Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Kabe Bir Put Mu ?
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ KUR'AN-I KERIM ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4
NARTKAN
selam kardeşlerim.başlık çok sert oldu.
ama özellikle öyle olmasını istedim.sertlik için kusura bakmayın ama bu başlığı sonuna kadar tartışacak kadarda sabırlı olun.

bu konu Kurandaki yaşamımızdaki en kalbi en hayati konulardan biridir.o yüzden başlık bu derece sert oldu.
çünkü gören şok olsun ve gören soluğu burada alsın istedim.

benim iddaam şu
Kuranda şekilsel bir namaz yok.ve Kuranda bu şekilsel namaza dair hiçbir kale yok.
yani ne vakti ne kıblesi ne içeriği ne adedi vs vs hiçbirşey yok.
ama bu başlıkta bir yol izleyerek hareket edeceğim.

biliyorsunuz isra demek gece yürüyüşü demektir.şimdi hepinizden birşey isteyeceğim.
ama bu isteğimin cevabını ancak Kurandan kabul ederim.hadis yada uydurulmuş tarihi bilgi kabul etmem.
çünkü Kurana uymayan ne bir söze inanırım nede tarihe ben yalnız Kurancıyım.ama bu demek değil ki
YAPAYALNIZ KURANCIYIM.yani Kuran uyan akla uyan mantıklı bilgileri kabul ederim.ama Kurana uymayan bir bilgi asla asla ama asla beni bağlamaz.dönüp ona bakmam ve onunla vakit kaybetmem.


ALINTI
İSRA:

1 - Kulunu geceleyin, Mescid-i Haram'dan kendisine bazı âyetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.



şimdi sizden istediğim şu.
isra 1.ayette isra eden kimdir
bana Kurandan delillerini göstererek bu ayetin öznesini göstermenizi rica ediyorum.
ama baştan şunu söyleyim
hz.Muhammed diyecekseniz hiç zahmet etmeyin.
yada odur diyecekseniz bu zahmetinizi delilleri ile gösterin.
Kurandan bir delili yada kesinlikle Kurana uyan bir başka kaynaktan delili olanlar varsa lütfen bildiklerini paylaşsın.

çünkü isra 1 ile isra etmeye başladık.bu özne ile gideceğiz ve sadece yürekli olanlar o özneyi bulabilecekler.
sonra bütün bildikleri din değişecek.başka bir Kuran açılacak onların önünde.
ve tüm kelimelerin manası değişecek.en doğru dedikleri batıl olacak.ama gerçek olan ortaya çıkacak.

isra 1 ile cesurca yola çıkanlar çevresi mübarek kılınmış yere varacaklar.o bilgiye varacaklar.o kutsal bilgiye varacaklar.ama ardını dönüp cesaret edemeyenler buna varamayacaklar.
sükût-u vaveyla
amaaan...
İlle Cihad
amaan

katılıyorum.
NARTKAN
selam.
canım kardeşim.
amann... nedir.

Kurana güvenip isra 1 ile Kuranda gezmekte ne sakınca vardır.bu gezinti çok şey öğretecektir.

isra 1 de isra eden kimdir.
bu yolculuk zor bir yolculuktur.tıpkı Musa ile Bilgin Kul kıssası gibi.
bu ayetle yolculuğa çıkmak dayanması zor bir yolculuktur.
kalbi yetenler bu yola çıkarlar..gücü yetenlerin gözleri o zaman açılır.
NARTKAN
Kuranda çevresi mübarek kılınan yer neresidir.
ve oraya giden kimdir ? lütfen bunu bulun ve isra eden kimdir kendiniz bulun.kendiniz bulursanız benim sözlerime gerek kalmaz.zaten gerisi gelir.
TEVHİD
Bu durum hakikatte Hakkın kuldan tecellisiyle kendinden kendine sefer eylemesidir.
Cebrail A.s.'ın resulullahı İkra dedikten sonra sıkmasıyla resulullahtan okumasını istediği şey hakikatte ne idi? Eline okuması için bir metin mi verildi?
Bu sıkma fiziki bir sıkma mı?


Selam ve dua ile
NARTKAN
selam tevhid kardeşim.olayın aslı Kuranda öyle değildir.benim senin ifadenden anladığım kadarı ile miracı anlatmak istedin gibi hissettim.
çünkü biliyorsun klasikte bu ayet miraç olayını anlatan ayet olarak gösterilir.
ama bana göre kesinlikle ve kesinlikle Peygamberimiz hz.Muhammed ile alakası yoktur bu ayetin.ve öznesinin hz.Muhammed olmaması bütün herşeyi değiştirir.

eğer ki bu israyı yapabilirseniz bildiğiniz din bambaşka bir din ile değişecektir.

yapın şu israyı !

isra 1 de kim nerelere gitti neler yaşadıysa ona katılın ve Kuranı bu ayet ile dolaşın.bakın bambaşka yerlere bambaşka sözlere gideceksiniz.
nasreddinhoca
Hindistan'da havalar nasıl?
Abdullah Çekralevi ne yapıyor, halen hayatta mı?
Ahmeduddin Amritsari nasıl?
İnayetullah Han El-Meşriki ne yapıyor?
Gulam Ahmed Perviz nasıl?
Seyyid Refiuddin, Muhibbulhak, Alois Sprenger, hepsi iyilerdir de mi?
!!!

Alois Sprenger, hadislerin toptan inkar edilmesinde rol oynayan oryantalist...Hindistan'da İngliz emperyalizmine kültürel katkı koyan şeytan!!!
Bir sömürgesi ajanının peşinden giden zavallı münkirler, bir de biz Kuran'a inanıyoruz diyorlar, hadi ordan emperyalist işbirlikçisi...
NARTKAN
nasrettinhoca
senin yüreğin yoksa bu gece oturduğun yerde otur.
ben belki bir kişi isra eder diye bu başlığı açtım.
sen İbrahimin banası gibi emin olduğun ata dininde ısrar et.
dilediğin gibi yaşa.
ama bırak gelen gelsin.
bu yol yürek ister akıl ister.
laf kalabalığı istemez !
NARTKAN
selam.
aşağıda ateist forumda yazdığım bir yazı var.
içindeki uslup biraz sert olabilir.lütfen okuyanlar üstlerine alınmasın.
çünkü başka bir ruh hali ve başka bir toplumda yazılmıştır.
ama anlatmak istediği şey size ulaşacaktır.
sertliğini bırakın mesajına bakın.

ALINTI
mescidi haram Kabe mi ? değil mi ?


Zitat:
--------------------------------------------------------------------------------
İsrâ 1 Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
Tefsir

İsrâ 2 Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
Tefsir

İsrâ 3 (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi. *
Tefsir

İsrâ 4 Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Tefsir

İsrâ 5 Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi. *
Tefsir

İsrâ 6 Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık.
Tefsir

İsrâ 7 Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mabedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık). *
Tefsir

İsrâ 8 Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eğer yine (fesatçılığa) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandırırız. Biz cehennemi kafirler için bir hapishane yaptık.
Tefsir

İsrâ 9 Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.
--------------------------------------------------------------------------------




yukardaki ayetlere baktığımızda mescidi haramın kabe olmadığı açıktır.
olay tamamen Musanın hikayesidir.ve Miraç bir uydurmadır.


dikkat edin çok ciddi bir soru bu ?
çünkü mescidi haram yıkılırsa herşey yıkılır

ayetlere tek tek bakalım
…………………………………………………………
İsrâ 1 Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
…………………………………………………………

eğer burda bahsedilen Peygamberimiz ise.bu durumda kendisine daha önce ayetleri almıştı.bu durumda Peygamberimize uymuyor bu ayet.peki içindeki yürüyüşü yapan kim ?
bakalım Kuran bunu bize veriyor mu


Tâ-Hâ 9 (Resulüm!) Musa (olayının) haberi sana ulaştı mı?


Tâ-Hâ 10 Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti. *
Tefsir

Tâ-Hâ 11 Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:


Tâ-Hâ 12 Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!
Tefsir

Tâ-Hâ 13 Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.


Tâ-Hâ 14 Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl.
Tefsir

Tâ-Hâ 15 Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.
Tefsir

Tâ-Hâ 16 Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!


Tâ-Hâ 17 Şu sağ elindeki nedir, ey Musa?
Tefsir

Tâ-Hâ 18 O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.
Tefsir

Tâ-Hâ 19 Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.


Tâ-Hâ 20 Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!


Tâ-Hâ 21 Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.


Tâ-Hâ 22 Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın.
Tefsir

Tâ-Hâ 23 Ta ki, sana, (böylece) en büyük ayetlerimizden bazılarını gösterelim.


Tâ-Hâ 24 Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.
…………………………………………………………


bakın yukarda oraya varan Musadır.çünkü gidende Musaydı !

bir örnek daha !
…………………………………………………………

Nâzi’ât 15 (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?
Tefsir

Nâzi’ât 16 Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:
Tefsir

Nâzi’ât 17 Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

…………………………………………………………


görüldüğü gibi göçü yapan bizzat Musadır !

…………………………………………………………

Neml 7 Hani Musa, ailesine şöyle demişti: Gerçekten ben bir ateş gördüm. (Gidip) size oradan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız!
Tefsir

Neml 8 Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!
Tefsir

Neml 9 Ey Musa! İyi bil ki, ben, mutlak galip ve hikmet sahibi olan Allah'ım!

…………………………………………………………


buradada çevresi mübarek kılınan yer çok net bellidir.aslında bu izahlara hiç gerek bile yoktu.ayetlerin akışından yolculuğu yapanın Musa olduğu son derece nettir.



bu durumda Kurana inanıyorsak.bahsi geçen ayetlerdeki yolculukla Peyagamberimizin alakası bile yoktur.

…………………………………………………………

İsrâ 2 Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
Tefsir
…………………………………………………………

zaten özne verilmiş.zaten aşağıda açıkladığım gibi ayetleri görmek için giden Musadır.burdada ayetlerin verildiği söyleniyor.yani diğer surelerden yaptığım alıntıdaki olayın özetidir. bu.

…………………………………………………………

İsrâ 3 (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi. *
Tefsir

…………………………………………………………
burda Musanın kavminin soyu anlatılıyor.


…………………………………………………………
İsrâ 4 Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Tefsir

…………………………………………………………



buda Musanın kavmidir.


…………………………………………………………

İsrâ 5 Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi. *
Tefsir
…………………………………………………………


burda Musanın Annesine yapılan vahyi hatırlayın.onu bir şekilde bu ev ev arayıp erkek çocukları öldürme zulmünden kurtarılışını hatırlarsanız.kesinlikle Musanın hikayesi olduğunu göreceksiniz.
İsrâ 6 Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık.

…………………………………………………………




işte ayetlerin çok net şekilde söylediği gibi.Miraç ile alakası bile yoktur.
Peygamberimizin konu ile hiç alakası yoktur

tam manası ile Musanın hikayesidir bu


şu anda göçün yapıldığı yer olan mescidi haram nasıl kabe olabilir soruyorum ?



bu sorulara cevap veremez yada mantıklı bir şekilde izah yapamazsanız.
Hurafe dininin kıblesi çökmek üzere !

Sanırım düşünmenin vakti gelmiştir.

Kuranı düşünerek okursanız eğer.
çevresini mübarek kıldığımız denilen yere yapılıyor bu göç.ve Kuranda çevresi mübarek kılınmıştır denilen yer Kuranda sadece Tuva vadisi için söylenmiştir.o yer Tuva vadisidir.
dikkat edersen göçün devamıda Musa için anlatılmıştır.


1.Yani göçü yapan Musadır.
2.Musanın ikametgahı Mısırdır.
3.Musa asla Kabenin olduğu yerde.yani Mekkede yaşamamış ve oradan göç etmemiştir.
4.Göçten önce ayetlerimizi göstermek üzere denilmektedir.İsra 2.ayette Musaya Kitap verildiği söylenmektedir.bu kitap göçün neticesinde Kutsal Tuva vadisinde verilmektedir.ve verildiği yer için,yani göçün yapıldığı yer için ÇEVRESİ MÜBAREK KILINMIŞTIR denmektedir.bu ifade Kuranda yalnızca Kutsal Tuva vadisi için söylenmiştir.ve oraya gidende çok açık bir şekilde Musadır.
5.bu durumda Mescidi Haram asla Kabe olamaz.
Peki bu neticeden sonra Kurandaki MESCİDİ HARAM sözünden ne anlamalıyız.
Çok açık aslında !
MESCİDİ HARAM = HARAM MESCİD
Yani kötülük meclisi
Kabe o zamanda bir puthaneydi.ve kötülük merkezinin kalbiydi.
Son derece açık.




Devam edelim !



Kuran dili ile mescidi haram kötülükler meclisidir.

isterseniz kıble ayetindende göstereyim.gözleri görenler görebilir.

Bakara 150
(Medenî 87) (Evet Resulüm ! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.


farkındaysanız namaz ifadesi parantez içindedir.tıpkı isra suresi 1.ayetteki Muhammed isminin parantez içinde olması gibi.peki ayeti iyice okuyun
bakalım gözleri görenler ne görebilecek.

ben size yardımcı olayım.


Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

bir insan yüzünü çevirirken neden birinden korksun ?
burda namaz parantez içinde !

ben namaz kılarken yüzümü kabeye doğru çevireceğim ve korkacağım !
hayır !
kötülükler meclisine yüzünü dön.ve onlardan korkma !
burda bir mücadele için kıble veriliyor.puthanenin olduğu yerdeki düzenin üstüne gitmesi için artık start verliyor.

bakın Musadan örnekleyelim.ne der bilirsiniz.bütün peygamberler namaz kılardı.bakalım Musa ne yapmış.


Tâ-Hâ 23 Ta ki, sana, (böylece) en büyük ayetlerimizden bazılarını gösterelim.


Tâ-Hâ 24 Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.


Tâ-Hâ 25 Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.
Tefsir

Tâ-Hâ 26 İşimi bana kolaylaştır.


Tâ-Hâ 27 Dilimden (şu) bağı çöz.


Tâ-Hâ 28 Ki sözümü anlasınlar.
Tefsir

Tâ-Hâ 29 Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,


Tâ-Hâ 30 Kardeşim Harun'u.


Tâ-Hâ 31 Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir.
Tefsir

Tâ-Hâ 32 Ve onu işime ortak kıl.


Tâ-Hâ 33 Böylece seni bol bol tesbih edelim.


Tâ-Hâ 34 Ve çok çok analım seni.


Tâ-Hâ 35 Şüphesiz sen bizi görmektesin.


Tâ-Hâ 36 Allah: Ey Musa! dedi, istediğin sana verildi.


Tâ-Hâ 37 Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.
Tefsir

Tâ-Hâ 38 Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:


Tâ-Hâ 39 Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim. *


Tâ-Hâ 40 Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini size bulayım mı?" diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa! *


Tâ-Hâ 41 Seni, kendim için elçi seçtim.


Tâ-Hâ 42 Sen ve kardeşin birlikte ayetlerimi götürün. Beni anmayı ihmal etmeyin.


Tâ-Hâ 43 Firavun'a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı.


Tâ-Hâ 44 Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.
Tefsir

Tâ-Hâ 45 Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.
Tefsir

Tâ-Hâ 46 Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim; işitir ve görürüm.
Tâ-Hâ 47 Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir ayet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.




bakın hikaye aynı hikaye !
mescidi haramdan mescidi aksaya ( uzak mescide ) hicret eden Musaya tekrar göçünü başlattığı yere dönmesi emrediliyor.yani onun zamanındaki mescidi harama ! firavunun olduğu yere !
ve ne deniyor.onun kıblesi çizildikten sonra ne deniyor yukardaki alıntının sonundaki büyütülmüş yere bakın.aynı Muhammede söylenen söz söyleniyor.KORKMAYIN ! çünkü Musa bir mücadele için start alıyor.
Muhammedde aynı startı alıyor.

bunları görenler görür.görmeyenler elbette görmez.Kuranı gerçekten anlamak niyeti ile okuyanlar.müthiş bir kitap olduğunu ve dünyada insana dair şeyleri inanılmaz bir şekilde anlattığını.tek bir cümle ile insanın tarihsel geçmişinde hep yapa geldiği klasik tavırlarının geçmişte ne olduğunu.bir kanun hükmünde basit bir tek cümle ile izah ettiğini görürler.inanın Kuran insana dair olan şeyleri şaşmaz bir muhteşemlikle anlatıyor.ama malesef bunu Kuranda sabırlı olanlar görebiliyor.ona sonsuz güvenenler görebiliyor.benim tavsiyem bu gözle bir okuyun.

Kuranda klasik islamcıların yaptıkları yok.
bakın size mescidi haramın kabe olmadığını izah ettim.aklı olan içinde çok net izah ettim.bana dünyada olandan anlatmayın.çünkü dünyada olan değil benim inandığım.müslümanlar böyle yapıyor öyleyse müslümanlık bu diyemez kimse.müslümanın sorumlu olduğu şey Kurandır.
ve bu Kuranda ne acıdır ki.

namaz = şekilsel namaz değil !
kabe = bildiğiniz o taş bina değil
mescidi haram = kabe değil
Kurban = kesilen kurban değil
bunları görenler görebiliyor.çokta basit bir yolu var.Kurana güvenmek
onun sözleri ile düşünmek.

bakın sadece Kuranın içinden size mescidi haramı.yani klasik anlayıştaki kabeyi anlattım.ve bence çok net şekilde anlattım.aklı olan bu anlatıma itiraz edemez.ancak körler anlamak istemeyenler itiraz edebilir
NARTKAN
selam.
isra 1 ile ola çıkanlar ancak yukarıda anlatılanları görebilir.

yani Kuranda iki tane mescidi haramın anlatıldığını anlalar
biri Musanın mescidi haramı
biri Muhammedin mescidi haramı


nasrettinhocam.
eğer bir cevabın varsa beklerim.
ama lütfen cevap olsun.kalabalık olmasın ?
ben zahmet edip yazıyorum.katılmayabilirsiniz.
ama dalga geçemezsiniz.
nasreddinhoca
Makul izahlara evet, mahsus izahlara hayır...
Şahsi içtihatalarınızı ve de umuma muhalif olduğu halde, saptırıcı olarak yayınlanmasına müsade edileceğini sanıyorsan yanılıyorsan...
Hanifdostlar sitesi var, oranın reklamını yaparsın, web tavsiyesi babında, giden gider, oradaki nick'ini de reklam et tabi...
Atalar dini ile kastınız Hint Kuraniyyun akımının zırvalıkları ise atalarınızı yanına, hindistan gitmenizi öneririm!!!

Kuran'da şekilsel bir namaz yoktur...
Ancak, namazın şeklini Allah Rasulü (sav) öğretmiştir ve bu öğreti aynen kuran gibi korunarak tevatüren gelmiştir...
5 vakittir...dört mezhep, ehli hadis şeklinin aslı konusunda müttefiktir, hatta diğer itikadi mezhepler içinde aynı ittifak geçerlidir...
Gel gör ki hint kuraniyyuncuları kendi fitnelerinden boğulmuşlar, namazın şeklinde, vaktinde dahi ittifak edememişlerdir, zaten niyetleride kurani bir namazı ortaya koymak değildi!!!

NARTKAN
peki şu iki ayet nedir ?
ALINTI

ali imran 96
Okunuş
İnne evvele beytiv vüdia linnasi lellezi bi bekkete mübarakev ve hüdel lil alemin



Diyanet Çevirisi
Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir.


ALINTI
fetih 24
Okunuş
Ve hüvellezi keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi batni mekkete mim ba'di en azferaküm aleyhim ve kanellahü bi ma ta'melune basiyra

Diyanet Çevirisi
O, Mekke’nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.




Allah mekke demeyi biliyorken neden ali imranda ilk evin bekkede yapıldığını söylerken MEKKE diye meal edilmiştir.

kimler ne diye Allahın kelimelerini değiştirmektedir ?



İbrahim Peygamber Lut Peygamber ile yakındır.oysa mekke ile lut havzası çok uzaktır.aralarında yaklaşık 1350 km vardır.
İbrahim Mekke demi bu evi yapmıştır ?

neden EL HALİL diye bir şehir vardır.el halil ne demektir.
ve tesadüfen mi lut havzasına yakındır ?


şu linki inceleyin.
NARTKAN
ALINTI(nasreddinhoca @ Jun 22 2008, 02:46 AM) *

Makul izahlara evet, mahsus izahlara hayır...
Şahsi içtihatalarınızı ve de umuma muhalif olduğu halde, saptırıcı olarak yayınlanmasına müsade edileceğini sanıyorsan yanılıyorsan...
Hanifdostlar sitesi var, oranın reklamını yaparsın, web tavsiyesi babında, giden gider, oradaki nick'ini de reklam et tabi...
Atalar dini ile kastınız Hint Kuraniyyun akımının zırvalıkları ise atalarınızı yanına, hindistan gitmenizi öneririm!!!

Kuran'da şekilsel bir namaz yoktur...
Ancak, namazın şeklini Allah Rasulü (sav) öğretmiştir ve bu öğreti aynen kuran gibi korunarak tevatüren gelmiştir...
5 vakittir...dört mezhep, ehli hadis şeklinin aslı konusunda müttefiktir, hatta diğer itikadi mezhepler içinde aynı ittifak geçerlidir...
Gel gör ki hint kuraniyyuncuları kendi fitnelerinden boğulmuşlar, namazın şeklinde, vaktinde dahi ittifak edememişlerdir, zaten niyetleride kurani bir namazı ortaya koymak değildi!!!


selam.
bu bir cevap değil nasrettinhoca !
ben açıkça ayet koydum ama sen cevap vermedin.
ayrıca verdiğin cevaplar çelişki içindedirler.çelişkilerinde içinde daha derin çelişkiler vardır.
hanifdostları iyi bilirim.gördüğüm kadarı ile sende iyi bilmektesin.
hanifdostlar namazı şeklen savunurdu.ama içinden bir grup aksini iddaa ederdi.sonra bu aksini düşünenler ordan hicret etti.ama zaman içinde hanifdostlarda kalanlarda namazın şeklen olmadığı konusunda düşüncelere yaklaştılar.

namaz konusuna daha girmedim bile.ama umarım tartışamız bu şekilde geçmez.
bellki ki kültürel olarakta hakim birisin.o zaman dininin bana göre TEK sana göre ilk olan kaynağından bana cevap vermek sana zor gelmese gerek !
isra 1 deki özneyi bilmek bu kadar zor ise !
sen namazı nasıl bilebilirsin ki !bu çok daha zoru değil mi.

mezhep imamları bu konuda müttefik deme !
mezhep imamları abdestin farzında bile mütabık değillerdir.
kaldıki sünnete göre namaz kılmak diye bişey teknik olarak mümkün değildir.
ha kafana göre kılmışsın ha sünnete göre.yani mezheplerin sünnet anlayışına göre kılmaktan bahsediyorum.
bu konuya girmeyeceğim.ama bu konu aynen dediğim gibidir.ha mezheplerin sünnet anlayışına göre kılmışsın.ha kafana göre kılmışsın hiç fark yoktur.

ama Kurandaki namaz bildiğimiz şeklen olan namaz değildir.
namaz başka bişeydir.

tehdit ile tartışacaksak.sen burda hakimsin.beni atar yazılarımı silersin olur biter.
buna üzülmemde.ben diyeceğimi demek için dilimi kıpırdattım.ama sen zalim oldun derim geçerim.
ama sen gerçekleri saklıyorsan.vebabilini ödeyemezsin.
tek doğru seçeneğin bildiğin dini bildiğin şekilde savunmaktır.ben soruyorum.
cevapların varsa lütfen ver.yoksa sadece oku.çünkü bu şekilde cevap vermiş olmuyorsun !
ayrıca bu şekilde cevap vermekte ısrar edersen.o şekildeki cevapların içinde içinden çıkılmaz sorular sorabilirim.ama bu konuyu ekseninden çıkarır.bunu istemiyorum.
nasalisister
Allahumme sabiri...
EsLeMNa
Ben böyle konuların bu forumda tartışılmasını bile yersiz buluyorum.Çünkü insanların kafasını karıştırmaktan ve onları doğru yoldan saptırmaktan başka bir işlevleri yok bana göre.Özellikle okuyanlar dini yeni tanıyorlarsa..

Bir ayeti alıp kafanıza göre yorumluyorsunuz.Normalde böyle yazıları okuma gereği duymam ancak merak edip göz gezdirdim,ayeti yazıp altına "açıkça Musa(as)'dır,Miraç yoktur diyor"gibi cümleleri yazmaksa ispatınız doğrunuz kabul ettiğinizi görmemeiz imkansız sanırım.

Yıllarca kafa yormuş,gecesini gündüzüne katmış onca alim var ve bu yolda başını feda eden onca alim var ve onlar hadislerle bunu ispat ediyorlar siz şimdi iki ayeti aradan çekip yanlış yorumlanmış dediğinizde biz sizemi inanacağız?

Lütfen tutarlı açıklamalar yapalım,sonra cevap bekleyelim.
ErKaMReaL
Bu ve buna benzer sorularının cevapları Allah Rasülü (sav)'i tanımaktan geçer.


Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20] (Sadece Allah’a değil, Resulüne de itaat şarttır.)
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80] (Resule uymak, Allah’a uymak demektir.)

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfal 13] (Sadece Allah’a denmiyor, Resulüne de karşı gelen buyuruluyor.)

(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14] (Sadece Allah’a denmiyor, Resulüne de buyuruluyor.)

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36] (Sadece Allah’a denmiyor, Resulüne de karşı gelen buyuruluyor.)

(Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram ettiği şeyi haram tanımayan ve hak dini [İslamiyet'i] din edinmeyen kimselerle; zelil bir halde kendi elleriyle [boyun eğerek] cizye verinceye kadar savaşın.) [Tevbe 29]

(Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: “İşittik, itaat ettik”
demek, ancak müminlerin sözüdür.) [Nur 51] (Mümin olan, sadece Allah’a değil, Resulüne de uyar.)

(Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32] (Demek ki sadece Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.)

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151] (Yalnız Allah’ın değil, Resulünün emrine uymayan da kâfirdir.)

(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36] (Sadece Allah değil, Resulü de bir hüküm verince, kimsenin söz söylemeye hakkı kalmaz.)

(Allah’a ve ümmi nebi olan Resulüne iman edin!) [Araf 158] (Demek ki Resule de iman şart.)

(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13] (Resulüne inanmayan da kâfirdir. Resulullaha inanmak demek, Onun bildirdiklerinin tamamını kabul etmek, inanmak ve hepsini beğenmek demektir.)

(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71] (Sadece Allah’a inanan değil, resulüne de inanan kurtulmuştur.)

Allahü teâlâ, Resulünü hep kendi ile beraber de bildirirken aşağıda ise sadece Resulünü bildiriyor:
(Resulüm de ki; “Bana uyun ki, Allah da sizi sevsin!”) [Al-i İmran 31]
(Ona [Resulüme] uyun ki, doğru yolu bulasınız!) [Araf 158]

(Onun sözü vahiyden başka şey değildir.) [Necm 4]
(Peygamberin verdiğini alın, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]

(Kimi, ona [Resulüme] iman etti, kimi de, ondan yüz çevirdi. Bunlara çılgın ateşli Cehennem yetti. Âyetlerimizi inkâr ederek kâfir olanları elbette ateşe atacağız.) [Nisa 55-56] (Resulünün hadislerinden yüz çeviren kâfirdir.)

(Hayır, Rabbine andolsun ki ihtilaflarda seni hakem edip verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmeyen iman etmiş olmaz.) [Nisa 65] (İmanlı, Resulullahın hükmüne razı olur.)

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Kur’andan başka şeye uymayız diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]
(Hadisi bırak, Kur’ana bak diyerek bana inanmayanlar çıkacak.) [Ebu Ya’la]

(Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]
(Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]
(Bana uyan Cennete girer, isyan eden Cennete giremez.) [Buhari]
NARTKAN
ALINTI(EsLeMNa @ Jun 22 2008, 12:34 PM) *

Ben böyle konuların bu forumda tartışılmasını bile yersiz buluyorum.Çünkü insanların kafasını karıştırmaktan ve onları doğru yoldan saptırmaktan başka bir işlevleri yok bana göre.Özellikle okuyanlar dini yeni tanıyorlarsa..

Bir ayeti alıp kafanıza göre yorumluyorsunuz.Normalde böyle yazıları okuma gereği duymam ancak merak edip göz gezdirdim,ayeti yazıp altına "açıkça Musa(as)'dır,Miraç yoktur diyor"gibi cümleleri yazmaksa ispatınız doğrunuz kabul ettiğinizi görmemeiz imkansız sanırım.

Yıllarca kafa yormuş,gecesini gündüzüne katmış onca alim var ve bu yolda başını feda eden onca alim var ve onlar hadislerle bunu ispat ediyorlar siz şimdi iki ayeti aradan çekip yanlış yorumlanmış dediğinizde biz sizemi inanacağız?

Lütfen tutarlı açıklamalar yapalım,sonra cevap bekleyelim.




selam !
buyrun İbrahimin babasının cevabı.
SEN ATALARIMIZDAN DAHA MI İYİ BİLECEKSİN !!!
sen evliyadan daha mı iyi bileceksin.

evt ben evliyadan daha iyi biliyorum.malesef bu böyle.evliya denilenlerin çoğu acınacak halde olduğu için malesef onlardan daha iyi biliyorum artık.aradığınız cevap bu ise ! ben sözümü esirgemem !
NARTKAN
evliya bu ayete miraç demiş.
namaz miraçta emredilmiş.
önce 50 vakitmiş.ama Peygamber gökten geri dönerken yolda Musa ona sormuş ne götürüyorsun ?
50 vakit namaz !
Musa demiş ki ben insanların arasında kaldım ! bu onlara çok gelir.
sen Allaha yalvar bunu azaltsın !
bunun üzerine Peygamber Allaha yalvarır ama her seferinde dönüşünde Musa yine verilen namaz adedini çok bulur.
en son Peygamber 5 vakit ile geri dönerken yine Musa ile karşılaşır.
ve yine bu çok der.
ama PEYGAMBERDE ŞAŞILACAK ŞEKİLDE DER Kİ !
BEN ARTIK UTANIRIM ! DAHA FAZLASINI İSTEYEMEM !

pessssssssssss !!!
pesssssssssssssssssssssss !!!
pessssssssssssssssssssssssssssssssssssssssss !!!

hani bu evliya en büyük Peygamber Muhammeddi diyordu !
Musa nasıl Peygamberimizden daha çok biliyor.
bunu bırakın Musa NASIL OLUYORDA ALLAHTAN ÇOK BİLİYOR.
nasıl oluyorda Peygamber Allah ile pazarlık yapıyor.
işte sizin evliyanızın acınacak hali budur !!!

ONLAR BU DİNE HİZMET ETMİYOR.AKSİNE KÜFÜR EDİYOR.
ama siz kör kesilip İbrahimin babası gibi Kuranı duyup hurafeye takas ediyorsunuz.yazıklar olsun böyle mantığa !

hem hadiste 5 vakit namaz farz olundu diyorsunuz.
ama Kurandan 5 vakti bulamıyorsunuz.
yine hadisten sünnetten Peygamber aslında 3 vakit olan namazı 5 vakit kılmıştır diyorsunuz.o zaman 5 vakit namaz nasıl FARZ OLABİLİYOR.
3 VAKİT FARZ 2 VAKİT SÜNNET OLMALIYDI OYSA !
siz bu evliya dediklerinizin peşine düşüp şaşkın olmuşsunuz.ve gerçekleri göremiyorsunuz.
Allah sizlere akıl versin ben size daha ne diyeyim.

ben daha Kurandan namaza dair yüzlerce ayete girmeden siz uydurma evliya dininde tutturdunuz yine !bu Allahın kitabından anlatılandır zaten.
onun kelimelerine hürmet edenler ilim sahipleridir.akıl sahipleridir.
çoğu bunu bilmezler !yazık ki bilmektende imtina ediyorlar !
çok yazık !!!

evet o evliyaların hiçbişeyden haberleri yoktur.onlar şaşkınlardır.
bana burada sünnete göre namaz kılıyoruz dediler.4 mezhebin sünnetine göre.bir insan sünnete göre namazı ha kılmış ha kılmamış
hiç önemi yok ! istesede sünnete göre namaz kılamaz zaten.ama istemesede kılabilir.hiç bir şey değişmez.
ErKaMReaL
NARTKAN ; Benim yazmış olduğum ayetleri Kurandan çıkartalım mı ne dersin ?
NARTKAN
selam.
dostum ben senin ne yapmak istediğini nasıl yapmak istediğini çok iyi biliyorum.çünkü ben bu forumlarda 20 bin yazı yazdım.200 bin yazı okudum.

yapacağın şu.
Peygambere uyun ayetlerini ortaya koyup
sonra peygambere uymak için rivayet edilen hadisleri ortaya koyup
sonra hadisin yolunu açıp konuyu meşrulaştırmak

hedefin bu !
ama ben o yola girmem.o yola girersemde iyiyimdir o konularda.
o yola girersem bu seferse sen o yolda çok acı çekersin.girdiğine pişman olursun.çünkü o yol pişmanlığa götürür.

bu sebeple bana hadis ile meşruluk getirmezseniz sevinirim.
Kuran ortada ve kitap açık.herşeyi bir bir ve çeşitli misallerle anlattığınıda ifade ediyor.EKSİK DEĞİL ! DEMEK Kİ TAM !
o halde başka şeye ihtiyaç yok.ben zaten konuyu Kurandan örnekledim.
hadise girmedim.o zaman sorumun cevaplarınıda Kurandan istiyorum.

yok eğer illa hadisten gidilecekse.buyrun gidin.ama oradan çok can yakarım !
NARTKAN
ALINTI
A'RAF suresi 185. ayet
Okunuş
E ve lem yenzuru fi melekutis semavati vel erdi ve ma halekallahü min şey'iv ve en asa ey yekune kadikterabe ecelühüm fe bi eyyi hadisim ba'dehu yü'minun

Diyanet Çevirisi
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama , Allah’ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?

Diyanet Vakfı
Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O halde Kur'an'dan sonra hangi söze inanacaklar?

Elmalılı Orijinal
Bunlar Göklerin ve Yerin ve Allahın yarattığı her hangi bir şey'in bütün tedbir-ü melekûtü (bütün şüunatiyle zapt-u tasarrufunu tedbir ve idare eden kudret ve saltanatın azameti) hakkında bir nazar yürütmedilerde mi? Ve şu ecellerinin cidden yaklaşmış olması ıhtimalini bir düşünmedilerde mi? O halde buna iyman etmedikten sonra hangi söze inanırlar


ALINTI
casiye 6
Okunuş
Tilke ayatüllahi netluha aleyke bil hakk fe bi eyyi hadisim ba'dellahi ve ayatihi yü'minun

Diyanet Çevirisi
İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

Diyanet Vakfı
İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah'ın âyetleridir. Artık Allah'tan ve O'nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?

Elmalılı Orijinal
İşte bunlar Allahın âyetleri, sana onları bihakkın okuyoruz. Artık Allahın âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanırlar?


ALINTI
mürselat 50
Okunuş
Febieyyi hadiysin ba'dehu yu'minune.

Diyanet Çevirisi Onlar artık ondan (Kur’an’dan) sonra hangi söze inanacaklar?

Diyanet Vakfı Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar.

Elmalılı Orijinal Artık bundan sonra hangi söze inanacaklar?



bunlar hiçbişey değil daha.
senin sözünün çok daha ötesini bulurum.


ErKaMReaL
NARTKAN

20 bin yazı yazmış 200 bin yazı okumuşsun ama henüz mesleyi anlayamamışsın .Zaten Allah (cc) Yahudiler de bu meseleyi anlayamayınca onlara "kitap yüklü eşşek" demişti....

Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez. (Cum'a Suresi, 5)

Herneyse konumuza gelelim ; Hadis mevzusunu çözememiş olmanı gaflet içinde olmana , agnostik takılma imajına bağlıyorum. Yinede herşeye rağmen Kur'an sana ne diyor bak bakalım ;

"Peygambere uyun ayetlerini ortaya koyduğun yola ben girmem" yazmışsın . Yani bu senin baştacı yaptığın kitabın bir kısmını kabul edip bir kısmını kabul etmemek oluyor değil mi ?

....Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. (Bakara Suresi , 85)

Görüyorsun ki kendi baştacı yaptığın kitab sana nasılda cevap veriyor.Sen Kur'anun ayetlerini nasil oluyorda inkar ediyorsun ? Resül'(sav) e ittat edin ayetini nasil anlıyorsun ? Bak Kuran senin inkar ettiklerin konusunda sana ne cevap veriyor ;

(Allah’a ve Resulüne itaat edin! [uymayıp] yüz çeviren [kâfirdir] Allah da kâfirleri sevmez.) [A. İmran 32] (Demek ki sadece Allah’tan değil, Resulünden de yüz çeviren kâfirdir.)

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfal 13] (Sadece Allah’a denmiyor, Resulüne de karşı gelen buyuruluyor.)

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151] (Yalnız Allah’ın değil, Resulünün emrine uymayan da kâfirdir.)

ve daha niceleri...

Resülü devre dışı bırakan bir anlayış ile aynı dine mensup olamayız. Bu anlayış sahiplerinin kafasındaki Allah(cc) ve Kuran bizim (müslümanların) Allah(cc) ve Kuran isimleriyle aynı ama anlayış olarak aynı değildir. Anlayış nasil olacak bunuda Kur'an bize açıkca söylüyor zaten.

(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) [Bekara ,151]

Çok iddalı şekilde yazıyorsunuz ama sizi burada canınızı yakmak değil iki kelime ile yerin dibine geçirmek çok ama çok kolay. Burada meseleleri bilmeyen yığınlar olduğunu düşünmekten vazgeçin kendi imanınızı sorgulayın ...
Zemahşeri
1400 senedir sadece senin ve senin gibi düşünen bir kaç kişinin dışında tamamı yanlış bilinen bir din hak bir din olabilir mi? Bu nasıl bir din ki %90 ı yalan üzerine kurulmuş ve doğruluğunun anlaşılması ve keşfedilmesi için 1400 senenin geçmesi beklenmiş. Bu dini bu kadar anlaşılmaz yapan evliyalar ve islam bilginleri diyorsun bende diyorumki eğer sen haklı isen ve bu din bu kadar anlaşılmaz ve anlaşılmamış ise bunun müsebbibi bilginler değil bu dini açıkca gönderemeyen aciz kalan yaratıcıdır. Ben Allah'ın dinini iletmekte aciz olduğuna inanmıyorum. İnananlar var ise keşiflerine devam etsin.
musalli
NARTKAN kardeşim,senin gibiler bu forumda çok boy gösterdi ama senin yazım üslubun

çok farklı,çok içten ve eğlenceli yazıyorsun.zevkli bir konu olacağa benziyor biggrin.gif

gittiği yere kadar devam,takip ediyorum good.gif comico.gif
TEVHİD
ALINTI
.evliya denilenlerin çoğu acınacak halde olduğu için


Çoğu demişsiniz.O zaman sizin itmad ettiğiniz kişiler var.Bu kişilerin kimler olduğunu söyleyebilir misiniz?

Selam ve dua ile
TEVHİD
ALINTI
İsrâ 1 Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
Tefsir


Kardeşim

Bu ilk ayetten yola çıkarak yoruma başlamışsınız.Ama ayete okuyup iyice tefekkür edersek "Daha önce ayet gönderilmişti de şimdi devamını gösteriyoruz" tarzında bir mana çıkmadığını görmekteyim.
1. ayeti takip eden diğer ayetlerin de sadece Allah tarafından geçmişteki yaşanılan örnekler olduğunu görmekteyiz.
Bu sebeple de sizin iddia ettiğiniz husus havada kalmaktadır diye düşünmekteyim.

Selam ve dua ile
RAzdAR
ALINTI(NARTKAN @ Jun 22 2008, 03:06 PM) *

selam !
buyrun İbrahimin babasının cevabı.
SEN ATALARIMIZDAN DAHA MI İYİ BİLECEKSİN !!!
sen evliyadan daha mı iyi bileceksin.

evt ben evliyadan daha iyi biliyorum.malesef bu böyle.evliya denilenlerin çoğu acınacak halde olduğu için malesef onlardan daha iyi biliyorum artık.aradığınız cevap bu ise ! ben sözümü esirgemem !


evliya denilenlerin çoğu acınacak halde ise ve kendiniz onlardan daha iyi biliyorsanız ve bu denli sözünü esirgemeyen, cesursanız şunu söyleyeblirim ki kendini yalancı peygamber, mehdi vb. ilan edenlerde böyleydi..
şimdi size hangi sıfatla itibar edelim??
TEVHİD
ALINTI
önce 50 vakitmiş.ama Peygamber gökten geri dönerken yolda Musa ona sormuş ne götürüyorsun ?
50 vakit namaz !
Musa demiş ki ben insanların arasında kaldım ! bu onlara çok gelir.
sen Allaha yalvar bunu azaltsın !
bunun üzerine Peygamber Allaha yalvarır ama her seferinde dönüşünde Musa yine verilen namaz adedini çok bulur.
en son Peygamber 5 vakit ile geri dönerken yine Musa ile karşılaşır.
ve yine bu çok der.
ama PEYGAMBERDE ŞAŞILACAK ŞEKİLDE DER Kİ !
BEN ARTIK UTANIRIM ! DAHA FAZLASINI İSTEYEMEM !


Bu konuda sizinle hemfikirim.Ben de böyle bir hadis olamayacağını düşünmekteyim.

Salat (namaz) konusuna gelince;
Bizler 2 vakit fazlasını kılıyoruz diyelim.Resulullahın böyle yaptığına inanarak.
Bu bizden birşey eksiltmez ki. İmanımızdan da birşey eksiltmez.Sadece böyle bir uygulama yoksa, varmış gibi gösterenleri bağlar ve birçok insanın vebali yüklenilir.
Önemli olan bu değil.Önemli olan insanın yaradılış gayesini bilmesi ve bu gayeye uygun olarak yaşamını idame ettirmesidir.
Bakın bu hususta Niyazi Mısri ne demiş:
Salmu salat ve hac ile
Sanma biter zahid işin
İnsan-ı Kâmil olmaya
Lâzım gelen irfan imiş.

Bizler samimi ve irfan sahibi olmaya gayret edelim inşallah.
Allah'a emanet olunuz.

Selam ve dua ile
NARTKAN
selam ErKaMReaL
lütfen bu kadar basite indirgemeyin.ayetleri koymaya vakit olmadı.
ben Kuranın her kelimesine iman ederim.sizde biliyorsunuz ki.verdiğim ayetler kapalı bir devreye ait ayetlerdir.

bana Peygambere uyun ayetleri örnek gösterildi.sonrasındada hadislerden bu ayetleri delecek bir kaç hadis örneklendi.bu şekilde Kuranın sınırlarını delmek amaçlandı.bana ayetlerin bir kısmına uyup bir kısmına uymuyorsun diyenler.Peygamberin görevi ile ilgili ayetleri neden koymuyorlar.


En’âm 50
(Mekkî 55) De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?

En’âm 92
(Mekkî 55) Bu (Kur'an), Ümmü'l-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.

A’râf 2
(Mekkî 39) (Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

A’râf 63
(Mekkî 39) (Allah'ın azabından) sakınıp da rahmete nail olmanız ümidiyle, içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı?"

Meryem 97
(Mekkî 44) (Resulüm!) Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık.


Furkân 1
(Mekkî 42) Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ı indiren, Allah, yüceler yücesidir.


Furkân 52
(Mekkî 42) (Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik..) O halde, kafirlere boyun eğme ve bununla (Kur'an ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver!


Sâd 70
(Mekkî 38) Ben ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.


Ahkâf 9
(Mekkî 66) De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.




işte bunlarda ayet.hiç kimse Kurandan yola çıkıp bu sözü Kuran dışına taşıramaz ! Peygambere uyun diyenlerin yolunu yine Kuran keser.insan elbette peygambere uyacak.ama Kuranın dışında değil bu uyma.yine Kuranın içinde ! çünkü Peygamber uyarısını Kuran ile yapıyor ve kendiside ona uyuyor.Kuranı Kuran yapan Muhammed değil.ama muhammedi muhammed yapan Kurandır ! ikisinin arasındaki farkı iyi anlamak lazımdır.

kısaca Peygambere uymak şart
Peygamberin uyarısı Kuran
uyulacak olanda Kuran !
Kurana uymayan Kuranı eksik gören asla Peygambere uyamaz.

hadis işine hiç girmiyorum.çünkü ordan külli zarar edersiniz.

ayrıca konu ekseninden uzaklaşıyor.

ayetler ile hayat yada ilim örtüşmüyor ise !
bilin ki ayet doğru ilim yanlıştır !
bir zaman einstein evren genişlemesin diye sabit koymuştu.
oysa Kuranda evren genişlemekteydi.şimdi biz o zaman ilime uyup Kuranı terk mi edecektik ! elbette Kurana inanacaktık.nitekim Kuran doğru çıktı.ilim yanlış çıktı.
o yüzden Kuran daima doğrudur.uyulacak olan tek gerçek Kurandır.
eğer ki tarih-evliya-kültür vs Kurana uymuyorsa
o zaman ben ne o tarihe inanırım.ne kültüre inanırım.ne evliyaya inanırım.

ayetleri buraya yazdığım zaman görenler görecek ki.
Kuran yaşanılan bilinilen dinden uzak !
birileri almış bu dini uzaklara götürmüş.Kurandan uzaklaştırmış
namazıda bozmuş kıbleyide bozmuş herşeyide bozmuş.
ama yine su gibi üste çıkıp en büyük Kurancı onlar olmuş
onlar Kurandan ellerini çekecekler.onların ellerine dillerine yakışmıyor.





ErKaMReaL
Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berekâtuhu

Eğer diyorsan ki ; Peygamberi (sav) putlaştıranlar var O'nlara hitaben ben böyle konu açtım ve derdimi anlatmaya çalışıyorum o zaman seninle aynı fikirdeyim.Hadis mevzusundaki görüşlerinin hepsine katılmamakla birlikte israliyatın bulaştığı hadisler olsun yada senedi sepeti sağlam olmayan hadisler olsun bu konuda sıkıntılar had safhada ... Bir meydan okuyuş ile değil ilmi olarak bunun adının konmasına uğraşmak daha mantıklı olacak . Tabi insanlar buna hazır değiller buda ayrı bir mevzu...

Yazmış olduğun ayetler Peygambere itaat ile alakalı ayetlerle sanki nesh/mansuh ilişkisi varmış gibi bir izlenim vermeni garipsedim.Benim yazdığım ve senin yazdığın ayetler bir bütün içinde birbirlerini doğrulayan ayetlerdir.Elbette Peygamber (sav) kalkıpda keyfine göre emir veren haram/helal belirleyen bir insan değil.Bu konuda tefsir ve siyere baktığımız zaman bunun nasil bir itaat nasil bir konumda olması gerektiğini zaten görürürüz.Ama bunu farklı algılayanlar Peygamber(sav) insan olmaktan çıkartabiliyor , ALLAH(CC) ile eş düzeye koyabiliyor yada "o sıradan basit bir insandır" gibi anlayışlara sahip olabiliyorlar.Kafalardaki Peygamber (sav)'e vurgu ise yapmak istediğin güzel fakat Peygamberi(sav) yok saymak yada bunun gibi negatif vurgular yapmaksa yazışalım.

Elbette bilim (yada ilim) Kur'anı doğruluyorsa alırız yoksa almayız.Bu konuda hassas olunması gereken bir konudur.Değindiğiniz iyi olmuş .Şu an anlaşılan ve yaşanılan Kuran ile kitapda yazılı bulunan Kuran arasında çok fark olduğunu görmemek elde değil.Şimdi namazı bozmuş derken aslında derin bir konuya giriş yapmışsınız bu okunup geçilecek bir cümle değil.Bunlar tek tek açılmalı neyi kastettiğinizi açıkca yazmalısınız ayrıca kıblenin bozuluşuda...

Saygılarımla
NARTKAN

İsrâ 89
(Mekkî 50) Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkarcılıktan başkasını kabullenmediler.

Kehf 54
(Mekkî 69) Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.



işte Kuranın ve dinin sınırını gösteren apaçık ayetler !
şimdi bu Kuran eksik mi de siz Kuranın dışından delil getiriyorsunuz.
ben kesinlikle Kuranı eksik kabul edenlerden başka söz almam.
hadis bana uzaktır.
hadis bana yakın diyenler Peygambere uy diyenler.önce Kuranı daha iyi okusunlar.

Kuran eksik değildir ! bu bir !!
ve Peygambere uymak Kurana uymaktır ! bu iki !!
ayetlerle sabittir Peygamber Kuran ile uyarmaktadır !! buda üç !!
kimde bu dini Kuran dışına taşıramaz.
taşıran bu 3 duvara toslar.ve bu ayetlere hesap vermek zorunda kalır.



kaldıki !
buna mantıkta izin vermez.
hadiscilerin mantığı şudur.

1.kaynak Kuran
2.kaynak hadis sünnet
3.kaynak icma

şimdi derler ki.eğer bir hüküm Kuranda yoksa ! o zaman hadise sünnete ondada yoksa icma ya bakarız !
yahu bu söz hem Kurana hem mantığa ters.
çünkü yine hadisciler der ki Kurandan onay alamayan bir hadis sahih değildir.
hadis mutlak suretle Kuran süzgecinden geçmek zorundadır.hadis başka türlü rüştünü ispat edemez.

bu durumda bu nasıl bir mantık olur !

teknik olarak Kuranda olmayan bir konu nasıl olurda Kurandan onay alıp sahih olur !
yani hadis Kurana + 1 değer katamaz.kendi iddaası gereği katamaz.çünkü hadis Kurandan onay almazsa geçerliliği tartışılır.tartışılan bir şeyde asla din olamaz !
şüpheli bir din zulum olur !


Yûnus 37
(Mekkî 51) Bu Kur'an Allah'tan başkası tarafından uydurulmuş bir şey değildir. Ancak kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab'ı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, o alemlerin Rabbindendir.

siz Kuranın bir ayetinden şüphe ediyormusunuz !
bu sahih yada sahih değil diye endişe ettiniz mi
ama hadis için bunu yapmadığınız bir hadis var mı !!!


kaldıki sahih hadise ne ihtiyaç var ben bunu anlamıyorum.
komşusu açken tok yatan bizden değildir.
şimdi diyelim ki bu sahih.ve üstüne mütevatır ve üstünede her türlü garantlili bir hadis olsun.
bunun bize katkısı ne !
zaten Allah dağ gibi yığma zekat ver zekat ver zekat ver diye bin kere söylemiyor mu !
paylaşmakla artar demiyor mu !
Kuran eksik mi de siz hadis peşinde koşup kendinizi yoruyorsunuz


NARTKAN
selam.
32 numaralı mesaja cevabım.

canım kardeşim.esas olan ayetlerdir.bize ayetler yeterli.hatta artmakta bile.
ayete güvenmeyeceğizde neye güveneceğiz !

ben Kurandaki namazı anlatacağım .
şuan kılınan namaz ile ne kadar uzak olduğunu örnekleri ile ayetleri ile tek tek izah edeceğim.
emin olun ki Kurandaki namaz ile yaşadığımız namaz arasında hiçbir bağ yoktur.
Kuranın namazı malesef bilinenden bambaşka bir namazdır.
NARTKAN
ALINTI
Bu yazı İşte Kuran sitesinden alıntıdır.

Hakkı Yılmaz

Salavat getirmek/salavatı şerife



Maalesef din diye inandığımız ve yaşadığımız Ku’an’daki halis/saf Allah’ın dininden başka bir şey durumundadır. Dil-din ilişkisi açısından hareketler yüzlerce kavramın içi boşaltılmış, binlerce sözcüğün anlamı saptırılmak suretiyle kimsenin işine yaramayan (din tüccarları hariç) bir ucube din ortaya konmuştur.

“Salavat getirme”, “salavatı şerife okuma” da yukarıda değindiğimiz maddelerden bir tanesidir. Ki bu konuya ahzab suresinin 56. ayeti yanlış mealler verilmek suretiyle ve de yanlış tebyinlerle (onlar maalesef tefsir diyorlar) tahrifat yapılmıştır. Öyle ki çeşit çeşit salavatı şerife modelleri (salaten tünciye, salat an nariye, salatı terficiye vs. gibi) oluşturulmuş ve bu model model salavatları okumak her ibadetin önüne geçirilmiştir. Dikkat ederseniz görürsünüz ki camilerde imam namaz sonrasında okuduğu duadan (yaptığı dua değil, zira o da şablon) sonra “lillahil fatiha” der. Yani,Allah için bir Fatiha okuyun der. İşte bu sırada fatiha okumaz, Herkes “Allahümme salli ala seyyidina… diye salavat okur. (Buna iyi dikkat ediniz.) Şefaat buna bağlanmış ve salavat getirmekle ilgili onbinlerce hadis uydurulmuştur.İşte ayet. Herhangi birkaç mealden sunalım, sonra da olması gereken meali sunalım ve gerekli talileri yapalım.


Şüphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin.

(Ali Bulaç)

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin (Diyanet meali)


Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber`e salat ederler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin. (Y. Nuri Öztürk)


Muhakkak ki, Allah ve melekleri, peygambere hep salat ile ikramda bulunurlar. Ey iman edenler, haydi ona teslimiyetle salat ve selam getirin! (Elmalılı)


Salavat:


Bu meallere ve daha yüzlercesine bakarsanız görürsünüz ki Allah ve melekler peygambere salavât getirirmiş, Müslümanlar da getirmeliymiş. Yani diğer bir ifadeyle, onlara göre Allah kendi yaptığını, meleklere yaptırdığını biz mü’minlere de yaptırtmak istiyor ve bunu kesin ve vurgulu olarak emrediyor.(!)

Nedir bu salatta bulunmak, salavat getirmek?


Kime sorarsanız sorun, hangi ilm-i hale bakarsanız bakın: Salavât getirmek . “Allahümme salli….. yada bunun değişik versiyonlarını söylemek” demektir.



Maalesef böyle öğrettiler, gerçeği bizden sakladılar, Türkçe diye sundukları da Arapça oldu, kimse de sözcüklerin gerçek anlamını öğrenemedi.

Salavat getirme ya da salavatı şerife okumanın ne anlam taşıdığını anlamamız için “salat” sözcüğünün analizini yapıp sözcüğün gerçek anlamını bulmak zorundayız.

Kur’an’a baktığımızda göreceğiz ki Ahzap suresi âyet 43 de ifade edildiğine göre Allah ve melekler sadece peygamber efendimize değil biz mü’minlere de karanlıklardan nura çıkmamız için salavât (!) getiriyorlar. Bunda hiç şüpheniz olmasın.

Ayrıca Bakara suresi âyet 157 de Allah’ın denemek için korku, açlık, mal noksanlığı, can noksanlığı, meyveler-ürünler noksanlığı verdiği zaman sabredip, kendilerine bir musıbet isabet ettiği zaman teslim olup muhakkak biz, Allah içiniz ve şüphesiz ona dönücüleriz” diyenlere “rabblerinden “rahmet” ve “salavât (!)” vardır. deniliyor. Kısaca Allah sabırlılara da salavât (!) getiriyor.

Ayrıca Tevbe suresi âyet 99 ve 103’te Peygamberin salavatından (!) bahsedilir. Mutlaka okuyup anlayınız.


Şimdi bu yanlış “salavat” anlayışına göre oluşan istifhamları bir düşünün. Allah, peygamberi ve kulları için kime salavât getirsin?

Niçin getirsin? Nasıl getirsin? Zira yaratan O, yaşatan O, affedecek O, Maliki yevmiddin O. Öyleyse bunun mantığı ne? Allah Cc. kendisi melekler bir salavât korosu mu kurmuşlar da bizleri de o koroya katılmaya dâvet ediyorlar? Bizim sabah akşam yüzlerce kez getirdiğimiz salavâtın kime ne faydası var. Kime ne faydası olur? Peygamberini affedecekse, ona merhamet edecekse bize yalvarttırarak edeceğine direkt kendisi affediverse olmaz mı?


Kılıf hazırlanmaya çalışılmış: Efendim, salât Allah’a nispet edilirse “kullarına rahmet etme “anlamına, meleklere nispet edilirse “Allah’tan kullar için af dileme” anlamına, kullara nispet edilirse “duâ” anlamına gelir. Bu tarz hileler meselenin daha girift hal almasından başka bir işe yaramaz.. Bu mânâlar, maalesef işin içinden çıkılamadığı için uydurulmuştur. Hakikatle alakası yoktur. Bakara suresi 157. âyete iyi dikkat ediniz. Orada “ İşte böyleleri üzerine Rablerinden salavât/destek/ yardım ve bir rahmet vardır.” buyurularak “rahmet” ve “salâvat”’ın ayrı ayrı şeyler olduğu ifade edilir. Öyleyse bu meselenin hakikati nedir? Bu meselenin hakikati salât sözcüğünün hakiki anlamına dönmek ve ondan sapmamaktır.


Gelelim tahlile:

“Salât” sözcüğü yapı olarak görünüş itibariyle “saly” ve “salv” köklerinden türemiş olabilir. Dilbilgisi kurallarına göre her ikisi de olabilir. Zira her iki sözcük de “nâkıs”tır. Yani son harfleri harfi illettir. Dikkat çeken bir husus da “salv” kökünden olan kalıpların çekimlerinin bir çoğunun “galb” neticesi “ya” ya dönüşmesidir. Ki, üzerinde ciddi bir araştırma yapılmazsa bu bir çok karışıklığa neden olabilmektedir.

Biz Arapça’daki bu mastarlar üzerinden tahlil ve anlamını açıklayalım. Birincisi:

Saly: Ateşe atmak-ateşe girmek anlamına gelir. Bu mânâda el Hakka suresi 31.âyette kullanılmıştır:

“Sonra cahime (cehennem) sallayın onu. (sallûhû)”

Bu kökten türemiş olarak ve bu anlamda Kur’ân’da “islavhâ, yeslâ, veseyeslavne, seüslîhi, layeslâhâ” gibi farklı kalıplar ile bir çok kez yer alır.

Türkçe’deki sallamak ve yaslamak sözcükleri de Arapça’daki “Saly” sözcüğünden gelmiştir.

İkincisi:

Salv: İsim olarak uyluk, fiil olarak “uyluklamak” yani uylukları hareket ettirmek demektir. Ki kişi herhangi birisinin sırtındaki yüke veya herhangi bir hayvana yüklenmiş ağır yüke destek vermek isterse uyluğun (bacağın diz ile kalça arasındaki bölümünü) birini kaldırır, uyluğu yatay haline getirip yükün altına uzatır, destek sağlar.


“Salât” sözcüğünün aslı “salvet”tir. Kelime nakıs (sonu harfi illetli) olduğundan genel dilbilgisi kuralları gereği “salât” şekline dönüşmüştür. Bize göre “salât” sözcüğünün kökü kesinlikle “salv” dır “saly” değldir. Zira kelimenin çoğulunda kelimenin asıl harfi olan “vav” açıkça ortaya çıkmakta; çoğulu “salavât” olarak gelmektedir. Bunun bir çok örneği daha vardır. Meselâ “gazâ/savaştı” sözcüğü aynı konumuz olan “sallâ” (mastarı salât’tır) sözcüğüne benzer. Onun mastarı “gazve”, Gazve’nin çoğulu “gazevât” olarak gelir. Diğer fiil çekimlerinde de “gazâ”nın “vav”ı, ya “ya”ya kalb olur yahut da düşer yok olur.

“Saly” sözcüğünün anlamı ile “Namaz, dua yakarış, çaba, gayret, destek” anlamları arasında herhangi bir anlam ilişkisi kurmaya da imkanı yoktur.

Eğer “salât” sözcüğünün kökünün “saly” olduğunu varsayarsak çok enteresandır ki Kevser suresindeki “salli” emrinden “onu ateşe at” ve Ahzab suresi 56. ayetteki “sallû aleyhi” den de Muhammed’i ateşe sallayın, atın” anlamı çıkarmamız gerekir.

Doğal olarak sözcükler yan anlamlara kayarlar. Ama hep ana eksen etrafında olur bunlar. Kesinlikle ana eksen kaybolmaz. Ki örneklerini “Nahr, Ebter” sözcüklerinin tahlillerinde görebilirsiniz.

Tamam böyledir ama yine de bu çok ciddi meselede her insanın zihninde bir “acaba” mutlaka kalır. İşte o istifhamı Kur’ân zihnimizden çeker alır. Zira “Salv, Sallâ, salât” sözcüğünün açık anlamı 75/Kıyamet suresinin 31, 32. âyetlerinde çok bariz olarak açıklanmıştır. Ki orada bu sözcüklerin karşıt anlamları da verilmiştir. Şöyle ki: “Felâ saddaqa velâ Sallâ velâkin kezzebe ve tevellâ = O, ne tasdik etti ne de çaba harcadı/destekledi. Ama yalanladı ve geri durdu.” Âyette dört eylem yer almış, ikisi diğer ikisinin karşıt anlamı olarak gösterilmiştir. Âyette “saddaka”nın karşıtı “kezzebe” Yani “tasdik etmenin” karşıtı “tekzib etme”; “sallâ” fiilinin karşıt anlamı olarak da “tevellâ = sürekli geri durmak, sürekli yüz dönmek, lakayt kalmak, ilgisizlik, pasiflik, ve yapılmakta olan girişimleri kösteklemek ” fiili gösterilmiştir. “Tevellâ” sözcüğü kalıbı itibariyle süreklilik anlamını taşır. Buradan hareket edersek “sallâ”, “tevellâ”’nın karşıtıdır. Yani anlam olarak “destek olmak, seyirci kalmamak” anlamındadır.


İş burada bitmedi. Salât sözcüğü nasıl yanlış girdiyse İslâmi hayatımıza, “selâm” ve “teslîm” sözcükleri de yanlış girmiş durumdadır. Âyeti celilenin “ve sellimû teslimen” kısmının da tavzih zarureti doğmuş durumdadır. Zira elinize hangi meali alsanız âyeti celiledeki bu, mü’minlere verilen ikinci görev için “….ve tam bir teslimiyetle selam veriniz!” dendiğini göreceksiniz.(Bazı kelime farklılıkları olabilir.) Halbuki sözcüklerin gerçek manaları üzerinde dikkat gösterilse kolay kolay bu hata yapılmaz. Şöyle ki:

Âyette geçen “sellimû” ve “teslîmen” sözcüklerinin kökü, “slm” harflerinden oluşan muhtelif harekelerle de ifade edilebilen “selm, silm” kökleridir. Hangisi kabul edilirse edilsin manasında “selâmetlik” yani eski tabirle “isabeti mekruhtan emin olmak” anlamını taşır.

Konumuzdaki “sellimû” ve “teslimen” ifadeleri ise mezidattan “tef’il” babından emri hazır ve mastardırlar. Bu babda anlam: “emin etmek, korumak, güvenlik sağlamak”’tır.( “Sellemehüllah, Allah onu korudu, onun güvenliğini sağladı.” diye kullanılır. Burada mana: “ve tam bir güvenlik sağlamak suretiyle Peygamberin güvenliğini sağlayınız!” demektir. Yoksa “padişahım çok yaşa”, “yaşasın kral” misilli şeyler bir şey ifade etmez. Padişahı çok yaşatmak için, kralın yaşaması için canla başla çaba harcamak gerekir. Laf ile lak lak değil.


Şimdi bahsimizde yer alan âyetin manası şöyle olur:


Ahzap suresi âyet 56:


“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!”


Örnek verdiğimiz ayetlerin de gerçek ifadesi şöyledir:


Ahzap suresi âyet 43.


“O, odur ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kendisi ve melekleri (yüsalli aleyküm) sizin için gerekeni yapıyor/ size destek oluyor. Zaten O, inananlara karşı çok çok acıyıcıdır.”


Bu âyetin mealini bir de şu âyetle karşılaştırın. Allah’ın salât’ının nasıl olduğunu ne demek olduğunu ne ma’naya geldiğini kendiniz a de anlayacaksınız.


Hadid suresi âyet 9:


“O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok çok şefkatli, çok çok acıyıcıdır.”


Görüldüğü gibi Allah’ın salavâtına/yardımından, desteğinden bir tanesi de “Kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indirmesi”’dir.


Ahzap suresi 56. âyetin yer aldığı sure, özel bir suredir. Orada Peygamberimizin özel hayatı, aile hayatı, sırlarını, misyonu, eşlerinin konumu, görevleri ve ayrıcalıkları yer alır.. Konumuz olan âyeti celileyi en iyi dereceden anlayabilmek için mümkünse surenin tamamını okuyup dikkate alınız. Ve bu destek ve güvenlik sağlama görevlerini yapmayarak peygamberi üzenlerin akıbetinin de neler olacağını 57 ve 58. âyetlerden bakınız. Sakın konu ve pasaj bütünlüklerini bozmayınız

Bir düşünelim: Bu âyetler indiği zaman Sahabe-i kiram neler yaptı? Herkes bir köşeye çekilip “Allahümme salli ve sellim..” mi dedi? Yoksa varıyla yoğuyla, canıyla harekete geçip Allah yolunda Peygamberimize destek mi oldular, güvenliğini mi sağladılar?

Salavat getirmekle ilgili rivâyetleri inceleyiniz; râvilere ve rivâyetin yer aldığı kitaplara dikkat ediniz. Çoğu kastlı ihanetten kimisi de özendirme amaçlı cehaletten ortaya atılmış şeyler!


Şimdi manzaraya bir bakalım:


Allah,

- “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!” buyuruyor.

Biz de çıkmışız:

- Allahümme salli ala muhammed ve sellim..” Ey Allahım! Muhammed’e sen yardım et, gerekli desteği sen yap ve onun güvenliğini sen sağla….. diyoruz.


Ne büyük tezat/çelişki ve ne iğrenç küstahlık!


Bu hal, Maide suresi 20-26 daki konu içersinde 24. âyet: “ Dediler ki: Ey Mûsa! Onlar orada oldukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Hadi sen git, Rabbinle birlikte savaşın. Biz şuracıkta oturacağız.”

Beniisrail ile Musa As.’ın vaziyetine benziyor mu benzemiyor mu? Bizimkisi biraz kibarca olsa da!


Allah ve melekler gerekeni sürekli yapıp duruyorlar: (yusallûne, fiilimuzâri sıygasıyla vârid olduğundan bu mânâyı mutazammındır.) Gerekeni yapacak olan, destek olacak olan, peygamberin güvenliğini sağlayacak bu işe çaba harcayacak olan, yerinde oturmayıp kalkıp kımıldayacak olan kısaca bu işle yükümlü olan biziz, biz mü’minleriz.

Peygamber bu gün aramızda olmadığına göre bu görevi destk ve güvenlik sağlamayı toplumda peygamberlik misyonunu (Rasülüllah`ın Medinedeki konumunu; Kur`an`ın tebliği ve tebyinini, İ,müslümanların devlet başkanlığı görevini) sürdüren kişi ve kurumlara yapmalıyız. Ama padişahım çok yaşa! diyerek değil.

Hakkı Yılmaz


http://www.istekuran.com



hakkı yılmaz benim sevdiğim ve yazılarını beğendiğim bir araştırmacıdır.
fakat kendisi aslında şeklen namazı savunmaktadır.ama yaptığı analize bakarsanız salat kelimesine yüklediği mana ortadadır.üstelik kelime yan anlamlarına kaysada ana ekseninden kaymaz demektedir.

neyse bu yazıyı teknik olarak salat kökünün incelenmesi üzerine buraya astım.eminim bir çoğumuza faydası olacaktır.


özetlersek
salat isim olarak uyluk
fiil olarak uylukları hareket ettirmekten gelmiştir.
bunu daha sonra Kuran içindeki diğer namaz ayetleri ile izah edeceğim.
şimdilik teknik olarak salat kelimesini bilmek uygun olacaktır.
NARTKAN
selam
Kurandaki namaza geçmeden önce sizlere bir düşünme arası vermek istiyorum.

şimdi bilgi sınırımızı netleştirdik !
demek ki Kurandan öte bir yol yok.çünkü Kuran bu yolu kapamıştır.

http://www.kuranmuslumani.com/2007/10/07/e...at-ne-demektir/

daha detaylı olarak elçiye itaatin ne olduğunu ne olmadığını bu linkten okuyabilirsiniz.

şimdi bu durumda Kuran ile başbaşa kaldık demektir.yani namazıda niyazıda ancak Kurandan bulmak durumundayız.
birçok insanın dediği gibi Kuranda namazı nasıl buluruz gibi bişey söz konusu olamaz.eğer bu kitap eksiksiz herşeyi anlattık demişse demek ki namazıda anlatmıştır.o halde Kurandaki namaz nedir nasıldır düşünmeliyiz.

düşünün ki namaz dinin birinci emri olacak.
Allah namazdan soracak
bu kitaptan başka hangi söze inanıyorsunuz diye hesap soracak
elçinin uyarı alanını Kuran ile çerçeveleyecek
ama o Kuranda namaz olmayacak !!!
olacak iş değil !
o zaman bu kitaba inanmayalım daha iyi.çünkü bu durumda bu kitap tam bir zulum kitabı olur !!!
ki tam aksine bu kitap tam bir hidayet kitabıdır.
aradığımız herşey bu kitapta mevcuttur.

şimdi size soruyorum.sınırları böylesine çizilmiş bir kitapta
klasik şekilsel namazın
ne vakitleri
ne rekatlari
ne sözleri
nede kılınış şekli neden verilmemiş hiç düşündünüz mü !!
oya bu kitap hani herşeyi anlatıyordu !
namazı mı eksik bırakmış ?
yoksa namaz bizim bildiğimizden başka birşey mi ?

bu düşünülmeye değer bir durum değil mi ?


TEVHİD
ALINTI
Salavat getirme ya da salavatı şerife okumanın ne anlam taşıdığını anlamamız için “salat” sözcüğünün analizini yapıp sözcüğün gerçek anlamını bulmak zorundayız.

ALINTI
Bu meselenin hakikati salât sözcüğünün hakiki anlamına dönmek ve ondan sapmamaktır.


Çok önemli bir hususa değinilmiş.
Biliyor musunuz? Kur'an'da namaz kelimesi yoktur.Sadece "Salat"tan bahsedilmektedir. Salât'ın başka anlamları da bulunmaktadır.

ALINTI
Şimdi bahsimizde yer alan âyetin manası şöyle olur:


Ahzap suresi âyet 56:


“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!”


Örnek verdiğimiz ayetlerin de gerçek ifadesi şöyledir:


Ahzap suresi âyet 43.


“O, odur ki sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kendisi ve melekleri (yüsalli aleyküm) sizin için gerekeni yapıyor/ size destek oluyor. Zaten O, inananlara karşı çok çok acıyıcıdır.”


Bu âyetin mealini bir de şu âyetle karşılaştırın. Allah’ın salât’ının nasıl olduğunu ne demek olduğunu ne ma’naya geldiğini kendiniz a de anlayacaksınız.


Hadid suresi âyet 9:


“O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok çok şefkatli, çok çok acıyıcıdır.”


Görüldüğü gibi Allah’ın salavâtına/yardımından, desteğinden bir tanesi de “Kulu üzerine gerçeği apaçık gösteren âyetler indirmesi”’dir.


ALINTI
Allah,

- “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamberi destekliyorlar/ ona yardım ediyorlar/ onun için gerekeni yapıyorlar. Ey mü’minler! Siz de ona destek olun ona yardım edin/ onun için gerekeni yapın ve onun güvenliğini tam bir güvenlikle sağlayınız!” buyuruyor.

Biz de çıkmışız:

- Allahümme salli ala muhammed ve sellim..” Ey Allahım! Muhammed’e sen yardım et, gerekli desteği sen yap ve onun güvenliğini sen sağla….. diyoruz.


Ne büyük tezat/çelişki ve ne iğrenç küstahlık!


Bu hal, Maide suresi 20-26 daki konu içersinde 24. âyet: “ Dediler ki: Ey Mûsa! Onlar orada oldukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Hadi sen git, Rabbinle birlikte savaşın. Biz şuracıkta oturacağız.”

Beniisrail ile Musa As.’ın vaziyetine benziyor mu benzemiyor mu? Bizimkisi biraz kibarca olsa da!


ALINTI
Allah ve melekler gerekeni sürekli yapıp duruyorlar: (yusallûne, fiilimuzâri sıygasıyla vârid olduğundan bu mânâyı mutazammındır.) Gerekeni yapacak olan, destek olacak olan, peygamberin güvenliğini sağlayacak bu işe çaba harcayacak olan, yerinde oturmayıp kalkıp kımıldayacak olan kısaca bu işle yükümlü olan biziz, biz mü’minleriz.

Peygamber bu gün aramızda olmadığına göre bu görevi destk ve güvenlik sağlamayı toplumda peygamberlik misyonunu (Rasülüllah`ın Medinedeki konumunu; Kur`an`ın tebliği ve tebyinini, İ,müslümanların devlet başkanlığı görevini) sürdüren kişi ve kurumlara yapmalıyız. Ama padişahım çok yaşa! diyerek değil.


Açıklamalar akla uygun.İlgili siteye bakıp inceleyeceğim inşallah.Bu hususta araştırma da yapacağım inşallah.

Selam ve dua ile
NARTKAN
selam.
Alak suresi ile başlayalım.
bakalım bildiğimiz namazı Kurandan bulabiliyormuyuz.yoksa hurafeler içinde dalıp gidenlerle dalmışmıyız.
gözlerimiz doğruları görmüyor mu.okuyorda anlamıyormuyuz !
okuduğumuz ile savunduğumuz birbirini tutuyor mu ve savunduğumuz Kurana uyuyor mu !



ALINTI
Alak SURESİ
Diyanet Vakfı Meali


1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!


2. O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.


3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.


5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.


6. Gerçek şu ki, insan azar.


7. Kendini kendine yeterli gördüğü için.


8. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


9. Gördün mü şu men edeni,


10. Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)? *


11. Gördün mü, ya o (Peygamber) doğru yolda olur,


12. Yahut takvayı emrediyorsa?


13. Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!



14. (Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!


15. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız).


16. O yalancı, günahkar alından (perçemden),


17. O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.


18. Biz de zebanileri çağıracağız.


19. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!



bu ayetleri ne kadar dikkatle okudunuz !
ve ne kadar dikkatle düşündünüz !
hurafe gözlerinizi kör etti mi etmedi mi ?
bir kerede birlikte bakmayı öneriyorum güzel kardeşlerim !
ama çok dikkatli bakalım.hurafeler bizi nerelere götürmüş ve koca diyanete nasıl parantezler açtırmış
lütfen aklınızla ciddi ciddi düşünün.
özellikle parantezlere dikkat edin.bakın bu parantezlerle aslında Peygambere küfür mü edilmiş
yoksa namaz çok doğru mu anlatılmış !


kırmızı yerlere dikkatli bakın.bir kere okuyun.sonra yazının kalanını okuyun.


ALINTI
9. Gördün mü şu men edeni,


bakın 9.ayette özne kim !
özne Peygamber.ona sesleniliyor.burada namazı Kılan kesinlikle peygamber değil.
yani klasikte bize anlatılan yok ebu bilmem kimin Peygamberi namazından engellemesi yok burada.az sonra hepiniz buna şahit olacaksınız.

burada Peygambere gördün mü deniliyor.yani gözlemledin mi.şu topluma baktın mı.neler oluyor izledin mi vs gibisinden bir gözlemin neticesi soruluyor !buarada namazı engellenen yani salattan men edilen ( salat = namazın arapçası ) Muhammed mi bir başkası mı ?


ALINTI
10. Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)? *

diyanete göre namazından engellenen Peygamber !oysa bu durumda mealin gerisi açık bir küfür oluyor.
doğrusu ! burada Peygamber namazından men edilenleri gözlemliyor.

ALINTI
11. Gördün mü, ya o (Peygamber) doğru yolda olur,


parantez içine dikkat ettiniz mi ?
Peygamber için ya o doğru yolda olur diye bir ihtimal söz konusu olabilir mi.bu nasıl bir meal bu nasıl bir parantez.bu açık bir küfür.elbette ki Peygamber doğru yoldadır.bunun aksi asla mümkün değildir.ve bu iş ihtimal dahilinde değildir.bunun için onlarca ayet asarım ama sanırım buna hiçbiriniz ihtiyaç duymuyorsunuz.
böyle bir delil getirmekte sanırım sizlere hakaret olur.


ALINTI
12. Yahut takvayı emrediyorsa?

buradada aynı özneye ihtimal sözcüğü ile ya güzel ahlakı emrediyorsa deniliyor.
Peygamber için böyle bir ihtimal söz konusu olabilir mi ! bu ne çirkince bir meal !
bu ne Kurandan habersizlik ! koca diyanet bunu nasıl yapar.ama neredeyse bütün mealciler olayı bu şekilde nalamaktadır.belki onlarda iyi niyetlidir ama yinede kızmamak elde değil.onlar bizim gibi değil.onlar bin kere düşünüp bir kere yazacak ki.biz daha az sürede doğruyu bulalım !

ALINTI
13. Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!


ve işte bu çok ince düşünülmesi gereken bir ayettir.
burada şekilsel namazı kim aklına getirmiş merak ediyorum.ama insan çok zeki değildir.hatta hiç zeki değildir.bunun açılımını daha sonra kendimden örneklerle yazacağım.malesef insan olarak pek zeki değiliz.

şimdi klasik namazı düşünün.
klasik namazda biri diğerine doğruyu takvayı emretmez !
namaz bir kalıptır.ve sadece inananlar o namaza dahildir.ama buradaki namazda nedense bir dialog gibi bir durum var.biri diğerine doğru yolu ve takvayı emrediyor.ama öbürü yalanlıyor !
gözünüzün önüne klasik şekilsel namazı getirin.hangi namazda böyle bir sahne var.

klasik şekilsel namaza inanmayanlar dahil olmaz !
ve namaz inanmayanlara bir öğüt niteliği taşımaz
onlara bu namazda güzel ahlak tavsiye edilmez.doğru yol budur denilmez.
namaz dediğim gibi kendi içinde bir kalıptır.yalnız inananların dahil olduğu.
kalıplaşmış belli hareketleri yaptığı.birbirlerine bir öğüt yada bir yol göstermeden kendi gönül rızaları ile
kendi kurtuluş amaçları için tatbik ettikleri bir ritüeldir.ve bu suredeki akışa hiç ama hiç uymaz !

işte daha birinci sure ve daha ilk anda namaz konusunda gariplikler !
üstelik bu 1.suredir.namaz 50.sure olan isra ile emredilmiştir.sözde miraç olayı ile yani.
ve bu namazın abdesttide 112. sure olan maide suresi ile emredilmiştir.
ama en ince ve en kuytu yerlere ait nuzüllerin sırasını bilen alimler.alak suresinin kırmızı ile işaretli yerlerini iniş zamanını bilmezler.ama bilmedikleri halde olayın hikayesini anlatırlar ! ebu bilmem kim Peygamberi güya namazdan men etmiştir !
oysa ayetlerin akışı hiçte böyle bir durumu göstermemektedir !



devam edelim !
NARTKAN
ALINTI
isra suresi

107. De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar. *


108. Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vadi mutlaka yerine getirilir.


109. Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar. (Kur'an okumak) onların saygısını artırır.


110. De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır." Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.



bakın buradaki namaza dikkat edin.olay aslında tıpkı alak suresindeki olaya benzemektedir.ama burada bir inkar eden ve men eden yok.burada namazın muhattabı Kuranı ilk kez duyan ve onun hakkında yorum yapan ilim sahibi kimseler.

burada tıpkı alak suresinde anlatılan namaz gibi bir namaz var.birebir aynı !
Kuran birbiri ile çelişmez ve insanı hataya düşürmez zaten.elbette Kuranın namazı açık ve net şekilde tutarlı olacaktır.çünkü bu kitap muhteşem bir kitaptır !!!

burada gördüğünüz gibi kendisine ilim verilmiş kişiler Kurana şahit oluyorlar.onu dinliyor ve hayran oluyorlar.
yani peygamber ( bu sefer özne Peygamber ) onlara doğru yolu gösteren o müthiş kitabı okuyor.onu anlatıyor.takvayı emrediyor.ve ilim sahipleri ona hayran olup çeneleri üstüne yere kapanıyorlar.
bakın buradaki namaz ile alak suresindeki namaz nasılda birbirini tutuyor.
ama gariptir klasik şekilsel namaza yine uymuyor bu namaz.
çünkü yine Kuran dışından şahıslar muhattap ve olayda açık şekilde bir tebliğ ve bir davet var.
ve Peygambere sesini güzel bir tonda tut emri veriliyor.neden !
çünkü güzel bir ses tonu güzel ahlaka çağırmakta doğru yolu göstermekte önemlidir.
hangi şekilsel namazda tebliğ var güzel ahlaka davet var !!!
düşünün

devam edelim !
NARTKAN
ALINTI
Mâ’ûn SURESİ

1. Dini yalanlayanı gördün mü?


2. İşte o, yetimi itip kakar;


3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;


4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,


5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar.


6. Onlar gösteriş yapanlardır,


7. Ve hayra da mani olurlar. *


ALINTI
1 E raeytellezi yükezzibü bid din
2 wFe zalikellezi yedu'ul yetim
3 ve la yehuddu ala taamil miskin
4 Fe veylün lil müsallin
5 Ellezine hüm an salatihim sahun
6 Ellezine hüm yüraun
7 Ve yemneunel maun



bakın bu surede çok enteresan bir suredir.
meali doğru yaptığımızda namaz hakkında değişik ve enteresan bir durum ortaya çıkmaktadır.

burada kuranı bir şekilsel namaz uğruna tahrip ve tahrif eden zihniyetler.
yine hünerlerini sergülemişlerdir !

burada ayetlerin girişine dikkat edin.dini yalanlayanı gördün mü diyor.
ama az sonra namaz kılıyor diyor.dolayısı ile sanki insan münafıklarmış gibi düşünüyor.
oysa hayır bunlar münafık değil.açık şekilde dini yalanlayanlar.yetimi itenler.bunlar açık şekilde inkarcılar.

namaz kılmaya gelince !
hayır burada namaz kılmak yok !
namaz kılmak şöyle geçer !

salat = namaz
salatı ikame = namaz kılmak

yani namaz kılmak diye meal etmek için ekımus salate denilmesi gerekir.
oysa bu surede denilmemiştir.o yüzden arapçasınıda astım ki sizlerde görünüz.

burada denilen
onların namazında gaflet içinde olduklarıdır.
kıldıkları bir namaz yok.

işte buda inkar edenlerin salatıdır.
oysa inkar edenler klasik şekilsel namazı kılar mı !
dikkat edin münafıklar değil !
inkar edenler !

hangi şekilsel namazda bu var !
öyleyse bu maun suresindeki olay neyin nesi !
bu neyin namazı nasıl bir namaz !







RuhulhaK
Nartkan , sizin kaynaklarınızda birtakım sorunlar var :

ALINTI
Kuran’ı temel alarak Türkiye Cumhuriyeti’ne bakanlar laik Türkiye Cumhuriyeti’nin birçok noktada Kuran’a, dinci diye ortaya çıkan partilerden, dinci geçinen Sünni cemaatlerden, sakallı mollalardan, sarıklı şeyhlerden daha uygun olduğunu görürler.


Bunları söyleyen birinin kur'andan kastı olsa olsa Amerika'nın yayımladığı True Furkan adlı uydurma kitaptır.
NARTKAN
ALINTI(TEVHİD @ Jun 22 2008, 06:31 PM) *

Kardeşim

Bu ilk ayetten yola çıkarak yoruma başlamışsınız.Ama ayete okuyup iyice tefekkür edersek "Daha önce ayet gönderilmişti de şimdi devamını gösteriyoruz" tarzında bir mana çıkmadığını görmekteyim.
1. ayeti takip eden diğer ayetlerin de sadece Allah tarafından geçmişteki yaşanılan örnekler olduğunu görmekteyiz.
Bu sebeple de sizin iddia ettiğiniz husus havada kalmaktadır diye düşünmekteyim.

Selam ve dua ile


selam canım kardeşim.bence bu konuda yanlış düşünmektesin.
isra 1 açıkça Musanın hikayesidir.bence isra 1 ile bir yolculuğa çıkmalısın.
isara 1 e nereden gelinmiş ve nereye gidilmiş.Kuranda o kadar net ve tartışmasız anlatılmış ki şaşarsın.

Musanın annesine vahyedilir.onu nehire bırakması söylenir.
bu sırada ev ev aranmaktadır Musanın kavmi.onlara kötülüklerin en büyüğü yapılmaktadır.
erkek çocukları öldürülmekte kızlar sağ bırakılmaktadır.bu bahsettiğim olaya isra suresinin ilk ayetlerinde yer verilmektedir.sonra Musa iyi imkanlar içinde firavunun yanında büyür.
sonra azgın birinin kavgasına karışır ve bir yumrukta azgın kişinin karşısındakini öldürür.
ertesi gün birde bakar ki o azgın kişi yine bir belanın içindedir.yine yana yana Musayı kavgasına davet eder ki ! Musa orda durumu anlar.sen azgın birisin der.o sırada biri yetişir.Musa der.büyükler seni aramakta.
işte isra 1 e buradan gelinir.önceside sonrasıda kesinlikle Musanın hikayesidir.
işte bu olaydan sonra Musa isra eder.bir gece oradan gider.bir kaçış elbette gizlice olur.
henüz Musaya ayetler gösterilmemiştir.isra 1 de ayetleri göstermek için der.bu bile birebir Musaya uyar.oysa isra suresinde giden Muhammed olsa ayetler çoktan gösterilmiştir ona !isra 50.suredir.tam 49 sure verilmiştir.ve Musa mescidi aksaya gider.çevresi mübarek kılınan yere gelince ! kendisine bir kısım ayetler gösterilir.ve inanılmaz bir tutarlılıkla Kuranda ÇEVRESİ MÜBAREK KILINAN tek bir yer vardır.
orasıda Kutsal Tuva vadisidir.ve oraya giden çok net şekilde Musadır.isra 1 in başka bir özne için hiç ama hiçbir istisnası yoktur.oraya delilsiz bir parantez açmakla bana şu izahları yaptıranlara yazıklar olsun !
oysa bu izahları yapacak olanlar ben değil onlar olmalıydı.


lütfen bu israyı sende yap !
Kuranın içinde isra 1 ile gez !
bu misal bilgin kul ile Musanın hikayesi gibidir.
bilgin Kul Kuran olsun
ve o Kuran sana sesleniyor işte.
diyor ki
benimle olmak zordur !
sende ona de ki beni sabredenlerden bulacaksın
ve bu yolculuğa çıkmakta ısrarcı ol

çünkü bu yolculuğa çıktığında göreceksin ki
MESCİDİ HARAM iki tanedir !
biri Musanın mescidi haramı
biri Muhammedin mescidi haramı

sonra mecbur şu soruyu soracaksın
iki mescidi haram varsa kıblemiz neresi !



işte o zaman NAMAZIN KIBLESİ DEĞİŞECEK.
çünkü isra 1 e parantez içinde MUHAMMED ekleyenler
bu tahribatı
kıble ayetinede NAMAZ parantezi ekleyerek saklamaya çalışmışlardır.



şimdi birde kıble ayetine bakalım !!!
ama sen bari bu israyı yap güzel kardeşim.
sen yürekli ol !
ben sana anlatamazsam burada kime anlatabilirim !

nasreddinhoca
ALINTI
ben Kurandaki namazı anlatacağım .
şuan kılınan namaz ile ne kadar uzak olduğunu örnekleri ile ayetleri ile tek tek izah edeceğim.
emin olun ki Kurandaki namaz ile yaşadığımız namaz arasında hiçbir bağ yoktur.
Kuranın namazı malesef bilinenden bambaşka bir namazdır.


Şimdi sen diyorsun ki Peygamber Efendimizin vefatından sonra dört mezhebin teşekkülüne kadar ki süreçte, Kurani namaz terk edildi, ve baş vakitli, mütekamil rükunlarla bir namaz uyduruldu, yani yaklaşık 200 yılda bu yapıldı!!!
Ben de diyorum ki biz Almanya'yı yener finale çıkarız...
Futbolun beşiği ingilteredir, futbolunda 200 senelik mazisi var, üç aşağı beş yukarı futbol aynıdır, kuralları gelişmiştir, disipline edilmiştir, o kadar, yani 200 yılda uydurulmuş bir futbol yok...!!!
Hollanda favori idi elendi, hırvatistan favori idi elendi, Türkiye favori değildi yarı finalde, sanırım AB genişleme süreci 200 yıl sürecek, sonra hindistan AB'ye girer, o zaman diyorum ki hint kuraniyyun akımı, Ab içerisinde bir takım kurabilir, böylece futbol ile sesini duyurabilir...!!!
!!!
NARTKAN
kıble ayeti !
bu ayeti ne kadar dikkatli okudunuz !


Bakara 149
(Medenî 87) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. ARAPÇA METİN


Bakara 150
(Medenî 87) (Evet Resulüm ! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.



bakın yukarıda isra 1 de özneyi değiştirenler burayada parantez ile namazı eklemişlerdir.
oysa bu kitap eksikmidir !

neden burada bir yola çıkmaktan bahsediyorda basitçe namazda yüzünü kabeye dön demiyor.
neden garip şekilde onlardan korkma diyor.
ayet aslında ne kadar açık !
artık bir mücadelenin startı veriliyor.
zaman içinde tek olarak başlamış tebliğ.
zaman içinde hicreti gerektirmiş.
ve zaman içinde artık güçlenmiştir.
artık yola çıkma zamanı gelmiştir.

bakın isra 1 ile ile Kuranda gezin dememin sebebi buydu.Peygamberlerin namazı hep aynıydı.
zamanında Musada bu namazı kıldı.hicret etti.çevresi mübarek kılınan yerde ayetleri aldı.
ve aynı şekilde onada mescidi harama.yani isra 1 ile çıkıp gittiği yere firavun şehrine gitmesi emredildi.
VE ONADA YALNIZ BENDEN KORK - ONLARDAN KORKMA EMRİ VERİLDİ.

peki klasik namaz olarak düşünelim.
medinedeki namaz kılan yüzünü basit şekilde kabeye dönecekse bu
yüzünü dönmekten neden korksun ki !
sizler evinizde namazı kılarken.caminizde namazı kılarken yüzünüzü dönmekte en küçük bir korkuya kapılıyormusunuz !
kapılmıyorsunuz tabiki !
ama burda neden korkma deniliyor !
çünkü açık bir mücadele için start veriliyor.

yüzünü nereden yola çıkarsan çık daima kötülükler meclisine dön diyor.
önce sabırla güçleniyor.zekat ile diriliyor.kenetleniyor.fazla olanı az olana veriyor.birliği düzeni arttırıyor.
sonra artık ŞEYTANIN KALELERİNE yüzleri dönme zamanı geliyor.işte büyük savaş burada başlıyor.
bu korkma ifadesi bunun için
klasik namaz için değil !!!

bakın mescidi haram kabe mi yazımı bir kere daha asıyorum.
lütfen ama lütfen kesinlikle okuyun.
ve Musa ile Peygamberimizin aynı olayı farklı zamanlarda aynı kelimelerle nasıl yaşadığını görün.
lütfen geçiştirmeyin bu yazıyı okuyun.

NARTKAN

mutlaka okuyun
ALINTI

mescidi haram Kabe mi ? değil mi ?


Zitat:
--------------------------------------------------------------------------------
İsrâ 1 Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
Tefsir

İsrâ 2 Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
Tefsir

İsrâ 3 (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi. *
Tefsir

İsrâ 4 Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Tefsir

İsrâ 5 Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi. *
Tefsir

İsrâ 6 Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık.
Tefsir

İsrâ 7 Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş, kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Artık diğer cezalandırma zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mabedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, başınıza yine düşmanlarınızı musallat kıldık). *
Tefsir

İsrâ 8 Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eğer yine (fesatçılığa) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandırırız. Biz cehennemi kafirler için bir hapishane yaptık.
Tefsir

İsrâ 9 Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.
--------------------------------------------------------------------------------




yukardaki ayetlere baktığımızda mescidi haramın kabe olmadığı açıktır.
olay tamamen Musanın hikayesidir.ve Miraç bir uydurmadır.


dikkat edin çok ciddi bir soru bu ?
çünkü mescidi haram yıkılırsa herşey yıkılır

ayetlere tek tek bakalım
…………………………………………………………
İsrâ 1 Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.
…………………………………………………………

eğer burda bahsedilen Peygamberimiz ise.bu durumda kendisine daha önce ayetleri almıştı.bu durumda Peygamberimize uymuyor bu ayet.peki içindeki yürüyüşü yapan kim ?
bakalım Kuran bunu bize veriyor mu


Tâ-Hâ 9 (Resulüm!) Musa (olayının) haberi sana ulaştı mı?


Tâ-Hâ 10 Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti. *
Tefsir

Tâ-Hâ 11 Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:


Tâ-Hâ 12 Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!
Tefsir

Tâ-Hâ 13 Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.


Tâ-Hâ 14 Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah'ım. Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl.
Tefsir

Tâ-Hâ 15 Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.
Tefsir

Tâ-Hâ 16 Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!


Tâ-Hâ 17 Şu sağ elindeki nedir, ey Musa?
Tefsir

Tâ-Hâ 18 O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.
Tefsir

Tâ-Hâ 19 Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.


Tâ-Hâ 20 Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!


Tâ-Hâ 21 Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.


Tâ-Hâ 22 Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın.
Tefsir

Tâ-Hâ 23 Ta ki, sana, (böylece) en büyük ayetlerimizden bazılarını gösterelim.


Tâ-Hâ 24 Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.
…………………………………………………………


bakın yukarda oraya varan Musadır.çünkü gidende Musaydı !

bir örnek daha !
…………………………………………………………

Nâzi’ât 15 (Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?
Tefsir

Nâzi’ât 16 Kutsal vadi Tuva'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:
Tefsir

Nâzi’ât 17 Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.

…………………………………………………………


görüldüğü gibi göçü yapan bizzat Musadır !

…………………………………………………………

Neml 7 Hani Musa, ailesine şöyle demişti: Gerçekten ben bir ateş gördüm. (Gidip) size oradan bir haber getireceğim, yahut bir ateş parçası getireceğim, umarım ki ısınırsınız!
Tefsir

Neml 8 Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!
Tefsir

Neml 9 Ey Musa! İyi bil ki, ben, mutlak galip ve hikmet sahibi olan Allah'ım!

…………………………………………………………


buradada çevresi mübarek kılınan yer çok net bellidir.aslında bu izahlara hiç gerek bile yoktu.ayetlerin akışından yolculuğu yapanın Musa olduğu son derece nettir.



bu durumda Kurana inanıyorsak.bahsi geçen ayetlerdeki yolculukla Peyagamberimizin alakası bile yoktur.

…………………………………………………………

İsrâ 2 Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
Tefsir
…………………………………………………………

zaten özne verilmiş.zaten aşağıda açıkladığım gibi ayetleri görmek için giden Musadır.burdada ayetlerin verildiği söyleniyor.yani diğer surelerden yaptığım alıntıdaki olayın özetidir. bu.

…………………………………………………………

İsrâ 3 (Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Şunu bilin ki Nuh, çok şükreden bir kul idi. *
Tefsir

…………………………………………………………
burda Musanın kavminin soyu anlatılıyor.


…………………………………………………………
İsrâ 4 Biz, Kitap'ta İsrailoğullarına: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacaksınız, diye bildirdik.
Tefsir

…………………………………………………………



buda Musanın kavmidir.


…………………………………………………………

İsrâ 5 Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi. *
Tefsir
…………………………………………………………


burda Musanın Annesine yapılan vahyi hatırlayın.onu bir şekilde bu ev ev arayıp erkek çocukları öldürme zulmünden kurtarılışını hatırlarsanız.kesinlikle Musanın hikayesi olduğunu göreceksiniz.
İsrâ 6 Sonra onlara karşı size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oğullarla gücünüzü arttırdık; sayınızı daha da çoğalttık.

…………………………………………………………




işte ayetlerin çok net şekilde söylediği gibi.Miraç ile alakası bile yoktur.
Peygamberimizin konu ile hiç alakası yoktur

tam manası ile Musanın hikayesidir bu


şu anda göçün yapıldığı yer olan mescidi haram nasıl kabe olabilir soruyorum ?



bu sorulara cevap veremez yada mantıklı bir şekilde izah yapamazsanız.
Hurafe dininin kıblesi çökmek üzere !

Sanırım düşünmenin vakti gelmiştir.

Kuranı düşünerek okursanız eğer.
çevresini mübarek kıldığımız denilen yere yapılıyor bu göç.ve Kuranda çevresi mübarek kılınmıştır denilen yer Kuranda sadece Tuva vadisi için söylenmiştir.o yer Tuva vadisidir.
dikkat edersen göçün devamıda Musa için anlatılmıştır.


1.Yani göçü yapan Musadır.
2.Musanın ikametgahı Mısırdır.
3.Musa asla Kabenin olduğu yerde.yani Mekkede yaşamamış ve oradan göç etmemiştir.
4.Göçten önce ayetlerimizi göstermek üzere denilmektedir.İsra 2.ayette Musaya Kitap verildiği söylenmektedir.bu kitap göçün neticesinde Kutsal Tuva vadisinde verilmektedir.ve verildiği yer için,yani göçün yapıldığı yer için ÇEVRESİ MÜBAREK KILINMIŞTIR denmektedir.bu ifade Kuranda yalnızca Kutsal Tuva vadisi için söylenmiştir.ve oraya gidende çok açık bir şekilde Musadır.
5.bu durumda Mescidi Haram asla Kabe olamaz.
Peki bu neticeden sonra Kurandaki MESCİDİ HARAM sözünden ne anlamalıyız.
Çok açık aslında !
MESCİDİ HARAM = HARAM MESCİD
Yani kötülük meclisi
Kabe o zamanda bir puthaneydi.ve kötülük merkezinin kalbiydi.
Son derece açık.




Devam edelim !



Kuran dili ile mescidi haram kötülükler meclisidir.

isterseniz kıble ayetindende göstereyim.gözleri görenler görebilir.

Bakara 150
(Medenî 87) (Evet Resulüm ! ) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.


farkındaysanız namaz ifadesi parantez içindedir.tıpkı isra suresi 1.ayetteki Muhammed isminin parantez içinde olması gibi.peki ayeti iyice okuyun
bakalım gözleri görenler ne görebilecek.

ben size yardımcı olayım.


Nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralarından haksızlık edenler (kuru inatçılar) müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın! Yalnız benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayım da doğru yolu bulasınız.

bir insan yüzünü çevirirken neden birinden korksun ?
burda namaz parantez içinde !

ben namaz kılarken yüzümü kabeye doğru çevireceğim ve korkacağım !
hayır !
kötülükler meclisine yüzünü dön.ve onlardan korkma !
burda bir mücadele için kıble veriliyor.puthanenin olduğu yerdeki düzenin üstüne gitmesi için artık start verliyor.

bakın Musadan örnekleyelim.ne der bilirsiniz.bütün peygamberler namaz kılardı.bakalım Musa ne yapmış.


Tâ-Hâ 23 Ta ki, sana, (böylece) en büyük ayetlerimizden bazılarını gösterelim.


Tâ-Hâ 24 Firavun'a git. Çünkü o iyice azdı.


Tâ-Hâ 25 Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.
Tefsir

Tâ-Hâ 26 İşimi bana kolaylaştır.


Tâ-Hâ 27 Dilimden (şu) bağı çöz.


Tâ-Hâ 28 Ki sözümü anlasınlar.
Tefsir

Tâ-Hâ 29 Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,


Tâ-Hâ 30 Kardeşim Harun'u.


Tâ-Hâ 31 Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir.
Tefsir

Tâ-Hâ 32 Ve onu işime ortak kıl.


Tâ-Hâ 33 Böylece seni bol bol tesbih edelim.


Tâ-Hâ 34 Ve çok çok analım seni.


Tâ-Hâ 35 Şüphesiz sen bizi görmektesin.


Tâ-Hâ 36 Allah: Ey Musa! dedi, istediğin sana verildi.


Tâ-Hâ 37 Andolsun biz sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.
Tefsir

Tâ-Hâ 38 Bir zaman, vahyedilecek şeyi annene (şöyle) vahyetmiştik:


Tâ-Hâ 39 Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim. *


Tâ-Hâ 40 Hani, kız kardeşin gidip "Ona bakacak birini size bulayım mı?" diyordu. Böylece seni, gözü gönlü mutluluk dolsun ve üzülmesin diye annene geri verdik. Ve sen, birini öldürdün de seni endişeden kurtardık. Seni iyiden iyiye denemeden geçirdik. Bunun için yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra takdire göre (bu makama) geldin ey Musa! *


Tâ-Hâ 41 Seni, kendim için elçi seçtim.


Tâ-Hâ 42 Sen ve kardeşin birlikte ayetlerimi götürün. Beni anmayı ihmal etmeyin.


Tâ-Hâ 43 Firavun'a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı.


Tâ-Hâ 44 Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.
Tefsir

Tâ-Hâ 45 Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.
Tefsir

Tâ-Hâ 46 Buyurdu ki: Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim; işitir ve görürüm.
Tâ-Hâ 47 Haydi, ona gidin de deyin ki: Biz, senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını hemen bizimle birlikte gönder; onlara eziyet etme! Biz, senin Rabbinden bir ayet getirdik. Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.




bakın hikaye aynı hikaye !
mescidi haramdan mescidi aksaya ( uzak mescide ) hicret eden Musaya tekrar göçünü başlattığı yere dönmesi emrediliyor.yani onun zamanındaki mescidi harama ! firavunun olduğu yere !
ve ne deniyor.onun kıblesi çizildikten sonra ne deniyor yukardaki alıntının sonundaki büyütülmüş yere bakın.aynı Muhammede söylenen söz söyleniyor.KORKMAYIN ! çünkü Musa bir mücadele için start alıyor.
Muhammedde aynı startı alıyor.

bunları görenler görür.görmeyenler elbette görmez.Kuranı gerçekten anlamak niyeti ile okuyanlar.müthiş bir kitap olduğunu ve dünyada insana dair şeyleri inanılmaz bir şekilde anlattığını.tek bir cümle ile insanın tarihsel geçmişinde hep yapa geldiği klasik tavırlarının geçmişte ne olduğunu.bir kanun hükmünde basit bir tek cümle ile izah ettiğini görürler.inanın Kuran insana dair olan şeyleri şaşmaz bir muhteşemlikle anlatıyor.ama malesef bunu Kuranda sabırlı olanlar görebiliyor.ona sonsuz güvenenler görebiliyor.benim tavsiyem bu gözle bir okuyun.

Kuranda klasik islamcıların yaptıkları yok.
bakın size mescidi haramın kabe olmadığını izah ettim.aklı olan içinde çok net izah ettim.bana dünyada olandan anlatmayın.çünkü dünyada olan değil benim inandığım.müslümanlar böyle yapıyor öyleyse müslümanlık bu diyemez kimse.müslümanın sorumlu olduğu şey Kurandır.
ve bu Kuranda ne acıdır ki.

namaz = şekilsel namaz değil !
kabe = bildiğiniz o taş bina değil
mescidi haram = kabe değil
Kurban = kesilen kurban değil
bunları görenler görebiliyor.çokta basit bir yolu var.Kurana güvenmek
onun sözleri ile düşünmek.

bakın sadece Kuranın içinden size mescidi haramı.yani klasik anlayıştaki kabeyi anlattım.ve bence çok net şekilde anlattım.aklı olan bu anlatıma itiraz edemez.ancak körler anlamak istemeyenler itiraz edebilir
NARTKAN
ALINTI(nasreddinhoca @ Jun 23 2008, 01:27 AM) *

Şimdi sen diyorsun ki Peygamber Efendimizin vefatından sonra dört mezhebin teşekkülüne kadar ki süreçte, Kurani namaz terk edildi, ve baş vakitli, mütekamil rükunlarla bir namaz uyduruldu, yani yaklaşık 200 yılda bu yapıldı!!!
Ben de diyorum ki biz Almanya'yı yener finale çıkarız...
Futbolun beşiği ingilteredir, futbolunda 200 senelik mazisi var, üç aşağı beş yukarı futbol aynıdır, kuralları gelişmiştir, disipline edilmiştir, o kadar, yani 200 yılda uydurulmuş bir futbol yok...!!!
Hollanda favori idi elendi, hırvatistan favori idi elendi, Türkiye favori değildi yarı finalde, sanırım AB genişleme süreci 200 yıl sürecek, sonra hindistan AB'ye girer, o zaman diyorum ki hint kuraniyyun akımı, Ab içerisinde bir takım kurabilir, böylece futbol ile sesini duyurabilir...!!!
!!!


selam nasrettinhoca
ben az biri değilim.ama çok biride değilim.sözlerimin mucidi ben değilim.
bu sözlerin ağabeyleri var.onlar yazarda yazar.bende alırda alırım.bu siteden umutlu değildim.
çünkü ben çok siteye hicret edip.çok sitede hacc yaptım.ama bana 10 dakika tahammül edemediler.
ardımdanda demediklerini bırakmadılar.herşeye rağmen bu sitede umduğumun ötesinde bir hoşgörü buldum.
bunun için sana ve diğer yöneticilere teşekkür ederim.bana katılmasanızda hoşgörünüz için Allah sizden razı olsun.umarım yolunuz hak olsun.mekanınız cennet olsun.bunları çok içten söylüyorum.
ve eğer bu hoşgörünüz daim olursa dinimde kardeş.ama sözümde büyük olanlarıda sitenize davet etmek istiyorum.tabi gelirler mi bilmem.karar onlarındır.çünkü onlarda benim gibi çok horlanmış ve sürekli uzaklaştırılmışlardır.o yüzden dilleri çok yanmış ve kendi kendilerine fikirlerini büyütmekte karar kılmışlardır.

umarım
sözlerime olan uzaklığınız devam etsede !
bu hoşgörünüzde devam eder.



gelelim soruya
evet ben az değilim nasrettin hoca.çokta değilim gerçi.
ama bu konuya iyi çalıştım.belki her cevap yok bende ama olanlarım var.

şimdi bende sana bir kontra soru sorayım.
İsanın inananı daha çok !
ama hangi kilisede namazı görüyorsun !
bunlar yeri yardıda namazı içine mi soktu !
Musanın inanıda az çok ama hatırı sayılır.
bunlar namazı yeri yarıp içine mi soktu

hadi namazı bırakalım.
İsa Allah 3 mü dedi !
inananları namazında ötesi olan dinin asıl iniş sebebi olan tevhidi nasıl bozdu !
İsadan Muhammede toplasan 600 sene var !
600 senede koca namaz nereye gitti.
onu bırak en önemli konu olan tevhid nereye gitti !
sen şimdi onların sakladıkları yerden bana o namazı nereden bulacaksın !


üstelik ben ayet ayet bunları anlatıyorum.
ordan burdan değil anlattıklarım
gayet net ve açık şekilde Kurandan anlatıyorum.

ama sen bana anlattıklarımdan değil.
dışından soruyorsun.bende sana dışından bir soru sordum.
buyur sende bunun cevabını ver.
nerede İsanın namazı
nerede Musanın namazı
nerelere sakladılar onlar bu namazı.
hadi sakladıkları yerden bulda getir o namazı !




soruya soru ile cevap vermek iyidir.güçlü bir yöntemdir.
ama aynı zamanda bir kaçıştır.kaytarmadır.
ben sana sorunun direk cevabınıda vereyim.kaçmış olmayayım.

Kuranı aç
sonuna kadar oku
defalarca oku
sonra geri çekil ve kendine sor !

ne anlattı bu kitap de !
neden anlattı bunları de !

Allah !
ben kitap yolladım insan bozdu
ben Peygamber yolladım İnsan onu dinlemedi yada öldürdü !

peki neden bu kıssalar bize anlatıldı !
neden eskilerin hikayesi bize anlatıldı !
neden eskiler hep sapmış !

demek ki bunlar insanın huyu !
demek ki olan hep bu !
demek ki en büyük tehlike bu !
insan yeri yarar gerçeği içine sokar !

işte sen ancak İsanın namazını Musanın namazını Kurandan öğrenirsin !
çünkü sen bilmezsin ama Allah bilir onların namazı sakladıkları yeri
yerin bir değil bin kat dibinede saklasa açar bulur.zaten ondan saklı kalmaz !
işte Musanın namazıda İsanın namazıda Kurandadır.
sen namaza ancak Kurandan erersin !

yoksa o namazı kaz kaz bulamazsın !

buyur sen şimdi düşün !
NARTKAN
ALINTI(RuhulhaK @ Jun 23 2008, 01:09 AM) *

[color=#000000]Nartkan , sizin kaynaklarınızda birtakım sorunlar var :
color]



benim Kurandan başka bir kaynağım mı oldu !
sorun ne ola ki ?

İlle Cihad
bakınız kardeşim,

bakara 142. ayet ne diyor!!
"[color=red]Bir takım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah dilediği kimseyi doğru yola iletir
."

daha kıble ayeti gelmeden, yahudilerin bu kıble değiştirme olayına olan tepkileri ve alaycı sözleri söyleyecekleri müslümanlara bildiriliyor . bu 1.

bakara 143 ise,
"