Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Fethullah Gülen Cemaati İslamiforum'u Da Satar Mı?
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ SERBEST KÜRSÜ ]·.
serkanasm

Papa ile görüşme meselesini yada benzeri meseleleri konuşmayacağım. Yanlış olduğunu da düşünmüyorum. İyi niyetli ise problem değil. Bir sonuç çıkmayacak, bir noktaya varmayacak elbet ama gene de problem değil. Burada "ümmed düşüncesini" hiç bir zaman benimseyememiş, "cemaatten mi değil mi" sorusunu her seferinde içinden soran bir yapılanmadan bahsetmek istiyorum. Ve ümmed düşüncesine bu kadar mesafeli oluş ile düşülen içler acısı hali.

Ümmedi bir pazar olarak görmek ve oradan adam toplamaya çalışmak sadece bu insanlara mal edilmez ise de en yoğun yaşandığı yer Gülen cemaatidir. Birazcık olsun seni namaz kılan, dine yakın görsünler hemen yanaşılır. Dikkat edin dine zaten yakın bir insana yanaşılır. Elbetteki herkesin örgütlenme(cemaatleşme) ve örgütüne adam toplama hakkı vardır. Bu en temel insani haktır. Ama anlaşılmaz olan cemaatlerine zaten din ile iştigal eden insanları sokma çabasını "İslamiyeti yaymak" olarak ifade edilmesidir.

Ne bir İslam karşıtı ile ne de İslama mesafeli duran biri ile tartışabilecek, tebliğ yapabilecek bilgiye, yeteneğe sahip değillerdir ne yazık ki; belki çok çok az bir kısmı hariç. Ki bu dikkate bile alınmayacak çok küçük bir azınlık. Gerçi bu şekilde İslam'ı anlatmak gene tebliğ olamıyor çünkü cemaate gerebilmenin ön koşulu müslümanlık olma zorunluluğu. Yani artık dinin de cemaat için oluyor. Kıldığın namaz da cemaat için olmaya başlıyor. Üst kimliğin: cemaat mensubu olmak, ümmed: adam toplanacak pazar.

Peki İslamiyete zaten yakın ve dinle iştigal eden ümmed mensuplarını "illa ki" cemaate almaya çalışılırken ne ile motive edilir?

Para ile.

Üniversite yıllarımdan bilirim ki bu cemaatin evlerinde kalan bir arkadaş şöyle demişti: "Gidiyorum bilmemne markete bilmemne abiminin selamı var diyip bedava alış veriş yapıyoruz." Bunu söyleyen arkadaşın hiç bir ekonomik problemi ve böyle birşeye ihtiyacı da yoktu. Elbette ki durumun yoksa yardım istersin, elbette ki durumun varsa yardım edersin. Fakat bu cemaatteki durum böyle değil. Yardım almak zorundasın. Yani münferit bir hadise değil bu.

Toparlarsak, önce Ümmed mensuplarına yanaştık(yani adam toplamak istediğimiz pazara) "gel sohbetlere, cemaate" diye, sonra bu yaptığımız işi "İslamiyeti yaymak" olarak tanımladık ve gelenleri de "para ile" motive ettik.

Buraya kadar çok da önemli değil. Fakat asıl önemli nokta, kendilerini cemaat mensubu görenlerin olmayanları bir kalemde harcayabilecek kapasitede olmaları.

Örn Atilla Yayla çıkar Atatürk hakkında saçma sapan konuşur ne ajan provakatör olur ne başka birşey.

Ama mert delikanlı iki tane bayan kardeşimiz Teke Tek'e katılır bir anda ajan provakatör olur. Üstelik bu bayanlardan biri polisten dayak yerken çocuğunu düşürmüş ve başörtüsü yüzünden okuldan atılmış ve hapis cezası almıştır. Linki tıklayın lütfen:
http://www.haber5.com/haber.php?haber_id=319357

Ama hiç affetmezler. Çünkü cemaatten değil. Üstelik çok tehlike cesurca, dürüst ve samimi sözler söylemişlerdir. Çünkü manevi olarak onlar yapıyor biz neden korkuyoruz ve yapamıyoruz baskısını ruhlarında hissedecekler. Kıskançlıktan kudurmuş bir halde hemen çıkarlar ve İslam karşıtı yada mesafeli duran kesimden daha beter bir şekilde hakaret ve iftiralarla bir müslümana saldırılar. E bu adam müslüman? Sen okulunu öven İslamla alakası olmayana bile sahip çıkmıyor musun. Onlar için deli divane olmuyor musun. REsimlerini dershane duvarlarına koymuyor musun. Bir cemaat mensubu olmayan bir müslüman için neden bu hassiyetin yüzde birini göstermiyorsun?

ÇÜnkü cemaat mensubu olmayan bir müslüman onlar için müslüman olmayandan daha tehlikelidir. Çünkü "rakiptir". Ama İslama mesafeli birisi okulları övdüğünde oyları yağdırırlar hiç düşünmeden. Hiç düşünmezler, delirirler onun için. İnsan söylemeden edemiyor: "Bu kadar mı ucuzsunuz" diye...

Tabi ki de cemaat mensubu olmayan bir müslümanı satmaktan hiç çekinmezler :"Biz onlardan değiliz, Biz onlardan değiliz!". Merak etmeyin değilsiniz zaten!

Birisi cesur müslümana saldırdığında bakıyor cemaat mensubu mu değil mi diye. Eğer öyle değilse harca gitsin:
http://www.samanyoluhaber.com/haber-105038.html
http://www.samanyoluhaber.com/haber-105063.html

Yazdıkları beş para etmez şeylere cevap vermeye gerek bile yok. Kendi korkaklıklarını "temkinli olma" avuntusu ile gidermeye çalışanlar... Yahu temkinli olsan hiç karışmazsın ama sen İslam karşıtlarının bile demediği şeyleri dedin. Sen temkinli değil bir satıcısın! Korkalığının üstüne bir de sana küfreden insanlara yaranmaya çalışman yok mu....

Hadi gel burayı da sat!

Onurlu müslümanlara selam olsun...
sükût-u vaveyla
bu haberle karşılaşınca önce sevindim ...bu kadar cesurca konuşmalarına hayran oldum...fakat sonra oyun falan dendi...anlam veremedim...

bu tür programlara çıkmak gerktiğini düşünüyorum...ayrıca emine şenlikoğluda o adamın?? programına çıkıp..çekinmeden konuşmuştu...

bu yazınızla kendi adıma aydınlandım Allah razı olsun...

serkanasm


Nuray Bezirgan: Sözlerimin arkasındayım

Röportaj: http://www.timeturk.com/Nuray-Bezirgan-Soz...399-haberi.html

Bülent Şahin Erdeğer/ TIMETURK
Türkiye, Nuray Canan Bezirgan’ın adını başörtüsü yasağı sebebiyle ilk defa 1998’de duymuştu. İkinci defa gündeme ise yine başörtüsü yasağını konuşmak için katıldığı bir TV Programındaki sözleriyle geldi. Hakkında pek çok iddia atılan ve söz hakkı tanınmayan Bezirgan’ın kendini TimeTurk okurlarına anlatmasını istedik. Nasıl biri, hayata, dünyaya ve Türkiye’ye nasıl bakıyor. Nuray Canan Bezirgan’la arkadaşımız Bülent Şahin Erdeğer bir söyleşi gerçekleştirdi. Onu dinlemenin tam sırası:

SINIFI ROBOCOBLAR BASTI

Programa katılmanızın ardındaki asıl sebep neydi?

Programa katılmamızın amacı anayasa mahkemesinin başörtüsü ile ilgili kararını tartışmaktı. Programa Özgür-Der vasıtasıyla davet edilmiştim. Benim davet edilmemin sebebi 1998’de bir dizi problemler yaşayıp 2000 yılında yurt dışına çıkmak zorunda kalmam dolayısıylaydı. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2. sınıf öğrencisiydim, başörtüsü yasağı sebebiyle bir final sınavından polis zoruyla çıkarılmak istendim. Fakat ben bu kararın insanlığa, hukuka haykırı olduğunu ifade ettim, hocam ise bana ya insan gibi giyin ya da defol buradan demişti. Sonra sınıfı robocoplar bastı.

Bu süreçte çocuğunuzu düşürdüğünüz ifade edilmişti. Uğradığınız muamele ise bu yasağın ne boyutlara ulaştığını simgeliyordu. Peki bu süreç sizin psikolojinizi nasıl etkiledi?

O sıralarda çok tecrübesizdim. Düşünsenize sizin için sınıfınızın içi polis doluyor! Ben de bir refleksle sınıfın içinde koşturmaya başlamıştım. Sanki onların elinden kurtulmam mümkünmüş gibi. O dönemlerde çocuk bekliyorduk aklıma hemen çocuğumu hapishanede getirme korkusu olmuştu. Sürekli kabuslar görüyordum, çok küçük şeylerden dolayı ağlamaya başlıyordum, mahkemeye her çıktığımda medyanın aynı bugünlerde olduğu gibi bir baskısı vardı bir suçlu muamelesi görmek beni çok yıpratmıştı, ilk kez hapis istemiyle yargılanan başörtülüydüm velhasılı…

NEDEN İLTİCA ETTİ? TÜRKİYE'Yİ SEVİYOR MU?

Hangi düşünceler sizi ilticaya yönlendirdi?


Türkiye’den gitmeyi hiç istemiyordum, eşiniz, dostunuz, aileniz her şeyiniz burada, kurulu düzeniniz var ve Türkiye’de yaşamayı seviyorum ancak yasak sürecinde 3 kere gözaltına alındım, davam 6 ay hapis cezasıyla sonuçlandı. Bu para cezasına çevrilmiş olsa da devam eden hakkımda 2 tane daha dava vardı, bu süreçte aldığım tehdit telefonlarından dolayı ve gözaltında yaşadığım maddi ve manevi işkenceye tabi tutuldum. Örneğin 8 saat karanlık bir ortamda yalnız başıma tutuldum, Emniyet müdürünün karşısına çıkarıldım ciddi boyutlarda aşağılandım, hakaretlere maruz kaldım, bütün bunlar yetmiyormuş gibi yerlerde sürüklendim, tekmelendim, çocuğumu düşürdüm ve kolum kırıldı. Allah aşkına soruyorum size iltica etmemem için sebep var mı?!

Bu yaşadıklarınız ve ilticanız Türkiye hakkındaki düşüncelerinizi değiştirdi mi? Türkiye’yi seviyor musunuz?

Elbette seviyorum! Benim ilticam daha güzel yarınlarda daha güzel bir Türkiye’ye geri dönme umuduyla yapılmış bir hicretti. İnsan doğduğu, büyüdüğü yeri sevmez mi? Bana bu zulümleri yapanların değil zulme uğrayanların evidir Türkiye. Buranın ev sahibi biziz onlar değil…

Atatürk hakkındaki tek cümlelik sözünüz gündeme oturdu. “Atatürk’ü sevmiyorum” ile ne demek istediniz?

Ben tarihte yaşamış ve ölmüş bir şahsiyeti tartışmıyorum. Ben o şahsiyetin düşüncelerini ve o şahsiyete mal edilerek üretilen düşünce ve uygulamaları tartışıyorum. Yani sevmediğim şey bunlar. Konuyu bu noktaya getirenler ise sanki Atatürk’ün şahsına bir saldırı varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Burada da durmuyorlar sanki Atatürk’ün düşünceleri Türkiye ile özdeş hale getiriliyor. Yani bir şahsın düşüncelerine katılmıyorsanız Türkiye’ye düşmansınız vatan hainisiz! Böyle mantık ancak Kemalistler’de var herhalde…

"BEN MAZOŞİST DEĞİLİM"

Oysa ben, Atatürk’ün kendisini deklare ettiği düşüncelere katılmıyorum. Katılıp katılmamak ta en doğal insani hakkım. Onun hayat tarzıyla benim hayat tarzım arasında onun inançlarıyla, düşünceleriyle benimkiler arasında uçurumlar var. Dolayısıyla düşüncelerimiz örtüşmediği için de içimde bir sevgi beslemiyorum. Benim Mustafa Kemal’in şahsıyla bir sorunum yok. Eğer Atatürk’ün düşünceleri ve Atatürkçülük biraz önce anlatmış olduğum başıma gelen şeylere sebebiyet veriyorsa, hayatımı zindan ediyorsa neden seveyim bu düşünceleri? Kimse kusura bakmasın ben mazoşist değilim!

"SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM"

Tüm bunların sebebi dahi olsa inandığım Din’in ilkeleri gereği benim kimseye hakaret etme hakkım yok. Bu sebeple Mustafa Kemal’in şahsına yönelik ne dün ne de bugün herhangi bir hakaret etmedim etmem de ama Önder Sav Peygamberimiz’e hakaret etti Hacla alay etti o zaman nerdeydi medya?

"ATATÜRK'Ü KENDİ EL YAZILARINDAN OKUYALIM"

Örneğin Atatürk’ün düşüncelerini tarafsız bir gözle değerlendirmek isteyenler Uğur Mumcu’nun konuyla ilgili kitaplarına bakabilirler. O Kazım Karabekir’in M. Kemal’e yönelik eleştirilerini kitaplarına almış. Dr. Rıza Nur’un Hatıratını da okumalarını tavsiye ediyorum seviyor-sevmiyor polemikçilerine…

Benim olay yaratan bu bir cümlelik cevabım bana dava açılması yerine bu ülke insanlarının komplekse kapılmadan kimseyi yerin dibine batırmak ya da yüceltmek maksadıyla değil sadece gerçekleri tartışmak için bir paylaşım zemini oluşturmalıydı.

Taha Akyol’un Hangi Atatürk kitabı daha yeni çıktı bence bu olumlu bir adımdı. Polemikten kurtulmak için benim ve benim gibi düşünenlerin “neden sevmediği” merak ediliyorsa Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan’ın derlediği bir kitap var işe bu kitabın değerlendirilmesiyle başlanabilir. Mustafa Kemal’in kendi el yazısıyla yazılmış din ve inanç hakkındaki düşüncelerini içeriyor bu kitap. Hatta bu eser 30’lu yıllarda Liselerde vatandaşlık bilgisi ders kitabı olarak ta okutuldu. Bu kitapta Atatürk kendisini Darwinizmle tanımlıyor, yaratılışa inanmıyor, Kur’an’a tamamen materyalist bir bakış geliştiriyor bugün Öder Sav’ın ağzından kaçırdığı ifadeleri Atatürk açıkça ifade ediyor. Yanılmıyorsam bu kitabı Kaynak yayınları tekrar basmıştı, Cumhuriyet gazetesi de okurlarına hediye olarak vermişti. O kitap okunursa bizim neden hangi düşünceleri sevip sevmediğimiz daha net anlaşılır. Bu düşüncelere katılıp katılmamakta herkes özgürdür. Sonuçta şahsı ölmüştür ve inancımıza göre hesabını Allah’a verecektir. Onun için şahsıyla uğraşmanın, sövmek doğru ve ahlaki eğil. Ama fikirlerini masaya yatırmak lazım.

Siz Atatürk konusundaki fikirlerinizde yalnız mısınız?

Hayır, ayrıca ifade etmeliyim ki bu konuda ülkemizin çok değerli bilim adamları eleştirel eserler kaleme almışlar. Hem sadece İslamcılar değil pek çok farklı düşünceden insan bu eleştirileri getirmiş. Örneğin Sosyalistlerden Prof. Dr. Fikret Başkaya’nın “Paradigmanın İflası” isimli kitabı çok önemli. Merak ediyorum bana saldıran insanların bu kitapların isimlerinden dahi haberleri var mı? Sonra Liberal aydın Prof. Dr. Atilla Yayla var. Kemalistler onun seviyesine çıkamadıklarından Yayla hoca da lince maruz kalmıştı…

Tarihçi yazar Ayşe Hür, Metin Karabaşoğlu, Hasan Hüseyin Ceylan bu isimlerin ilmi araştırmalarını görünce yalnız olmadığımı görüyorum. Hakaret yok sorgulama var çünkü…

MURAT BARDAKÇI İDDİASI...

Bir de fikirlerini açıktan söyleyemeyenler var. Örneğin tarihçi Murat Bardakçı kuliste Ben de Atatürk’ü sevmiyorum dedi buna şahidiz arkadaşla birlikte. Ama baskı ve konum insanları farklılaştırıyor herhalde…

Hakkınızda Atatürk’ü koruma kanuna muhalefetten hakaret davası açıldı. Atatürk’ü sevmemenin hakaret kapsamında değerlendirlmesine nasıl bakıyorsunuz?

Yeryüzünde sanırım Hitler Almanyası ve Kuzey Kore’de rastlanabilecek bir mantıksızlık bu. Birisini sevmemek ona nasıl hakaret olur!

Programa davet edilirken Fatih Altaylı size şartlar sundu mu?

Hayır program gayet güzel başlamıştı çünkü programın konusu başörtüsüydü ama ne olduysa bir anda konu önce Humeyni’ye sona Atatürk’e uzandı. O sorular sorulmasaydı daha iyi olurdu sonuçta konu saptı.

Siz programda kim adına konuştunuz? Dernek ya da tüm başörtülüler adına mı yoksa şahsınız adına mı?

Ben oraya bu mücadelenin bedel ödemiş bir ferdi olduğum için davet edilmiştim, elbette sadece şahsımı bağlayan düşüncelerimi ifade ettim ama başörtülülerin uğradıkları zulümleri bir kez daha anlatmak için oradaydım. Kamuoyunda şöyle bir yanılgı var. Tüm başörtülüler aynı şekilde düşünür ve yaşar diye bu yanlış. Tıpkı başı açıklara olduğu gibi. Solcu başık açık var, sağcı var. Terörist başı açık var, bilim kadını başı açık var hepsi bir mi yani…

"HUMEYNİ TARTIŞILMAZ KUTSAL BİR ÖNDER DEĞİL"

İmam Humeyni hakkındaki görüşleriniz neler? Atatürk-Humeyni kıyaslamasına nasıl bakıyorsunuz?


Evet Humeyni’yi seviyorum. Çünkü bir Müslümanım ve dinim bana kardeşlerimi sevmemi öğütlüyor. Bu demek değil ki onun yılmaz takipçisiyim, onun tüm görüşlerine katılıyorum. Kevserle bizi bu konuda eleştirenler kendilerinin Atatürk’e baktığı gibi bizim Humeyni’ye baktığımızı sanıyorlar. Oysa bizim dinimizde kimseye şartsız itaat yoktur Allah dışında. Humeyni bir Müslümandır ve eleştiriye açıktır biz kimseyi kutsayıp tartışma dışı ulu bir önder ilan etmiyoruz. Humeyni’yi neden sevmiyolar? Onlar gibi emperyalizmle işbirliği yapmadığı için sevmiyorlar, kendi ülkesinin tam bağımsızlığını gerçekten kurduğu için, İsrail’e düşman olduğu için sevmiyorlar yani malumun ilanı kişi sevdiğiyle beraberdir. Peki ben Humeyni’yi neden seviyorum? Öncelikle bir Müslüman olmasından sonra da kendi halkının Şah diktatörlüğüne karşı verdiği onurlu bağımsızlık mücadelesinin lideri olduğundan. Ayrıca sadece kendi ülkesindeki diktatörlüğe değil küresel emperyalizme karşı da direndi. Çok sade yaşadı ve halktan biriydi. O saraylarda yaşayıp saraylarda ölmedi… Tıpkı bugün Ahmedinejad’ın direnmesi gibi sadeliği gibi…

Hem Humeyni’nin tek bir sözü var mı Türkiye’yi işgal edelim diye, Humeyni komşu ve kardeş ülke İran’ın dost ve bilge liderdir benim için. O kadar gerisi beni ilgilendirmez…

Yalnız ifade etmeliyim ki Humeyni sorusuyla Atatürk sorusu ard arda geldi. Yani böyle bir mukayase yapılacağını ve linç kampanyasına yol açacağını düşünemedim. Biz oraya bunu konuşmaya çıkmamıştık.

"CANLI YAYIN KAZASIYDI DAHA DİKKATLİ OLMALIYDIM"

Bu durum bir canlı yayın kazası mı?


Tabi ki, zaten bana canlı yayın öncesi bu konuya girileceğini söyleselerdi ya o konuya girmezdim ya da bu konu hakkında daha stratejik cevaplar hazırlayabilirdim. Her şey bir anda gelişti ve sonuçları cevaplarımızı aştı. Başka yerlere çekildi. Ya da şöyle de diyebilirdim: Atatürk’ü Allah ne kadar seviyorsa ben de o kadar seviyorum…

Atatürkçülüğün ciddi bir içime masaya yatırıldığı bir programa katılır mısınız?

Bir sözümden bunlar oluyorsa bugün için bu soru herhalde bir hayal. Ama gelecekte düşünce özgürlüğünün garantiye alındığı bir gün olursa o zaman elbette katılırım. Bugün benim üzerimden topluma verilen bir mesaj var. “Susun, akletmeyin, sorgulamayın ve itaat edin. Duygularınız bile bizim istediğimiz gibi olmalı” mesajı…

"PROVAKATÖR DİYENLER İSPATLASIN YADA ÖZÜR DİLESİN"

Hakkınızda provakatör olduğunuza dair iddialar var. Bu iddialara ne diyeceksiniz?


Öncelikle eleştiriye sonuna kadar açığım, ama hakarete varan saldırıları nasıl anlayışla karşılayabilirim. Sonunda cumhuriyet gazetesi bizi eşek olarak çizdi! Bu mu özgür düşünce ve çağdaşlık! Ama onların yaptıklarından çok beni yaralayan şey bizim insanımız dediğimiz bazı kesimlerin yayınları. Örneğin STV iki gün hakkımda yayın yaptı. Düşünebiliyormusunuz benim için bu kanal peygambere hakaret etti bile dedi. İnsanların hakkımda iddiları varsa ellerinde kanıtları olması lazım, kanıtları yoksa öncelikle benimle görüşmeleri lazım. Gayrimüslimlere olabildiğince hoşgörülü olan kesimin televizyonu iş Müslüman birine gelince büyük haksızlığa imza attı. Ben üç çocuk annesi mü’mine bir bayanım. İnanın bana yapılan linç kampanyası bu kesimin TV’sinin yaptığı yayınlar kadar dokunmadı. Fadime Şahin’e bile benzettiler beni. Bu yüzden sabahlara kadar uyuyamadım ve ağladım…

Ne garip değil mi kendilerini Atatürk muhalifi bir zatın takipçileri olduklarını iddia eden bir cemaat nasıl davranıyor. Bu kişiler herkesle diyaloğa geçiyorlar ama böyle önemli bir konuda bana bir telefon edip sorma ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Oysa ben onlara ulaşmak ve cevap hakkımı kullanmak içim en az 10 kişiyi araya sokuyorum ulaşamıyorum, Uğur Dündar ve Ali Kırca bana ulaşıyorlar ama bu kanal bana ulaşamıyorlar peki ne yapıyorlar benim görüntülerimle Müslüm Gündüz’ün çıplak görüntülerini ardı ardına veriyorlar. Peygamberimize hakaret ettiğimi iddia ediyorlar. Takdiri kamuoyuna bırakıyorum, Allah’a havale ediyorum…

Medya Lincinin bu denli şiddetli olmasını neye bağlıyorsunuz?

Burada haberi yapılan ben değilim aslında, korkulan şey halkın onların istediği kalıpların düşünmesinden duyulan korkudur. Kumdan kalelere yaklaşan dalgadan korkan çocuklar gibi…

Benden hep özür dilemem, sözlerimi geri almam istendi, bu para karşılığında teklif edildi. Bu ahlaki düşüklüğe boyun eğersek Rabbimize ve çocuklarımıza ne hesap vereceğiz? Bir de Yaşar Nuri Öztürk var tabi sahnede. Bana, seçim otobüsünden hitap eder gibi, haçlı seferindeki rahibe kıyafetli dedi.

SÖMÜRGECİ DEĞİLİM

Türkiye İngiliz sömürgesi olsun mu dediniz?


Kastım şudur ki Açık sömürgelerde konumunuz bellidir. Ona göre muamele görürsünüz ama Türkiye gibi örtük sömürgelerde size sahte konumlar verip esirken bile alabileceğiniz haklarınızı elinizden alırlar. Bunun için örtük sömürü açık sömürüden bile kötüdür. Bunu kast ettim. Yoksa zaten hedefimiz tam bağımsız bir Türkiye, İsrail’e ve ABD’ye ve İngiltere’ye karşı ayakları üzerinde kardeşleriyle birlik olan bir yönetim. Hatırlayın ABD, İsrail ve İngiltere’nin en büyük müttefiki kim? Ben miyim yoksa bu ülkenin en büyük Atatürkçü kurumu olan TSK mı? Ben diyorum ki Türkiye resmi ideolojiyle Guantanamo olmasın…

Nasıl bir Türkiye düşlüyorsunuz?

Düşünce özgürlüğünün hakim olduğu, kimsenin farklı olduğu için baskı altına alınmadığı bir Türkiye elbet özlemimdeki Türkiye. Örneğin Kürtlerin ana dillerini konuşabildikleri eğitimini alabildikleri, kadınların töre cinayetlerine kurban gitmediği bir Türkiye. Sosyal adaletin sağlandığı, emekçilerin emeğinin hakkının teri kurumadan tam olarak verildiği bir Türkiye. Çocuklarımın hiçbir ideolojik dayatma, yemin töreni vs. olmadan alternatif biçimde okuyabileceği okulları olduğu bir muhtırasız, darbesiz bir Türkiye, vicdani reddin doğal olduğu bir Türkiye…

Son olarak Time Turk okuyucusuna mesajınız nedir?

Ben Kur’an’ı anlamak için okumaya başladıktan sonra Müslüman oldum. Bunun için hayatımızı yönlendirecek en önemli kaynak Kur’an. Benim tavsiyem sağlıklı biçimde düşünebilmek, akledebilmek için, ölmüş modern ya da geleneksel ululaştırılan şahsiyetlerden medet ummamak için Kur’an’a anlamak ve yaşamak için sarılsınlar. Kur’an’ın muhatabına kazandırdığı dünya görüşü ve yaşam tarzı bence en önemli varlığıdır. Biz Müslüman kadınların bu çerçevedeki en önemli yaşam tarzı belirtileri de tesettürleri. Bu zamanda bizi Rabbimizin başörtüsü ile sınadığına inanıyorum. Bu sebeple tesettürün kıymetinde resmi ideoloji tarafından habersiz bırakılmış başı açık kardeşlerimizi örtünmeye, tesettürlerini kuşanmaya davet ediyorum. Örtülü kardeşlerime de örtülerinin tüm diplomalardan, kariyer hayallerinden ve tavizlerden değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum. Sadece tesettür değil Rabbimin herhangi bir tek ayetinden vazgeçmemiz isteniyorsa karşılığında ne sunulursa sunulsun vazgeçmemeliyiz.Ben bu direncimizi Kur’an ahlakının, imanın bir gereği olarak görüyorum. Çünkü onlar böyle pırıl pırıl duracak bir Kur’an Neslinden korkuyorlar. Kur’an Neslini yeniden inşa edelim duasıyla selamlıyorum tüm kardeşlerimi...
Teşekkürler
<#thank#>
Cahar Dudayev
İşte budur!

Allah razı olsun.
Abd_us_SAMED
bu cemaatin de kusurları vardır herşeyin olduğu gibi.
Hz.Ömer,Hz.Ebubekir,Hz.Osman gibi sahabilerimizi bile eleştiren zihniyetler varken Nur cemaatine yöneltilen bu eleştirileri çok önemsemiyorum.Tanıdığınız birkaç kişiyle cemaatin hepsini yorumlamaya çalışıyorsunuz.Ne kadar eleştirirseniz taşlarsanız taşlayın sizin yaptıklarınız bu cemaatin ALLAH RIZASI İÇİN çalıştığı gerçeğini değiştirmez.
yapmayın arkadaşlar Allah'ın yolunda hizmet için hayatından vazgeçen,gecelerini feda eden,sevdiklerini feda eden,vatanından ayrı kalan,tüm bunlara rağmen hep mütebessim hep azimli,hep ümitli olabilen insanları bu kadar kolay karalamayın.
vesselam...
serkanasm
ALINTI(Abd_us_SAMED @ Jun 14 2008, 11:42 PM) *

(...)kolay karalamayın.

Kolay karalamak mı?
Dostum, yıllarca çok ciddi sıkıntı çekmiş/çektirilmiş bir bayana beş para etmez gerekçelerle, deli gibi saldıran bir grubu savunurken mi "kolay karalama" ifadesini kullanıyorsun?
Bi daha düşün bence.

Ayrıca bu hadise bu grubun ilk vukuatı değildir. Daha önce de defalarca, hayatında İslamı aksiyon halinde yaşamaya çalışmış insanlara ilk tekmeyi vurmaya kalkan bir gruptan bahsediyoruz.

Ayrıca diğer bahsettiğin Allah rızası için çalışma kısmını bizler bilemeyiz elbet. O kısmını yargılamak istemem ama şunu unutma ki hemen hemen her cemaatin mensupları aynı ifadeyi kullanıyor ve ne yazık ki "örgütleri için fedakarlık yapmayı" Allah rızası için çalışma olarak algılayabiliyorlar...

Yoksa, herkese o açıdan bakılırsa 80 yaşındaki "şeyhi(!)"nin isteği üzerine 15 yaşındaki kızını "şeyhine(!)" gelin yapan adamdan herhalde kimse daha fedakar olamaz... Bunları da hesaba kat.

Ama mesele bu değil. Mesele bu adamların cemaat dışı gördükleri hiç kimse için zerrece dayanışma göstermeyecek olması. Yav ne dayanışması, dayanışmayı falan geçtim, adam "ajan provakatör" diyip bin çeşit hakaret etmiş.

Onun için dikkat edersen başlık "Fethullah Gülen Cemaati İslamiforum'u Da Satar Mı". Görünen o ki hiç affetmezler.

"Biz onlardan değiliz", "Bİz onlardan değiliz" diye bağırabilmek,mesaj verebilmek için burayı "ajan provaköterlerin yazı yazdıkları yer" diye damgalar. Üstüne bir de efektlerle süslenmiş bir şekilde Müslüm Gündüz/ Ali Kalakancı denen zibidi sürüsünün fotoğrafları ile birlikte verir.

Son günlerde biraz daha sempatik geliyorlardı. Düzeliyorlar inşallah diyorduk. Gene bütün düşüncelerimizi tepe taklak ettiler...

Yapacak birşey yok...
Abd_us_SAMED
O hanımefendinin orda yaptığı doğru mu acaba.zaten karışık ülke şu anlarda bir de başörtülülerin adını ATATÜRK DÜŞMANI olarak tanıttırdı.tamam söyledikleri güzel tarafsız bakabilen biri için gayet güzel ifadeler düşünce özgürlüğü adına ama bu ülkede böyleleri fişlenir.ayrıca o kişinin provakatör olmadığını da bilemezsiniz.eğer bu cemaat tv veya gazetesi vasıtasıyla bu olayı (sizin istediğiniz gibi) desteklese cemaatin adı ATATÜRK DÜŞMANI'na çıkacak.ayrıca örgütleri için fedakarlık yapmak ta ne demek.yav bu cemaat ne için kurulmuş olabilir.kişisel değil ki topluca birşey.bahsettiğiniz gibi cemaate fedakarlıklar yapılıyor tabi ki ama yahu bu fedakarlıklar ne için yapılıyor.cemaat parayı yiyor desen zaten cemaat dediğiniz o parayı veren kişiler.
cemaatin önde gelenlerine bakıyorsun öyle çok zengin kişiler değil.kendi konumlarındaki normal insanlara bakıyorsun kat kat daha zengin onlardan.cemaat için fedakarlık lafını gerçekten anlayamadım.cemaatin yaptığı herşey zaten hizmettir.ALLAH RIZASI içindir.
ayrıca son günlerde düzeliyorlar falan demişsiniz.birşey dicem.siz kimsiniz.İSLAM'ın ve cemaatlerin ölçütü siz misiniz.bunca insanı yargılayacak kadar bu insanları tanıyor musunuz.özellikle şu cemaat için fedakarlık gibi sözleriniz açıkça söylim saçma geldi.cidden şu an ne yazacağımı bilemiyorum smile.gif .cemaat dediğiniz kim ki,kim için fedakarlık yapacaklar.diyelim bir miktar para isteniyor veriyorsunuz demek istediğiniz bu mudur.
ne için istenir,ya bi öğrencinin ihtiyacı vardır böyle şeyler yani.Cemaatin İSLAM'dan başka amacı yok ki sizin cemaat için yaptığınız fedakarlıklar boşa gitsin.Ne diyeyim içine girmeden(samimi olarak) anlayamazsınız.
vesselam...
serkanasm
ALINTI(Abd_us_SAMED @ Jun 15 2008, 12:53 AM) *

O hanımefendinin orda yaptığı doğru mu acaba.zaten karışık ülke şu anlarda bir de başörtülülerin adını ATATÜRK DÜŞMANI olarak tanıttırdı.

O hanımefendinin yaptığı doğru olduğu gibi bu ülke son 100 senedir devamlı karışık zaten. Karışık olmyan bir dönem söyleyebilir misin. Bu bahane olamaz.

Ayrca "Atatürk DÜŞMANI" ne demekir yahu. Düşmanı kelimesi neyi temsil ediyor. Düşmanı kelimesini niye kullanıyorsun. Birşeyler için ezberden konuşmayan herkesi "düşman" diye yorumlamaya kalkarsan bu işin içinden çıkamayız. Ayrıca orada başörtülü bayanları değil. Kendini temsil etti. Kaç tane başörtülü onun çektiklerini çekmiş?
ALINTI(Abd_us_SAMED @ Jun 15 2008, 12:53 AM) *

bu cemaat tv veya gazetesi vasıtasıyla bu olayı (sizin istediğiniz gibi) desteklese cemaatin adı(...)

Ne desteği yav? Kimse destek istemiyor ki? Desteği nerden çıkardın. Adamlar İslam karşıtlarının atmadığı iftiraları atmışlar. Kimse destek istemiyor dotum. Karışma yeter.

Ama çok güzel söylemişsin, eğer öyle yapsalar onlar da "öyle algılanacaktı" diye. İşte biz de bunu söylemeye çalıştık. Sen çok güzel ifade etmişsin:

"BİZ ONLARDAN DEĞİLİZ". Aynen dediğin gibi. Cemaat hemen o iki insandan olmadığını haykırmalı ve kaba etlerini kurtarmalı. Harika söylemişsin.

"Fedakarlık" kısmı kafanı karıştırmış ama bir kere daha düşünürsen anlayacağından eminim.Bir ipucu: insanların çoğu bir yerlere ya yalnız kaldıklarından, yada kimlik bunalımı yaşadığından dolayı tutunur. Özellikle solcular ve "sağcıların tamamı".
Abd_us_SAMED
-"düşmanı" kelimesini ben kullanmıyorum.medya direk bu damgayı vuruyor ve halkımızın çoğu da inanıyor bunlara.
birçok örgüt,cemaat,dernek vs. gibi bu cemaate de kimlik sıkıntısı için girenler var tabi ki.ama emin ol önceden çok sosyal olup ta bu cemaate girdikten sonra tüm bunlardan fedakarlık eden insanlar çok var.
Ayrıca bu cemaate Fethullah Gülen cemaati diyerek ayrı bir konuma oturtmaya çalışmayın.Nur cemaatidir ve Hz.Muhammed'in izinde,Bediüzzaman Said Nursi'nin ışığında,M.Fethullah Gülen hocaefendinin de hatırlatmalarıyla hareket eden bir cemaattir.

şu bilinmeli ki bizim ülkemizde çıkıp ben Atatürk'ü,laikliği sevmiyorum diyemezsin.bu sadece müslümanlara zarar verir.ve de fatih altaylı,tuncay özkan gibilerinin elini kuvvetlendirir.
Din hizmeti yapmak isteyen insanların bu gibi konularda dikkatli olması çok gereklidir.Çünkü bize kısa vadeli "lâflar" değil uzun vadeli icraatler gerekir.
vesselam.
sükût-u vaveyla
ne bedeller ödenmiş...Allah için...

stv safını belli etmiş durumda ...korumanın bir faydası yok...
Abd_us_SAMED
bedeli ödeyenler bilir ancak.
stv'Nin safı belliydi baştan beri.diğer medya kuruluşları gibi felaket tellalığı yapmadığı için,eğlence programlarından,kadın programlarından para kazanmadığı için, bu kadar eleştiriye maruz kalıyor heralde.
neyse herkez kendi bildiği yola.
vesselam...
seydaKumandan
katıldığım yerleri olmasına rağmen

yazınızı genel manada değerlendirecek olursak ,

bence biraz fazla ver yansın yapmışsınız.



Abd_us_SAMED
artık cemaatin gittiği yol,izlediği taktikler bitti cemaatte kişisel bazı sorunlardan dolayı eleştiriler gelmeye başladı.bakalım ilerde ne görücez.
Ayn-ı Visal
ALINTI
Dikkat edin dine zaten yakın bir insana yanaşılır...Ne bir İslam karşıtı ile ne de İslama mesafeli duran biri ile tartışabilecek, tebliğ yapabilecek bilgiye, yeteneğe sahip değillerdir ne yazık ki; belki çok çok az bir kısmı hariç. Ki bu dikkate bile alınmayacak çok küçük bir azınlık. Gerçi bu şekilde İslam'ı anlatmak gene tebliğ olamıyor çünkü cemaate gerebilmenin ön koşulu müslümanlık olma zorunluluğu. Yani artık dinin de cemaat için oluyor. Kıldığın namaz da cemaat için olmaya başlıyor. Üst kimliğin: cemaat mensubu olmak, ümmed: adam toplanacak pazar.

Emin misiniz?Bunun için mi dünyanın bir ucuna hizmet için gidiyorlar,bunun için mi bu Din'in anlatılmadığı bir köşe kalmasın diye hizmet aşkıyla iştiyakla çalışıyorlar?Yoksa ordaki insanların hepsi dindar mı?
Hepsini geçin kaçı İslamiyeti tam biliyor ondan haber verin?

ALINTI
Üniversite yıllarımdan bilirim ki bu cemaatin evlerinde kalan bir arkadaş şöyle demişti: "Gidiyorum bilmemne markete bilmemne abiminin selamı var diyip bedava alış veriş yapıyoruz." Bunu söyleyen arkadaşın hiç bir ekonomik problemi ve böyle birşeye ihtiyacı da yoktu. Elbette ki durumun yoksa yardım istersin, elbette ki durumun varsa yardım edersin. Fakat bu cemaatteki durum böyle değil. Yardım almak zorundasın. Yani münferit bir hadise değil bu.

Bu yardım konusuna değinmeden önce şunu belirteyim ki:Sizin arkadaşınız kabul etmediği,eleştirdiği bir grubun içinde sırf BOĞAZI için riyakarlık yapıp hala kalmaya devam etmesi art niyetinli biri olduğunu gösterir.
Yardım konusuna gelince:Ne zamandan beridir öğrenciye yardım etmek kötü bir vasıf olmuştur? Evet belki arkadaşınızın cebi para ile doludurİ;fakat arkadaşınızın gibi cebi dolu olanların iki misli durumu kötü olan öğrenciler var. Sırf durumu iyi olanlar için onlarada mı yardım yapılmasın?Böyle bir zihniyet olabilir mi?Sırf yardım ediliyor diye eleştirilsin?Bu düşüncelerinizin altından art niyetten başka hiç bir şey yoktur!

ALINTI
Toparlarsak, önce Ümmed mensuplarına yanaştık(yani adam toplamak istediğimiz pazara) "gel sohbetlere, cemaate" diye, sonra bu yaptığımız işi "İslamiyeti yaymak" olarak tanımladık ve gelenleri de "para ile" motive ettik.

Demek ki sizin izlediğiniz yol bu..İlginç thinking.gif

ALINTI
ÇÜnkü cemaat mensubu olmayan bir müslüman onlar için müslüman olmayandan daha tehlikelidir. Çünkü "rakiptir". Ama İslama mesafeli birisi okulları övdüğünde oyları yağdırırlar hiç düşünmeden. Hiç düşünmezler, delirirler onun için. İnsan söylemeden edemiyor: "Bu kadar mı ucuzsunuz" diye...

Az laf çok iş...İcraatlerden anlaşılır emin olabilirsiniz kimin ucuz kimin kaliteli olduğu!

ALINTI
Tabi ki de cemaat mensubu olmayan bir müslümanı satmaktan hiç çekinmezler :"Biz onlardan değiliz, Biz onlardan değiliz!". Merak etmeyin değilsiniz zaten!

Eğer ki EŞHEDUEN LAİLAHE İLLALLAH VE EŞHEDUENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH diyen insanlardan değilim diyorsanız sizin bileceğiniz iş,demek ki değilsiniz...

ALINTI
Yazdıkları beş para etmez şeylere cevap vermeye gerek bile yok. Kendi korkaklıklarını "temkinli olma" avuntusu ile gidermeye çalışanlar... Yahu temkinli olsan hiç karışmazsın ama sen İslam karşıtlarının bile demediği şeyleri dedin. Sen temkinli değil bir satıcısın! Korkalığının üstüne bir de sana küfreden insanlara yaranmaya çalışman yok mu....

Beş para etmez şeylere cevap vermeye gerek yok demişsiniz ama maaşallah cevap vermediğiniz bi şey kalmamış!Ne diye beş para etmez şeylerle uğraşıyorsunuz?Kişi ne ile iştigalse kalbi onla doludur!
Vesselam...
serkanasm
ALINTI(Abd_us_SAMED @ Jun 15 2008, 02:25 PM) *

bakalım ilerde ne görücez.

Cevap yazmaya gerek yok ama bu sözün hoşuma gitti. İnşallah ileride aynı şeyleri görmeye devam etmeyiz. İlginçtir, yukarıda yazdığım şeylerin ana hatları ile ilk dile getirdiğim yer/zaman 10 sene kadar önce bir sohbette birisi ile konuşurken idi. Onu hatırladım. Hatta gene yukarıda yazdığım şeylerin benzerini bir ara açık olan yobazforum isimli sitede yazmıştım geçen sene. Üzerinden seneler geçti yukarıda söylediklerim yani 10 sene önce söylediğim ne yazık ki hala daha doğru/geçerli.

İnşallah 10 sene sonra gene aynı şeyleri bu tip canlı örnekleri ile söylemeye devam etmeyiz.
Hala daha az da olsa cemaatten umudumuz var onu da ekleyelim...

Sevgili <visal>, yazılanları bir daha okuman ümidi ile...
saidlock
Kendi kendine "gelin güvey olma" vakası derim sizin yorumunuza.
Cahar Dudayev
angry.gif

Hala cemaat taassubu ile bu cemaati savunuyorlar.

Heeeyyy! Ortada, başörtüsü eylemlerinde polisten aldığı darplar sebebi ile karnındaki bebeği kaybetmiş, kolu kırılmış, başörtüsü sebebi ile Türkiye'de ilk defa hapis cezası almış bir mağdur var. Ve sizin çok muhterem kanalınız Stv bu kadına önce Fadime Şahin gibi çirkin bir iftira attı, ardından da provokatör iftirası attı. Bilmeden araştırmadan bu iftira nasıl atılıyor? Ecevit'lere, Demirel'lere, Hristiyanlara, Yahudilere son derece hoş görülü olan bu zavallılar, sistem karşısında daima dik durmuş bu Müslüman bayana karşı neden bu kadar acımasızlar?

Gözlerinizi açın, cemaat taassubunu bırakın, hakikati görün!
saidlock
Bu hücum'a karşı cevap : İş yapmakla laf yapmak farklıdır.
Bu tarz-ı telakkiniz'e cevap : Derviş'in fikri neyse zikri'de odur.
Bu ise hatanıza cevap : İnsan zanlarını hüküm yerine koyamaz.
saidlock
Fatiha suresi 7. Ayet bu Asrımız'a bakıyor, dikkat edesin, bir de penceren, O ayet'teki pencere Bey'im.
Hatanın nerde olduğunun bir de misal'i var, Markalı bir mal alırsın ismi'de, almış olduğun ürün'de baştan sona kalitedir. Bir de Çin çıkışlı mal alırsın, İsmi ve Kutusu, dizayn tam aradığındır ama kullanınca elinde kalır. Yani dış var iç yok. Zamanımızda böylesi pek çok. Ben dertliyim, bilmem sen ne kadar dert edindin. Ama taarruz'a vaktin var gördüğüm kadarıyla.
saidlock
Arkadaşım, hak indinde "Karalıyorlar", şahsımı da içine alacak şekilde "karalamaya vaktiniz olduğu" ifadelerinizin karşılığın boş çıkar ise İftira atmış olursunuz. Şimdilik iftira mıdır değilmidir bilemiyorum.

Daha çok "zan" üzerine yazmış olduğunuz yazılar var. Hakikati öyle değil.

"Mağdhuub" "Ğadab" meşrebli görünüyorsun ki ortadoğu da çokları öyle. Onların hakkından ise "Ez-zalimu sayfullah, yentekimu bihillah, sümme yentekimu bih" gelmiş. Azıcık bakıp ibret alalım inşaallah. Biz, biz olalım, başkaları gibi değil.

*Abdullah Çatlı öldükten sonra kim olduğu ortaya çıktı. 20 sene işbaşındayken değil.*
saidlock
Her neyse arkadaşım, zahiren sen kazandın, zahiren sen doğrusun. İkaz sadedinde ne gerekli ise edâ etmişim. Siz Muhteremin ellerinden öperim.

Buraya kadar ifade ettiğim ifadelerde şerhettiğim ikazlara bundan sonra devam etmekle kendim muhatab olmak var.

Görünmek ayrıdır, olmak ayrıdır. Cümleleri tahlil, tefrik, tahakküm, tekmil, teşbih, taksimât ve tafsilâtına bakmadan bir çırpıda geçmemek gibi karakterim var. Bir cümlemi 6-7 defa telâffuz etmeden, bir o kadar da tashih etmeden yazmam. Ne hatam var ise meydandadır.

Azıcık amelimi de zâyi etmemek için ifade edilmesi gerekenlerin ifade edilmişliğiyle iktifa ediyorum.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.