ALINTI(telpako @ Jun 20 2008, 09:03 PM)

S.A. böyle bir şey acaba islami bir hareketmidir. Onu sormak lazım.
Bilindiği gibi müşrikler kendi aralarında fal okları çekelrlerdi. Bu oklardan kısa olanı çeken bir fakire iyilik yapmak zorunda kalırdı. aslında bakılırsa hayır için kura çekerlerdi. Ve Fal okları ile şans armaak bizlere haram kılındı.
Şimdi vakit gazetesinin yaptığı fal oklarıyla şans aramaya benzemez mi düşünelim tefekkür edelim.
Aleykum Selam kardeşim,
bu durumun kafanıza takılması gayet normal. Benimde huylandığım ve cevap aradığım bir soruydu ama değerli bir hocamıza sorarak tatmin oldum inşaAllah. Burdan paylaşmak istiyorum tereddütte olanlar için de;ALINTI
Tarih: 07.05.2008
Soru: Es-Selamun Aleykum hocam,
Vakit Gazetesi'nin Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nün izni ile düzenlemiş olduğu 14 günlük Kutsal Mekanlar gezisisin, bir mü'min için gitmesinin caizliği mümkün müdür? Bir haram kurumun işbirliği ile böyle bir faaliyete katılmanın sakıncası var mıdır?
Allah'a emanet olun.
Selam ve dua ile...
Cevap: Esselamu aleykum sevgili kardeşim,
Hassasiyetinizi tebrik ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet olduğu ve dinin kendi rejimine ve devletin hiçbir işleyişine karışmasını kesin şekilde yasakladığı
halde, kendisi dine her şekilde müdahale etmekte, müslümanların kıyafetlerinden tutun da ibadetlerine kadar her şeyine karışmakta ve karıştırmaktadır. O yüzden kura ile belirlenen ve ömürde bir defayla sınırlandırılmış ve hangi yolla nasıl gideceği belirlenmiş, tek tip üniforma şeklindeki kıyafetler içinde, hacca gideceklerin aylar öncesinden paralarını bankaya (faizli şekilde) yatırtılıp devletin özel izinleriyle ancak gidilebildiği gibi, diğer ibadetler için de benzer müdahaleler vardır. Devletin piyango gibi, hacıları
kura ile tespit etmesi, bundan daha kötüsü hacca gidecek insanların aylar öncesi paralarını faiz kurumuna yatırtıp haramlaştırması ve kendi kanunlarıyla belirlenen uygulama ile hacılara izin vermesi, haccı nasıl geçersiz kılmaz ise, umre konusunda da İslâm'a müdahale etmeyi görev kabul eden devletin kısıtlamaları ve dayatmaları
var. Normal şekilde umreye gidenler için de benzer problemler sayılabilir. Devletin diğer kanunları gibi Piyango kanunu da İslâm'a ters unsurlar içerir. Adına ister piyango kanunu densin, ister bu söylenmesin, yurtdışına çıkışlar hep devletin düzenlemesiyle olmakta. Pasaport, vize, belgeler, izin, diğer mecburiyetler...
Piyango müdürlüğünün veya dış işleri bakanlığı mercilerinin izni olmadan, o tür kurumların insafı ve kurallarına uymadan ne hac yapılıyor, ne umre. Önemli olan Milli Piyango İdaresi veya başka bir kurumun izni değil; yapılan işin gayrı meşru olup olmadığıdır. Türkiye'de yaşayan herkes ibadetlerini devletin izin verdiği oranda ve izin
verdiği şekilde yapmak zorunda bırakılıyor. Camilere açılış ve ibadet izni veren, camilerde kimin imamlık yapacağını ve kimlerin vaaz etme hakkı olduğunu belirleyen ve onlara izin veren de yine T.C.
Umreye gidecek adayların Milli Piyango İdaresi ile aslında bir ilgisi yok. Vakit gazetesi okuyucuları arasından yüz kişinin tespit edilmesi bir kura usulü olduğu için, bu tür
seçme işini adı geçen kurum yetki veriyor, onun izni ile bu kura, seçim yapılmış oluyor. Bu, kura ile ilgili düzenleme. 50 bin civarındaki okuyucunun içerisinden yüz kişinin seçilmesi işi, bu kurumun onay/izin vermesine bağlı kılınmış. Kanun yapan tâğutlar böyle uygun görmüş. Dolayısıyla bu konu, teknik bir konudur. Kuranın belirlenme işidir. Umrenin yönlendirilmesi ve direkt müdahale edilmesiyle ilgili değildir. Bana göre, umrenin caizliği açısından bir sakınca teşkil etmez. Elbette bu tür müdahaleler, izinler
mide bulandırıyor. Ama, zaten devletin İslâm devleti olmadığı da bu tür uygulamalardan belli oluyor. İçimizin rahat etmesi için, İslâm devletinin zaruretini çevremize anlatmamız, düzenin ibadetlere bile müdahale ettiğini, izin vermeden umre veya hac bile yapılamadığını insanlara duyurmamız gerekir.
Selam ve dualarımla...