Satıcı artık 'tarifede basım hatası olmuş' diyerek müşteriyi kandıramayacak.

Reklam ve pazarlama faaliyetleri çerçevesinde satılan ürün veya sunulan hizmetlere ilişkin dağıtılan tarife ve fiyat listeleri gibi belgeler artık satıcıyı bağlayacak. Daha çok bankalar ve sigorta şirketlerinin kullandığı önceden hazırlanan 'tek tip' sözleşmelere yeni düzen geliyor. Bu tür sözleşmelerde bilgilendirilmeden tüketici aleyhine genel hükümler konulamayacak.

AB'ye uyum çerçevesinde hazırlanan ve hükümetin 10. Uyum Paketi'nde de yer alması beklenen 649 maddelik Borçlar Yasası, TBMM Adalet Alt Komisyonu'nda görüşülüyor.

Fiyat listesi bağlayacak

Tasarının kabul edilen maddeleriyle, satıcıların tanıtım ve pazarlamada kullandıkları yöntemlerden sorumlu olacaklar. Buna göre; fiyatını göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça öneri sayılacak. Yani, ticari kuruluşlar artık, hizmetlerine ilişkin dağıttıkları tarife veya fiyat listesine dayanarak başvuranlara, 'belirtilen fiyatların veya nitekillerin değiştirildiği ya da belgede basım hatası olduğu' gibi gerekçeler öne sürerek kurtulamayacak. Tarife veya fiyat listelerinde satış ya da hizmet sunumu yapmak zorunda kalacak.

Tek tip sözleşmelere düzen

Bankalar, sigorta şirketleri, seyahat ve taşıma işletmeleri, dayanıklı tüketim malları üretimi ve pazarlaması yapan girişimciler bireysel sözleşmenin kurulmasından önce soyut ve tek yanlı olarak kaleme alınmış sözleşme koşulları hazırlıyor.

'Tip sözleşme', 'kitle sözleşme', 'katılmalı sözleşme' ya da 'formüler sözleşme' denilen bunlarla gelecekte kurulacak belirsiz sayıda ancak aynı şekilde ve tipteki hukuki işlemler düzenleniyor. Borçlar Kanunu tasarısıyla ilk kez 'genel işlem koşulları' adı altında önceden hazırlananlarda dahil bütün sözleşmeleri kapsayacak emredici genel hükümler de düzenlendi.

Bilgilendirme şart

Buna göre; karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olacak. Aksi taktirde genel işlem koşulları yazılmamış sayılacak. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı genel işlem koşulları da yazılmamış sayılacak.

Örneğin, bankadaki döviz hesabını belli bir yabancı para cinsinden açtıran kişiye, kurumca farklı bir yabancı para ya da YTL ile ödeme yapılamayacak. Cari hesap şeklinde işleyen bir kredi işleminde, ipoteğe ilişkin metnin içine örtülü olarak bir kefalet yüklenimi konulamayacak.

Ayrıca yapılan kredi sözleşmelerinde, neredeyse ayrıksız olarak yer verilen, kredi kurumunun dilediği anda hiçbir gerekçe göstermeksizin hesabı kat edeceği, ilişkiye son vereceğine ilişkin hükümler de olağan dışı olduklarından yazılmamış sayılacak.

İspat zorunluluğu da getiriliyor

Tasarı ile açığa ya da boş kağıda atılan imzanın üstündeki metnin, anlaşmaya aykırı olarak yazıldığı iddasında ispat yükü de ilk kez düzenleniyor. Boş bir kağıda veya buna benzer diğer maddelere atılan imzaların üstünün, sonradan doldurulup borç senedine dönüştürülmesi durumunda, sonradan yazılan metnin, o metindeki imzayı atanın iradesine uygun olduğu, adi karine olarak kabul edilecek. Durumun özelliği aksini göstermedikçe, yazılan metnin anlaşmaya aykırı olduğunu ispat yükü, açığa imza atana düşecek.

Yok sayılacak durumlar

Sözleşmenin yazılmamış sayılan genel işlem koşulları dışındaki hükümleri geçerliliğini koruyacak. Bu durumda düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu da ileri süremeyecek.

Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacak. Bu tip sözleşmelerde yer alan hükümler düzenleyenler tarafından tek yanlı olarak karşı tarafın aleyhine olacak şekilde değiştiremeyecek. Bu durumda değişiklikler yok sayılacak.

Ayrıca bu tür sözleşmelere, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler de konulamayacak.

Borçlar Kanunu'nun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu tamamen imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak yok sayılacak.

Yurdagül Şimşek/Radikal