İSLAM PARTİSİ OLAMAZ MI ?
Şu bir hakikat ki İslam partisi issmi insanın nefsine ve kulağına hoş geliyor .
Evet biz müslümanlar İslam partisi sözünü duymuşuz ama bunu KUR'AN-I KERİM'de Hizbullah olarak duymuştuk . Allahın Hizbullah (Allahın fırkası) taraftarlarını dejenere ederek demokratlaştırma çabasıdırr tüm bu olanlar .
Peki İslam’ın her yönüyle karşısında olan, onu her türlü tehlikenin fevkinde gören, mensublarına potansiyel bir terörist hükmüyle yaklaşıp. Her nerede olursa onu yok etmek için var olduklarını söyleyen(Murat Karayalçın) kadrolarıyla bu sistem, bu devletin yapısı, böyle bir oluşumun varlığına müsaade edecek midir? Elbetteki hayır...Peki ya ortada olan islami denilen partiler nedir? denilirse: Vitrin deyin, baraj deyin, sus payı deyin, deyin işte her naneye yarar bu meretler Firavuni düzenler lehine... Ama ümmet açısından ne denir, ne söylenir orası içler acısı.Şimdi herkes otursun ve düşünsün kendi kendine...Sizi öldürmeye ahdetmiş bir düşmanınız var. Ve siz onu bunu bilerekten evinize alıyor. Ve kalmasına müsaade ediyor, yatacak yer ve yiyecek aş veriyorsunuz.hatta silahınızın yerini dahi açıp kendi ellerinizle gösteriyorsunuz. Olacak iş mi?
Bunu en aptal insan dahi yapmayacaktır.Peki şu koca devlet, yetmiş küsür yıllık sistem bunun böyle olduğunu bilmeyecek kadar mı ahmak? Yoo Hayır.... Ama sanki onlar bunu bilmiyorlarmış da onların bu düzenlerinde onların onayladığı bir parti ile İslam gelecekmiş gibi onun eşsiz hükümleri uygulanacakmış gibi gösterenler bizleri ahmak yerine koyuyor o ayrı mesele.
Peki bu sistemin onayladığı partilerin biz İslami partiyiz, gelin bize oy verin demesiyle gidip oy verenler. Bu semerlenme hareketine ne kadar suskun kalacaklar ben onu düşünüyorum.Hiç kimse beklemesin Firavunların, Musa’lara ala-yı vala ile "Gel canım kardeşim kur teşkilatını, kimi seçerse bu millet onun dediği olsun" demelerini... Yanılmayalım. Hele hele hiç aldanmayalım. Ama n'olur uyanalım.N’olacak bu halimiz Yeter artık...
KÜFRÜ MEŞRULAŞTIRMAK !
Bugün parti faaliyetleriyle ortaya serilen görüntü ve özellikle de yaptıkları çağrılar, islami partiyiz diyenlerin onları savunanların söylemleri maalesef rasulün gösterdiği hareket metodundan oldukça uzaktır.Kur’anı Kerimde
"Andolsun biz her kavme Allaha ibadet edin ve tağuta kulluktan kaçının diye tebliğ etmesi için bir peygamber göndermişizdir." (Nahl, 36 )Buyrulur.
Evet, Rasulullah’ın ve o şanlı kadronun evvel veya sonra gelenleri hep bu noktayı vurgulamışlardır. "Allah'a itaat, tağuta isyan" .
Oysa günümüz partileri bunun tersine tağutun idaresi altındaki beldelerde onların şeriatlerine ilke ve inkılablarına uyarak bu doğrultuda mücadele vereceklerini beyan ederek, partilerini açıyor ve insanları kendilerine çağırıyorlar. Dikkat buyrunuz kendilerine ...Hiç kimse iddia edemez ki bu partiler Allah ve Rasulüne, ve onlara itaate çağırıyor diye ve dahi nefsaniyetin ağır bastığı bu arena da partiler kıyasıya çoğalıyor niçin? Elbetteki çağıranların artmasından... Benim fikrim, benim partim, benim yolum, benim adayım, benim ideolojim vs...vs... Aslında bunların temelinde yatan temel saiktir o da bendir, enaniyetdir.Sırf iktidar olmak için, insanlara islamdan dem vurarak, tağuti güçlere köleliğe ve dahi kendi nefsaniyetlerine çağıranlara değil, elbette samimi ve art niyetsiz olarak Allah ve Rasulüne çağıranlara koşacağız... "Ben sizden bir ecir (çıkar, menfaat yada karşılık) beklemiyorum.Benim ecrim Alemlerin rabbinin indindedir" Ayetiyle de şekli çizilen davet ve mucahede yolunda, katiyyen bir çıkar ve manfaat ilişkisi olmamalıdır.
Kendi “ene” leriyle güya islamilik taslayanlar! Sizler, biliniz ki fitneniz gerçekten çok büyüktür ve de tehlikeli. Bakınız Rabbul Aleminin uzlaşmacı tavrına... "Gelini bir tek kelimede birleşelim" Evet, Hodri meydan ey particiler, ey siyasiler, Ey bu ümmetin bir çoğunu istediği yöne çekebilecek çobanlar, tek kelimede birleşiniz. İştirak edilen günahlar Şimdi buradan itibaren de Particilerin içinde bulundukları halde düşme ihtimalleri bulunan günahları sıralamaya çalışacağız... Günahların metinlerini aldığımız kaynaklar İmam Hadıminin Barika adlı eseri ve İbn-i Haceril Heyteminin Zevacir kitabı.
1. Küfür
2.Şirk
3. Sünnet-i Nebebviyi terketmek
4. Günah-ı Kebaire razı olmak
5. Din-i ilahinin gayrısına hizmet etmek.
6. Kebair işleyene yardım etmek.
7.Büyüklerin kötü huylarını görüp sükut etmek.
8. Bidat çıkarıp ümmete miras bırakmak.
9. Haram şeylere para ve mal sarfetmek.
10. Vekil olanın müvekkili aleyhine ve zararına hareket etmesi.
11. Emaret ve emirliği ele geçirmek için para ve mal sarfetmek.
12. Umur-u Müslimine fasık ve facirleri tayin etmek.
13. Hükümdar ve emirlerin, hakim ve memurların tebaasına veya maiyyetindekilere zulmetmesi.
14. Gücü yettiği halde zalimlerin alinden mazlumları kurtarmamak.
15. Zalimin zulmüne rıza göstermek.Onlara yardım etmek ve yol göstermek.
16. Hudud-u İlahide şefaat etmek.
17. Sözü fiiline uymamak.
18. Batıla yerdım etmek ve göz yummak
19. Hududu ilahiyi ikamede mudahene etmek.
20. Ellerinde bulunan dünya nimetine tamah eden Hakim, Vali, Zengin, Amir ve asi fasıkların evleri ve mekanlarına ve dahi bulundukları yerlere gitmek.
21. Zalimlerin huzurunda durmak el etek öpmek.
22. Günah işleyeceklere yol göstermak.
23. Ahkam-ı Kuran ile hükmetmemek.
24. Zaruret olmadığı halde zalimleri emirlik ve kadılığa getirmek.
25. Zulme sebeb olma ihtimali varken nazıra ve nazırın yaptığı işlere bakmak.
26. Emirlik, kadılık, memurluk veya müftülük için aracılık istemek.
27. Müşriklerle musafaha etmek, Onlarla merhabalaşmak, dostluk izhar etmek ve edecek lafızlar kullanmak, onlardan bir şey ummak.
28. Ahitlerini bozanlarla oturmak.
29. Müşriki bayram ve törenlere katılmak ve tebrikleşmek.
İşte böyle... Mümin kişiye yakışan: tehlikeden uzak durmaktır. Hele şüpheli şeylere yaklaşmamak. Gerisi size kalmış ya kabul ya red...