Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: İslam Bir Dinmidir Yoksa Arap Kültürümü.
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
ONOK


Konuyla ilgili kendini yetkin hisseden her arkadaşla tartışabiliriz, fakat arap folklörü bilmiyorsanız beni uğraştırmayın.
ayna
sen önce kafandaki soruları sor sonra seninle tartışalım.
çünkü sen henüz islamın ne olduğunu bilmiyorsun.kuranda açık bir şekilde herşey yazıyor git biraz bak sonra gel tartışalım....
LaZ_KereM
sitenizi düzenli olarak ziyaret eden birisiyim bu konuyu görünce direkt olarak aklıma bu arkadaşın soru değil reklam amacı ile burada olduğunu ve sitesinde islama hakaret ettiğini gördüm ve yazma ihtiyacı duydum..

adminlerden ricam imzadaki reklamı silermisiniz ?
Zemahşeri
ALINTI(ONOK @ Jun 22 2008, 02:32 PM) *

Konuyla ilgili kendini yetkin hisseden her arkadaşla tartışabiliriz, fakat arap folklörü bilmiyorsanız beni uğraştırmayın.


Başka kültürlerin insanları tarafından kabul edilebilen bir din ve yaşayışı itibari ile arap gibi yaşamadan da yaşanabilen bir din arap kültürü olabilir mi? Bu din araplar gibi yaşayın demiyor,bazı inananlar araplar gibi yaşamaya çalışıyor.
İmam Şamil
Dindir...

Selametle...
TEVHİD
ALINTI
fakat arap folklörü bilmiyorsanız beni uğraştırmayın.


Bu ne tuhaf bir ifade böyle kardeşim?

İslâm Dini aslen Arap olan bir resule gönderildiği için Arapça olarak yazılmıştır.
Allah'ın yaptığı bu seçime itiraz edebilir miyiz?
Arap kültürü ile İslâmın alakası da yoktur zaten.
Bazı insanlar dinimizi Arap kültürüyle karıştırmış olsa da bu İslâm Dini'ni bağlayıcı bir sebep değildir.
Bu durum müslümanın suçunu İslâm'a yüklemektir.
İslâm başka, müslüman başka.
Birçok kişi müslümanım der, ama İslâm olmayabilir de.

Selam ve dua ile
RuhulhaK
İslam hakkında biraz bilginiz olsaydı en azından islamın ibrani kültürü olduğunu iddia ederdiniz.
İslam, gayr-ı islami arap kültürünü cahiliyye olarak nitelendirmektedir.
İslam, sizin sandığınız gibi birtakım motifler ve figürlerden değil evrensel prensiplerden müteşekkil olup bu prensipler kültürü yadsımamakla birlikte onu denetime tabi tutar.

Selam ederim.
Farakhlit
Kızlarını diri diri toprağa gömmek
Kan davalarıyla kabilelerin sürekli birbiriyle savaşı
Putperestlik
Hertürlü hile hurdayla ticararet vb arab kültürü işte bu idi

"Evet, Asr-ı Saadetten evvelki zamanlarda kalb katılığı ve merhametsizlik öyle bir hadde baliğ olmuştu ki, kocaya vermekten âr ederek kızlarını diri diri toprağa gömerlerdi! Asr-ı Saadette İslâmiyetin doğurduğu merhamet, şefkat, insaniyet sayesinde, evvelce kızlarını gömerlerken müteessir olmayanlar, İslâmiyet dairesine girdikten sonra karıncaya bile ayak basmaz oldular. Acaba böyle ruhî, kalbî, vicdanî bir inkılâp hiçbir kanuna tatbik edilebilir mi? Bu nükteleri ceyb-i kalbine soktuktan sonra, bu noktalara da dikkat et:

1. Tarih-i âlemin şehadetiyle sabittir ki, parmakla gösterilen en büyük bir dâhi, ancak umumî bir istidadı ihya ve umumî bir hasleti ikaz ve umumî bir hissi inkişaf ettirebilir. Eğer böyle bir hissi de ikaz edememiş ise sa'yi hep hebâ olur.

2. Tarih bize gösteriyor ki, en büyük bir insan, hamiyet-i milliye, hiss-i uhuvvet, hiss-i muhabbet, hiss-i hürriyet gibi hissiyat-ı umumiyeden bir veya iki veyahut üç hissi ikaz etmeye muvaffak olur. Acaba evvelki zamanların cehalet, şekavet, zulüm zulmetleri altında gizli kalan binlerce hissiyat-ı âliyeyi, Ceziretü'l-Arab memleketinde, bedevî ve dağınık bir kavim içinde inkişaf ettirmek hârikulâde değil midir? Evet, şems-i hakikatin ziyasındandır.

Bu noktaları aklına sokamayanın, Ceziretü'l-Arabı biz gözüne sokarız. Ey muannid! Ceziretü'l-Araba git, en büyük filozoflardan yüz taneyi de intihap et, beraber götür. Onlar da orada ahlâkın ve mâneviyatın inkişafı hususunda çalışsınlar. Muhammed-i Arabînin o vahşetler zamanında o vahşî bedevîlere verdiği cilâyı, senin o filozofların, şu medeniyet ve terakkiyat devrinde yüzde bir nisbetinde verebilirler mi? Çünkü o Zâtın yaptığı o cilâ İlâhî, sabit, lâyetegayyer bir cilâdır ve onun büyük mucizelerinden biridir.

Ve keza, bir işte muvaffakiyet isteyen adam, Allah'ın âdetlerine karşı safvet ve muvafakatini muhafaza etsin ve fıtratın kanunlarına kesb-i muarefe etsin ve heyet-i içtimaiye rabıtalarına münasebet peyda etsin. Aksi takdirde, fıtrat, adem-i muvafakatla cevap verecektir.

Ve keza, heyet-i içtimaiyede, umumî cereyana muhalefet etmemek lâzımdır. Muhalefet edildiği takdirde, dolabın üstünden düşer, altında kalır. Binaenaleyh, o cereyanlarda, tevfik-i İlâhînin müsaadesine mazhariyeti dolayısıyla, o dolabın üstünde, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın hak ile mütemessik olduğu sabit olur.

Evet, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın getirdiği şeriatın hakaiki, fıtratın kanunlarındaki muvazeneyi muhafaza etmiştir. İçtimaiyatın rabıtalarına lâzım gelen münasebetleri ihlâl etmemiştir. Zaman uzadıkça, aralarında ittisal peyda olmuştur.

Bundan anlaşılır ki, İslâmiyet, nev-i beşer için fıtrî bir dindir ve içtimaiyatı tezelzülden vikaye eden yegâne bir âmildir.

Bu nükteler ile şu noktaları nazara al, Muhammed-i Haşimî Aleyhissalâtü Vesselâma bak. O Zat, ümmîliğiyle beraber, bir kuvvete mâlik değildi. Ne onun ve ne de ecdadının bir hâkimiyetleri sebkat etmemişti; bir hâkimiyete, bir saltanata meyilleri yoktu. Böyle bir vaziyette iken, mühim bir makamda, tehlikeli bir mevkide, kemal-i vüsuk ve itmi'nan ile büyük bir işe teşebbüs etti, bütün efkâr-ı âmmeye galebe çaldı, bütün ruhlara kendisini sevdirdi, bütün tabiatların üstüne çıktı, kalblerden bütün vahşet âdetlerini, çirkin ahlâkları kaldırarak pek yüksek âdât ve güzel ahlâkı tesis etti, vahşetin çöllerinde sönmüş olan kalblerdeki kasaveti ince hissiyatla tebdil ettirdi ve cevher-i insaniyeti izhar etti. Onları, o vahşet köşelerinden çıkararak, evc-i medeniyete yükseltti ve onları, o zamana, o âleme muallim yaptı. Ve onlara öyle bir devlet teşkil etti ki, sâhirlerin sihirlerini yutan asâ-yı Mûsâ gibi, başka zalim devletleri yuttu ve nev-i beşeri istilâ eden zulüm, fesat, ihtilâl, şekavet rabıtalarını yaktı, yıktı ve az bir zamanda, devlet-i İslâmiyeyi şarktan garba kadar tevsi ettirdi. Acaba o zâtın şu macerası, onun mesleği hak ve hakikat olduğuna delâlet etmez mi?
(işaretül icaz.Risalei Nur)
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.