"Sevgiyi çözen Hakiklate ermiştir" şems-i tebrizi...
Evet ancak sevgiyi çözenler Hakikate erebilir...
Sevda ile ile sevgiyi karıştıranlar vuslat ateşiyle yanmakla ömür tüketir dururlar...
Sevginin aşırısına aşk denmiş en basit tanımıyla...
Ve elbette aşkın en üstün hali Yaratana olan aşk denmiş...
Vuslar; seven ile sevilenin kavuşma yada birleşmesine verilen ad...
Yaradana aşkını ilan edip O nunla birtürlü Vuslata eremeyip cayır cayır yananların acıklı hikayeleri ile dolu literatür...
Bir köle düşünün ki, Sultanına aşık ve her daim Sultanını arzulamakta ve bunun gerekçesini de sevgisine bağlamakta...
Hiç olacak işmidir kölenin Sultanını talep etmesi?, bu büyük bir hadsizlik değilmidir?
Ki örnekte sultand a köle de hemcins yani İnsan, buna rağmen hadsiz bir talep...
Ya mekandan, zamandan münezzeh olan Allah ile vuslat peşinde koşanlar? E onların hali zaten Dünya da Cehennem ateşinde yanmalarındna belli değil mi?
Sevda ehli talep eder, tutkuludur ve tutsak eder...esasında onun talebi sevgili değil, sevgiliden elde edeceği HAL dir, yani onun sevgisi kendisinedir...
Sevgi ehli, lutuf eder, özgürleştirir, önemli olan sevgilinin Hoşnutluğudur...
Sevda ehli için önemli olan SEVDİĞİDİR, sevdiğini talep eder...
Sevgi ehli için önemli olan, SEVDİĞİNİN İSTEDİĞİDİR, sevdiğinin arzusudur onun talebi...
Şimdi, ey insaf ehli;
Siz ki İman ettiniz, Siz Allahı mı istiyorsunuz?
yoksa Allahın istediğini mi istiyorsunuz?...
Siz Allahı sevip başka herşeyden ve Dünyadan el çekip, Allah, Allah deyip vuslat ateşi ile yananlardan mısınız?
Yoksa Allahın istediğini isteyip, Babanız Ademe tevdi edilene sahip çıkma derdinde olanlardan mısınız?
Siz sevda ehlimisiniz, sevgi ehlimi?
