EcMeL_iNaS
Feb 20 2008, 09:45 PM
Rezil ve sefil magazin ayağa düşürdü önce...
Haber başlıklarının klişe haline gelen " Aşk trafiği" benzetmesi ne kadar aşağılandığının göstergesiydi aslında...
Mübtezellikle "aşk" gibi yüce bir "hal"in yan yana gelmesi, "aşk"ı arayan gönülleri zaten kanatıyordu.
Bu işin ne kadar vahim bir mana cinayeti olduğunu gördüklerinde, çarpık ilişkilerine uygun(!) bir yakıştırma buluverdiler: Seviyeli birliktelik...
İyi...
En azından "aşk"ın yakasından düşüyorlardı işte...
"Aşk" ki duyunca duracak ve "hazır ol"a geçeceksin, önünü ilikleyip...
Orada hayatın ötesine taşmaya çalışan "yürekli" bir çırpınış var.
Söndürülmez bir ateş ve öpülesi gözyaşları vardır gül kokan...
Anlatılmaz ve anlaşılmaz; "Onda yok olmaya" sürükleyen bir hayranlık destanıdır aşk...
Aşkı anlatabildim ve hatta aşktan bahsedebildim mi?
Elbette hayır...
"Kainatın Harikası"na bir tuğla taşıma gayretine ne denirse...
Ama...
Aşktan söz etmek, hizaya sokan, huzur veren ve üç günlük dünyanın gerçekten üç gün olduğuna dair tesirli bir nasihattır ki, el çekmek ne mümkün.
Her şeyin sahtesiyle başımız beladayken , "gerçek aşk"ı arama ve anlama arzusu en insanî ihtiyacımızdır.
Ve nefsiminiz prangasından sıyrılıp bakabildiğimizde, derinliği daha çok Kerem ile Aslı’nın değil, Sevgili
Yunus Emre’nin veya Hazreti Mevlana’nın menkıbelerinde buluruz…
Olsun…
Bugünün duygusuzluk bataklığında, Keren ile Aslı, nadide bir gül ve bülbül resmidir gönlümüzü okşayan.
Muhabbetlerinin temizliği başımızın tacıdır.
Şimdi…
Rezil ve sefil magazinin tehdidi biraz olsun azalmışken…
Yeni bir cereyan ürperti veriyor.
Herkes aşkı yazıyor, aşktan söz ediyor, aşka sığınıyor…
Bunun arkasında ticarî bir endişe sezilmese; “aman ne güzel, insanlık kurtuluşa gidiyor” bile diyebilirsiniz ama…
Tabii ki “aşk” herkese lazım…
Ama…
Kullanmak için değil…
Yanmak ve yaşamak için…
EsLeMNa
Feb 20 2008, 10:06 PM
ALINTI
Tabii ki “aşk” herkese lazım…
Ama…
Kullanmak için değil…
Yanmak ve yaşamak için…
...
Aşk..Başkadır yaşamasını bilene..Yine bir ecmel farkı işte..
EcMeL_iNaS
Feb 20 2008, 11:49 PM
ALINTI
Aşk..Başkadır yaşamasını bilene..Yine bir ecmel farkı işte..
Çok kafiyeli bir cümle olmuş Eslemna, teşekkür ederim. 
ALINTI
Murat Başaran aşkın ticaretini yaptığı için mi bu başarılı yazıyı yazmış acaba?
Ben tam aksini düşünüyorum.
Bu yazının başarısı, yazarın aşkın ticaretini yapmaması ve yapılmasını da istememesinden kaynaklanıyor olabilir.
hamzayurekli
Feb 21 2008, 12:47 AM

EcMeL....
Kuzen'i'ni'de çağırsana.....
hoş geldınız hatta tam zamanında geldınız...
cunku forumda yenılenme projesı baslatıldı ehu..
murat basaran kımdı yaff...
EsLeMNa
Feb 21 2008, 05:48 PM
ALINTI(EcMeL_iNaS @ Feb 21 2008, 04:11 PM)

Teşekkür ederim hamzayurekli, hoş buldum.
Kuzenimin bir daha bu foruma üye olacağını sanmıyorum. Malum, hiç de hoş bir şekilde ayrılmadı.
Murat Başaran, " Sevmek Ölmekle Başlar 1-2, Aşk Belki, Zamansız, Yangının Adı Leyla, Kalbim Nerede Sanıyorsun? " adlı kitapların yazarı. Okumanızı tavsiye ederim.
Çok ilginç birisin...
( Kötü niyetle söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. ) Sevmek ölmekle başlar..Çok güzel bir kitaptı..Herkes okumalı aşkı okumak nedir anlar o zaman..
EcMeL_iNaS
Feb 23 2008, 10:19 PM
UZAKLARIN ÇAĞRISI
Hüzün...
Nikotin tadında bir şey bu...
Ve alışkanlık yapıyor...
Hüzne alışık gönüller daha dayanıklı...
Bunu biliyorum.
Hayata hep gözyaşı penceresinden bakmak.
Acıyı saklamak ve onu mukaddes bir emanet gibi taşımak asilce...
“Ardında yangın sonrası bir şehir var... Yıkıntıların üstünde hala dumanların tüttüğü...
Köşe başlarında yaralı ve gönlü yaralı insanların dalıp dalıp gittiği, sokak aralarında şaşkın kedilerin dolaştığı
yangın yeri bir şehir... Dönüp bakıyorum. Sırtımda alevlerin sıcaklığı hala... Gözyaşı kaynağım kurumuş... Gözyaşı yollarımda sararmış otlar... Gözlerim ufukta... Kaçıp giden rüzgarı, yangını büyüten rüzgarı ve geciken yağmuru arıyorum...”
Hüzün...
Acının çiçeği...
Acı ve acılar, onlara esir olmak yerine oynaşmayı tercih edenleri bir heykeltıraş gibi biçimlendiriyor.
Acılarla oynaşmak...
Hüzün uzakların çağrısıdır...
Her gün yüzlerce,binlerce defa yollara düşer de düşünceleriniz, bedeniniz hapistir ve kaçıp kurtulamazsınız...
Hüzün uzakların çağrısıdır...
Gidemezsiniz...
Hüzün kaçıp giden son trenin ardından bakakalmaktır gece yarıları garlarda...
Hüzün üşümektir uzayıp giden demiryolları boyunca yürürken...
Hüzün üşümektir gecenin bir vakti sizi almak için çırpınan karanlık dalgalara ve şehir ışıklarıyla oynaşan yakamozlara cevapsız kalırken...
Hüzün ağlayamamaktır...
Ağlamak için çırpınırken ağlayamamaktır...
Hüzün aşk satmaktır duvarlara...
Hüzün aşkta boğulmaktır ve kimsenin anlamamasıdır feryatlarınızı...
Hüzün içten içe yanarken üşümek ve ürpermektir...
Hüzün yalnızlıktır...
Yalnızlıksa soylu bir duygudur kristal kadehle size sunulmuş...
Ve alışkanlık yapar...
Hüzün uzaklara ait olup yakınlara hapsolmaktır...
EsLeMNa
Feb 23 2008, 11:43 PM
ALINTI
Hüzün ağlayamamaktır...
Gözyaşı..İçine akar sonra filiz verip hüzün olur öylece..
aLaTurCa
Feb 24 2008, 02:10 AM
murat basaran su sarki soyleyen degilmi? ayni kisi den mi bahsediyoruz
oysa bazi sarkilari guzel ve yorumuda cok guzel onun
aLaTurCa
Feb 24 2008, 01:23 PM
isim benzerligine bak

o siteden bir inceleyim, kitabinida ancak TR ye gidince bakarim bir
fecrvakti
Feb 24 2008, 02:56 PM
Safsata ve sevgi… Birbirinden çok uzak; hatta iki zıt kavramdır. Safsata kelimesi sevgi için kullanılan en ağır bir sözdür belki de. Fakat ben safsatayı gerçek sevgiye, sevginin kutsallığına, Mevlâ'dan gelen sevgiye değil; bilinçsiz bir şekilde "Seni seviyorum!" diyenlere, sevginin ne anlama geldiğini bilmeden, anlamadan, kaynağını nereden aldığını telâkki etmeden söyleyenlere; kim için ve neye dayanarak sevdiğini bilmeden daha doğrusu sevdiğini ya da sevildiğini zannedenlere ve bu iki kelimeyi ağızlarında sakız edenlere söylüyorum
Evet, "seni seviyorum" sözü yalandır, safsatadan başka bir şey değildir. Aşk üzerine oynanan oyunların temel parçası olarak kullanılır. Seni seviyorum sözü kandırmacadan ibarettir.
Aşk gözyaşları dökmemek için söylenilen bir sözdür. Sadece iki kelimeye indirgenmiş aşk düzenbazlıklarının yok olmaması içindir. Bu iki kelimeyi söylemediğinde ya da duymadığında aşkın biteceğini düşünenlerin yalanıdır: "Seni seviyorum!"… Hem de kocaman bir yalan ve müthiş bir safsata... Çünkü gerçek sevgi iki kelimeye sığmaz. Onu kelimeler anlatamaz. Asıl sevgide sadece dil değil; tüm beden ve tüm ruh birlikte hareket eder. Dilden ziyade hâl anlatır sevgiyi. Söylemeye, ifade etmeye, anlatmaya gerek kalmaz. Sevgi anlaşılır ve sevgi yaşanır
İyi de insan, sevdiği bir insana, kendisini zorla fark ettiriyorsa, bu sevgi ne derece yükselebilir? Nereye kadar gidebilir? Sevgi, kalp aynasında kendine yer bulamıyorsa, dil sonsuza kadar "Seni seviyorum" dese bile ne değişecektir? Kalp aynası, o sevgiyi yansıtmadıktan sonra kelimeler anlamını yitirir. Sözcükler yetim kalır. Dil söyler; ama kelimeler kalbe ulaşmaz. Oysaki sevgide asıl önemli olan, dil değil hâldir.
Sevginin yükselebilmesi için, ilahî bir boyuta doğru yol alabilmesi için ve "Muhabbetullah" derecesine ulaşabilmesi için, Yüce Yaratıcı'nın lutfetmiş olduğu sevgi pınarından beslenmesi gerekmektedir. Yaratıcı'ya ulaşmayan ve ulaştırmayan sevgi, sevgi değildir; olsa olsa safsatadır. Evet, Allah'tan gelmeyen her sevgi, safsatadan başka bir şey değildir. Allah'a ulaşmayan ve ulaştırmayan sevgiler yok olmaya mahkûmdur.
Zannetmeyin ki, ben, sevginin ifade edilmesine karşıyım. Hayır, sevgi yeri ve zamanı geldiğinde elbette ki söylenmeli, ifade edilmelidir. Kişi sevdiğine, bu sevgisini iletmeli, onunla da paylaşmalıdır.
Ben sevginin ifade edilişine değil; onun sadece dilde, sözde kalışına, hayata aktarılmayışına tepki gösteriyorum. Sevginin ne demek olduğunu, kimin adına başlayıp, nereden nereye götürdüğünü bilmeden, anlamadan sadece "Seni seviyorum!" diyenlere ise, tekrar sesleniyorum: Sevgi anlatılamaz, yaşanır. Gerçek sevgiyi yaşayanlar bilir.
"Seni seviyorum!" demekle ne sevgi yücelir, ne de "aşk"… Gerçek sevgi "Leyla"dan, "Mevlâ"ya ulaşan sevgidir. Leyla amaç değil; araç olmalıdır ki, böylece Arş'a çıkıp Mevlâ'ya yükselebilsin.
İş bu hâlden sonra Fuzûli'nin dediği gibi diyebilmektir gerçek sevgi:
"Çekil önümden Leyla! Ben LEYLAM'A gidiyorum."
Sonuç olarak;
Allah'tan gelmeyen, Allah'a ulaştırmayan ve Allah için olmayan her sevgi ve her aşk yok olsun diyor ve hem aşkın, hem de sevginin en yücesine ulaşabilmek için, hep birlikte, Ebû Nuaym Radıyallahu Anh'ın rivayet ettiği, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in duasıyla dua etmeyi teklif ediyorum:
"Allahım! Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip et."
EsLeMNa
Feb 24 2008, 02:59 PM
ALINTI
"Allahım! Bana senin sevgini, seni sevenin sevgisini, senin sevgine ulaştıracak olan her sevgiyi nasip et."
Amin demekten başka hangi kelam düşer ki bize..En sevgiliye ulaştırmayacak sevgilerden uzak kalmak duasıyla..
ilde
Feb 24 2008, 03:16 PM
Allahı zikretmeyen kalplerin sevgisi yalandır..
gerçek sevgi Allah ile olandır..
hamzayurekli
Feb 25 2008, 10:30 AM
Çok ilginç birisin... ( Kötü niyetle söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. )Eyvallah
Yanlış anlama gibi bi lükse sahip değiliz tekrar hoş geldin ama jiyan nasıl cıktı ben hıc hatırlayamıyorum....
Ben onu İmirzalıoğlu ile tanıştıracaktım yaff.....

İnanıtmısın banada siz çook ilginç geliyorsunuz...
EcMeL_iNaS
Feb 25 2008, 04:20 PM
ALINTI
jiyan nasıl cıktı ben hıc hatırlayamıyorum....
Kuzenim saçma bir nedenden dolayı banlandı. Tekrar üye olmaya da tenezzül etmedi açıkçası.
Bir zamanlar foruma çok güzel edebi yazılar ekleyen "Leyl" vardı, o da banlandı. Tüm edebiyatçıların sonu bu sanırım.
ALINTI
İnanır mısın bana da siz çook ilginç geliyorsunuz...
İnanırım.
hamzayurekli
Feb 25 2008, 10:25 PM
ALINTI(EcMeL_iNaS @ Feb 25 2008, 04:20 PM)

Kuzenim saçma bir nedenden dolayı banlandı. Tekrar üye olmaya da tenezzül etmedi açıkçası.
Bir zamanlar foruma çok güzel edebi yazılar ekleyen "Leyl" vardı, o da banlandı. Tüm edebiyatçıların sonu bu sanırım.
İnanırım.
olabilir ne zaman banlandıgını ve kımın banladıgını bilsem direk eleştirirdim....
Bakma tek edebiyatçılar banlanmıyor...
Bende direkten döndüm sonra çizgiye düstüm ama gol olmadım
sabah_rüzgarı
Feb 25 2008, 11:03 PM
sanki jiyann banlanması hata ile oldu
tekrr normale döndüğüne binaen bi konu okumuştum
EcMeL_iNaS
Feb 25 2008, 11:56 PM
ALINTI(hamzayurekli @ Feb 25 2008, 10:25 PM)

olabilir ne zaman banlandıgını ve kımın banladıgını bilsem direkt eleştirirdim....
Yaklaşık 7 ay oldu kuzenim banlanalı. Yönetim eleştirilmez, ancak yönetim eleştirir.
ALINTI(aLaTurCa @ Feb 25 2008, 11:01 PM)

Sen de dikkat et

Evet, her an gidebilirim haberiniz olsun. 
ALINTI
sanki jiyanın banlanması hata ile oldu.
Başlı başına bir hataydı bence de.
ALINTI
tekrar normale döndüğüne binaen bi konu okumuştum

Dönmemiş ki kuzenim burada yok.
aLaTurCa
Feb 26 2008, 12:27 AM
Hocam bir yere gitmeyin, daha ders vereceksin bizlere
hamzayurekli
Feb 26 2008, 12:31 PM
gidene dur,
kalana git ,
demeyiz....
EsLeMNa
Feb 27 2008, 02:43 PM
Herkes durduğu yerde dursun ve kimse biryere gitmesin lütfen..Hiç sevmem gitmeleri
Gezgin_musab
Feb 28 2008, 09:33 PM
Dunya zevklerınden bırıne kapıldım bence cok satmaz benım kı elımde kaldı kardes malum krız
AMA BIR TANESİ VAR Kİ....
AH NE UCUZDUR
AH NE PAHALIDIR...
Krız falan etkılemez onu...