biR_aTHeiSt
Jun 6 2008, 05:23 PM
Müslümanlara göre İslam “sevgi, barış ve hoşgörü” dinidir. Ayrıca düşünce hürriyetini savunur. Öyle ki, Müslümanlar aşağıdaki ayetlerle bunun böyle olduğunu ispatlamaya çalışırlar. İşte o ayetlerin diyanet çevirileri:
“Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Bakara, 256)
“Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.” (Gaşiya, 22)
“Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (Araf, 199)
“Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.” (Beled 17-18)
“Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.” (Hud, 90)
Sadece bu ayetlere bakacak olursak İslam gerçekten bir “sevgi, barış ve hoşgörü” dinidir. Müslümanlar sadece yukarıdaki ayetleri görürler ve bunları değerlendirirler. Fakat Kuran’da yukarıdaki ayetler yer almasına rağmen, bu ayetlerle çelişen ayetler ve hadisler bulmak mümkündür. Şöyle ki:
“Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.” (Maide, 33)
Her ne kadar Müslümanlar bu ayeti göstererek “Ama bu cezalar Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezasıdır” deselerde; burada tanrı son derece gaddar, acımasız ve cani davranarak bu insanların “öldürülmelerini, asılmalarını” hadi bunları geçtik insanlara işkence eder gibi “ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi” emretmiştir. El ve ayakları çapraz kesilen insan hemen ölmeyecek, böylece acı çekecektir. Ve sözde Hz. Muhammed (burada saygıdan dolayı Hz. Sıfatını taktım, olur da siz “neden peygamberimize sadece ismiyle hitap ediyorsun” demeyin diye) işkenceye karşı olduğu halde Kuran resmen işkenceyi tasvip etmektedir.
Ve bir gün, aynı peygamberin (Hz. Muhammed) huzuruna yakalattırdığı suçlular getirilir. Ve Hz. Muhammed emri verir:
— “Elleri ve ayakları çapraz olarak kesilsin. Gözleri oyulup çıkarılsın”…
Ve emir yerine getirilir. Sonra, suçlular güneşin altında ateş gibi yandığı “Harre” adlı yere götürülürler. Suçlular su istedikleri halde verilmez. Taşları kemirirler, ağız ve dişleriyle toprağı kazarlar ve ölünceye kadar o halde bırakılırlar. (Buhari Zekat/68, Cihad /52; Tecrit/Vudu, hadis 172; Müslim, Kesame/9-14, hadis 1671; Ebu Davud, Hudud 3, hadis 4364-4371; Tirmizi, Ebvabu’t- Tahare/55, hadis 72-73; Nesei, Tahrimü’d- Dem/7; İbn Mace, Hudud /20, hadis 2578-2579)
Ayrıca Hz. Muhammed bir başka hadisinde de şöyle der:
“Onlar, Allahtan başka Allah olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna inanıncaya , bizim kıblemize dönünceye, kestiklerimizi yiyinceye ve namazımızı kılıncaya kadar ve zekatlarını verinceye kadar, insanlarla öldürüşmem emroldu. İnsanlar bunları yerine getirdiği zaman kanlarını ve mallarını kurtarmış olurlar.” (Buhari, Selat/28; Tecrit, hadis 24; Ebu Davud, Cihad/ 104, hadis 2641; Müslim, İman/32, hadis 20, 22) Burada Hz. Muhammed’in sözü Kuran’daki Bakara,256. ayetle çelişmektedir. Ayette “dinde zorlama yoktur” denmektedir fakat peygamber insanlar Müslüman olmadıkça onlarla öldürüşeceğini söylemektedir.
İsterseniz bir de şu ayetlere göz atalım…
“Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.” (Bakara, 191)
“Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Tevbe,5) -Bu ayet yine Bakara,256. ayetle çelişmektedir. Bakara 256. ayette “dinde zorlama yoktur denilirken, Tevbe 5. ayette tövbe etmeyen ve namaz kılıp zekat vermeyen (yani Müslüman olmayan) kişilerin (Allah’a ortak koşanların) canına kıyın deniliyor.
“Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.” (Nisa,89)
İşte İslam’ın “sevgi, barış ve hoşgörü anlayışı bu… Ayrıca gördüğünüz gibi yukarıdakiler Kuran’dan ve İslami kaynaklardan alınmıştır, bunları ben uydurmuyorum…
Cevaplarınızı bekliyorum… (Lütfen hakaret ve küçümseme içerikli mesajlar yazmayınız, ben sadece sizlerden cevap istiyorum…)
Selman-ı Aydın
Jun 6 2008, 05:47 PM
Merak etmeyin, inşAllah size cevap verilecektir. Ancak insanların hepsi bir değildir. Bireylerin kişisel yanlışlarını topyekün bir inanca mâletmemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bunu başlangıçta size söylemek istedim.
nazamarus
Jun 7 2008, 12:02 AM
Selamlar,
Kardeşim
Önce bir ayeti alıp altını doldurmak yanlıştır. Kuran olayları anlatır ayni aşağı da ilettiğim gibi kurandan bir ayeti alıp altını doldurmak ya tanrı yerine soyunmak ya da onun hatalı olduğunu ispata çalışıp Allah yolundan çevirmeye çalışmaktır bu ikisi de Allahın kurallarına yanlış ve Allahın yolundan çıkmaktır Çünkü Kuran da her soruya cevap var ve kuranda bir yazılış sistemi var yaratılıştan kıyamette yaşanacak her şey kayıtlıdır tabi bilmek ve okumak gerekir bir şeyi savunurken daha bilinçli olmak ve enin de sonun da her insan gibi ölüp hepimizin yaratan rahmana döneceğimizi bilmemiz ve hesap verirken mahçup olmamamız gerekir ve inş Allahın size hidayet nasip etmesini dilerim. Saygılarımla
Müslümanlara göre İslam “sevgi, barış ve hoşgörü” dinidir. Ayrıca düşünce hürriyetini savunur. Öyle ki, Müslümanlar aşağıdaki ayetlerle bunun böyle olduğunu ispatlamaya çalışırlar. İşte o ayetlerin diyanet çevirileri:
“Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Bakara
BAKARA 255 DEN 257 OKUYUNCA NE ANLATIYOR SİZİN ANLATTIĞINIZLA İLGİSİ NE?
255.256.257
O öyle bir Allah ki
ondan başka ilah yoktur O başlangıcı ve sonu olmayan hayatı ile kendiliğinden diri Yarattıklarının bütün işlerinde hâkim ve kaimdir Ne uyuklar ne uyur Göklerde ve yerde ne varsa onundur ve izni olmadıkça onun nezdinde kim şefaat edemez
O bütün varlıkların önlerinde ve arkalarında gizli ve açık ne varsa hepsini bilir ilminden onun dilediği miktardan fazlasını kimse kavrayamaz Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona zor gelmez O çok yüce ve çok büyüktür
Dinde zorlama yoktur ve doğru ve yanlış yollar apaçık meydandadır Kim Talutu tanımayıp da Allaha iman ederse sağlam ve kopmaz kulpa yapışmış olur Allah müminlerin yardımcısıdır onları küfür karanlığından kurtarıp hidayet güneşine çıkarır Kafirlerin koruyucusu ise Tağutdur O da onları aydınlıktan karanlığa götürür onlar cehennemlik ve orada ebedi olarak kalacaklardır
“Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.” (Gaşiya, 22)
---------------BAKIN SİZE SURENİN TAMAMINI GÖNDERİYORUM ORADA BAHSEDİLEN NE SİZ NE DİYORSUNUZ.
2 Cİ SURE BİR SURE İÇİNDE GEÇEN KONULARI ANLATIR YANİ KAÇ AYETTE BİR OLAY ANLATILIYOR SEN TEK AYETİ ALIP BİR ŞEY SUNMAK NE KADAR DOĞRU.
68-88 GAŞİYA SURESİ---26
1 Ey Muhammed bütün insanları dehşet ile kaplayacak olan kıyametin haberi sana gelmedi mi
2.3 Bir takım yüzler vardır ki o gün alçalacak zor işler altında bitkin düşmüşlerdir 4 Kızgın ateşe girerler
5 Kızgın bir kaynaktan içirilirler 6 Onlara bir dikenden başka yiyecek yoktur 7 Birçok yüzlerde o gün sevinçten nur gibi parıldar 8 Dünyadaki çalışmasından hoşnuttur 9 Onlar yüksek bir cennettedir
11 Öyle ki boş ve saçma sözler işitmezler 12 Orada akan kaynak vardır 13 Yükseltilmiş tahtlar vardır 14 Önlerine yerleştirilmiş bardaklar 15 Dizilmiş yastıklar 16 Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır 17 Devenin nasıl yaratıldığına hala bakmazlar mı 18 Göğün nasıl yaratıldığına 19 Dağların nasıl dikildiğine 20 Yerlerin nasıl döşendiğine 21 Ey Muhammed sen nasihatler et aslında sen sadece bir öğüt vericisin 22 Sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin 23 Ancak kim yüz çevirip inkâr ederse 24 Allah onu büyük azaba uğratır 25 Şüphesiz onların dönüşü bizedir 26 Sonra onların hesabını görmekte şüphesiz bize düşecektir
68-88 GAŞİYA SURESİ---26
1 - 16
Ey Muhammed
bütün insanları dehşet ile kaplayacak olan kıyametin haberi sana gelmedi mi Bir takım yüzler var ki o gün alçalacak zor işler altında bitkin düşmüş ateşe girer Kızgın bir kaynaktan içirilirler Onlara bir dikenden başka yiyecek de yoktur Birçok yüzlerde o gün sevinçten nur gibi parıldar Dünyadaki çalışmasından hoşnut Onlar yüksek bir cennettedir Öyle ki boş ve saçma sözler işitmezler Orada akan kaynak Yükseltilmiş tahtlar Önlerine yerleştirilmiş bardaklar Dizilmiş yastıklar Serilmiş yumuşak tüylü halılar vardır
17 - 20
Devenin nasıl yaratıldığına Göğün nasıl yapıldığına Dağların nasıl dikildiğine Yerlerin nasıl döşendiğine hala bakmazlardı
21 - 26
Ey Muhammed
sen nasihatler et aslında sen sadece bir öğüt vericisin Sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin kim yüz çevirip inkâr ederse Allah onu büyük azaba uğratır onların dönüşü bizedir Sonra hesabını görmekte bize düşecektir
“Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.” (Araf, 199)
SİZE 191 DEN 206 KADAR OLAN AYETLER 199 AYETİ ALMIŞSINIZ DÜŞÜNÜN?
191-193 - 206
Kendileri yaratılmışken hiç bir şey yaratamayan putları mı Allaha ortak koşuyorlar Halbuki
putlar onlara hiç bir şekilde yardım edemeyeceği gibi kendi kendilerine de yardım edemez Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar Onları ister çağırın ister susun size karşı durumları birdir değişmez Ey kafirler Allahı taptığınız putlarda sizin gibi yaratıklar
doğru sözlü iseniz onları çağırın size cevap versinler bakalım onların yürüyecek ayaklarımı yoksa tutacak ellerimi görecek gözlerimi işitecek kulaklarımı var
De ki
Haydi çağırın ortaklarınızı Sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana göz açtırmayın size karşı benim yardımcım Kuranı indiren Allah O bütün Salihlere de yardım eder Sizin Allahtan başka taptıklarınız ise ne size yardım etmeye gücü ne de kendilerine yardımları dokunur onları doğru yola çağırırsanız duymazlar Onları sana bakar görürsün Görmezler de 199 Sen güçlüğü değil af etme yolunu tut iyiliği emret cahillere aldırış etme şeytan seni dürtmeğe kalkışırsa Allaha sığın
Allahtan korkanlar
şeytanın bir vesvesesine uğrayınca Allahı anar birde bakarsınız onlar doğruyu görmüşlerdir Şeytanın kardeşleri ise onları azgınlığa sürükler Sonra da yakalarını bırakmaz
Onlara bir ayet getirmediğin zaman sana sen kendinden o ayeti hazırlayıp toplasaydın ya derler
De ki
ben rabbimden vahiy olunana uyarım Bu Kuran ayetleri rabbinizden gelen basiretler iman edecek bir kavim için hidayet rahmettir Kuran okunduğu zaman hemen onu dinleyin ve susun olur ki merhamet edilirsiniz Sabah ve akşam içinden yalvararak ve korkarak yüksek olmayan bir sesle Allahı an Gafillerden olma
Şüphesiz ki
Rabbinizin katındakiler Ona kulluk etmekten asla kibirlenmez Onu noksan sıfatlardan tenzih ederler ve yalnız ona secde ederler
“Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.” (Beled 17-18)
SİZE YİNE SURENİN TAMAMINI GÖNDERİYORUM SURE NEDEN BAHSEDİYOR BİR DÜŞÜNÜN
90 BELED SURESİ---20
1.2 Hayır Ey Muhammed sana makam olmak şerefine nail olan Mekke şehrine 3 Babaya ve ondan üreyip doğana ant olsun ki 4 Doğrusu biz insanoğlunu zorluklara katlanabilecek şekilde yarattık 5 İnsan kendisine karşı kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor 6 Ben yığın yığın mal tükettim diyor 7 Kimsenin kendisini görmediğini zannediyor 8 Biz onun için iki göz 9 Bir dil iki dudak var etmedik mi 10 Birde Ona iki yolu gösterdik 11 Fakat O sarp yokuşu aşmaya girişmedi 12 O sarp yokuşun ne demek olduğunu sen bilir misin 13 İmanlı bir köleyi azat etmek 14 Yahut zorlu bir açlık günün de yemek yedirmektir 15 Akrabalığı olan bir yetime 16 Veya hiç bir şeyi olmayan yoksula 17 İman edip de birbirine sabır ve merhamet tavsiye eden kimselerden olmaktır18 İşte bunlar sağcılardır 19 Ayetlerimizi yalanlayanlar ise solculardır 20 Onların üzerlerine kapıları kilitlenmiş bir ateş kapanmış olacaktır
90 BELED SURESİ---20
Ey Muhammed
sana makam olmak şerefine nail olan Mekke şehrine Babaya ve ondan üreyip doğana
biz
insanoğlunu zorluklara katlanabilecek şekilde yarattık İnsan kendisine karşı kimsenin kendisini görmediğini ve güç yetiremeyeceğini sanıyor Ben yığın yığın mal tükettim diyor
Biz onun için iki göz Bir dil iki dudak var etmedik mi
Birde
Ona iki yolu gösterdik O sarp yokuşu aşmaya girişmedi O sarp yokuşun ne demek olduğunu sen bilir misin
İmanlı bir köleyi azat etmek Akrabalığı olan bir yetime hiç bir şeyi olmayan yoksula zorlu bir açlık günün de yemek yedirmek ve İman edip de birbirine sabır merhamet tavsiye eden kimselerden olmaktır bunlar sağcılardır Ayetlerimizi yalanlayanlar ise solculardır Onların üzerlerine kapıları kilitlenmiş bir ateş kapanmış olacaktır
“Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.” (Hud, 90)
BU SURENİN ÇOĞU YOK EDİLEN KAVİMLERİN BAŞINDAN GEÇENLERİ ANLATIR SİZDE BİR AYETİNİ ALMIŞSINIZ SİZİN ANLATTIĞINIZLA HİÇ İLGİSİ YOK.
84
Medyen (halkına) da kardeşleri Şuaybı gönderdik Şuayb onlara dedi ki Ey milletim Allaha kulluk edin Ondan başka ilahınız yoktur ölçüyü ve tartıyı noksan tutmayın
ben sizi bolluk ve bereket içinde görüyorum Bununla beraber hileye devam ederseniz ben sizi kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum Ey milletim ölçekte ve tartıda adaleti yerine getirin İnsanların mallarını eksik vermeyin Yeryüzünde fesat çıkararak kötülük yapmayın inanmış kimseler iseniz Allahın bıraktığı (kar) sizin için daha hayırlı Ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim Onlar dediler ki Ey Şuayb Babalarımızın taptığını bırakmamızı emreden veya mallarımızı dilediğimiz gibi kullanmamızı meneden senin namazın mıdır
Halbuki
sen halim ve aklı başında bir adamsın (Şuayb) Ey milletim Rabbimden bir delilim (peygamberlik) olduğunu ve bana katından güzel bir rızık verdiği halde Ona karşı gelebilir miyim söylesenize Size yasak ettiğim şeyleri (kendim yaparak) size aykırı davranmak istemiyorum Ben gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum Başarım yalnız Allah(ın yardımı) iledir Sadece ona tevekkül ettim ve yalnız ona yönelirim ey milletim Bana karşı gelmeniz Nuh milletinin yahut Hud milletinin ve yahut Salih milletinin başına gelen musibetlerin bir benzerini sakın sizin başınıza getirmesin Lut milleti de zaman ve yer bakımından sizden uzak değildir
90
Rabbinizden bağışlanma dileyin Sonra tövbe edip Ona sığının
Şüphesiz ki
Rabbim çok merhametlidir (müminleri)çok sever
Onlar Ey Şuayb söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni aramızda zayıf (aciz) görüyoruz kabilen olmasaydı seni taşlar (öldürürdük) zaten senin bize karşı bir üstünlüğün yok dediler (Şuayb) Ey milletim Benim kabilem size göre Allahdan daha aziz midir ki beni aşiretim için öldürmüyorsunuz da Allahı bırakıp (değersiz) bir şey addediyorsunuz
Ey milletim elinizden ne geliyorsa yapın Ben de (vazifemi) yapacağım Yakın da kendisini perişan edecek azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu öğreneceksiniz O azabı gözetleyin bende sizinle birlikte gözetliyorum dedi (Azap) emrimiz gelince Şuaybı ve beraberindeki iman edenleri katımızdan bir rahmetle kurtardık Zulüm edenleri ise bir çığlık (korkunç bir ses) tuttu ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar Sanki yurtlarında hiç yaşamamışlardı Bakın Semud milleti Allahın rahmetinden nasıl uzaklaştıysa Meyden milleti de öyle uzaklaştı
Sadece bu ayetlere bakacak olursak İslam gerçekten bir “sevgi, barış ve hoşgörü” dinidir. Müslümanlar sadece yukarıdaki ayetleri görürler ve bunları değerlendirirler. Fakat Kuran’da yukarıdaki ayetler yer almasına rağmen, bu ayetlerle çelişen ayetler ve hadisler bulmak mümkündür. Şöyle ki:
“Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.” (Maide, 33)
32 Bundan dolayı İsrail oğullarına şöyle yazdık Kim kimseyi öldürmemiş veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birini öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur Kim de onu yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur
Antolsun ki
Peygamberlerimiz onlara açık ayetler ve mucizeler getirmişti Ama bundan sonra da onlardan bir çoğu hala yeryüzün de haddi aşmaktadır Allaha ve peygamberlerine savaş açanlara yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası ancak öldürülmek asılmak sağ elleri ve sol ayakları çaprazvari kesilmek ya da bulundukları yerlerden sürülmektir Bu onların yeryüzünde çekecekleri rezilliktir Ahirette ise onlar için daha büyük bir azap vardır siz onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler olursa
Her ne kadar Müslümanlar bu ayeti göstererek “Ama bu cezalar Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezasıdır” deselerde; burada tanrı son derece gaddar, acımasız ve cani davranarak bu insanların “öldürülmelerini, asılmalarını” hadi bunları geçtik insanlara işkence eder gibi “ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi” emretmiştir. El ve ayakları çapraz kesilen insan hemen ölmeyecek, böylece acı çekecektir. Ve sözde Hz. Muhammed (burada saygıdan dolayı Hz. Sıfatını taktım, olur da siz “neden peygamberimize sadece ismiyle hitap ediyorsun” demeyin diye) işkenceye karşı olduğu halde Kuran resmen işkenceyi tasvip etmektedir.
Ve bir gün, aynı peygamberin (Hz. Muhammed) huzuruna yakalattırdığı suçlular getirilir. Ve Hz. Muhammed emri verir:
— “Elleri ve ayakları çapraz olarak kesilsin. Gözleri oyulup çıkarılsın”…
Ve emir yerine getirilir. Sonra, suçlular güneşin altında ateş gibi yandığı “Harre” adlı yere götürülürler. Suçlular su istedikleri halde verilmez. Taşları kemirirler, ağız ve dişleriyle toprağı kazarlar ve ölünceye kadar o halde bırakılırlar. (Buhari Zekat/68, Cihad /52; Tecrit/Vudu, hadis 172; Müslim, Kesame/9-14, hadis 1671; Ebu Davud, Hudud 3, hadis 4364-4371; Tirmizi, Ebvabu’t- Tahare/55, hadis 72-73; Nesei, Tahrimü’d- Dem/7; İbn Mace, Hudud /20, hadis 2578-2579)
Ayrıca Hz. Muhammed bir başka hadisinde de şöyle der:
“Onlar, Allahtan başka Allah olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna inanıncaya , bizim kıblemize dönünceye, kestiklerimizi yiyinceye ve namazımızı kılıncaya kadar ve zekatlarını verinceye kadar, insanlarla öldürüşmem emroldu. İnsanlar bunları yerine getirdiği zaman kanlarını ve mallarını kurtarmış olurlar.” (Buhari, Selat/28; Tecrit, hadis 24; Ebu Davud, Cihad/ 104, hadis 2641; Müslim, İman/32, hadis 20, 22) Burada Hz. Muhammed’in sözü Kuran’daki Bakara,256. ayetle çelişmektedir. Ayette “dinde zorlama yoktur” denmektedir fakat peygamber insanlar Müslüman olmadıkça onlarla öldürüşeceğini söylemektedir.
İsterseniz bir de şu ayetlere göz atalım…
“Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.” (Bakara, 191)
190 - 194
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda sizde savaşın aşırı gitmeyin
O kâfirleri nerede yakalar sanız öldürün Sizi nasıl yurdunuzdan çıkardılarsa sizde onları yurtlarından çıkarın Onların fitne çıkarmaları öldürmeden beterdir Onlar sizinle savaşmadan Mescid-i Haramda onlara savaş mayın sizinle savaşırlarsa onları öldürün Kâfirler cezası böyledir vazgeçerlerse
Bir fitne kalmayınca ve din hükümleri Allah namına tatbik edilinceye kadar kendileriyle çarpışın Vaz geçtiler mi düşmanlık sadece zalimlere karşı olur Haram ay da yapılan saldırılara Siz de haram ayda mukabele edin Haramlar karşılıklıdır Kim size saldırırsa aynısıyla sizde ona saldırın
“Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Tevbe,5) -Bu ayet yine Bakara,256. ayetle çelişmektedir. Bakara 256. ayette “dinde zorlama yoktur denilirken, Tevbe 5. ayette tövbe etmeyen ve namaz kılıp zekat vermeyen (yani Müslüman olmayan) kişilerin (Allah’a ortak koşanların) canına kıyın deniliyor.
KURANDAKİ SİSTEM YAZILIŞ SİSTEMİNİ UYGULARSAN TÖVBE SURESİ O ZAMANKİ DEVİRDE YAŞANAN SAVAŞI ANLATTIĞINI GÖRÜRSÜN
113-9 TÖVBE SURESİ---129
Bismillahirrahmanirrahiym
(Ey muhammed)
O kafirleri acıklı bir azap ile müjdele Yalnız size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız antlaşmaya sonuna kadar riayet edin
Haram aylar çıktığı zaman o müşrikleri nerede bulursanız öldürün Onları yakalayın onları hapsedin ve her gözetleme yerinde oturup onları bekleyin Eğer tövbe eder namaz kılıp zekatlarını verirlerse kendilerini serbest bırakın Eğer müşriklerden biri senden aman dilerse Allahın sözünü dinleyinceye kadar ona aman ver Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır işte böyle Çünkü onlar (gerçeği) bilmez bir topluluktur O müşriklerin Allah katında ve Resulü yanında nasıl sözleşmesi olabilir Yalnız Mescidi Haramın yanında sözleşme yaptığınız kimseler müstesna Bunlar size karşı doğru hareket ettikçe siz de onlara karşı doğru hareket edin Eğer size galip gelseydiler hakkınızda ne bir yemin ne de bir sözleşme gözetmezlerdi Sizi ağızlarıyla razı ediyorlar fakat kalpleri (buna) karşı çıkıyor Onların çoğu fasıkdır Onlar Allahın ayetlerini az bir pahaya sattılar da insanları Allah yolundan çevirdiler Onların yaptıkları gerçekten ne kötüdür Onlar bir mümine karşı ne bir yemin ne de bir anlaşmaya riayet ederler Onlar saldırganların ta kendileridir Fakat tövbe eder namaz kılar ve zekat verirlerse sizin din kardeşiniz olurlar Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize saldırırlarsa küfür önderleriyle hemen savaşın Çünkü onların yeminleri yoktur Belki (Böylece küfürlerinden) vazgeçerler Yeminlerinden dönen Peygamberi ülkesinden (Mekkeden) çıkarmaya yeltenen ve ilk önce kendileri size karşı savaşa başlamış olan kavimle savaşmayacak mısınız Yoksa onlardan korkuyor musunuz Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin onları rezil etsin sizi onlara üstün kılsın ve müminlerin kalblerini ferahlatsın Yüreklerindeki öfkeyi gidersin
siz
Allahın sizden savaşanlarla Allah peygamber ve müminlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden bırakılacağınızı mı sandınız
“Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.” (Nisa,89)
KURANDAN BİR AYETİ ALIP ORADA NE ANLATTIĞINI DEĞİL DE NE ANLATMADIĞINI SUNMAK NE KADAR DÜRÜSTLÜK ALLAH BİZE O DEVİRDE GEÇENLERİ ANLATIYOR VE O ZAMAN Kİ İNANANLARA NE YAPILMASINI VE ŞİMDİKİ GİBİ BİR BARIŞ ORTAMI OLMAYAN ZAMAN BAK BAKALIM 88 Cİ AYETTEN 93 KADAR NE ANLATIYOR
88 den 93 kadar
O halde
niçin münafıklar hakkında iki kısma ayrılıyorsunuz Allah onları kazandıkları günahlar yüzünden ters döndürmüştür Allahın yanlış yola sürdüğünü siz mi doğru yola getirmek istiyorsunuz Allahın saptırdığına hiç bir zaman doğru bir yol bulamazsın Onlar küfre saptıkları gibi sizin de küfür edip de onlarla beraber olmanızı arzu ettiler onlar Allah yolun da hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin
(89)
Eğer
yüz çevirirlerse onları nerede bulursanız yakalayıp öldürün Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin Yalnız aranızda anlaşma bulunan bir kavme sığınanlara ne size karşı savaşmak göğüsleri daralarak size gelenlere dokunmayın
Çünkü
Allah dileseydi onları size musallat ederdi ve sizinle savaşırlardı sizden uzak durur sizinle savaşmaz ve size barış teklif ederlerse onlara saldırmanıza Allah izin vermez Hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen bir takım kimseler bulacaksınız Fitneye çağrıldıklarında içine baş aşağı atılırlar bunlar sizden uzak durmazlar sizinle barış içinde yaşamak istemez ve sizden ellerini çekmezlerse kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün
İşte
size onlar hakkında apaçık salahiyet verdik
İşte İslam’ın “sevgi, barış ve hoşgörü anlayışı bu… Ayrıca gördüğünüz gibi yukarıdakiler Kuran’dan ve İslami kaynaklardan alınmıştır, bunları ben uydurmuyorum…
Cevaplarınızı bekliyorum… (Lütfen hakaret ve küçümseme içerikli mesajlar yazmayınız, ben sadece sizlerden cevap istiyorum…)
SİZE CEVAPLARI KURANDAN YAZDIM HEPSİ ALLAHIN SÖZLERİ YANİ AYETLERDİR AMA DÜRÜSTSÜNÜZ ATAİSTİM DEMEKLE BENDE ŞUNU SORMAK İSTERİM İSMİ ALLAH OLAN TANRININ OLMADIĞINI BANA İSPATLARMISINIZ.
SAYGILARIMLA
asiLDuA
Jun 7 2008, 01:13 PM
ateist,Size bunlar ağır gelebilir.Ama biz elhamdulillah bu hükümlere teslim olmuşuz.Amenna Ve saddakna Duyduk işittik ve itaat ettik diyoruz.
Siz müslüman değilsiniz sanırım..İslamdininde neden CİHAD ayetlerini alıp getirmişsisniz anlamadım.Nitekim,siz daha imanı kavrayamamışsınız.İmanı kavramadan CİHADI kavrayamazsınız.
Allahın dinine savaş açanları görüyorsunuz,Kadınlara özellikle müslümanlara erkek kadın demeden tecavüz ediliyor,Çocuklara da aynen.Toprakları ve mallarını alıyorlar.Masumlarımızı öldürüyorlar.
Onların zaten böyle bir BOZGUNCULUK yapacağını Allahu teala müslümanlara haber veriyor.Ve böyle bir anda bir müslümanın ne yapması gerektiğini söylüyor.
1.cisi islamda cihad dahi adalet iledir.İSLAMA SAVAŞ AÇMAMIŞ KADIN ÇOCUK ADAM ÖLDÜRÜLMEZ.ABD GİBİ MÜCAHİDLERİ BULAMAYINCA SİVİL HALKTAN HINCINI ALAN HAYVANLAR GİBİ DEĞİLDİR BİZİM SAVAŞ HUKUKUMUZ.
Allah subhanehu ve teala buyuruyorki ''Onlara soracak olursan Yerleri kim yarattı ALLAH derler'' ama dininden yüz çevirirler.
Şimdi bir insan olarak sizin kutsalınız,namusunuz çiğnese siz ne yaparsınız ? aman olsun canım olabilir insandır mı dersiniz ?
Kaldıki bu din Allahın dini.Bu din AKIL değil VAHİY dinidir.Eğerki siz sevdiğiniz birine tabi oluyor iseniz onun değerlerini korumakla ona tabi olmakla mükellefsinizdir değilmi misal eşiniz...
Kaldiki Bizleri bir kan pıhtısından yaratan Allaha tabi olduğumuzu söylüyor isek..İslamda zorlama yoktur evet ama bu İSLAM DİNİNE HENÜZ GEÇMEYEN insanlar için geçerlidir.Bir kişi islam dinine girdikten sonra şu ayetin mutabıkı olur.
''Mümin erkek ve mümin kadınlara ALLAH VE RESULUNUN hükmünden başka seçenek hakları yoktur''AHZAB
Yani görüyorsunuzki,Müslüman olduktan eğerki kişi LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMEDURRESULULLAH dedi ise mecbur bu ayeti mutabıktır.Uymak zorundadır.
Ölüm hakkında ne düşünüyorsunuz ? Ahirete iman etmiyorsunuz peki ölüm hakkında ne düşünüyorsunuz merak ediyorum ?
Nasılki Ölümün yarısı diye nitelendirilen uykudan nasıl kalkıyor iseniz Allahın da sizibirgün öldükten sonra tekrar dirilteceğini hiç düşündünüzmü ? Yağmur nasıl yağıyor.Hayvanlar nasıl yaşıyor.İnsan nasıl NEFES alıyor.Bu insan denilen varlık NASIL ÖLÜYOR...hiç düşündünüzmü ?
Allah'a şahidlik etmek için yaratılmak bir onurdur bir şereftir bir izzettir.Allahu tealaya hamd olsunki bizleri yarattı.
eğer yaratılmasa idik kocaman bir HİÇ olurduk.O bizi yarattı ise mülkte onundur.İstediği gibi hüküm koyar.O ilahtır.O herşeyden üstündür.
Kuran kerim mealini okurken,Eski kavimler ile alakalı olan kısımlara muhakkak göz atın ateist.Size tavsiye ederim.Firavunun cesedinin dahi yüzyıllar sonra bir deniz kıyısına vurulucağını haber veren Rabbimiz.Henüz geçtiğimiz yıllarda firavunun cesedini bulan avrupalılar..Dünyanın döndüğünü yüzyıllar önce haber veren rabbimiz,Henüz gçtiğimiz yüzyıllarda bulan insanlar..Tatlı su ile Tuzlu suyun karışmaması için set çeken rabbimiz,Yüzyıllar sonra bunu araştırarak sadece kuranda bulan kaptan gusto gibi..Yani bu ayetleri Rabbimiz sizlere İBRET sadece sizlere değil Bizlerede İBRET olsun diye gönderiyor.Yüzyıllar öncesinden gelen kutsal kitap bunları nasıl haber verebilir ? Ve bu kitap halen nasıl korunuyor ? diye idrak etmeniz lazım.
'Bu kuran'ı biz indirdik ve Biz koruyacağız' hicr 9
Allahın ilmiherşeyden üstündür.Eğer mucize istiyor iseniz.Kuran yeter.
islambuli
Jun 7 2008, 03:29 PM
ateist nikli şahıs yazmış olduğunuz ayetler Allahın şeriati emirleridir nasıl insan sahip olduğu şeyler konusunda yasaklar veya kuarllar koyabiliyorsa bu hakkı Allah c.c görmemek sanırım yanlışların en büyüğü olur nasıl insanın evinde bazı kurallar varsa babanız eve geliş saati yemek saati ders zamanı gezme zamanı vs.... krallar koyup bunlara uylmasını istiyorsa Allah c.c da sahip olduğu yaratıcısı olduğu bu alemde insanlara bazı kurallar ve yasaklar koymuştur.ve ayetlerin hepsi yaşanarak peyderpey inmiştir ve bu yazdığınız ayetlerde yaşanmış hadiselerden sonra inmiştir bunları uzun uzadıya yazmıyorum. bakara 191. ayetin öncesini ve sonrasınıda okumanı tavsiye ederim.Allah c.c il sıralarda müminleri savaştan alıkoymuş
Daha önce kendilerine `savaştan uzak durun, namazı kılın ve zekatı verin' direktifi verilmiş olanları görmüyor musun?.....(nisa 77) sonradan savaşı üzerlerine bir farz olarak kılmıştır elbbeteki bundada bir hikmet bir imtihan vardı .müminlere yapılan onca eziyetler ambargolar işkenceler ve Allahın savaşı bir farz olarak emredişi
"Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmalarına izin verilmiştir.......(hac suresi39) gördüğün üzere ayetlerde müslüman bir halka Allahın hakimiyetini kabul etmiş müminlere zorla kendi hakimiyetlerini kabul ettirmek için zulüm ve işkenceden kaçınmayan bu kafirler topluluğuna Allah ın verdiği bir emirdir. bakara 191 ayrıca 193. ayette geçen fitne kelimeside Allahın hakimiyetinden başka hakimiyet ve güç tanımayan insanlara zorla dayatmalarla sosyolojik siyasi zorbalıkla kendi hükümlerini kabul ettirme çabası anlamındadır.ve Allah c.c buna karşı savaşmayı insana farz kılmıştır.
dediğim gibi ayetlerin başını sonunuda okursan daha analaşılır olur inşallah
bakara190-Sizinle savaşanlar ile siz de Allah yolunda savaşın. Fakat ölçüyü kaçırmayın, saldırgan olmayın. Çünkü Allah ölçüyü elden bırakan saldırganları sevmez.
bakara 192-Eğer onlar savaşmaya ve kâfirliğe son verirlerse Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.
bakara 193-................ Eğer yaptıklarına son verirlerse zalimlerden başkasına asla saldırılmaz.
gördüğün gibi kafirlerin yaptığı o zaman ve günümüzde o kadar zulme kendi otoritelerini kanunlarını hevalarını kabul ettirmek için yaptığı bu zulme başka bir şekilde karşılık vermek sanırım mantıksız değilmi.
maide 33. ayet aynen bu şekildedir islami bir düzende yaşayan veya yaşmak isteyen bir halka karşı isyan edip kendi otoritesini kabul ettirmeye çalışan bu insanların mallarına canlarına namuslarına kasteden bu insanların sonuda Allahın izniyle ayetteki gibi olacaktır.ve Allahın şeriatiyle yakalanan bu isyancıların liderleri küffarın başkanı başta sana dediğim gibi Allah c.c koyduğu kuralarla emirlerle ve cezalarla cezalandırılacaklardır.ayrıca bu konular için islam fıkıhı vardır daha detaylı öğrenebilirsin.
yazdığın hadisler konusunda bir bilgim yok Allahu alem kaynağından değil ateist sitelerinden derlediğin hadislerdir hadisin ravisine şerhine bakmak lazım.bilen kardeşlerim seni aydınlatacaklardır inşallah tabii bizim görevimiz insanların sorduğu soruları araştırıp illada onlara cevaplar vermek değil tabikii öğrenmek isteyene bildiğimiz kadarıyla abilerimiz başta olmak üzere yardımcı olacaklardır inşallah bizim inancımız şu ayettir hüküm verildimi itaat etmektir
"Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur(azhab 36)
bende sana bir kaç hadis yazayım inşallah okursun
Herhangi biriniz savaşırken yüzü hedef almaktan sakınsın." (Buhari, Müslim)
"Adam öldürmekten en çok sakınan insanlar, müminlerdir." (Ebu Davud)
Allah adına, Allah yolunda savaşın. Allah'ı inkâr edenleri öldürün. Savaşın, fakat gaddar olmayın, işkence ile adam öldürmeyin, küçük çocukları öldürmeyin` (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)"
Miroglu
Jun 8 2008, 11:20 AM
atın kardeşim bu adamı ne konuşturuyorsunuz burda....
ateistlerin bu foruma girmesi yasaklanmalı.
Zemahşeri
Jun 8 2008, 01:37 PM
ALINTI(Miroglu @ Jun 8 2008, 12:20 PM)

atın kardeşim bu adamı ne konuşturuyorsunuz burda....
ateistlerin bu foruma girmesi yasaklanmalı.
Kendisine verecek bir cevabın varsa ver yasaklama işini gerekirse biz yaparız.
Zemahşeri
Jun 8 2008, 01:45 PM
Hicretin altıncı senesinde Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir kaç hasta, benizleri solmuş, karınları şişmiş olarak Peygamber Efendimiz’in (asm) yüksek huzuruna geliyorlar ve Müslüman olduklarını söylüyorlar, şehadet kelimesi getiriyorlar. Peygamber Efendimiz’e (asm) İslâm’ı tasdik etmek ve emirlerini yaşamak üzere biat ediyorlar.
Ardından Peygamber Efendimiz’e (asm):
“Ya Resulallah! Biz fakir ve yoksul kimseleriz. Bizi barındır, yedir, içir” diyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de onların Ashab-ı Suffe yanında kalmalarını emir buyuruyor.
Adamlar bir süre burada, Ashab-ı Suffe yanında ikamet ediyorlar.
Fakat bir süre sonra buranın havası hastalıklarına uygun gelmiyor ve adamlar Peygamber Efendimiz’in (asm) huzuruna çıkarak:
“Ya Resulallah! Biz çölde yaşamaya alışmış koyun ve deve sahipleri idik. Biz çayırı, çimeni, bağı, bahçesi bol yerde yaşamaya alışık değiliz. Medine’de ikamet hoşumuza gitmiyor. Develerinizin bulunduğu yere çıkmamıza izin verseniz…” diyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de bunların ihtiyacını görmek için, hazineye ait bulunan sadaka develerinin yanında çoban Yesar ile birlikte kalmalarına izin veriyor. İzin verirken de:
“Develerin sütlerini bol bol içiniz. İyileşirsiniz” buyuruyor.
Adamlar Çoban Yesar ile birlikte develerin yanında kalmaya başlıyorlar. Burada develerin sütlerini içiyorlar ve iyileşiyorlar. Burada sıhhate kavuşuyorlar. Burada vücutları sağlamlaşıyor.
Buraya kadar her şey gayet güzel, her şey adamların lehine gelişiyor. Başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere sahabeler adamlara yardım etmek için neredeyse seferber oluyorlar.
Fakat adamlar bu noktadan sonra, develerin yanına varınca, çoban Yesar’ı yalnız bulunca ihanete soyunuyorlar. 1-İrtidad ediyorlar. Yani dinden dönüyorlar. (İç yüzlerini bilemeyiz; belki de hiç inanmamışlardı da, kötü niyetlerini gerçekleştirmek için inanmış gözükmüşlerdi.) 2-Çoban Yesar’ın ellerini ve ayaklarını çapraz kesiyorlar. Gözlerini diken batırarak çıkarıyorlar. Dilinin altına diken sokuyorlar. Ve Yesar’ı ölüme terk ediyorlar. Çoban Yesar ölüyor. 3-Develeri de gasp ediyorlar. Önlerine katıp sürüp gidiyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de bu haydutların arkasından adam koşturuyor. Haydutları yakalatıp getirtiyor. Ve tıpkı Yesar’a yaptıkları gibi ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesini, gözlerinin çıkarılmasını ve nihayet Hare denilen siyah taşlıkta ölüme terk edilmelerini emir buyuruyor.
Buna biz ve yahudiler kısasa kısas diyoruz. Dişe diş göze göz.
Vesselam
Miroglu
Jun 8 2008, 02:09 PM
ALINTI(Zemahşeri @ Jun 8 2008, 02:37 PM)

Kendisine verecek bir cevabın varsa ver yasaklama işini gerekirse biz yaparız.
kardeşim ateistleri ben iyi tanırım.
sen bunlara ne cevap verirsen ver kabül etmicek,kıvırıcaklar.
hiç konuşturmayın yav.uzaklaştırın gitsin.
MALIK34
Jun 8 2008, 04:09 PM
ALINTI(Miroglu @ Jun 8 2008, 03:09 PM)

kardeşim ateistleri ben iyi tanırım.
sen bunlara ne cevap verirsen ver kabül etmicek,kıvırıcaklar.
hiç konuşturmayın yav.uzaklaştırın gitsin.
Verecek cevabı olmayanlar susturma yoluna giderler ancak .
Karşı fikrin yazdıklarına cevap verip tezlerini çürütemezsseniz konuları okuyanlara karşı mahçup duruma düşersiniz.
Ateist olan sizin dediklerinizi kabul etmeyebilir siz bu konuyu okuyanları aydınlatmakla mükellefsiniz .
Ateist forumunada müslümanlar giriyor küfür ve hakaret olmadıkça hiçkimseyi forumdan atmıyorlar ve açılan konulara cevap veriyorlar aynı davranışı bu forumdada görüyorum bozulmasınıda istemiyorum.
uSuLca
Jun 8 2008, 04:19 PM
Eğer bu adamın anlatılanlardan sonra hakkı kabul edeceğini bilsem. Sabahlara kadar bıkmadan usanmadan anlatırım.
Ama sizde mucize isteyen mekke müşriklerini ve haklarındaki ayetleri, kalpleri mühürlenenleri bilirsiniz.
Asla pes etmemek gerek her ne kadar imkansız görünsede butür fikirdeki kardeşlere de bunları anlatmak gerek amenna.
Ama Abese suresinin ilk ayetlerini ve sebebi nuzulunu da unutmamak gerek. Olayı hatırlarsanız Allahın ihtarını bilirsiniz.
Senden bişey isteyene,
Kalbi yakın olana,
İlim talep edene,
Kalbini Allahı öğrenmek için açıp gelmiş olana itibar et..
Her ne kadar Ummu Mektum gibi bedenindeki gözü kör olsada Yürekği şevkle sizi bekleyene..
MALIK34
Jun 8 2008, 05:06 PM
ALINTI(uSuLca @ Jun 8 2008, 05:19 PM)

Eğer bu adamın anlatılanlardan sonra hakkı kabul edeceğini bilsem. Sabahlara kadar bıkmadan usanmadan anlatırım.
.
Verdiğiniz cevabı konuyu okuyanlarda görüyor herkese açık bir forum burası tek kişiyi kaale alarak cevap vermeyin .
Çelişkide olan yada fazla dindar olmayan insanlarda islam forumlarına bakıyor sen cevap veremezssen çelişkide olan yada fazla dindar olmayan insanları kaybedersin .
asiLDuA
Jun 8 2008, 08:14 PM
ALINTI
'Zemahşeri'date='Jun 8 2008, 02:45 PM' post='279499']
Hicretin altıncı senesinde Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir kaç hasta, benizleri solmuş, karınları şişmiş olarak Peygamber Efendimiz’in (asm) yüksek huzuruna geliyorlar ve Müslüman olduklarını söylüyorlar, şehadet kelimesi getiriyorlar. Peygamber Efendimiz’e (asm) İslâm’ı tasdik etmek ve emirlerini yaşamak üzere biat ediyorlar.
Ardından Peygamber Efendimiz’e (asm):
“Ya Resulallah! Biz fakir ve yoksul kimseleriz. Bizi barındır, yedir, içir” diyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de onların Ashab-ı Suffe yanında kalmalarını emir buyuruyor.
Adamlar bir süre burada, Ashab-ı Suffe yanında ikamet ediyorlar.
Fakat bir süre sonra buranın havası hastalıklarına uygun gelmiyor ve adamlar Peygamber Efendimiz’in (asm) huzuruna çıkarak:
“Ya Resulallah! Biz çölde yaşamaya alışmış koyun ve deve sahipleri idik. Biz çayırı, çimeni, bağı, bahçesi bol yerde yaşamaya alışık değiliz. Medine’de ikamet hoşumuza gitmiyor. Develerinizin bulunduğu yere çıkmamıza izin verseniz…” diyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de bunların ihtiyacını görmek için, hazineye ait bulunan sadaka develerinin yanında çoban Yesar ile birlikte kalmalarına izin veriyor. İzin verirken de:
“Develerin sütlerini bol bol içiniz. İyileşirsiniz” buyuruyor.
Adamlar Çoban Yesar ile birlikte develerin yanında kalmaya başlıyorlar. Burada develerin sütlerini içiyorlar ve iyileşiyorlar. Burada sıhhate kavuşuyorlar. Burada vücutları sağlamlaşıyor.
Buraya kadar her şey gayet güzel, her şey adamların lehine gelişiyor. Başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere sahabeler adamlara yardım etmek için neredeyse seferber oluyorlar.
Fakat adamlar bu noktadan sonra, develerin yanına varınca, çoban Yesar’ı yalnız bulunca ihanete soyunuyorlar. 1-İrtidad ediyorlar. Yani dinden dönüyorlar. (İç yüzlerini bilemeyiz; belki de hiç inanmamışlardı da, kötü niyetlerini gerçekleştirmek için inanmış gözükmüşlerdi.) 2-Çoban Yesar’ın ellerini ve ayaklarını çapraz kesiyorlar. Gözlerini diken batırarak çıkarıyorlar. Dilinin altına diken sokuyorlar. Ve Yesar’ı ölüme terk ediyorlar. Çoban Yesar ölüyor. 3-Develeri de gasp ediyorlar. Önlerine katıp sürüp gidiyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de bu haydutların arkasından adam koşturuyor. Haydutları yakalatıp getirtiyor. Ve tıpkı Yesar’a yaptıkları gibi ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesini, gözlerinin çıkarılmasını ve nihayet Hare denilen siyah taşlıkta ölüme terk edilmelerini emir buyuruyor.
Buna biz ve yahudiler kısasa kısas diyoruz. Dişe diş göze göz.Vesselam
Kısas'ta Adalet vardır.Umarım bu hadiseye bakarak,Ateist bundaki adaleti kavrar.ALINTI
Usulca; Eğer bu adamın anlatılanlardan sonra hakkı kabul edeceğini bilsem. Sabahlara kadar bıkmadan usanmadan anlatırım.
Ama sizde mucize isteyen mekke müşriklerini ve haklarındaki ayetleri, kalpleri mühürlenenleri bilirsiniz.
Evet..Olsun Batıl herzaman yenilmeye,mahkumdur.Siz Hakkı söyleyince birşey kaybetmezsiniz aksine..Ama dediğiniz gibi aynen..Bilsek ki inanıcaklar sabaha kadar otur yaz.Allah bilir.Yazması sizden Hidayet Allah'tan.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir
Buraya Tıklayın.