>>[Ebu Musa et Turki'den Müslümanlara Mektup]<<
--------------------------------------------------------------------------------
Afganistan’da Şehid Olan
Ebu Musa et Turki’denTürkiye’deki Müslümanlara Mektup
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Allah’ın adıyla başlar, O’na hamd eder, verdiği nimetlerinden ve üzerime olan lûtfundan dolayı O’na sonsuz şükranlarımı bildiririm.
Mücahidlerin imamı, güzide emiri, Allah subhanehu ve Teâlâ’nın kulları arasından seçip beğendiği ve peygamberlerinin sonuncusu olan kulu Muhammed’e salât ve selam olsun.
Nice kanlarını toprağa akıtmış yiğitler geçti bu yollardan. Nice yiğitler geçti gözlerini bile kırpmadan kâfirlere saldıran. Hep o yiğitler ki dinleri için savaştılar. Tıpkı Rasulün dediği gibi. O Bedir’de şöyle diyordu: “Ya Rabbi! Bu kâfirler bizi dinimizde fitneye düşürmeye çalıştılar.” İşte bu yüzden biz bunlarla savaşıyoruz. İşte bu yiğitler peygamberlerinin açtığı bu yolda hiç ara vermeden yürüdüler. Kimi zaman Sad ibn Ebi Vakkas oldular, kimi zaman Hamza, kimi zaman Sümeyye, kimi zaman da Ömer oldular. Her biri bir miras bıraktılar kendilerinden sonra gelenlere. İşte bu mirası alan sonraki gençler onların yolunu sürdürmeye and içtiler. Onlardan kimileri verdikleri sözde durdu kimileri de beklemektedirler. Zaten onlardan sözlerinden vazgeçende olmadı.
İçinde bulunduğumuz bu yüzyılda yine bu yiğitler Hattab, Ebu Velid, Zerkavi, Abdulvehhab olarak çıktılar karşımıza. Onlarda akıttılar o misk kokulu kanlarını toprağa. Ve seleflerinden aldıkları mirası bıraktılar bizlere. (Ya Rabbi bizlerinde canlarını bunların ki gibi al)
Allah’ın lûtfuyla bu mirastan nasiplenmiş bir kardeşiniz olarak bu satırlarımı okuyacak ve henüz Mücahidlerin saflarına katılmamış yahut yaşadığın ülkedeki gaflet ve aldatmacadan dolayı Mücahidleri tanıyamamış siz gençlere bazı nasihatlerde bulunmak istiyorum. Çünkü Allah azze ve celle buyuruyor ki “Nasihat Mü’minlere fayda verir.” [Zariyat: 55]
Ey gençler! Sanmayın ki maksat sözleri güzel söylemek ya da olanı farklı göstermektir. Vallahi burada anlattıklarım yaşadıklarımızdan ve kalbimizde hissettiklerimizden başkası değildir. Eğer sözler cihad beldelerindeki izzeti, İslam’ın nasıl yüceltildiğini, Kur’an’a ve sünnete sarılıp onun nasıl hayata geçirildiğini, nasıl canın Allah için feda edildiğini, Müslüman’ın nasıl kıymetli olduğunu, küfrün ve şirkin zillet, kâfirlerin nasıl zelil edildiğini görseydiniz o zaman inanıyordum ki beni daha iyi anlar ve bu beldelerde olmayışınıza yanardınız.
Masumların ve dinleri için savaşan yiğitlerin kanları akıtılırken bu topraklarda biliyorum sizler birbirinizle tartışıyor, kiminiz cihadın farz olmadığının delillerini aktarıyor, kiminiz farzdır deyip delille koyuyor ortaya. Fakat acı olan şu ki dışarıdan size bakanlar meselenin aslını bilmelerine rağmen aranızda bir ayrım yapmıyorlar. Nasıl ayırt etsinler ki neticede hepiniz evlerinizde oturuyor, klimalı odalarınızda oturuyor, sofranızda yiyeceklerin her çeşidini bulundurmakta ağır davranmıyorsunuz. Ve kardeşlerimizin kâfirlere karşı giriştiği bu savaşta onları yalnız bırakmıyorsunuz. Ve Allah katında daha güzeli bulunmayan bir amelden nasiplenmiyorsunuz. İster farz olsun ister farzı kifaye Allah katında en güzel amel. Sahabe sordu Ey Allah’ın Rasulü. Bu amele denk var mıdır? Cevap verdi Rasul; BULAMIYORUM. Evet. Bu amelin dengi yok gençler. Şeyh İbni Teymiyye Şer’i Siyaset adlı kitabında cihadı anlatırken diyor ki; “Bu amel farz olmadığında yapılan sünnetlerin en efdalidir.”
Sırf bunları bilmek bile bizim için bu ameli işlemeye yetmesi gerekirdi. Ama şeytan yine bizleri aldatıp nefislerimizi oyaladı. Fakat şurası var ki asıl olan bugün bu amelin farz oluşudur. Yaşlı kadın ve on beşinden küçüklerden başka Allah’a ve ahiret gününe iman eden herkesin silaha sarılması bugün hiç şüphe yok ki farzdır. Bu konuda karışıklığa düşenin güvenilir fıkıh kitaplarının cihadla alâkalı hükümlerine bakmaları yeterli olacaktır.
Ey gençler! Bırakın şu aldatan hocaların peşinden gitmeyi, bu insanlara takılıp peşinden gittiğiniz sürece akıbetinizin ne olacağını nereden bileceksiniz. Bırakın şu zehirlenmiş kitapları okumayı. Başınızı kaldırıp etrafınıza iyice bakın şu anda dünya insanları iki kutup değil mi? Bir tarafta kâfirler diğer tarafta Mücahidler. Bütün siyasetler, politikalar ve uluslar arası antlaşmalar Mücahidlerin yok edilmesi için yapılmıyor mu? Bugün Yahudiler ve onların uşakları Hayber’in intikamını istemiyorlar mı? İlmiyle amel eden alimler hapislerde, Mücahidler zindanlarda değil mi? Tüm müşriklerin çıkarılması gereken Mekke’de bu gün Amerikan askerleri serbestçe gezmiyor mu? Ebu Gureyb, Bargam ve başka yerlerde tecavüz edilen kadınlar Müslümanların kadınları değil mi? (Rabbim affına sığınıyorum). Evet gençler! Bu gün bize düşen Allah yolunda cihaddan başkası olabilir mi? Asla! Yıllardır yazılan kitaplar, çıkarılan dergiler, kurulan cemaatler yeni bir hizb ve tartışa çıkartmaktan başka bir işe yaradı mı? Allah aşkına Rasulullah’ın (s.a.v.) hayatı ve mücadelesini tekrar gözden geçirip iyice düşünün. Geriye kâfirlerle savaşmaktan başka bir yol kalıyor mu? Elbette savaşmamak için bahaneler çok ve ben bunları biliyorum. Bazılarınız İslam için ciddi çalışmalar yapıyor, bazılarınız insanlara imanı öğretiyor, bazılarınız maddi yardımlar topluyor. Beklide bu yapılanları cihada çıkmaktan daha faydalı görüyor cihada çıkmıyorsunuz. Yanlış anlamayın gençler yapılanları küçümsüyor değilim. Bende yaptım bunları ama burada anladım ki bir yol zilletin içinde kalıp çalışmaktan bir gün cihada kalmak daha hayırlı imiş. İnanın bana cihada çıkma yapılan tüm çalışmalardan daha hayırlı sonuçlar veriyor hem kendimiz hem de yakınlarımız için. Bu konuda itirazı olanların 11 Eylül sonrası dünyada İslami uyanışın nasıl değiştiğini araştırması yeterli olacaktır.
Ey gençler, kardeşlerim bırakın münafık yapılı insanlarla uğraşmayı. Çıkın Allah yolunda savaşa, ayırın saflarınızı. Rasulullah’ın (s.a.v.) kıyamete kadar hak üzeredirler dediği bu gruba gelin katılın. Gelin buraya ve bir görün buraları, biraz sabredin, Mücahidlerin alimlerinin sohbetlerine katılın ve değerlendirin. Vallahi göreceksiniz ki ülkemizde söylenen o sözler pis zan ve yalandan başka bir şey değildir. İnsan burada Kitabı ve Sünneti daha iyi anlıyor. Allah azze ve celle göğsüne genişlik veriyor. Vallahi ben gördüm ki ülkemizde söylenenler iftira ve zanna göre konuşmaktan başka bir şey değildir. Şeytan bu şekilde insanları Allah’ın yolundan alıkoyuyor da fark edemiyoruz. Bugün ne kadar acı ki doğru sözlü ve samimi insanlar yalancı, yalancı insanlar ise doğru sözlü biliniyor. Yahudi ve Hıristiyanlar gerek medya ile gerekse uşakları olan ülke yöneticileriyle ve bu yöneticilerin yardakçıları sözde din adamlarıyla Müslümanların üzerinde türlü türlü oyunlar kuruyorlar. Bunun farkına varmayan bizim saf Müslümanlar ise bakıyoruz ki onların ağzı ile konuşuyorlar. Ya Rabbi bu ne musibet? Bu gün kendinin Müslüman olduğunu söyleyen binlerce insan Yahudilerle söz birliği yapıyorlar. (Ya Rabbi bizi affet). Siz ey gençler! İyice düşünün ne olur. Bu gün terörist denilen insanlar Allah’ın hükmünden başka bir şey istiyorlar da bu yalancı kâfirler buna mı karşı çıkıyorlar? Allah aşkına düşünün. Kitle imha silahlarıyla öldürülenler kimler? Uluslar arası antlaşmalara göre kullanılması yasak olan silahlarla vurulan insanlar kimler? Sapık hocaların dedikleri gibi bu insanlar harici, vuranlarsa Hz Ali taraftarları mı? Eğer öyleyse sizler neredesiniz? Ya Rabbi bu nasıl bir buhran böyle! Uyanın artık ey gençler. Sizler öyle bir ümmetin çocuklarısınız ki, bu ümmet insanlar arasından çıkarılmış en hayırlı bir ümmettir. İyiliği emrederler ve kötülüğü yasaklarlar. Ne olur artık bir bakın tarihimize. Geri gönün izzetinize. Kuşanın silahınızı, şerefinizle yaşayıp izzetiyle ölenler gibi sizlerde ölün. Birde şunu iyi bilin ki ne Amerika ne de onların yardakçıları olan kâfirler sizin ecelinizi çabuklaştıramazlar. Vallahi herkes öleceği yerde ölür. Ta ki sağlam kalelerde bile olsa ölüm ona ulaşır. Bu gün insanlar bu kâfirleri ilah yerine koydular. Dediler ki onların her şeye gücü yeter, her şeyi görür ve duyar. Vallahi yalan! Eğer öyle olsaydı şu anda ben burada olamazdım. Rabbim Senden başka ilah yok! İnsanlar Amerika’yı ilah edindiler ve tağutun hükmüne razı oldular. Oysa yalnızca Sana kulluk etmekle emrolunmuşlardı.
Ey gençler! Çıkın o kargaşadan ve bakın şu dönen oyunlara. Kâfirler bir an bile boş durmuyor, Mücahidleri yok etmeye çalışıyorlar ve kendilerini Allah’tan başka dünyayı idare eden bir ilah konumuna koyuyorlar. Oysa Allah gökte de yerde de tek ilah değil midir?
Bakın size bir misal vereyim; Amerika Afganistan’a saldırmadan önce günlerce radyodan yayın yapıp Amerikan askerlerini yüceleştiriyormuş. Hatta o kadar ki buradaki garibanlar onlara kurşun işlemez diye düşünüyorlarmış. Ama hamd olsun O Allah’a ki onların oyunlarını Mücahidlerin elleriyle bozdu da o kâfirler burada bir bir cehenneme yuvarlandılar. Elhamdulillah geldiğimiz şu noktada Mücahidlerin durumu çok iyileşti ve kâfirler iyice köşeye sıkıştı. Vallahi fetih ufuklardan görünmeye başladı. Şu anda bütün cihad beldelerinde kâfirler şehir merkezlerinden dışarı çıkamıyorlar ve anca hava kuvvetiyle üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.
Vallahi kâfirlerin o soytarı çocukları buralarda korkularından geceleri uyuyamıyorlar. Fakat medya kullanarak dünya kamuoyunu kandırıp durumu farklı gösteriyorlar. Ama inşallah bu da çok kısa sürecek ve o dev gibi görünen küçük sarayları yerin dibine batacak.
Ey gençler! Allah’ın kitabını tekrardan okuyun, iyice tefekkür edin ve bırakın bu dünyanın zevklerini. Vallahi bu dünya malında hayır yok! İnanın bana şu cihadın verdiği tadı insana hiçbir şey vermiyor. Gelin ve şu güzelim amelden nasiplenin. Allah’ın kınadığı insanların arasından çıkarın kendinizi. Allah cihada çıkmayanları kınayıp tehdit ediyor ve onlarda nifak bulunduğunu söylüyor. İnanıyorum ki sizler o hasta kalpli insanlardan değilsiniz fakat meselenin aslını çözemiyorsunuz. Vallahi karar verip yola çıkana kadar İslam’ı gerçekten anlayamıyorsunuz. Ama yola çıkanın Allah hidayetini arttırıyor. Vallahi bu söylediklerimi kendim yaşadım. Vallahi kardeşlerim Rabbine karşı samimi olan insan O’na koşar. Koşmasan da zaten vaktin belli değil mi? Bunu anlamaya mani olan nedir? Vallahi gelin ve sabrederek ölün buralarda. Ben burada sabredip kavuşan insanlar gördüm. (Rabbim bizi de onlardan kılsın). Vallahi kanları kan değil misk kokuyordu. Bir haftalık cesetleri dahi kokmayan ve sıcacık duran kardeşler var buralarda. Vallahi bu miski ben kokladım. Hatta üzerindeki eşyalarından bir tanesini alıp (misal saatini) saklasanız günlerce o eşyadan misk kokusu kaybolmuyor. Vallahi kardeşlerim ben buna şahit oldum.
O izzetli gençler gibi sizde çıkan yola ve katılın kardeşlerinize. Gençler sözü çok uzattığımın farkındayım ama size anlatmak istediğim çok şeyler var aslında. Yinede sözü kısalttım sizlere şunları tavsiye ediyorum. Gerek buralarda gerekse başka yerlerde olsun insanlara takılmayın, Rabbinizin katındaki halinizi düşünün. Sabretmen gerekiyorsa kardeşine sabret, güler yüzlü ve alçak gönüllü ol, başkalarından hizmet bekleme kalk kendin yap, gerekirse ekmeğini paylaş, insanları büyütme gözünde, herkesin hata yapabileceğini unutma. Cahillere aldırma. Mücahid alimlerin nasihatlerini al. Emire itaatte kusur etme. Bil ki eğer sabredersen derecen yükselir. Ne dünyayı sev nede insanların sahip olduklarını iste. Vallahi sen garip olmayı tercih et. Dünyayı sevmezsen Allah seni sever, insanların sahip olduklarına sahip olmazsan insanlar seni sever. Rasulullah’ın (s.a.v.) emrettiği şu beş şeye sarıl; “Cemaat, dinlemek, itaat, hicret ve cihad”. Vallahi kurtuluşun yolu budur. Allah azze ve celle buyuruyor ki; “Kendilerine zulmettikten sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada mutlaka güzelce yerleştiririz. Ahiret mükâfatı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi. Onlar sabrederler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.” [Nahl: 41-42]
Sözlerimi burada bitirirken Mü’minlerin emiri Molla Muhammed Ömer’i, Allah’ın aslanı Şeyh Usame bin Ladin’i ve Şeyh Zevahiri’yi rahmetle anıyorum ve Rabbimden bunlar için yakın bir fetih vermesini diliyorum. Ve sizlere Allah’ın şu ayetlerini hatırlatmak istiyorum:
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere ve sizden olan ulul emr’e de itaat edin. O halde bir şey hakkında ihtilafa düşerseniz, artık onu Allah’a ve Peygambere arz edin. Bu hem hayırlı hem de sonuç itibariyle daha güzeldir.
(Habibim) Sana indirilene ve Senden önce indirilenlere gerçekten iman eden kimseleri gördün mü? Tağuta muhakeme olmak isterler; Hâlbuki onu inkâr etmekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir delalet ile saptırmak ister.
Onlara Allah’ın indirdiğine ve Peygambere gelin denildiği zaman, münafıkların senden tam bir çevriliş ile çevrildiğini görürsün.
Fakat ellerinin evvelce işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği zaman, hemen sana gelip “Biz ancak iyilik etmek ve arayı bulmak istedik” diye nasılda Allah’a yemin ediyorlar.
İşte onlar, Allah’ın kalplerinde olanı bildiği kimselerdir; öyleyse onlardan yüz çevir, kendilerine nasihat et ve onlara kendileri hakkında tesirli söz söyle.
Biz her Peygamberi ancak, Allah’ın izniyle itaat olunması için gönderdik. Eğer gerçekten onlar kendilerine zulmettikleri zaman, sana gelipte Allah’tan mağfiret isteselerdi ve Peygamber de onlar için bağışlanma dileseydi, şüphesiz Allah’ı Tevvab ve Rahim olarak bulurlardı.
Hayır, Rabbine yemin olsun ki aralarında çıkan karışık işler hususunda seni hakem yapıp, sonradan verdiğin hükümden dolayı kendilerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.
Şüphesiz ki onlara “Nefislerinizi öldürün” veya “Yurtlarınızdan çıkın” diye emretseydik, içlerinden pek azı müstesna bunu yapmazlardı. Eğer gerçekten onlar nasihat edile geldikleri şeyleri yapsalardı, elbette kendileri için hayırlı ve (imanlarını) takviye cihetiyle daha sağlam olurdu.
O zaman onlara, muhakkak tarafımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
Ve elbette onları dosdoğru bir yola hidayet ederdik.
Kim Allah’a ve Rasule itaat ederse, işte onlar; Allah’ın kendilerine nimet verdiği Peygamberler, sıdıklar, şehidler ve Salih kimselerle beraberdirler. İşte onlar ne güzel arkadaştırlar.
Bu Allah’tan bir lûtuftur. Hakkıyla bilici olarak ta Allah yeter.
Ey iman edenler. Tedbirinizi alında ayrı ayrı bölümler halinde savaşa çıkın veya hep beraber seferber olun.
Hiç şüphesiz içinizden öyleleri de vardır ki, mutlaka ağır davranacaktır. Fakat size bir musibet gelirse: “Allah bana lûtfetti de onlarla beraber hazır bulunmadım” der.
Ve eğer size Allah’tan bir lûtuf gelirse, sanki sizinle kendileri arasında hiçbir tanışıklık olmamış gibi şüphesiz ki “Keşke bende onlarla beraber olsaydım da büyük bir kazanca erseydim” diyecektir.
Öyle ise dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar! Kim Allah yolunda savaşırda öldürülür veya galip gelirse, artık ileride ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Size ne oldu ki; Allah yolunda ve çaresiz bırakılan erkekler kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz? Onlar ki; “Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder ve bize tarafından bir yardımcı gönder” diyorlardı.
İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inkâr edenler ise tağut yolunda savaşırlar; öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz ki şeytanın hilesi zayıftır.
Kendilerine “Ellerinizi (savaştan) çekin, namazı hakkıyla eda edin ve zekâtı verin” denilen kimseleri görmedin mi? Şimdi onlara savaş farz kılınınca içlerinden bir fırka, Allah’tan korkarcasına, hatta daha şiddetli bir korkuyla insanlardan korkmaya başladılar. Ve şöyle dediker: “Rabbimiz bize savaşı niçin farz kıldın? Bizi yakın bir vakte kadar ertelesen olmaz mıydı?”
Deki; dünya menfaati azdır. Ahiret ise sakınan için elbette hayırlıdır ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazsınız.
Nerede olursanız olun, yüksek kalelerde bile olsanız ölüm size yetişir. Eğer onlara bir iyilik gelirse “Bu Allah katındandır” derler. Eğer onlara bir kötülük gelirse “Bu senin yüzündedir” derler. Deki; hepsi Allah katındandır. Böyleyken bu cemaate ne oluyor ki sözü anlamaya yanaşmıyorlar?
Sana isabet eden her iyilik Allah’tandır. Sana isabet eden her kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Hakkıyla şahit olarak ise Allah yeter.
Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Kimde yüz çevirirse zaten seni onlara bekçi olarak göndermedik.
(Bir şey emrettiğin zaman) baş üstüne derler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman onlardan bir taife, geceleyin senin söylediğinden başkasını uydurur. Allah ise geceleri kurmakta olduklarını yazıyor. Artık onlara aldırma ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak ta Allah yeter.
Kur’an’ı hiç düşünmüyorlar mı? Allah’tan başkasından olsaydı, elbette onda birçok çelişki bulurlardı.
Onlara emniyet veya korkuya dair bir haber geldiğinde onu yayıverirler. Hâlbuki onu peygambere ve içlerinden ululemre arz etselerdi, onlardan bunu (işin gerçek mahiyetini) çıkarabilecek olanlar elbette onun tedbirini bilirlerdi. Eğer üzerinizde Allah’ın lûtfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız müstesna elbette şeytana uyardınız.
Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun; Mü'minleri de teşvik et! Umulur ki Allah o inkâr edenlerin kuvvetini kırar. Allah kuvvetçe daha çetin ve azap vermek cihetiyle daha şiddetlidir.” [Nisa: 59–84]
Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.
Ebu Zeyneb(Ebu Musa et Turki)
Mektup Resimlerini İndirebileceğiniz Linkler
6.92 MB
http://www.zshare.net/download/9025063fab1bd2/
http://www.zshare.net/download/90016959b233ed/
http://www.zshare.net/download/9022932a1ab3c7/
http://www.zshare.net/download/90258091025d70/
http://www.zshare.net/download/90260431c53a6e/
http://rapidshare.com/files/99963870...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99965292...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99966555...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99968592...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99973621...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99977276...turki.rar.h tml
http://rapidshare.com/files/99983144...turki.rar.h tml
Mektubu Word Dosyası Olarak İndirebileceğiniz Linkler:
68 KB
http://www.zshare.net/download/9041319acd8382/
http://www.zshare.net/download/9041339ab36a0b/
http://www.zshare.net/download/9041367a5e2f44/
http://www.zshare.net/download/90413872052324/
http://www.zshare.net/download/9041400698918f/
http://www.zshare.net/download/9041410fa61708/
http://www.zshare.net/download/9041431e0d5c4e/
http://www.zshare.net/download/90414464b08831/
http://www.zshare.net/download/90414633baa31f/
Salih Dualarınızda Bizleride Unutmayınız
Tak-va.Com'daki Kardeşleriniz
