Öğlen vaktiydi,
Önce aradım onu, “ben geldim” dedim.
“Dur” dedi, “şimdi müdür var yanımda”.
Öğlen vaktiydi,
Bir haber yolladığında.
Hastası varmış gelemeyecek kadar bana.
Öğlen vaktiydi,
Beni hayatından sildiğini okuduğumda.
İnanmadım önce.
İnanamadım.
Vefaydı o,
Yapamazdı bunu bana.
Madem yoktu hiç bir sebep,
Neden salmaktaydı beni keder ummanına?
Neden duymama sebep olmuştu acıyı bağrımda?
Öğlen vaktiydi,
Ben vefadan yana,
Vefa vefasızlıktan…
Anladım o an,
Meğer vefada bile vefasızlık varmış.
Sonra bekledim çok,
Bir yanlışlık olmalıydı bu işte aslında.
Almadı aklım,
Nasıl yapardı vefa bunu bana?
Gelecekti bir haber,
Mutlaka uğrayacaktı yanıma.
Yanlış mı tanımıştım yoksa?
İçinde olduğum şu kötü zamanda,
Yitirmiş miydi sağlamlığını vefa da?
Katılmış mıydı o da bu çılgın yaşam kervanına?
Yitip gitmeye döndü aklım.
Kaldıramazdım bu kadarını asla.
Hani herkesin sırtını dayadığı,
Hani herkesin hep aradığı,
Hani o tez yitirdiğimiz vefa var ya,
O da mı,
O da mı terk etmişti hayatımı ansızca?
O günden sonra,
Oturup kaldım bir telefonun başında.
O günden sonra,
Vefa hiç uğramadı semtime bir daha.
O günden sonra,
Hiç sevmedim öğlen vakitlerini.
Zamansız yitirdiğim vefamı hiç unutmadım.
Bana yaptığı vefasızlığı da..
Adını saklı tuttum hep dimağımda,
Vefamın vefasızlığını öğrenmesin istedim hiç kimse.
Bilmesinler neden solduğumu,
Bilmesinler bana ne olduğunu.
Her yalnız kaldığım anda,
Hani öğlenden sonra gün batanda,
Uyanırım yeni bir zamana.
Bitmekteyken tüm yaşayanlar için başlayan gün,
Olmaktayken herkesin ömründe bir dün,
Ben başlarım yeni sabaha.
Dedim ya,
Sevmiyorum öğlen vakitlerini,
Benim günüm öğleden sonra doğuyor.
Gerçek gün batarken,
Bende gün doğuyor.
Ancak o zaman anlıyorum tutunduğumu hayata.
Ancak o zaman anlıyorum ne varsa yaşamda.
Öğleden önce,
Ve öğlen…
Ben yokum sanki bu anlarda.
Boş bir kutu gibiyim içim olmadığında.
Öğleden önce,
Ve öğlen…
Haydi,
Ne kadar eğlenebilirsen eğlen!
Ben her çalıştığımda hayata tutunmaya,
Mecbur muydu hayat beni bunca zorlamaya?
Sen, vefa,
Son güvenimdin benim,
Varsa önümde uzun yıllar daha,
Onlar için ayırdığım son azığımdın aslında.
Tuhaf olan şu ki,
Bilmekteydin bunu çok yakından da.
Gittin,
Demedin hiçbir şey.
İstiyorsan gitseydin yine ya,
Keşke bir şeyler deseydin bana.
O öğlen vaktinden sonra,
Hiç sevmedim kendimi.
Anlayamadım sana ne yaptığımı da.
Var ise eğer yaptığım bir şey,
Aslında sana değil,
Kendime yapmıştım onu da.
Ben,
Seni değil,
Kendimi tüketmiştim esasında.
Gelmeyeceğini de bilmekteydim bir daha,
Bir daha dönmeyecektin bana.
Öyleyse,
Bunca acıya,
Bunca bilmeme rağmen,
Neden bu vazgeçmeyiş?
Gönlüm niçin hala azaplarda?
Biter mi bendeki bu nöbet, bu bekleyiş?
Dönmeyeceğini bile bile,
Neden bunca eziyet bana?
Öğlen vaktiydi,
Ben, gittiğini anladığımda…
alıntı
Ne olursa olsun vefalı kalmayı bilelim unutulsak da unutmayalım arkadaşlarımıza, dostlarmıza bir telefon açıp halini hatırını soralım gördüğümüzde tebbessüm edip nasılsın diyelim eminim ki çok sevineceklerdir vefasızlığın pençesinde kıvranmayalım herkesin birbirine hakkı geçiyor unutmayalım hatırlanmak insanı sevindirir.Belki çok az kişi bunu başarabiliyor ama unutulsak da unutmayalımmmm.Unutulmak çok üzüyor,kırıyor,incitiyor...