Yardım - Ara - Üyeler - Takvim
Normal Forum Görünümü: Suç Işleyen çocuğunuza ödül Verin!
Islami Forum - Popüler Forum > GENEL FORUM > .·[ KİŞİSEL GELİŞİM ]·.
fecrvakti


ADEM GÜNEŞ

Çocuğunuz, sizin istemediğiniz bir davranışı sergiliyorsa reaksiyonunuz nasıl olur? “Önce konuşurum, sonra ikaz ederim, hâlâ aynı davranışta ısrar ediyorsa ceza veririm” mi diyorsunuz?
Sanırım suç işleyen bir çocuğa mükafat vermek çoğumuzun başvurduğu bir yöntem değildir... Öyle ya, ‘mükâfat, güzel davranışın karşılığında verilir’ diye biliyoruz. Aslında bildiğimiz şey pedagojinin bugün ulaştığı nokta açısından doğru. Ancak pedagoji biliminin yarın ulaşacağı noktaya göre baktığımızda görüyoruz ki, suç işleyen çocuğa ceza vermek çok da doğru değildir.

Çünkü ‘ceza’ dışa dönük bir terbiye metodudur ve baskıcıdır. Ceza ile çocuk, iç dünyasında kabullenmediği bir davranışı, dış baskı ile kabul etmeye zorlanmaktadır. Vicdanda kabul görmeyen davranışlar samimi olmaktan uzaktır. Bir davranışın çocuk tarafından kabul edilebilmesi için, çocuğun iç dünyasında ve vicdanında o davranışın kabul görmesi gerekir. Vicdanın kabul etmediği ve iç dünyanın benimsemediği davranış çocuğun içte farklı, dışta farklı kişilik sergilemesine sebep olabilir.
Çocuk, ceza korkusu ile, belki istediğiniz davranışı sergiliyor olsa bile, üzerindeki ceza baskısı kalktığında, yeniden ve belki de daha da ağırlaşmış bir yanlış davranışa yönelebilir. O yüzden suç işleyen çocuklara ceza verirken çok iyi düşünmek gerekir. Çocuklarda yanlış davranış karşısında mükâfat verilmesi, ceza verilmesinden daha olumlu sonuçlar doğurur.

8-10 yaşlarında bir çocuğunuz var. Evde misafirleriniz olduğunda sizi misafirlere karşı hep mahcup ediyor. Siz ne zaman konuşmaya başlasanız, kullandığınız cümleleri alaya alarak ve eğip bükerek size karşılık veriyor. Ne kadar ikaz etseniz de bu davranışından vazgeçiremiyorsunuz. Sanırım sizinle böyle dalga geçen bir çocuğa mükafat vermek, aklınızın ucundan bile geçmez değil mi? Örneğimizi biraz daha zorlaştıralım. Siz dindar bir insansınız ve maneviyata çok önem veriyorsunuz. Abdest alıp namaz kılıyorsunuz. Namaz kılmak için ezan okuduğunuzda, çocuğunuz karşınıza geçiyor ve ezan ile dalga geçiyor, dil çıkartıp “bö bö böö” diyerek sizi tahrik ediyor. Ne yapardınız? Ezan ile dalga geçen çocuğunuza, mükafat verir miydiniz? Vermezdiniz, değil mi? Günümüz pedagoji bilimi de böyle bir çocuğun mükafatı hak ettiğini söyler.

Ama tarihin sayfalarını geriye doğru çevirdiğimizde, bu günün pedagoji bilimini çokça geride bırakan farklı bir yöntemle karşılaşıyoruz.
Yukarıdaki örneğin bir benzerini, Peygamber Efendimiz (sas)’de görüyoruz. Bir gün kendisi mescide doğru ilerlerken, okunan ezan ile dalga geçen çocukları görür. Çocuklar yol kenarındadır ve Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara selam vererek yaklaşır. Sonra ezan ile dalga geçen çocuğa “Ne kadar da güzel sesin var.” der. Çocuk bir peygamberin karşısında kendini muhatap olarak görünce şaşırır. Şaşkınlığını henüz üzerinden atamadan, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) çocuğun saçlarını okşar ve “Mescitte de bu güzel sesinle ezan okur musun?” diye sorarak onun elinden tutup mescide götürür.

O çocuk o günden sonra mescitte müezzinlik yapmaya başlar. İsmi Ebu Mansure olan bu Sahabe Efendimiz (ra), mescitte uzun bir süre müezzinlik yapar ve saçlarını ömür boyu kesmez. Çokça uzayan saçlarını kesmesi konusunda tavsiyede bulunanlara da öfkelenerek “O saçları kim okşadı bilmiyor musunuz?” diyerek, Peygamber Efendimiz’e (sas) olan muhabbetini dile getirir.
Yukarıdaki olayı analiz edelim: Suç işleyen bir çocuk var ve ezanı hafife alıyor. Tıpkı kendi evimizde bizim okuduğumuz ezan ile dalga geçen çocuk gibi. Bu suç karşılığında Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) nasıl davranıyor? Çocuğu yanına çağırmıyor, aksine, onun yanına kadar gidiyor. Bu, çocuğa değer vermektir ki “duygusal bir mükafat”tır. Arkadaşlarının yanında, çocuğun sesinin ne kadar güzel olduğunu söylüyor. Bu ise ikinci mükafattır ki buna da “sosyal mükafat” diyoruz. Daha sonra çocuğun saçını okşayarak, üçüncü kez mükafat vermektedir. Son olarak da elinden tutarak onu mescide müezzin olarak tayin etmektedir ki bu da dördüncü mükafattır.

Halbuki, Peygamber Efendimiz (sas), suç işlemiş bir çocuğun davranışını değiştirmek için cezaya başvurmadı. Aksine art arda dört defa mükafat verildi.

Teneke çalan çocuklar

Bir şahsın kapısının önünde bir grup çocuk teneke çalarak gürültü yapıyorlardı. Mahalleli ne kadar müdahale ettiyse de çocukları bu davranışlarından vazgeçiremediler. Bir gün, önünde gürültü yapılan evin sahibi, dışarı çıkarak çocukların yanlarına gitti. Onlarla konuşup bir anlaşma yaptı. Bu anlaşmaya göre, çocuklar günün belirsiz vakitlerinde gelip gürültü yapmayacak, aksine anlaştıkları bir saatte gelecekler ve o saatte gürültü yapacaklardı. Anlaşmaya göre yapacakları gürültü karşılığında ise bu şahıstan para alacaklardı. Çocuklar bu anlaşmadan memnun oldular ve ertesi gün anlaştıkları saatte kapının önüne geldiler. Tenekelere, ellerindeki sopalarla vurarak gürültü yaptılar. Bir süre sonra, anlaşma yaptıkları şahıs kapıda göründü. Çocukların yanına gelerek, anlaştıkları şekilde bu gürültünün karşılığında belli bir ücret verdi.
Çocukları evlerine gönderdi. Çocuklar ertesi gün anlaştıkları saatte yeniden kapının önüne geldiler ve yeniden gürültü yaptılar. Şahıs yeniden çıktı ve çocuklara anlaştıkları parayı verdi. Ancak adamın, her seferinde evden geç çıkmasına kızan çocuklar, adamı ikaz ettiler ve geç gelmemesini söylediler. Ertesi gün mutat saatte çocuklar yine geldi ve gürültü yapmaya yeniden başladılar. Çocuklar uzun süre gürültü yaptıkları halde, şahıs yine gecikerek evden çıkıp çocukların yanına geldi. Çocuklara, artık anlaştıkları parayı vermekte zorlandığını söyledi. Çocuklar ile yeni bir anlaşma yapmak istediğini belirtti ve sordu:
“Acaba şu anda anlaşmış olduğumuz ücretin yarısını versem, yine gelir misiniz?” Çocuklar, zaten paralarını geç teslim eden şahsın bu teklifine kızdılar ve kabul etmediler. Zaten bu iş için boşa zaman harcadıklarından bahsettiler. Diğer çocuklar oyun oynayıp güzel vakit geçirirken, kendilerinin bu iş için kenarda oturup saatlerce beklediklerini ve şahsın yeni teklifini kabul etmediklerini ve bir daha da buraya gelmeyeceklerini söylediler.

Bu örneği de incelediğimizde ceza karşısında davranışlarını değiştirmeyen çocukların, mükafat aracılığı ile kötü davranışlarının kontrol altına alındığına ve daha sonra da tamamen ortadan kaldırıldığına şahit oluyoruz.

NEDEN CEZA VERİLMEMELİ?

Çocukların işledikleri suç karşılığında mümkün oldukça ceza verilmemelidir. Peki neden?

1- Ceza, çocuğun iç dünyasında ezilmişlik duygusu oluşturabilir. Bu ezilmişlik duygusu ile çocuk, yanlış davranışı devam ettirerek, kendisini cezalandıran şahsı cezalandırmak isteyebilir.

2- Ceza, hırs doğurup bir başka kötü davranışın tetikleyicisi olabilir.

3- İstediği bir davranışı ceza korkusu ile sergileyemeyen çocuk, iç dünyasındaki istek ile dış dünyadaki ceza arasında sıkışıp kalabilir. Bu ise çocuğun samimi olamamasına sebebiyet verir.

4- Ceza, küçük yaşta “öfke ve nefret” duygularına sebep olabilir.
“Ceza” dışa dönük bir terbiye metodudur ve baskıcıdır. İstediği bir davranışı ceza korkusu ile sergileyemeyen çocuk, iç dünyasındaki istek ile dış dünyadaki ceza korkusu arasında sıkışıp kalabilir. Bu da, çocuğun, sun’î ve samimi olmayan davranışlar sergilemesine neden olabilir.
kilic_aygül
smile.gif)
öncelikle paylaşımın için teşekkürler.
yalnız yazıda anlatılanlara göre; uygulanan yöntem güzel.. tabi ki Resulllah efendimiz (sav) in yöntemi kesinlikle tartışılmaz.

Efendimizin çocuk eğitiminde ve onlara yaklaşımları konusundaki metodlarını elimden geldiğince öğrenmeye çalıştım. son okuduğum kitap da bunun üzerineydi. başka kitap elime alıp baştan sona bitiremedim zaten son zamanlarda..smile.gif) pc ve net biraz kitabın yerini alıyo çünkü bugünlerde...smile.gif
yöntem doğru. ancak bunun adına 'suçu ödüllendirme' diyemeyiz. çükü psikologlar da söyler; suçu ödüllendirmek doğru bir yöntem değildir. çünkü suçu pekiştirir. aynı şekilde cezalandırmak da öyle, o a da suçu pekiştirir. çünkü olumlu ya da olumsuz yanlış davranışa ilgi göstermektir. ceza da ödül de.. çocuk da zaten ilgi çekmek için yaramazlık yapar. daha çok ilgi ve sevgi göremeyen çocuklar ya da göremedikleri zaman yaptıkları bi şeydir yaramazlık, istenmeyen davranışları inadına yapmak.. tabi ki bunun çaresi de çocuğa ilgi ve sevgi göstermektir, ona değer verip, özen göstermektir. Resullah efendimiz de bunu yapmış.
yanlış davranış olduğunda da o davranışa ilgi göstermemek, üzerinde durmamak, bir nevi yüz çevirmek gerekir. çocuğun doğru, güzel, olumlu davranışlarını yakalayıp, onunla ilgilenip, bu davranışları övmek ise doğruyu, olması gerekeni pekiştirir.

Efendimiz de örn. ezanla dalga geçen çocukların, dalga geçmeleriyle ilgilenmemiş, bunu ödüllendirmemiş. yaptıklarının o kısmıyla hiç ilgilenmemiş; 'aferim çocuğum ne güzel dalga geçiyosun ezanla' dememiş örneğin. iyi taraflarını görmüş. bunlarla ilgilenmiş. çocuğa ilgi, sevgi gösterip, değer vererek; olumsuz davranışı olumluya çevirip, kontrol altına almış efendimiz (sav)..
yine teneke çalma olayında da benzer bir istenmeyen davranışı kontrol altına alıp, olumlu yöne, ödüllendirerek teşvik etme var..
çünkü çocukların teneke çalarak gürültü yapmaları çevreyi rahatsız ediyor. ancak adam bunu kendisinin istediği zamanda para vererek yapmalarını sağlayarak, onlara bir nevi ramazan davulcusu gibi görev veriyo belki.. belki o saatte uyanması gerekiyor mesela.. çocuklar için bu para karşılığı bir görev haline gelince de hiç eğlencesiz hale geliyor ve bu durumdan iki taraf da karlı çıkıyor.
ancak burda da istenmeyen bir davranış ödüllendirme değil; o davranış istenilen yöne çevrilip kontrol altına alınıyor. yanlışı doğruya çevirip, teşvik etmeye yönelik ödüllendirme durumu burdaki de..

bir de çocukla çok fazla zıtlaşma durumunda da, fazla üzerine gidildiğinde de bu davranış pekişir ve çocuğa inatçılık aşılanmış olur. çocuğun isteği yapılır, büyükler ona boyun eğerse de şımarık, itaatsiz ve saygısız, edepsiz yetişebilir. çocuklar büyükleri kararlı görmelidir aynı zamanda.. bu yüzden aşırı bir zıtlaşma ve inatlaşma durumunda orta yerde buluşup bir anlaşma yapmak gerekir çocukla. böylece hem çocuk adam yerine konulup değer verildiği için mutlu olur hem de iki taraf da saygınlığını kaybetmeden, sevgi saygı içerisinde mesele çözülmüş olur. yukarıdaki örneklerde de bu yapılmış..
çocuklukta olumlu ya da olumsuz hangi davranış, ceza veya ödüllendirme yoluyla pekişirse, ömür boyu o davranışı sergiler insan.
benim çocuk eğitiminden anladığım budur.smile.gif
inşallah hepimiz en başta Resullah Efendimizin(sav) olmak üzere doğru eğitim metodlarını çocuklarımıza uygulayabilen ebeveynler oluruz ve gerçek Mü'min ler yetiştiririz... amin..
TEVHİD
ALINTI
çocuklukta olumlu ya da olumsuz hangi davranış, ceza veya ödüllendirme yoluyla pekişirse, ömür boyu o davranışı sergiler insan.
benim çocuk eğitiminden anladığım budur.


Kısa ve öz olarak işin gerçeği bu.
Çocuklar anne ve babaların faturasıdır bir nevi.Allah doğrulardan ayırmasın inşallah.

Ek olarak "Olumlu Ben" iletileri, "Yansıtma" "Etkin Dinleme" "Empati" gibi yöntemleri de tavsiye etmekteyim. Bu yöntemlerin ceza ve mükafattan daha yararlı ve kestirme bir yol olduğunu da söylemeden yapamayacağım. Allah'a emanet olunuz.

Selam ve dua ile
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz GerekmektedirBuraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.