gösterir.


Nerede En Olgunu şeriattır der?

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:39 AM) *

bu özellikler tamı tamına bir ilahın özellikleridir. yani bu tanıma göre gavslar birer ilahtır. bu çok açık ve net olarak anlaşılıyor. "Allahın izniyle" cümleciğini araya sıkıştırmakla kimse kurtulamaz. Buna Allahın izninin olduğunu nereden çıkartıyorlar. halbuki Allah teala böyle bir şeye izin vermeyeceğini çok açık ve net olarak ayetlerde bildirmiştir.


Hz. Rasulallah SAV ın hayatını okuduğunuzda bazan İFTARA davet eden sahabelerin hepsine birden gittiğini okursunuz.Nasıl gitmiş hepsine birden?

Şeytan bir tane olduğu halde nasıl oluyorda 7 milyar insana birden bazan aynı anda vesvese verebiliyor?

Allah CC nerede hangi ayette açık ve net olarak bildirmiştir?

Not: Günümüz Quantum fiziği bir kişinin aynı anda birden çok yerde olmasını kabul eder. BİLİM kabul eder yani...
a.zade
selamun aleykum

ALINTI
Nerede En Olgunu şeriattır der?


Kur'anı Kerimin en son inen ayetinde bildiriyor.

bu gün dininizi kemale erdirdim. (olgunlaştırdım)

şura suresinde (13) ise dinin şeriat olduğunu açıkça bildirmiş.

sevgili kardeşim bu soruyu sormanız beni gerçekten üzdü. bir mümin bunu nasıl sorabilir diye düşündüm ve mahzun oldum.

ALINTI
Hz. Rasulallah SAV ın hayatını okuduğunuzda bazan İFTARA davet eden sahabelerin hepsine birden gittiğini okursunuz.Nasıl gitmiş hepsine birden?

Şeytan bir tane olduğu halde nasıl oluyorda 7 milyar insana birden bazan aynı anda vesvese verebiliyor?


rasulullaala iilgili dediğiniz şey tamamen uydurma ve hayal ürünüdür. böyle bir şey yoktur. varsa kaynak gösterin.

şeytanın bir tane olduğu ise sizin eksik bilginizdir. sznırım siz şeytan olarak sadece iblisi düşünüyorsunuz. Kuranda Allah teala açıkça şeyatıın diyor. Kurandan anlaşıldığına göre şeytanlar milyarlarcadır.


ALINTI
Allah CC nerede hangi ayette açık ve net olarak bildirmiştir?


sevgili kardeşim sanırım siz Kuranı kerimden biraz habersizsiniz. Kuran baştan başa böyle ayetlerle doludur.

De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. neml 65

’Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecekler? / Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah’ın dışında ilahlar olsaydı, elbette ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rab’bi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. / O (Allah) yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.’’ / Yoksa O’ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki:’Kesin kanıtınızı (burhan) getirin. wnbiya 21 22 23 34

sevgili kardeşim anlamıyorum elinizde hiç bir deliliniz yokken kendinizi niye tehlikeye atıyorsunuz. şirk sözü sizi titretmiyor mu. tasavvufçular gavslarını ilahlaştırmışlardır. hatta imam şarani açıkça kutubun haşa sümme haşa evveli ve sonu olmayanın (Allahın) hakimi olduğunu söylemiştir. ve siz kalkıyorsunuz bu sözleri savunuyorsunuz. delilsiz nasıl rahat hareket ediyorsunuz. lütfen kendinize gelin. İslam size yetmiyor mu. yerde ve göklerde Allah tealanın ilahlığı yetmiyor muda başka tasarruf sahibi kişiler arıyorsunuz.

ve kefa billahi vekila
mesdo
bismillah

sevgili hocam a.zade

makalelerinizi ve fikirlerinizi ilgi ile takib etmekte ziyadesi ile faidelenmekteyim

açık fikirleriniz geniş ufkunuz ve kur'an aşkınız sebebi ile sizleri tabrik etmekteyim

yukarıda yazılan ve adına hadis denen kelimelerin hepsi nerede ise kur'an ile çarpışmakta

sadece bunlarda değil mesela kabir azabı

mesela mehdi inacı

mesela deccal

mesela yecuc ve mecuc

bu konulardada bir ayet var iken haklarında yüzlerce emevi ve abbasi ürünü hadis'''''!!!!! var

hakkı yılmaz bey efendinin makalelrini ve sadece kur'an çerçeveli açıklamalarını takib ve tebrik etmekteyim.

hayatını sadece hz kur'an ile şekillendiren bireyler olarak hz kur'an ın tevhid çerçevesine ters olan ne varsa şiddet ile red ediyoruz ediyorum

makalelerinizin devamını diliyor sizi muhabbet ile kucaklıyorum

seydaKumandan
mesdo siz bu ümmetin deccallerisiniz.

ateistlerin Kuranı haksız yere tenkit etmesinin benzerini,sizler ehli Tasavvuf için yapıyorsunuz.

sanıyorsunuzki en doğru yol sizindir.''Her kavim yanındaki inançla sevinmektedir''(ayet meali)

Ve neredeyse Allahın kafirler için söylediği ''Siz onların dinine girmedikçe onlar sizden razı olmayacaktır'' kelamını, sizler fikrinizin dışında kalan bütün müslümanlar için uyguluyorsunuz.Yani insanlar müslüman bile olsalar sizin ellerinizden kurtulamazlar...İlede sizden, sizin gibi ''tekfirci'' olacaklar.

Bence kendinize yazık ediyorsunuz.

Ümmetin bölücülüğüne soyunmuş fikir diyalektiğiniz,

''İle cehenneme zümera'' ayetine yavaş yavaş muhatap olma yolunda.

Allah ıslah etsin sizleri.

Hak görünüpte batılın uşaklığını yapan piyonları.

mesdo
bismillah


ALINTI
mesdo siz bu ümmetin deccallerisiniz.


sizin söyleminize göre Deccal Mehdi’nin savaşacağı kişidir.

Şeyhini Mehdi ilan edenler şeyhine karşı çıkan veya şeyhin yaşadığı devirde karşı fikirlere sahip bir kişiyi Deccal ilan ediverirler.


Böylece Mehdiyete hizmeti ibadet sananlar, Deccaliyetin ordu veya fikir sistemiyle savaşı da ibadet sayarlar. Hadislerde bir Mehdi, bir Deccal tarifi varken binlerce kişinin Mehdi ve onlara karşı binlerce kişinin Deccal ilan edilmesi konunun nasıl zıvanadan çıktığını gösterir.


Deccal hakkındaki hadislerde Deccal’in cenneti ve cehennemi olduğu, ölüleri dirilttiği, alnında kafir yazdığı, kör olduğu, yeryüzünde gelmiş geçmiş en büyük fitne olduğu anlatılır.

Kuran’ın Mehdi ve Deccal hakkında ne dediğinin cevabı koca bir hiçtir. Yani Kuran’da tek bir ayette bile geçmeyen bu karakterler yüzünden binlerce Mehdilerin peşine düşülmüş, birçok gelenekçiliğin düşmanı Deccal diye lanetlenmiştir. Binlerce kişinin kanı dökülmüş, adeta bir İslam mitolojisi oluşturulmaya çalışılmıştır. Her devirde gelecekmiş gibi beklenen Mehdi kişileri tembelliğe itmiş, birçok Mehdi bekleyicisi kendi ürettikleriyle kurtuluşu arayacaklarına, kurtuluşu gelecek Mehdilerden ummuşlardır. Ayrıca mezhepçiler, içinde bulundukları zayıf, hükmedilen, bilimsel olarak geri durumun günahını da kendilerinde arayıp kendilerini düzelteceklerine, uydurma Deccallere suçu yükleyip kurtulmuşlardır.




"ateistlerin Kuranı haksız yere tenkit etmesinin benzerini,sizler ehli Tasavvuf için yapıyorsunuz"


siz merak etmeyin


biz vahiyle binlerce kafirin fikir bazında hakkından geldik yine geleceğiz





seydaKumandan
ALINTI
siz merak etmeyin
biz vahiyle binlerce kafirin fikir bazında hakkından geldik yine geleceğiz


Allah rasulu aleyhisselamın bile söylemediğini sen büyük bir cüretle söylüyorsun.

-Belki namaz kılanlardandır...buyurup...hoş görüyü esas alan Peygambere bak...

Namaz kılıp İslamı yaşamaya çalışanlara ''kafir'' deyip onlara harp ilan eden

ve utanmadan ''ümmetten'' kabul eden kendini...

şu aciz kuluna bak ey Allahım!

senin gibilerini ateş paklar.

mesdo
BİSMİLLAH

SEYDA

ÖNCE ANLA SONRA YAZ

ORADAKİ KAFİRLER ATEİSTLERDİR

ONLARLA VE SAPAN TASAVVUF EHLİ İLE ÇARPIŞMAKTAYIZ

LAKİN SİZİ KAFİR GÖRMEMEKTEYİZ
seydaKumandan
ALINTI(mesdo @ Jun 27 2008, 01:39 PM) *
BİSMİLLAH

SEYDA

ÖNCE ANLA SONRA YAZ

ORADAKİ KAFİRLER ATEİSTLERDİR

ONLARLA VE SAPAN TASAVVUF EHLİ İLE ÇARPIŞMAKTAYIZ

LAKİN SİZİ KAFİR GÖRMEMEKTEYİZ


sizin adınıza sevindirici bir haber.

inanırmısın yanlış anladığıma sevindim.

Ha o zaman ''kim fırkai naciye'' münakaşasına giriyoruz desene.

ben ben ben ben ben

dersin şimdi.

Allah bilir.

talebe27
ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

selamun aleykum
Kur'anı Kerimin en son inen ayetinde bildiriyor.

bu gün dininizi kemale erdirdim. (olgunlaştırdım)

şura suresinde (13) ise dinin şeriat olduğunu açıkça bildirmiş.



13. "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Nerde şeriat diyor

Allah CC ın katındaki din islamdır.

Şeriat ile, tarikat ile, hakikat ile marifet ile hepsi bir bütün olmak üzere din islamdır.

Hz.Nuha da, Hz.Musaya da, Hz. İsa ya da ve Hz.Muhammed Mustafa SAV ye de bildirilen budur

Ayrıca Musa ya tavsiye ettiği deniyor

Kehf suresindeki Hz.Musa kıssası nedir?

Şeriatla değil Tasavvufla, batın ilmiyle ilgilidir

Demek ki bunların hepsi bütündür

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

sevgili kardeşim bu soruyu sormanız beni gerçekten üzdü. bir mümin bunu nasıl sorabilir diye düşündüm ve mahzun oldum.


Allah Allah

Siz yazın kardeşim ayeti o zaman??

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

rasulullaala iilgili dediğiniz şey tamamen uydurma ve hayal ürünüdür. böyle bir şey yoktur. varsa kaynak gösterin.


Rasulallah SAV ileilgilişeylerde yalan uydurma demek dile kolaydır ama sonucu hüzündür.

Haberiniz ola

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

şeytanın bir tane olduğu ise sizin eksik bilginizdir. sznırım siz şeytan olarak sadece iblisi düşünüyorsunuz. Kuranda Allah teala açıkça şeyatıın diyor. Kurandan anlaşıldığına göre şeytanlar milyarlarcadır.


Asıl Şeytan bir tanedir. O da Azazil yani iblis yani şeytandır

Diğerleri onun veledleridir

Birdiğeri de vardırki yardımcılarıdır

Bunları biz de biliyoz

Bizim dediğimiz İBLİS aynı anda birkaç kişiye vesvese veriyormu vermiyor mu?

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

sevgili kardeşim sanırım siz Kuranı kerimden biraz habersizsiniz. Kuran baştan başa böyle ayetlerle doludur.


Biz bihaber değiliz

Sizkafanıza göre yorumluyorsunuz

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. neml 65


Doğru sözü neden eksik söylersiniz bilmem ki

Cin
26. O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
27. Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,

Ali İmran 44
(Medenî 89) (Resulüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduğumuz gayb haberlerindendir

Ali İmran 179
Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takva sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.

Hud 49
(Resulüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır.

Yusuf 102
İşte bu (Yusuf kıssası) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).

Tekvir 24
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

’Yoksa onlar yerden birtakım ilahlar edindiler de onlar mı (ölüleri) diriltecekler? / Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah’ın dışında ilahlar olsaydı, elbette ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rab’bi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. / O (Allah) yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.’’ / Yoksa O’ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki:’Kesin kanıtınızı (burhan) getirin. wnbiya 21 22 23 34


Kafirleriçin gelen ayetleri ne güzel de müminler için kullanıyorsunuz

Aynı hadislerde dendiği gibi

ALINTI(a.zade @ Jun 27 2008, 12:05 PM) *

sevgili kardeşim anlamıyorum elinizde hiç bir deliliniz yokken kendinizi niye tehlikeye atıyorsunuz. şirk sözü sizi titretmiyor mu. tasavvufçular gavslarını ilahlaştırmışlardır. hatta imam şarani açıkça kutubun haşa sümme haşa evveli ve sonu olmayanın (Allahın) hakimi olduğunu söylemiştir. ve siz kalkıyorsunuz bu sözleri savunuyorsunuz. delilsiz nasıl rahat hareket ediyorsunuz. lütfen kendinize gelin. İslam size yetmiyor mu. yerde ve göklerde Allah tealanın ilahlığı yetmiyor muda başka tasarruf sahibi kişiler arıyorsunuz.

ve kefa billahi vekila


Tevbe yarabbi tevbe

Biz şirk kelimesinden bile ürkeriz

Kolay kolay ağzımıza bile almayız

Sizin gibi ağzımıza sakız etmeyiz

Siz gidin bir tasavvuf ehline sorun bakalım

Hangisi şeyhine HAŞA ALLAH dır der

Hangisi HAŞA ben şeyhe tapıyorum der?

Kelimelerin anlamlarını sapıtıyorsunuz

Sonunda da siz sapıyorsunuz

Yazık
nasreddinhoca
Tasavvuf "güzel ahlaktır", nitekim Peygamber Efendimiz (sav): "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmuştur. Tasavvuf adı altındaki güzel ahlaktan nasipsizlere ise aldanmamalı...
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim aşağıda bazı açıklamalarda bulunacağım

ALINTI
13. "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Nerde şeriat diyor


ayetin orijinalinde "şerea lekum ......" buyuruluyor. yani "size şeriat kıldı" buyuruluyor.

ALINTI
Kehf suresindeki Hz.Musa kıssası nedir?

Şeriatla değil Tasavvufla, batın ilmiyle ilgilidir


sevgili kardeşim siz hayal elemlerinde dolaşıyorsunuz
o kıssayı tekrar ve dikkatle okuyunuz
konumuzu dağıtmamak için bu olayı başka bir sayfada inceleyelim
bu olay asla sizin iddia ettiğiniz gibi değildir. bunu başka zamana bırakalım

ALINTI
Cin
26. O bütün görülmeyenleri bilir. Sırlarına kimseyi muttali kılmaz;
27. Ancak, (bildirmeyi) dilediği peygamber bunun dışındadır. Çünkü O, bunun önünden ve ardından gözcüler salar,


ayetleri dikkatle okuyun
Allah bildirmek istediklerini peygamberlere bildirmiştir.
siz de tutuyorsunuz bu ayetleri şeyhlerinize yoruyorsunuz.

ALINTI
Kafirleriçin gelen ayetleri ne güzel de müminler için kullanıyorsunuz


Allah teala karşısında kimsenin ayrıcalığı yoktur
Allahın kimseye minneti yoktur
bir kişi mümin diye ebediyyen mümin kalacak diye bir şart yoktur
şirk ve küfrü gerektirecek inanç ve davranışları sergilerse küfre girer ve ilgili ayetlere muhatap olur.
bize düşen şirk ve küfre düşüren inanç ve davranışlardan uzak durmalıyız
işte o zaman bu ve benzeri ayetlere muhatap olmayız.
insanlara ilahi özellikler yakıştıranlar bu ayetlerin muhatabıdırlar.
ben sizi dostça uyarıyorum sadece
,ne birbirimizi tanıyoruz ne de tanıyacağız
bizimki sadece bilgi alışverişi

ALINTI
Siz gidin bir tasavvuf ehline sorun bakalım

Hangisi şeyhine HAŞA ALLAH dır der

Hangisi HAŞA ben şeyhe tapıyorum der?

Kelimelerin anlamlarını sapıtıyorsunuz

Sonunda da siz sapıyorsunuz

Yazık


siz cidden şirki çok yanlış biliyorsunuz
zannedersem şirki şöyle anlıyorsunuz: size göre müşrik iki tane Allah vardır diye inanan kişidir.
halbuki gerçek hiç de böyle değildir.
müşrikler Allaha inanır (ankebut 61)
en yüce ilah olarak Allahı bilir (zaten böyle olmasa onlara müşrik diyemezdik. müşrik olabilmeleri için en az iki ilah gereklidir ve bu ilahların biri daima Allahtır. diğerinin ise ismi milletlere göre değişir)
hatta Allaha ibadet ederler (ebu zer islamdan önce namaz kıldıklarını söylerdi(kütübü sitte) ayrıca müşrikler hac, sadaka, Allahı zikir gibi pek çok ibadetleri yaparlardı-bakara suresine bakınız-)
Allaha yaklaşmak isterler (zümer 3)
onların yaptığı tek yanlış Allaha ait özellikleri başkalarına yakıştırmaktır. Allah ile kendi aralarına çeşitli aracılar koymaktır.
işte size uyarımın temelini bu oluşturuyor sevgili kardeşim. yukarıdaki yazılarda gavs ve kutupların açıkça Allaha ait özelliklerle tavsif edildiğini gördünüz. bu onları ilahlaştırmaktır. ben sadece olayı söylüyorum kimseyiitham etmiyorum herkes kendi geleceğini düşünmelidir. kendi hakkındaki hükmü kendi düşünmelidir. kimin müşrik kimin kafir olduğu beni ilgilendirmez. ben sadece tehlikeyi gösteririm sakınmak isteyen sakınır. küfür ve şirki sonuç veren inanç ve davranışları ayetler ışığında göstermeye çalışırım

yani sevgili kardeşim hiç bir müşrik kendini müşrik görmez "vallahi ma künna müşrikin" derler. yani kıyamet gününde "Allaha yemin olsun ki biz kesinlikle müşrik değiliz" derler. ama önemli olan onların öyle demesi değil onların nasıl inanıp nasıl davrandıklarıdır.
dolayısıyla Kuranı çok dikkatli okumalı ve bizi şirke düşürebilecek şeylerden şiddetle kaçınmalıyız.

Allah tealaya emanet olunuz.
a.zade
selamun aleykum

sevgili nasreddin hocam

aşağıda kısa kısa bazı açıklamalarda bulunacağım.

ALINTI
Tasavvuf "güzel ahlaktır", nitekim Peygamber Efendimiz (sav): "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurmuştur. Tasavvuf adı altındaki güzel ahlaktan nasipsizlere ise aldanmamalı...


hocam
bir şeyin içinde bazı güzelliklerin bulunması onu tamamen güzel kılmaz. yeryüzündeki hangi sisteme bakarsanız bakın mutlaka hepsinin içinde bazı çok güzel şeyler vardır. yani tamamen şer olan hiç bir sistem yoktur. mutlaka insanları cezbeden güzellikleri vardır.
ama biz hakikat yolcusu müminler için önemli olan tamamen güzel olan islama razı olmaktır. islamın içinde başka hiç bir sistem ve doktrine ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta, yeterlilikte tüm güzellikler vardır. ahlakın en güzeli islamdadır. (temel felsefesini "güzel ahlak" olarak tanımlayan yeryüzünde pek çok sistem vardır)

eğer bir sistemde şirk varsa diğer güzellikleri boşa çıkar. tasavvufta ise şirk çok aşikar ve örtbas edilemez tarzda açıkça vardır. bunu tevil etmeye çalışmak iyiye yormak neticeyi değiştirmez. tasavvufu tadil etmekten de bahsedilemez. çünkü tasavvufta çoğu şeyler vardır ki onları tadil ettiğinizd e ortada tasavvuf kalmamaktadır.

son söz: Razıytu billahi rabben, ve bil islami dinen vebi muhammedin rasulen...

Allah tealaya emanet olunuz

mmustafa
Somut olan insan bedeni için zamandan ve mekândan bahsedilebilir ama Ruh gibi soyut bir kavram için zaman ve mekan kavramları düşünülemez! Ruh Allahın nuru ve ziyasıdır.
Güneş ışığına benzer. Güneşin ışıklarının her yere ulaşması gibi ruhta her yere ulaşır.
Ruh bahsini iyi anlamış ve özümsemiş insanlar bu anlattıklarımızı kavrayabilir. Ama İnsanın sadece Bedenden ibaret sananlar ve sadece insan denince et ve kemiği anlayanlar da, hep dışta kabukta kalır.. Bunları kavrayamadıkları içinde hemen işin kolayına kaçarlar ve yalanlarlar..
Sonlu olan, madde olan şeyler için zamandan bahsedilebilir. Ruh , Melek gibi soyut varlıklar için zamandan bahsedilmez. Onlar kah buradadır, kah oradadır.
Allahın bir meleği için zaman ve mekan kavramı nasıl ki önemli değilse Meleklerin secde ettiği yücelttiği Ruh içinde zaman mevhumu düşünülemez.. Allahın Peygamberi ve onun yolunda yürüyen ve ona hizmet eden İnsanların da ölen bedenidir. Ruh ölmez .. İrşad devam eder..

Bilen bilir, bilmeyene ne söylesen boştur.
a.zade
selamun aleykum
sevgili kardeşim iddialarınızı ayetlerle delillendirirseniz muteber olur. aksi halde sadece iddia olarak kalır.
evet ruh ölmez ama beden öldükten sonra ruh bir işe yaramaz.
yani ruhsuz beden işlevini kaybettiği gibi bedensiz ruh da bir iş yapamaz.
kıyamet gününe kadar belli yerlerde tutulur.

ruh Allahın haşa nuru ve zıyası değil bir mahlukudur.

sadece Allah teala için zamandan bahsedilmez
ruh için de melek için de zaman vardır ve zamanla kayıtlıdırlar
ruh ve melek sonsuz değildir. sonsuz olan sadece Allah tealadır

irşad ölünce biter.

sevgili kardeşim en iyisi siz bahsetttiğiniz siteyi fiilen ve fikren hemen terkedin. Kuran okuyun, anlamaya çalışın.. tabi tercih sizin. yaptığınızdan da siz sorumlu olacaksınız. o site veya başkaları değil.
mmustafa
ALINTI(a.zade @ Jun 28 2008, 01:37 AM) *

selamun aleykum
sevgili kardeşim iddialarınızı ayetlerle delillendirirseniz muteber olur. aksi halde sadece iddia olarak kalır.
evet ruh ölmez ama beden öldükten sonra ruh bir işe yaramaz.
yani ruhsuz beden işlevini kaybettiği gibi bedensiz ruh da bir iş yapamaz.
kıyamet gününe kadar belli yerlerde tutulur.

ruh Allahın haşa nuru ve zıyası değil bir mahlukudur.

sadece Allah teala için zamandan bahsedilmez
ruh için de melek için de zaman vardır ve zamanla kayıtlıdırlar
ruh ve melek sonsuz değildir. sonsuz olan sadece Allah tealadır

irşad ölünce biter.

sevgili kardeşim en iyisi siz bahsetttiğiniz siteyi fiilen ve fikren hemen terkedin. Kuran okuyun, anlamaya çalışın.. tabi tercih sizin. yaptığınızdan da siz sorumlu olacaksınız. o site veya başkaları değil.


Ruh nedir? Bana açıklarmısınız?
Ruhun Aslı nedir? Açıklarmısınz?
a.zade
selamun aleykum

ayette buyuruluyor ki;

Bir de sana ruhtan soruyorlar, de ki: ruh rabbımın emrindendir ve size ılimden ancak az bir şey verilmiştir

ruh konusunda ayetlerde verilen bilgiler kadarını bilirizi başka bir şey bilmeyiz. zaten bunlardan başkası da kişisel görüş olmaktan ileriye gidemez. kişisel görüşler isekimseyi bağlamaz.
mmustafa
ALINTI(a.zade @ Jun 28 2008, 01:44 AM) *

selamun aleykum

ayette buyuruluyor ki;

Bir de sana ruhtan soruyorlar, de ki: ruh rabbımın emrindendir ve size ılimden ancak az bir şey verilmiştir

ruh konusunda ayetlerde verilen bilgiler kadarını bilirizi başka bir şey bilmeyiz. zaten bunlardan başkası da kişisel görüş olmaktan ileriye gidemez. kişisel görüşler isekimseyi bağlamaz.


“Ela lehül halku vel emr - Ayık olunuz, mahlûk da, Emir de Allah’ındır.” (A’raf, 54)

denilmiştir. Bu Âyette apaçık mahlûkun, yani maddenin ayrı şey, Emrin de ayrı şey olduğu bildirilmiştir.

Buna ek olarak başka ayet yok mu peki??Ruh bahsi Kuran da bu kadar mı ??

Sâd Sûresi
71 - Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”
72 - “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.”
73 - Derken bütün melekler topluca saygı ile eğildiler.

Şimdi bana Cenabı Allah'ın ''ruhumdan üflediğim''
Yani ben insana Ruhumdan ilettim naklettim demiş Cenabı Allah..

Siz bu ayetten İletilen Ruhu ne olarak anlıyorsunuz..???
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.