Mutezile Düşüncesi , temelde Ortodoks İslam teolojisine ters düşer.Birinci ayrılma noktası da yazgı kavramı üzerinde yoğunlaşır.Muteizle bilgilerine göre insan , kendi edimlerinden kendi sorumlu olmalıdır ve burada yazgı değil irade kavramı belirleyicidir.
İnsanların yaşamları boyunca yaptıkları işler , önceden ilahi kararla belirlenmiş ise hiçbir şekilde karşı koyamayacakları bir süreç nedeniyle günahkar kabul edilebilmeleri ve bu yüzdende tanrının onları cezalandırmaları adaletli ve mantıklı olmayacaktır.
Mutezile düşünürleri Tanrının adaletinin mutlak ve yüce olduğuna inanırlar ve bu nedenle insan için yazgı değil iradenin belirleyici olduğuna inanırlar.
Diğer temel ayrılıklardan bazıları , Mutezile birincil ilkesi uyarıncaTanrının “Tevhid” uyarınca Tanrının zatı ile sıfatları arasındaki farklılıktır, bu sıfatların tanınmasıyla birlikte tanrının zatı dışında var olan kutsallık tanınmaz.Kuran’ ın evrende Tanrının ezelden ebede var olduğu düşüncesi red edilirken , ezeli ve ebedi var olan sadece Tanrıdır der ve kuranın yaratılmış olduğunu söyleyerek, tanrının insana vermiş olduğu en büyük armağanın , doğruyla yanlışı ayırt etmeye yarayan akıl olduğunu savunarak , aklın koşulsuz imandan üstün olduğunu vurgular.
Peki ya günümüz müslümanları konu hakkında ne düşünüyor , ozellikle tarikat akımlarından beslenen arkadaşlarımıza göre , yazgı(kader) mı , yoksa irade mi. ?
