Bu vurdumduymazlık, sorumluluk sahibi olamadığın, mantıklı kararlar veremediğin için mi?
Ya şairaneliğin? “Giriş-gelişme-sonuç” makaleler, bilimsel tezler yazma tercihine ulaşamamandan mı?
Tatile, dinlenmek için gitme fırsatını kaçırdın da onun için mi, tatile gittim havası atmak için gidiyorsun?
Çalışmak tercihini kazanamadın da mı, yeme içme başındasın?
Koşmayı kaç puanla kaçırdın, emekliyorsun? “Hava” en üst tercihin miydi de, ayakların yere basmıyor bir türlü?
Gerçekleri, heyecandan yanlış işaretlediğin bir soru yüzünden mi kaybettin de, yalanlar söyleyip duruyorsun?
Hep yarını konuşuyorsun. “Şu an” alttaki tercihlerinden biri miydi ki, hep kaybediyorsun?
Huzur, hangi sıradaydı, bir türlü ulaşamadın?
Bazen mutlu oluyorsun. Bu, “bazen mutlu olma” tercihini kazanman, ama “hep mutlu” tercihini kaçırmandan mı? “ 'Hep mutsuz'u da kazanabilirdim,” diye teselli ediyor musun kendini?
Cebini doldurman, birinci tercihini kazanmanın sonucu mu? Kalbin ve
ruhun hangi sıralardaydı?
Tebessümlerin gerçeği için kaç soruya daha doğru cevap vermen gerekiyordu?
Gerçek gözyaşları için, kaç yanlış cevap, yanlış olmamalıydı? “Müzik” tercihini de, yazık yakalayamamışsın, “gürültü” ile yetiniyorsun. “Sanat”ı kaybetmen kötü, “dejenerasyon” ile avunuyorsun.
Ölümden hep korkuyorsun, ölümü anlamayı kaybetmişsin, üzüldüm.
Ama insan olma tercihin tutmuş. Alt sıralardaki taş, ot ve hayvan tercihlerini geçmişsin. Hiçbirine de ulaşamayıp, bir boşluk da olabilirdin.
İnsan olmuşsun, ya seni insan eden, sultan eden bir iman kaçıncı tercihin?
Murat ÇETİN
Harap Eserler Müzesi