Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Tarikatler Nerede şirke Düştüler Açıklama!
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ TASAVVUF ]·.
Sayfa: 1, 2, 3, 4
mesdo
Selamu aleyküm ve rahmetullah

Bismillah

Tarikat’lerin hangi noktada şirke düştüklerini makalemizde ele alalım.
Öncelikle tarikat’lerin islam’da olmadığı ve sonradan ortaya çıktığı malum.

Yapısı itibari ile tarikat kendi içerisinde yapılanan bireylerin üstün gördükleri ve insanüstü vasıf yükledikleri bir şahsı ön plana çıkararak üsytün vasıflı bireyin(şeyh veya evliya!!)taklid edilmesi sebebi ile taklidi ön plana alan bir kurumdur.

Tarikatin en temel iki kurumu vardır.

Birinci kurum tamamen üstün vasıflar ile kutsanmış bir bireyin başını çektiği yöntemsel hayat tarzı

İkinci kurum ise tarikatin ana yapısını oluşturan tasavvuf ve tasavvufun vazgeçilmez ana teması rabıtadır.

Tarikat tasavvuf ekolünün uygulama alanı bulduğu bir alandır.

Tarikat ehl-ine göre tasavvufsuz bir tarikatin anlamı yoktur.

Biraz daha ileri gidenler tarikatsiz hatta tasavvufsuz İslam yoktur gibi ilginç lakin bir o kadarda tehlikeli bir söylem ircaa etmişlerdir.

Biz tarikatin en bariz şekilde şirki esas alan yapısını yani tarikatin lideri bir bireyin üstün sıfatlar yüklenerek ön plana çıkarılmasını ve sonradan gelen bireylere bu üstün sıfatların nasıl gizli şirk olarak adapte edildiğini anlamaya çalışalım.

Öncelikle tarikatin en belirgin en temel unsuru şeyhtir.

Yani üstün güçlere sahip olduğu iddia edilen ahirette şefaat edeceğine iman edilen keramet sahibi olduğuna iman edilen hatta yetiş ey bilmem ne gibi nidalara ölü dahi olsa cevab vereceğine iman edilen kişidir şeyh diğer adı evliyadır.

Peki vahiy bu şefaate bu kurtarıcılığa nasıl yaklaşmakta hz ALLAH C.C HZ leri kullarını vahyin nurunda nasıl ikaz etmektedir.

Bismillah

Okuyalım


Hz Allah’ı (C.C)bırakıp putlardan dost edinenler! Onlara, bizi HZ Allah’a (C.C)yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler.

Doğrusu,HZ Allah (C.C)ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir” (Zümer, 3) buyurmakta, sonra onları küfür ve yalancılıkla suçlayıp,

HZ Allah (C.C)yalancı ve kafir olanlara hidayet vermez.” diyerek onlara hidayet vermeyeceğini haber vermektedir.

Kendisini HZ Allah’a (C.C)yaklaştıracağını düşünerek,HZ Allah’ın (C.C)dışındakileri dost edinenlerin durumu budur. Bundan kurtulan kişiden daha değerli kim vardır? Daha doğrusu bu düşünceyi inkar edenleri destekleyenden daha kıymetli kim vardır?

Bu müşriklerin ve atalarının tasavvur ettikleri şey, ilahlarının(ŞEYHLERİNİN) HZ Allah (C.C)hz lerinin katında kendilerine şefaat edeceğidir.

Bu şirkin ta kendisidir.

Hz Allah c.c hz leri kitabında onları reddedip düşüncelerini çürütmüş ve şefaatin tamamen kendisine ait olduğunu ve hz Allah’ın(c.c) kendisine izin verip, söz ve fiilini beğendiği, hz Allah’ın c.c dışında şefaatçi tanımayan tevhid!!!!! ehlinden başka kimsenin şefaat edemeyeceğini haber vermiştir.

Hz Allah c.c hz leri şefaat iznini, böyle kendisinden başka şefaatçi edinmeyen kişilere verir.
Rabbı ve mevlasından başka şefaatçi kabul etmeyen tevhid sahibi hz Allah’ın c.c vereceği şefaat izniyle en bahtiyar insan olur.

HZ Allah (c.c)hz leri ve Rasulunun a.s kabul ettiği şefaat kendisini birleyenlere verdiği izinden kaynaklanan şefaattir.

Nefyettiği şefaat ise Allah’tan başka şefaatçi edinen müşriklerin kalbinde bulunan şirk şefaatidir.
Bu kimselerin şefaatçılarından bekledikleri şeyin aksi ile kendilerine muamele edilecek, muvahhidler ise şefaate nail olacaklardır.

Müşriklerin bilgisizliklerinden birisi, belli başlı hükümdar ve velilere!!!! yapıldığı gibi hz Allah c.c hz lerinin katında şefaat etmesi için bir veli ve şefaatçi edinildiği takdirde şefaatlarının fayda vereceğini düşünmeleridir,

Oysa îzin verilmeyen hiç bir kişinin hz Allah c.c hz lerinin katında şefaat edemeyeceğini, ayrıca söz ve fiillinden razı olmadığı hiç kimseyede hz Allah’ın c.c şefaat izni vermeyeceğini bilmiyorlar. Hz Allah c.c hz leri ilk etapta!

Onun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir
(Bakara, 255)
i
kinci etapta ise
Onlar (melekler) Allah’ın hoşnud olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler (Enbiya, 28)

buyurmaktadır.

Üçüncüsü de Allah’ın söz ve amel olarak ancak Tevhid’den ve resullerine tabi olmaktan razı olmasıdır. Evvel ve ahir herkes bu iki konudan sorumlu tutulacaklardır. Yüce Allah başkasını kendisine eşit tutan şirki affetmez.

velhasıl

Öyle iken kafirler Rablerine başkalarını eşit tutuyorlar (En’am, 1)
buyurmaktadır

Ayetin tefsiriyle ilgili iki görüşten en sahih olanı kafirlerin ibadet, dost edinme ve sevgide başkalarını Allah’a eşit tutmalarıdır:


Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik, çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk (Şuara, 97-98)
ayeti ile

İnsanlar arasında, onları Allah’ı severcesine sevenler vardır (Bakara, 165)

ayetinden de bu anlam çıkmaktadır.

Bu noktada ibni abidinin şu risalesi dikketle incelenmelidir

Değirmenin, çevresinde döndüğü eksen demektir. Zamanının bütün oluşları onun çevresinde dönüp durduğu için zamanın ruhsal seyyidi ve yöneticisi olan zata bu ad verilmiştir. ... Kutuplar iki tanedir. Biri görünen alemi yönetir, biri gayb alemini. Kutup ölünce, yerine Abdallardan en kamili geçer. (Allah ne iş yapar ki??!!)
Abdallara gelince: “Abdal” kelimesi, “bedel” sözünden alınmıştır. Bunlardan biri ölünce onun yerine öteki geçtiği için bu adla anılmışlardır. Bunlar, peygamberin yerine iş gördükleri için de bu adı almış olabilirler. Allah, insanlara musallat olabilecek belaları, fesatları bu abdallar yüzünden yok eder....
Evtad’a gelince: Bu kelime direk, dayanak anlamındaki “veted” sözcüğünün çoğuludur. Bunlar, yeryüzünün dayanıklı olmasını sağlayan ruhsal kişilerdir. Kur’ân’da dağların “evtad” olduğunu söyleyen âyet bu kişilere dikkat çekmektedir.
Nukeba, nakîb (temsilci, belirleyici) sözcüğünün çoğuludur. Nukeba, toplumların kozmik temsilcileridir. Bunların her biri gezegenlerin birinin dünya üzerindeki etkilerini kontrol eder. Bunlar İblis’i de tanırlar ve onun etkilerini de kontrol ederler.
Efrad’a gelince: Bu kelime “ferd” kelimesinin çoğuludur. Efrad, melekler aleminden bazılarının temsilcisi olarak iş görür....
Nüceba’nın sayısı 70, Abdalların 40, Ahyarın 7, Evtad’ın 4’tür. Gavs ise bir tektir. Nukaba’nın yaşadığı yer Mağrip, nüceba’nınki Mısır, Abdallarınki, şam, Gavs’ınki Mekke, Kutup’unki Yemen’dir. Ahyar ise yeryüzünü durmadan dolaşır.
Halkın Ka’be’yi tavaf ettiği gibi Kutup da sürekli biçimde Allah’ı tavaf eder. Hep Allah’ın çevresindedir, orada döner durur.Kutup, azledilmez, makamından ayrılmaz. Ancak ölünce yeri boşalır.” (İbn-i Abidin; Resâil, 2/264-281)

devam edelim

bismillah

Müşriğin hal ve davranışlarının söylediğine uymadığını görürsün.

Biz onları Allah(c.c) kadar sevmiyoruz, O’na eşit tutmuyoruz

der sonra, küçümsendikleri zaman hz Allah’ın c.c küçümsenmesinden daha fazla öfke gösterir, hayırla anılmalarına, özellikle de yaratıklara cevap verme, sıkıntıların sebeplerini ortaya çıkarma ve ihtiyaçları yerine getirme, kul ile hz Allah c.c arasında aracı olma gibi kendilerinde bulunmayan şeylerle tanıtılmalarına ise sevinir ve gülümserler.

Bu durumda onun ferahlanıp, duygulandığını ve kalbinin dolduğunu, ta’zim, itaat etme ve dost edinme havalarının estiğini hz Allah c.c hz lerinin safi tevhidle tek başına zikredildiği zaman ise, vahşet, darlık ve sıkıntının kendisinde belirdiğini görürsün. Böylece kendisinde bulunan eksik uluhiyyet anlayışı ile seni suçlar, çoğu zaman düşmanlık gösterir.

Resulünün izin verdiği ölçüde ziyaret edilmesini isteyenlere

kabirdekilerin değerini düşürdünüz” derler.

Kalpleri arasındaki benzerlik o şekildedir ki sanki birbirlerine:

hz Allah’ın c.c doğru yola eriştirdiği, hak yoldadır. Kimi de hz Allah c.c saptırırsa artık onu doğru yola götürecek bir rehber bulamazsın” (Kehf, 17) ayetini tavsiye etmektedirler.

hz Allah c.c ,hz leri düşünen bir kişinin farkedeceği gibi müşriklerin bağlandığı bütün sebepleri kesin olarak reddetmiştir.

Şöyle ki
Her kim hz Allah’tan c.c başka dost veya şefaatçi edinirse onun durumu:

“Kendisine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır.” (Ankebut, 41).

Yine hz Allahc.c hz leri

Ey Muhammed, de ki: şimdi Allah’ı bırakıp da göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiç biri Allah’a yardımcı olmadığı halde tanrı olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza! Allah’ın katında kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez”
(Sebe, 22-23) buyurmuştur.

Müşrik, kendisine menfaat vereceğine inandığı için ma’bud edinir.
Menfaat ise ancak kendisinde şu dört hasletten biri bulunan kimsede olur

1 - Ya ibadet edenin kendisinden bir şeyle umacağı Malik,
2 - Eğer malik değilse malik’in şerik i,
3 - Şayet şerik değilse onun “yardımcı”ve “destekçi si,
4 - Yardımcı veya destekçisi de değilse onun yanında şefaatçi birisi olur.

oysa hz Allah c.c hz leri bu dört mertebeyi büyükten küçüğe doğru sıralı olarak nefyetmiştir. Müşriğin tasavvur ettiği mülkiyeti, ortaklığı, yardımı ve şefaati hz Allah c.c hz leri reddetmiş, yerine müşrik olanın yararlanamayacağı, izine tabi şefaati getirmiştir.

Şimdi

Tarikatlerin sadece şeffat konusunda dahi insanları nasıl müşrikliğe düşürdüğünü ayetler ve tarik ehli kişilerin beyanatları ile tahlil ettik.

Şimdi şunu ikrar edeceksiniz

Kafirler için inmiş olan ayetleri bize yüklemeyin

O zaman derizki kafirler veya müşrikler için inmiş olan ayetler içlerinde kafirlik barındıran evrensel insanlık için indirilimiştir.

İçinizde kafirlik varsa ayetin direkt olarak muhatabı ayet evrevsel olduğu için sizsiniz.

Ayet her ne kadar peygamber zamanında yaşayan zamanın müşrikleri ve kafirleri için inmiş dahi olsa evrensellik unsuru ile günümüzdede gelecektede anlamını ve ikazını koruyacak ve geçerli olacaktır.

Kaynaklarımız

İbn-i kayyim el cevziyye (medaricus salikin isimli eser)

İbn-i abidin (resail 2/264-281isimli eser)
mesdo
BİSMİLLAH

makalemiz geniş bir açılım ile devam edecektir

ilk sutunda tarikatlerdeki daha tarikat kanalı ile tüöm ümmete bulaştırılan şeffat meselesini izah etmeye çalıştık.

ikinci sutunda bireyin rabıta meselesini yine hz kur an destekli olarak ele alacağız.
İlle Cihad
ALINTI
Hz Allah c.c hz leri kitabında onları reddedip düşüncelerini çürütmüş ve şefaatin tamamen kendisine ait olduğunu ve hz Allah’ın(c.c) kendisine izin verip, söz ve fiilini beğendiği, hz Allah’ın c.c dışında şefaatçi tanımayan tevhid!!!!! ehlinden başka kimsenin şefaat edemeyeceğini haber vermiştir.

Hz Allah c.c hz leri şefaat iznini, böyle kendisinden başka şefaatçi edinmeyen kişilere verir.
Rabbı ve mevlasından başka şefaatçi kabul etmeyen tevhid sahibi hz Allah’ın c.c vereceği şefaat izniyle en bahtiyar insan olur.

HZ Allah (c.c)hz leri ve Rasulunun a.s kabul ettiği şefaat kendisini birleyenlere verdiği izinden kaynaklanan şefaattir.


mesdo kardeşim, yukarıdaki alıntıya göre, ben Allahtan başka kimsenin şefaatine inanmıyorum, şeffat yanlızca Allahın izin verdiği kişilerin şefaatidir. bu da yine Allahın sevdiği kullarına bir nimetidir.

yani Allah c.c. sevdiği ve razı olduğu bir takım kullarına, yine sevdiği ve razı olduğu diğer bir takım kullarına şefaat etmesi için izin verecektir.
desem ve bu bağlamda Hz. Peygamberin Allahın izni ile yine izin verdiği kullarına şefaat edeceğine inansam müşrik olurmuyum?

merakla cevabınızı bekliyorum..
mesdo
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 09:25 AM) *

mesdo kardeşim, yukarıdaki alıntıya göre, ben Allahtan başka kimsenin şefaatine inanmıyorum, şeffat yanlızca Allahın izin verdiği kişilerin şefaatidir. bu da yine Allahın sevdiği kullarına bir nimetidir.

yani Allah c.c. sevdiği ve razı olduğu bir takım kullarına, yine sevdiği ve razı olduğu diğer bir takım kullarına şefaat etmesi için izin verecektir.
desem ve bu bağlamda Hz. Peygamberin Allahın izni ile yine izin verdiği kullarına şefaat edeceğine inansam müşrik olurmuyum?
merakla cevabınızı bekliyorum..


bismillah

hayır sevgili kardeşim müşrik olmazsınız

tam aksine hz kur'anda beyan edilen şefaat kurumunu tarif edersiniz

bizim söylemimizde bu zaten

hz nebi s.a.v hz leri eğer hz ALLAH C.C HZ leri kendisine şefaat izni vermez ise ne beni nede evladı hz fatımayı kurtaramaz.

işte biz bu sebeb ile direkt olarak şefaat ya rasulALLAH demeyi yanlış bulmaktayız çünkü hz nebi s.a.v dahi kendisine kimler için şefaat izni verilip verilmeyeceğini bilmiyor.

önemli olan unsur bireyin salt tevhidi yaşayıp tevhid noktasından hareket ile şefaati hz ALLAH C.C HZ lerinden beklemesi istemesidir.

çünkü KARAR MERCİİ sadece hz ALLAH C.C HZ leridir

bu mesricciden bağımsız kimsenin tasarruf hakkı yoktur verilmeyeceğinide hz kur'an da HZ ALLAH c.c hz leri
açıkça ikrar etmektedir
İlle Cihad
tamamiyle aynı fikirdeyim, aksini düşünmüyorum.

fakat, insan şöyle dese hataya düşermi;

"Ya rabbim, beni şefaate izin verdiğin kullarının şefaatine nail eyle"

yada;

"Ya rabbi, beni habibinin şefaatine nail eyle" dersek hatamı olur.

İlle Cihad
mesdo kardeşim birde şu var,

şefaat ile ilgili eskiden tartışdığımız konularda (hatırlayacağınızı sanıyorum) şeefati kesinlikle inkar ettiğinizi biliyorsunuz. yani şefaat yoktur dediniz. Allahın izini ile bile olsa şefaat söz konusu değildir dediniz.

bu makalenizde ise, Allahın izni ile şefaatin var olacağını söylüyorsunuz. diğer tartışmalarda da biz bunu demiştik ama reddetmiştiniz!!

sizcede bir çelişki yokmu? yoksa o yorumlarınızı ben yanlışmı anlamışım.

bunada açıklık getirirseniz iyi olacak..
dr.helb
öncelikle başlık açılırken tarikatler değil lokal anlamda tarikat veya bir kaç tarikat şeklinde düzeltilmesi lüzumu vardır yoksa tarikatleri şirkle suçlarken kendisi daha vahim bir hataya düşecektir yani bir genelleme yapacaktır. yukarda bulunulan ayetlerle tek tek ayetlere atıfta bulunularak malesef oryantalistlerin düştüğü hatalarada rastlanıyor makalede. sorun şu ki makaleniz; müceddidler mevzusu , evliyaların Resulün (S.A.V)yansımaları oldukları, Allah hizmetkarı oldukları, bir mürşid edinmenin kutsiyeti, tasavvuf ehli, alimlerin şehitler mertebesinde olmaları, bir cemaate tabi olmanın gizemi, gibi bir çok başlık altında çürütülecektir ancak şöyle bir iddanız olsa idi daha makul olurdu birkaç tarikate dahil birkaç ehli tarik in yaptıkları ki bu da biz gibi ilmin ancak kıt bir kısmına sahiplere bir hüküm hakkı vermezken onların yaptıklarını dahi elbette Allah(c.c) daha iyi bilir demekle yatinmemiz gereken bir konudur çünkü mevzu müminin imanını sorgulama noktasında problem teşkil etmektedir.
teşekkürler.
mesdo
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 10:36 AM) *

mesdo kardeşim birde şu var,

şefaat ile ilgili eskiden tartışdığımız konularda (hatırlayacağınızı sanıyorum) şeefati kesinlikle inkar ettiğinizi biliyorsunuz. yani şefaat yoktur dediniz. Allahın izini ile bile olsa şefaat söz konusu değildir dediniz.

bu makalenizde ise, Allahın izni ile şefaatin var olacağını söylüyorsunuz. diğer tartışmalarda da biz bunu demiştik ama reddetmiştiniz!!

sizcede bir çelişki yokmu? yoksa o yorumlarınızı ben yanlışmı anlamışım.

bunada açıklık getirirseniz iyi olacak..


bismillah

sevgli kardeşim

şefaat ile ilgili tüm söylemlerimde defaat ile şunu ikrar ettim

benim şeffatçimde rahmet edenimde hz ALLAH C.C HZ LERDİR DİYE.

VAKTİM OLMADIĞINDAN ŞİMDİ AKTARAMIYORUM

SAAT 13,,00 DA BURADAYIM
İlle Cihad
inşallah, beklemekteyim
talebe27
O Kadar uzun yazmışsınız ki madde madde cevap verelim


ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Selamu aleyküm ve rahmetullah

Bismillah


Bismillahirrahmanirrahim

Allah CC ın selamı mümin müslümanların üzerine olsun

Salatu Selam Ezelden Ebede kadar Hz. Allah CC ve Hz. Habibullah SAV ın razı ve hoşnut olacağı şekil ve sayıda Hz. Rasulallah SAV ye, Tüm peygamberlere, ashabına, sahabe efendilerimize, Allah CC ın veli kullarına, Habibullah SAV ye bağlı olanlara olsun


ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Öncelikle tarikat’lerin islam’da olmadığı ve sonradan ortaya çıktığı malum.


Zannetmeyin. Belki yanılıyorsunuzdur. Sonra günaha girmiş olursunuz

ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Yapısı itibari ile tarikat kendi içerisinde yapılanan bireylerin üstün gördükleri ve insanüstü vasıf yükledikleri bir şahsı ön plana çıkararak üsytün vasıflı bireyin(şeyh veya evliya!!)taklid edilmesi sebebi ile taklidi ön plana alan bir kurumdur.


Kimse kimseye insan üstü vasıf yükleyemez. Bu kelimeler yanlıştır. Sonu hüsrana götüren kelimeler bunlar.

Şeyh ve evliyalar (Şeyh zaten evliyadır) taklid edilir.Çünkü onlar ahlak bakımından olgunlaşmışlardır. Zaten tüm müslümanlar Hz. Rasulallah SAV yı taklid etmiyormu?

ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Tarikat ehl-ine göre tasavvufsuz bir tarikatin anlamı yoktur.

Biraz daha ileri gidenler tarikatsiz hatta tasavvufsuz İslam yoktur gibi ilginç lakin bir o kadarda tehlikeli bir söylem ircaa etmişlerdir.


Tasavvufun ne olduğunu biliyor musunuz? (Tarikat demiyorum TASAVVUF)


ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Biz tarikatin en bariz şekilde şirki esas alan yapısını yani tarikatin lideri bir bireyin üstün sıfatlar yüklenerek ön plana çıkarılmasını ve sonradan gelen bireylere bu üstün sıfatların nasıl gizli şirk olarak adapte edildiğini anlamaya çalışalım.


ÜmmetiMuhammed SAV den olan bir kişi ŞİRK kelimesinikolay kolay kullanmaz.

Bu ne cömertlik ki 2 kelimeden birisi şirk, küfür??

ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Yani üstün güçlere sahip olduğu iddia edilen ahirette şefaat edeceğine iman edilen keramet sahibi olduğuna iman edilen hatta yetiş ey bilmem ne gibi nidalara ölü dahi olsa cevab vereceğine iman edilen kişidir şeyh diğer adı evliyadır.


ALLAH CC ın izni olmadan kimseşefaat edemez.

Ben kulumun zannına göreyim buyurmuş Allah CC.

Tasavvuf ehli umar ki Allah CC şeyhe şefaat izni verir de şeyh müridlerine şefaat eder.


ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Okuyalım
Hz Allah’ı (C.C)bırakıp putlardan dost edinenler! Onlara, bizi HZ Allah’a (C.C)yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler.

Doğrusu,HZ Allah (C.C)ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir” (Zümer, 3) buyurmakta, sonra onları küfür ve yalancılıkla suçlayıp,

HZ Allah (C.C)yalancı ve kafir olanlara hidayet vermez.” diyerek onlara hidayet vermeyeceğini haber vermektedir.

Kendisini HZ Allah’a (C.C)yaklaştıracağını düşünerek,HZ Allah’ın (C.C)dışındakileri dost edinenlerin durumu budur. Bundan kurtulan kişiden daha değerli kim vardır? Daha doğrusu bu düşünceyi inkar edenleri destekleyenden daha kıymetli kim vardır?


Bu ayetlerin muhatabı KAFİRLER dirmüminler değil

Hz. RAsulallah SAV Ümmetinin KAFİRLERiçin inen ayetiMÜMİNLER için kullanacağını 1400 sene öncedenm söylemiştir. Siz de bunu tehit ediyorsunuz



ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Bu müşriklerin ve atalarının tasavvur ettikleri şey, ilahlarının(ŞEYHLERİNİN) HZ Allah (C.C)hz lerinin katında kendilerine şefaat edeceğidir.

Bu şirkin ta kendisidir.
..



Siz Allah CC ın kime şefaat izni verip vermeyeceğini nereden biliyorsunuz?

Allah CC bir şeyhe şefaat izni veremez mi?

Aslında bu da birnevi GİZLİŞİRK değil mi?

Haşa Allah CC yerine karar verir gibisiniz


ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Ayetin tefsiriyle ilgili iki görüşten en sahih olanı kafirlerin ibadet, dost edinme ve sevgide başkalarını Allah’a eşit tutmalarıdır:
Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik, çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk (Şuara, 97-98)
ayeti ile

İnsanlar arasında, onları Allah’ı severcesine sevenler vardır (Bakara, 165)

ayetinden de bu anlam çıkmaktadır.


Şeyhül EkberMuhyiddin Arabi KS birsözünde der ki

Tasavvuf öyle birşeydir kikimi insanı alır en yukarıya taşır,kimini alır yerin dibine sokar

İmam ŞAfii de İlimsiz tasavvuf olmayacağını söylemiştir

Demek ki tarikatların içinde bir kısım cahiller vardır ve elbette ki olacaktır. Milyaonlarca insan tekdüze olacak değil ya

bir kaç cahilin yanlışını bir topluma maletmek ne kadar doğrudur?

ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *

Bu noktada ibni abidinin şu risalesi dikketle incelenmelidir

Değirmenin, çevresinde döndüğü eksen demektir. Zamanının bütün oluşları onun çevresinde dönüp durduğu için zamanın ruhsal seyyidi ve yöneticisi olan zata bu ad verilmiştir. ... Kutuplar iki tanedir. Biri görünen alemi yönetir, biri gayb alemini. Kutup ölünce, yerine Abdallardan en kamili geçer. (Allah ne iş yapar ki??!!)
Abdallara gelince: “Abdal” kelimesi, “bedel” sözünden alınmıştır. Bunlardan biri ölünce onun yerine öteki geçtiği için bu adla anılmışlardır. Bunlar, peygamberin yerine iş gördükleri için de bu adı almış olabilirler. Allah, insanlara musallat olabilecek belaları, fesatları bu abdallar yüzünden yok eder....
Evtad’a gelince: Bu kelime direk, dayanak anlamındaki “veted” sözcüğünün çoğuludur. Bunlar, yeryüzünün dayanıklı olmasını sağlayan ruhsal kişilerdir. Kur’ân’da dağların “evtad” olduğunu söyleyen âyet bu kişilere dikkat çekmektedir.
Nukeba, nakîb (temsilci, belirleyici) sözcüğünün çoğuludur. Nukeba, toplumların kozmik temsilcileridir. Bunların her biri gezegenlerin birinin dünya üzerindeki etkilerini kontrol eder. Bunlar İblis’i de tanırlar ve onun etkilerini de kontrol ederler.
Efrad’a gelince: Bu kelime “ferd” kelimesinin çoğuludur. Efrad, melekler aleminden bazılarının temsilcisi olarak iş görür....
Nüceba’nın sayısı 70, Abdalların 40, Ahyarın 7, Evtad’ın 4’tür. Gavs ise bir tektir. Nukaba’nın yaşadığı yer Mağrip, nüceba’nınki Mısır, Abdallarınki, şam, Gavs’ınki Mekke, Kutup’unki Yemen’dir. Ahyar ise yeryüzünü durmadan dolaşır.
Halkın Ka’be’yi tavaf ettiği gibi Kutup da sürekli biçimde Allah’ı tavaf eder. Hep Allah’ın çevresindedir, orada döner durur.Kutup, azledilmez, makamından ayrılmaz. Ancak ölünce yeri boşalır.” (İbn-i Abidin; Resâil, 2/264-281)
....



Ricalül Gayb erleri konusunda HADİS ler vardır

Çok geniş konudur.

İsterseniz başka konuda tartışırız Hadislerle, ayetlerle

İlle Cihad
ALINTI
Siz Allah CC ın kime şefaat izni verip vermeyeceğini nereden biliyorsunuz?

Allah CC bir şeyhe şefaat izni veremez mi?

Aslında bu da birnevi GİZLİŞİRK değil mi?

Haşa Allah CC yerine karar verir gibisiniz


peki siz nereden biliyorsunuz, umud etmek ne demek, Allahın sizin şeyhinize şefaat izni vereceğini ummakda gizli şirk olmazmı?

sizde kimin yerine karar verdiğinizi bir düşünün bakalım!!
sükût-u vaveyla
ALINTI(dr.helb @ Jun 11 2008, 11:38 AM) *

öncelikle başlık açılırken tarikatler değil lokal anlamda tarikat veya bir kaç tarikat şeklinde düzeltilmesi lüzumu vardır yoksa tarikatleri şirkle suçlarken kendisi daha vahim bir hataya düşecektir yani bir genelleme yapacaktır. yukarda bulunulan ayetlerle tek tek ayetlere atıfta bulunularak malesef oryantalistlerin düştüğü hatalarada rastlanıyor makalede. sorun şu ki makaleniz; müceddidler mevzusu , evliyaların Resulün (S.A.V)yansımaları oldukları, Allah hizmetkarı oldukları, bir mürşid edinmenin kutsiyeti, tasavvuf ehli, alimlerin şehitler mertebesinde olmaları, bir cemaate tabi olmanın gizemi, gibi bir çok başlık altında çürütülecektir ancak şöyle bir iddanız olsa idi daha makul olurdu birkaç tarikate dahil birkaç ehli tarik in yaptıkları ki bu da biz gibi ilmin ancak kıt bir kısmına sahiplere bir hüküm hakkı vermezken onların yaptıklarını dahi elbette Allah(c.c) daha iyi bilir demekle yatinmemiz gereken bir konudur çünkü mevzu müminin imanını sorgulama noktasında problem teşkil etmektedir.teşekkürler.


sevgili dr.help smile.gif

evet öyle söylemeli ve kalpten inanmamız gerekir...Allah daha iyi bilir...zaten hep bunu söylüyoruz...lakin belli değil midir?şirki ayırt edemez isek tevhidi nasıl yaşayacağız...şirki öğrenmezsek yapılanları,söylenilenleri nasıl ayırt edeceğiz...muhakkak öğrenmeliyiz değil mi ?herkes bu konuda hem fikirdir...eee öğrendik...korkup bu şirktir diyemezsek ne anlamı kalıyor öğrenmenin...
talebe27
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 11:58 AM) *

peki siz nereden biliyorsunuz, umud etmek ne demek, Allahın sizin şeyhinize şefaat izni vereceğini ummakda gizli şirk olmazmı?

sizde kimin yerine karar verdiğinizi bir düşünün bakalım!!


Olmaz

Neden biliyormusun

Allah CC ne buyuruyor

Ben kulumun zannına göreyim

Kul da emre uyuyor.

Bir şeyhe şefaat verilmesini umuyor

Bu umuttur. Kesin değildir

4477 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: ""Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Rabbim bana, ummetimden yetmisbin kisiyi hesab ve ceza olmaksizin cennete koymayi vaadetti. Her bin ile birlikte yetmisbin ve Rabbimin avucuyla uc avuc daha."
Tirmizi, Sifatu'l-Kiyame 13, (2439); Ibnu Mace, Zuhd 34, (4286).
Kanak: http://www.kuranikerim.com/kutubi-sitte/4480.html

İşte o hesapsız gidecek olan 70.000 kişiden birisi şeyh, yanında götürecekleri de müridleri diye umulur

Bu sadece umuttur

Sizlerin sözleri gibi KESİN değildir

Kimse şirkle, küfürle suçlanmadan sadece ümit edilir

Oysa kesin sözlerde karar verilmiş artık söylenecek söz kalmamıştır

İlle Cihad
şeyhinizden şefaat umud etmek yerine, rasülden neden umud etmiyorsunuz?

şeyhiniz rasülden dahamı layık bu şefaat işine?
talebe27
SILA:
Fıkıh ve tasavvufu (kalb bilgilerini) meczeden, birleştiren mânâsına İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin lakabı.

Ümmetimden sıla isminde bir zât gelecek, onun şefâati ile grup grup insanlar Cennet'e gireceklerdir. (Hadîs-i şerîf-Cem-ül-Cevâmi')

Beni iki dünyâ arasında sıla kılan Rabbime hamd olsun. (İmâm-ı Rabbânî)
Kaynak: http://www.kuranikerim.com/dini_sozluk/ds_s3.htm

İmamı Rabbani Bir Nakşibendi Şeyhidir

Bin yılın müceddididir

Hz. Rasulallah SAV ın dediğine göre de bir kısım ümmet onun şefaati ile cennete girecektir.

Siz buna ne diyeceksiniz?
İlle Cihad
Sılayı bilmem ama, rasülün bir kısım ümmetini cennete götüreceği kesindir!! onun içindirki ben Allahın izni olursa eğer, yani şefaat hakkı verirse Rasülünün şefaatını arzularım!!

diyeceğim budur!!

eğer sözü geçen insanlarda şefaat edecekse onların şefaatinede nail olmak istenir.

ama, şefaate en layık olan rasül iken, ben onun şefaatini rabbimden niyaz ederim!!
talebe27
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 12:28 PM) *

Sılayı bilmem ama, rasülün bir kısım ümmetini cennete götüreceği kesindir!! onun içindirki ben Allahın izni olursa eğer, yani şefaat hakkı verirse Rasülünün şefaatını arzularım!!

diyeceğim budur!!

eğer sözü geçen insanlarda şefaat edecekse onların şefaatinede nail olmak istenir.

ama, şefaate en layık olan rasül iken, ben onun şefaatini rabbimden niyaz ederim!!


Amenna

Herkes onun şefaatini ister ki onun şefaati cennete bile devam edecektir

Bu başka konudur

Şeyhlerin şefaat edip etmeyeceği başka konudur

Hadise göre SILA isimli zat şefaat edecektir ki bu da İmamı Rabbani KS dır.

O Da tarikat Şeyhidir. Nakşibendidir

İlle Cihad
Şefaat Allahtandır, dilediğine verir, dilediğinide bu şefaatten faydalandırır.

Şeyh şefaat edecek diye, en azından böyle umarak şeyhten medet beklemekten Allaha sığınırım.

Rasül şefaat edeck diye, Rasülden medet ummaktanda Allaha sığınırım.

Ben sadece Allahtan umarım, ondan medet beklerim. işte bu yüzdendirki şöyle derim, " Ya rabbi, senin iznin olmadan kim şefaat edebilir, şefaate izin vereceğin kullarının şefaatine benide nail eyle"

bir şeyh şefaat edecek diye umutlanmam, rasül şefaat edecek diyede umutlanmam, sadece Allahtan bekler, sadece O'na ibadeteder, sadece O'ndan yardım dilerim.

ayrıca sırf şefaat edeceğini umarak, bir şeyhe tabi olmam!!
talebe27
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 12:37 PM) *

Rasül şefaat edeck diye, Rasülden medet ummaktanda Allaha sığınırım.

ayrıca sırf şefaat edeceğini umarak, bir şeyhe tabi olmam!!


Allah CC gönlünüze göre versin

Sözleri istediğiniz şekilde alıp kullanmayın

Siz sordunuz ben söyledim

Hiç kimse şeyhe şefaat edecek diye intisap etmez

Şeyhe intisap etmedeki amaç nefsini ıslah edip, ahlakı güzelleştirip, Allah CC ın sevdiği bir kul olma isteğidir

Allah CC dostlarından olmak isteğidir

YOL (Tarik) öğrenme isteğidir

Allah CC ı, dostlarını sevme, sevilme isteğidir

mesdo
BİSMİLLAH

SEVGİLİ TALEBE KARDEŞİM

açtığımız konuda şirk unsurunu anlatmaya çalıştık

ilk olarak size şunu aktarayımki bir dönem hemde az bir dönem değil tasavvuf dersleri aldım.

bu sebeble tasavvuf ekolünün alt yapısını siyasetini azcık olsun bilirim.

amacını oluşma gayesinide bilirim

bir konuda islamda ciddi bir gedik daha açıldı

kudsi hadis denen kelimeleri elçiye a.s manası ise ilahi iradeye havale edilen kelimeler topluluğu.

bakınız söylemlerinizde şefaati desteklemek adına bu kelimeleri zikrettiniz.

mesela örnek

"Ben kulumun zannına göreyim buyurmuş Allah CC."

oysa sbu söylem açıkça hz kur'an a iftiradır

nedeni ise hz ALLAH C.C HZ leri elçilerine evrensel beyannamesini bildirir yani vahyi yani ayetleri

oysa kudsi hadis adı altında iftiralar atılmıştır

işte bir iftira ile delil getirmeye çalışmaktasınız

bakınız kudsi hadis nedir

bismillah

Eğer o (elçi; Muhammed) bazı sözleri bizim sözlerimiz olarak ortaya sürseydi, Kesinlikle ondan sağ elini koparırdık (tüm gücünü alırdık).
Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.
Sizin hiç biriniz ona siper de olamazdınız
.Hakka; 44-47

Ey Rasül! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun verdiği elçilik görevini iletmemiş (yerine getirmemiş) olursun. Allah da seni insanlardan koruyacaktır. Allah kesinlikle, küfre batmış topluluğa doğru yolu göstermez. Maide; 67

Yukarıdaki ayetlerden kolayca anlaşılmaktadır ki, Kur’an’ı hz Allah c.c hz leri indirmiştir ve onu kaybolmaktan, tahriften (ilâve ya da eksiltilme yapılmasından, tağyirden, tebdilden), kısaca her türlü beşerî saldırıdan da hz Allah c.c hz leri koruyacaktır.

Nitekim Kur’an, başka hiçbir eserin, kitabın korunmadığı bir şekilde korunmuş olarak, orijinal ifadeleri ile bugüne gelmiştir.
Yine yukarıdaki ayetlerden anlaşılmaktadır ki peygamberimizin, Allah’ın vahyettiklerine (dine) herhangi bir şey ilâve etmesi veya eksiltmesi söz konusu olamaz.

Yani hz Allah’ın c.c peygamberimize vahyettiklerinin tümü, hiçbir değişikliğe uğramadan, olduğu gibi sadece Kur’an’da mevcuttur. Bunun aksini iddia etmek, peygamberimizin elçilik görevini tam yapmadığını ve

Rabbimizin de bize bildirdiğinin aksine, vahyettiklerinin Kur’an’da yer almamasına göz yumduğunu, yani Kur’an’ı korumadığını kabul etmek demektir.
Hadis-i kutsî”lerin sayıları yüz civarında olmasına rağmen, bu konudaki eser sahipleri hep “KIRK KUDSİ HADİS” başlığı ile kırk tanesini ele almışlardır. Bunlara bir örnek olarak, İmam-ı Gazalî’nin de yer verdiği, kırk “kutsî hadis”in 22 numarada yer alanını dikkatlerinize sunuyoruz.



hz Allah c.c hz leri şöyle buyuruyor :

Ey insanoğlu! Bir kendine, bir de bütün yarattıklarıma bir bak. Eğer kendinden daha üstün birini bulursan, iyiliği ona yap.Yoksa tevbe ederek ve sâlih amel işleyerek kendine iyilik yap. Nefsin kendine göre aziz olunca, günahlarla onu kötüleme ve cehennem azabına onu hazırlama.

Ey iman edenler! hz Allah’ın c.c üzerinizdeki nimetini ve bir de sizinle sözleşme yaptığı mîsâkını hatırlayın. Hani siz, “işittik ve itaat ettik” demiştiniz.

Şu günler gelip çatmadan önce Allah’tan korkun: kıyamet gününden önce, Aldanma gününden önce, azap gününden önce, miktarı ellibin yıl olan bir günden önce, İnsanların konuşamayacağı günden önce, ma’zaret dilemek için insanların izin alamadıkları günden önce, felaket gününden önce, kıyametin korkunç sesinden önce, çirkin yüzlü ve çatık suratlı bir günün dehşetinden önce, hiç kimsenin hiçbir kimseye bir şeyle sahip olamadığı ve işlerin ancak hz Allah’a c.c ait olduğu günden önce, kasıp kavurucu günden önce, zelzele gününden önce, yine dağların düşüşü dehşetinden, ibret örneği uzun bir azaptan, azabın çabuklaştırılmasından ve dehşetinden çocukların ihtiyarlayacağı bir günün vuku bulmasından dolayı hz Allah’tan c.c korkun. İşittik deyip de söz kabul etmeyen kimseler gibi olmayın.”

“Hadis-i kutsî” denilen bu metin, bazı Kur’an ayetlerinin parça parça edilmesi ve bu parçalardan bazılarının tekrar bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu metnin oluşturulduğu ayetler aşağıda olup, bu ayetlere Kur’an’dan bakıldığı takdirde, “hadis-i kutsî” metninin, ayetlerin parçalanmasından oluştuğu kolayca görülecektir: Maide; 7, Mümin; 3, 18, Teğâbün; 9, Mearic; 4, Mürselât; 35-38, Naziat; 34, Abese; 33, Kaf; 42, İnsan; 10, İnfitar; 13-19, Şems; 14, Tur; 10, Secde; 21, Müzzemmil; 17-18, Enfal; 21, Hakka suresi ve Zilzal suresi.
Aslında çok güzel bir va’z olan ve çok güzel nasihatler içeren bu metin, açık ve net olan Kur’an ayetlerinin, Tevrat’taki “Süleymanın meselleri”ne ya da Zebur’daki mezmurlara benzetilmeye çalışılmasıyla oluşturulmuş bir aşure çorbasıdır. Gerçekten de mevcut kitaplardaki “hadis-i kutsî” diye ortaya atılan rivayetler tek tek incelendiğinde görülmektedir ki bu metinler, ya üç beş Kur’an ayetinden parçalar alınıp birleştirilmesinden ya da Tevrat, İncil veya Zebur bozmalarından oluşmaktadır. Hatta bu kitaplardaki bazı metinler “hadis-i kutsî”lerin içinde kelimesi kelimesine aynen yer almaktadır.

Sonuç olarak

Hadis-i kutsî inancı, İslâm dışı güçlerin Müslümanları fesada uğratabilmek için geliştirdikleri bir formüldür. Bu formül, fesat kapısını aralayıp, İslâm’ı yozlaştırmak amacına yöneliktir. Müslümanlar arasındaki tüm sapık inanç ve kabuller de, işte bu şekilde açılan deliklerden girmiştir.

işte bu bağlamda öncelikle neyi neye delil getirdiğimizi ince bir tahlil anlayışı ile ele almamız gereeklidir


mesdo
bismillah



ALINTI
Bu ayetlerin muhatabı KAFİRLER dirmüminler değil

Hz. RAsulallah SAV Ümmetinin KAFİRLERiçin inen ayetiMÜMİNLER için kullanacağını 1400 sene öncedenm söylemiştir. Siz de bunu tehit ediyorsunuz


Şimdi şunu ikrar edeceksiniz

Kafirler için inmiş olan ayetleri bize yüklemeyin

O zaman derizki kafirler veya müşrikler için inmiş olan ayetler içlerinde kafirlik barındıran evrensel insanlık için indirilimiştir.

İçinizde kafirlik varsa ayetin direkt olarak muhatabı ayet evrevsel olduğu için sizsiniz.

Ayet her ne kadar peygamber zamanında yaşayan zamanın müşrikleri ve kafirleri için inmiş dahi olsa evrensellik unsuru ile günümüzdede gelecektede anlamını ve ikazını koruyacak ve geçerli olacaktır


talebe27
ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 01:12 PM) *

bismillah


O zaman derizki kafirler veya müşrikler için inmiş olan ayetler içlerinde kafirlik barındıran evrensel insanlık için indirilimiştir.

İçinizde kafirlik varsa ayetin direkt olarak muhatabı ayet evrevsel olduğu için sizsiniz.

Ayet her ne kadar peygamber zamanında yaşayan zamanın müşrikleri ve kafirleri için inmiş dahi olsa evrensellik unsuru ile günümüzdede gelecektede anlamını ve ikazını koruyacak ve geçerli olacaktır


O Zaman biz de deriz ki

Elhamdülillah müslümanım.

Kafirlik yanımdan bile geçemez.Allah CC asığınırım

Kuranın kendisine inen Hz. Rasulallah SAV ın hadisi şerifi gayet açıktır

HAŞA O anlamadı da siz mi anladınız öyle olduğunu

O ayetler zamanındaki kafirlere olduğu kadar gelecek kafirlere de işarettir

Doğrudur

Ama muhatabı kafirdir

La ilahe İllallah Muhammeden Rasulallah

deyip te alnı secdeye gelen müslüman değil

dr.helb
ALINTI(havvanur @ Jun 11 2008, 12:07 PM) *

sevgili dr.help smile.gif

evet öyle söylemeli ve kalpten inanmamız gerekir...Allah daha iyi bilir...zaten hep bunu söylüyoruz...lakin belli değil midir?şirki ayırt edemez isek tevhidi nasıl yaşayacağız...şirki öğrenmezsek yapılanları,söylenilenleri nasıl ayırt edeceğiz...muhakkak öğrenmeliyiz değil mi ?herkes bu konuda hem fikirdir...eee öğrendik...korkup bu şirktir diyemezsek ne anlamı kalıyor öğrenmenin...


Haklısınız mutlaka şirki öğrenmeliyiz, tevhidi nasıl yaşayacağımızıda, sizin bildiğiniz gibi ben gibi cahillere 1400 yıldır birçok konuyu, tevhidin yaşanma prensiplerini bugün belkide ehli tarikin peşinden şirk yapıyorlar diye idda ettiğimiz zat-ı muhteremler öğretmişlerdir. ancak asıl amacım makaledeki genellemeden yola çıkarak böyle sonuçlar çıkarmanın tehlikesi ötekileştirmeye düşülmemesi. şirki sorgulama mevzusuna gelince kesinlikle sorgulayabilecek bilinç düzeyine sizin de dediğiniz gibi ulaşılmalıdır ancak: zahiren şirki biz görsekte kalbtekileri ve niyetleri Allah(c.c) bilir bilirsinizki niyetler islamda ameller derecesinde kutsidir. ancak bu yinede bu yola şirk yollarına girilmesinin hoşgörülmesinin bir sebebide olmamalıdır asla.
uSuLca
[/B]Şefaat Vardır.
Ama Sadece Allah Rasulunun yolundan giden sünnetini uygulayanlara vardır.
Yoksa her haltı yiyip şefaat diyenlere değil.
Zaten onlara şefaat edilirse bu nasıl mizan olur nasıl sorgu olur nasıl adalet olur.
Şefaat işlediğimiz salih amelin yada sünneti seniyenın karşılığıdır.

Zaten bizde bunun karşılığını amel defterlerımızın sevap hanesıne yazılarak alıyoruz.
YANİ AYETTE DE DEDİĞİ GİBİ BİZİM DÜNYADA İŞLEDİKLERİMİZDEN BAŞKA HİÇBİRŞEY YOKTUR ELİMİZDE.

INSANA ANCAK KENDI AMELI VARDIR.

EGER SALİH AMEL İŞLEMEMİŞ ALLAH RASULUNUN SUNNETINE UYMAMIS BIRILERINE ŞEFAAT ADI ALTINDA BİR AF HAKKI TANINIRSA.

BEN SORARIM O ZAMAN..

BU NASIL ADALETTİR.

NASIL HESAPTIR DİYE..

AMA KİŞİ ZATEN SALİH AMELINI İŞLEMİŞ RASULE DE UYMUSSA BU DUNYADA SEVAP HANESINE YAZILIR HESAP GUNUDE KARSISINA CIKAR VE UMULURKI AFFEDILIR.

O ZAMAN AMENNA DERIM.
sükût-u vaveyla
ALINTI(dr.helb @ Jun 11 2008, 02:01 PM) *

Haklısınız mutlaka şirki öğrenmeliyiz, tevhidi nasıl yaşayacağımızıda, sizin bildiğiniz gibi ben gibi cahillere 1400 yıldır birçok konuyu, tevhidin yaşanma prensiplerini bugün belkide ehli tarikin peşinden şirk yapıyorlar diye idda ettiğimiz zat-ı muhteremler öğretmişlerdir. ancak asıl amacım makaledeki genellemeden yola çıkarak böyle sonuçlar çıkarmanın tehlikesi ötekileştirmeye düşülmemesi. şirki sorgulama mevzusuna gelince kesinlikle sorgulayabilecek bilinç düzeyine sizin de dediğiniz gibi ulaşılmalıdır ancak: zahiren şirki biz görsekte kalbtekileri ve niyetleri Allah(c.c) bilir bilirsinizki niyetler islamda ameller derecesinde kutsidir. ancak bu yinede bu yola şirk yollarına girilmesinin hoşgörülmesinin bir sebebide olmamalıdır asla.


hoşgeldiniz demeyi unutmuşum smile.gif ... islamiforuma hosgeldin.gif

şöyle söyleyim o zaman dr.help...

niyetler ameller kadar olmasada önemli smile.gif dayıma alkol içme haram dendiğinde ne diyor biliyor musunuz?benim kalbim temiz biggrin.gif iyi niyetliyim...

şimdi apaçık bir şekilde günaha girmiyor mu...alkol kullandığı için ...giriyor...şöyle mi demeliyiz..ya günaha giriyor demeliyim de..şimdi kalbini bilmiyoruz...vs ...mi demeliyiz...








sükût-u vaveyla
ALINTI(uSuLca @ Jun 11 2008, 02:15 PM) *

[/B]Şefaat Vardır.
Ama Sadece Allah Rasulunun yolundan giden sünnetini uygulayanlara vardır.
Yoksa her haltı yiyip şefaat diyenlere değil.
Zaten onlara şefaat edilirse bu nasıl mizan olur nasıl sorgu olur nasıl adalet olur.
Şefaat işlediğimiz salih amelin yada sünneti seniyenın karşılığıdır.

Zaten bizde bunun karşılığını amel defterlerımızın sevap hanesıne yazılarak alıyoruz.
YANİ AYETTE DE DEDİĞİ GİBİ BİZİM DÜNYADA İŞLEDİKLERİMİZDEN BAŞKA HİÇBİRŞEY YOKTUR ELİMİZDE.

INSANA ANCAK KENDI AMELI VARDIR.

EGER SALİH AMEL İŞLEMEMİŞ ALLAH RASULUNUN SUNNETINE UYMAMIS BIRILERINE ŞEFAAT ADI ALTINDA BİR AF HAKKI TANINIRSA.

BEN SORARIM O ZAMAN..

BU NASIL ADALETTİR.

NASIL HESAPTIR DİYE..

AMA KİŞİ ZATEN SALİH AMELINI İŞLEMİŞ RASULE DE UYMUSSA BU DUNYADA SEVAP HANESINE YAZILIR HESAP GUNUDE KARSISINA CIKAR VE UMULURKI AFFEDILIR.

O ZAMAN AMENNA DERIM.

shake2.gif kesinlikle katılıyorum...bizzat duyduklarımı aktarayım..

en kolay yoldur çünkü...şeyhin sana şefaat edecek...sanki kesin ...daha şefaat edecek mi o bile belli değil...falanca hoca müridlerinin ismini yazıyormuş..peygamber efendimize sunacak mış...vs..vs..insaf...



Abd_us_SAMED
kardeşler Allah bazı insanlara şefaat hakkı tanımıştır.örneğin Veysel Karani'ye birçok kişiye şefaat edebileceği müjdesini Peygamber Efendimiz sahabesi aracılığıyla iletmiştir.peşin hükümlü olmamak gerekir.
Allah dostlarına uymak çok güzeldr.
es-selamun aleyküm...
talebe27
ALINTI(uSuLca @ Jun 11 2008, 02:15 PM) *

YANİ AYETTE DE DEDİĞİ GİBİ BİZİM DÜNYADA İŞLEDİKLERİMİZDEN BAŞKA HİÇBİRŞEY YOKTUR ELİMİZDE.

INSANA ANCAK KENDI AMELI VARDIR.

EGER SALİH AMEL İŞLEMEMİŞ ALLAH RASULUNUN SUNNETINE UYMAMIS BIRILERINE ŞEFAAT ADI ALTINDA BİR AF HAKKI TANINIRSA.

BEN SORARIM O ZAMAN..

BU NASIL ADALETTİR.

NASIL HESAPTIR DİYE..

AMA KİŞİ ZATEN SALİH AMELINI İŞLEMİŞ RASULE DE UYMUSSA BU DUNYADA SEVAP HANESINE YAZILIR HESAP GUNUDE KARSISINA CIKAR VE UMULURKI AFFEDILIR.

O ZAMAN AMENNA DERIM.


Sizin dediğinizgibisünneti terkedenlere şefaat edilmeyecek olsaydı o zaman toıpyeküncehenneme giderdik

Hz. Rasulallah SAV buyurdu ki

Benim şefaatim ümmetimden günahı büyük olanlaradır

Büyük günah işleyenlere şefaat vardır demek ki

Bir diğeri de büyük günahlı müminlere Hz. Rasulallah SAV şefaat edecekse daha küçük günahları olanlar ne olacak?

İlle Cihad
onlarada şeyhleriniz şefaat etsin bari smile.gif
sükût-u vaveyla
ALINTI(talebe27 @ Jun 11 2008, 12:23 PM) *

SILA:
Fıkıh ve tasavvufu (kalb bilgilerini) meczeden, birleştiren mânâsına İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin lakabı.

Ümmetimden sıla isminde bir zât gelecek, onun şefâati ile grup grup insanlar Cennet'e gireceklerdir. (Hadîs-i şerîf-Cem-ül-Cevâmi')

Beni iki dünyâ arasında sıla kılan Rabbime hamd olsun. (İmâm-ı Rabbânî)
Kaynak: http://www.kuranikerim.com/dini_sozluk/ds_s3.htm

İmamı Rabbani Bir Nakşibendi Şeyhidir

Bin yılın müceddididir

Hz. Rasulallah SAV ın dediğine göre de bir kısım ümmet onun şefaati ile cennete girecektir.

Siz buna ne diyeceksiniz?


peygamber efendimiz söylemiş öyyle mii...bu cümlelerin her yerinden uydurma akıyor...ne olur böyle hemen inanmayın sad.gif imam rabbaniye tabi olunması için düzenlenmiş olduğu açıkça bellidir...


peygamber efendimiz...kur an ve sünnetimi bırakıyorum demişken ...

peygamber efendimiz imam rabbani şefaatçi olacak ona tabi olun doh.gif da demiş..çok çelişkili
talebe27
Heralde Allah CC sizlere HAŞR i gösterdiki bu kadar kesin ve alaycı konuşabiliyorsunuz

Hadisleri bu kadar kolay alaya alabiliyorsunuz
İlle Cihad
Bir tek imam rabbani çin dememiştir muhakkak, diğer imamlarda böyle hadisler getirirler. dolayısıyla bütün imamlar, şeyhler peygamber tarafından müjdelenmiş olur smile.gif

vallahi ben sisizn bu zihniyetinizden beriyim....
talebe27
ALINTI(İlle Cihad @ Jun 11 2008, 02:51 PM) *

Bir tek imam rabbani çin dememiştir muhakkak, diğer imamlarda böyle hadisler getirirler. dolayısıyla bütün imamlar, şeyhler peygamber tarafından müjdelenmiş olur smile.gif

vallahi ben sisizn bu zihniyetinizden beriyim....


Al o zaman

Abdulkadir Geylani KS

Ahmed Er Rufai KS

Ahmed Bedevi KS

İbrahim Dusuki KS

Şahı Nakşibend KS

ve diğer 12 hak tarikat piri Hz. Rasulallah SAV tarafından müjdelenmiştir

Allah CC beni onlarla haşretsin.

Onlar nerdeyse beni de oraya göndersin

Ben de sizin bu absürt fikirlerinizden, hadisinkarınızdan, alaylarınızdan beriyim

Herkes karınca misali safını belli etsin
İlle Cihad
bu saydığınız isimlerede mi hadislerde şefaat delili var?
talebe27
Sen davanda haklı isen amin de yeter
nasreddinhoca
Seyr u sülûk özel bir alandı, ilim gerekiyordu, sufi bugünkü gibi cahil değildi, şer'î ilimlere vakıf bir alimdi, seyr u sülûk etmiş bir başka alimin terbiyesine giriyordu, burada mürid-mürşid ilişkisi oluşuyordu...Kim İmam Rabbani'de bir mektubunda buna işaret eder:

Evvelâ itikadı (inancı) tashih etmek (doğrultmak) ve Din-i Mübin-i İslâm’ın zarurî, yani kat’î delilleriyle sabit olan meselelerini tasdik etmek (doğrulamak) lâzımdır. Sonra fıkıh ilminin, beyanını tekeffül ettiği (ayrıntılı bir şekilde açıklamasını üzerine aldığı) meseleleri öğrenip, amel etmek (ona göre yaşamak) ta zarurîdir (kuvvetli delillerle açıkça sabittir). Doğru bir inanca ve amele sahip olduktan sonra sofiye tarikine sülûk etmek (meşayıhın yoluna girmek) de matlup (arzu edilen) dir,

…sofiye tarikine (tasavvuf yoluna) girmekten maksat mutekadat-ı şeriyeye (dinî inançlara) karşı, yakînin (şüphesizliğin) artmasını kazanmaktır, ta ki o inançlar istidlal (deliller vasıtasıyla inanma) darlığından keşif fezasına (gözle görür gibi olma genişliğine) ve icmalden tafsile (kısalıktan ayrıntılı bir hale) çıksın…

Tarikat’dan diğer maksat da, ahkâm-ı fıkhiyyeyi (amele ait hükümleri) yerine getirmekte kolaylık kazanmak ve nefs-i emmare (son derece kötülüğü emreden nefis) tarafından (ibadete karşı) gelen zorluğu (ağırlığı) gidermektir. Bu fakirin kat’î inancı şudur ki, sofiyenin yolu şer’î ilimlere hizmetçidir, yoksa şeriat’a muhalif (ters düşen) bir iş değildir.

İmam Rabbani, mektubat, cilt:1, sayfa:182, mektup 210’dan…
Ruhu’l-Furkan cilt 1 s.160-161


İlle Cihad
soruma cevap değil,

İmam rabbaniye atfettiğiniz hadisin benzeri bu isimlerede varmıdır. onlarla ilgili hadislerde varmı?
talebe27
Ben de diyorum ki eğer davanızda doğru, haklı iseniz amin deyin yeter

Şefaat konusunu birkez daha araştırın.

Bilmeden yazmayın
İlle Cihad
emredersin bidaha yazmayız...
sükût-u vaveyla
ALINTI(talebe27 @ Jun 11 2008, 02:47 PM) *

Heralde Allah CC sizlere HAŞR i gösterdiki bu kadar kesin ve alaycı konuşabiliyorsunuz

Hadisleri bu kadar kolay alaya alabiliyorsunuz

niye alay edelim kardeşim ....bizde vakti zamanın da sizin gibi tasavvufu savunuyor idik...araştırdıktan sonra

şahsen günahlarımla ayrıldım cemaatten ve sonsuz Rabbime şükürlerle...elhamdulillah doğruyu bulmuştum...

sizde bunu görüyorum...savunuyorsunuz inanın neyi savunduğunuzun farkında değilsiniz...bir farketseniz...

tabi ki büyüklerimiz olacak ...takıldığımızda soru soracağımız...ama Allah ın özelliklerini yüklemeden ,Allah ı sever gibi sevmeden ...
talebe27
Tarikat, tasavvuf kısmet işidir

Kısmeti olan gelir, kısmeti kadar ilerler

Kısmetiniz yoksa ben ne edeyim

İlle Cihad
desene hapı yuttuk, kısmetimiz yok, giremiyoz tariklere smile.gif
27hazin27
slm arkadaşlar aranıza yeni katıldım tasavvuf ilmiyle alakalı yazıları görünce baya şaşırdım. Arkadaşın "Tarikatler nerede şirke düştüler" olayına katılmıyorum. 1.si tasavvus ve tarikatleri İslam dininden ayıramazsın. Tasavvuf ilmi tamamen Peygamber Efendimizin ilminin içerisinde olan kalbinde bulunan "ledün ilmiyle" ortaya çıkmıştır.

Ledün ilminin delilide; Biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, yine ona tarafımızdan ledünni (Rabbani) bir ilim öğretmiştik (Kehf:65)

Bu ilmin varlığı hakkında da Peygamberimiz Efendimiz Resûlü Ekrem (s.a.v) buyurmuştur ki: “İlim iki çeşittir. Biri kalbe yerleşen ilimdir ki bu âdemoğlu için faydalı bir ilimdir. Diğeri sadece dilden dile dolaşan ilimdir ki bu âdemoğluna karşı Allah’ın bir hüccetidir.” (Münziri-Terğib ve Terhib)


seydaKumandan
ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 07:32 AM) *
Selamu aleyküm ve rahmetullah

Bismillah
Hz Allah'ı (C.C)bırakıp putlardan dost edinenler! Onlara, bizi HZ Allah'a (C.C)yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler.

Doğrusu,HZ Allah (C.C)ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir" (Zümer, 3) buyurmakta, sonra onları küfür ve yalancılıkla suçlayıp,
Kendisini HZ Allah'a (C.C)yaklaştıracağını düşünerek,HZ Allah'ın (C.C)dışındakileri dost edinenlerin durumu budur. Bundan kurtulan kişiden daha değerli kim vardır? Daha doğrusu bu düşünceyi inkar edenleri destekleyenden daha kıymetli kim vardır?

Bu müşriklerin ve atalarının tasavvur ettikleri şey, ilahlarının(ŞEYHLERİNİN) HZ Allah (C.C)hz lerinin katında kendilerine şefaat edeceğidir.
Bu şirkin ta kendisidir.



bismillah diyip şeytan namına ahkam kesmekten başka bir işe yaramamış yazdıkların.

bak birader ben çok açık ve net konuştum...

hatta sen yazmak için bir gün bekledin vs...

sana deliller getir,

Kur'an kaynaklı olsun...içinde şahsi ''zırvalar'' pardon yorumlar olmasın dedim.

oysa sen koskoca yazının bir kaç yeri müstesna

tamamında yorum yapmışsın...

İbn Kayyım kaynakjlı olan yerleri geçelim hadi...

sen Kuranı yorumlama yetkisini nereden alıyorsun..

Bilmezmisinki,

Kuranı şahsi yorumlarıyla değerlendiren Kafir olur..! (hadisi bil mana)

Daha tekfir etmene fırsat bile kalmıyorki...(kendi halinden)...annadiii ???

-''Bir kişi Kuranı kendi reyiyle yorumlasa ve yaptığı yorumu Fahri Razininkiyle aynı olsa bile o kişi kafirdir''....

Zira kafasına göre yorumlayamaz.

Allah sümme Haşa ''bilenlerle bilmeyenler bir olurmu'' diye boşunamı buyurmuş...

Neyse konuya dönelim.

Dostum resmen saçmalamışsın kusura kalma.

Bak dedil diye getidiğin ayetlere bakalım...



ALINTI
[b]Hz Allah'ı (C.C)bırakıp putlardan dost edinenler! Onlara, bizi HZ Allah'a (C.C)yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler.

Hani nerede...Bumudur delil..

Yahu Tasavvuf tarikat erbabının hangisi tutupta mürşidini-hocasını-şeyhini ilah makamında görüpte...kulluk ediyor?

bu seviyesiz ithamdır.

Kaldıki Allah putları demiş..

,sen İslam dini için uğraş veren alim -ülema-hoca-mürüd ... ne var ne yok toplayıp aynı kazana karıştırmış ve hepsine put demişsin...

böyle saçma sapan ipe sapa gelmez bir şey var mı yahu?

Sen hem müslümanlara Put demekle hemde ayeti beyinciğine ve ,

keyfine göre yorumlamakla .... ismini ben yazıp senin düştüğün yere düşmeyeceğim anla artık...dinen hükmünün ne olduğunu ...,

Kapişş?

kimse hocasını-şeyhni ilah makamına koymaz..ibadet etmez.

Ancak Kuranın tabiriyle:

-Onlar ALLAHA ulaşmak için vesileler ararlar(ayet meali)

hükmünü icra edip,

şeyhini hocasını birer Allaha kavuşma vesilesi edinip yani ,

ondan ilim öğrenir...maddi manevi herneyse ..

ne yapmalı yani ..şeyhinin hocasının kafasını kırmak mesabesinde olan ,

vesileyi görmeyip nankörlükmü yapmalı..? Bu mudur?

Allah rasulu:

-İnsanlara teşekkür etmeyen Allaha şükretmemiş olur.. (hadisi bilmana) buyuurmadımı?

ibadet bunun neresinde?

haydarrr..
???


hele delile bakın :
ALINTI


Doğrusu,HZ Allah (C.C)ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir" (Zümer, 3)



Yani cidden ''zonk'' olup bakakaldım..

cidden bu delille koca tarikat tarihini silip süpürmüşsün flaugh.gif

delile bak ya... flaugh.gif flaugh.gif flaugh.gif

ALINTI


Bu müşriklerin ve atalarının tasavvur ettikleri şey, ilahlarının(ŞEYHLERİNİN) HZ Allah (C.C)hz lerinin katında kendilerine şefaat edeceğidir.
Bu şirkin ta kendisidir.




senin niyetin üzüm yemek değilki, önüne üzümü edeple koyayım...maksadın bağcıyı dövmek..

daha ne dediğini kendin bile anlamadan

şeyhini ilah edinenler diyip geçmişsin. flaugh.gif

yukarıda cevap verdim zaten.

geçiyorum.

Hoca(!) bak...

,ve diğer arkadaşlar sizde bakın.

cidden çok komik duruma düşüyorsunuz bilginize...,

ya adam gibi ayet-hadis delil getirirsiniz ya da saçmalamayı en azından tehir edersiniz.

bu üçüncü seslenişim...

bana delil diye kendi saçmalıklarını getirme.

ayetlerin içine,sağına soluna ,

parantezler açıp,

her kafir -müşrik-ilah edindiler....

ifadelerini gördüğün yere tutupta,

şeyh-hoca-tarikat vb terimleri sallamasyondan yazıp durma.

böyle delil olursa bastonumdan da tulumba tatlısı olur...

hatta istersen delilde getiririm.,

hatta yazayım bak...

aynen senin yaptığını yapayım da gör ne yaptığını.
Orjinal ayet meali:

-Allah adının Onun mescitlerinde anılmasına mani olandan daha zalim kim vardır.



senin mantığına göre aynı ayet:



-Allah adının Onun mescitlerinde(forum-site cafe) anılmasına mani olandan(admin-mod) daha zalim kim vardır....



İşte senin yaptığında aynen böyle bir mantık... flaugh.gif

flaugh.gif flaugh.gif flaugh.gif flaugh.gif flaugh.gif

mesdo
bismillah

edebsiz olduğunuz için sizi kaale almıyoruz

biz sizi emin olun edebli insan zan ettik lakin edebli bir insan değilsiniz

tüm tasavvuf ehl-i müridler gibi anlayamadığınız veya sıkıştığınız konularda tüm şiddetiniz ile hakaret etmeye başladınız

biz sizi çok iyi biliriz çünkü bir zamanlar sizin içinizde idik
neyse bir hanım kardeşimize hakaret ettiniz

özüer dilemediğiniz müddetçe sizi hiç bir konuda muhatap almıyoruz


mesdo
bismillah

yalnız bir noktada açıklama yapayım tüm kardeşlerime

şirki ekber halidi bağdadinin risale halidiyye eserini biraz okuyun

bizim neden bu kadar bağırdığımız anlayacaksınız

elinde eser olmayana buradan sayfa sayfa aktarırım
telpako

sen Kuranı yorumlama yetkisini nereden alıyorsun..

Bilmezmisinki,

Kuranı şahsi yorumlarıyla değerlendiren Kafir olur..! (hadisi bil mana)

Daha tekfir etmene fırsat bile kalmıyorki...(kendi halinden)...annadiii ???

-''Bir kişi Kuranı kendi reyiyle yorumlasa ve yaptığı yorumu Fahri Razininkiyle aynı olsa bile o kişi kafirdir''....


Vay be demek ki kuran apaçık değilmiş , herkes anlayamazmış o zaman biz yorumlayamayacaksak , okumayalımda nasılsa bizim anlamamız için indirilmemiş , Bu kimse yorumlayamaz demek olur ki , yazılan hiçbir tefsir geçerli değildir.

Kafasına göre yorum ile kurana göre yorum farklıdır.

Boyle bir düşünce olursa kafir olmayanlar sadece cemmatle namaza gidip gelen ümmiler olur. Zira tarikat mensuplarının durumu da pek o kadar parlak değil ne olacakları meşhul.
talebe27
ALINTI(mesdo @ Jun 11 2008, 06:27 PM) *

şirki ekber halidi bağdadinin risale halidiyye eserini biraz okuyun


Neresi şirkmiş bu eserin

mesdo
ALINTI(telpako @ Jun 11 2008, 06:29 PM) *

sen Kuranı yorumlama yetkisini nereden alıyorsun..

Bilmezmisinki,

Kuranı şahsi yorumlarıyla değerlendiren Kafir olur..! (hadisi bil mana)

Daha tekfir etmene fırsat bile kalmıyorki...(kendi halinden)...annadiii ???

-''Bir kişi Kuranı kendi reyiyle yorumlasa ve yaptığı yorumu Fahri Razininkiyle aynı olsa bile o kişi kafirdir''....
Vay be demek ki kuran apaçık değilmiş , herkes anlayamazmış o zaman biz yorumlayamayacaksak , okumayalımda nasılsa bizim anlamamız için indirilmemiş , Bu kimse yorumlayamaz demek olur ki , yazılan hiçbir tefsir geçerli değildir.

Kafasına göre yorum ile kurana göre yorum farklıdır.

Boyle bir düşünce olursa kafir olmayanlar sadece cemmatle namaza gidip gelen ümmiler olur. Zira tarikat mensuplarının durumu da pek o kadar parlak değil ne olacakları meşhul.


bismillah

sevgili telpako

karşımızdaki birey önce insanlık meziyyetini kazanmalı

hz ALLAH C.C HZ leri hz kur'an da açıkça

"onlar rahiblerini ve hahamlarını İLAHLAR edindiler"

derken acaba ne anlatmak istedi

bu arkadaş sadece bunu açıklasın bakalım dinleyelim

bizler tasavvuf denen zehirli sistemin içinden çıktık geldik

orada müridlerin beyninin nasıl KERAMET'ler ile yıkandığını gayet iyi bilmekteyiz

yukarıdaki ayete bir örnek hemde gerçek hayattan

ismailağa şeyhi mahmud hoca kızını öpmez bilakis cübbeli adındaki sahtekar adam bunu açıkladı

ben ismailağa tabanlı bir vatandaşa bıu konuyu sorduğumda kendisininde kızı olduğu vakit 11 yaşından sonra

onu asla öpmeyeceğibi açıkça beyan etti

peki bunu ikrara ederken neye dayanmakta idi

hocalarına yaniğ şeyhlerine yani her dediği ilahi kelam ile eş tutulan bir beşere

peki bu uygulama islamda varmı idi ayette varmıydı

asrı saadtte varmı idi hz nebi s.a.v hz lerinin hayatında varmı idi

yoktu işte ayet evrensel olduğundan günümüz müminlerinide içine alacak kadar geniş bir açılıma sahip

hz ALLAH C.C HZ LERİ

"onlar rahiblerini ve hahamlarını İLAHLAR edindiler"

DİYE BUYURURKEN İNSANLARIN RAHİPLERE VEYA HAHAMLARA TAPTIĞINI BEYAN ETMEDİ

yukarıda örneğini verdiğimiz gibi hayatın hemen her noktasında hocasına kul olan bireyleri örnek verdi

neden diye sormayan islama ayete ayetin hayata açılımı sünnete uygunmu diye sormayan hocam dedi ise doğrudur mantığı ile beynini peşinen ipotek eden bireyleri anlattı.

işte örnek

ayette yok

sünnette yok

peki neden kız çocuklarınızı 11 yalından sonra babalık hayatınızdan soyutluyorsunuz

dayanağınız nedir

dayanakları içlerinde barındırdıkları sapıklıktan samirilikten kaynaklanan din içerisinde din çıkarma anlayışıdır.

ayetleri sadece oonların hocası anlar

çünkü beyinlerine empoze edilen anlayış zihniyet budur

bunun üstesine çıkamazlar çıkmak isteselerde başaramazlar

başaranları gördüklerinde ise emevi ve abbasi uydurması kelimeler ile hz kur'an ı anlamaya çalışan bireyleri

kafirlik ile itham ederler
mesdo
ALINTI(talebe27 @ Jun 11 2008, 06:43 PM) *

Neresi şirkmiş bu eserin


bismillah

sevgili kardeşim talebe

bu eseri okudunuzmu
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.