ALINTI(hamzayurekli @ Mar 3 2008, 05:04 AM)

SEVGİYİ HAK EDECEK İNSANI BULMAK
Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değneği ve el yardımı ile otobüse binmişti.
Şoför:
- Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi.
Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir deniz subayı idi.
Bundan bir kaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçeklestirilen ameliyatla gözlerini kaybetmisti
Genç kadın ve asla göremeyecekti.
Kocası ameliyattan sonra acı gerçegi öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermisti.
Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti.
Günler geçiyordu.
Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu.
Eşinin bu içine kapanık,karamsar hali kocayı çok üzüyordu.
Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu.
Bütün gün düşündü koca, nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime diye.
Birden aklına eşinin eski işi geldi.
Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi.
Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı. Karısı dehşetle gözlerini açtı:
-Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı.
Kocası ona destek olacağını, her sabah kendisinin işe bırakacağını ve aksamları da iş çıkısında alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi.
Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu.
Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu.
Her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları da alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi, karısı eskisinden biraz daha iyiydi.
Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti.
Aksam karısına:
-Artik işe kendin gidip gelmelisin, dedi.
Kaıin şaşırmıstı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladı.
Bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu.
Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu.
Günler günleri kovaladı, hiç bir problem yoktu.
Yine bir gün otobüse binerken, soför:
- Sizi kıskanıyorum, hanımefendi dedi.
Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan,
-Neden diye sordu.
Şoför:
- Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir deniz subayi genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayip size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi.
HERKESIN BU KADAR SEVMESI VE SEVILMESI,
HEPSINDEN DE ÖNEMLISI BÖYLE BIRSEVGIYI HAK EDECEK INSANI BULMASI DILEGIYLE.
hamza kardeşim açtığınız konuyu unutmuşsunuz sanırım.. ebu cehil ne alaka o ayrı bir konu..
sevgi karşılık beklemeden bir menfaat güdülmen sevgiliye sunulabilenidir.. kastım buydu..
''HERKESIN BU KADAR SEVMESI VE SEVILMESI,
HEPSINDEN DE ÖNEMLISI BÖYLE BIRSEVGIYI HAK EDECEK INSANI BULMASI DILEGIYLE.''
hikayede anlattığınız sevgi sevgiliye, kişinin sevdiğine sunduğu sevgidir.. ve hikayede bayan gözlerini kaybetmiş ve görememektedir.. kaçkişi kör birini bukadar çok sevebilir.. veya sakatlanmış fiziksel engelli birini.. kaç kişi sevebilir..
karşımızda bir muhatabımız olmadan, sevginin oluşabilmesi mümkün değildir.. ''BÖYLE BİR SEVGİYİ HAKEDECEK BİRİNİ BULMAK'' denilmiş.. biri olmadan zaten sevgi oluşmuş olamayacaktır.. doğal olarak bir muhatabımız olacakki sevgi filizlenecek ve muhatabı olan kişi için büyütülecek ve karşılıksız sunulacaktır.. insan her anlamda herşeyi sevebilir fakat sevgiliye sunulan sevgi ayrı bir boyuttadır..
yahu bende öyle birsevgi varki hakedene sunacam denilemez.. böyle bir sevgi muhatap ister.. muhatabı yoksa böyle bir sevgide yoktur..
evlenmiş iki insan, bir bebek özlemi duyabilirler..ama olmayan bebeği sevemezler..gün gelir bebekleri olur ve bebek okadar derdine ve zahmetine rağmen sevilir hemde öylebir sevilirki bu sevgiyi haketmek için var olması yeterli olmuştur..sevilmek için başka bişey yapmasına gerek yoktur.. sevgi muhatap ister.. gerçek sevgide sevgili bebek gibidir.. tıpkı hikayedeki gibi adam eşini kör olmasına rağmen zahmetli olmasına rağmen hiç yük olarak görmeden..bir anne bir babanın evladını sevmesi gibi seviyor ve gercek sevgisini icraatla ispat ediyor.. ve sevgilinin mutluluğu adama yetiyor zaten..
bir insan karşınıza geçip beni sev diye talepte bulunmaz.. siz o insanı seversiniz o bişey yapmadan yani herhangi bir hakediş girişiminde bulunmadan.. sizin kalbinizde oluşan samimi güzelliklerin karşılıksız sunumudur sevgi.. tıpkı anlatılan hikayede kör bir insanın görmediği fakat hissedip mutlu olduğu güzelliktir sevgi..
hikayede kadın adam için bişey yapacak durumda değil ve kendisi içinde bişey yapamayacak durumda.. ve adam karşılıksız bişekilde sevdiği her zaman her zorlukta, ayakta kalsın, güçlü olsun ve mutlu olsun üzülmesin diye mücadele etmekte.. sevdiği görmesede her sabah öpücükle uğurlamakta..
Allah rızası için sevmek ve sevilmek gerçek sevgidir.. sevgi rabbimizin lütfudur ve kalbimizi yönlendiren yüce mevladır..
insan kör olabilir.. gözler sadece bakar ama kalpler görür.. sevilen insanın kendisine sunulan sevgiden dolayı ve kendisine gönderilen bu sevgi nimeti için şükretmesi gerekir rabbimize.. sevilen insanın yapacağı en güzel şey mevlaya şükretmektir.. gerçek sevgi rahmani olandır..
güzel bir hikaye ve kıssadan hisse olmuş hamza kardeşim Allah razı olsun..
Allaha emanet olun..