Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Ke'nan Rifâî
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ İZ BIRAKANLAR ]·.
nasreddinhoca


Ke'nan Rifâî

Selânik’te doğdu. Babası, Filibe hânedanından Hacı Hasan Bey’in oğlu Abdülhalim Bey, annesi Hatice Cenan Hanım’dır. Şarkî Rumeli vilâyetlerinde Filibe murahhası olarak görev yapan babası daha sonra İstanbul’a giderek Fatih Hırkaişerif’te satın aldığı bir konağa yerleşti. Posta Telgraf Nezâreti sicil başmüdürlüğü ve telgraf nâzırlığı görevlerinde bulundu.

Kenan Rifâî mânevî hasletlerini tevarüs ettiği annesinden ilk terbiyeyi aldı. Annesi onu genç yaşlarında, tekke şeyhliği görevi bulunmayan mürşidi Üveysî-Kâdirî Edhem Efendi’nin terbiyesine emanet etti. Öğrenimini Galatasaray Sultânîsi’nde tamamlayan Kenan Rifâî zeki, akıllı, terbiyeli, fakat yaramaz bir çocuktu. Hocaları tarafından sevildi, takdir edildi. Fransızca’yı kısa zamanda öğrendi. Muallim Nâci, Muallim Feyzi, Recâizâde Mahmud Ekrem ve Zihni Efendi onun bu mektepteki Türk hocalarındandır.

Galatasaray’dan mezun olduktan sonra Hukuk Fakültesi’ne giren Kenan Rifâî bir süre sonra Balıkesir İdâdîsi müdürlüğüne tayin edildi. On dokuz yaşlarında gittiği Balıkesir İdâdîsi müdürlüğünde on bir ay kaldı. Bu müddet zarfında bir hocadan mûsikî ve ney dersleri aldı. Balıkesir’den sonra Adana Maarif müdürlüğüne, ardından sırasıyla Manastır, Kosova, Üsküp ve Trabzon Maarif müdürlüklerine getirildi. Manastır’da bulunduğu sırada mânevî bir işaret üzerine Medine’ye gitmek için başvuruda bulundu. Birkaç yıl bekledikten sonra Medine’de İdâdî-i Hamîdî müdürlüğüne tayin edildi. Dört yıl kaldığı Medine’de yine mânevî işaret üzerine beldenin şeyhü’l-meşâyihi, Seyyid Ahmed er-Rifâî neslinden Seyyid Hamza er-Rifâî’ye hizmet etti. Şeyhi kendisine, “Oğlum, ben mi senin şeyhinim, yoksa sen mi benim şeyhimsin?” diyerek icâzet ve hilâfet verdi.

İstanbul’a dönüşünde annesi Hatice Cenan Hanım’ın 1908 yılında Hırkaişerif’te inşa ettirdiği Ümmü Kenan Dergâhı’nda postnişin olarak irşad faaliyetine başladı. Aynı yıllarda Erkek Muallim Mektebi’nde Fransızca hocalığı, Tedkîkât-ı İlmiyye âzalığı, Dârüşşafaka müdürlüğü, Meclis-i Maârif âzalığı gibi görevlerde bulundu. Bir ara ikinci defa Medîne-i Münevvere’ye giderek kısa bir müddet kalıp döndü.


1925 yılında tekkelerin kapatılması üzerine mülkiyeti kendilerine ait olan Ümmü Kenan Dergâhı aile efradı tarafından mesken olarak kullanılmaya başlandı. Maarif Vekâleti’nden emekliye ayrıldıktan sonra da on üç yıl Fener Rum Lisesi’nde Türkçe hocalığı yaptı. Soyadı kanununun çıkmasından sonra Büyükaksoy soyadını alan Kenan Rifâî 7 Temmuz 1950 tarihinde vefat etti. Merkez Efendi Camii avlusunda şadırvanla kabristan duvarı arasındaki hazîreye defnedildi. Çocukları Aliye Büyükaksoy, mevlidhan hâfız Kâzım Büyükaksoy ve Kâinat Büyükaksoy’dan (Gürsoy) erkek ve kız torun ve torun çocukları bulunmaktadır.

Kenan Rifâî’nin XX. Yüzyılın ilk yarısında yaşayan sûfiler arasında önemli bir yeri vardır. O tasavvufî görüşlerini tevhid, güzel ahlâk, aşk ve irfan etrafında örmüş; ilim, fikir ve sanat dünyasına birçok insan kazandırmıştır. Diş Tabâbeti ve Eczâcı mektepleri müdürü Server Hilmi Bey, Hattat Aziz Efendi, Eflâtun, Marc Orel ve Epictetos’un bazı eserlerini Türkçe’ye tercüme eden felsefe muallimi Semiha Cemal Hanım, damadı ve diş hekimi Ziya Cemal Büyükaksoy, romancı ve filoloji doktoru Safiye Erol, mimar Ekrem Hakkı Ayverdi, edip, mütefekir ve mutasavvıf Sâmiha Ayverdi talebelerinden birkaçıdır. Devrin şeyhülislâmlarından Haydarîzâde İbrâhim Efendi, Nesîmi Efendi ve Ebdullah Efendi ile Mısır Keldânî patrik vekili Âbid Efendi de onun müntesiplerindendir.

İslam Ansiklopedisi'nin ilgili maddesinden alınmıştır.

Ken'an Rifâî


Bugünün şartlarına baktığımızda insan kendine şu soruyu sormadan edemiyor.” Dost diyebileceğimiz birisi gerçekten var mıdır? Yoksa eğer, dost kimdir?
Ken’an Rifaî, bu soruya şu mânidar cevabı veriyor, “Gerçek dost Allahdır ve her kim, bu gerçeği bilirse Allahda onun dostudur.”
Netice olarak insanın Allahla olan ilişkisi bu temel gerçek üzerine kurulmuştur. Ken’an Rifaî şöyle der: “Bütün akılların üstünde Allah sevgisi yatar ve Allah sevgisi de ancak, herbirinin içinde kendi esmasının tecelli ettiği yarattıklarını sevmekle mümkündür.” Bu şekilde, bu büyük insan Allah sevgisinin soyut bir kavramdan, somutlaştırmış ona bir kimlik kazandırmıştır. Bunuda şu şekilde ifade etmiştir; “Değişik suretlerde görünen her fert, bizim insan şeklinde bir kardeşimizdir.”
Bu prensipten hareket ederek, O, korku fikrini, sevgi ve inanca, din kavramınıda affedicilik ile toleransa dönüştürmüştür.

Caminin minberinden cemâate vaaz eden bir hocanın şu sözlerini sık sık naklederek, şu ilginç hadiseyi anlatırdı: İnsanları cehennem ateşiyle korkutup, bağırarak cemaatin kalplerine korku veren bir vaiz, “bilginizi nasıl kullandınız? Paranızı hayır için harcadınız mı? Allaha olan ibadetinizi yerine getirdiniz mi, oruç tuttunuz mu? Diye, öldükten sonra Allah size birçok sual soracak ve eğer bu sorulara cevap veremezseniz çok işkenceler göreceksiniz”. Vaizin konuşmasını dinleyen bir Derviş ona kalkarak şu cevabı verdi. “Hoca, Hoca Allah şu sizin söylediğiniz bir sürü soruyu insana sormaz”. O sadece bir soru sorar bu da, “Ben seninleydim, peki sen kiminleydin?”

Ken’an Rifaî hazretleri için her nefeste Allahla olmak, onunla yaşamak onun tek amacı idi. Hayatlarını devamlı ibadetle geçirenlere karşı çok derin saygısı olmakla beraber “Devamlı ibadet etmek güzel şeydir, fakat bu ibadet de vücuda bağlı olarak yapılır. Gerçek ibadet kalble yapılandır. Yani her zaman Allaha açık bir kalp taşımak”. Diğer bir sohbette ise, “Bir anlık yokluğunuzu yansıtmak, benliğinizle bütün sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.” Dedi.

h_halil
Abide Şahsiyetler Belgeseli Ken'an Rifâî Bölümü

http://goruntu.samanyolu.tv/abide_sahsiyetler/03bolum.wmv

Selamlar
TEVHİD
ALINTI
Diğer bir sohbette ise, “Bir anlık yokluğunuzu yansıtmak, benliğinizle bütün sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.” Dedi.


Ne güzel söylemiş mübarek.
Kenan Rifai denince aklıma onun talebesi olan daha sonra da icazetini alıp onun yolunda giden Çengelköylü Hakkı Baba geldi aklıma.
Hakkı Baba'nın dizinde büyüdük desem yalan olmaz.Evlenirken dahi kendisinden bu evliliğin hayırlı olup olmadığına dair bir istiare istemiştim.
Olumlu cevap aldım.Allah rahmet eylesin.Güzel insandı.Ayrıca seyyiddi.

Selam ve dua ile
nasreddinhoca
ALINTI
Ne güzel söylemiş mübarek.
Kenan Rifai denince aklıma onun talebesi olan daha sonra da icazetini alıp onun yolunda giden Çengelköylü Hakkı Baba geldi aklıma.
Hakkı Baba'nın dizinde büyüdük desem yalan olmaz.Evlenirken dahi kendisinden bu evliliğin hayırlı olup olmadığına dair bir istiare istemiştim.
Olumlu cevap aldım.Allah rahmet eylesin.Güzel insandı.Ayrıca seyyiddi.
Selam ve dua ile


muhterem tevhid abla hep merak etmiştim tasavvuf düşüncenizi, görüyorum ki düşüncenizin nezâheti merhum Kenan Rifai'nin himmet-i âlî'sinden geliyormuş...Kenan Rifai'yi abide şahsiyetlerde izlemiştim, ta o zamandan beri içimde yer edinmiştir, kendisini rahmetle anmak bahtiyarlığı bize de nasip olmuştur...
TEVHİD
ALINTI
muhterem tevhid abla hep merak etmiştim tasavvuf düşüncenizi, görüyorum ki düşüncenizin nezâheti merhum Kenan Rifai'nin himmet-i âlî'sinden geliyormuş...


İnşallah dediğiniz gibidir kardeşim.
Şu da bir gerçektir ki biz her çiçekten bal alırız inşallah.

Selam ve dua ile
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.