Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Türkiyenin Ve Diğer Islam ülkelerinin Durumunu özetliyor
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ Hz. Muhammed (S.A.V.) ]·.
fani olanı istemem
Ahirzaman Hadisleri

• İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır.

• Birçok kişi, az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek.

• Kazanç, belirli kişiler arasında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecek.

• Kabirler süslenecek ve Kur'an, kazanç getiren bir meta hâline gelecek...

• Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler.

• Kur’an’dan bir resim, İslâm'dan bir isim, Müslüman'dan bir cisim kalacak.

• Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, kendisiyle amel edilen sünnet ve candan bir dost.

• Ecnebiler çoğalacak ve Müslümanlara galebe edecekler.

• Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar.

• Mihnet, belâ, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek.

• Bir Müslüman, koyundan daha âciz olacak, hor ve hakîr görülecek.

• İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek, hafif bir suç sayılacak.

•Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak.

• Kişi, elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak.

• Akrabalık bağlan kopacak ve selâm, sadece tanıdık olanlara verilecek.

• Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler.

• Büyükleri merhametsiz, küçükleri hürmetsiz olacak çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak.

• İnsanlar, kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacaklar ve iyiliği emretmeyecekler.

• Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetleşecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek.

• Hainlere emin, emin olanlara hain denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak.

• Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak.

• Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak.

• Allahü Teâlâ (C.C.) apaçık inkâr edilecek.

Âlicenaplık, izzet-ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığında satılır hâle gelecek.
• Cemaatin inancı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok, ama âlim bulunmayacak.
• Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek.
• Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler.
• Dinden gayrı hususlar için öğrenim yapılacak.

• Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzetecekler.

• Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alâkalar kuracak.
• Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek.
• Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak.
• Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar.
• Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler.
• İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak, kişi gece mü'min yatacak, sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak.
• Dünya işlerine dalınıp âhiret unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak.
• Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak.
• Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak. (Kürk, manto ve benzeri...)
• Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden birisi gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi, evlerinizin duvarları halılarla süslenecek.
• Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler.
• Dedikodu, yaygın bir hâl alacak.
• Herkes “kazanamadığından ve geçinemediğinden” şikâyetçi olacak.
• Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek.
• Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak.
• Kişi, karısına itaat edip anasına âsi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak.
• Gönüller birbirini sevmez olacak, dinde ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirecek, kardeşler bile dinde ve mezhebe ihtilâf edecekler.
• İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek.
• Fâsıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitab edecekler.
• Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve yeşilliklere kavuşacak.

• Köylüler şehirlere akın edecek ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar.

• Faize alış-veriş, rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denilecek.

• Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak, hiçbir şeyde bereket kalmayacak
Saltukoğlu
Ve yukarıda sayılan bütün menhiyatla ilgili yapılması için, kanunlar koyan, tedbirler alan, uygulama alanları belirleyen, işlenmesine yardımcı olan, işlenmesini önlemek isteyenlere cezai müeyyide uygulayan bir islam düşmanı rejimleri, müslümanlar vatan millet sakarya nakaratları içerisinde savunacak, böyle bir yapılanmaya zarar gelmesin diye askeri olacak, belki bu yolda ölecek ve birde şehadet madalyası isteyecek. Ne kadar garip değil mi?
xorient
ALINTI(Saltukoğlu @ Apr 14 2008, 12:07 PM) *

Ve yukarıda sayılan bütün menhiyatla ilgili yapılması için, kanunlar koyan, tedbirler alan, uygulama alanları belirleyen, işlenmesine yardımcı olan, işlenmesini önlemek isteyenlere cezai müeyyide uygulayan bir islam düşmanı rejimleri, müslümanlar vatan millet sakarya nakaratları içerisinde savunacak, böyle bir yapılanmaya zarar gelmesin diye askeri olacak, belki bu yolda ölecek ve birde şehadet madalyası isteyecek. Ne kadar garip değil mi?




smile.gif anlayana sivrisinek saz misali smile.gif
fani olanı istemem
Bir Hadis Ümmetimin er şerlileri Ahir zaman alimleridir fitne onlardan çıkar.

SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû, ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Onlardan (insanlardan) imamlar (mürşidler) kıldık, emrimizle insanları hidayete erdirsinler (Allah’a insanların ruhlarını ulaştırsınlar) diye, sabırlarından dolayı ve âyetlerimize (Allah’ın âyetlerine) yakîn hasıl ettikleri için.

O zavallılar bu ayete meal verirken parantez içinde yahudiler yazarak Kuranın tüm zamanlara hitab eden bir kitap olduğunu ve bu imamları örtüyorlar.
aşağıdaki ayete dikkatle bakın inşaallah

MULK-8: Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Herbir grup oraya (cehenneme) atıldığında, cehennem bekçileri (vazifelileri) onlara: “Size nezir (ikaz edici, uyarıcı) gelmedi mi?” diye sorarlar.

sevgili kardeşlerim dikkatli bakarsanın ayette uyarıcı diyor çünkü her kavme peygamber gelmemiştir ve bu zamandada gelemez.Ama bir nezir mutlaka gelmiştir ve kıyamete kadarda gelecektir.

MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
(Cehenneme atılanlar) derler ki: "Evet, andolsun ki bize nezir geldi. Ama biz, onu yalanladık ve Allah, hiçbir şey indirmemiştir, dedik ve siz, büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.”
ve yine dikkat edersek göreceğizki

Allah a inanan bu kişilerin Allah ın imamlarını delalette gördüğü açıkça belirtilmiş
bu zamandada Allah ın bu imamları unutulan hidayeti anlatıp hurafeleri yıktığı için Allah a ulaşmayı dilemeyen bu insanlar bu nezirleri delalette görüyorlar

MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve derler ki: "Eğer biz işitmiş ve akletmiş (idrak etmiş) olsaydık burada, ateş ehlinin içinde mi olurduk?"
ve diyorlarki eğer biz kibirlenmeyip neziri dinleyip tabi olsaydık buradamı olurduk

Bu gün Diplomalı din adamlarına inanıp Allah ın tahin ettiği imamları inkar eden ler bilsinlerki Allah a ölmeden evvel ulaşmayı dilemedikleri için gidecekleri yer cehennemdir

ve bunun vebali Ateşe çağıran bu diplomalı imamlarındır

33/AHZAB-67: Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnes sebîl(sebîlâ).
Cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki; biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîm’inden) saptık.

Teşekkürler
<#thank#>
fani olanı istemem
Allah sizdende razı olsun kardeşlerim.Beni hadis inkarcısı diye suçlayanlar var.Elhamdülillah hadis inkarcısı değilim.Mevzu hadislerin Kurana ters düştüğünü anlatmaya çalışıyorum.
sükût-u vaveyla
durumumuz çok vahim...

okuyunca dehşete düştüm ...

kıyamete ne kadar kaldı merak ediyorum...daha ne kadar insanlar bozulabilirki...
fani olanı istemem
Kıyamet o kadar yakınki Deccal orduları Tüm gücü ile savaşıyor.Müslümanlar uyuyor.Televizyon dizilerinde yeni nesile büyü ve hüddamın çok faydalı olduğu aşılanıyor.

Konuları üç başlık altında toplarsak

1- DECCALİZM VE DECCAL
2- HİCRİ 1400(1978) DEN BUGÜNE YAŞANAN OLAYLAR
3- MEHDİ RESUL VE TARAFTARLARI

1- DECALİZM VE DECCAL

DECCALİZM :Darwinist felsefelerden etkilenen dünyayı kana bulayanlar Hitler,Musolini,Lenin,Stalin, v.b fiziki savaşları
bırakıp şekil değiştirmeleridir.Deccal taraftarları her dine, her millete sızmayı başardılar. Kendilerine aydınlanma dediler.İliminati teşkilatını kurdular. Alt kadrolarını kurdular.Kurukafa kemik tarikatı,masonlar,lionslar,rotaryler leri kurdular .Bu şer güçlerin ilk ve ortaokulu gibidir. Alt kadrolarını kurarken taraftarlarını zulmani tesirlerle etkilemeyi başardılar.İnsanlara iç huzuru,mutlu yaşam,yaşama sevinci diye yutturulan ilk basamak meditasyondur.Bu oltaya takılan Türkiyede
ve Dünyada çok insan vardır.
Üniversiteleri, Televizyon kanalları mevcuttur.Sinema Endüstrisi
filmlerinde işleyerek toplum özendirilir.Sanskritçe büyü lisanında
kullanılan kelimeler genelde MU veya OHM dur. Ohm ayrıca
Uzakdoğu çok tanrılı paganist inançlarda en meşhur üç tanrının
baş harfleridir.Bu kelimeleri zikreden kişiler önce geçici bir rahatlamaya
kavuşur.Beyin o kelimeye konsantre olduğu için günlük streslerden
bir an için uzaklaşır.Meditasyonu bıraktığı an kalbi karanlıklar işgal
eder Meditasyon yapanlara sorduğumuzda gözünüzü kapadığınızda ne görüyorsunuz dediğimizde karanlık cevabını aldık.Peki daha sonrası
daha çok karanlık ve sonunda zifiri karanlık.Bu geçici rahatlama
durumu meditasyonu bıraktığı an kaybolur.Zulmani tesirlere maruz kalır,sıkıntıları artar
Nitekim Iowa üniversitesinde bu eğitimi alan birçok kişi mahkemeye vermişlerdir.Stres ve sıkıntıları artmışdır.Manevi
boşluğa düşen her insan bunlar için potansiyel müşteridir.Türkiye
medyasını okuduğumuz zaman occült kültüre kendini kaptırmış Holding
sahipleri,Jeo‘lar,sanatçılar,politikacıları görüyoruz.Bu probaganda
haberlerini TV deki dizilerde işlemeyi ihmal etmiyorlar.Psikolojik
harp tekniklerinden sadece birisidir.Sonraki aşama bir uzakdoğu
felsefesi olarak yaldızlı ambalajla sunulan bu öğretiye kalbini
açanları başka yönlere çekmek, istedikleri gibi şekillendirmek
Bir felsefe ile yola çıkan bu insanlar adeta zamanla onu din haline
getirirler. Meditasyona inanan bir insan reankarnasyona balıklama
atlar.Aradığı dini bulmuşdur.Ona empoze edilen doğrular onun
hayatını şekillendirir.O artık aydınlanmışdır.Dinler Peygamberler
ona basit gelmeye başlar o üstün bir öğretiyle donanımlandığını
zanneder.Dinlere karşı kibirlenir

1-1 DECCAL’İN ÖĞRETİSİ MEDİTASYON

Meditasyon: Ritüelleri,uygulama biçimleri,tasavvuf düşmanlarınca bu felsefelerden etkilenmiş İslam olarak tanınsada çok önemli bir fark
Var. Birisi Allah kelimseni tekrar ediyor.Bu sırlı ve şifreli kelimenin insan vucudunda ve zihninde olumlu sonuçları bilimsel olarak kanıtlandı.Enferujlu ve termal özellikli kameralarda çekilen görüntüler çok enteresandır.Bu buluşları bulanlarda müslüman olsalar taraf tutuyor diyecekler. Halbuki ataist insanlar sovyet rusyada tespit edilen görüntüler var.meditasyonda ise negatif güçler hakim büyü kelimeleri zikredilerek Adeta zikrin kalpazanlığı yapılıyor.
Bu ve bunun gibi inançları en rahat yaymanın en rahat yolu meditasyon ve Yoga dır. İnsanlara Yoga ve meditasyon öğretme bahanesi ile kendi kitapları olan Bhakavat Gita nın kitabı öğretiliyor.

İstanbul'da Sadece Sai Baba değil bunu gibi bir çok pagan topluluk faaliyet gösteriyor. oraya giden insanların % 99 gençler ve ailelerinden habersiz bu toplantılara katılıyorlar. Farkına varmadan Budist yada Hindu oluyorlar. İnsanlarımız aynı cahiliye devrindeki aşağıdaki putlara tapıyor.

1-2 PUTPERESTLİK (PAGANİZM)

Peygamber Efendimizin zamanında bir avuç putperest vardı. Bu azgın ufak toplum için Allah (C.C.)elçisini yolladı ona Kuranı indirdi. Elçisi o topluma ahlakı ve düzeni getirdi. Ama putperestlik tamamen yok edilemedi.

Aradan 1400 sene geçti. Dünyanın nüfusu 7 milyar ve bu nüfusun 3 / 1 i yani ortalama 2 milyarı putperest yani Pagan yani Puta tapıyorlar.
Çağ ilerledi, teknoloji had safhada ama yinede insanlar puta tapmaktan vazgeçemiyorlar.Ve bu oran gün geçtikçe artmakta

Yaptığım araştırmada Hindistan da irtibatta olduğum kişinin bana demesine göre, hedeflerinin İslam ülkelerine sızması ve burada da faaliyetlerini göstermeye başlamasıdır
Peygamber Efendimizin S.A.S iki yüze yakın hadisinde ümmetini uyardığı ve kıyamete çok yakın bir zaman da ortaya çıkacak olan otuz yalancıdan korunmasını söyler ve bunların sonuncusu olan Deccal’in şerrinden de Allah’a sığınmamızı ister.

Deccal'in kelime anlamına bakacak olursak, bazı insanların bize anlattığı gibi ucube bir yaratık olmayacaktır. Peygamber Efendimizinde dediği gibi “Deccal İçinizden çıkacak

Deccal: Yalancı, fesat, dedikoducu . Anlamına gelmektedir. Bir isim değil sıfattır. Birde isim anlamında kullanılır ama bu kişi ismi anlamında değil tanımlama amaçlıdır ve Arapça kökenlidir. “Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.”

Mehdi RESUL un çıkışını inkar eden, muhakkak Muhammed (S.A.V.)'e indirilene küfretmiştir. Meryem'in oğlu İsa'nın inişini inkar eden de muhakkak kafir olmuştur. Deccal'in çıkacağını kabul etmeyen de muhakkak kafirdir. (Hadis-i Şerif Cabir İbn-i Abdullah)


Deccal'in yardımcıları olacaktır. yaşadığımız son yüzyıla da bakarsak, Yeryüzünde evrensel olarak büyük bozgunculuk, fitne, savaş, kötülük, açlık hüküm sürmüş ve sürmeye devam etmektedir. Bu isimlerin en bilinenleri, Adolf Hitler, Baba Bush ve Junior Bush, Mussolini gibi tanınmış isimleri sayabiliriz.

Bir Başka Hadis-i Şerif

Ey Allah ın kulları dikkat edin ki onun bir fitnesi de beraberinde Cennet ve Cehennem olmasıdır. Onun ateşi’de cennet, Cenneti de ateştir. Kim onun ateşine atılırsa iki gözünü kapatsın Allah’a yalvarsın o ateş o kimse için serinlik ve selamet olur. Tıpkı ateşin Hz. İbrahim'e serinlik ve selamet olması gibi

Bu hadiste bahsi geçen konuyu şöyle özetleyebiliriz. Deccal ortaya çıktığında ben Deccal’im diye ortaya çıkmayacaktır. Amacının kötülük olduğunu bilen insanlar ona inanmak yerine doğal olarak ondan uzaklaşacaktır. Peki Deccal kendine nasıl cemaat toplayacaktır ? Tabi ki önce kendini ilahlaştıracak mucizeler gösterecek insanlara yardım edecek, onların yanında olacak sonra kendini ilah olarak tanıtacak yaptıkları iyilik ve mucizelerinin karşısında insanlarda ona inanacak ve müridi olacaklar,

1-3 SATHYA NARAYAN RAJU
Namı Değer İsmi : SAİ BABA


Ben Peygamberim, Ben Mesih İsa’yım dedi.
Bununla yetinmedi ben Tanrıyım dedi ve şu anda bu insana dünya üzerinde 65 milyon insan Tanrı olarak inanmakta.Çeşitli mucizeler de sergiliyor bu yalancı, mesela elinden çıkan kaynağı belli olmayan bir külle insanlara şifa dağıtıyor. Aids hastalığını dahil iyileştirebiliyormuş,

Ağzından çıkardığı değerli madenleri halka dağıtıyor

1950 li yıllarda mide kanserinden ölmüş Radnakrişna isimli bir adamı ölümünden 3 gün sonra dirilttiğini iddia ediliyor.

1-4 SAHTEKÂR SAİ BABA’NIN MUCİZELERİ(BÜYÜLERİ)

Biraz öncede bahsettiğim gibi, elinden akan ve kaynağı belli olmayan bir kül, birçok hastalığa iyi geldiğine inanılan bu kül için yılda 10 milyon insan Sai Baba yı ziyaret etmektedir.

Dünyanın en ünlü üniversitelerin Profesörleri bu konu hakkında birçok araştırma yapmışlar, hatta Sai Baba araştırmaları için izin vermiş çok yakından incelemişler. Sai Babanın bir hilesini bulma amacı güden ve onu sevmeyen bu insanlar bu araştırmalardan sonra bir hile bulamadıklarını söylemişler onun en kuvvetli inanlarından olmuştur.

Bu konuda peygamberimizin bir hadisi de vardır. Onun yanına giden imanı zayıf kişiler, mucizeleri ve gösterdikleri karşısında ona tabii olacaklardır.

1-5 LİNGHAM

Bir ilginç mucize(büyü) ise Sai Babanın ağzından çıkardığı değerli taşlar. Bu taşlara halk Lingham adını takmış
Genelde altın olarak çıkarıyor. Bu konu ile ilgili video görüntüleri izlediğimde hayretler içinde kaldım, bir hile aradım ama bulamadım,
Binlerce kişinin gözü önünde oturuyor ve ağzından değerli taşlar çıkarıyor.

Dünyada tanınmış illüzyonlar da dahil olmak üzere görüntülerini ve resimlerini hatta yanına giderek canlı olarak izlemişler. Sonuç mu ? Diğerleri gibi gördükleri karşısında ona tabii olmuşlar

Sai Babanın sarayında 2003 yılındaki rakamlara göre 4 buçuk ton altın sadece süslemede ve putlarda kullanılmış ve bunların hepsi Sai babanın ağzından materyalize olan altınlar.

1-5 DÜNYADA YETİŞMEYEN MEYVELER

En çok üzerinde durduğum konu da bu büyü üzerinde, neden mi, Çünkü Sai Babanın elinden materyalize ettiği maddelerden biride meyveler

Bu meyvelerin özelliği, Dünya da hiçbir ağaçta ve bitki de yetişmeyen meyveler olması bunu ben değil Botanik bilimciler söylüyor. İnsanın aklına hemen aşılama sistemleri geliyor ama maalesef bu tez de çürüyor. Çünkü materyalize olan meyvelerin görüntü ve tatları bildiklerimizden çok farklı,

Bir meyve materyalize ediyor, içinde 4,6 yada 9 meyvenin tadı var ve şekil olarak ta bildiğimiz meyvelerin karması ama inanın hiçbirisine benzemiyor.

Aşılama sistemleri en fazla 2 ağaç türüyle yapılır ve aynı cins ağaçtan aşılama yapılır mesela ağacın bir tarafı armut bir tarafı elma olmaz, iki tarafta armut olur yada iki ağaçta elma olur. Bu şekilde bile aşıların tutması zordur.

1-5 ÖLÜYÜ DİRİLTMESİ

Gelişen olay biraz detaylı ben özet olarak ve bazı bölümlerini keserek anlatıcam1953 yılında Radhakrişna isimli çok zengin bir Hindistanlı iş adamı mide rahatsızlığını önemsemez hastalığı ilerler ve mide kanserine çevirir. Sai Baba dan yardım isterler, Sai Baba yardım edeceğini söyler ama daha sonra adam ölür ama sai baba hala yardım edeceğini söyler. Beklerler aradan üç gün geçer ümitler tükendi ceset kokmaya başlamıştır.

Cesedi yakmak için hazırlık yapacaklar aile üyeleri toplanmış Radhakrişna yı dışarı çıkaracakları sırada Sai Baba karşılarında belirir ve Radhakrişna yı bırakmalarını ve dışarı çıkmalarını söyler. Dediğini yaparlar. Sai Baba yı içerde bi beş dakika bırakırlar merak edip içeri girerler ve tüm aile üyeleri şok olur. Çünkü 3 gün önce ölen işadamı capcanlı sai babanın dizine başını koymuş teşekkürünü dile getiriyor.

İnanılması güç ama gerçek gibi çünkü bunca senedir bu konuda bir açıklama yapılamıyor ve Allah bu gücü sadece Deccal'e verecektir. İnsanların imanını sınamak için,

1-6 VE DİĞERLERİ

Sai babanın elinde tatlı şerbet ve değişik tatlarda şuruplar akmaktadır. Elinden akan bu maddeler şekerli olmasına rağmen elinde en ufak bir yapışkanlık olmaz

Elinden materyalize olan diğer maddeler değerli mücevherler, kolyeler, dini sembollerin bulunduğu altın kolye uçları, elmas, safir gibi değerli madenler. Çok sert taşları eliyle çok rahatlıkla ovalayıp taş haline getirebiliyor.
Söylenene göre Tayyı mekan olayı yani istediği zaman aynı anda birçok yerde gözükebiliyor çok uzun mesafeleri kısa bir zamanda katedebiliyor.

Elini boş bir torbaya daldırıyor ve insanlar ne isterse onu o torbadan çıkarabiliyor.Yüzükler, bilezikler ve daha birçok ziynet eşyası
Tahtı som altından ve gümüşten, tahtını çeken araba da tamamen altın­­­

1-7 SAİ BABANIN AYAK ŞEKLİ

Sai Baba nın ayak yapısı çok ilginç kesinlikle bir insanın ayak yapısına benzemiyor, parmaklarının dizilişi ve parmak aralıkları kesinlikle normal değil. Allah tüm canlıların ayaklarını bir düzen içinde yaratmış kuşların ayakları, kedilerin, ineklerin, koyunların insanların hepsinde bir nizam var. Ama bu nizam Sai babanın ayaklarında yok, bu konu merak uyandırsın diye yada gizemli kalsın diye resimlerini koymuyorum. Ona tapan insanlar ayaklarına çok özen gösteriyor ve bakıyorlar herkes ayaklarını öpüyor ve yalıyor. İşin açıkçası Sai babanın ayaklarını görünce aklıma gelen tek şey var acaba sai baba cin mi, yada onlardan destek mi alıyor.

1-8 SAİ BABANIN BİR MERKEZİDE İSTANBUL DA AÇILDI.

Her hafta 100 fakir Müslüman insana yemek yardımı yapıyorlar. Yardım yapılan kişilerle görüştüğümde Sai babayı tutucu bir şekilde savunuyorlar ama hiçbirisinin Sai Babanın şirk koştuğundan Tanrılık iddiasından haberi yok,

Her Pazartesi yemek dağıtılıyor, Her Perşembe bu merkezde kendi inançlarındaki ilahilerle ona ibadet yapıyorlar ve ayda bir kere de büyük kapsamlı toplantıları oluyor.

Fakir insanlarımızın zaaflığından yararlanarak içimize sızmaya çalışıyorlar. Çocuklarınıza, eşinize, dostunuza, akrabanıza dikkat edin bunların esiri olmayın

Bu konuda ise anlatılacak çok şey var ama burada sayfalara sığmaz,

1-9 SONUÇ

Bu gürüh güçlü organizasyonun içerisinde Başta medya da çok önemli gazete yazarları ve editörlerin olması, çok önemli iş adamlarının ve sosyetenin mürit olması, Sanatçı, Ceo’lar, yazarlar vs gibi önemli şahsiyetlerin inanması Türkiye için bir handikaptır.

Birçok canlı yayında, önemli tartışma programlarında, bu konu hakkında programlar yapılmaya çalışıldı ama programda nedense yayın ortasında gelen birkaç telefonla kesildi. Kimse bu bilgileri yayınlamaya cesaret edemiyor. Basın Özgürlüğü neden se bu konuda cevap veremiyor.

Hindistan'daki ve İspanyada bulunan Sai Baba derneklerinden aldığım istihbarata göre bu adamların özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara da geniş çaplı faaliyetleri ve para yardımları, yiyecek, giyecek ve içecek yardımlarıyla büyümeyi planladıklarını söylediler. Asıl amaçları İslam ülkelerinde faaliyetlere devam etmek ve büyümek

2- HİCRİ 1400 (1979) DAN BUGÜNE YAŞANAN OLAYLAR

Gelişen dünya olayları, son otuz yıldır farklı boyutlara ulaşmışdır.
1978 den günümüze ard arda gelen hadiseler, basiret sahipleri için birer
sevinç dir.Kilometre taşlarıdır.Son finale gidişdir.Kalplerinde zeyg
olanlar içinse komplo teorisinden başka bir şey değildir.Olayları kronolojik incelersek aşağıdaki 22 madde bize çok mesaj verir.

2-1 Afganistanın Rusya tarafından işgali (1979)

Talikan'a (Afganistanı'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Tealaı'nin orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi RESUL un yardımcılarıdır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

Hadiste Afganistan'ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir. Ayrıca bu rivayette Afganistan'ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

2-2 Dördüncü Sulh (Arap-israil Barışı) (1979)

Sizinle insanlar arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi sene devam eder..."
(Kiyamet Alametleri, Osman Cataklı, 299/8)

Hadiste Hz. isa ile birlikte yeryüzünde bulunacak olan Mehdi RESUL
un alametlerinden biri haber verilmiştir. Bu alamete göre Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasında 4. kez bir barış anlaşması yapılacak, bu anlaşma 7 yıl sürecektir. islam aleminden birçok kimsenin kanaati, hadiste geçen "4. Sulh"un, 1979'da ABD-israil ve Mısır arasında Amerika'da Camp David'de yapılan anlaşma olduğudur.

2-3 Kabede Kan Akıtılması (1979)

kuzey kurtları
konuda bahsi geçen olayları hemen hepsi mevcut ve hızla artmakta.
çok kitap okuyuyan ve dinini yaşayan bir büyügümüzden kıyametin zamanı hakkında sual sorunca tarih olarak 2100 lü yılları işaret etmişti.
selametle kalın
fani olanı istemem
2100 ü bekleme derim

Bediüzzaman, Hicri 1327'de Şam'daki Emevi Camii'nde on bin kişilik bir cemaate verdiği Şam hutbesinde, 1371'den sonraki İslam aleminin geleceğine yönelik izahlar yapmış, ahir zamandan çeşitli tarihler vererek, beklenen Mehdi'nin mücadele ve galibiyet zamanına dikkat çekmiştir:

Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA fen ve hakiki marifet (hüner, sanat , ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi) ve medeniyetin mehasini (iyi ve faydalı yönlerini) o üç kuvveti tam teçhiz edip (o üç kuvvetle donatıp), cihazatını verip (gerekli ihtiyacını karşılayıp) o dokuz manileri mağlup edip (o dokuz engelleri yenip) dağıtmak için taharri-i hakikat meyelanını (gerçekleri araştırma eğilimi) ve insaf ve muhabbet-i insaniyeyi (insan sevgisini) o dokuz düşman taifesinin (sınıfının) cephesine göndermiş, inşaAllah YARIM ASIR SONRA onları darmadağın edecek. (Hutbe-i Şamiye, sf. 25)
Bediüzzaman’ın Şam Hutbesi, Hz. Mehdi’nin görev zamanı ile ilgili net tarihler vermiş olması açısından son derece önemlidir:

1981- 1991 yılları – Hz. Mehdi'nin faaliyetlerine başlaması
Evet şimdi olmasa da 30-40 SENE SONRA…

Bediüzzaman’ın vermiş olduğu bu tarih ile, bu hutbenin okunduğu tarihten 30-40 yıl sonrası, yani Hicri 1401-1411 yılları kastedilmiştir. Miladi olarak ise bu tarihler 1981-1991 tarihlerine denk gelmektedir.


Kadir-i Zülcelal Hz. Mehdi ile de, alem-i İslam'ın zulümatını dağıtabilir. Ve vaadetmiştir, vaadini elbette yapacaktır. Kudret-i İlahiye noktasında gayet kolaydır. Eğer daire-i esbab ve hikmet-i Rabbaniye noktasında düşünülse, yine o kadar makul ve vukua layıktır ki; Eğer muhbir-i Sadık'tan rivayet olmazsa dahi, herhalde öyle olmak lazım gelir. Ve olacaktır diye ehl-i tefekkür hükmeder." (Mektubat, 411-412)

"Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat herbiri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın Büyük Mehdi ünvanını alamamışlar." (Emirdağ Lahikası, 260)

Bir nur zuhur edecek (ortaya çıkacak), bid'atlar zulümatını (dine sonradan girmiş hurafeleri) dağıtacak. Ben böyle bir nurun zuhuruna çok intizar ettim (gözledim) ve ediyorum. Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lazım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz)".(Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 189)

"Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 138- Kastamonu Lahikası, 72)

"Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek zatın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymetdarı olan iman-ı tahkikiyi neşr ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak" (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 9)

"...Risale-i Nur'un şahs-ı manevisini haklı olarak Hz. Mehdi telakki ediyorlar. O şahs-ı manevinin de bir mümessili, Nur şakirdlerinin tesanüdünden gelen bir şahs-ı manevisi ve o şahs-ı maneviden bir nevi mümessili olan biçare tercümanını zannettiklerinden, bazen o ismi O'na veriyorlar. Gerçi bu, bir iltibas ve bir sehivdir, fakat onda mes'ul değiller." (Tılsımlar Mecmuası, 201)


"Hz. İsa (AS) geldiği vakit, herkesin onun İsa olduğunu bilmesi gerekmez. O'nun yakınları ve ileri gelen kişiler, imanın nuru ile onu tanırlar. Yoksa açıkça herkes onu tanımayacaktır." (Mektubat, s. 54)
"Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hz. Mehdi'ye namazda iktida eder, tâbi olur." diye rivâyeti bu ittifaka ve hakikat-ı Kurâniye'nin matbuiyetine ve hakimiyetine işaret eder." (Şualar, 493)

"O zatın üçüncü vazifesi, Hilafet-i İslamiyeyi İttihad-ı İslam'a bina ederek, İsevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam'a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o vazifeden üç dört derece daha ziyade kıymetdardır, fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s9

"Şimdi, Hz. Mehdi gibi eşhasın hakkındaki rivayatın ihtilafatı ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler, metn-i ehadisi tefsirlerine ve istinbatlarına tatbik etmişler. Mesela: Merkez-i saltanat o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi merkez-i saltanat civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur ederek öyle tefsir etmişler." (Sözler, 359)

"Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor." 9/TEVBE32 ayeti hakkında Bediüzzaman şöyle demektedir:
"Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin Şakirtleri olabilir." (Şualar / 605)

Bu ayetin ebced değeri ise "1424-Miladi: 2004" tür. Mehdi önderliğinde İslam'ın hakimiyeti devrelerine işaret etmektedir.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.