Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Değiştirip/Değiştiremeyeceğimiz:Şeyler
Islami Forum - Popüler Forum > EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE > .·[ FELSEFE ]·.
ebruzen
Elbette sizinde değiştirmek istediğiniz fakat bir türlü beceremediğiniz şeyler vardır...
İstedimki; bunları paylaşalım ve mümkünatını araştıralım.

Ben yakın bir arkadaşımı değiştirmek isterdim.
Denedim.. ama bir türlü beceremedim ve bu durum beni müteessir etti.
Bazen insanları oldukları gibi kabullenmek gerekiyor sanırım -her ne kadar bu bizi mutlu etmese bile-

peki sizin değiştirmek istedikleriniz?
ebruzen
demekki kimsenin değiştirmek istediği bişey yok smile.gif
Teveccuh
Degismeyen tek sey bizati(!) degisimin kendisi. (Cem Karaca) biggrin.gif [Bizati kelimesini güzel söylerdi rahmetli.]
Ben degisimi degistirmek isterdim. Huylu huyundan vazgecmez.

blink.gif
ErKaMReaL
QUOTE
(Cem Karaca) biggrin.gif [Bizati kelimesini güzel söylerdi rahmetli.]


Doğru söylersin ... Kulağımda sesini duyar gibi oldum rahmetlinin..

Yerleşik düzeni , ekosistemi muntazam bir şekilde döndüren bir Kudret var.

Neyi değiştirsem düzen bozulur .İnsanı değiştirsem yine düzen bozuluyor ...

Hiç birşeyi değiştirmem rolleyes.gif
HuDaLFA
valla benim başkalarını değiştirmek gibi bir gayem kalmadı.sağolsunlar bu duyguyu tükettiler.
tek istediğim bu dünyada sap kalıp saman gibi savrulmamak.
tabiri caizse kişi kazıklar yemeden ,yıkıp yeniden yapılandırmadan değişemio.
ilkay
benimde hayatımda değişmesini istediğim elbette çok şey var ama arkadaşların dediği gibi öyle bir ülkede yaşıyoruz ki ne değişmek mümkün nede değiştirmek ,bizim ülkemiz değişiklikleri kolay sindiremiyor her nedense illaki bir yerden patlak veriyor ağır geliyor değişim ağır uzgunum.gif
Ke[R]eM
Bugün bir yerde gördüm bu sözü,hemen buraya kopyalıyorum smile.gif

QUOTE
Allah bizlere değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenme gücü, değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu versin inşallah...


Selametle...
menzil
Ya Dünya'ya uyacaksın, ya Dünya sana, yada kendine yeni bir Dünya kuracaksın:)
Monoroza



ilk once kendimin bazı huylarını deyıstirmek isterdim
sonra islami konuda annemi vebabamı
sonra bana kazık atan dostumu
dinguler
Kendimi değiştirmek isterdim.
ANTON_SZONDOR_LAVEY
Değişim,kendi isteğimizle asla gerçekleşemez..Çünkü değişim için , doğadan da bir parça bişeyin değişmesi gerekir..Zamanın "an"da değil,uzun bir süreç yol alması gerekir.

Biz ne kadar "an" dediğimiz zamanda kendimizi değiştiremesekte , bir bakarız ki yıllar bizi fazlasıyla değiştirmiş..

Gözlerimizin etrafında çizgiler oluşmuş..Saçımız ağarmış...Eskiden güldüğümüz şeylere ağlar,ağladığımız şeylere güler olmuşuz..

O kadar ozan boşunamı demiş "yalansın dünya"...

efkarlandırdınız beni.. crying.gif
hale
Beyaz eşyalarımı değiştirmek istiyorum ama hiç param yok. Çok eskidiler bana göre. biggrin.gif
Onun dışın da kendimce iyi olacağını düşündüğüm, değiştirmeye değecek her şeyi değiştirmeye uğraşıyorum. Değişince seviniyorum . Değişmezse 'Bunda da vardır bir hikmet diyorum.'
demir
Birçoğumuz kendimizle ilgili bazı şeyleri değiştirmek isteyecektir benim gibi.. Ama bu çoğu zaman değişmesi mümkün olmayan şeyler oluyor...

Bir de bizim dışımızda içinde bulunduğumuz şartlarla ilgili değişim isteklerimiz var.. Bunun için de önce değişimden rahatsız olanların kafasını değiştirmek isterim...
hale
Evet demir sana katılıyorum. Değiştirin artık şu YÖK kanunu. Beş yıldır içeri girip diplomayı alamıyorum. Onlar inat , ben daha inat . Diplomasız kaldım. İşe yaramıyor ama hatırası var. smile.gif
demir
Abla allah yardım etsin.. Size ve aynı dertten dolayı mağdur olan herkese... Şimdi yeni bir konu açmak olmaz inş. ama bu da değiştirmek istediklerimizin başında gelir tabi. Rabbim bir gün bu gayret ve duaların karşılığını verir inş. uzgunum.gif
yolcu1
Ben tüketim toplumunu değiştirip, hayatın gerçekte ne olduğunu anlamalarını sağlardım.
MadlySense
QUOTE(dinguler @ Sep 10 2005, 11:55 PM)
Kendimi değiştirmek isterdim.
*



çok haklısın insan kendini değiştirmeden başkalrını değiştiremez. kendini değiştirdiğinde çevresini, mahallesini, semtini, ülkesini belki bi gün dünyayı değiştirme ihtimali olur ama önce kendimiz...
La_Edri
genel olarak kendimden memnunum buyüzden dğiştirmek istemem derdim ama demem biggrin.gif
kendimi değiştiremeyeceğimi biliyorum çünkü de o yüsden biggrin.gif

ben bizim okulda ki bazı hocaları değiştirmek isterdim.Mesela ;kantindeki amca çok iyi bi insan o, üniversite de hoca olsun.Sonra,o sinir olduğum hoca da kantinde bize tost yapsın .Evet evet ikisinin yeri değişsin biggrin.gif
sekerpare
ALINTI
eM' date='Aug 9 2005, 03:18 PM' post='2433']
Bugün bir yerde gördüm bu sözü,hemen buraya kopyalıyorum smile.gif

ALINTI
Allah bizlere değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenme gücü, değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu versin inşallah...


Selametle...


Allah razı olsun..çok güzel..bugünlerde ihtiyacım olan bir dua..
alaimi_sema
ALINTI
eM' date='Aug 9 2005, 03:18 PM' post='2433']
Bugün bir yerde gördüm bu sözü,hemen buraya kopyalıyorum smile.gif

ALINTI
Allah bizlere değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenme gücü, değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu versin inşallah...


Selametle...

bir çin kültü bu; aslı da şöyle..
tanrım;
deiştirebileceğim şeyleri değiştirmem için bana güç ver
değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem için bana sabır ver
ve bu ikisini ayırt etmem için bana akıl ver...
suzan
KENDİMİ HANİ DERLER YA DÜNYAYA YENİDEN GELSEM DİYE BÖYLE BİR ŞEY OLSA BEN BEN OLARAK GELMEK İSTEMEZDİM
murathamzayoldas
ne olarak gelmek isterdin?
EBA MUHMMEDİ
S.A
değişim kavram olarak gelşişim gibi tek yönlü değildir.gelişim süresi mutlak olarak var olan drumdam daha iyi duruma gelmenin ölçüsüdür.oysa değişim ise çift yönlüdür bazen iyi bazen de kötü yönde değşim olabilir.ama şu da var insnaalr değişimden bahssederken genelde değşimden çok değşim in yönünnde zorluklar ortaya çıkar.işte tam olarak vurgu yapmak şstediğim de bu aslında değşimin yönünü biz mi belirleyeceğiz yoksa gerçektren değşimin yönünü belirtmekten aciz olduğumuzu kabullenip Allah ın istediği yönde mi olması lazım ki elbette konu da bu aslında.rad -11 ayetinde Allah(c.c.)bunu güzel bir şekilde açıklıyor aslında."bir toplum kendi nefsinde olani değiştirmedikçe Allah onların halinli değiştirmez"evet sanırım bu ayet bizie yeter diye düşünüyorum.değişimin zaruri olması netleştikten sonra geriye kalan ise değşim hakkında tefekkür edip yine yönünü kabullenip o yönde değişeye başlamak insan için kaççınılmaz olmuştur.

bu arada DEĞİŞİM TEFEKKÜRÜkonusunda bir alıntı yapmak istiyorum.yazının yazarı takuyuddin en NEBHANİ kendisi düşünce metodu üzerine dünyada ilk kitabı yazan kişi ünvanına sahip aynı zamanda bir islami hareket kurucusu ve liderliğini yapmış.tabii Allah rahmet eylesin.umarım bu yazı daha da netleştirecektir.hata ve eksik arsa lütfen düzeltin.selametle kalın.fiemanillah.

DEĞİŞİM TEFEKKÜRÜ

Değişimi düşünmek, hayatın vazgeçilmez bir unsurudur. Zira hayatın durgunluğu, hareketsizliği ve kaderlere teslim oluş, halkları ve milletleri giderek yok eden ve birtakım gelişmelerle zamanla hatırdan silip süpüren en büyük afettir. Onun için değişimi düşünmek, düşünme çeşitlerinin en önemlisidir. Yüreğinde coşku olmayan, uyuşuk, tembel kişiler değişimden hoşlanmazlar. Çünkü değişimin bedeli ağırdır. Geleneklerin egemen olduğu insanlar, değişim düşüncesini zararlı bulurlar. Değişimi zararlı bulup ona karşı çıkan bu kişiler, gelişmişlikten nasibini alamamış tembel, uyuşuk ve muhafazakâr denen, siyasi ve ekonomik bakımdan insanlara hükmeden kimselerdir. Çünkü değişim, bu kişilerin konumlarını tehlikeye sokacaktır. Bu insanların, düşünme türleri arasında en çok "değişim tefekkürü"ne şiddetle karşı çıkmalarının sebebi de budur.

Değişim düşüncesi, ister fertlere, ister fertlerin içinde bulundukları durumlara, ister toplumun, halkın ve milletin içinde bulunduğu durumlara veya değişim gerektiren her şeye yönelik olsun; insanın yaşamını sağlayan temelle başlamalı ve temeli olmayan veya yanlış bir temel üzerinde kurulmuş toplumları ve doğru gitmeyen durumları hedeflemelidir. İşte hayatın dayandığı bu temel, hayat düzeyinin düşük veya yüksek olmasını belirler. İnsanı mutlu veya mutsuz eden, onda hayata dair bir bakış açısı -ki insan hayat mücadelesini bu bakış açısına göre düzenler- meydana getiren, bu temeldir.

Önce değişimin başlaması gereken bu temele bakılır: İnsan fıtratıyla uyumlu olan akli bir akideyse, bu durumda herhangi bir değişime gerek yoktur. Bu durum ortadayken hiçbir insanın kalbine veya zihnine değişim düşüncesi gelmez. Çünkü hayatın bu temel üzerine kurulu olması gerekir. Değişim, doğruluğun olmadığı, işlerin doğru yürümediği, aklın yanlışlarla dolu olduğu ve insanın dinamik enerjisinin bu yanlışları bariz bir şekilde hissettiği durumlarda meydana gelir. Eğer akıl, bir şeyin kesin bir şekilde doğruluğuna inanıyor ve insandaki dinamik enerji de bu durumdan tatmin olup rahatsız olmuyorsa, o zaman değişim düşüncesi tamamen yok olur. Bu nedenle insan hayatının dayandığı temel, insan fıtratıyla uyumlu olan akli bir akideden ibaretse, değişim düşüncesine ihtiyaç duyulmaz. Fakat insan veya toplum yaşamının kurulu olduğu bir temel söz konusu değilse veya yanlış bir biçimde mevcut ise, bu temeli, yani insanın inandığı akideyi değiştirmeksizin, değişime ilişkin düşünme eylemini yürütmek boşunadır. Bu açıdan insan fıtratıyla uyumlu akli bir akideyle şereflenmiş olan Müslümanların görevi, inançtan yoksun veya hem akla hem de insan fıtratına aykırı olan batıl inançlara sahip insanlarda değişimi gerçekleştirmektir. Bu itibarla savaş veya çarpışmaya neden olsa bile Müslümanlar, İslâm davasını, Müslüman olmayan tüm insanlara yayma yükümlülüğünü taşımaktadırlar. Çünkü onların akli inanışları fıtratlarıyla uyumlu olmadığı için, değiştirilmesi şarttır.

Demek ki değişime temelden başlamak gerekir. Ancak ve ancak temelin değişimi sağlanıp yerine doğruluğu kesin ve şüphesiz bir temel yerleştirildikten sonra toplum veya toplumun içinde bulunduğu durum değiştirilebilir. Toplumların ve içinde bulundukları durumların değiştirilmesi ise, ancak birtakım kriterler, mefhumlar ve kanaatların değiştirilmesiyle mümkün olur. Fakat doğru temele ulaşıldığında bu temel, tüm kriterler için tek kriter, tüm mefhumlar için temel mefhum ve tüm kanaatlar için temel kanaat haline gelir. Ancak söz konusu temel ortaya çıkarıldığında ancak, kriter, mefhum ve kanaatlar değişme uğrayabilir. Dolayısıyla bu değişim toplumlara ve yaşadıkları durumlara da yansıyacaktır. Zira tüm değer yargıları, tüm düşünceler ve hayatın dinamikleri söz konusu temelin değişimine ayak uyduracaklardır. O halde değişimi düşünmek insan için vazgeçilmez bir unsurdur. Aslında insan fıtratına aykırı olmayan akli bir akideye sahip olan herkeste, bu değişim düşüncesini mevcut kılmak mümkündür. Bunun yolu ise, ya insanın iç dünyasında gizli olan bu düşünceyi zorlayarak ortaya çıkarmak ya da insanın giriştiği hayat mücadelesinde fiilen ve doğrudan doğruya söz konusu değişim düşüncesini meydana getirmektir.

Değişim düşüncesi, sadece durumunun veya düşüncesinin değişmesinin gerekliliğini hisseden kişilerde mevcut değildir. Kâinatta değişimi gerektiren bir durum olduğu sürece, değişim düşüncesi de var olacaktır. Bu nedenle değişim düşüncesi, kişinin sadece kendinin, toplumunun, halkının ve ümmetinin durumunu değiştirmesiyle sınırlı değildir. Değişim düşüncesi başka insanları, toplumları ve onların içinde bulundukları durumları da hedef alır. İnsan, yapısındaki insani karakterden ötürü her nerede olursa olsun hemcinsine bakma ihtiyacı duyar. Bu nedenle insan, değişimi gerektiren her yerde onu sağlamaya çalışır.

Değişim düşüncesi, insan ruhunun derinliklerinden doğar ve insan hayatındaki olaylar ve olgular ona ivme kazandırır. Dahası, kişinin sadece yaşadığını hissetmesi bile tek başına değişim düşüncesini doğurmak için yeterlidir. Değişimi kendilerine karşı bir tehlike olarak görüp ona karşı direnen güçlerde bile değişim düşüncesi mevcuttur. Çünkü değişim, insanda zorunlu bir şekilde vardır. İnsanların değişimi düşünmeleri şu iki yoldan biri ile sağlanır:

a- İkna yoluyla,

b- Zorlayıcı bir kuvvetle.

Değişim fiilen gerçekleştiğinde veya insanlar onun değerini anladıklarında, değişim üzerinde akıl yürütmenin zor bir tarafı kalmaz. İkna yoluyla veya zorlayıcı bir kuvvetle değişimi gerçekleştirme çabası, insanlarda zaten doğal olarak var olan değişim düşüncesini harekete geçirecek ve değişim düşüncesi meydana gelmiş olacaktır. Sonuç olarak; her Müslümanın değişime ilişkin düşünme eylemine sahip olması gereklidir.

Buraya kadar düşünmenin on değişik türünü veya biçimini irdelemeye çalıştık. Bu on biçim, düşünmeyle ilgili bir fikir vermek açısından yeterlidir. Yukarıda ele alınan düşünme türleri, "başlangıçta düşünme", "öznel düşünme", "sezgi yoluyla düşünme" ve "işitsel düşünme" vb. düşünme türlerini kapsadığı gibi, "metinleri anlamaya yönelik düşünme", yani okumaya yönelik düşünmeyi de kapsamaktadır. Fakat "okumaya dayalı düşünme", özel bir araştırma ve önemi gerektirir. Okumak, tek başına düşünme eylemini meydana getirmediğinden, insanın okuduğu metinler üzerinde nasıl düşündüğünü de bilmek gerekir. Çünkü okuma-yazma, düşünmenin kendisi değil, birer aracıdırlar. Öyle kimseler vardır ki okurlar fakat düşünmezler. Yine öyle kimseler de vardır ki hem okurlar hem düşünürler, fakat ne doğru dürüst düşünebilirler ne de okudukları metni iyice anlayabilirler. Bu nedenle bilginin ancak okuma yazmayla kazanılabileceği veya milletlerin ancak bu yolla kalkınabileceği düşüncesi yanlıştır. Okuma yazma kampanyalarını, insanları, bilgi sahibi yapan, halkı ve ümmeti kalkındıran faktörler olarak görmek yanlış sonuçlar doğurur. Çünkü okuma yazmayla akıl doyurulamaz. Ruha ve akla yönelik düşünme faktörü meydana getirilemez. Düşünmeyi meydana getiren, vakıa ve ön bilgilerdir. Okumak ise üzerinde düşünme eylemi yürütülen bir vakıa değildir. Vakıayı açıklayan ön bilgiler de değildir. Bu açıdan okumanın düşünme eylemi açısından bir değeri yoktur. Okumak ancak düşünceleri ifade etmektir. Düşüncelerin sadece okunması, bu düşünceleri zihinde meydana getirmez. Bu durumda düşünme eylemi de söz konusu olmaz. Öyleyse okumak, sadece düşüncelerin ifade edilmesidir. Eğer okuyucu, okuduğu metni iyi anlıyorsa, kafasında birtakım düşünceler doğar. Fakat okuyucunun kafasında düşüncelerin doğması, metni okumasından değil, iyi anlamasından kaynaklanmaktadır. Okuyucu, metni iyi anlamamışsa, bu metni saatlerce hatta yıllarca okusa bile kafasında birtakım düşünceler meydana gelmez.
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.