Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Risale-i Nur’un Asıl Fiyatı
Islami Forum - Popüler Forum > İSLAMİ KONULAR > .·[ NURDAN DAMLALAR ]·.
fecrvakti
Kardeşim, artık risaleleri ne elle, ne de teksirle yetiştiremiyoruz. Çok talep var. Risale-i Nur’ların matbaada basılması hususunda manevî ihtar aldım” dedi.

Ve talebesine Sözler’in daktilo edilmiş bir nüshasıyla birlikte 1200 lira verdi.

Yıl 1954’tü. Said Özdemir üç arkadaşıyla birlikte Ankara’da Risale-i Nur’ları matbaada bastırmaya başladı.

Tabi bu iş gizli yapılıyordu. O günlerde dinî bir eser bulundurmak, okumak, hele de basmak çok büyük bir suçtu.

Böyle bir atmosferde ve imkânsızlıklar içinde ilk kitap “Sözler” basıldı, ciltlendi. Said Özdemir basılan bu kitabı alarak Üstadı ziyarete geldi.

Bediüzzaman, gelen talebesini kucakladı, kitabı da bağ*rına bastı. Odada dönmeye başladı. Çocuklar gibi sevinmişti. Dünyalar onun olmuştu.

Şöyle diyordu:

“Değil mi ki, bu eserler, bu gelen gençliğin okuyup anlayacağı bir lisanla basıldı. Elhamdülillâh, ben vazifemi yap*tım.”

Ve kitabın fiyatını sordu.

“25 lira Üstadım” dedi Said Özdemir.

Bediüzzaman cüzdanından 25 lira çıkardı, talebesine verdi.

“Üstadım olur mu?” dedi talebesi. “Bu sizin kendi eseriniz. Hem bu işte sizin de paranız var. Bir de para mı vereceksiniz?”

“Evet kardeşim, bu işte ihlâs olması için kendi eserimi, kendi paramla almam lâzım.”

25 lirayı verdi ve bir adet Sözler aldı. Sonra şöyle dedi:

“Yalnız her 25 lirayı verene de vermeyin. 25 kişiye okutturacağım diyenlere verin.”

Risale-i Nur’un asıl fiyatı buydu.
Ayn-ı Visal
Allah razı olsun.
fecrvakti
ALINTI(<VİSAL> @ Mar 22 2008, 08:13 PM) *

Allah razı olsun.


ecmain..
karakiz
allah razı olsun bende ılk olarak ıman ve kufur muvazenelerını okudum daha sonrada sozler sımdı sozlerı bıtırmek uzereyım
zühre
ALINTI(fecrvakti @ Mar 22 2008, 06:14 PM) *


Bediüzzaman, gelen talebesini kucakladı, kitabı da bağ*rına bastı. Odada dönmeye başladı. Çocuklar gibi sevinmişti. Dünyalar onun olmuştu.

Şöyle diyordu:

“Değil mi ki, bu eserler, bu gelen gençliğin okuyup anlayacağı bir lisanla basıldı. Elhamdülillâh, ben vazifemi yap*tım.”

Ve kitabın fiyatını sordu.

“25 lira Üstadım” dedi Said Özdemir.

Bediüzzaman cüzdanından 25 lira çıkardı, talebesine verdi.

“Üstadım olur mu?” dedi talebesi. “Bu sizin kendi eseriniz. Hem bu işte sizin de paranız var. Bir de para mı vereceksiniz?”

“Evet kardeşim, bu işte ihlâs olması için kendi eserimi, kendi paramla almam lâzım.”

25 lirayı verdi ve bir adet Sözler aldı. Sonra şöyle dedi:

“Yalnız her 25 lirayı verene de vermeyin. 25 kişiye okutturacağım diyenlere verin.”

Risale-i Nur’un asıl fiyatı buydu.



cray.gif Paylaşımın için teşekkürler kardeşim.. Allah razı olsun
bilal habeş
güzel bir paylaşım olmuş kardeş ALLAH razı olsun


selam ve duayla
sükût-u vaveyla
bakara 78-79.ayetler... thinking.gif
bilal habeş
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 28 2008, 02:07 PM) *

bakara 78-79.ayetler... thinking.gif



anlatmak istediğiniz nedir??
nasreddinhoca
Güzel bir kıssa, güzel bir hisse...
İlle Cihad
ALINTI(bilal habeş @ Jul 28 2008, 02:49 PM) *

anlatmak istediğiniz nedir??



vay o Bediüzzamanın haline, demek istiyor arkadaş...

bahsettiği ayet böyle diyor çünkü...
bilal habeş
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 28 2008, 03:11 PM) *

vay o Bediüzzamanın haline, demek istiyor arkadaş...

bahsettiği ayet böyle diyor çünkü...



eğer anlatmak istediği buysa bu arkadaşın demekki ayeti anlamamış!!
İlle Cihad
tabi verdiği ayetlere göre benim anladığım bu yönde, elbette farklı bişey anlatmışda olabilir, benim yorumum sadece beni bağlar, arkadaşın fikrini yansıtmaz.

inşallah yanlış anlaşılmasın...

bu açıklamayı yapma gereği hiseettim...
bilal habeş
ALINTI(İlle Cihad @ Jul 28 2008, 03:28 PM) *

tabi verdiği ayetlere göre benim anladığım bu yönde, elbette farklı bişey anlatmışda olabilir, benim yorumum sadece beni bağlar, arkadaşın fikrini yansıtmaz.

inşallah yanlış anlaşılmasın...

bu açıklamayı yapma gereği hiseettim...



elbete sizi bağlar haklısınızz siz sadece tahminde bulundunuz.yanlış anlaşılmaz iNŞAALLAH.bende tahminde bulunacam da neysee!!!
sükût-u vaveyla
insanlar ne zaman ..yaşadıklarından ders alacaklar acaba...

insan düşünme özelliğine sahip bir varlıktır ille cihad bunu kullanmanızı tavsiye ederim ...

ve lütfen artık ...başkaları adına konuşmaktan vazgeçin...ortamı zanlarınızla bulandırmaktanda...
----


esas konumuza dönelim ...

sevgili bilal habeş ...ayette ne söylenmek istediğinden biraz bahsedebilir misiniz mümkünse...
bilal habeş
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 28 2008, 04:30 PM) *


sevgili bilal habeş ...ayette ne söylenmek istediğinden biraz bahsedebilir misiniz mümkünse...



önce siz yazın ayette neden bahs etmekte olduğunu bizde iki kelam ederiz ona göre!!
RAzdAR
smile.gif
bilal habeş
sanırım siz yazmayacaksınız ben yazayım siz yukardakilere bakarak bu ayetllerle konuyu nasıl bağladınız anlam veremiyorum alın size meali sonrada tefsirine bakalım!!

78 - Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.

79- Artık o kimselerin vay haline ki, kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır." derler. Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara, vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!..

BAKARA süresi
sükût-u vaveyla
ALINTI(bilal habeş @ Jul 28 2008, 04:39 PM) *

önce siz yazın ayette neden bahs etmekte olduğunu bizde iki kelam ederiz ona göre!!


Onların içerisinde ümmilerde de var.onlar kitabı bilmezler,sadece bir takım kuruntulara sahipler:işte onlar yalnızca zannediyorlar.bakara 78

yazıklar olsun onlara ki,kitabı kendi elleriyle yazıp da az bir getiri sağlamak için " bu Allah katındandır"derler.Elleriyle yazdıklarınıdan dolayı yazıklar olsun onlara ,kazandıklarından dolayı da yazıklar olsun !bakara 79
bilal habeş
78- Onlardan bazılarının okuyup yazması yoktur. Bir takım kurun­tular hariç, kitabı bilmezler. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Bu Yahudilerden öyle bir halk tabakası vardır ki okuyup yazmaz, hiç bir şey bilmezler. Tevratı ve onun içindekileri bilmezler. Fakat yalan uydururlar. Bâtıl, yalan ve günah sözler söyleyip dururlar. Onlar ancak şüphe içinde bulu­nurlar. Gerçekçi olduklarını zannederler fakat bâtılın peşindedirler.

* Âyet-i kerime bu insanları "Zan peşinde koşmak"la vasıflandırmakta­dır. Çünkü onlar, âlimlerinden ve idarecilerinden duydukları sözlerin, Allah'ın kitabından alındığını zannediyorlardı. Halbuki bunlar Allah'ın kitabından alın­mış değillerdi. Böylece Allah'tan gelen şeyleri tasdik etmeyi terkettiler de bü­yüklerinin ve idarecilerinin haber verdiklerine tabi olduiar.

Âyet-i kerimenin anlattığı bu sınıf, haham ve ruhbanlardan olan dini li­derlerin saptırdığı cahil halk tabakasıdir. Bunlar âdeta, kesilmek için mezbahaya götürülen koyunlar gibidirler. Kendilerine neler yapılacağının, nereye sürükle­neceklerinin farkında değildirler.

Bu gibi insanlar, yanlış bin anlayışla, Allah'ın "Halım" sıfatına sığınırlar. "Halîm" sıfatı, Allah'ın, affetme, sert davranmama sıfatıdır. Böyleleri kendi sa­pıklıklarını düzeltme yerine Allah tealanın "Halim" sıfatına sarılarak günah işle­dikleri halde affedileceklerini umarlar. Böylece kendilerini tatmin ederler. Allah teaianın, aynı zamanda hak edenlere cezalarını veren olduğunu unuturlar. [235]



79- Kitabı elleriyle yazıp sonra onu az ir değer ile değiştirmek için "Bu, Allah katındandır" diyenlerin vay haline. Ellerinin yazdığından dola­yı vay hallerine. Kazandıkları günahtan dolayı vay hallerine.

Atlanın kitabını günahkâr elleriyle yazıp sonra da "Bu, Allah katından­dır" diyenlerin vay hallerine. Onu. bilgisi olmadan ve Tevratta ne bulunduğunu bilmeyen cahil bir kavme basit bir dünya malı karşılığında satmak için yaptılar. Allahın indirdiğinin aksine, elleriyle kitabı yazıp sonra onu satarak yiyenlere azap vardır. Hatalar işledikleri, günahlar kazandıkları için vay hallerine.

Bu âyet-i kerimede, Yahudilerin başka bir sınıfına işaret edilmektedir. Bunlar, haksız yere insanların mallarını yemek için Allah'a karşı yalan uyduran ve kendi elleriyle yazdıklarını Allah tarafından gönderilmiş gibi göstererek bil­gisiz insanları sapıklığa sürükleyen Yahudi ilim adamlarıdır. Bunlar, Hz. Mu-hammed (s.a.v.) in Tevrattaki sıfatlarını siliyor onun yerine insanların hoşuna gidecek şeyler yazıyorlardı. Ayrıca kendi ictihadlannı, Allah tarafından indiril­miş âyetler gibi gösterdiyorlardı. Böylece Allah'a karşı yalan ve iftirada bulunu­yorlardı. Bu yüzden veyl azabını hak etmişlerdir.

Âyet-i kerimede zikredilen ve "Vay hallerine" diye tercüme edilen kelimesi, müfessirler tarafından farklı şekillerde izah edilmiştir.

Dehhakın Abdullah b. Abbastan naklettiğine göre bu kelimeden maksat "Onlara azap olsun" demkektir.

Ebu İyad'a göre ise aslında cehennemliklerin kan ve irinlerinin aktığı bir kuyunun adıdır. Bu izaha göre bu kelimenin mânâsı "Onlar veyl ku­yusuna düşsünler" demektir.

Ebu Saki el-Hudri, Resulullah (s.a.v.)in bu kelimenin izahında şöyle bu­yurduğunu rivayet ediyor:

"Veyl cehennemde bir vadidir. Bir kâfir onun tam dibine ulaşmadan kırk sene aşağı doğru yuvarlanır. [236]

Hz. Osman (r.a.)dan da Resulullah'ın Veyİ hakkında, onun cehennemde bir dağ olduğunu rivayet ettiği nakledilmektedir.

Taberi, bu izahlara göre âyetin mânâsının, "Elleriyle kitabı yazıp sonra da onun, Allah katından olduğunu söyleyen Yahudilere, cehennemin dibindeki Veyl kuyusundan kan ve irin içme azabı olsun" demek olduğunu söylemiştir.

Âyet-i kerimede Yahudilerin bilgin zümrelerinin , maddi menfaatler elde etme karşılığında, Allah'ın kitabından olmayan şeyleri elleriyle yazarak Allah'ın ki tabı nd anmış gibi gösterdikleri zikredilmektedir. Özellikle "Elleriyle yazdıkla­rı" ifadesinin zikredilişi, bu işi bizzat kendilerinin yaptığını, cahillerine emrede­rek onlar vasıtasıyla yaptırmadıklarım belirtmek içindir. Bu da, bu işi yapanla­rın, tam olarak ve kasıtlı bir şekilde, başkalarından gizleyerek yaptıklarını gös­termektedir. [237]



bilal habeş
hüzün yılı kardeş sizin anlatmak istediğiniz nedir?? siz yazın bu konuyla bakara süresi 78-79 ayetleriyle nasıl bağlantı kurdunuz anlamak mümkün değil!!
İlle Cihad
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 28 2008, 04:30 PM) *

insanlar ne zaman ..yaşadıklarından ders alacaklar acaba...

insan düşünme özelliğine sahip bir varlıktır ille cihad bunu kullanmanızı tavsiye ederim ...

ve lütfen artık ...başkaları adına konuşmaktan vazgeçin...ortamı zanlarınızla bulandırmaktanda...
----
esas konumuza dönelim ...

sevgili bilal habeş ...ayette ne söylenmek istediğinden biraz bahsedebilir misiniz mümkünse...



sayın hüzün yılı, lütfen bize olan kininizden vaz geçiniz, çünkü burada sizi kızdıracak bir yorum yapmadım.

bahsettiğiniz ayetlerden çıkardığım anlamı yazdım, sonrasında da sizin fikrinizi bilmediğimi, sadece kendi yorumumu yaptığımı, kimseyi bağlamadığını ve yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade ettim.

lütfen bizi bukadar düşman olarak görmeyiniz.
sükût-u vaveyla
ALINTI(bilal habeş @ Jul 28 2008, 05:05 PM) *

hüzün yılı kardeş sizin anlatmak istediğiniz nedir?? siz yazın bu konuyla bakara süresi 78-79 ayetleriyle nasıl bağlantı kurdunuz anlamak mümkün değil!!

bilal habeş kardeşim sizin risalelerle meşgul olduğunuzu biliyorum...

sizin severek ilgilendiğiniz bir kitap hakkında atıp tutmak istemem...

lakin smile.gif

risalenin ilhamla yazılmış olduğu söyleniyor biliyorsunuz ...

yani Allah ın ilham ederek yazdırması oluyor değil mi?

(bakın baştan söylüyorum yanlış bir bilgiye sahipsem düzeltin)

bir zamanlar derslerde duyduğum... bir şeyi aktarmak istiyorum..

elmalılı hamdi yazıra sormuşlar neden risaleler bu kadar tutuluyor..

elmalılıda bizim kulağımıza bir şeyler söylenmedi...

yanlış bir hikaye olabilir...fakat bize bunlar söyleniyordu...

velhasıl zaten risalede geçiyor bildiğim kadarıyla ...

said nursi : bana gösteriliyorki...diyor ve adile naşitin gelecekteki halini görüyor falan ...

---

bildiğimiz gibi bir çok hocanın alimin kitaplari yazılmakta basılmakta ...ve parayla satılmakta

bunda bir mahsur yok ...

ne zaman sakıncalı bir durum hasıl oluyor...

Allah katından inme moduna sokulduğu an ...

---

zühre
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 28 2008, 06:13 PM) *

bilal habeş kardeşim sizin risalelerle meşgul olduğunuzu biliyorum...

sizin severek ilgilendiğiniz bir kitap hakkında atıp tutmak istemem...

lakin smile.gif

risalenin ilhamla yazılmış olduğu söyleniyor biliyorsunuz ...

yani Allah ın ilham ederek yazdırması oluyor değil mi?

(bakın baştan söylüyorum yanlış bir bilgiye sahipsem düzeltin)

bir zamanlar derslerde duyduğum... bir şeyi aktarmak istiyorum..

elmalılı hamdi yazıra sormuşlar neden risaleler bu kadar tutuluyor..

elmalılıda bizim kulağımıza bir şeyler söylenmedi...

yanlış bir hikaye olabilir...fakat bize bunlar söyleniyordu...

velhasıl zaten risalede geçiyor bildiğim kadarıyla ...

said nursi : bana gösteriliyorki...diyor ve adile naşitin gelecekteki halini görüyor falan ...

---

bildiğimiz gibi bir çok hocanın alimin kitaplari yazılmakta basılmakta ...ve parayla satılmakta

bunda bir mahsur yok ...

ne zaman sakıncalı bir durum hasıl oluyor...

Allah katından inme moduna sokulduğu an ...

---


Allah katından inmek derken gökten yazılı nüshaların indiği falanmı düşünülüyor acaba! Vahyin ve ilhamın keyfiyetini bilmek gerekmez mi acaba, hayatını ömrünü varlığını ruhunu herşeyini Kur'an'ın i'cazına adamış ve bu konuda kendi varlığından bile geçmiş böyle mualla bir şahsiyet için böyle mesnedsizce su-i zanlarda bulunup iftiralar edebilmek için!! Size Hak ve hakikat namına kızıyorum! Çünkü her kim olursa olsun insan hakkında kesin bilgiye sahip olmadığı bir konuda hüküm vermekte haksızdır!
İlle Cihad
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 28 2008, 07:13 PM) *

bilal habeş kardeşim sizin risalelerle meşgul olduğunuzu biliyorum...

sizin severek ilgilendiğiniz bir kitap hakkında atıp tutmak istemem...

lakin smile.gif

risalenin ilhamla yazılmış olduğu söyleniyor biliyorsunuz ...

yani Allah ın ilham ederek yazdırması oluyor değil mi?

(bakın baştan söylüyorum yanlış bir bilgiye sahipsem düzeltin)

bir zamanlar derslerde duyduğum... bir şeyi aktarmak istiyorum..

elmalılı hamdi yazıra sormuşlar neden risaleler bu kadar tutuluyor..

elmalılıda bizim kulağımıza bir şeyler söylenmedi...

yanlış bir hikaye olabilir...fakat bize bunlar söyleniyordu...

velhasıl zaten risalede geçiyor bildiğim kadarıyla ...

said nursi : bana gösteriliyorki...diyor ve adile naşitin gelecekteki halini görüyor falan ...

---

bildiğimiz gibi bir çok hocanın alimin kitaplari yazılmakta basılmakta ...ve parayla satılmakta

bunda bir mahsur yok ...

ne zaman sakıncalı bir durum hasıl oluyor...

Allah katından inme moduna sokulduğu an ...

---



iyi güzelde hüzün yılı kardeşim, yukarılarda bir yorumumda bakara 78-79. ayetleri ifade etmenizin, Vay O Bediüzzamanın haline..... diye anladığımı söylediğimde bana kızdınız, zanlarınla ortalığı bulandırma dediniz.

bu yorumunuzda ise görüyoruz ki haksız değilmişiz...
şimdi neden bana bu kadar kızdığınızı söylermisiniz. yanlışmı düşünmüşüz, ayetlerden kastettiğinizin bu yönde olduğunu söylemek yanlışmıymış...

lütfen, başkalarına gösterdiğiniz hoş görüyü bizlerede gösteriniz, yok eğer göstermiyorsanızda her lafımıza kızmayınız, bizim sizin hakkınızda bir art niyetimiz asla olmadı, olmayacakda.

ama nedense sizinle ilgili bir yorum yaptığımda beni sürekli azarlıyosunuz smile.gif canınız sağolsun önemli değil ama, o engin sabrınız ve hoş görünüzden bizde faydalanak isteriz açıkçası.....


sükût-u vaveyla
ille cihad foruma kişsel tartışmaları yansıtmanın doğru olmadığını düşünüyorum...

ve size cevap vermediğim halde konuyu uzatıp kendinizi hakıl çıkarmaya çalışıyorsunuz...

ki biz sizin zanlarınızla çook muhattap olduk ve üzüldük...lütfen ..

artık yaşadıklarınızdan ders alın kendinizi haklı çıkartmak yerine ...

---



sükût-u vaveyla
ALINTI(zühre @ Jul 29 2008, 02:02 AM) *

Allah katından inmek derken gökten yazılı nüshaların indiği falanmı düşünülüyor acaba! Vahyin ve ilhamın keyfiyetini bilmek gerekmez mi acaba, hayatını ömrünü varlığını ruhunu herşeyini Kur'an'ın i'cazına adamış ve bu konuda kendi varlığından bile geçmiş böyle mualla bir şahsiyet için böyle mesnedsizce su-i zanlarda bulunup iftiralar edebilmek için!! Size Hak ve hakikat namına kızıyorum! Çünkü her kim olursa olsun insan hakkında kesin bilgiye sahip olmadığı bir konuda hüküm vermekte haksızdır!

sevgili zühre peki siz hüzün yılını tanımadan zanda bulunmuş olmuyor musunuz?

size uzun uzun açıklama yapmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum...

ki sadece soru sordum ..yanlışm varsa düzeltin dedim ...

fakat siz kızmayı tercih ettiniz...

saygılar...
zühre
ALINTI(HüZüN yıLı @ Jul 29 2008, 12:07 PM) *

sevgili zühre peki siz hüzün yılını tanımadan zanda bulunmuş olmuyor musunuz?

size uzun uzun açıklama yapmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum...

ki sadece soru sordum ..yanlışm varsa düzeltin dedim ...

fakat siz kızmayı tercih ettiniz...

saygılar...


Sevgili kardeşim hayvan yularından insan sözünden tutulur. Ben neden sizin hakkınızda su-i zan da bulunayım.Sizin üstad hakkında yaptığınız yorumdan yola çıkarak böyle bir cevap verdim. Çünkü bakara suresindeki ayetleri Üstada atfedip lüzumsuz yerde insanların zihnini bulandırıyorsunuz. Ama haklısınız duygusal bir cevap oldu. Madem bu bir soruydu bende buna cevap vermeliydim. Ama ben sizi yapmadığınız bişeyle itham etmedim, söylemediğiniz bi sözü size isnad etmedim. Sadece çok değerli hakikatleri çok basit şekilde hakkında kesin hüküm olmaksızın eleştirebiliyoruz. Yinede sizi kırdıysam özür dilerim hakkınızı helal edin!
İlle Cihad
hüzün yılı,

size son sözüm,

Allaha emanet olun...
zühre
Madem Kur-an'ı Hakim mürşidimizdir üstadımızdır imamımızdır,her bir adabta rehberimizdir. o kendini methediyor. Bizde onun dersine ittibaen onun tefsirini methedeceğiz. Hem madem yazılan Sözler onun bir nevi tefsiridir. Ve o risaleler ki hakaik-i Kur-an'iyenin malıdır ve hakkatleridir. Ve madem Kur-anı Hakim ekser surelerde kendini, hususan 'elif lam ra' 'ha mim' lerle kendi kendini kemali haşmetle gösteriyor,kemalatını söylüyor, layık olduğu methi kendi kendine ediyor. Elbette sözlerde in'ikas etmiş Kur-anı Hakimin lemeatı i'caziyesinden ve hizmetin makbuliyetine alamet olan inayatı Rabbaniyenin izharına mükellefiz. Çünkü o üstadımız öyle der ve öyle ders verir.

Sözler hakkında tevazu suretinde demiyorum belki bir hakikati beyan etmek için derim ki;
Sözlerdeki hakaik ve kemalat benim değil Kur-anındır ve Kur-andan tereşşuh etmiştir. Hatta onuncu söz yüzer ayat-ı Kur-aniyeden süzülmüş bazı katarattır.Sair risaleler dahi umumen öyledir.

Madem ben öyle biliyorum. Ve madem ben faniyim gideceğim. Elbette baki olacak bi eser benimle bağlanmamk gerektir ve bağlanmamalı. Ve madem ehl-i dalalet ve tuğyan işlerine gelmeyen bi eseri eser sahibini çürütmekle eseri çürütmek adetleridir. Elbette semayı kur-anın yıldızlarıyla bağlanan risaleler benim gibi çok itiraza ve tenkidata medar olabilen ve sukut edebilen çürük bir direkle bağlanmamalı.

28.mektup- Bediüzzamn Said Nursi
zühre
Üstad hazretlerinin hayatıyla mala mülke meftun olmadığı pek zahirdir! Bununla birlikte Kur'an'ın anlaşılmasından ondaki mu'cizelikleri gözler önüne sermekten başkada bir gayesi bulunmamaktadır! İnsan varlıkta bir şeyin ademine dair bir iddiada bulunuyorsa, o müddei bunu ispatlamak zorundadır! Aksi halde yaptığı apaçık bir iftiradan başka bişey olmaz!
Son olarak risaleler herkese açıktır, okuyalım anlayalım sonra tenkid edilcek bir husus varsa birlikte ederiz. Ama kulaktan duyma saçmalıklarla iftira edilmemeli! Hakikatlere birşey olmaz kardeşim , güneş balçıkla sıvanmaz! Olan Allah korusun bize olur!
RAzdAR
soru1 Said nursi ile ilgili şu sözler beni şaşırtıyor:

yirmi senede öğrenilmesi gereken ilim ve fenlerin özünü üç ayda kavrayarak öğrenimini tamamlamış. hangi ilimden olursa olsun, sorulan her soruya, tereddütsüz ve derhal cevap verirmiş.

buna gerekçe olarak deniyor ki, rüyasında Peygamberimizden ilim istemiş, o da ümmetine soru sormamak şartıyla ona Kuran ilminin öğretileceğini müjdelemiş, bu sebeple daha çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan bütün sorulara mutlaka cevap vermiş.

oysa bir kimsenin Allahın elçisi tarafından bilgi sahibi kılınması şiilere has iddiadır. onlar bunu, Alinin r.a soyundan gelen imamlar için söylerler. şöyle derler:

imamlardan hiçbiri bir öğretmene git­memiş, bir eğitimciden bir şey öğren­me­miştir. ...
hiç biri bir hocadan ders almamış, hiç biri bir mektebe, bir medre­seye gitmemiştir. böyle olduğu halde kendilerine bir şey so­rulunca derhal en doğru cevabı verirler. dillerine bilmiyorum sözü gelmediği gibi cevap vermek için dü­şünmeleri yahut cevabı bir müddet geciktirmeleri de vaki değildir...
" imamın ilahî hükümlere, ilahî maârife, bütün bilgilere sahip olması, peygamber, yahut kendisinden önceki İmam vasıtasıy­ladır...

soru2 bir peygamberin böyle görevi olur mu?
soru3 Said nursinin öğrenim hayatı ile ilgili bilginiz var mı?
Kaveller
ALINTI(zühre @ Jul 29 2008, 03:14 PM) *

Üstad hazretlerinin hayatıyla mala mülke meftun olmadığı pek zahirdir! Bununla birlikte Kur'an'ın anlaşılmasından ondaki mu'cizelikleri gözler önüne sermekten başkada bir gayesi bulunmamaktadır! İnsan varlıkta bir şeyin ademine dair bir iddiada bulunuyorsa, o müddei bunu ispatlamak zorundadır! Aksi halde yaptığı apaçık bir iftiradan başka bişey olmaz!
Son olarak risaleler herkese açıktır, okuyalım anlayalım sonra tenkid edilcek bir husus varsa birlikte ederiz. Ama kulaktan duyma saçmalıklarla iftira edilmemeli! Hakikatlere birşey olmaz kardeşim , güneş balçıkla sıvanmaz! Olan Allah korusun bize olur!


Kur'an kendi mücizesini gözler önüne serer muhakkak .

Hangi müfessir şimdiye değin yazdığı eserin , yazdırıldığını ima etmiştir ?

Risalelerde en dikkat çeken şey baştan sona övgüler silsilesi , övgüyü geçtik
Hz Alinin Celcelutiyye Kasidesinde risalelere işaret ettiğine ne demeli .
Bunlar olağan durumlar mı ? bizde mi bir gariplik var
bilal habeş
ALINTI(Kaveller @ Jul 29 2008, 04:42 PM) *

Kur'an kendi mücizesini gözler önüne serer muhakkak .

Hangi müfessir şimdiye değin yazdığı eserin , yazdırıldığını ima etmiştir ?

Risalelerde en dikkat çeken şey baştan sona övgüler silsilesi , övgüyü geçtik
Hz Alinin Celcelutiyye Kasidesinde risalelere işaret ettiğine ne demeli .
Bunlar olağan durumlar mı ? bizde mi bir gariplik var



Değerli Kardeşimiz;


Nur Risaleleri, Kur'ân'ın bir tefsiridir. Kur'ânı tefsir eden Zatlara "Müfessîr" adı verilir. Müfessîr olabilmek, yani "Allah burada bunu murâd etmiştir" diyebilmek elbette kolay ulaşılabilen bir seviye değildir. Her şeyden önce müfessîr, Arapçayı belâgatıyla beraber iyi bilmeli, vahyîn lisânına vâkıf olmalıdır.

Ayrıca, dinin asıllarını, (usulü'd-din) âyetlerin iniş sebeblerini, (esbâb-ı nüzul) âyetlerin nasîh ve mensuhunu bilmeli, Kur'ân'ın ilk müfessiri olan Hz. Peygamberin (s.a.v.) hâdislerine âşina olmalıdır. Bütün bunların yanında "İlm-i mevhîbe" denilen Cenâb-ı Hak'tan hususi bir idrâk nimetine mazhar kılınmalıdır. Nasıl ki, fen bilimcileri tabiâtın sırlarını araştırırken, bunların içinden bazılarına ilhâm parıltıları görünür. Bunlar, başkalarının göremediğini görür, sezemediğini sezer, insanlığa yeni bir keşfin izhârına sebep olurlar.

Onun gibi ilhâma mazhar müfessîrler, başka müfessîrlere nisbetle âyetlere daha derinlemesine nüfuzla o mana okyanusundan o güne kadar ins ve cinnin dokunmadığı inci misâl mânaları takdîm ederler.

Nur Risale’lerini incelediğimizde, Bediüzzaman'ın ilhâma mazhâr olduğunu söyleyebiliriz. Ama bütün Risaleler ilhâm eseri değildir.

Şöyle ki: Risale-i Nur'un bazı kısımları nakildir. Yani ya hâdis kitaplarından veya başka kaynaklardan nakillerde bulunmaktadır. Ama bir kısım mes'eleleri ise nakil olmayıp doğrudan doğruya Kur'ân-ı Kerim'den istihraçtır. Bediüzzaman 1. Şua'da Risale-i Nur'un ekseriyet itibâriyle ilhâm değil de Kur'ân'ın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünuhat ve istihracat olduğunu söyler. Söz gelimi 1. Söz veya 30. Söz Kur'ân'da var olan engin manaların bir açılımından ibarettir. Bu manalar, şu veya bu kitaptan birer alıntı değildir.

İlhâm ile istihraç arasında şöyle bir ayrım düşünülebilir: İlhâmda muhatabın irâdesi çok da söz konusu olmayabilir. Ama istihraçta irâdî bir yönelim söz konusudur. Mesela; yerin üzerinde ıslaklığı görüp, o mekânın altında bir su kaynağı olduğunu sezmek ve orayı kazıp bu su menbâını göstermek istihrâca girer. Ama hiçbir ıslaklık görmeden "Buranın altında su var" deyip haber vermek ilhâmla olur.

selam ve duayla
Kaveller
ALINTI(bilal habeş @ Jul 29 2008, 05:03 PM) *

Değerli Kardeşimiz;
Nur Risaleleri, Kur'ân'ın bir tefsiridir. Kur'ânı tefsir eden Zatlara "Müfessîr" adı verilir. Müfessîr olabilmek, yani "Allah burada bunu murâd etmiştir" diyebilmek elbette kolay ulaşılabilen bir seviye değildir. Her şeyden önce müfessîr, Arapçayı belâgatıyla beraber iyi bilmeli, vahyîn lisânına vâkıf olmalıdır.

Ayrıca, dinin asıllarını, (usulü'd-din) âyetlerin iniş sebeblerini, (esbâb-ı nüzul) âyetlerin nasîh ve mensuhunu bilmeli, Kur'ân'ın ilk müfessiri olan Hz. Peygamberin (s.a.v.) hâdislerine âşina olmalıdır. Bütün bunların yanında "İlm-i mevhîbe" denilen Cenâb-ı Hak'tan hususi bir idrâk nimetine mazhar kılınmalıdır. Nasıl ki, fen bilimcileri tabiâtın sırlarını araştırırken, bunların içinden bazılarına ilhâm parıltıları görünür. Bunlar, başkalarının göremediğini görür, sezemediğini sezer, insanlığa yeni bir keşfin izhârına sebep olurlar.

Onun gibi ilhâma mazhar müfessîrler, başka müfessîrlere nisbetle âyetlere daha derinlemesine nüfuzla o mana okyanusundan o güne kadar ins ve cinnin dokunmadığı inci misâl mânaları takdîm ederler.

Nur Risale’lerini incelediğimizde, Bediüzzaman'ın ilhâma mazhâr olduğunu söyleyebiliriz. Ama bütün Risaleler ilhâm eseri değildir.

Şöyle ki: Risale-i Nur'un bazı kısımları nakildir. Yani ya hâdis kitaplarından veya başka kaynaklardan nakillerde bulunmaktadır. Ama bir kısım mes'eleleri ise nakil olmayıp doğrudan doğruya Kur'ân-ı Kerim'den istihraçtır. Bediüzzaman 1. Şua'da Risale-i Nur'un ekseriyet itibâriyle ilhâm değil de Kur'ân'ın feyziyle ve medediyle kalbe gelen sünuhat ve istihracat olduğunu söyler. Söz gelimi 1. Söz veya 30. Söz Kur'ân'da var olan engin manaların bir açılımından ibarettir. Bu manalar, şu veya bu kitaptan birer alıntı değildir.

İlhâm ile istihraç arasında şöyle bir ayrım düşünülebilir: İlhâmda muhatabın irâdesi çok da söz konusu olmayabilir. Ama istihraçta irâdî bir yönelim söz konusudur. Mesela; yerin üzerinde ıslaklığı görüp, o mekânın altında bir su kaynağı olduğunu sezmek ve orayı kazıp bu su menbâını göstermek istihrâca girer. Ama hiçbir ıslaklık görmeden "Buranın altında su var" deyip haber vermek ilhâmla olur.

selam ve duayla


Bu o kadar da masum bir konu değil bilal kardeşim , ben buraya iki kelam yazar sonra Bu Allahtandır dersem onun eleştiri yolunu kapatmış olurum Zaten maksad da Risalelleri dokunulmaz yapmak .İçinde şüphe barındırmayan tek kitap Kur'anı Kerimdir , gerisi insan kelamıdır tefsirdir deyip geçmek lazım bir takım mübalağalı lisanla kimseyi kandırmamak lazım .
Mevdudi , Seyyid kutup , Said Havvanın da tefsir kitapları var , ama hiç birisi böyle bir yola başvurmamış .
Tefsiri yapan alleme-i cihanda olsa yaptığı tefsir kendinden kendi mesuldur

sükût-u vaveyla
ALINTI(zühre @ Jul 29 2008, 02:18 PM) *

Sevgili kardeşim hayvan yularından insan sözünden tutulur. Ben neden sizin hakkınızda su-i zan da bulunayım.Sizin üstad hakkında yaptığınız yorumdan yola çıkarak böyle bir cevap verdim. Çünkü bakara suresindeki ayetleri Üstada atfedip lüzumsuz yerde insanların zihnini bulandırıyorsunuz. Ama haklısınız duygusal bir cevap oldu. Madem bu bir soruydu bende buna cevap vermeliydim. Ama ben sizi yapmadığınız bişeyle itham etmedim, söylemediğiniz bi sözü size isnad etmedim. Sadece çok değerli hakikatleri çok basit şekilde hakkında kesin hüküm olmaksızın eleştirebiliyoruz. Yinede sizi kırdıysam özür dilerim hakkınızı helal edin!

öncelikle özür dileyecek bir durum yok smile.gif

karşımızda kinin fikirlerini anlayabilmek için bazen soru sormamız gerekebilir...

misal hüzün yılı : risale okudun mu ? said nursiyi tanımak için neler yaptın vesair...hüzün yılını kulaktan dolma bilgilerle mi konuşuyor yoksa kendisi araştırıp mı bu bilgilere vakıf olmuş? dimi ama smile.gif

biz kimsenin zihnini bulandırmaya çalışmıyoruz aksine açmaya ve sadece kur anla bu kadar çok ilgilenilmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz...

bizler kimseyi futursuzca eleştirmek istemiyoruz...kaldıki gerçekten öğrenmek için sormuştum...

merak ediyorum ...

---

bilal habeşin dediği gibi...

musatafa islamoğlunun bir çok kitabını okumaya gayret ediyorum ve islamoğlu gerek said nursinin gerekse diğer mutasavvıfları sevmekte ya da yermemekte ...
---
risalenin değiştiğini iddaa eden bir grup var mesela...

said nursinin bir suçu yoktur insanlar abartmışlardır belki..bilemiyoruz..doğrusunu Allah bilir...

hem islamoğlunun %100 doğru olacağı kanaatinde değiliz...

---

lütfen bu kadar duygusal olmayalım ...

bir zamanlar mahmud hocayı savunan

said nursiyi savunan

hüzün yılıdır..

bildiğinizi zannettiğinz bilgilerin...

gün gelir yalan olduğunu öğrenirsiniz...

elhamdulillah biz öğrendik...darısı başınıza

saygılar...

zühre
Şöyle bir bakıyorum da; ne kadar seküler düşünüyoruz, bütünlükten ne kadarda yoksunuz! Oysa varlık madde ile mananın ruh ile bedenin kadın ile erkeğin vb. zıtların bütünlüğünden oluşuyor.. Biz ise bu seküler asırda herşeyi herşeyden koparmaya çalıştıkları hengamda varlıktaki bütünlüğü, tevhidi anlayıp anlatıp yaşayacağımıza aklı gözüne inmiş materyalistleri bile şaşırtırız bu tavrımızla..

Kendimi toparladığım bir zamanda risaleler hakkında kendilerinde sorular oluşmuş kardeşlerime cevaplar vermek istiyorum.. Ama önce ben beni bir toparlayım smile.gif

Aklıma nahl suresindeki ayet geldi; Nahl suresi 68.ayet.."RABBİN BALARISINA VAHYETTİ"
Hal böyle iken bir Hak dostunun ilhamı nede çok oluyor öyle değil mi? Ve sen hüzün yılı kardeşim; eğer ben üstadın tarafgirliğini yapıyorsam(senin bir zamanlar yaptığını söylediğin gibi) eleştirilmeliyim evet, fakat ben eğer Hak ve hakikat namına Kur-an'dan tereşşuh etmiş,ondaki mucizelik parıltılarını gösterip onun Hak katından olduğuna her ayetiyle yaşanılabilir bir gerçek olduğuna (Kur-andan bahsediyorum) iman için yazılmış hakikatlerin tarafgirliğini yapıyorsam bunda eleştirilecek ve küçümsenecek ve "senin geçtiğin yollardan bizde geçtik hakikatı bulduk" sözlerine değecek birşey göremiyorum!
zühre
Bir şeye taraf olduğunda o şeyin kötülüğünü iyiliğini pek düşünmezsin, tarafsındır sadece.. Her ne olursa olsun kendini inandırmış, başkalarınıda inandıracaksındır.. Çünkü öyle gelmiştir, anneden babadan öyle görülmüştür,öyle gitmelidir daha bilmediğimiz bir çok sebeple.. Ama 2 kere 2 her zaman 4 eder.. Evet çünkü bu ilmi bir hakikattir, zaman değişsede zemin değişsede 4 tane olan o şey çiçek, ağaç, böcek, insan, galaksi yıldız, her ne olursa olsun 2 kere 2 den 4 olmuştur. İşte hakikat dediğimiz şeylerde böyledir.. Kimse aksini ispat edemez, çünkü mümkün değildir! Bir şey varsa vardır , yok demekle yok olabilir mi! İşte kainatı kaplayan bazı soyut hakikatler vardır ki somut bir beden giyerek bizler için zahir olurlar! Örneğin cemal(güzellik) bir hakikattir, bu bir kadında,bir çiçekte, bir tabloda görünebilir, maddesi değişsede hakikat değişmiyor; güzellik hakikati! Örneğin hayat bir hakikattir, hayvanlarda, bitkilerde, insanlarda somutlaşır, zaman değişir zemin değişir ama hayat hakikati değişmez! Her yerde geçerliliğini korur! İşte vahy de bunlar gibi bir hakikattir, kainatın özüdür, ruhudur,canıdır, genetiğidir vahy! Girdiği toplumlara hayat verir, düzenler! Zamana zemine göre bedensel kurallar değişsede özde bir değişme olmaz! Bu yüzden mezhepler vardır, bu yüzden Efendimiz (s.av) "her asırda bir müceddid" in geleceğinden haber vermiştir!

Bir söz vardı 'değişmeyen tek şey değişimdir' diye.. Evet değişimde bir hakikattir, irade-i ilahiyeyi gösterir. İşin özü odur ki; zamana mekana tabi olan şeyler somut şeylerdir,soyut değil! Maddedir eskiyen çürüyen eriyen mana değil! O yüzden diyorum ki; şu şunu yapmış bu bunu etmiş gelmiş gitmiş ten ziyade Hak ve hakikati konuşalım hakikati paylaşalım birbirimizle Kur-an'i vahyin ışığında.. Maksat seviyemiz artsın wink.gif
zühre
ALINTI(Kaveller @ Jul 29 2008, 04:23 PM) *

Bu o kadar da masum bir konu değil bilal kardeşim , ben buraya iki kelam yazar sonra Bu Allahtandır dersem onun eleştiri yolunu kapatmış olurum Zaten maksad da Risalelleri dokunulmaz yapmak .İçinde şüphe barındırmayan tek kitap Kur'anı Kerimdir , gerisi insan kelamıdır tefsirdir deyip geçmek lazım bir takım mübalağalı lisanla kimseyi kandırmamak lazım .
Mevdudi , Seyyid kutup , Said Havvanın da tefsir kitapları var , ama hiç birisi böyle bir yola başvurmamış .
Tefsiri yapan alleme-i cihanda olsa yaptığı tefsir kendinden kendi mesuldur

Üstad zaten eğer kusur varsa bana aittir Kur-an'a mal edilmez diye söylüyor kardeşim. Endişe etme!
Birşeyin mahiyetini ne işe yaradığını niçin ortaya geldiğini bilmeli ki; ona göre eleştirilsin! Zaman iman kurtarma zamanı iken,bu pozitivist asırda ehl-i fen yığınla küfre düşüyorken, bir yandan ehl-i dünyanın (hoş kendimi pek ehl-i ukba görmüyorum) sefahati yaşamımızı böylesine zorlaştırıyorken; sen çıksan ve bana vahiy nedir din nedir anlatsan, sonra benim farklı yollara sapmamam için vahyin yaşanılabilir bir hakikat olduğunu bana ispatlasan, bunun için samimane çırpınsan,sonrada ben sana desem hiç masumca değil, kesinlikle bi menfaati vardır, kendini yüceltmeye çalışıyor! Bu benim ne kadar zalim ne kadar cahil olduğumu göstermez mi? Bu resmen apaçık paranoyaklık olmaz mı? Çünkü sen halinle samimiyetini ortaya koymuşsun, ben ise olmayan bişeyin peşine düşmüşüm..
zühre
Ve bence bir şey hakkında olumsuz yorum yapabilmek için, çünkü olumsuzluk menfilik ademi birşeydir,yokluğa aittir, o şey hakkında derinlemesine araştırma yapılmalıdır! Ama ben hiç tanımasam bilmesem ve iyidir herhalde desem araştırmamada gerek kalmaz! çünkü bir şey iddia etmiyorum! Tıpkı ramazanda hilali gördüğünü söyleyen 2 kişinin şahitliğinin geçerliliği gibi, koskoca cemaatin biz görmedik demesinin işe yaramaması gibi!
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.