yazının devamı
aslında sevgi (ihtiyaç = her şeyi kendine çeviren değildir) ihtiyaçsızdır varlığı ihtiyaçsızdan kaynakllı var olanlar ( varlığını onun la bulanlar ve amaz ihtiyaçlı = ihityaç var olamaz diyen) ihtiyaçlılar için onların ihtiyaçıdır. ihtiyaç değildir. ve böyle olmak zorundadırda (madede ihtiyaça bak)
-insan sonuç için diyebilirki : - yaşıyoyoruz < nasılını bilmiyoruz ama > --> Hayatayız--->Yaşarız ve yaşamımızı devam ettirmek için çalışmak eylemde bulunmak durumundayız ve hedefimiz de Mutlu olmaktır.
mutluluk?
soru şu : mutlu olunca elde ettiğimiz vardığımız şey ne? ve biz neyi elde edince mutluyuz?
bizim için mutluluğun ölçütü ne? mutluluğun içinde ne var? bizi mutlu eden şey ne ?
yoksa < kuru kuruya bir < mutlu olmak mı?> dizilimsiz mi yani?
27/ 82...
NEDENMİ ? ACIYAN DA BEN ACINAN DA BEN!!!
<SONUÇ OLARAK>
Yüzeysel olarak eylemde bulunup ( çalışır çaba zarf edip) dururuz ama çalışmak eylemde bulunmak bizim gerçek ihtiyaçımız değildir böylece para kazanır bazı ihtiyaçlarımız karşılar dururuz ama bunlar da bizim gerçek ihtiyaçımız (amaçımız ) değildir. evet ihtiyaçlarımızdırlar -ihtiyaçdırlar lakin asıl (amaçımız)= ihtiyaçımız değil ona varmak için araçsal ihtiyaçlardır (beden dahil) ve onlarla (amaç) ihtiyaç olan ve ihtiyaçlarla ihtiyaçla karşılanan ihtiyaçımıza amaçımıza ' tek istenilene' ihtiyaçımıza VARIRIZ ve bu ihtiyaçımız amaçımız << SADECE SEVGİDİR>>
BİZE İHTİYAÇ GİBİ GÖRÜNEN DİĞER HER ŞEY SADECE ONA VARMAK İÇİN araçsal İHTİYAÇLARDIR!
<< SEVGİ >>
iyi düşün ey insan!
EYLEMSEL OLARAK İNSANIN YAPIP EDİKLERİ VE İNSAN:
İnsan ihtiyaçlıdır yaşarken ihtiyaçlarını>ihityaçı karşılamak durumundadır ve ihityaçlrını>ihtiytaçı karşılamak için eylemde bulunmak durumundadır eylemde bulunur.
bu=
insan---->ihtiyaçlı--------------->eylemle karşılan ihtiyaç ---(ihtiyaç ihtiyaçlıdır)-->karşılanan ihityaç--->ihtiyaç---=-->ihtiyaçsız
insan eylemsel olarak = ihtiyaçsız < ihtiyaç = sevgi
çünkü: insan---=------>ihtiyaçlı------------->ihtiyaç------=------>sevgi------>
=
< ihtiyaçsız < > ihtiyaç = sevgi (ihtiyaç)-------eylem---------> varılan: ihtiyaç ----=---> ihtiyaçsız------
=----> = < ihityaçsız >< ihtiyaç sevgi
: eylem çıktı ve vardı dikkat edilecek şey çıktığı yer ve vardığı yer aynıdır .... çıkış noktasına geri döndü.
eylemsel olarak:
ihtiyaç------------------>ihtiyaçsız
ihtiyaçsız<-------------- ihtiyaç
insan yaşadığı sürece eylemleriyle eylemsel olarak bu dönüşü gerçekleştirir = yaşar durur /durmaz yaşar ve her an ihtiyaçlıdır her an eylem halindedir ve = her an dönüş halindedir/
ve aslında o bunu yaparken /birazdan göreçeğiz/ İhtiyaçı olan (ihtiyaçsızı) sevgiyi ihtiyaça --->bu =sonuçta nefrete çevirir. ve bu durumda O İSTESEDE İSTEMESEDE Tekrar < nefretin bile istediği ihtiyaçına> sevgiye ihtiyaçsıza döner /DÖNDERİLİR çünkü; varılmak istenen hedef ve ihtiyaç odur.
/ bir balkışta bütün bunları ki yaptı: insan yapar ma bir diğer bakışla insan bütün bunları ihtiyaç için yapar yani = ihtiyaç yapar. ve ihtiyaç sevgi - /bu kötülükleri size sevgi mi emretti/
insan= < ihtiyaçsız < ihtiyaç = sevgi ---> eylemle ihityaçına ihityaça sevgiye giderken eylemde bulunurken bazı durumlarda onun için ihtiyaç olan (karşılanması ihtiyaçlı olan) ve ama ihtiyaçsız olan sevgiye giderken ihityaçlı olduğu için ve ihtiyaç hep ihtiyaç istedeiği için ihityaç gözetip karşısındakine haksızlık =zülüm ederek eylemsel olarak en temelde haksızlıkla <ihtiyaçsızı> ihtiyaça = her şeyi kendine ihtiyaça çevirene = nefret olana = nefrete çevririr.
( acele etme bütün yazıyı bitirince sende anlayacaksın)
çünkü eylem --------------------------> ilerlerken o temelde ihitaçtır yani sevgidir onun eylemin(insanın) zulüm yapması onun ihityaçın zülüme=nefrete çevrilmesine = tir.
bakın:
insan
-------------------------->eylem ------->karşılanan ihtiyaç (ihtiyaç için yapıldı (ihtiyaç yaptı )
ihityaç o ihtiyaçlı olduğu için (ihtiyaçsızı) gözetmiyip ihtiyaçı (ihtiyaç) gözeten--------------------------> ihtiyaçsızı (SEVGİNİN KENDİSİni) ihtiyaça çeviren
ihityaçsızı < ihtiyaç : haksızlık zülüm ederek nefrete çevridi.
başlangıç önçesi için ihtiyaç = nefret tir
bu durum yani haksızlık yapma durumu =
ihityaçsızı = ihityaça zülüm yaparak nefrete çevirdi ve ama onun nefte çevirelen ihtiyaçın hala ihityaçı vardır ----eylem---> karşılanan ihtiyaç> /<sevgi>/ ihtiyaçsız.
bu konuya HAK konusunda tekrar döneceğiz.
____________________________________________________________________________
anlamadım nasıl yani ihtiyaç nefrete çevrildi :bakın belki bizim için ihtiyaç (yani ihtiyaçsız olan) nefrete çevrilmedi ama sistemin temelinde kainatın daynağını kainatı var edeni ayakta tutanı ihtiyaça çevirdik /ZÜLÜM/ ve bu durumda bütün kainatı YANİ var olan her şeyi ihtİyaça çevirdik ve; ihtiyaç başlangıç ilk yaratmayı yapamaz VAR bile OLAMAZ o ançak var olsabile var olan başka şeyleri kendi ihtiyaçına = ihitaça kendine çevirir ve kendine çevirdiği şey için o (sevgi değil) nefrettir. (ihtiyaç nefret olmuştur)
/anladık mı?
<<BURAYA KADAR GENEL SONUÇ>>
düşünsel olarak kianatın yani madde ihityaçlı olan ( = ilk için ihtiyaç olan ) vardı.
ve ihtiyaçlı olanın ilk olarak yaratmak bir yana kendisinin bile var olamıyacağını / ve ama bizim maddenin var olduğu bir sistemde varolduğu = ihtiyaçsız bir şeyin ilk ve kaynak olarak kesinlikle VAR OLDUĞU ve ihityaçsızın sevgi olduğunu ' varlığı ihityaçsız olanın sevgi olduğu < SEVGİNİN VARLIĞININ İHTİYAÇSIZ OLDUĞUNU > ve ihityaçsızın ihtiyaç olduğununu ve zaten varlık için ihtiyaçın > ihityaçsız olduğunu denenebilir pozitif bir düşünselikle gördük.
-
programsal (eylemsel )olarak insanın = < ihityaçsız <> ihityaç = sevgi olduğunu ve bütün eylemlerinin çıkış noktasının ve tek amaçının hedefinin sevgi olduğunu ve bu keyfi bir istekde değil ihityaç > ihityaçsızdır ve ihtiyaçsız sevgidir.( bu kural neos var olan her şey için olmaza olmaz bir ilke bir kuraldır) insanın ihityaçsız olan ihtiyaçını sevgiyi kendisi ihtiyaçlı olduğu için bazen ihtiyaç gözeterek eylemsel olarak ihityaçsızı ihityaça çevrdiğini (bunun bütün sistem için ) = haksızlık =zülüm ederek nefrete çevirene ihtiyaça çevrdiğini VE AMA İHTİYAÇIN İHİTYAÇSIZ OLDUĞUNU GÖRDÜK.
4
MADDENİN BİLİMMSEL YAPISI
madde düşünsel olarak neydi? - ihtiyaçlıydı ilk için = ihityaçtı ve varlığı ihtiyaçlı olan bir şey kendi kendine var olmaz yaratamazdı maddenin varlığı = ihtiyaçsız vardı. bu maddenin düşünsel varlığı ve onun düşünsel olarak kesin çıkarımıydı.
şimdi maddenin bilimsel yapısına bakalım.
günümüzden 100 -200 yıl önce madde nedir? diye sorsaydık birer teori olan bilgilerin dışında onun hakında pratik kesin bir bilig elde edemez ve teorilerin dışında kesin bir cevap veremezdik.
düşünsel oalrak onun varlığının <genel olarak bütün varlık> ihityaçlı olduğunu ve bundan dolayaı onu birliğe (tekliğe) indirgediğimizde kaynağın /ARKE/NİN yani ilkin <ihtiyaçsız olduğu çıkarımına bilgisine <iç ve dış sistem için> mutlak bir kesinlikle varabilirdik= varırdık.
/tanrının ihtiyaçı varmıdır sorusunu - tanrı inançına sahip hangi insana sorarasak soralşım vereçeği cevap hiç terettüttsüz şu olaçaktır: - tanrının ihtiyaçı yoktur olacaktır.
-sizce inandığınız tanrının ihtiyaçı varmıdır?
çünkü: o biliyor ki her şeyin bir şeye ihtiyaçı vardır ve ilk için ihityaçlı olan ihitiyaç olan başlangıç olarak var olamaz ve ama o var olduğu için ; bir yaratan bir ilk vardır ve ona inanmaktadır ve o < İLK/ TANRI ihityaçsız olma durumundadır İHTİYAÇSIZDIR.
ONUN HİÇ BİR ŞEYE İHİTAÇI YOKTUR ÇÜNKÜ İHTİYAÇI OLSA VAR OLAMAZ VE YARATILAN BİR TANRI TANRI ( =YARATAN) DEĞİLDİR)
şimdi herşeyden habersiz bir insan gibi düşünelim ( günümüzde böyle düşünen milyonlarca insan var) onun için taş --> taştır su --> sudur toprak --> topraktır beton --> betondur vb. bunlar = MADDEDİR.
SORU ÇOK AÇIK : MADDE NEDİR?
---> kainatı oluşturan kütlelerin birliği.
/ günümüz insanı olarak artık biliyoruz ki taş --> taş değil su --> su değil beton ---> beton değildir!
maddeye sırf madde olarak bakan görüş günümüz için < mutlak bir bilgi> olarak çökmüştür.
-ve zaten insan maddenin değil enerjinin okuyucusudur.
- evet suyun üstünde maddedir ama ya suyun altında
/// etrafımızda gördüğümüz dokunduğumuz his ettiğimiz <her şey> düşüncemiz bakışımız gördüğümüz görüntü, ses vb. herşey kısacası kainat bir bütün olarak bütün bu kainat saf ve tek orjinli (kaynaklı) parçalanamaz ayrılamaz< yok edilemez sadece başka enerjilere çevrilebilen > bir bütünlük birlik arz eden > ENERJİDEN oluşmuştur -----------> enerjidir.
bizim onları farklı algılamazın tek sebebi enerjinin titreşim düzeyi.
(örneğin=titreşim düzeyi= 11212121234354522121=demir
yada titreşim düzeyi= 039484237434628112=taş)
ve onların farklı enerji koridorlarından geçemesidir.!
______________________________________________________________
kelime+kelime
(içiçe giren kilemeler ;koridorları örneğin: oksijen + hidorjen = su vb. gibi
örneğin titreşim düzeyi hızı yuksekse enerji (madde) bizim için görünmez dokunmaz olur
tersi olduğunda ise o bizim için katı görülebilinir dokunur olur v.b.
böylece insan onları farklı farklı şeyler gibi algılar ve öyledirde ama temelinde öyle değildir.
sarı bez yada yeşil bez demir ve hava arasında temelde hiç bir fark yoktur onları farklı renklerde ve farklı farklı algılamamızın tek sebebi onların (enerjijn) titreşim düzeyleri (farklı enerji sistemleri=elementleri içermiş olmasıdır.
temelde aynı şey yani SAF ENERJİDİR!
MADDE= ENERJİDİR
ENERJİ = MADDE ?
/madenin harekteli (titreşime sahib) bir enerji olduğu denenip sınanabilinir bir bilgidir/
şuan bedenimiz düşüncemiz herşey ve herşeyimiz dahil /boşluksuz/ bizi sarıp kuşatan bir enerji okyanusunun içindeyiz.
DEDİK Kİ :
kainat(varolan) ---------->madde-------->enerjidir.
peki enerji nedir?
<DÜŞÜNSEL VE BİLİMSEL OLARAK ENERJİ>
teorik ve pratik olarak enerji ortaya çıkaraçak onu var edecek şey (ihtiyaçı) nedir
bir diğer bakışla enerji nedir?
Enerji öncelikli <--- yani ihityaçlı bir kavram (varlıktır) onun varolabilmek ortaya çıkabilmek için ihityaçı vardır ( kesin olarak böyledir eğer aklınız varsa ve sizde onu kulanıyorsanız) enerjini ihtiyaçı ONU ORTAYA ÇIKARAN VAR EDEN
ŞEY GÜÇTÜR!
ENERJİ = GÜÇTÜR
GÜÇ = ENERJİDİR.
ve güçte tıpkı enerji gibi öncelikli <--- ihtiyaçlı bir kavram (varlıktır) güçün(enerjinin) ortaya çıkması için ihtiyaçı olan şey nedir?
güç güçü ortaya çıkarabilir ama ilk <başlangıçsal olarak> onu ortaya çıkaraçak tek şey kaynağı (ihtiyaçı) eylemdir.
yüzey : eylem <------------ güç <---------- enerji <----------madde
temel : (enerji) (enerji) (enerji)
madde = enerjidir
ama enerji direkt olarak madde değildir.
=
eylem <---- güç <--------enerji = fizik = kimya = maddedir = (kainat)
sizce harhangi bir eylem (bir iş) kendi kendine (önceliksiz) ortaya çıkabilir mi ?
hayır asla çıkamaz çünkü eylem (yapan yada eden özne yada nesneye ihtiyaçlıdır) ihtiyaçı vardır va biz ihityaçın ne olduğunu (=nefret) çok iyi biliyoruz.
_______________________________________________________________________
şimdiye geldiğimiz nokta maddenin (varolanın) düşünsel ve bilimsel olarak kesin çıkarımı bilgisiydi vu bunu bize söyleyen insan = onun sorgulayan düşüncesi değil onun bağlı olduğu ve kendisinde çok iyi bildiği olamaza olmaz akıl ilkeri kurallar = neostu.
_______________________________________________________________________
maddenin varlığının ihtiyaçlı olduğunu (ihityaç) gördük ve bu bir önerme yada sunu değil bizzzat madenin var olanın akılsal ve bilimsel olarak gözlemlene bilinir kesin olgusu çıkaraımıydı.
maddeni bilimsel ve düşünsel düzlemde son ihtiaçının eylem olduğunu gördük ki eylem de ihityaçlıdır asla önçeliksiz değildir ve maddenin düşünsel yapısnda görmüştük ki ihtiyaç (bizim için) aynı zamanda ihityaçsızdı .
ve varlığı ihityaçsız olup herşeyin ihtiyaçı olan <SEVGİDİR>
İŞTE BURADA TEKRAR SEVGİYE DÖNELİM:
Aslında siz sevginin ihtyiaçsız olduğunu çok iyi biliyorsunuz sevginin ihityaçsız olduğunu kavramanız sizin için çok hayırlı ve kolay olacaktır. eğer aklınızı (eliniz vicdanınıza koyup kulanırsanız) bu APAÇIK. ama zavalı tanrısını arayıp duran insan her şeyi ihityaçlı gördüğünden ve kendisinde ihityaçlı olarak varolduğu bir yerde apaçık olan ihtiyaçsızı <onun TANRI dediğni> görmez zülüm eder.
evet sevgi bir kelimedir ama önemli olan onun vurguladığı şeydir = varlığı ihtiyaçsız yani SEVGİ
hiç bir şeye ihtiyaçı olmyan sevgi (ki hiç bir şeye ihtiyaçı omayan hihtiyasçsız olarak vardır) var olana sevgi ( bir an için SEVGİNİN KENDİSİN VAR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN o sevgi ne yapar hangi eylemde bulunur hangi eyleme sahibtir ne yapar <dil mantığınızı kulanın>
varlığı ihityaçsız olan ihtiyaçsız olarak varolan <--=----SEVGİ -------------> SEVER
ELBETE: SEVGİ SEVER!
sizce eylemsel sıfatı SEVEN olan nedir? SEVGİDİR!
sevgi = varlığı ihtiyaçsız ve ondan kaynaklı (ihtiyaçlı) olarak var olan her şey için ihtiyaç.
=
sevgi < ihtiyaçsız > < ihtiyaç >
ihtiyaçsız ihtyaç = sevgi
________________________________________________________________________________
__
/tanrı ondan kaynaklı var olanlar için ihtiyaçtır onlar tanrısız var olamazalar : çünkü herşeyin bir şeye ihtiyaçı vardır ve ama ihityaçl = ihtiyaç var olamaz yaratamaz ve ama var! anlıyorsun değilmi?/
________________________________________________________________________________
__
< ihitaçsız ><ihityaç = sevgi
= ( eylemi gerçekleştiren)
< ihtiyaçsız > < ihtiyaç = sevgi== sevmek eylemi = eylem = güç = enerji = fizik = kimya = madde = kainat!
,işte böyle yaratıldınız
( BEN BEN SEVEREK YARATIM!)
________________________________________________________________________________
şimdi tamelde bizi sarıp kuşatan kim ? İHTİYAÇSIZ!
elbete ihtiyaç ama asla olamaz = > ihtiyaçsız yani <İHTİYAÇSIZ > İHTİYAÇ SEVGİ = İLKÖNCESİ (ÇÜNKÜ İLK İHTİYAÇLIDIR) = YARATAN = TANRI = ALLAH = SARIP KUŞATAN RAHMAN!
________________________________________________________________________________
ihtiyaçsız < ihtiyaç < ihtiyaçlı < kainat > ihiyaçlı > ihtiyaç > ihtiyaçsız
4 3 2 <1> 2 3 4
sevmek eylemi ölü doğan bir eylem ölü değildir o diridir
< ihityaçsız > ihityaç sevgi = sevmek (onun kendinde yayılan (varlığı tıpkı kendisi gibi ihtiyaçsız olan) itici gücü = itici güç + his (duygu taşıyan güç) = ENERJİ.
( KAİNAT yumuşaktır ve diridir onunda (madeninde) ihityaçı ihityaçsız ihityaç yani sevgidir sürekli ondan ister ve ona dönderilir.)
geçekten buraya kadar geldiğimiz gördüğümüz bütün bu bilgiler hem bilimsel hem düşünsel olarak denenip sınana bilinir kesin bilgilerdir işte DENE!
SEVGİ ENERJİS; REİKİ
o nihayeteki amaçını h.z isa desteklemiş (kutsal) ruhda bulmuş ve günümüz teknolojisinde yardımıyla kesin bir bilgiyle kavramada anahtar bir rol üstelmiştir. hirstiyan bir rahip olan dr. usio tarafından h.z isanın hastaları nasıl iyileştirdiğini onlara nasıl şifa verdiğini araştıtrken yeniden ortaya çıkarılmıştır ( geşmişin büyük uygarlıklarıda bu enerji iliminden haberdar olmuş ve onu bir çok alanda kulanmışlardır.
bu enerji ruh= düşünde düzetinde çalışmaktadır ; ve ilahi kaynaklı bir bilgi bir /ilimdir/
e-nerji insiyite olmuş her insan çok iyi bilirki (bunu bilim ançak yeni yeni bilmektedir) bütün bu kainat bu tek orjinli enerjiyi içerir ve ondan oluşmuştur ;- enerjidir. ve sezgisel olarak (kesinliğe bağlayamadan bilirki kainatı oluşturan onu var eden enerjinin kaynağı çıkış noktası < sevgidir >(sebebsizlik) (yalnız dediğimiz gibi o sevginin ihityaçsız olduğunu ilk olduğunu bilmez enerjiyle alakadar olduğu için kaynağın SEVGİ olduğunu enerjiden sezer bilir. ' sevgi enerjinin kayanağı sahibidir'
kainatı oluşturan enerjinin farklı titreşimlere sahib binlerce sistemi vardır reiki, sakhem, vb
ama kaynak aynıdır.
2132323213 = reiki 9888723429= sak-hem
insanlar düşünceyle ( sizde bunu yapabilirsiniz) japonların reiki arapların sak-hem dediği evrensel yaşam enerjisi olarak bilinen ama özde sevginin olan sevgi enerjisini kulanabiliryönlendirebilir ve başka enerjilere (enerji sistemleriner çevriebilirsiniz) ama insan bu enerjiyi asla yine enerji olan MADDEye madde boyutuna çeviremez çünkü onu maddeye çevireçek bilgi insan düşüncesinde yeterli düzeyde değildir ve + o yeterli ihtiyaçı (sevgiyi) karşılayamaz.
< enerji düşünsel ruh boyutunda çalışır ve hastalığın düşünsel boyuta nedeni bularak < İMKANSIZ YOK SEBEB YOK >=(enerjinin sevgiden kaynaklı sınırsız zihini vardır) diyerek yok eder.
enerji hiç bir zümerinin yada dinin tekelinde değildir evrenseldir kaynağı yoktan yaratan sevgidir ve ihtiyaçsız olan sevgindir.
/ biz enerji ruh boyutundan ihityaçsız=>sevginin Ruhu = düşüncesi (kelimelere arasında enerjisel bağlantı kurarak) sayesinde kulanmaktayız h.z isanın ruhul kudüsle ( sevginin ruhu )yla desteklenmiş olması onun enerji üst düzeyde kulanmasında önemeli bir etkendi.
sonuç olarak/
biz bizide düşüncemize değin sarıp sarmalayan ondan olutuğumuz bu evrensel enerjiyi
kaynağının yaratanının sevginin ruhu =düşüncesi /içimize ruhunu üflemsi/ sayesinde kulanmakta ve yönlendire bilmekteyiz
sonuç alarak kainat enerjiden oluşmuştur enerjidir ve enerjinin kaynağı düşünsel ve bilim /deneysel/ olarak SEVGİDİR.
O RAHMET =(ENERJİ) SAHİBİDİR!
DEĞERLENDİRME
1. madde = kainat= maddenin birliği vardır
2.var olmak için bir şeylere ihtiyaçı vardır ; ihtiyaçlıdır.
(zaten (dilmantığını aklını kulan) VAR <---> OLUNUR.) olunurluğunu--> (ihtiyaçını ister)
3. ihtiyaçlı bir şey (en nihayet için = İHTİYAÇ) ilk VAR olamaz öncesi yani ihtiyaçı vardır = ihtiyaç vardı.
4.ve ama kainat biz ihtiyaçlı olarak varız/ ve ihtiyaçlı bir şey =ihtiyaç varolamaz yaratamaz/ biz varsak ilk olarak var olan bir ihtiyaçsızlık =---> ihtiyaçsız kesin olarak (var) vardır.
5.ihtiyaçsız olan düşünsel olarak <çıkış noktası; kaynak> onun dışında var olan her şeyin var olmaları için ihtiyaçıdır;onlar için= ihtiyaçtır.
6.ihtiyaçsız olan sevgidir ---> sevgi ---> sevginin varlığı-->ihtiyaçsız olarak vardır!
sevgi = (ihtiyaç) hayır sevginin kendisi= (ihtiyaçsız) yaratı. haydi gelinde lanetleşelim!
< ihtiyaçsız öne sürebileceğiniz herşeye ihtiyaçsızdır>
ve varlığı ihtiyaçsız olan ihtiyaçsız olarak vardır!
7.tanrı neden ihtiyaçsızdır çünkü yaratanın ilkin ihtiyaçsız olması bilgisel bir kesinliktir yoksa o yaratan= (ilk var eden) değildir tanrı olamaz!
8.kainat var olan maddenin bütünlüğüdür ve var olamak için bir şeylere ihtiyaçı vardır = ihtiyaç vardır/ ve madde = enerjidir (bu bilimsel bir kesinliktir) ve enerjide ihtiyaçlıdır bu ilke sistem dizgisinde varılan son ihtiyaç eylemdir ve eylem=--->(=sevmek) ihtiyaçsızdır.
ve ihtiyaçsız olan eylemin sahibi ihtiyaçsız sevgidir.
9.ve sevgi sebebsiz ihtiyaçsız(=sevmek)= eylem=güç =(enerji) sahibidir.
10. bu söylediklerimin hepsi teorik ve pratik olarak denenip sınanabilir olgunun ve düşüncenin kesin çıkaramları bilgisidir.
11. onaylanması İNAMAYANLAR İÇİN (düşünce) inanalar için inandıkları kitablardadır.
sizi yemin ederim az önce düşüncenin gözlerinde tanrıyı apaçık gördünüz gaflet içinde dinleme anlamaya çalış!
(ne zaman onlara yeni bir haber geldi gaflet içinde dinlediler)
Bİz buraya kadar düşünsel ve bilimsel -bilimin bize verdikleriyle geldik ( bilimin kanunları ki kanunları ilkeleri ki ilkeleri ihtiyaç yazmış)buraya kadar hiç bir ilahi kaynaklı (inanmyanlar için öyle olduğunu öne süren ) kitaplar bildirilerle hiç bir ilgi ve alakamız yoktu . sadece düşündük aslında insan hiç bir şeye gerek kalmadan sadece düşünerek tanrısını bulabilirdi ama nasılına bilimsiz olarak asla ulaşamazdı (geçmiş için) (kitapların geçmiş için bir başka amaçı) düşünsel olarak bilimin bize enerji olarak <kesinlikli> sunduğu maddenin nihayete eyleme ihtiyaçı olduğunu gördük ki eylem asla kendi kendine var olamayacağını istesek te istemesekte hem programsal hem düşünsel boyuta bir ihtiyaçın olduğunu ve ihtiyaçın ihtiyaçsız olduğunu ve ihtiyaçsızın sevgi olduğunu eylem sahib olduğunu çıkarımsal denenebilir bir bilgi olarak gördük eğer konu yaratılış var oluşsa ki konumuz baştan sana buydu yaratanın kitablarına /yada öyle olduklarını öne sürenlere / söz hakkı elbete doğaçaktır.
TANRININ (YARATANIN) KİTAPLARINA DÜŞÜNSEL BİR BAKIŞ.