ALINTI(mislam @ Jun 7 2009, 08:32 PM)

biz seni seviyoruz ve din kardeşi biliyoruz.üstadımızdan böyle öğrendik.
siz bugünkü latince eserlerinden rejime uşaklığı öğrenirsiniz.rejime karşı gelmeyi reddetmeyi öğrenemezsiniz.
üstadınız ayrı siz ayrısınız.üsdatdın elinde Kur'an vardı sizin elinizde üstadın latince eserleri var.
kur'an neden yok.üstadn eserlerini kelime kelime ne diyor diye ders yaparken Kur'anı yardımcı
bir kitap hatta bir şiir kitabı görüyorsunuz.orjinal iman edilmesi bize emredilemn Kur'an değilmidir.?
tabii kur'an dır dersin. ama kur'an ne diyor diye bakmazsınız.
yasin süresini okumayı dersdekilere bırakıp sonra buradan elde edilmiş sevabı birilerine bağışlamak da ne demektir.
Yasin süresi 70 ayet- Diri olanları uyarsın ve inkâr edenlere de azab hak olsun.
Kur'anın iniş amacının tersine ölülere bağışlamakta ne oluyor.
gelin bir dersdede yasin ne diyor diye ders yapalım dedim
beni dersten kovdular.kapıya attılar.
yaşadığımı kısa özetledim.
içinize girmeyenleri sizi bilmiyenlere atıp tutabilirsin.
kur'an ve sünnet yolunda olanlardan olalım.kullar yanlış yapar veya doğrularını latinceye yanlış tefsir edebilirler
işte size bir örnek :PUT Ve POT Meselesi
Bilindiği gibi Bediüzzaman Said Nursi’n eserlerinin bazı yerlerinde değiştirmeler (tahrifatlar) yapılmış. Bu yapılan değiştirmeler bilinçli ve kasıtlı bir şeklide yapılmıştır. Bu durum Risale-i Nur hizmetinde bazı sıkıntılara sebebiyet vermiştir. Anlaşılması gereken davanın gereği gibi anlaşılmasına ve yaşanılmasına engel olmuştur. Bediüzzaman’ın yaptığı mücadele ve izlediği yol bir nevi perdelenmiştir. Davadan sapmaların meydana gelmesine sebep olmuştur. Yapılan bu yanlışların anlaşılması ve bir nebzede olsa Risale-i Nur talebelerinin kendilerine gelmeleri için bunları kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağız.
Bunları anlatmaktaki tek amacımız Allah’ın rızasıdır. Bunun dışında herhangi bir hizmeti ya da ağabeyi rencide etmek veya eleştirmek değildir. Bildiğimiz doğruları delilleri[1] ile beraber burada açıklayacağız, isteyen inanır isteyen inanmaz. Biz özerimize düşen görevi yapıp yapalım, gerisi insanların takdirine ve iradesine kalmış.
Yarın haşir meydanında yüce Allah bize sorduğunda:
Ey kulum sen o hakikatleri biliyordun neden anlatmadın. Diye sorduğunda, biz de gönül rahatlığıyla şu cevabı verebilelim.
Ya Rabbi, ben özerime düşen görevi yaptım. Bildiğim doğruları, bilmesi gereken şahıslara söyledim.
Bu açıklamadan sonra, Nur talebelerinden insaflı ve önyargısız bir şekilde olaya bakmalarını istiyoruz.
Gelelim PUT VE POT meselesine:
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, Emirdağ Lahikası eserinin birinci cildinde Mustafa Kemal ile ilgili bir münasebetini anlatmaktadır. Bu olay başkanlık makamında geçmektedir. Mustafa Kemal[2] ve o zamanki taife, Bediüzzaman Sadi Nursi’yi çağırıyorlar ve onun yüksek fikirlerinden faydalanmak istiyorlar. (Muhtemeldir ki kullanmak da istiyorlar[3] çünkü yapılan birçok teklifi de kabul etmiyor) Said Nursi oraya gittiğinde birçok kişinin namaz kılmadığı ve namaz kılanların ise namazı terk ettiğini görüyor. Namazla ilgili açıklamalar yapıyor ve birçok milletvekili namaz kılmaya başlıyor. Bu durumdan rahatsız olan Mustafa kemal, sinirlenip Bediüzzaman’a bağırıyor ve diyor ki: Seni buraya çağırmamızın sebebi yüksek fikirlerini açıklaman içindi. Ama sen geldin namazla ilgili şeyler söyleyip aramıza ayrılık soktun. Bediüzzaman da ona cevaben der ki: Kâinatta en büyük hakikat imandır. İmandan sonra namazdır. Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü reddedilmiştir. Bunu yapmakla o PUTU kırdım diyor. Yani o bir puttu, ben gerçeği söyledim ve o putu kırdım, dağıttım. Ama maalesef bu konu bazı yayın evlerinde basılırken, PUT KIRDIM KELİMESİNDEKİ “”U”” sesi yerine “”O”” sesi konulmuş ve kelime POT KIRDIM OLMUŞ. Burada sanki Bediüzzaman namazı ve Allah’ı anlatmakla hata etmiş gibi gösteriliyor. Çünkü pot kırdım demek hata yaptım anlamına gelmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır. Bediüzzaman bir İslam âlimidir ve o dehşetli şahsa karşı Allah’a imanı ve namazı anlatmış bu hiç hata olur mu? Hatadır diyen varsa en büyük hatayı kendisi yapmıştır.
Bununla ilgi o yayın evlerine birçok uyarıda bulunduğumuz halde halen durumlarını devam ettirmektedirler ve kendilerini haklı görmektedirler. Allah muhafaza kendilerinin yaptığı hata yüzünden Bediüzzaman Said Nursi ve onun saf ve temiz davasına leke düşürmüş oluyorlar. Ama her halde bunun farkında değiller.
Ehli insafı insafla bakmaya ve gerçeği görmeye davet ediyoruz. Allah imanı ve namazı, bir inkarcıya anlatan, bir İslam alimi hangi cümleyi söyler…. Hele bu İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi gibi bir zat ise..
Risale-i nurdan geçen yeri aynen buraya alıyoruz..
ORJİNAL ŞEKLİ:
(Değiştirme yapmadan orijinal bir şekilde basım yapan yayın evleri: Tenvir neşriyat, Zehra yayıncılık, Söz Basım yayın ve Sözler yayın evidir.)
“””…Hem Ankara’da divan-ı riyasetinde pek çok meb’uslar varken Mustafa Kemal şiddetli bir hiddet ile divan-ı riyasetine girip, bana karşı bağırarak: “Seni buraya çağırdık ki, bize yüksek fikir beyan edesin. Sen geldin, namaza dair şeyler yazıp içimize ihtilaf verdin.” Ben de onun hiddetine karşı dedim: “Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur.” Dehşetli bir PUT kırdım…”””
(Değiştirme yapıp yani tahrifatlı basım yapan ve buna ısrarla devam eden yayın evleri: Envar yayıncılık, R.N.K’nın hazırladığı sesli risale-i nur dividisin de ve yayınlarında ve Şahdamar yayın evidir.)
DEĞİŞTİRİLMİŞ ŞEKLİ
“””…Hem Ankara’da divan-ı riyasetinde pek çok meb’uslar varken Mustafa Kemal şiddetli bir hiddet ile divan-ı riyasetine girip, bana karşı bağırarak: “Seni buraya çağırdık ki, bize yüksek fikir beyan edesin. Sen geldin, namaza dair şeyler yazıp içimize ihtilaf verdin.” Ben de onun hiddetine karşı dedim: “Namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduddur.” Dehşetli bir POT kırdım…”””Değiştirilmiş yani tahrifat edilmiş bir şekilde basım yapan yayım evleri:
1) R.N.K yayınlarının hazırladığı sesli risale-i nur programı. Emirdağ Lahikası1 sayfa 246.
2) Şahdamar yayın evinin bastığı risale-i nur külliyatı. Emirdağ Lahikası1 sayfa 234, İstanbul 2008 basım.
3) Envar yayın evinin külliyatı ve internet sitesi: (Risale-i Nur Külliyatı)
Not: Bu konuya benzer bir çok değiştirme Risale-i Nur’da mevcut. Özellikle Eski Said eserleri üzerinde çok büyük ve feci değiştirmeler yapılmış. Bunların orijinal şeklini görmek isteyen nur talebelerine, Tenvir ve Zehra yayın evlerinde basılan Risale-i Nurlara bakmalarını tavsiye ederiz.
[1] Kaynağımız Risale-i Nur’dur.
[2] Mustafa Kemal’in kim olduğu ve İslam’a ne tür zara verdiği ile ilgili Emirdağ Lahikası ikinci cildinde Lozan’ın içyüzü adlı kısma müracaat edilebilir. Mustafa kemal’in vazifesi Bu vatanda yaşayan insanların gönlünden İslam’ı çıkarıp atmaktır. Yani cesetteki ruh hükmünde olan dini yok etmektir.
[3] Maaş falan teklif ediyorlar ama Üstad kabul etmiyor. Emirdağ lahikasında mesele anlatılıyor
Allah c.c yardımcımız olsun