Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Sünnet Müdafaası
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ Hz. Muhammed (S.A.V.) ]·.
Nesai
Bismillahiteala.

Hadis ve Sünnet inkarcılarına Reddiyedir.

'Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip "Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;
İşte gerçekten kafirler bunlardır. Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır. ''(Nisa 150,151)


Bu sistemli çalışma için harekete geçen müsteşrikler, İslam tarihinden malzeme aramaya başladı ve Hicri 3. asırda ortaya çıkmış ve İslam uleması tarafından bertaraf edilmiş olan sünnet inkarcılığını yeniden gündeme getirdiler. Reinhart Dozy, Leone Caetani, Ignaz Goldziher, Schacht gibi bazı müsteşrikler Sahabeleri (özellikle Ebu Hureyre r.a. gibi hadislerin çoğunun kendilerinden geldiği sahabeleri) ve kıymetli hadis imamlarını iftiralarıyla itham etmeye başladılar. Onların bu fitnelerine yakın geçmişte ve günümüzde reddiyeler ile cevaplar verilmiş olmasına rağmen, kalplerinde nifak tohumu gizli bulunan, makam, şöhret gibi dünyalık mansıplar peşinde olan, ya da kafirlere hoş görünme kompleksi illetine tutulmuş zavallılar itibar etmiş, müsteşriklerin ve misyonerlerin ekmeğine bal sürmüşlerdir.Irak, Mısır, Hindistan gibi dış tesirlerin altında kalmış İslam ülkelerinde bu akım neşvu nema buldu ve zamanla dar çaplı da olsa diğer İslam ülkelerinde menfi hareketler görüldü.

Mesela dini bir tahsil görmemiş olan kimseler Kurandan başka bir kaynak kabul etmeyen kimseler oraya çıkmaya başladı. Zaten Mısır’daki Mahmud Ebu Reyye de böyledir. Bu kimse hadislerden kasıtlı olarak şüpheler uyandırmaya çalışan ve Türkiye'yede bu iktibasa vesile olan kimsedir.

Yaşar Nuri, Mirac gibi mütevatir hadisler ile sabit olmuş hususları inkar ederken, işine gelen yerlerde zayıf ve uydurma hadisleri delil getirmesi, ancak Arapça’dan ve hadis ilimlerinden habersiz kimselerin yapabileceği türden hatalar yapması, Yahudi ve Hristiyanların Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmeleri gerekmediğini iddia ederek Kur’an’a muhalefet etmesi, kafirlere hoş görüyü ön plana çıkardığı halde Müslümanlara insafsızca hakaretlerde bulunması, ülkenin siyasi atmosferine göre ani bir şekilde görüşler değiştirmesi ve daha bir çok açıklar vermesi ile samimiyetsizliğini tebeyyün ettirdi ve ipliği pazara çıktı.

M. Said Hatipoğlu, Mehmet Görmez, M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul, Hayri Kırbaşoğlu gibi isimlerin bir araya geldiği İslamiyat adlı üç ayda bir yayınlanan dergi, masum görünümü altında Fazlurrahman’ın kesif bir hadis inkarcılığı kokusunu neşretmektedir. Rabbim bizi ve bu kardeşlerimizi “insanları din konusunda bilgilendirecek şeytanlardan” olmaktan korusun.

Maksatlı kimselerin “Hristiyan ve Yahudilerin Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmesi gerekmez, onlar mümindir” iddiasından sonra, kanımızı donduran bir diğer iddia da, kafir sosyeteye sempatik maymunluk telaşında olan bazı cahil tarikatçıların; “Rifailik tarikatinde Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman etmek fazilet ise de, şart değildir!..” demeleridir.

“Ey ehl-i kitap! Size Rasulümüz geldi. Kitaptan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor, bir çoğunu da affediyor. Muhakkak size Allah’dan bir nur (Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem) ve apaçık bir kitap (Kur’an) geldi. Onunla Allah, kendi rızasına uyanları selamet yollarına eriştirir ve izniyle onları, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola ulaştırır.”(Maide 15-16)

İmran Bin Husayn ra'ınn bulunduğu bir meclisde adamın biri; “Kuran’da olandan başkasından bahsetmeyin” deyince İmran ra; “Sen akılsız bir adamsın! Öğle namazının dört rekat olduğunu, onda kıraatin açıktan olamayacağını, Allah’ın Kitab’ında gördün mü?” sonra zekat ve benzeri hükümleri sıraladı ve şöyle ilave etti; “Bütün bunları Allah’ın Kitab’ında açıklanmış olarak buluyor musun? Kitabullah bunları mübhem bırakmış, sünnet te açıklamıştır.'' İbni Abdilberr Cami(2/234) Şatıbi Muvafakat(4/19) Hakim(1/109) Hatib elFakih(1/77) elKifaye(s.38)

Akıldan yoksun mealci siyonist oyuncaklarına duyrulur... Söylesinler bakalım bunlar hocaları kimlerdirler ?



Allah en iyi bilendir.
akasha
herkes karşı atak politikası üretiyor. bu şüpheci yaklaşımda karşı atak politikalarından biridir. nesai kardeşim, aynen sizin gibi, mealci zihniyet dediğiniz insanlarda siyonizmden, kabala felsefesinden, mitolojiden vs. bahsedip sistematik 1000 yıllık fitne planlamalarının olduğunu söylerler. sizin ve diğer insanların haklılık payları yok mu? elbette var! fakat çok uç noktalara çekilen şüpheci yaklaşımlar, meselelerin özüne varma konusunda sıkıntı oluşturuyor. bu yazınızda da yine böyle bir koku aldım. vurgularınızı ve amacınızı anlıyorum. yorumum sadece genel bir hatırlatma mahiyetindedir. Allah razı olsun selam
nasreddinhoca
ALINTI
M. Said Hatipoğlu, Mehmet Görmez, M. Emin Özafşar, Bünyamin Erul, Hayri Kırbaşoğlu gibi isimlerin bir araya geldiği İslamiyat adlı üç ayda bir yayınlanan dergi, masum görünümü altında Fazlurrahman’ın kesif bir hadis inkarcılığı kokusunu neşretmektedir. Rabbim bizi ve bu kardeşlerimizi “insanları din konusunda bilgilendirecek şeytanlardan” olmaktan korusun.


İsimlerini zikrettiğiniz şahıslar hayatlarını ilme adamış alimlerdir...
Görüşlerini tasvip etmeyebilirsiniz...
Ne de olsa bizde selefi çizginin görüşlerini tasvip etmiyoruz...
Hayatta her şey karşılıklıdır!!!
Allahu Teala dini selefilere bırakmamak ile ümmete büyük bir iyilik yapmıştır...Ama onlarda şart...
Nesai
ALINTI(nasreddinhoca @ Apr 2 2008, 12:54 AM) *

İsimlerini zikrettiğiniz şahıslar hayatlarını ilme adamış alimlerdir...
Görüşlerini tasvip etmeyebilirsiniz...
Ne de olsa bizde selefi çizginin görüşlerini tasvip etmiyoruz...
Hayatta her şey karşılıklıdır!!!
Allahu Teala dini selefilere bırakmamak ile ümmete büyük bir iyilik yapmıştır...Ama onlarda şart...


Alim dediğin şahsiyetler mealci zihniyetin örneklerinden bir demettir. Her alimin görüşlerini körü körüne kabullenmek ve tasvip etmek bir müslümana yakışacak da değildir.

Selefi çizginin görüşlerini kabul etmemek onlar ve onlar gibilerin izinden gitmek demektir.
Hayatta hiç birşeyden karşılık beklemeyen kimseler asıl iman eden muminlerdir. Kaldı ki, Allahı ve Rasulunu karşılıksız seven ve itaat edenlerdeniz elhamdulillah. Unutmayalım ki gayba inanlar, Peygamber savi görmeyen, okuduklarına inanan ve Peygamberimiz sav'in dediği üzere kardeşleri olarak vasıflandırdığı kimseleriz inşallah.
Allah cc dini kimseye bırakmadı. Şu an yaşanmakta olan kişilere bağlılık ve mezhep tassubuna mani olmak amacıyla, hele hele seleflere hiç bırakmadı.AllahRasulu ashabını övmüştür.

''Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak. Onlardan biri hariç hepsi cehennemliktir.'' buyurdu. O fırkadan olanlar kimlerdir ey Allah'ın Rasulü? sorusu üzerine de :
''Benim ve ashabımın hali üzere olanlar.'' buyurarak, haber verdikleri üzere Kaderiyye, Mutezile, Cehmiyye ve daha başka bidatlar doğdu. Bu hadisi bu ziyadelikle Hakim Müstedrek'nde tahriç etmiştir.

Fakat hiç bir sahabiye bağlı kalınmadan Kuranı Kerim ve Sünneti üzere amel etmeyi emretmiştir. Şöyle ki ;

Abdullah ibn Mesud ra şöyle dedi: Peygamber sav şöyle buyurdu:
"Ben sizin havuz başına ilk varan öncünüzüm. Yemin olsun orada sizden bir takım adamlar bana kaldırılıp gösterilecek, hatta ben onlara vermek üzere elimi uzatırım ki, bu sırada onlar çekilip benden uzaklaştırılırlar. Ben:
— Ey Rabb'im! Onlar benim sahabilerimdirler! derim. Yüce Allah:
— Sen onların senden sonra dinde neler icad ettiklerini bilmezsin! buyurur.
(Sahihi Buhari, Kitabul-Fıten)

Fakat sizler ve sizin gibi bağlayıcılar buna dikkat etmemektesiniz. Bir sınırdır bu .Bir ipin üzerinde dengede durmaya çalışmaktır. Aşıldığının akabinde her hatanın kabul görüldüğü karşılıksız ve umursuz bir itaatin örneği. Alime gösterdiğimiz böylesine bir bağlılığı, Peygamberimiz sav'e göstermiş olsaydınız eğer ; Onlara da hesap sorma cesaretini bulabilirdiniz kendinizde... Bu zamana değin hangi meşhur alime ''sen bunu neden söyledin?'' denildi ki ? Alimdir der...

Selefiyye tabiri bile bidattır. Müslüman vardır. Bu müslüman, Allah ve Rasulu'nün helal kıldıklarını helal, haram koyduklarını haram kabul eder. Kafanıza göre ihtilaf mevzuları çıkarmayın Allahınızı severseniz. İhtilafları ne kadarda çok seviyorunuz. esselamu aleykum ve rahmetullah.




Allah en iyi bilendir.
mesdo
ALINTI
'Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip "Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;
İşte gerçekten kafirler bunlardır. Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır. ''(Nisa 150,151)

kutupaneci
Bu forumda ilk yazım. Her kese selamunaleyküm.
Arkadaşım çok mühim bir mevzuya değinmişsin. Ancak üstte verdiğin ayetle (Nisa 150,151) sünnete sırtını dönenleri ikna etmen zordur.
Zira verdiğin ayetin meşhur tefsirlerinde ifade ettiği mana farklıdır. Burada bahsi geçen kitap ehlinden bazı kimselerin Allah a inandıklarını söyleyip bazı peygambere inanmadıklarını söylemeleri nedeniyle cehennemlik olacaklarıdır. Netekim yahudiler Hz. İsa ve Hz. Muhammed e, hiristiyanlar ise sadece Hz. Muhammed e inanmamaktadırlar. Kural şudur ki, kendi peygamberlerinden öncekilere inanır, sonra gelenlere inanmazlar. Zaten inansalar müslüman olulardı.
Son zamanlarda ülkemizde sayıları ve faliyetleri artan ( Yalnız Kuran Yeter! ) fikri taşıyan ve sünnetin sağlam kaynaklardan gelmediği görüşüne sahip kişiler var. Bunlar bazı internet sitelerinde forumlarda fikirlerini yaymaya çalışıyorlar. Bu siteleri sanırım içinizde bilenler vardır. Ben bunlardan epey faal olan bir sitede Kuran ve sünnetin birlikte kaynak olarak değerlendirilmesi hakkında ısrarla ve delillerle bir çok yazı yazdım. Ancak aşırı saplantıları ve alimlere karşı kin saçan tavırları adeta gözlerini kapatmış.
Doğrusu gidişatlarını hiç iyi gömüyorum.
Mesela Kuranı kerim i kendi yetersiz bilgileriyle yorulayarak kendi akıllarına güvenerek dehşet hükümler icat ediyorlar.
Bunlardan bazıları:
Namazı 2 rekata indirmişler
Örtünmeyi çoğu yok sayıyor
Zekat iptal olmuş
Namaz vakitleri sadece sabah, öğle ve akşam kalmış v.s.
Tüm bunlar sünnetin ışığından kendilerini mahrum bırakmaları nedeniyledir.
Oysaki bir çok ayeti kerime bize Allah a ve Hz. Peygambere uymamızı emrediyor.

«Öyle değil, Rabbine andolsun ki, onlar aralarında kimi oraya, kimi buraya çektikleri (kavga ettikleri) şeylerde seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükümden yürekleri hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.» (Nisa: 65)

«(Habibim) De ki: «Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sîzi sevsin ve suçlarınızı örtsün. Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.» (ÂI-i İmran: 31)

«De ki: «Allah'a ve o Peygambere itaat edin». Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah da o kâfirleri sevmez.» (ÂI-i İmrân: 32)

Yukarıda yazılı âyetler Resûlüllah'a uymayı gerekli kıldığına göre, sünnetle sabit olan bütün hükümlere uyma emri mahiyetindedir.

Hadisten kopan bu müslümanlar hadis kaynaklarının önemi ve sistematiğini de bilmemekle cehalet veya yönlendirme ile saçma sapan bir dini yaşam icat etmişlerdir. İçlerinde bu yanlış yoldan dönenler de var elbet.
Son olarak Allah hepsini kurtarsın diye dua ediyorum.


Nesai
amin.
Allah razı olsun. hosgeldin.gif bu arada hayırlara vesile olsuni inşallahuteala.

yaAqsa
12-EL-MİKDAM BİN MA´DİKERİB EL KİNDY (RA) DAN RİVAYET EDİLDİĞİNE GÖRE RASULULLAH (S.A.V) BUYURDULAR Kİ;

-"SÜSLÜ TAHTINA - KOLTUĞUNA- YASLANMIS ADAMA BENİM HADİSLERİMDEN BİRİ OKUNUR DA O (KİSİ)NİN VAZİYETİNİ HİÇ BOZMADAN ´BİZLERLE SİZLER ARASINDA ALLAH TEALANIN KİTABI VARDIR.ONDAN BULDUĞUMUZ SEYLERİ HELAL SAYIYORUZ,HARAM OLARAK BULDUĞUMUZ SEYLERİ DA HARAM KABUL EDİYORUZ´´[yani bu hadis Kuran da bulunan hükümleriun dısındadır,onun için bu hadise itibar etmeyiz) DİYEBİLME ZAMANI YAKLASMISTIR.SİZLERİ İKAZ EDİYORUM!(Kuranı Kerimde bulunan bütün hükümler haktır.)VE RASULULLAH (A.S) İN HARAM KILDIĞI SEYLER ALLAH TEALA NIN HARAM KILDIĞI ŞEYLER GİBİDİR.(Kitap ve Sünnet arasında bir ayırım yapılamaz)"

[b]İBN-İ MACE ŞERHİ

SELAMETLE....
Nesai
Sorarım, derim ki ;
Sünneti inkar etmenin hükmü nedir ? (Zemahşeri)
Zemahşeri
ALINTI(Nesai @ Apr 4 2008, 12:08 AM) *

Sorarım, derim ki ;
Sünneti inkar etmenin hükmü nedir ? (Zemahşeri)



Sünneti inkar etmek ne demek önce bunu açmak lazım. Bir kişi bir hadis veya sünnet konusunda araştırma yapmış ve o hadisin veya sünnetin kurana ve resullahın sünnetine ters olduğuna inanmış ise bu sünneti reddetmesinde bir vebal yoktur. Bunun sınırı nedir diye sorarsanız bunun açıkcası bir sınırı yok.Çünkü buhari gibi en sahih kaynaklarda bile zayıf hadislerin olduğu muhakkatır.Kişinin bütününden hesap sorulacağı tek şey kuranı kerimdir. Ve içinde hata payı olmayan tek kitapta kuran ı kerimdir şüphesiz. Önemli olan bütünen sünnetlerin red edilmemesidir. Sünnetin varlığının ve bağlayıcılığının kabul edilmesidir. Sizde nesai kardeşim bir çok müslümanın sahih kabul ettiği hadisleri haklı olarak kabul etmemektesiniz. Bu durumda biz nasılki sünneti toptan reddetmeyipte rivayetlere kuşkulu bakanları tekfir etmiyor isek sizinde bazı rivayetleri kabul etmediğinizi göze alarak tekfir noktasında dikkatli olmanız gerekmektedir.

Diğer yandan sünnet vahiy ile bir değildir. Sünnet daha mahalli daha kişiye özgü daha duruma özgü emirler içerir. Lakin kuranın emirleri daha evrenseldir. Bu sebeple sünnetin hükümlerini vahiy ile bir tutmak doğru olmaz. Allah resulunun aynı soruya kişisine göre farklı cevaplar verdiği vakidir. Bu sebeple sünnet anlayışımız takiltten çok ne amaçla ve neyi öngererek yapıldığı düşünerek şekil almalıdır.
telpako
Eskiden çeşitli görüşler ileri sürülmüş , Hatta bazıları sahih sünnetin ayetin hükmünü neshedebileceği iddia edilmiş.

Allah kesin olarak emirlerini Kuran-ı Keim'de belirtmiştir.

Mesela Bir sahih hadiste Allah'ın 99 ismi vardır. kim bu isimleri zikrederse cennetedir deniyor ama Ku'an'a baktığımız zaman Allah'ın 99 dan dah afazl isminin olduğunu görüyoruz. Buna benzer Yaet-i kerimlerle çelişn eve sahih olarak görünen hadisler mevcuttur. Mesela şiaya göre Bütün hadislerin ravilerinde olan ve çok önemli bir muhaddis İbn şihab ez zühri güvenilmez kabul edilir. Yani bu durumda Sunni hadis kitaplarının hadislerinin bir çoğu da güvenilmez kabul edilir. Şia'nın hadis küllliyatları da çok farklı .

Allah hükümleri boşuna koymamış yürürken namaz kılın diyor. Ama yürürken nasıl namaz kılınacağını hiç bir hadis belirtmemiş. Allah islam dininin yeryüzündeki bütün toplumlara yayılacağını bildiği için bazı hükümlerin detaylarını açıklamamıştır. Bu hükümler örf ve adete göre ve gerekirse sünnete aykırı şekilde oluşturulmladır.
Önemli olan niyettir ve ayete karşı gelmemektir.
islambuli
zemahşeri kardeş sünneti inkar etmek ne demek açmak lazım demişsin o öyle senin dediğin gibi kibarca açılmaz bak ben sana açayım sünneti inkar demek Allah rasulünü bir postacı gibi görüp Allahın kendisine verdiği kitabı insanlara iletip ölüp gittiği başkada hiçbir görevi ve bağlayıcılığı olmadığı hatta kuranı kerimdeki birçok ayetin (%90)o zamanki insanları muhattab aldığı ve Allah rasulünün bunları o insanlara iletip işinin bittiğidir.kuranı kerimi herkesin kafasına göre yorumlayacığıdır çünkü bize kuranı kerimi getireni öğreteni silmek kuranı kerimde ne yazıyorsa yada ne yazmıyorsa kendimize göre yorumlayarak ve bunu yaparkende hiç bir vebal almamak demektir.nesai kardeşimiznde dikkat çektiği nokta budur Allah kendisinden razı olsun
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.