fecrvakti
Feb 20 2008, 09:37 AM
Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlanan Nation dergisi Irak'tan dönen Amerikan askerleri ile özel bir röportaj yaptı.
Röportaj, Amerikan askerlerinin Irak'ta nasıl savaştıklarına yönelik gerçekleri ilk kez açıklarken, askerlerin söyledikleri ise tüyler ürpertecek cinsten. ..
29 yaşındaki Çavuş John Bruhns;
“Evini bastığın kişiyi yakalar, eşinin gözü önünde duvara dayarsın. Evindeki kanepesini parçalar, dolabını açıp tüm elbiselerini fırlatır, evi de bir kasırganın vurduğu yere benzetip bırakırsın. Sonuçta evde bir şey bulamazsan şu sözleri söyleyerek çıkarsın; ‘Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz. İyi akşamlar.’”
25 yaşındaki Çavuş Jesus Bocanegra;
“İnsanlar bir baskına gitmeden önce bununla ilgili hep şaka yaparlar. Yine yanlış eve gireceğiz derler. Çünkü bu hep oluyor; hep yanlış eve giriyoruz.”
29 yaşındaki Çavuş Patrick Campbell;
“Elinde tüfekle bekleyen 14 yaşında bir çocuk vardı. Bazıları onun konvoya ateş açacağını düşündü. Konvoydaki herkes çocuğun üzerine kurşun yağdırdı. Çocuğu delik deşik ettik.”
Askerlerin anlattıkları, Iraklılara bakışlarını da ortaya koyuyor.
26 yaşındaki Uzman Jeff Englehart;
“Ölmüş bir Iraklı sadece, ölmüş bir diğer Iraklıdır. Bilirsin işte, ne var ki bunda?”
23 yaşındaki Uzman Josh Middleton;
“Birçok kişi şu görüşü benimsemişti: İngilizce konuşmuyorsa, teni koyuysa bizim kadar insan değiller, dolasıyla onlara istediğimizi yapabiliriz.”
Askerler, çatışma bölgesinde ayrımına varamasalarda, yaptıklarından pişman ve hepsi savaşın bir an önce bitmesini istiyor...
SAMANYOLUHABER..
Cahar Dudayev
Feb 20 2008, 12:28 PM
Allah belalarını versin!
Şerefsiz köpekler!
TEVHİD
Feb 20 2008, 03:05 PM
Bir müslüman asla böyle yapmaz.İşte aradaki iman farkına bakın.Allah bildiği gibi yapsın küffarı inşallah.
Selam ve dua ile
öncevefa
Mar 10 2008, 11:45 AM
ALLAH belalarını versin ya versin tez zamanda
Saltukoğlu
Mar 10 2008, 02:43 PM
Müslümanlar birbirlerinin mezhepleri, meşrepleri, cemaatleri, klikleri, fikirleri, tarzları ve üsulları ile uğraşmasalardı onlarda böyle yapamazlardı.
Onların her istediğini yapmalarına zemin hazırlayan vakıa, müslümanın müslümanla uğraşmasından başka bir şey değil.
Hayali namusları kurtarmanın peşinde olanların gerçek namusları payumal olmaktan kurtulamaz. Sana uzanacak yardım elinin düşüncesini sorduğun zaman, seni öldürecek adamın namlusuna kurşunu kendi ellerinle yerleştiriyorsun demektir.
Bütün müslümanlar kardeştirler diyle haykıran feryat ve figanlara, yok onların itikadı bozuk diye yüzçeririrsen, çevirdiğin yüzüne gelecek tokat elbette amerikan tokadı olacaktır.
Kanseri tedavi edecek yerde nezle ile uğraşırsan kanser elbette seni ölüme taşıyacaktır.
En büyük değerlerde buluşmayı, birleşmeyi vahdeti akıl edemezde, küçük değerdeki değerleri ayrılık, ihtilah, bölücülük vesilesi yaparsan, amerikanın kölesi olmaktan başka ne iş yapabilirsin.
Hepimiz biliyoruz ki, Allaha Teala bize, "Onlar benden değil, sizden korkarlar" buyuruyor. Zalim kafirleri durduracak olan Hak Tealanın bizzat kendisi değil, onun buyruklarına uyup onun izinde hareket edereke netice alacak olan bizleriz.
Allah Teala, pratikte hiç bir hareket yapmayan, üstelik müslümanlar arasında takvayı değilde mezhepçiliği üstünlük vesilesi ve bölücülük vasıtası yapanlara kafirler karşısında asla yardım etmeyecektir.
Kafirler filanlardan daha üstündürler, çünkü kafirler filanlar gibi filanlarımıza küfretmemektedirler diye tefrikayı tevhidin önüne koyarsan amerikan askerlerinden başka ne beklenir ki.