Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Bir Namaza Çağrı Yazısı
Islami Forum - Popüler Forum > EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE > .·[ EDEBİYAT ]·.
mrohank
Selamın en güzeli, Hakk'ın rahmeti ve rahmetten doğan bereketi cümlemizin üzerine olsun inşallah.

İlk mesajımı, imzamda da bulunan sitede paylaştığım yazımı burada sizlerle paylaşarak göndermiş olmak istedim.

henüz ne ilmim, ne itikadım sizlerin belki onda biri bile değil, lâkin bu paylaştığım yazıda da söylediğim gibi, belki hiç bilmeyen birisinden bir noktacık fazla bilmekteyim ve onu da paylaşmam gerekir ki güzel olanı yapayım diye düşünmekteyim, bu yüzden aşağıdaki yazıyı kaleme almaya çalıştım. okuma zahmetine katlanıp da aarada eksik ve yanlış bulduğu yerleri eğer ki siz kardeşlerim belirtirlerse ziyadesiyle müteşekkir olacağımı şimdiden söylemek isterim.

Hakk iki cihanda da rahmetini üzerimizden esirgemesin inşallah...

-----------------------------------

“Allah size kolaylık diler zorluk dilemez.” (Bakara, 2/185)

“Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırt edilmiştir.” (Bakara, 2/256)

“Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.” (Al-i İmran, 3/68)

“Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.” (Nisa, 4/13)

“Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız.” (Nisa, 4/31)

“İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekâtı verenlerin Rableri katında elbette mükâfatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.” (Bakara, 2/277)

Selamın en güzeli üzerinize olsun…

Yüce Allah, yukarıda sadece birkaç misalini verdiğim örneklerin, açıklamaların ve müjdelerin nicelerini, yüce kitabımız Kur’an’ında bizlere anlatmıştır. Şüphesiz insan, Hakk’ın kendinden verdiği nur ile, o nefes ile, tüm yaratılanlar içinde secdeye en layık olandır. Bunun da, içimizde Hakk’ın nefesinin olmasının, O’nun nuru olmasının yanında bir sebebi daha vardır ki, insan, aklı olup da Hakk’ı kavrayan ve O’na secdeye varan tek varlıktır. Lakin insanlar içindeki o muazzam büyüklüğü anlamıyor; kimileri aklının yetmediğinden anlayamıyor, kimilerinin gönülleri yeşermediğinden anlamıyor, kimileri zaten gözlerini kapıyor, kimileri zor geldiği için doğru davranmıyor, kimilerine ise yanlış anlatılıyor ve aksettiriliyor. İşte bu yazı, sonuncu kısma, yanlış anlatılan ve aksettirilen kardeşlerimiz için yazılmıştır. Hz. Ali’nin dediği gibi; “Müslümanlar din, gayrimüslimler ise insan kardeşimizdir” ve hadis-i şerif’te buyrulduğu gibi, “komşusu açken tok yatan bizden değildir”. Yani buradaki manası ile, komşusu manevi bir açlıkta iken kendisi tok yatan bizden değildir… Tok değilim, belki tek zeytinin yarısını yiyerek yatmış biriyim ben de, lakin belki bir kardeşimin de azıcık bir şey yemesine vesile olursam ne mutlu bana…

Yüce Yaratan bizlere kolaylıklar dilediğini, zorluklar dilemediğini ayet-i kerimede anlatıyor. Dinin de zaten zorlama içermediğini bizlere söylüyor. Öyleyse neden bugün bazı ibadetler, haller ve sözler bizlere zor ve(ya) ağır geliyor?

Mesela konu namaz olduğu zaman çok kişi çeşitli sebepler öne sürmekte, kimi zaman akla hayale gelmeyecek şeyler bile duyabilmekteyiz. Hâlbuki Allah, Kur’an’da birçok yerde namazı bizlere emrediyor. Mesela, “Yüzlerinizi bazen doğu, bazen batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki… Namazı kılarlar… İşte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.” (Bakara, 2/177) ayetinde olduğu gibi, “Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler.” (Maide 5/55) ayetinde olduğu gibi. O halde neden namazdan kaçıyoruz? Cevap çok basit, bir o kadar üzücü ve düşündürücü: Nefsimiz yüzünden… “Kim şimdi kalkacak, abdest alacak, temiz giyinecek, temiz bir yer bulacak, gidecek de on beş dakika öğle namazı kılacak…” gibi sözleri belki sen de kurdun kardeşim. Ben de kurdum vaktinde, biliyorum nasıl bir şey olduğunu, nasıl bir his olduğunu onun. Lakin bir tadını alınca da insan bilmez ki kılmayan nasıl da istiyor baş secdeyi…

Binlerce yerde milyonlarca farklı ifade ile namazın, abdestin güzellikleri, maddi ve manevi açılardan yazılmış, çizilmiş, anlatılmış. Ben sadece tek noktasına dikkat çekmek istiyorum canım kardeşim: Allah diyor ki “Gerçek bir dost olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah kâfidir.” (Nisa, 4/45) ve Allah sözünü tutar. Eğer ki bunlara inanıyor isek – ki Müslüman isek inanıyoruzdur da zaten, yüce Allah bize şu sözü vermiştir ve tutacaktır ki, “Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah'ın katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür.” (Bakara, 2/110). Ezeli bir saadet için Allah özü zaten güzel olan insanlar için az şey istiyor, özünde kötülük de var olan insanlar için – ben ve benim gibiler için – ise çok azdan biraz daha fazla şey istiyor. Sadece kız/erkek arkadaşımız bizi daha çok beğensin, daha çok sevsin diye, tabiri caizse bin bir maymunluk yapan bizler – ki ben de onlardan biriyim, kimseyi suçluyor olduğum, aşağılıyor olduğum zannedilmesin lütfen, yaratıcımız ve cennetine alıcımız bizden birkaç bir şey isteyince yapmazsak biraz ayıp olmaz mı?

Mesela sadece farzlar ile başla kardeş? Bak, ben de bu yolla başladım. Allah bize sabah namazında 2, öğlede 4, ikindide 4, akşamda 3 ve yatsıda 4 rekâtı farz kılmış. Geri kalanlar ise 20 rekât sünnet ile 3 rekât vacip. Nefis nasıldır hepimiz biliriz, zor gelir ibadet nefse. En azından farzları kıl, sünnetler ile vacip namazlar kalsın, fazladan sevap kısmı nefsine zor geldiği için dursun şimdilik? Dediğim doğru mudur bilmiyorum, belki günaha da girmekteyim şu anda – ki eğer öyle ise Allah affetsin inşallah, daha doğru bir yola sevk etsin, daha doğru şekilde anlatmayı bana, anlamayı sana nasip etsin. Lakin bak, sadece 17 rekât, uzun dediğin yatsı namazı için 5 dakika sadece, öğle için 5 dakika sadece? Hele sabah, sadece taharetini gidermek için kalkmış say kendini, birazcık bekle uykun hafifleyene kadar, sonra bir abdest al da sabaha otur? Bak, abdest ile tümü en fazla 5 dakika farzına oturunca sadece? En azından biraz kulluk et, emrolunanı gerçekleştir? Bak, bir anda namaz 40 rekâttan 17 rekâta düştü sünnetler şimdilik olmasın nefsimize ağır geliyor, farzlar ile başlayalım deyince, az şey değil, sen de biraz bir şey yap, güzel olmaz mı? Bakarsın sen de hazzını almaya başlarsın, sen de seversin de içinde daha fazla huzur olur? Bilvesile sünnetleri de kılmaya başlarsın, nafilelere de başlarsın da Rahman olan yüce Allah’a bir nebze daha yakınlaşırsın, sen O’nu, daha da mühimi O da seni daha çok sever? Yaratıcının sevgisi az şey mi? Hiçbir şey için olmasa sadece “peygamberim” dediğin Muhammed Mustafa her gün aksatmadan bu ibadetini gerçekleştirdiği için, yarısından da azını gerçekleştir? Bakarsın böylece O da sever seni biraz daha, sen de O’nu seversin, dünyada hiçbir şeyin karşılayamadığı şeye, huzura ulaşırsın bir nebze daha?

Olmaz, zordur mu diyorsun hala? O halde Hakk’ın emrine en azından birazcık uymak bile kâr değil midir? En azından Allah’ın – ki var oluşumuzun sahibi, müsebbibidir, emri olduğunu bildiğimiz kadar birazcık da uyalım? Mesela ayette şu geçer, “Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.” (Bakara, 2/238). İkindi namazı vakti kışın saat üç civarı, yazın ise beş buçuk civarındadır, en azından ikindi namazına devam etmek bizler için bir kâr değil midir? Bakın, günde sadece tek vakit ile bile belki bir insan borcunu ödemeye başlayabilir. Sen, ey güzel kardeşim, bakarsın binlerce, milyonlarca insan gibi sen de başın secdeye varınca o güzel huzuru yaşarsın, en azından bir başlangıç olarak ikindi namazlarına devam etmek, en azından bu kadarını yapmak da mı zor ki? Bak, günde 17 rekât olan namaz yine azaldı da 4 rekâta indi. Hala mı zor geliyor? Ama bu da biraz ayıp kaçmaz mı ey canım kardeşim? Bak, sünnetlerden geçtim, yeter ki sen biraz tadını almaya başla, biraz yaklaş; inşallah bu vesile ile her vakitte namazına dur, Hakk’ın divanına dur diye en azından bir ikindi namazına 5 dakikanı ayır dedim - ki Allah 5 vakti emretmekte ve belki bu sözümle günaha bile girmekteyim, sen de en azından bu davete icabet etmez misin? Bak, günün yalnızca 5 dakikası, keşke, inşallah 5 vakte her şeyi ile oturmana bir vesile olabilir, istemez misin? Gel, bu yazıyı okuyorsun o ki, en azından bunu yap, üzerinde belki hakkım kalmıştır, Hakk’a olan kulluk borcun ile bana olanı da öde? Vallahi de başka hiçbir şey istemem senden… Eğer seninki kalmışsa bende – ki bu okudukların vermemiş ise sana hiçbir şey kalmıştır, yaz bana benden arzunu, inşallah elimden gelen bir şey ise bu borcumu ödeyeyim sana da hakkını helal et…

Bak, bir hadis var ki dünyalara değer… "Birtakım melekler geceleyin, diğer birtakımı da gündüz vakti birbiri ardınca gelip sizin aranızda bulunurlar. Onlar sabah namazı ile ikindi namazında bir araya gelirler. Geceleyin aranızda kalmış olanlar Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ, kullarının halini çok iyi bildiği halde, meleklere:

-Kullarımı ne halde bıraktınız? Diye sorar. Melekler:

-Onları namaz kılarken bıraktık; yanlarına da namaz kılarken varmıştık, derler."

“Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kıl; bir de sabah namazını. Çünkü sabah namazı şahitlidir.” (İsra, 17/78) buyurmakta yüce Allah. Eğer ki sen de benim gibi gece oturup sabah yatmayı seviyorsan en azından bunu yap? Bak, “şahitlidir” diyor yüce Allah. İki cihan güneşi Muhammet Mustafa’mız buyurmuş ki “insanlar eğer yatsı namazı ile sabah namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi”, “Sabah namazını kılan kimse Allah'ın himayesindedir”. Gece karanlığında, sabahın aydınlığına doğru sadece iki rekât namaz, dersen ki olur, iki rekât da sünneti ile dört rekât. Hem bak, nuru, üzerinden asırlar geçmiş olmasına rağmen hala cihanı aydınlatan Muhammed Mustafa’mız buyurmuş ki "Sabah namazının iki rekât sünneti, dünya ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır." Bütün güneş sistemi senin olsa yine ölüp gideceksin sen de, belki az sonra, belki 100 sene sonra… Allah’ın himayesinde olarak vermek canını Azrail’e az şey midir? Cennette bir köşk, dünyada bir ülkeden daha da değerli olmaz mı, Rabbimiz bize sonsuz hayatı müjdeliyorken? Gel, en azından, belki vesile olur diye sadece 2 rekât sabah namazının farzını kıl. Tüm gece yapacağın bin bir çeşit işten onlarca, yüzlerce, binlerce kat daha güzel, daha hayırlı bir iş yapmış olursun, olmaz mı? Bak, kendim için hiçbir şey istemiyorum, beddua etme yeter, dua da istemiyorum, maddi manevi hiçbir şey istemiyorum, yeter sen sadece Hakk’a yakınlaş bir noktadan, zaten sonra daha yaklaşırsın inşallah. Hiçbir şey olmasa, bak yalvardım bu kadar, sadece insanlığının, tanımadığın birinin sana bu kadar yalvarması uğruna üç güncük olsun sabah namazına dur? Bak sadece iki rekât, sadece iki dakikanı istiyorum – ki ben değil yüce Yaratan istiyor, sadece iki dakika çok mu ki? Eğer beni kırmaz, yaparsan ve mutluluğun, huzurun artarsa yine diyorum, dua et bile istiyor değilim, hiçbir şey istemiyorum… Ama boş yere bunları okutup da hiçbir şey veremediysem yaz bana, nasıl öde diyorsan hakkını, elimden geliyorsa o türlü, yoksa başka türlü ödeyebileyim, hakkından kurtulabileyim inşallah…

Aman, ne olur bu yazdıklarımdan “sadece bu kadar yeter” gibi bir anlam çıkarma, korkarım vallahi bundan… Namaz, Hz. Resul-i Ekrem’in kıldığı şekilde ve her hali ile o ölçütlerde olduğu zaman en güzel olacaktır… Benim burada sana sunduğum üç alternatifteki tek amaç namaz ibadetine – ki Hz. Hakk’ın en çok üzerinde durduğu ibadet bu, Hz. Peygamber’in vefatından evvelki vasiyeti – bir şekilde başlamana bir vesile olmak. İnşallah bu vesilelerden en azından biri ile, ucundan azıcık dahi olsa tutunup da sonrasında en güzel hali ile, sünneti ile, vitri ile namaz “kılman” değil de namazı “eda etmen”. Atamız değil mi ki güzel kılınan namaza “eda etmek” diyen? İnşallah, belki bu yazı, burada dediklerimin biri azıcık etkilemiştir, azıcık heveslenmişsindir de kendini kurtarırsın. Emin ol, sen kadar ben de sevineceğim buna yarınlarda…

Ben ufak bir davetimi yapmaya çalıştım, inşallah yükümlülüğümden bir nebzecik olsun kurtulmuşumdur. Gel, sen de ilkini, olmadı ikinci ve üçüncüyü, yine olmadı ikinci veya üçüncüyü yap, tanımadığın, bilmediğin ve bilmeyeceğin bir kardeşini mutlu et? Ne dua, ne Fatiha, hiçbir şey istemem, yeter ki sen buna başla, vallahi hiçbir arzum yok. Yeter ki sen biraz daha güzel ol Allah için, hem o sevsin, hem insanlar sevsin seni, vallahi başka arzum yok…

Selam üstüne olsun…
vuslatsiz_sevda
Allah razı olsun ...konu faydalı ve güzel olmuş... flowers.gif
İnşallah bu yazı birilerine vesile olur....
Rabbim bu huzuru herkese nasip etsin ...
Ayrıca forumada hoş geldiniz
jp.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.