Bismillahiteala.
Hadis ve Sünnet inkarcılarına Reddiyedir.
'Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip "Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;
İşte gerçekten kafirler bunlardır. Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır. ''(Nisa 150,151)
Bu sistemli çalışma için harekete geçen müsteşrikler, İslam tarihinden malzeme aramaya başladı ve Hicri 3. asırda ortaya çıkmış ve İslam uleması tarafından bertaraf edilmiş olan sünnet inkarcılığını yeniden gündeme getirdiler. Reinhart Dozy, Leone Caetani, Ignaz Goldziher, Schacht gibi bazı müsteşrikler Sahabeleri (özellikle Ebu Hureyre r.a. gibi hadislerin çoğunun kendilerinden geldiği sahabeleri) ve kıymetli hadis imamlarını iftiralarıyla itham etmeye başladılar. Onların bu fitnelerine yakın geçmişte ve günümüzde reddiyeler ile cevaplar verilmiş olmasına rağmen, kalplerinde nifak tohumu gizli bulunan, makam, şöhret gibi dünyalık mansıplar peşinde olan, ya da kafirlere hoş görünme kompleksi illetine tutulmuş zavallılar itibar etmiş, müsteşriklerin ve misyonerlerin ekmeğine bal sürmüşlerdir.Irak, Mısır, Hindistan gibi dış tesirlerin altında kalmış İslam ülkelerinde bu akım neşvu nema buldu ve zamanla dar çaplı da olsa diğer İslam ülkelerinde menfi hareketler görüldü.
Mesela dini bir tahsil görmemiş olan kimseler Kurandan başka bir kaynak kabul etmeyen kimseler oraya çıkmaya başladı. Zaten Mısır’daki Mahmud Ebu Reyye de böyledir. Bu kimse hadislerden kasıtlı olarak şüpheler uyandırmaya çalışan ve Türkiye'yede bu iktibasa vesile olan kimsedir.
Yaşar Nuri, Mirac gibi mütevatir hadisler ile sabit olmuş hususları inkar ederken, işine gelen yerlerde zayıf ve uydurma hadisleri delil getirmesi, ancak Arapça’dan ve hadis ilimlerinden habersiz kimselerin yapabileceği türden hatalar yapması, Yahudi ve Hristiyanların Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmeleri gerekmediğini iddia ederek Kur’an’a muhalefet etmesi, kafirlere hoş görüyü ön plana çıkardığı halde Müslümanlara insafsızca hakaretlerde bulunması, ülkenin siyasi atmosferine göre ani bir şekilde görüşler değiştirmesi ve daha bir çok açıklar vermesi ile samimiyetsizliğini tebeyyün ettirdi ve ipliği pazara çıktı.
M. Said Hatipoğlu, Mehmet Görmez, M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul, Hayri Kırbaşoğlu gibi isimlerin bir araya geldiği İslamiyat adlı üç ayda bir yayınlanan dergi, masum görünümü altında Fazlurrahman’ın kesif bir hadis inkarcılığı kokusunu neşretmektedir. Rabbim bizi ve bu kardeşlerimizi “insanları din konusunda bilgilendirecek şeytanlardan” olmaktan korusun.
Maksatlı kimselerin “Hristiyan ve Yahudilerin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmesi gerekmez, onlar mümindir” iddiasından sonra, kanımızı donduran bir diğer iddia da, kafir sosyeteye sempatik maymunluk telaşında olan bazı cahil tarikatçıların; “Rifailik tarikatinde Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmek fazilet ise de, şart değildir!..” demeleridir.
“Ey ehl-i kitap! Size Rasulümüz geldi. Kitaptan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğunu da affediyor. Muhakkak size Allah’dan bir nur (Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem) ve apaçık bir kitap (Kur’an) geldi. Onunla Allah, kendi rızasına uyanları selamet yollarına eriştirir ve izniyle onları, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola ulaştırır.”(Maide 15-16)
İmran Bin Husayn ra'ınn bulunduğu bir meclisde adamın biri; “Kuran’da olandan başkasından bahsetmeyin” deyince İmran ra; “Sen akılsız bir adamsın! Öğle namazının dört rekat olduğunu, onda kıraatin açıktan olamayacağını, Allah’ın Kitab’ında gördün mü?” sonra zekat ve benzeri hükümleri sıraladı ve şöyle ilave etti; “Bütün bunları Allah’ın Kitab’ında açıklanmış olarak buluyor musun? Kitabullah bunları mübhem bırakmış, sünnet te açıklamıştır.'' İbni Abdilberr Cami(2/234) Şatıbi Muvafakat(4/19) Hakim(1/109) Hatib elFakih(1/77) elKifaye(s.38)
Akıldan yoksun mealci siyonist oyuncaklarına duyrulur... Söylesinler bakalım bunlar hocaları kimlerdirler ?
Allah en iyi bilendir.
